• Sonuç bulunamadı

Suyu arayan adam

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Suyu arayan adam"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Suyu

Arayan

Adam

B

ngüne dek bir çok değerli

insanla tanıştım, dost ol­ dum. Bunlardan çoğunu ne­ rede, nasıl tanıdığımı unutmu- şumdur. Şevket Süreyya için öy­ le değil. Onunla ilk görüştüğüm günü hâlâ bugünmüş gibi anım- sarım: İkinci Cihan Savaşmm sonlarına doğru, kasvetli bir güz akşamı idi, matbaada beni gör­ meye geldi. Cıvü cıvıl zekâ fış­ kıran mavi gözleri, pembe ya- naklariyle, orta boylu, tombul­ ca bir adam. Ziyaret nedeni hakkında hiç bir açıklama yap­ maya gerek duymaksızın, sanki kırk yıldır ahbapmışız gibi doğ­ rudan konuya girdi. Yurdumu­ zun geri kalmışlığı Şevket Sü­ reyya’yı üzüyordu. Başka ülke­ ler dev adımiariyle ilerlerken bi­ zim santimetre hesabı yerimizde »ayar durumumuz gelecek için tehlikeli bir işaretti. Ne yapıp edip silkinmeli, çağdaş uygarlık düzeyine bir an önce yetişme- liydik. Ekonomik kalkınmanın İtici gücünü devletin önderliğin­ de aramalıydık. Toplumsal çı­ karları her şeyin üstünde tutan iyi yetişmiş ülkücü bir kadro devlet yönetiminde görev alırsa kısa sürede başarıya ulaşmamız olanaksız değildi.

Heyecanlı ama yumuşak bir »esle, adeta vaaz eder gibi ko­ nuşuyordu. Böylece bir saat ka­ dar içini döktükten sonra ayrıl­ dı gitti. Şevket Süreyya'nın dav­ ranışında beni şaşırtan, belki daha çok da sevindiren, tanıma­ dığı birine gelip ona hiç bir is­ tekte ve öneride bulunmaksızın sadece yurt sorunları üzerinde kaygılarım, düşüncelerini açık­ lamış olmasıydı, ilk görüşme­ mizin bir daha çıkmamasıya belleğime çakılıp kalması da her halde bundan ötürüdür.

Sonraları onunla çok buluş­ tuk, çok sohbet ettik. Yaşlan­ dıkça mavi gözlerinin cıvıltısı biraz buğulanır gibi oluyor, tombul yanaklarının pembesi gi­ derek soluyor, sesi titrek bir hal alıyordu. Ama ele aldığı konu­ ları aynı yumuşak heyecanla sa­ vunuyor, karşı düşünceleri si­ nirlenmeden, kızmadan, ancak gerçek bilgelerde rastlanır bü­ yük bir hoşgörü ile dinliyordu.

Şevket Süreyya tam anlamiyle bir eylem adamı değildi. Gerçi çocuk denecek bir yaşta Turan­ cılığa heveslenmiş, yüreğini ya­ kan o ateşle gönüllü olarak sa­ vaşa katılmış, daha sonra yüz seksen derecelik bir dönüşle marksist dünya görüşüne bağ­ lanmıştı. Ülkücü bir gencin ruh­ sal depremleri diyebileceğimiz bu bir uçlan bir uca kayış uzun sürmemiştir. Deprem erken du­ rulmuş ve Şevket Süreyya’nın düşün adamı kişiliği su yüzüne çıkmıştır. Ondaki yapıcı, olum­ lu cevheri ilk keşfeden Atatürk oldu. Bir köşeye itecek yerde ona görevler verdi. O da verilen görevleri alnının akı ile başardı, aynca, ömrünün sonuna değin yazdığı sayısız makaleler, cilt cilt kitaplarla ulusal kültürü­ müze değerli katkılarda bulun­ du. Blarksizmden aldığı diyalek­ tik yöntemi kimi zaman kişisel bir anlayışla uygulaması Şevket Süreyya'nın yapıtlarına özel bir renk katmazsa da arada bir onu hafif çelişkilere düşürdüğü de olur. (Bayları kalın çizgileri için­ de irdeleyip kısa yoldan kesin yargılara varmaktan hoşlanma­ dığı için ayrıntılara uzanması, belki de bir takım yanılgılarının başlıca nedeni sayılabilir. Şev­ ket Süreyya dört büyük'* yaşam öyküsü yazmıştır. Her biri ayrı bir değer taşıyan bu yaşam öy­ külerinin en ilginci bence (Su­ yu Arayan Adanı )dır. Bu, Şev­ ket Süreyya’nın kendi yaşam öy­ küsüdür. Burada (Su) sözcüğü­ nü mutluluk anlamına alıyo­ rum. Evet mutluluk. Ama Şev­ ket Süreyya’nın değil, toplu­ mun, Türk toptumunun mutlu­ luğu. tik e sorunları üzerine ka­ fa yoran genç kuşaklara bu ki­ tabı okumalarını yürekten salık «eririm.

MADİK NADİ

Taha Toros Arşivi I

Referanslar

Benzer Belgeler

Örneğin bir Reggi- ani, bir Brel, bir B£caud gibi, iyi bir şarkıcı her şeyden önce iyi bir yorumcu olmalıdır.” • Örneklerine en çok Fransız Chanson

Matematik, hayatı dolu dolu yaşamış insanların sevinçleri, üzüntüleri, başarı ve yenilgileriyle oluşturdukları bir insanlık macerasıdır.. Bu kitapta, bir

f e f li 1935arası) Mithatpaşa Köşkü ~ 3 bahçesinde soldan “ -mm f sağa Naci Sadullah, Nazım Hikmet, kızkardeşi Sam iye, Mahmut Yesari, Sam iye ile Şeyda'nın

Amaç: Bu çalışmanın amacı, aşırı aktif mesane tedavisinde kullanılan bir antimuskarinik ajan olan tolterodin tartaratın nazal mukosiliyer klirens.. üzerine

İstanbul halkının en çok rağbet ettiği mesirelerin başında şüphesiz ki Kağıthane gelmektedir.. Ahmet'in saltanatında yani Lâle Devri'nde Kağıthane Mesiresi,

Geçmişte fırça kullanan, batı müziği parelelinde eser­ ler hazırlayan ve Fransızca şiirler yazan bir ana-kız’ın, bu kitapta yeralmasını

aylarda plazma kökenli hepatit B afl›s› (Hevac B, Pasteur Institute, Fransa) veya rekombinant DNA hepatit B afl›s› (Engerix B, SmithKline Biologicals, Belçika) ile

teşkilâtının alıp yürüdüğü şu za­ m anda bu faaliyetlerin memle­ ket içinde vukua getireceği fena­ lıkları önlemek için h er devletin em niyet ve polis