zım’la ilgili bir anısını aktarmış kitaba. Tiim yazılar samimi, çok içten ve sevgi do lu. Kitabı okurken Nâzım’ın ne kadar dost canlısı, üretken ve savaşkan bir inşam ol duğunu bir kez daha anlıyorsunuz. Soğuk savaş nedeniyle kenara atılmış sanatçılara kollarım açışı, onlan Sovyet insanıyla ba- nştırma çabası, Nâzım’ı öncü ve örnek bir sanatçı olduğunu bir kez daha ortaya ko yuyor. Kitabı bir biyografi gibi de okuya bilirsiniz. Nâzım’ın Sovyeder Birliği’ne ilk gelişini, Simonov ve Krivitski’nin anıların dan okurken, Pravda gazetesinin bürosu na ya da Moskova Kütüphanecilik Ensti tüsü’ne yaptığı ziyareti diğer dostlarının anılarından ya da oyunlarının Mosko va’daki sahneleniş öykülerini ünlü yönet men Pluçek’in ya da tiyatrobilimci Fev- ralski’nin tuttuğu notlardan öğreniveri- yorsunuz. Sovyetler Birliğinin kırsal kesi mindeki en önemli yazarlarından Zoşçen- ko’yu nasıl onurlandırdığına da Vera’mn anılarında rastlıyorsunuz. Evinin sürekli dostlanvla dolu oluşu, onlara T ürk yemek leri yapışı, ve onlarla sohbetleri bir diğer dostunun anılarında karşınıza çıkıverivor. Kitabın bir başka önemli yanı ise Rus ya’dan önce Türkiye’de yayımlanması.
On sekiz yılın öyküsü
Cem Yavmevi’nin Nâzım Hikm et’in do-_________ ' ■ ^ ^ t" L ■' ? _________
Nâzım üzerine
LEVEND YILMAZ
Ü
nlü yazarımız Nâzım H ikm et’in doğumunun yüzüncü yılı nedeniy le yeni kitaplar bu yıl okuruyla b u luştu. Nâzım’ın yaşamım ve yapıtlarım tü müne yakınını biliyoruz artık. Yaşamının Türkiye Komünist Partisi içindeki çalış maları ve Sovyetler Birliği’nde geçirdiği12 yıllık bölümü kimi eksiklikler içeriyor. Bu yıl yayımlanan birkaç kitap Sovyetler Birlıği’ndeki yaşamının kimi eksiklerini kısmen gidermeye başladı. Cem Yayınevi her zamanki alçakgönüllülüğü ile bu alan da iki kitabı sessizce sürüverdi okurunun önüne. Bunlardan ilki, ülkemizde de tanı nan Türkolog Prof. Dr. Svedana Uturgu- ari ile araşurmacı Dr. Antonina Sverçevs- kaya’mn derledikleri “Kardeşim Nâzım” adlı kitap, Nâzım’ın Moskova’daki dost larının anılarından oluşuyor. Böyle bir ki tabın hazırlanması fikrini, Nâzım’m eşi Vera Tulyakova ortaya atmış. Vera’mn ölü mü üzerine, kitabı, yukarda adlarım andı ğımız iki değerli araştırmacı tamamlamış. Nâzım, son yıllarım (1951-1963) geçirdi ği Moskova’da tüm dosdarına “kardeşim” diye seslenirmiş. Bu nedenle dosdarı da ona yüzüncü yaşmda “Kardeşim Nâzım” diye yanıt veriyorlar. Kimler yok ki Nâ- zım’la anılarım yazanlar arasında. Yapıt larını Rusça’ya çeviren çevirmenler, oyun larım sahneye koyan yönetmenler, Nâ- zım’ın görevlileri, mühendisler. Yani yakın çevresinde bulunan tüm dosdan. Hatta karısı Vera Tulyakova - Hikmet de
Nâ-ğumunun yüzüncü yık için okurlarına sun duğu ikinci kitap “Nâzım Hikm et ve Ti- vatrosu”. Kitabı “Kardeşim Nâzım” adlı kitabın hazırlanmasında emeği geçen araş tırmacı Dr. Antonina Sverçevskaya yaz mış. Sverçevskaya, Nâzım’ı Ekber Baba- yev’in aracılığıyla tanımış ve som a dost oluvermişler. Nâzım’ın ölümünden sonra Vera ile dostlukları devam etmiş. Anlaşı lan Sverçevskaya Nâzım’m ve Vera ile çok yakın ilişki içinde olmuş. Bu nedenle N â zındın yaşamı üstünde aktardığı bilgilere ilk elden ulaşılmış oluyor. Kitap iki b ö lümden oluşuyor. Nâzım, bilindiği gibi 1922-1924 yılları arasında Moskova’da Doğu Emekçileri Komünist Üniversite- si’nde (KUTV) 3 yıl eğitim gördü, ikinci kez 1925-1928 yıllan arasın da tekrar Mos - kova’da yaşadı. Son olarak da, tutuklulu ğu sona erdikten sonra, 1951 yılında gitti ği Moskova’da 1963 yılında aramızdan ay rıldı. İşte bu ilk bölüm Nâzım’ın Sovyet ler Birliği’nde geçirdiği 18 yılın öyküsüne ayrılmış, ikinci bölümde ise Nâzım H ik met’in tiyatro oyunlarına ayrılmış.
Oyunların yazılışı, sahnelenişi, seyirci nin ilgisi ve yasaklanmaları anlatılıyor. Özelilkle 1925-1928 yıllan arasmda yönet men Nikolay Ekk’le olan çalışmaları çok ilginç. Brecht’in “epik tiyatrosu”nun kök lerini buluyoruz bu çalışmalarda. Kurduk ları METLA Tiyatrosu çalışmaları bu den li bilinmiyordu ülkemizde. Yazar bu dö nemi yazabilmek için parti arşivlerine, Devlet Merkez Edebiyat ve Sanat Arşi- vi’ne ve KUTV belgelerine başvurmuş ve ilginç bilgiler elde etmiş. Sovyet devrimi- nin ardından o coşkulu günlerde yaptık ları propaganda tiyatrosundaki ilginç de nemeleri şaşırarak okuyorsunuz. Acaba Bertolt Brecht’de orda mıydı sorusunu sorduruyor neredeyse. Önemli bir bilgi de ediniyoruz bu kitaptan. Nâzım bütün oyunlarını Türkçe yazmış, sonra onları Rusça’ya çevirtmiş. Bu da büyük şairin ül kesini ve dilini ne denli sevdiğini gösteri yor. Gene bu kitapta, ülkemizdeki yayım lanmamış. “Türkiye’de” ve “Prag Saatleri” adlı iki oyuna ve Vera ile yazdıkları oyun larla tanışıyoruz. “îvan İvanoviç Var mıy dı Yok m uydu” adlı oyunun sahnelenişi ve yasaklanması öyküsü de çok ilginç. Ki tap Rusya Bilimler Akademisi Doğu Bilim leri Enstitüsü Bilimsel Yayınları arasmda 2001 yılında vayımlanmış ve ilgi görmüş.
Bu iki kitabın da Nâzım’ın biyografile rini destekleyici ve eksiklerini giderici yan- lanyla önemli olduğunu sanıyorum. “Kar deşim Nâzım”ı Mehmet Özgül, “Nâzım Hikmet Ve Tiyatrosu” adlı kitabı da H ül ya Arslan Rusça aslından akıcı bir Türk çe’yle aktarmışlar dilimize. M udak okun ması gereken iki sıcak kitap. Sverçevska ya kitabına yazdığı önsözün bir yerinde Nâzımiçin: “...Ancakölümünden sonraşi- m
"" irleri ve kitaplarıyla döndü Türkiye’ye” diye bir not düşmüş. Hoşgeldin Nâzım usta, sefaler, aydınlıklar getirdin. Türkçe- mizi sevdirdin bize. ■
Kardeşim Nâzım/Dr. A . Sverçevska- ya/Prof. Dr. Svetlana Uturgauri/Çev: M eh m et Ö zgül/ Cem Yayınevi/190 s.
Nâzım H ikm et ve Tiyatrosu/D r A. Sverçevskaya/Türkçesi Hülya A rslan/ Cem
Y ayınevi/İ92 s.
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi