• Sonuç bulunamadı

İlim ve devlet

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "İlim ve devlet"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

iiim ve Devlet

İngiliz adliyesi — Polis, Mister Churchıllİn ara­

ka*51 ~ Hariciye memuru — İçtimaî anatomi, fiz­

yoloji, psikoloji

Devletçilik sanatı — Yapıcı mu­

hayyile — Deneme, yanılma — İlmî fikir ve devlet

idaresi

Sosyologlar ve lâboratuvarları —

İlmî usuller

İn g ilte re , b aşta adliyesi olm ak

üzere, b ü tün id are sistem i y a b a n c ı m e m le k e tle rd e ta k d irle r uyandırm ış bir m em lek ettir. Bir ta ra fta n en ça­ buk, d o ğ ru y a en y ak ın b ir a d a le t tevzi ed en m uazzam ad liy e m ak i­ nesi işler; en karışık ceza d av aların ı en geç üç n ih ay et d ö rt a y d a bitirir. H u k u k işleri k an u n h üküm v e k u v ­ v etini haiz olacak d e re c e d e düzgün ve m etin k a ra rla r y azab ilen h âk im ­ lerin elin d ed ir. D iğer ta ra fta n polis bir yanm ış kib rit ç ö p ü n d e n en k u r­ n az bir k a tili y a k a lıy a c ak k a d a r iyi kurulm uş bir id a re d ir. Bu id aren in m em u rları ü stlerin d e bir silâh bile ta şım a d a n en karışık, en tehlikeli v aziy etlere atılırlar. O n la r için bir tek kanun ölçüsü v a rd ır: M aliye N a­ zırı iken M ister C h u rch ill’in b ü tçey i a v a m kam arasın a tev d i edeceği gün ç a b u k g itım k için kısa ve fak at y a ­ sak yolu tu tm a k istiyen arab asın ı bir el işareti ile geri çev irirle r; b aşk a bir gün S aint Ja m e s p a rk ın d a k i g ö l­ d e b an y o ların ı y a p tık ta n sonra c a d ­ d e d e n geçm ek hevesine düşen bir Örd ek ailesini b ü tü n trafiği d u rd u ­ ru p önüne k a ta ra k karşıya geçirir­ ler. Böyle k an u n sever, can sev er m em u rların isim leri, h a ttâ resim leri ertesi gün m uvafık, m u h alif g azete­ ler.* tak d irle rle geçer.

P a sa p o rt dairesi, güm rü k ler gibi halk ın to p lu o larak m ü racaat ettiği y e rle rd e itişm ek, kakışm ak değil bir az sıkışm ak bile o lm a d a n işler yü­ rür. H e rh an g i bir N ezarette işi o la n ­ lar, gişede o tu ra n m em urun d o sy a- y ay a b ak ıp tâyin ettiği gün ve sa a tte aynı gişeye gidince işin m üspet veya m en li bir neticeye b ağ lan d ığ ın ı öğ­ ren irler.

U zak Ş a rk ta bir n o k ta d a b ita ra f bir d e v le t elçisinin a ğ zın d an k açır­ dığı m alû m atı aynı g ü n d e L o n d ra - d a d u y acak k a d a r istih b arı k u v v etli olan H ariciye N ezareti, bir k aç sene evvel F ra n sa ’da frangın d üşm eğe m ah k û m o ld u ğ u n u bir so h b et esn a­ sın d a a ğ zın d an k açıran büy ü k bir m em u ru n u n bu gevezeliği sayesinde b o rsacı bir zengin sp ekülâsyon y a ­ p ın ca o m em u ru azil değil, ta rd e - dıecek k a d a r sır sak la m a ğ a ehem m i­ y et verir.

En âd ilân e bir ta rz d a kestiği v e r­ gileri en İnsanî bir ta rz d a to p la m a ­ sını bilerek b ü tü n v a ta n d a şla rın iti­ m adını k azan an bir m aliye sistem i v a rd ır. H ü k ü m e t m akinesinin k o la y ­ ca görülen ve bilhassa y a b an cıların gözüne k o lay ca çarp a n b u güzel ta ­ rafları tak d ire değer.

Fakat bütün bunlara rağmen În- gilterenin bu idaresini İçtimaî ana- tonıu, İçtimaî fizyoloji v e İçtimaî psikoloji bakımından tetkik edenler bu hayranlıkları sarsacak neticelere varıyorlar. Bu üç y o ld an gid ilerek

k u ru lacak İçtim aî nazariyeler, eğer N azizm ve Faşizmdıe olduğu gibi d ü zm e bir felsefeye d ay an m ıy o rsa, hiç şüphesiz ki m illetin en derici İç­ tim a î ih tiy açların a cev ap v erecek tir. İşte b u n azariyelerin, üzerine k u ru ­ lacağı u n su rları İçtim aî p sik o lo ji ışı­ ğı a ltın d a b u lup çık a ra rak İçtim aî, İk tisad î ve siyası v ak ıaların ehem ­ m iyetini te b a rü z ettirecek olan sos­ y o lo jid e n İngiltere d e v le t m akinesi­ nin pek fa y d alan m ad ığ ın ı söyliyen- le r yok değildir.

D ev letçilik z e n aatı hiç şüphesiz çifçilik, hekim lik gibi çok eski bir zemaattir. in s a n la r e lb e tte yalnız ki­ ta p la rla id a re o lunam az. F a k a t çif­ çilik ve hekim lik to p ra k m a h su lle­ rinin gelişm esinde, insan vü cu d u n u n sağlık ve h astalığ ın d a hüküm süren k an u n ları bulm ağ a çalışarak nasıl tam am en İlm î bir y o la girm iş ise d ev letçilik zen aati d e elinin a ltın d a b u lu n a c a k olan halk kütlelerini id a . re etm ek, te şk ilâtlan d ırm ak için İçtim aî ve İktisadî sa h a la rd a azim v e ihtiyat rile İçtim aî tam im ler, te r­ k ip le r d o ğ u rab ilecek , yapıcı m u h ay ­ yile y ara ta b ile ce k İlmî yola girm eğe m ecb u rd u r. Bu y o la hiç şüphesiz tıp ta , ziraatte, k im y ad a, fizikte ol­ duğu gibi d en em e - yanılm a ve te k ra r d en em elerle girilebilir. H a l­ buki bazı İngiliz m üellifleri k e n d i d e v le t a d a m la rın d a b ö y le İlmî bir zihniyet yerine sınıf, p arti, p a ra zih­ niyetinin hâk im o ld u ğ u n u sö y lü y o r­ lar. M eselâ ziraat m eselesini ele a la ­ rak d iy o rlar ki «ancak son h a rb d e h alk a yiyecek ted arik i için ziraat m ütehassıslarının sözü dinlendi. Bir ta ra fta n İlm î usuller ta tb ik o lundu, d iğ er ta ra fta n d a o v a k te k a d a r b o ş kalm ış v e y a h u t b ir a risto k ­ ratın a v eğlencesini tem in için boş tu tu lm u ş y erler açılarak ekildi. Ne­ ticed e h a rb d 'tn evvel İngiltere ah a

-~ ^ 7 7 - Ş ^ • e n ­

lisini se n e d e a n c a k d ö rt ay besli- yen Büyük B ritan y a to p ra k la rı o ahaliyi en aşağı sekiz ay b eslem eğ e b aşlad ı» .

P ro f. A . G . T an sley m eşh u r filo­ zof S p en cer v a k fı n am ın a 1943 de v erd iğ i b ir k o n fe ra n sta , şim diye k a ­ d a r z iraatte de, d iğer şu b elerd e de İlm î - İktisadî usullerin ta tb ik ed il­ m em esine seb ep o la ra k b a ş ta b u lu ­ n a n la rd a İlmî fikir ve ru h u n eksik­ liğini gösterm işti.

Bu İlmî fikri v ü cu d a g etirecek en m ühim âm il de hiç k üphesiz o rta tahsilde ilm e verilecek m üstesna m evkidir. M am afih böyle d em ek le ne Ingiliz p ro fe sö r ne de hiç kim se bu m üstesna m evki y a n ın d a k ü ltü ­ rün en d erin k a y n ak ların ı teşkil ed en tarih, e d e b iy a t ve felsefenin ihm alini istem iş değ ild ir.

İlm î zihniyetin v ü cuda gelebilm e­ si için L o n d ra üniversitesi p ro fe sö r­ le rin d en ve R oyal Society. âzasın d an J. D. B ernal, ta b ia t ve in san a şâm il ilim lerd en hiç birinin ih m ali caiz ol­ m adığını söyler. T a b ia te şâm il olan ilim lerden, h a ttâ astro n o m i v e riy a­ ziyenin g ru p la r nazariyesi bile b u iş'be lüzum suz sayılam az. Bir fizyo­ lojik birlik gibi te lâ k k i o lu n an insa­ na en m uv afık m uhit an cak ta b ia t ilim leri say esin d e h azırlan ab ilecek ­ tir. in sa n ın beslenm esi, sıh h atte y a ­ şam ası gibi ih tiyaçlarını tem in eden b iy o lo jik ilim lerd en hem etı so n ­ ra g elen İçtim aî m uhit ilmini, yani so sy o lo jiy i d aim a göz ö n ü n d e tu t­ m ak lâzım dır. E ğer g elecekte cem i­ yetin b ü tü n d eğ işm elerin d e şuurlu bir nizam arıy acak isek sosyoloji ve i ek onom i ilim lerini fizik ve kim ya ilim leri k a d a r m üspet bir derecey e çık arm ağ a çalışm ak gerektir. Sos­ y o lo jin in tecrü b î b ir ilim h alin e gir­ m esi p ra tik so sy o lo g ların iş b a şın d a bu lu n m aları, yani o n ların lâ b o ra tu - varı d em ek olan halk kü tleleri ile d o ğ ru d a n d o ğ ru y a sıkı tem asta b u ­ lunm aları ile m üm kün o lacaktır. Y oksa sosyolojik a ra ştırm alar, bu­ gün m ev cu t olan şekilleri v e k a id e ­ leri sad ece m enfi şek ild e te n k id ed e­ cek b ir y o la girerse, d o ğ ru bir yol tu tm u ş d eğ il, b ir çık m aza girm iş olur. Şunu d a söylem ek lâzım dır ki b u günkü üniv ersiteler sosyolojisi, cem iyete b ir şekil v eren sosyal k u v ­ v e tler ile tem asa girerek gelişm e­ dikçe, p e k faydası o lam ıy acak tır.

(b k . J. D. B ernal, T h e Social Func- tion of Sience, Locıdon 1939, s. 330 . 3 3 1 )

M edeniyet âlem inin örgüsü git­ tikçe o k a d a r karışık ve girift bir h al alıy o r ki bir ta ra fta n hususî m e n fa a tle r, d iğer ta ra fta n b ü ro k ra ­ sinin ah m a k ç a icapları, İlmî te ra k ­ kilerin v ü cu d a getireceği k ıym etleri hiçe indirebilir. B una m ân i olm ak için ilm i d o ğ ru d a n d o ğ ru y a idareye ta tb ik etm ezsek m a d d î m ed en iy et k en d i m ah su lleri içinde b o ğ u lu p gi­ decektir.

Bu sö z le rd e n d e v le t idaresinin, âlim lerin, filozofların elime teslim edilm esi lâzım geleceği gibi b ir m â­ na çık arm ak asla d o ğ ru değildir. N azarî ilim lere tam am en k endini verm iş o lan ların devletçilik zenaa- tin d e m u v affak olacağına ne m a k a ­ lenin k a y n a k la rı o la n eserler ne de b izzat m ak ale m u h arriri inanm ış d e ­ ğildir. A c a b a b u n d a n sonra İngiliz m ü elliflerin İngiltere idaresine ta t­ bikim istedikleri bu İlm î usullerin k e n d i idaresine de tatb ik im istem i- yecek b ir d ev let b u lu n a c a k m ıdır?

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu çalıĢma aralıklarında çalıĢan soğutma sistemlerinde yapılan ölçümler sonucu elde edilen değerler ile buhar sıkıĢtırmalı soğutma sisteminin ve

olarak birlikte çalıştığı Toker için "Cumhuriyetin yetiştirdiği en yetenekli basın görevlilerinden biri" ifadesini kullandı. C UMHURİ

An associative ring is called 2-primal if its prime radical contains every nilpotent element of the ring ( equivalently, if every minimal prime ideal of the ring

Ertuğrul, Dündar ile birlikte dört yüz göçer evle kaldı, öteki iki kardeşleri asıl vatanlınna döndüler.”32 Ertuğrul Gazi’nin bir müddet Sürmeli Ç u k u

''Siyasal ideoloji, bir ülke devlet millet siyasal bir parti veya siyasal bir grup tarafından benimsenen belirli siyasal hedefleri olan ve siyasal, sosyal, ekonomik

Bakım ünitelerinin çözümü başarılı bulunmuş, buna mukabil poliklinik ve tedavi ünitelerine ulaşımın ya-.. 0.4

Bu gibi maddelerin formülleri fabrikalar- ca gayet mahrem tutulduğu için hiçbir vakit sslı gibi olamaz ve dolayısile tecrid vazifesini göremezler. 178 Telefon

Lineer Olmayan Skaler Fark Denklemleri.