Bu da benim fikrim
- T T —î Z--Í5 7 7Ağaoğlu Ahmet ve
Samed Ağaoğlu
---
— ■ - . . ...
-Baba millete ne demişti, evlât genç
liğe ve münevvere ne tavsiye ediyor?
yazan : Niyazi Ahmet Banoğlu
S
AMED Ağaoğlunun kısa fasılaile çıkan iki yazısını okudum. Birincisi “Türk gençliğine ve fikir adamına düşen vazife,,. İkincisi "Der vişane bir görüş,,.
Genç; ateşli, cesur! Bilgin Samed Ağaoğlu, son makalesini, pek garip iki cümle ile bitiriyor. İşte bu cüm._ leler:
“ Herhangi bir iltibasa meyd-an ver memek için bu yazının yalnız bama ait fikirleri ifade ettiğini söyliyelim.
“ Mensup olduğum bir partinin mev
cudiyetine rağmen yalnız bana ait
olan fikirlerim vardır ve bu fikirleri sırası geldikçe birer birer ortaya ko yacağım. ,,
Ne kadar garip değil m i? Samed
Ağaoğlunun mensup olduğu parti var dır, fakat fikirleri de vardır. Olabi lir, bundan tabiî ne var? Yalnız , bu fikirlerle, iman etmiş olması icıı beden partinin bir ilgisi nasıl olmu yor ?
Adnan Adıvann bir makalesini
“ acayip,, ve “ kapalı bir ifade,, diye tenkid eden Ağaoğlunun cümlelerin,
deki fikirlerine biz ad vermiyelim
de, bunu okuyuculara bırakalım.
Samed Ağaoğlu, yazık ki, diğer
fikirlerinde de tezadl-ara düşmekten
kendini kurtaramıyor.
Türk üniversitesi' .muhtariyetine
kavuşmuştur. Muharrire göre “ onla
ra giydirilmiş bulunan muhtariyet
elbisesinin içine iyice yerleşmek ar tık kendilerine düşen bir iştir.,, Sa
nrı ed Ağaoğlu bunu söylüyor ama,
hemen arkasından, kendini büyük
davasının (!) alevlerine kaptırarak
muhtar ve hür üniversiteli gençe 1
öğüt vermek lüzumunu duyuyor
"istiklâlin büyük değeri nıuvazaasız olduğu zaman meydana, çıkar. Ken - dilerine teklif edilecek muvazaaları kabul etmemek münevverin ve gencin
vazifesidir. , „
Samed Ağaoğlu müthiş bir istsb - dat şüphesi yaratmak arzusunu, sa tırları arasında gizlmeyerek her tür. Hi şiddeti tavsiye ediyor “ Türk mü nevveri, idare edenlerde şahsi idare ye doğru herhangi bir temayül gör -
düğü zaman bunu şu veya bu mülâ hazaya kapılmadan pervasızca tenkit
eder ve Türk genci de hu miinev - verin himaye ve korunması işini üze. rine alırsa memlekette yeıı,i başlamış
bulunan demokrasi kuvvetlenebilir,
inkişaf ederek ycrljşir. „
Cemiyet içindeki şahsi idare cami .
yetin fefdlerl olan şahısların fikri
l demek değil midir? %) halde, sayın
muharrir, partisine bile maledemedi- ği şahsi fikirlerini hangi hak ve salâ biyelle bütün münevverlere ve bütün
gen,çliğe kabul ettirmeğe çalışıyor
da, kendi fikirleri dışındaki fikir ce reyanlarına hak tanımıyor?
İkinci makalesinde, dilinin altında kileri daha anlaşılır hale getiriyor.
“ Evvelâ katiyen tereddüt etmemek icabeden bir gerçek vardır: Hürriyet, | ismi ister kıral olsun, ister diktatör olsun, ister eumhurreisi olsun, cemi yeti hürriyetsiz olarak idare etmeğe çalışmış olan tarafından verilmez. Hür riyet yalnız alınabilir ve zorla alına bilir. „
Hürriyet bir bütün olarak alınmalı imiş, gizli kapaklı konuşmaya lü - zum yokmuş, artık idare;' maslahat lar, hikmeti hükümet ve siyasetlere nihayet vermek zamanı gelmiş.
★
Recep Peker kabinesinin iç politi
kasındaki gelişmelerin emarelerini,
görüyoruz. Başarılacak işler hakkın
da bizzat başbakan bütün izahatı
açıkça millete bildirdi, fakat muha. le.fet sevdasında olanlar şimdiden : “ bunlar söz, bakalım- olacak m ı?„ diyorlar.
Her yerde, bütün dünyada olduğu gibi Türkiyede de hürriyeti kayıt al tına gene bizatihi hürriyet almakta dır. Yani, kanun dairesinde hürriyet vardır. Fakat bunu da anlamak iste miyorlar.
insan hazan tesadüfleri bazı sebep lere yorar. Bir tesadüfle, “ Dumlupı-
nar şahikasında,, başlıklı Ağaoğlu
Ahmedüı bir makalesi elime geçti. ;
Topyekûn hürriyet isteyen Ağaoğlu
zadenin makalelerini okuduktan son. j ra elime geçen bu makale beni uzun uzun düşündürdü. Babanın senelerce önce mukaddes bir heyecanla yazdı - ğı bu makalenin tek bir izini ruhun da taşımayan evlâdın fikirleri, aca. ba mezarında Ağaoğlunun ruhunu mu incitti de, beni vasıta yapmak istedi? Hayır, mantıkim böyle düşünmüyor, yalnız iyi, yerinde bir tesadüf oldu.
“Dumlupınar şahikasında,, da Ağa
oğhı Ahmet, ukalâ bir dostu ile ko nuşuyor. Ona söylediği sözlerden bir kaçını buraya naklediyorum:
“ Anladık, anladık ukalâ arkadaş ! Günüp teranesi şimdi de “ söz başka iş başka,, dan ibarettir! Zaten bu gi bi teraneleri icatta bereket versin emsalsiz değil m iyiz? Başkaları ibda
kuvvetlerini ilim, fen ve sanat <
larında ibraz ederler, Biz ise t.red-
(Devetnı 5 incide)
Taha Toros Arşivi