• Sonuç bulunamadı

Düzensizliğe tepki:Prof. Özdemir Altan , son sergisinde isyan ediyor

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Düzensizliğe tepki:Prof. Özdemir Altan , son sergisinde isyan ediyor"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

■ m

PROF.ÖZDEMİR ALTAN, SON SERGİSİNDE

w İSYAN EDİYOR

Düzensizliğe tepki

Ankara'da Beymen Bedesteni'nde açtığı sergide

yer alan asamblaj çalışmalarıyla sanatçı, resmin alı­

şılmış kadrajlarını aşarak ışıklı, renkli, bol elemanlı

yapıtlara yöneliyor

bzdemir

altan

l o

__________ AYÇA ATİKOĞLU

— ROF . Özdemir A K a n ’ın, 35 asamblaj ve 4 heykelinden ---oluşan son sergisi, A nka ra’ da, Beymen Bedesteni’nde açıldı. Son iki yıldır özellikle asamblaj (değişik parçaları bir araya getire­ rek bir bütün oluşturma) çalışma­ larına ağırlık veren Altan, sanatı­ na yön veren en etkin gücün, tepki olduğunu belirtiyor.

Bugüne kadar 11 kişisel sergi açan sanatçı, geçmiş dönemlerde re­ sim olarak bizlere sunduğu çalışma­ larını bu kez asamblaj ve yontu ola­ rak karşımıza çıkarıyor, bunu ya­ parken de resimdeki merkezi kom­ pozisyon anlayışını yıkarak resmin alışılmış kadrajlannın dışına çıkıyor. İşıklı, renkli ve bol elemanlı yapıt­ lara yöneliyor.

A lta n ’la, T ü rk resim sanatı ve sergisi üzerine söyleştik.

“ Özelde kendi etkinliğinizdeki son değişimlerden, genelde de Türk sanatından bahseder misiniz bi­ raz?”

"1 9 8 4 yılında açtığım sergimin broşüründe bir değişim içinde bu­ lunduğumu belirtiyor, bazı sorun­ lara giderek çok önem vermeye baş­ ladığımı kaydediyor ve yapıtlarımın asamblajlannı, heykellerini yapmak istediğimi açıklıyordum. B u arada yeni bir coşku sürecinin kapısında sabırsızlandığımı da belirtiyordum. Bir buçuk yıl içinde sanırım söyle­ diklerimde tutarlı olduğum meyda­ na çıktı. Son yıllardaki çalışmala­ rım ısrarla derinlik kavramını içe­ ren, daha ışıklı, daha renkli ve ha­ cimli elemanların da katkılarıyla her anlamıyla derin çalışmalardan mey­ dana geliyor.

“ Şunu özellikle belirteyim, bun­ dan önceki dönemlerimde de sana­ tıma yön veren güçlerin hep tepki­ lerden kaynaklandığını vurguluyor- dum. B u Türkiye’nin derbederliği­ ne, düzensizliğine duyduğum tepki­ dir.

" B i r diğeri de Türk sanatının ge­ leneklerimizin sürekliliği içinde tek boyutlu olmasına karşın, derinlik, ışık ve renk öğelerini içermesi.”

“ Biraz da yeni serginizi ve ya­

pıtlarınızın içeriğini anlatır mısınız? “ B u sergimde daha önce açık­ ladıklarımı, yapmak istediklerimi gerçekleştirdim. B ir gün, hiç kim­ seye bir şey söylemeyen herhangi bir şey size bambaşka bir ses getirebi­ lir. Bu, yaratmanın ya da bir iyice yanılmanın başlangıcıdır. Benim bu son yaptıklarım, bulunduğum ku­ rumdaki mimarlık bölümü öğrenci­ lerinin her sömestr sonunda toplu­ ca çöpe atılmakta olan maket ve proje çizimlerinin değerlendirilme­ leri ve onlarla başlayan, diğer kat­ tığım öğelerle gelişen çalışmalar ol­ du. Bir önceki sergimde de çalışma­ larımın üretim artıklarım kullanmış­ tım, yani aerografla çalışırken bazı bölümleri gizlemek üzere kullandı­ ğım renkli kartonları... Tabii

bun-1 j -] R O A D W A Y ’de, biyografik f i oyunlar salgım başladı. Bro--- adway tiyatrolarının ışıklı ve dev boyutlu panolarında şu günlerde Lillian Hellmann, Paul Robeson ve M a rk T w a in'in isimleri okunuyor. Söz konusu tiyatrolarda, bu ünlü Amerikan sanatçılarının yaşamlarını konu alan oyunlar sahneleniyor.

Broadway, son olarak,

Türki-lar işin teknik yanı.

“ Bu yeni sergimde her zaman olduğu gibi fazla düşünmeden ya­ pıtlarıma bazı isimler koydum. Ö r ­ neğin, ‘B ir yandan da Sansktritçe- yi ihmal etmemeliyiz’,

‘Bomhardt-ye’de “ Ü ç A h b a p Çavuşlar” diye bilinen gelmiş geçmiş en büyük ko­ medi üçlüsünün lokomotifi Grouc- ho M a r x ’ı ve çağdaş Am erikan ti­ yatrosunun en önemli oyun yazar­ larından Tennessee W illiam s’ı afiş­ lere çıkardı.

Bu biyografik oyunlarda bizde 40 yaşın üstündekiierin A rşak Pa- labıyıkyan diye tanıdıkları

Grouc-manın sakıncaları', ‘Radyasyonun bombardımanla giderilmesi' gibi... Yapıtlarımın neler içerdiklerini pek kolay anlatamayacağım, çünkü dü­ şündüklerimle, düşünmediklerim arasında gidip geliyorlar.”

ho M a n t'ı, Frank Ferranle, Ten­ nessee W iliiams'i ise R ay StrickBn’- in canlandırıyor. Her iki oyuncu da, çağdaş Amerikan sanat tarihinin iki önemli kişisine, fizik olarak son de­ rece benziyorlar. Ferrante ve Strick- lin’in oyunları da, eleştirmenler ta­ rafından başarılı bulunuyor.

Şimdi hayatta olmayan ünlü Amerikalı edebiyatçı ve sanatçıların yaşamlarının birbiri ardına B road­ way sahnelerine getirilmesi, bazı eleştirmenler tarafından, “ Aniden patlak veren bir toplumsal nostalji gereksiniminin karşılanm ası” diye niteleniyor.

T ürk balesinin

tarihine

bir bakış...

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Jak Deleon, 26 E kim Pazar günü saat 15.30’da Bahariye Reks Sineması’ndaki Y ıl­ dız Alpar Bale Okulu’nda, “ Osm an­

lI’dan C u m huriyete T ü rk Balesi” konulu bir konferans verecek. K o n ­ ferans süresince geçmişten günümüze Türk balesini anlatan filmler de gös­ terilecek.

GS

Yedi ressamdan “ Nü

Karma Sergisi”

A Ğ D A Ş Sanatçılar ve N ü Karm a Sergisi, Beşiktaş’taki S ü s­ lü K arakol Sanat M erkezi’nde açıldı. Sergide, yedi genç sa­ natçının resimleri yer alıyor.

B u sanatçılardan Fnat Acaroğiu 1951’de A n k a ra ’da doğdu. 1978’den beri 22 karma sergiye katılan Acaroğiu, ilk kişisel sergisini 1985’te açtı.

M evlnt A kyıld ız 1956’da A n ka ra ’da doğdu. Resmin yanı sıra özgün baskı ve karikatür çalışmaları da yapıyor.

1954 A dana doğumlu Ertuğrul Ateş, resim öğrenimini Türkiye’ de tamamladıktan sonra İngiltere’de de çalışmalarda bulundu. Yurt içi ve yurt dışı özel koleksiyonlarda eserleri var.

Sergiye katılan en genç ressam A rz u Başaran 1962 İstanbul do­ ğumlu. İtalya, Avusturya ve Fransa’da resim çalışmaları yaptı. Ge­ çen yıl, Devlet Resim Heykel Sergisi başan ödülü aldı.

A dıyam an 1957 doğumlu İsmet Doğan, 1982 A b d i İpekçi D ost­ luk ve B a n ş Ö d ü lü ’nde, resim dalında ödül kazandı.

Karm a sergiye katılan ressamlardan Y u su f Taktak 1951’de B ol­ vadin’de doğdu. Yurtta ve yurt dışında çeşitli sergilere katıldı.

1952 Tokat doğumlu Esat Tekant, resmin yanı sıra başarılı se­ ramik çalışmalarıyla da tanınıyor.

Broadway’de biyografik oyunlar salgını

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Doğup büyüdüğü evin önünden arabayla geçen Madam Marika’ya “A da çok değişmiş m i” diye soruyo­ rum.. “ Bu yaşadığım sokaklar dara­ cık

Daha önceleri Güneş Sistemi’nin en uzak üyesi olarak bilinen Eris Güneş’e 96 AU, cüce gezegen Plüton ise 34 AU uzaklıkta. Bu cisimlerden 2018 VG18 (FarOut) geçtiğimiz

E¤er düflece¤i aç›klanan uydu USA- 193’se (Uydu bir casus uydu oldu¤u için ne oldu¤u resmi olarak.. aç›klanmad›) yeryüzü üzerinde, -60 ile +60 enlemler aras›nda

Derviş Mehmed’ iıı halı gelirinden çok uaha helâl olan bu para ile yola çıktım.. P î r gibi kendimden bü­ yükler değil, dünyaya gel­ melerine vesile

— Gerçekten çok yararlandım, dedi, politikacılar için tarih, iyi bir laboratuvardır ama, bu laboratu- vara sizin gibi bir düşünür-sanatçı girdiği zaman,

Conclusion: In this study we aimed to emphasize that lung cancer operations do not necessarily require specialized centers, and in patients suitable for surgery all types of

Posteroanterior akci¤er grafisinde sa¤ hilusa süperpoze düzensiz s›n›rl› homojen dansite, bilgisayarl› toraks tomografisinde sa¤ hiler bölgede sa¤ pulmoner arter ve vene

Uygulanan azot dozlarının bitki boyu, metrekarede başak sayısı, bin tane ağırlığı, biyolojik verim, hasat indeksi, ham protein oranı ve tane verimi üzerine etkisi