• Sonuç bulunamadı

Mahmut Cuda ile bitmemiş bir görüşme

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Mahmut Cuda ile bitmemiş bir görüşme"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

MAHMUT CÜDA İLE BÎT/ME/MİŞ BÎR

GÖRÜŞME

MEHMET ERGÜVEN

Ressam MAHMUT CÜDA bir sabah kahvaltısı sırasında.

Bu kadar laf ettik; yazın bunları bitsin işte...Ama ortaya pek bir şey çıkmadı...

Olsun, bu kez de böyle olsun.

Mahmut Cüda, geçen yıl yazdığı bir mektupta yazın İzmir’e gelip iki hafta bende kalacağını bildirdiği zaman dünyalar benim olmuştu. Bu süre içinde birçok şeyi birlikte paylaşırken, kim bilir nice ilginç ayrıntılar yakala­ yıp daha önce üstünkörü geçtiğimiz nice tartışmaları artık belgeleyecektim! Ama böyle olmadı. Karşılaşma­ nın ilk on günü "nasılsa daha zaman var"la geçince, herşe- yi son birkaç güne, üstlık oldukça bölük pörçük bir biçim ­ de sıkıştırmak zorunda kaldık.

Cuda'mn yaşamı genelde "az"lar üstüne kurulu. Az yiyor, az sinirleniyor, az çalışıyor, elinde sürekli içki bardağıyla görülmesine karşın az içiyor... İçimden, an­ cak dengesi böyle "az "lar üstüne kurulu tutumla bir ya­ şamla, belli konulardaki " ç o k ” lara güç biriktirilebileceğini düşünüyorum. Nitekim, Cuda'mn dostluğu, kendikini oluşturan çevreye duyduğu saygı ve bunun doğal sonucu olarak insan sevgisi, alışılmışın çok üstünde.

Bu ustayla daha önce yaptığım yazıya geçen konuşma­ lar, genellikle gecenin geç saatlerinde başlıyor, konyak ve çay eşliğindeki söyleşi nihayet birbirimizi anlamaktan umudu kestiğimiz sabahın erken saatlerinde bitiyordu. Buna göre Cüda, kendisine yönelttiğim soruyla ilgili dü­

40

şüncelerini açıklarken, ben de belli yerleri not ediyor, bunları toparlayıp temize çekmeden önce son biçime birlikte karar veriyorduk. Ancak bu kez alıştığımız düzen tepetaklak olmuş, görüşmeyi kahvaltı sonrasına almıştık. Gerçi bugün bile anlamış değilim, ama söyleşi sırasında gün ışığının her ikimize de yaramadığı daha ilk aşamada ortaya çıkm ıştı. Cüda, soruya yanıt verecek yerde, soru­ nun kendisiyle uğraşıp, sözcükler üstünde duruyordu.

O sabah artık yitirecek zamanımız kalmadığını, ne yapacaksak bir an önce yapmamız gerektiğini söyleyince, hafifçe gülümseyip, "Ne duruyoruz, başlayalım öyleyse" dedi. Hemen kalem kağıt getirip, önceden tasarladığım ilk soruyu yönelttim:

— Mahmut Bey, sizce günümüz Türk resmi, yüzyıllık geçmişinden yola çıkarak kendi kendisini üretebilir duruma gelmiş midir?

— Yanılmıyorsam buna benzer bir soruyu daha önce de sormuştunuz.

— ö y le , ama araya başka şeyler girdiğinden, bu ko ­ nuyu atlamıştık.

— Olabilir, ancak benim söyleyeceklerim daha önce söylediklerimden pek farklı olmayacak.

— Olsun...

— Aslında birkaç kişi dışında biz hala taklitten başka bir şey yapmıyoruz. Avrupa'da pat, burda çat! Haberleş­ me olanakları öylesine hızlandı ki, dünyanın herhangi bir köşesindeki olaydan anında haberdar olabiliyoruz.

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Bir İstanbul şairi olan Yahya Kemal Beyatiı, İstanbul’un her tepe - sini ve her sokağını gezdi.. Şim di kendisi gibi İstanbul aşığı olan Orhan Veli

rı seni evinden hiçbir şey çıkaramaz.” Jennetivin yü- zündeki garip ifadeyi gördüğünde, “Senin bir dèr- din var galiba, diye ekledi. Jenneth başını

Uluslararası bir suikastla kendi devletinde şehid edilen ve şehadetinden yaklaşık 80 yıl sonra İstanbul’da ve İs- tanbulluların yoğun ilgi ve katılımlarıyla anılan Hasan

Paris’te ve Cenevre’de okumuş, İkinci Meşrutiyet öncesi süıgüne gönderilmiş Osmanlı aydınlan arasında yer alan, Meşrutiyet’ten sonra tarih ve edebiyat konulu

Osmanlı Devleti klâsik iktisadî sistemini İslâm-Türk Medeniyetinden devralmıştır. İslam Hukuku, Osmanlı iktisat sisteminin temelini oluşturmuştur. Para, maliye, fiyat

Evet, Cahide Sonku, oyuncu Nur­ seli İdiz in, rejisör Hakan Altıner in ve va- zar Nezihe Araz in bakışıyla “Cahide” mü­ zikaliyle Talimhane Sahnesi nde selamla­ yacak

Attilâ Ilhan’ı 16 yaşında hapse atabi­ len hoyrat devlet zihniyeti ve milli­ yetçilik anlayışı maalesef bugün de varlığını sürdürüyor. Ama eskisi gibi

Peyami Safa, son dönem Türk kültür ve edebiyat hayatının önde gelen isimlerindendi, görüşleri birbirleriyle taban tabana zıt olmasına rağmen Nâzım Hikmet ile