• Sonuç bulunamadı

Eski sinemalar

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Eski sinemalar"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Eski sinemalar

Sinemanın icadı ve Türk iyeye «elişi — Salon ve Parter dışındaki

âlemin meraklı tarafları — Meçhul kahramanlar

Her yıl Sinema sezonlarında birçok filmler görerek toplumumuza fayda veya zararlarını bazen düşündüğümüz olur. Bu düşünce; bizleri eski, çok eski gün­ lere sinemanın icadından bu güne kadar geçirdiği tekamüllere doğru götürür. Si­ nema alemine sinemacı, filmci ve bele­ diyeci olarak hizmetler yapmış insan­ ları düşünmeye sevkeder. Bu alemden bahsederken sinema camiasında çalış­ mış, sinema işleri ile alâkalı yerlerde vazife yapmış zevatın isimlerinden, on­ ların hizmet amacı ile yaptıklarından, yapmak istediklerinden de fırsat bul­ dukça bahsetmek istiyoruz.

Sinema sanayiinin inkişâfında, Hükü­ met ve Belediyelerin de büyük yardım­ ları olmuş; bilhassa mahalli Belediyeler bu eğlence yerlerine, bu alemi işletenlere, bu alemin seyircilerine daima faydalı

Yazan: FERYILDIZ

olmaya çalışmışlardır. Eğlence resmi

(vergi) belediyeye intikal ettikten ve si­ nemanın cemiyetimiz için faydalı bir un­ sur olduğu kabul edildikten sonra vergi; seyirciyi ürkütmiyecek şekilde ayarlan­ mıştır. Kültürel Ecnebi filmler cüzi bir resm’e tabi tutulmuş, yerli filmlerden de az rüsum alınmakla yerli filmciliğin inkişafı sağlanmak suretiyle, sinema a- lemi himaye edilmiştir. Bilhassa İstan­ bul Belediyesi kanun ve nizamlar dahi­ linde her zaman adil olmaya çalışmış, evvelâ seyirciye sonra da sinema sa­ hiplerine yardımcı olmuştur.

Sinema sahipleri film ithal eden ve film yapanların ve seyircilerin arzuları ile bu arada Belediyenin amme men­ faati için lüzumlu gördüğü istekleri an­ latmak, sinemacı ve seyirci için faydalı olacağını ümid ettiğimiz hususlara te­

mas etmek arzusundayız. Bu hususları anlatırken okuyucularımızın öğrenmek istedikleri, sinema ve film sanayimdeki özel teşebbüslerden seyirci olarak göre­ medikleri ve hatta görmelerine, bilmele­ rine imkân olmayan yönleri anlatmak; merak edilen birçok hususlara temas e - derek «Salon ve Parter» dışındaki olay­ ları nakletmek sureti ile okuyucularımı­ za faydalı olmaya çahşacfeğm Sîzlere sinema ve filmcilik alemini tanıtmak, memleketimizdeki yerli filmlerin çekiliş­

lerini nakletmek, sinemanın icadı ile Türkiyeye gelişi; ilk sinemanın, bugün­ kü sinemaya doğru geçirmiş olduğu te­ kamül safhalarım anlatırken Türk Si­ nema ve filmcilik âleminde büyük hiz­ metler yapmış, hayatlarını bu uğurda harcamış, daima sahne arkasında kal­ mış ve hiç bir zaman seyirci tarafından öğrenilmeden göçüp gitmiş insanlardan bahsedeceğiz.

Sinema seyircisi film seyrederken hiç bir zaman filmin binbir emekle hazır­ landığını düşünmez, o filmin makine da­ iresinden ekrana aksettirilinceye kadar geçen safhalariyle ilgilenmez, nasıl fil­ min çekildiğini, nasıl ithal edildiğini, ya­ zı ve baskı işleri ile Belediye muamele­ lerini, gümrük işlerini akima getirme­ den, sadece filmin güzel olup olmadığı­ na dikkat eder ve hiç bir zaman da bunları düşünmek lüzumunu hissetmez Nitekim masanın üzerinde çalışan saatin tik taklarına dikkat etmezsek, saatin ça­

lıştığının farkma varmaz, ancak saat

durduğu zaman bunu çalıştıran bîr alet olduğunu düşünmeye başlarsak; seyirci de görmekte olduğu film koptuğu, si­ nemada makina stop ettiği, ses kesildiği zaman yukarıda bir operasyon dairesi olduğunu ve bunun başında makinist o - larak bir insan bulunduğunu hatırlar ve o şahsı uyarmak, ikaz etmek için fer­ yadı basar. Seyirci daima bir aksaklık olduğu zaman idari ve teknik personeli ancak hırpalamak, fena sözler söylemek İçin arar. Daha da ileri giderek bazen Belediyeyi de işe karıştırır ve şikâyetini haklı olarak resmi mercilere aksettir­ meye çalışır.

Halbuki bu insanlar içerisinde, ku­ surları olmakla beraber sinema alemin­ de uzun seneler feragatle çalışmış, bir ömür tüketmiş olanları da vardır ki, bunlar daima (Sinema ile seyirciye hiz­ met) parolası ile hareket etmişlerdir. Sinemalardaki çalışanlar içinde her tür­ lü hakaretlere maruz kalmalarına rağ­ men, seyircileri sevenler, onları velini­ met telâkki edenleri çoktur. Hakaret görseler bile her zaman için «Müşteriler daima haklıdır» diyenleri vardır. İşte biz bu alemin acı ve tatlı taraflarım e - leştirmek istiyoruz. Bu arada eski sine­ malardan da bunun için bahsedecek bu aleme hizmet edenleri yad edeceğiz.

Gelecek yazımızda sinemanın icadı, memlektimize gelişi ve eski sinemaların açılış sırasına göre yerlerini v£ isimlerini anlatarak, o devri görenlerin eski hatı­ ralarını canlandırmaya ve yeni kuşak­ lara da eski sinemaları tanıtmaya ça­ lışacağız.

m

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu çalışmada bir kadın derneği olan Yardım Sevenler Cemiyeti’nin İkinci Dünya Savaşı yıllarında ülke çapında teşkilatlanması ve çalışma alanları ile

Yalnızca Türk edebiyatının değil, aynı zamanda Türk kültürünün bir geçiş sembolü olarak okunabilecek olan Dede Korkut Kitabı, daha önce de işaret

Bir başka araştırmada ise (Bouıy, Treadwell ve Kumar, 2001) psikodrama ile bilişsel davranışçı yaklaşıma ait tekniklerin bütünleştirilerek uygulandığı bir

Atherosclerotik lezyonun derecesi ile serum kolesterolü ve diyet­ teki yağ miktarı arasında önemli korelasyon bulunmuştur.. Hipertansiyon ve diabet atherosclerotik

Nazım birimi dörtlük olan bu şiirler,, bir tan e­ si dört kıta, beş tanesi beş kıta, yirmi beş ta ­ nesi altı kıta, on ÜÇ tanesi yedi kıta, beş tan e­ si sekiz kıta,,

Karyolası­ nın başucunda badeni gözlü, gül ya ­ naklı , bir dilber bulunmasına rağmen Hüseyin Rahmi bu odada bir dişi ku­ şun'yuva kurmasına bir türlü

Avrupa Hipertansiyon Derneği ve Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin Arteriyel Hipertansiyon Tedavisi 2013 Kılavuzu’na göre; hipertansiyonun değiştirilemeyen risk

Hem anne ve babaların çocukları için duydukları endişeyi azaltabilmesi hem de gençlerin kendilerini dijital çağın olumsuz etkilerinden koruyabil- mesi için iyi birer