45
Sanrýsal Yanlýþ Tanýma: Capgras Sendromlu
Bir Olgu Sunumu
Eylem Özten1, Ali Evren Tufan2, Ýrem Yaluð3, Cem Cerit1, Sibel Iþýk1
OLGU SUNUMU
1Dr., 3Yard. Doç.Dr., Kocaeli Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, 2Dr., Çocuk ve Ergen Ruh Saðlýðý ve Hastalýklarý Anabilim Dalý, Kocaeli
SUMMARY
Delusional Misidentification: Presentation of a Case of Capgras Syndrome
Capgras syndrome is placed among the group of delu-sional misidentification syndromes and is characterized by delusions which are rare and resistant to treatment. The patient believes one of his close relatives, and even himself to be changed with a doppelganger. It is com-monly accompanied by schizophrenia or organic psy-chosis and is very rare in its pure form. The psypsy-chosis is of the paranoid type in most of the cases. It is also known to accompany mania and psychotic depression. The etiology of this rare psychiatric syndrome remains elusive. Most of the cases are explained with psychoana-lytic terms, although in later cases diffuse or localized brain lesions are suspected to be responsible. Some authors posited that organic and psychodynamic causes may coexist. In this study, a case of Capgras syndrome, in which psychodynamic causes are thought to be more prominent, is presented. Because of the facts that our patient believed his parents to be changed with their doppelganger, this delusion was more prominent than delusions of persecution, being both progressive and resistant and the presence of auditory hallucinations; Capgras syndrome with Schizophreniform disorder was diagnosed. Although, psychodynamic explanations of this phenomenon may be possible, a detailed neuropsy-chiatric evaluation was deemed necessary to rule out an organic cause.
Key Words: Capgras syndrome, schizophreniform
disor-der, psychodynamic etiology.
Makalenin geliþ tarihi: 06.12.2005, Yayýna kabul tarihi: 12.01.2006
ÖZET
Capgras sendromu, sanrýsal yanlýþ tanýma bozukluklarý içinde tanýmlanan, az rastlanan ve inatçý sanrýlar ile giden bir bozukluktur. Hasta, yakýn bir akrabasýnýn bazen de kendisinin týpatýp benzerleri ile deðiþtirildiðine inanýr. Sendrom, nadiren saf bir þekilde ortaya çýkar ve genelde þizofreni veya organik psikozla birliktedir. Olgularýn çoðunda psikoz, paranoid tiptedir. Capgras sendromu-nun ayrýca mani ve psikotik depresyonda da görülebildiði bilinmektedir. Bu az görülen psikiyatrik sendromun köke-nine iliþkin kesin bir açýklama getirilememiþtir. Birçok olguda, sendroma psikoanalitik açýklamalar getirilirken, daha sonraki olgularda yaygýn veya lokalize beyin lezy-onlarý sorumlu tutulmuþtur. Kimi yazarlar ise, olgularda organik ve psikodinamik nedenlerin bir arada olabile-ceðini ileri sürmüþlerdir. Bu yazýda etyolojisinde psikodi-namik nedenlerin ön planda olduðu düþünülen bir Capgras sendromu olgusu aktarýlmýþtýr. Hastamýzýn daha önce bildirilen olgular gibi anne ve babasýnýn benzerleri ile yer deðiþtirdiðine inanmasý, bu sanrýsýnýn perseküsyon sanrýlarýnýn önüne geçerek tabloya hakim olmasý, prog-resif ve inatçý seyretmesi ve iþitsel varsanýlar nedeniyle tanýda Þizofreniform Bozukluk zemininde Capgras Sendromu düþünülmüþtür. Ancak, bu fenomen ile karþýlaþýldýðýnda, psikodinamik yorumlar yapýlabilse bile, bir organik nedenin bulunabileceði düþünülerek ayrýntýlý nöropsikiyatrik deðerlendirme ve incelemeler yapýl-malýdýr.
Anahtar Sözcükler: Capgras sendromu, þizofreniform
bozukluk, psikodinamik etiyoloji.
(Klinik Psikiyatri 2006;9:45-48)
Klinik Psikiyatri 2006;9:45-48 Özten E, Tufan AE, Yaluð Ý, Cerit C, Iþýk S.
46 GÝRÝÞ
Capgras sendromu, sanrýsal yanlýþ tanýma bozuk-luklarý içinde tanýmlanan, az rastlanan ve inatçý sanrýlar ile giden bir bozukluktur. Hasta, yakýn bir akrabasýnýn bazen de kendisinin týpatýp benzerleri ile deðiþtirildiðine inanýr. Bütün yaþ gruplarýnda ve her iki cinsiyette de görülebilmekle birlikte kadýn-larda daha fazla olduðu bildirilmektedir (Oyebode ve Sargeant 1996).
Ýlk olarak 1923 yýlýnda Capgras ve Reboul-Lachaux tarafýndan tanýmlanmýþtýr (Berson 1983). Bir psikiyatri servisinde yýllýk Capgras sendromu prevalansýnýn %0.14 ile 2.5 arasýnda deðiþtiði bildirilmektedir (Fishbain 1987, Edelstyn 1998). Sendrom, nadiren saf bir þekilde ortaya çýkar ve genelde þizofreni veya organik psikozla birliktedir. Olgularýn çoðunda psikoz, paranoid tiptedir. Capgras sendromunun ayrýca mani ve psikotik depresyonda da görülebildiði bilinmektedir (Edelstyn 1998). Sendrom baþlangýcýnýn eþlik eden hastalýðýn süresine baðýmlý olmadýðý, psikozun gidiþi sýrasýnda herhangi bir zamanda ortaya çýka-bileceði bildirilmektedir. Ancak, bir kez ortaya çýk-týðýnda diðer psikotik semptomlarýn varlýðýnda bile, klinik tabloya egemen olma eðilimindedir (Berson 1983, Edelstyn 1998). Ülkemizde de þizofreni, paranoid bozukluk ve psikotik depresyon tanýsý alan çeþitli hastalarda Capgras sendromu bildiril-miþtir (Ataç ve Tanrýverdi 1992, Baran ve ark. 1996, Tamam ve ark. 2003). Bu az görülen psikiyatrik sendromun kökenine iliþkin kesin bir açýklama getirilememiþtir. Birçok olguda, sendroma psikoanalitik açýklamalar getirilirken, daha sonraki olgularda yaygýn veya lokalize beyin lezyonlarý sorumlu tutulmuþtur (Ellis ve Young 1990). Kimi yazarlar ise, olgularda organik ve psikodinamik nedenlerin bir arada olabileceðini ileri sür-müþlerdir (Foerstl 1990).
Bu yazýda etyolojisinde psikodinamik nedenler ön planda olan bir Capgras sendromu olgusu aktarýlmýþtýr.
OLGU
20 yaþýnda bekar, ortaokul mezunu, erkek hasta 2005 yýlý ocak ayýnda polikliniðimize yemek yememe, su içmeme, kilo kaybý, anne ve babasýný tanýmama, onlarýn yerine baþka birileri geçtiðini
düþünme ve konuþmama yakýnmalarý ile baþvurdu. Daha öncesinde psikiyatrik semptomlarý olmayan hasta yatýþýndan bir yýl önce bir baþka þehire çalýþ-maya gittiðinde bir transseksüelle cinsel iliþkiye girmesinin ardýndan piþmanlýk ve suçluluk duygula-rý hissetmeye baþlamýþ. Kirlendiðini, günah iþlediði-ni düþünerek çalýþmayý býrakmýþ ve ailesiiþlediði-nin yanýna dönmüþ. Sürekli ailesini izliyor, durumunun anla-þýlmasýndan endiþe duyuyormuþ. Bir süre sonra anne ve babasýnýn, kendi ebeveynleri olmadýðýný, benzerleriyle deðiþtirildiklerini düþünmeye baþla-mýþ.
Özgeçmiþinde ve soygeçmiþinde belirgin bir özellik bulunmayan hastanýn, hastalýðý öncesi sessiz, insan-larla kolay iletiþime girmeyen, dini inançlarý güçlü bir kiþilik yapýsý varmýþ. Hastanýn yapýlan organik incelemelerinde biyokimyasal ve hematolojik deðerleri, tiroid fonksiyon testleri, vitamin B12 ve folik asit seviyeleri, EKG, EEG, PA akciðer grafisi ve beyin BT bulgularý normal sýnýrlardaydý. Fizik ve nörolojik muayene ile patoloji saptanmadý. Hastanýn ruhsal durum muayenesinde özbakýmý azalmýþtý, düþünce içeriðine etrafta olup bitenlerin bir oyun olduðunu düþünme þeklinde perseküsyon sanrýlarý, ailesinin özellikle anne ve babasýnýn kendi ailesi olmadýðýna, benzerlerinin onlarýn yerini aldýðýna dair sanrýsal inanýþ (Capgras sendromu) vardý. Algý muayenesinde kendisini suçlayan insan sesleri þeklinde iþitsel varsanýlar saptanmaktaydý. Duygulaným ve duygudurumu anhedonik ve künt olarak deðerlendirildi. Yargýlama ve gerçeði deðer-lendirme yetileri bozulmuþtu. Bellek ve yönelimde kusur saptanmadý. Mini Mental Test (MMSE) uygulanmasýndan hasta 28 puan aldý.
Hasta servise þizofreniform bozukluk ve major depresif bozukluk (tek epizod, psikotik özellikli) öntanýlarý ile yatýrýlarak risperidon 4 mg/gün ve sertralin 50 mg/gün tedavisi baþlandý. Klinik izlem içerisinde hastanýn duygudurum belirtileri ge-rilemesine raðmen sanrýlarýn devam ettiði gözlendi. Hastanýn ilaç uyumunun iyi olmadýðý da göz önüne alýnarak parenteral zuklopentiksol tedavisine geçil-di. Hastanýn sanrýlarý tabloya hakim ve oldukça inatçýydý, zaman içinde gerileme göstermedi. Hasta vejetatif belirtilerinin düzelmesi, çevreyle iletiþi-minin artmasý üzerine, yakýnlarýnýn isteði ile ayak-tan takip edilmek üzere taburcu edildi.
Klinik Psikiyatri 2006;9:45-48
Sanrýsal Yanlýþ Tanýma: Capgras Sendromlu Olgu Sunumu
47 TARTIÞMA
Hastamýzýn daha önce bildirilen olgular gibi anne ve babasýnýn benzerleri ile yer deðiþtirdiðine inan-masý, bu sanrýsýnýn perseküsyon sanrýlarýnýn önüne geçerek tabloya hakim olmasý, progresif ve inatçý seyretmesi ve iþitsel varsanýlar nedeniyle tanýda þizofreniform bozukluk zemininde Capgras sendro-mu düþünüldü. Organik tetkiklerin normal olmasý nedeniyle deliryum ve genel týbbi duruma baðlý psikotik bozukluk tanýlarýndan uzaklaþýldý. Hem sanrýlarýn bizar niteliði hem de depresif belirtilerin geçmesine karþýn sanrýlarýn inatçý bir þekilde devam etmesi nedeniyle de psikotik özellikli major depre-sif epizod tanýlarý dýþlandý.
Capgras sendromlu olgularýn %25 ilâ %50'sinde organik etmenlerin sorumlu olduðu bildirilmekle beraber, hastamýzýn yapýlan muayene ve tetkik-lerinde organik bir etmene rastlanamamýþtýr (Spier 1992). Sendromun etyolojisini ilk araþtýrýcýlar fonksiyonel psikozlarda gözlenen psikodinamik kökenli olaylar olarak açýklamýþlardýr. Bu açýkla-malar; çözülmemiþ ödipal sorunlarýn varlýðý, yabancýlaþma duygularý ve diðer affektif sorunlar, ambivalansla ilgili sorunlar, içselleþtirilmiþ nesne temsilcilerinin patolojik bölünmesi biçiminde dört ana grupta toplanmýþtýr (Berson 1983). Ayrýca, san-rýnýn geliþebilmesi için bazý ön þartlarýn gerektiði ve yatkýnlaþtýrýcý bir olay sonrasýnda sanrýnýn ortaya çýkabileceði bildirilmiþtir (Berson 1983). Bu ön þartlar arasýnda gerçeði deðerlendirme yetisinin bozuk olmasý sonucu psikotik bir durumun ortaya çýkmasý, belirgin bir paranoid eðilimin olmasý ve içselleþtirilmiþ nesne temsilcilerinin patolojik bölünmesi sayýlmýþtýr. Yatkýnlaþtýrýcý olay olarak ise kiþiler arasý iliþkilerdeki önemli deðiþimlerin olmasýný kabul etmiþtir. Bunun ardýndan hastada yabancýlýk duygularý, sonrasýnda da bilinçdýþý yabancý ve kabul edilemeyen kötü duygu ve imgeler ortaya çýkar. Hasta, kendinde bu tür düþünceleri uyandýran kiþinin daha önceden tanýdýðý ve sevdiði kiþi olamayacaðýný, onun yerine geçen bir taklitçi olabileceðini ileri sürebilir (Sinkman 1983). Olgumuzun transseksüel kiþiyle girdiði iliþki öncesi kiþilik özellikleri ve deðer yargýlarý ile uyumlu bir hayatý varken, yaklaþýk bir yýl önce girdiði bu iliþki ile yaþamýnda büyük deðiþiklikler oluþmuþtur. Daha önce bulunduðu ortamdan çekilmiþ,
kendisi-ni suçlu ve yalnýz hissetmiþ, duygusal açýdan çevre-si ile olan iliþkileri koparak yabancýlýk hisleri doð-muþ olmasý muhtemeldir. Kiþiler arasý iliþkilerinde ortaya çýkan bu sorunlar, hastanýn daha önce çevresindeki insanlara karþý duyduðu bastýrýlmýþ duygularýn açýða çýkmasýna yol açmýþ olabilir. Hasta bu duygularýn kendisinden geldiðini kabul etmeyerek ve yansýtarak yakýnlarýnýn deðiþtirildiði-ni, çünkü kendisinin bu insanlardan nefret ettiðideðiþtirildiði-ni, halbuki gerçek yakýnlarýnýn çok iyi olduðunu onlar-dan nefret edemeyeceðini, öyleyse bu insanlarýn deðiþtirilmiþ olduðunu ileri sürebilir. Olguda Capgras sendromunda görülen sanrýlardaki taný-mazlýktan gelip deðiþtirildiklerini iddia ederken, ona sahip çýkmýþtýr. Bu seçicilikten dolayý, bu sendromda organik bir neden düþünmenin doðru olmayacaðý bildirilmiþtir (Berson 1983). Hastanýn premorbid kiþiliðinde gözlenen içedönük ve þüphe-ci eðilimlerin, transseksüel iliþki yaþamasýnýn ardýn-dan ortaya çýkan afektif ve kiþiler arasý sorunlarýn ve yaþadýðý iliþkinin kendisinde doðurduðu ambivalansýn yatkýnlaþtýrýcý bir neden olarak et-kilemesi ile Capgras sendromunun ortaya çýkmýþ olmasý olasýdýr.
Olgumuzda görülen Capgras sendromunun nede-nine yönelik olarak, psikodinamik bir açýklama getirmek mümkün olmuþtur. Organik nedenler ise kimi zaman Capgras fenomenini açýklamada yeter-siz kalabilir. Ancak, bu fenomen ile karþýlaþýldýðýn-da, psikodinamik yorumlar yapýlabilse bile, bir organik nedenin bulunabileceði düþünülerek ayrýn-týlý nöropsikiyatrik deðerlendirme ve incelemeler yapýlmalýdýr.
Olgunun erkek olmasý, taným gereði daha çok kadýnlarda görülse de, erkeklerde de bu sendro-mun varlýðýna karþý uyanýk olunmasý gerektiðini gösterebilir. Bu durumda aileye destek verilmesi, suisid, agresyon ve homisid risklerinin deðer-lendirilmesi ve altta yatan hastalýk varsa bunun tedavi edilmesinin önemli olduðu düþünülebilir. Yazýþma adresi: Dr. Eylem Özten, Kocaeli Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Kocaeli, [email protected]
KAYNAKLAR Ataç C, Tanrýverdi A (1993) Farklýlaþlmamýþ tip þizofrenili bir
hastada Capgras sendromu. Düþünen Adam; 6: 36-38. Baran I, Kaptanoðlu G, Gürvit IH (1996) Capgras sendromu ve frontal sistem iþlevleri: olgu sunumu. Nöropsikiyatri Arþivi, 33: 177-179.
Berson RJ (1983) Am J Psychiatry, 140:969-978.
Edelstyn NMJ, Oyebode F, Booker E ve ark. (1998) Facial pro-cessing and the delusional misidentification syndromes. Cognitive Neuropsychiatry, 3:299-314.
Ellis HD, Young AW (1990) Accounting for delusional misiden-tifications. Br J Psychiatry, 157: 239-248.
Enoch, D., Ball H (2002) Az Rastlanýr Psikiyatrik Sendromlar, Okuyan Us Yayýnlarý, Ýstanbul, 13.
Fishbain D (1987) The frequency of Capgras' delusions in a psy-chiatric emergency service. Psychopathology, 20 42-47. Foerstl H (1990) Capgras' delusion: an example of coalescent psychodynamic and organic factors. Compr Psychiatry, 31: 447-449.
Huang T, Liu C, Yang Y (1999) Capgras' syndrome: analysis of nine cases. Psychiatr Clin Neurosci, 53:455-460.
Oyebode F, Sargeant R (1996) Delusional misidentification syn-dromes: a descriptive study. Psychopathology, 29(4):209-214. Sinkman AM (1983) The Capgras' delusion: a critique of its psy-chodynamic theories. Am J Psychother, 37:428-438.
Spier SA (1992) Capgras' syndrome and the delusions of misidentification. Psychiatr Annals, 22: 279-285.
Tamam L, Tamam Y, Özpoyraz N (2003) Capgras Sendromu: Bir olgu sunumu. Yeni Symposium, 41(2): 51-53.
Lehmann HE. Unusual psychiatric disorders, atypical psychoses and brief reactive psychoses. Kaplan and Sadock's Comprehensive Textbook of Psychiatry, Kaplan HI, Sadock BJ (ed), 5. Baský, Lippincott, Williams & Wilkins, Philadelphia, s.1224-1238.
48
Özten E, Tufan AE, Yaluð Ý, Cerit C, Iþýk S.