• Sonuç bulunamadı

Fransız tiyatrosundan Türk tiyatrosuna

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Fransız tiyatrosundan Türk tiyatrosuna"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

tr

a

n

s

ız

ti

y

a

tr

o

s

u

n

d

a

n

d

o

rm

e

n

ti

y

a

tr

o

s

u

n

a

M E L İ H V A S S A F

Bir tiyatro salonunun d ili olsa da söylese.. Hele, şimdi içinde bulun­ duğumuz gibi, yıllarca türlü heyetlerden türlü oyunlar seyredeni olursa. İlk olarak Fransız Tiyatrosu adile, ka p ıla rın ı İstanbullulara açan bu bi- na'da Tiyatroseverler senelerce, Avrupanın en büyük Tiyatro Truplarından er. ünlü sanatçıları dinlemiş, avuçları çatlayıncaya kadar alkışlam ışlardı.

Kimler kimler yoktu, bu san atkârların içinde? Comedie Français a r­

tistlerinden Aleksandr ve Robin, İstanbul turnesinde en güzel oyunlarını Fransız tiyatrosunda oynamışlar, M arie Therese-Pierat bu sahne'de Fedre rolünde İstanbulu fethetmiş, Paul G eraldy'nin «Sevmek», Henry Bataille'm «Zifaf Marşı» dram larında İstanbullulara sıcak gözyaşları dökdürtmüştü. Ya W olf'un «Kuklalar» ındaki Madame P ierrat'ya ne demeli? Zamanın ün­ lü aktristi Sesil Sorel «Safo» piyesinde burada sahneye çıkmış, Hugueî Duflos «La Dame O Kamelya» da İstanbullulara o zamanlar, şimdiye ka­ dar görm edikleri nefis b ir oyun seyrettirmişti.

Sonraları Operet kum panyaları da Fransız tiyatrosunun sahnesinde yer almaya başladı. Parisin Dünyaca ünlü «Mogador» trupunun «No No Nanette» operetini bu arada sayabiliriz. M arthe Ferrar O pe rat kumpanya­

sı ise, buraya sık sık gelmiş Maurice Yven'in «Ta buch» operetini temsil

etmişi. Bir ara Viyana operetleri, Klâsik repertuarla rile burada yer a ldı, W erner Kraus'un dram temsilleri, b ir ara o kadar tenha olmuş ki, ünlü aktör buna çok kızmış ve A lm anya'ya dönmüş..

Fransız tru plarından sonra İstanbullular burada Yunan operetlerini

seyretmeye başladılar. 1936 yılın d a Belediye Fransız Tiyatrosunu kira la ya ­ rak, o zamana kadar Tepebaşında oynattıkları operetleri burada temsil etmeye başladı. Ekrem Reşid'in, Maurice Yven'den çevirdiği «D udakların»,

Ekrem ve Cemal Reşid Rey'in «M askara1, «Lüküs Hayat», Yusuf Ziya'm n

yazdığı, Muhlis Sebahattin'İn bestelediği «Aşk Mektebi», operetlerinde Ha­ zım Körmükçü, Vasfi Rıza, Feriha Tevfik, Bedîa Muvahhid, t. G a lip Arcan, Şevkiye May, Reşit Gürzap, Melek Sebahattin, Mahmut M oral, Refik Kemal, İstanbulluları kahkahadan k ırıp ge çirttiler. Rahmetli Suavi Tedü, sahneye adım ını ilk defa bu binada «Aşk Mektebi» operetinde atmıştı.

1937 yılın d a Bourdetnin «Toka» piyesile, bu salonda komediler temsil edilmeye başlandı. Salonun her köşesinde «Aynaroz Kadısı», «Sözün K»

sası», «Yanlışlıklar Komedyası» nda kahkahaları saklıdır. Sonradan Ko­

medi Tiyatrosu Tepebaşındaki Asri Sinemaya taşındı. Avni D illig il'in kurdu­ ğu «Ses Tiyatrosu » Semiha Berksoy, İhsan Balkır, Tevhid Bilge g ib i değeri, elem anlarla «Hava Cıva» operetile perdesini açtı, iki sezondan sonra epe ret gittikçe zayıflam ıya başladı. Bugünkü Tiyatro ve Sinemamızın en ünlü artistleri, sahneye adım larını ilk defa burada a ttıla r. Tevhid Bilge, Muzaf­ fer Hepgüler, M ünir Özkul, M uallâ Kaynak, Eşref Kolçak, Yılmaz Duru, ve daha birçoklarını bu arada sayabiliirz. Kimisi Bale'de, kimisi O peretler­ de ilk şöhretlerini bu sahnede yapmaya başlamışlardı. Şimdi de, Ses Ti­ yatrosu isim değiştirerek Dormen Tiyatrosu oluyor. Memleketimizin genç ti­ yatrocusu Haldun Dormen, bundan sonra bu sanede Tiyatroseverlere Dünya T iyatrolarının en ünlü piyesleri yanısıra M üzikal Komedi'ler, Operetler tak dim edecek.. H ayırlısı olsun.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Ta b a To ros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Denizlerimizde daha farkl ı bir rüzgar ve akıntı sistemi ortaya çıkacak, bazı limanlarımızda ulaşım aksayacak, balıkçı filolar ımızın ve her türlü deniz

Bu sebeplerden çalışmanın amacı sekizinci sınıf öğrencilerinin farklı problem kurma durumlarındaki becerilerini cinsiyet, genel akademik başarı, matematik dersi

Eğer piyesi uzatmak içinse o başka; Böyle olduktan sonra müellif piyesin mev- zuile alâkası az bir dördüncü perde daha ilâve etseydi, gene kimse bir şey

Dün denecek denli yakın b ir tarih i konu alan eserde Sultan Abdülmecid geçmişin sıcak, heyecanlı, meraklı ibret öğeleriyle aktarılıyor..

Araştırma- cılar bu durumu, aşırı sıcak olan ve aynı zamanda gece-gündüz arasın- da çok büyük sıcaklık farkı bulunan ötegezegende, gece tarafında ger- çekleşen

sanmakta idi. Demek ki burada bir tashih yap~lm~~t~ r. Fakat bu- rada da bu husustaki bilgisinin yine tam olmad~~~ n~ n fark~ ndad~ r ve buna aç~ kça i~aret etmektedir. Birüni'nin

Bireylerin internet kullaným özelliklerine (internet ortamýnda özgür hissetme, internet kullanýmýndan sonra piþmanlýk hissi ve internet ortamýndaki etkin- liklerde kimlik

Yaş çaydaki ham selüloz değeri için yapılan varyans analizi sonucunda, değerler arasındaki farklılıkların güneşlenme durumu ve sürgün dönemlerine göre çok