T
/-—7
—11111111111111111111■111111111 i I ■I I I ■1111■ 1111■I
U lusun şiir an k e ti m ünasebetiyle gazeteye uiektub yazan b ir o k u y u cu muz “ Ş iir ölüyor m u? su alin i şairlere tevcih etm ekle h atâ etm işsiniz, diyor. B unu felsefe ile u ğ raşan lara sorm alıy dınız. Ç ünkü şairlerd en alacağınız ce- vab önceden b ellid ir, hiç biri b ü tü n b en lik leriy le bağlı o ld u k ları b ir sanat şubesinin ölüm üne inanm aya razı ol- m ıy aca k la rd ır.”
E d eb iy a t sayfam ızda in tiş a r eden cevabları okudukça bu m ütaleaya hak vereceğim g eliyor. Ş airlerim izd en b ir te k i bile şiirin ciddî bir teh lik ey e ma ruz o ld u ğ u n u kabul etm iyor, içlerinde b ir şiir b u h ra n ın ın m ev cu d iy etin i ya rım ağızla itir a f eden ler bulunsa bile, hep si istik b al h u su su n d a ayni derece de nikbin ve üm idli g ö rü n ü y o rla r.
C ahid S ıtk ın ın , bu sualin h a ttâ h a tıra gelm esine bile isyan eden heye canlı ve ih tiz a rlı cevabını ok u rk en bir şair kalem inin, bu m evzu ü zerinde, d i m ağından ziyade kalbini d in liy e rek h arekete gelm em esi im kânsız o ld u ğ u na inanacağım geliyor.
Genç şairim iz, ken d isin e belki nes rin in en güzel sa tırla rın ı ilham eden re d d iy e sin d e ile ri sü rd ü ğ ü delillerd e h ak lıd ır. H a k ik a te n tü rk şiirin in bu gün, düne nazaran geri o ld u ğ u n u id d i aya im kân y o k tu r, tü r k h a lk ın d a k i şi ir alâk asın ın N edim dev rin d en çok i- lerid e olduğu da şü p h esizd ir. Şu h al de şiir b u h ra n ın d a n bah setm ek te m a na var m ıd ır?
B u iki d elil ne y azık ki davayı kö k ü n d en halletm ey e k âfi gelm iyor.
E velâ ş iirin ölüm ünden bahseden ler, eskisi k ad a r büyük şa irle r y e tiş m ed iğ in i değil, şiire k arşı h alk ın gös te rd iğ i alâk an ın azalm asını kasdet- m ek ted irler.
M evzuu bahs olan dünya ölçüsünde b ir şiirsizleşm e cerey an ıd ır. B u id d i ayı o rtay a atanlarsa, ş iir alâkasının az lığ ım isbat edecek m addî d e lille ri de ellerin d e tu tm a k ta d ırla r: A vrupada hiç b ir zam an ş iir b u g ü n k ü kad ar az satılm am ıştır. Ve gene hiç b ir zaman şairin halk nazarındaki m evki ve ehe- m iy eti b u g ünkü kad ar azalm am ıştır. B ilm em bu n o k ta ü zerinde hep m ü tte fik m iyiz? F ak at ş iirin istik b a li mev zu bahs olurken, bu m esele bizzat şa irin seviyesinden daha b ü yük b ir ehe- m iy et arzetm ek lâzım d eğ il m id ir? Ç ünkü n ih ay et in san lık kü tü p h an esi, geçm iş a sırla rın y a d ig â rı olan bitm ez tükenm ez şiir h âz in eleriy le dolu bir anbardır. A rtık b ü y ü k şa irle r y etişm e se bile, bu hazine, gelecek n e sille rin ş iir aç lığ ın ı fazlasiyle doyurm aya ye tecek k adar zengidir. A sıl m esele bu açlığın duyulm asında, bu ih tiy a c ın de- vam ındadır.
H a lb u k i yavaş yavaş azalm akta olan da bu şiir ih tiy a cı değil m id ir? ik tis a dın arz ve taleb k an u n u n u n san a tta ay n i k atiy etle cari o lduğu id d ia edi lemez. Ş iir taleb in in pek az olduğu yerde şiir arzın ın pek geniş olm asına, yani b üyük şa irle rin y etişm esine hiç b ir m ani tasavvur edem iyorum . Bu i- tib a rla - k ıy m etle rin i tay in d e gene is tik b alin en iyi ölçü olacağını kabul e t tiğ im iz - çok kıym etli şa irle r zam anı m ızı şereflen d irm ek te olab ilirler. Bu hal cem iyetin g it gide şiirsizleşm ekte olduğu id d iasın ı körletem ez.
D ünya ölçüsünde konuşuyoruz. F a k at m ünh asıren m em leketim izi ele a- lacak olu rsak d o nnee’lerin değişm esi bizi yanıltm am alıdır. B u gün d ünün a- y arın d a ve belki daha yüksek şairlere m alik olduğum uzu C ahid S ıtk ı ile be raber kabul ediyorum . Ş iir alâkasının
Yazan: Yaşar Nrtbl
b ugün hacm en N edim d ev rin d en y ü k sek o lduğu düşüncesinde de o n u n la beraberim .
A ncak, bizden bahsederken, bazı n o k ta la rın gözden k açırılm ası icab e t tiğ i fik rin d ey im . H e r şeyden önce, N e dim d evri ile devrim izi k ıy aslark en , arada, b u g ü n ü n lehine, n isb etsiz b ir b ilg i fa rk ın ın m ev cu d iy etin i in k âr e- dem eyiz. B izde esasen hiç b ir zam an, g arb te k i gibi geniş b ir ş iir alâkası te essüs etm iş d e ğ ild ir ki, b u gün, düne nazaran kem m iyetçe düşük b ir alâk a dan bahsedebilirim .
K em m iyetçe, diyorum . Ç ünkü k ey fiy e ti ele alırsak daha başka b ir m an zara k arşısın d a b u lu n d u ğ u m u zu fa r- k etm ek ten kendim izi alam ayız. E n te le k tü e lle r arasında ş iir ah rsı azal m aktadır.
D ün, bilhassa bizim cem iyetim izde, ş iir zevki ve alâkası e n te le k tü e lliğ in başlıca k a ra k te ri say ılırd ı. Şim di m ik- darça pek çoğalm ış olan en te le k tü e l lerim iz arasında, düne nisb etle ş iir zevkinin ve alâkasının azalm ış oldu ğunu in k âr ed eb ilir m iyiz? Şu halde, bugün şiir o k u y an larım ızın say ısı N e dim d evrinden daha yüksek olsa bile, bu, b ir şey isbat etm ez.
H a k ik î şiiri, h er zam an ve h e r yerde, e n te le k tü e lle r b eslem iştir. M akine m e d en iy etin in m ad d ileştirici te s irle ri i- se en ziyade bu en te le k tü e l züm re ü- zerinde te s irin i icra etm ek ted ir. Cem i y e tin iş bölüm ünde m evki alan h e r ça lışm a sahası, üzerinde çalışandan, g ü n den güne daha geniş ve daha d erin b ir te k n ik ihtisas istem ek ted ir. Ş iirle hiç alâka ve m ünasebeti olm ıyan, hekim lik gibi, m ühen d islik gibi sah alard a çalışanlar, m eslek lerin in k e n d ile rin
den iste d iğ i ih tisa sı tem in etm ek için b ü tü n d ik k a tle rin i ona h asretm ek te, ş iir okum aya pek az vak it bulm akta, ve bu v ak ti bulsa bile, tekâm ülü icabı g it gide ih tisaslaşan ve erbabı a rasın d a k onuşulan b ir nevi tek n ik dil h aline gelen b u g ü n k ü şiir, onda, zevkine va rılm ak için çözülm esi uzu n zam anlara m ü tev ak k ıf b ir h iy e ro ğ lif te s iri y ap tığ ın d a n , bu şiire alâka bağlayam a- m aktadır.
Ş iirle yakın d an uğraşm ış o lan ların bile, uzunca b ir m ü d d et bu tem ası k ay b e ttik ten sonra, te k ra r okum ak is te d ik le ri zaman yeni şiirle karşılaşan ca ne k adar sa rsıld ık la rım görm ü y o r m usunuz? H ay ır, a rtık şiir, h e r istiy e- nin, h e r hangi b ir boş zam anında göz gezd irip derhal zevkine v arabileceği h arcı âlem m etağ olm aktan ç ık m ıştır. Ş iirin bu tek n ik tek âm ü lü de, e tra fın daki alâka çenberin in gevşem esini in taç eden ay rı bir sebeb olm ak tad ır.
îlk bak ışta san ıld ığ ı k adar b a sit ve omuz silkilecek b ir id d ia k arşısın d a bulunm adığım ızı anlam ak için, şairle rin, e tra fla rın d a k i m ahdud a lâ k a lıla r çenberinden d ışarısın ı daha d ik k a tli bir gözle te tk ik etm eleri k âfi gelecek tir.
Esasen, bütü n ac ılığ ın a rağm en, ha k ik ati görm em ek için gözlerin i kapa- m ağa taham m ül edem iyenler de yok d e ğ ild ir: M eselâ zam anım ızın en b ü yük şairlerin d en b iri olan P au l C lau- d el’in yeni nesil hak k ın d ak i şu acı hükm üne b a k ın ız :
" G ençliğe bir tem el lâzım dır. T a h a y y ü l ve velûd düşünce yılla rı lâ zım dır. B u n la rı nerede b u lm a lı? D iplom a ları hazırlam ak için bu yıla r k a y b e d il m e kted ir. H a k ik î k ü ltü r ortadan ka l kıyo r. V e hiç okum am ış olan ve y a z maya acele eden bu gençler, tazelen- m iye n ve t aaf f ün eden ka y n a kla rı an d ırıyo r.”