• Sonuç bulunamadı

Bilgi Yayınevi'nin yöneticisi Ahmet Tevfik Küflü deneyimlerini anlatıyor:Kitapçılıkta otuz yıl ve günümüz yayımcılığının sorunları

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Bilgi Yayınevi'nin yöneticisi Ahmet Tevfik Küflü deneyimlerini anlatıyor:Kitapçılıkta otuz yıl ve günümüz yayımcılığının sorunları"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

8 I

K İT A P

K İT A P

/ 9

-i— ---- i---

i---Bilgi Yayınevinin yöneticisi A hm et Tevfik Küflü deneyimlerini anlatıyor:

AHMET TEVFİK KÜFLÜ___________

Yayın dünyasındaki sorunlar gün geçtikçe büyümekte,zorluklar aşılmaz duruma gelmek- | te, un çuvalı gibi vurdukça tozmaktadır. Yak­

laşık çeyrek yüzyıllık bir geçmişi olan yayme- vimizin, yılların birikimiyle bu soruya söyle- ı yeceği çok şey vardır:

1985 yılını bitim ken, “ kitap sektörü” nün durumu, içler açıcıdır. Sık sık “ kitabı geri geri getirelim; can çekişen kitap” gibi yakınmalar | duymaktayız. Bunları söyleyenler yüzde yüz haklı. Ne var ki sözde kalan bu yakınmaların yanı sıra, “ kitap sektörü” bir batağın içinde ! ve yitmek, yok olmak üzere. Yazardan yaym­

a y a , basımcıya, dağıtım adan okura değin uzanan bu zincirleme oluşum, yani “ kitap sektörü” en kötü döneminde.

Türkiye, henüz çağdaşlaşamadığı birçok ko­ nuda (örneğin hava, kara, denizyolları taşıma­ cılığında ya da demokrasinin tam uygulanma­ sında) olduğu gibi kitap konusunda da ne ya­ zık ki treni kaçırmıştır. Yetişebilmesi çok zor, özveri isteyen bir iştir, hükümeti, devleti de işin içine koysak, yine de bu yaratıcı özveriyi gerçekleştirmek olanaksız görünmektedir. Onun için bu sektörü oluşturan birimler, ön­ ce bir birini suçlamak, engellemekten vazgeç­ melidir.

öyleyse sektör her şeyden önce kendi için­ de tutarlılık, bütünlük göstermeli; büyük öz­ veri isteyen bir atılım yapabilmek için tek vü­ cut olmalıdır.

TEK YOL: OKUMAK

Türkiye’de TV, video ve başka dallardaki moda akımlar egemen duruma geçerken, dev­ let, hükümet bu konuya eğilmezken, insanla­ ra kitap okuma alışkanlığını nasıl aşılayaca­ ğız? Üstelik toplumdan oldukça zahmetli bir istekte bulunmaktayız, ö tek i koşulların yanı sıra, bir de zaman öğesi var. Bütün bunları, hem günlük yaşam savaşımı içindeki olanak­ ları kısıtlı insanlardan istemekte hem de Tür­ kiye’nin gelişmesi için tek çıkar yol kitap (ya­ ni okumak) demekteyiz.

Böylesine çelişkili bir durum ortadayken, devletin, hükümetin en tepe noktasından, en küçük bireye değin uzanan ve hepimizi içine alan bu umursamazlık neyle açıklanabilir?

ca beyannamelerinde yüzde yüzyedi olduğu­ nu görüyorsunuz. Kitap sektörünün yatırım­ cılarında ise yıllık kâr, yüzde otuzu geçmemek­ tedir. Bu da iyi işletilen belirli birkaç kuruluş­ tadır. Tampon bölgedeki dağıtıcıların kârı ise, yılda yüzde 18’den çok değildir. İşleri gittik­ çe zorlaşan Anadolu kitapçıları ise sorunları­ nı çözemedikleri için, yılgınlık içinde kitapçı­ lığı bırakmaktadır. Kolluk kuvvetlerinin ey­ lemleriyle, idarenin azarlamaları ve aşağılama­ larıyla daha çok bu kesimler karşı karşıya kal­ maktadır. Bir ilimizin bütün kitapçılarının gözaltına alındığı günlerde, kitap sektörünün öteki kesimleri de başka kesimlerde duyarsız ve ilgisiz kalmışlardır.

1985 Türkiye’sinde bu sektörün bütün ke­ simlerinde tam bir facia noktasına gelinmiş­ tir. Gelecek kuşaklara bu işin meslek olarak seçilmeyeceği işlenmeye başlanmıştır. Öteki zorlukların yanı sıra bu anlayışın da etkisiy­ le, yakında .Anadolu’nun her bin kitapçısın­ dan beş yüzü kapanacaktır. Ayakta durabilen­ lerin çoğu, gazete bayiliği ve kırtasiyeyle işle­ rini döndürmektedir.

Yayın dünyasındaki zorlukların aşılması şu günlerde yazık ki olanaksız gibi görünmekte­ dir. Üst üste gelen zamlar, kâğıttaki nitelik vs. gibi sorunları bir yana bırakın, kâğıdı alıp ba­ sımevine getirebilmek başlıbaşma bir sorun ol­ muştur. ödem eler peşine dönüşmüştür, üre­ tim pahalıdır. Kitabın okuyucunun eline ge­ çinceye kadar geçirdiği evreler, hep artı bir­ takım ödemeler gerektirmektedir.

Üretmek, pazarlamak, satmak, uzun zaman istemektedir. Üstelik vadelidir. Maliyet bile çok uzun bir dönemde geri dönmektedir. Ba­ tan para çoktur.

Sektörde kimseyi suçlamaya varamayan ekonomik zaruretler vardır. Bizans öfkesin­ den önce bunlar dinlenmelidir. Ayrıca, yaz r, yayına, dağıtıcı gibi okur da haklıdır. Sonuçta iş ona yüklenmektedir. Başbakan misali he­ saplarsak; eski ücretlerle alınan kitabın bugün­ kü ücretlerle, ancak yüzde otuzu alınabilmek­ tedir. Yazar daha çok kitap yazarak; yayıncı, dağıtıcı vb. daha çok satarak yaşamak duru­ mundadır. Oysa bütün bu rakamlar erozyon içindedir. Artık ideal baskı sayısı, 3500’e düş­ müştür. Zayıflayan bünyeden daha fazla yük

‘ D evlet, resmi kuruluşların kitaplıkları için piyasadan

kitap alımına gitmelidir. Otuz yıllık yayımcılık

yaşamımızda bütün iktidarlar döneminde, bizim

yayınevi olarak kestiğimiz bir tek fatura yoktur.

Yayınlarımız herkesçe bilinmekte, Cumhurbaşkanları,

başbakanlar, bakanlar, başka yetkililerce yazılı, sözlü

övülüp kutlanmaktadır. Türk kültürüne yaptığım ız

hizmetler söylenmekte ve bu yalnızca övgülerde

kalmaktadır.”

Ne yazık ki bu sektör, sabun köpüğü gibi sönüp gitmekte, can çekişen sektörü kurtar­ mak, diriltmek için bir savaşım verilmesi ge­ rekmektedir. Durum böyleyken öz bırakılıp, ayrıntılarla uğraşılmakta sektör içinde bir ke­ simden ötekine durmadan çeşitli suçlamalar yapılmaktadır. Gerçek suçlular ve suç da hep : üstü kapalı kalmaktadır.

Bu sektörde büyük gelirler olsaydı, büyük sermaye buradan da pastanın en büyük dili­ mini kendine ayırmaz mıydı? Oysa büyük ser­ maye, kitap sektörünün entelektüel albenisi­ ne konarak birkaç kez kıyısından bu cilalı ilaca bakmış, içindeki aayı tadınca, hemen geri çe­ kilmiştir. Türkiye’de zenginler listesinde bir tek yazar, yayıncı vs. yoksa, bu da sektörün ülkedeki cılızlığını verimsizliğini kanıtlamaz mı? Biraz sivrilenlerin de kitap üreterek de- | ğil, başka yayınlarla ya da yan ürünlerle geçi- | ci bir dönem ışıldadıkları ortadadır.

Bugün sanayicilerin yıllık kârlarının,

yalnız-istemek garip değil midir?

Okul kitapları döneminde görülen hareket ve kuyruklar da tam bir aldatmacadır. Kitap­ çı işini, dükkânını bırakarak kendi ilinden ya da ilçesinden deponun bulunduğu ile gelmek­ te, geceden şuaya girmekte, çoğu kez aradı­ ğının çoğunu bulamadan dönmektedir. Ala­ bildiği kitapsa, yaptığı harcamaları bile kar­ şılamamaktadır. Dahası hiçbir zaman insan­ ca karşılanmadığı Milli Eğitim depoları ve onun dışında 5-6 yerde daha aynı çileye kat­ lanmak zorunda kalmaktadır. Çünkü kitapçı bu mesleği duygusal bir nedenle seçmiştir. Bü­ tün bu zorluklara, dükkâmna gelen çoluk ço­ cuğa, ana babalara daha iyi hizmet verebilmek için göğüs germektedir. Bugünkü koşullarda bir profesyonelin meslek olarak kitapçılığı seç­ mesi olanaksızdır.

Bu sektörü soluklandırmak, canlandırmak için bize göre şöyle birtakım önlemler alına­ bilir:

KİTAPÇILIKTA OTUZ YIL

VE GÜNÜMÜZ

YAYIMCILIĞININ

SORUNLARI

Y i ayın dünyasında yılların biriktirdiği sorunlara, giderek yenileri ekleniyor. Bu durum

okurları, basımevlerini ve bu arada yayınevler 'ıni de etkilemeye devam ediyor. Yaşanan

açmazın çözülmesi için getirilen önerileri yansıtması bakımından bu yıl 30. yılını

kutlayan Bilgi Yayınevi kuruluşlarının yöneticisi Ahm et Tevfik Küflü’nün görüşlerine

yer veriyoruz.

1— Kitap sektörü kendi içindeki uyuşmaz­ lıklardan, kısu tartışmalardan kurtularak, bir­ birini destekleyen bir bütünleşme içine girme­ lidir. Gereksiz söylentileri, nemelazımalığı bı­ rakmalı, gerçeğe dayanan otokontrolünü iç­ tenlikle sağlamalıdır. En azından kendi sek­ töründen insanlara, dedikoduya, iftiraya varan durumlarda karşı çıkabilmelidir.

Yazarlar Birliği ile Yaymalar Derneği var

j

olan sorunları saptayıp ortak bir noktada bu- j

luşarak hükümetin karşısına beraberce çıkmalı çözüm istemelilerdir.

Uygulaması zor olsa da, basını, TRT’yi ve velinimetleri okur kitlesini de yanlarına çağır- malıdırlar. Sektör burda bir bütün olmasını bilmelidir. Aksi takdirde bir süre faaliyetleri­ ni de durdurmalıdırlar.

Hepsinden önemlisi devlet başta olmak üze­ re, herkes bu sektörü tanımalı, “ kitap” artık layık olduğu yere bir an önce kavuşmalıdır.

Dış ülkelere kitap satmamızı engelleyen güç­ lükler ortadan kaldırılmalıdır. Devlet bu ko­ nuda yardımcı olmalı dış ülkelerdeki basın ata­ şeliklerimizin baş görevlerinden biri de bu ürünlerin tanıtımı olmalıdır. Hayali ihracat­ lara bile tanınan yüksek vergi iadeleri, kitap dışsatımında dürüst, yapıcı bir biçimde uygu- | laıımalıdır. Dış ülkelerdeki Türklere -sadece i işçilere değil- anadilleriyle olan ürünler kolay­ lıkla ulaştırılmalı, dış ticaret anlaşmalarının bir

maddesi artık “ kitap” olmalıdır.

Hükümet ileri gelenlerinin stadyumlardan ellerinde flamalarla yaptıkları gösterileri, eş­ ya, mobilya, müzik, film şenliklerine göster­ dikleri ilgiyi, kitap fuarlarında da görebilme­ liyiz. —

Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üze­ re, öteki devlet yetkilileri, sanatçılar, artistler ve TV’nin, kısacası ülke yönetimi ve kültürün­ de etkisi olabilecek her kişinin, her kurumun

BİLGİ YAYINEVİ I S GENEL KATA LOĞU

3

__________________

m a ili_____________________ ;_____

CÜNEYT ARCAYÜREK AÇIKLIYOR

1 . DEMOKRASİNİN İLK YILLARI

1 9 4 7 - 1 9 5 1 8 0 0 .

-2 . YENÎ İKTİDAR YENİ DÖNEM

1 9 5 1 - 1 9 5 4 9 0 0 .

-3 . B İR İKTİDAR, B İR İHTİLAL

1 9 5 5 - 1 9 6 0 1 2 0 0 .

-4 . YENÎ DEMOKRASİ YENİ ARAYIŞLAR 1 9 6 0 - 1 9 6 5

1 1 2 0 0 .

-5 . DEMİREL DÖNEMÎ- 12 MART

DARBESİ 1 9 6 5 - 1 9 7 1 1 2 0 0 .

-6 . ÇANKAYA'YA GİDEN YOL

1 9 7 1 - 1 9 7 3 1 8 0 0 .

-7 . DEMOKRASİNİN SONB 'ÜARI

1 9 7 7 - 1 9 7 8 2 0 0 0 . -8 . MÜDAHALENİN AYAK SESLERİ 1 9 7 8 - 1 9 7 9 1 6 0 0 . -KU - DE - TA ( B ü y ü k l e r e M a s a l l a r ) 7 0 0 . -BİLGİ DİZİSİ Sovyet Gözüyle Jön Türkler

. İzmir’de Yunanlıların Son Günleri Avrupa Meydan Okuyor

İktidar Seçkinleri Devirden Devire -1 . Devirden Devire-II

Devirden Devire-III . Marksizm ve Cinsel Devrim

Kooperatifçilik

Çağdaş Kapitalizmin Bunalımı Kara Kitap / Şili’de Amerikan Darbesi Türk Düşününde Batı Sorunu

Beş Komünizm Güzel Huzursuzluk Günün İçinden İstiklâl Mahkemeleri İslâmcılık, Ulusçuluk, Sosyalizm Sil Baştan Kutsal İnekler

Türkiye’de Çok Partili Politikanın Açıklamalı Kronolojisi Olaylar ve İnsanlar -1 Olaylar ve İnsanlar-3 Müzik Kılavuzu Sibernetik Yaratıcılık Bizden Çocuğa Türk Romanı Malta Sürgünleri Malta Sürgünleri (Ciltli) Faıin Rüştü Zorlu’nun öyküsü Türkiye Ekonomisi (198&-1985)

Y.Aşatoviç Petrosyan Bilge U m ar E rnest Mandel W right Mills H V. Velidedcoğlu H. V. Velidedeoğlu H. V. Velidedeoğlu Alexandra K ollantai Ziya Gökalp Mülayim Swpzy-Baran-Magdoff Arm ando Uribe Niyazi Berkes ( illes M artinet M ümtaz Soysal İıham i Soysal F.rgun Aybars Niyazi Berkes N adir Nadi Sadun Tanju I eroz - B. T. Ahmad lla sa n Pulur h a ş a n Pulur F aruk Yener 1 oygar Akman Dr. Rafet E rten R. P atrick Finn Bilâl Şim şir Bilâl Şim şir Semih Günver O rtak K itap

BİLGİ YAYINEVİ Meşrutiyet Cad. 46/A 06442 Yenişehlr-Ankara Tel: 31 81 22 31 16 65

— Siparişlerinizin tutarı 5 QO0 TL dan az olmamalıdır Siparişlerinizin tutarını H A VA LE. PO STA ya da DAM GA PU LU olarak gönderebilirsiniz Ö D EM ELİ siparişlerinizde posın matrah ödemeli bedeline eklen«

1000.— 1000.— 550.— 1200.— 900.— 900.— 1100.— 900.— 1200.— 900.— 500.— 600.— 600.— 500.— 750.— 550.— 700.— 500.— 500.— 1200. — 1000. — 1300.— 1400.— 900.— 500.— 750.— 1300.— 2000. — 750.— 850.—

kitabı, okumayı özendirici davranışları kamu­ oyuna yansıtılmalıdır. Çünkü bu, herkesin ka­ tılacağı çağdaş ve onurlu bir savaşımdır.

2. Ülkemizde yayıncılık devlet desteği gör­ memektedir, oysa Kültür Bakanlığı başta ol­ mak üzere, bütün kültür ve eğitim kurumla- rında daha çok üretimde bulunmakta, hizmet vermektedir.

Devlet, resmi kuruluşların kitaplıkları için piyasadan kitap alımına girmelidir. Yirmi yıl­ lık yayıncılık yaşamımızda (kitapçılıkta otuz yıl) bütün iktidarlar döneminde, bizim yayı­ nevi olarak kestiğimiz bir tek toplu fatura yok­ tur. Yayınlarımız herkesçe bilinmekte, cum­ hurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar, başka yetkililerce yazılı,sözlü övülüp kutlanmakta­ dır.Türk kültürüne yaptığımız hizmetler söy­ lenmekte ve bu yalnızca övgülerde kalmakta­ dır.Yayıncı meslektaşlarımızda da durumun pek farklı olduğunu sanmıyorum.

Resmi kuruluşlar, kitapla ilgili kimi toplan­ tılar, sergiler düzenlemekte, oraya çiçekler, içecekler vb. satın almakta, serginin asıl ne­ deni olan kitaplar bizden emanet istenmekte­ dir.

Her şeyi yaptıklarını ileri süren iktidarlar, henüz kitap kâğıdı yapamamışlardır. Basılan kitapların çoğu gazete kâğıdına basılmaktadır. Kitabın özgün hammaddeleri devlet fabrika­ larında üretilmeli, basılan kitapların mali ve öteki belgeleri doğrultusunda, yayıncılara ve­ rilmelidir. Bir dönemin sanayi bakanı bu öne­ rimize, “ Ya yayıncılar karaborsa yaparsa?” diye karşılık vermiştir. Oysa o sırada kitap sek­ törünün dışında herkes karaborsa yapıyor ve kitaplar karaborsa kâğıtlara basılıyordu. Ki­ tap sektörünün kullandığı kâğıt, devlet üreti­ minin yalnızca yüzde beşidir. Bu filigranlı ola­ rak üretilebilir. Böylesine küçük miktarday­ sa esasen karaborsa olmaz. Bunu denetlemek olanağı ise her zaman vardır. Kurulacak kü­ çük bir komisyon, bu ülkede bir kitabın ne ka­ dar basılabileceğini doğru olarak saptayabi­ lir.

% 40-50 ORANÎNDA VERGİ İADESİ FERAHLIK YARATIR

KDV artık bütünüyle hayatımıza girmiştir. Esasen bir yıl öncesine kadar KDV zaten yoktu ve kitap sektöründe de işler gene böyleydi. De­ mek ki asıl sorun KDV değildi. Bu durumda kitaptan da kaldırılması, çözüm görünmemek­ tedir. Şimdiki uygulamada, kitabı üretirken KDV alınmaktadır; satarken çıkarılması do­ ğal olarak olanaksızdır. Kitaba özendirici öl­ çüde ve ayrıcalıklı bir vergi iadesi getirilmeli­ dir. Örneğin, yüzde 40-50 oranlarına ulaşan bir vergi iadesi, sektöre büyük ölçüde ferah­ lık getirebilir. Şöyle ki: 1.000.- TL.lık bir uy­ gulama olacağı söylenebilir. Ayrıca bu uygu­ lama, sektörün ne kadar düzenli olduğunu ka­ nıtlayacak, kendi içindeki dedikodu, karala­ malar bitecek .herkesin saçı önüne dökülecek­ tir.Gerçekten kim satıyor,kirtı satmıyor belli olacaktır. Büyük ölçüde ve diğer emtialardan farklı bir vergi iadesi temel çözümlerden biri­ dir.

Ülkemizin kalkınmada öncelik tanınan böl­ gelerinde sanayicilere gösterilen yatırım, ver­ gi indirimi gibi kimi kolaylıklar bu sektörü de bütün ülke genelinde kapsamalıdır. Kitaba ve­ rilecek her türlü hizmet, günümüzün en bü­ yük sermayesi “ beyine” olacağı için, karşılı­ ğım en somut biçimde verecektir. Çünkü bu hizmet, bir köprü, bir otoyol, bir barajdan da­ ha önemlidir. Bu oluşumları sağlayacak, te­ mel etkendir. Yoksa körler ülkesinde şaşılar kral olacaktır.

Akla gelen önerileri şöyle özetlenebilir: a) Kitap kulüplerine kolaylıklar sağlanma­ lı, kitap fuarları ve kitaba yönelik toplantılar için belediye ve devlet yapılarından, hizmet­ lerinden yararlanılmalıdır.

b) öğretmenler küçük yaşta okümayı sev- dirmeli, eğitimin temel taşlarından en önem­ lisinin kitap olduğu bilincini vermelidir. Bu ne­ denle öğrenci, öğretmen ve öğretim görevlile­ rine kitap ahmlannı kolaylaştırmak için, “ ayni yardım” yapılmalıdır. Bu, örneğin reçete uy­ gulamasında olduğu gibi, ya da ek ödeme bi­

çiminde bir yolla yapılabilir.

c) Telif ücretlerindeki istisna 900.000 - TL.dan, kişi başına üç milyona çıkarılmalı ve bunun -hangi aklı evvel önerdiyse- stopaja dö­ nüşmesi engellenmelidir. Yazarların istisna haklarının geri alınmasına biz yayıncılar da karşıyız ve birçok konularda tanınan üç mil­ yonluk istisnanın telif haklarına da getirilme­ sini istiyoruz. Başlangıçta hükümet bünyesi­ nin benimsediği üç milyonluk istisnadan Bü­ yük Millet Meclisi’nde geri dönülmesini bek­ liyoruz. Ancak bundan fazlası stopaja alınma­ lıdır.

ç) Basımevi yatırımları astronomik sayıla­ ra ulaşmıştır. Basımevinin makine alıntında­ ki gümrük oranı, hiç değilse belli bir süre ve ölçülerde indirilmelidir. Bu konuda ideal bir altyapı oluşturulursa basit bir biçimde, büyük döviz girdisine neden olacak dış hizmetler ko­ laylıkla verilebilinir.

d) Çok pahalı olan PTT hizmetleri, bütün uygar ülkelerdeki ölçülerle yayın hayatına gir­ melidir.

YAZARLARA VERGİ BAĞIŞIKLIĞI

Türkiyemizin bütçesi 4 trilyonluk bir büt­ çedir. Telif kazançlarından elde edileceği umu­ lan 30 milyonluk bir katkı bu büyük bütçe için çok küçük bir rakamdır. Bu yüzden yazarla­ ra vergi istisnası muhakkak tanınmalı ve Türk yazınına (araştırmalara, bilimsel eserlere, şii­ re, romana, hikâyeye, tiyatro eserlerine vb.) en az bir milyarı bulan ödül taksim edilmeli ve yazma, üretme ciddi bir şekilde özendiril­ melidir. Yazarlarımızın kitap üretimi konu­ sunda mesleki bazı tereddütleri olmakta, ra­ hatsızlıklar hissedilmektedir. Mesleki teşekkül­ leri bunları ortadan kaldıracak uygulanabilir ve herkesi tatmin eden ideal öneriler getir­ melidir. Telif ücretinin “ arızi” kazanç oldu­ ğu berrak bir biçimde hükme bağlanmalı ve buradaki KDV olayındaki şüphe yazarın lehi­ ne ortadan kaldırılmalıdır.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Şimdi çok iyi bir okulda, Kartal Mehmet Akif Ersoy Anadolu İmam Hatip Lisesinde kimya öğretmeni- yim.. Yine anlatıyor,

Her akşam dünya sorunla­ rını tartışma ve sık sık ağız ça- tışmalan; bir daha aynı masa­ da oturmamaya karar verme­ ler.. Öfkelenince gider ayrı bir

Hisarın igüney 'batısında ve bir küçük tepe üzerinde bulunan silindir şeklindeki büyük kule ise Zağanos Paşa taralından yaptırılmıştır.. Kapısının

 Gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere, pek çok ülkede temel eğitim olanaklarına sahip olmayan milyonlarca insan bulunmaktadır.  Dünyada 1

Özel alandaki toplumsal cinsiyet rollerinin devamı sonucunda, hane içindeki ücretlendirilmemiş aile içi iş sorumlulukları kadınlar üzerinde kalmaya devam etmiş

Sanıyorum ki Uluslararası Paris Şiir Şenliği yalnız şiir yönünden değil, öbür sanat dallarıyla da karşılaştırıldığında anlaşılacağı gibi özelliği

Özal bunların hepsini var etti ama şu geçim sıkıntısının gittikçe ağırlaşması İnanınız halkı bez­ d ird i.... — Başka çare

Bu çalışmada kullanılan dizel motorlu jeneratör seti için petrol kökenli dizel yakıtı yerine düşük oranlarda alkol katkılı dizel yakıt karışımlarının kullanımı