1 9 «AĞUSTOS.1969 CUMHURİYET
i!
fiNapoleon'un hayat/
m m şve Fransa'ya hizmeti
M
apoleon, K orsikalI o rta halli ve İtalyan asıllı b ir aile nin çocuğuydu. 15 Ağustos 1769 da Alaccio şehrinde doğdu. Beşi küçük yaşta ölm üş, sekizi kendisi ile birlikte yaşam ış on üç kard eşten biridir.D okuz yaşında iken ailesi Fran saya taşındı. B onaparte, kardeşi Jozef’le b irlik te O ton ve B riyen m ekteplerinde, hüküm etin yar dım ı ile, daha doğrusu K raldan istihsal edilen b ir belge üzerine, p arasız o larak okutuldu. 17B5 yı lında H arp Okulunu bitirdiği zam an 16 yaşında İdi.
Çocukluğu cılız olarak geçti. E sm e r ve soluk benizli idi. Elâ gözlü, geniş om uzlu, keskin b a kışlı, ince dudaklı idi.
H uysuzlukları inatçılığı v ar d ı am a, çalışkanlığı, zekâsı, oku m aya ve yazmaya k arşı tu tk u su , yaşındakilerle kıyaslanam ı- yacak derecede üstündü.
Okul arkadaşlarından hiçbiri ile teklifsizleşm ezdi. Y aşına gö r e pek ciddî b ir talebeydi. Sefa- heti sevmez, kahvelere gitmez, son derece tu tu m lu yaşardı. N a- poleon okulda m atem atik ve ta rih derslerine düşkündü. K en disi de okul h âtıraların ı a n la tır ken şunları söylem işti:
(... arkadaşlarım ın en fakiri bendim . O nların ceplerinde d a im a p ara bulunurdu, benim se b içb ir vakit beş param olm adı. K ibirlivdim . bütün dikkatim le bu halim i gizlemeye çalışırdım . Diğer öğrenciler gibi gülm ek, eğ lenm ek nedir bilm ezdim . O kul da heni hic b ir sev ürkütm edi, hiç kim se korkutam adı. Arka daşlarım dan kim isini döğer k i m inin vi'minü gözünü tu r n a la r dım . H asılı herkesi vıldırm ış- tım )
İlk şöhreti
1
789 Büyük F ransa ihtilâlinde. 20 yaşındaydı. Ruhen cum huriyetçi b ir eğilim e sa h ip bulunduğundan ihtilâli ha- oer a lır alm az bulunduğu y er deki halkı lehte gösterilere te ş vik etm işti.
N apoleon’un ilk şöhreti, 1793 yılında, Toulon şehrinin İngiliz- lerden geri alınm asındaki zaferi ile başladı. Bu işi b ir tü rlü be cerem eyen büvilk k um andanlar dan sonra, topçu yüzbaşısı olan B o n ap arte’ın İngilizleri m ağlûp ederek şehri geri alm ası, F ran- sava beklediği m üstakbel bir hü k ü m d arı tan ıtm ış oldu. Bu ba şarısından sonra yüzbaşılıktan generalliğe yükseldi.
Z aferleri zaferler izledi. İta l ya savaşı ve Fransanın bütün k om şuları ile yapılan harpler,
N apoleon’u m illi b ir kahram an o larak kalblere yerleştirdi. Ço cu k ların oyuncaklara k arşı tu t kuşu gibi, savaşı seviyor ve b u n dan son derece zevk alıyordu.
Aşkları
N apoleon, ilk şöhretini yaptı ğı sıralard a, evvelâ kızkardeşle- rini evlendirm eye u ğ raştı. K en disine sıra geldiği zam an, dört çocuklu, anasının yaşına yakın yaşlı, fak at eskiden beri tan ıd ı ğı b ir kadınla hayatını b irleş tirm ek istedi. Aldığı red cevabı N apoleon’a pek dokundu, N apo leon bird en b ire âşık olan, ifrat derecede birin e tu tu lan yaratılış taydı. Bu red cevabının ü züntü sünü tanıdığı bazı kadınlarla ya şam ak suretiyle geçiştirdi. En sonunda, idam a m ahkûm olan b ir generalden dul kalan iki ç o cuklu ve kendisinden 7 yaş b ü yük Jozefin’e âşık oldu. Jazefin güzel değildi. F ak at N apoleon’t) kendisine çılgınca âşık yapmayı ustalıkla becerdi. 9 M art 1796 yılında onunla evlendi.
Bu evlilik mesut, sonuçlar ver medi. N apoleon, Jozefin’i büyük b ir aşkla seviyordu, h a ttâ İta l ya’ya yaptığı h a rp seferinde m u h arebe m eydanlarından, her gün ona âşıkane m ek tu p lar yolla m aktaydı. Jozefin ise, o n a so-* ğuk davranıyordu: sonunda bu* nun cezasını da çekti. N apoleon kendisine halef olacak b ir ço cuk istiyordu. Bu m üm kün ola m ayınca Jozefin’den ayrıldı. J o zefin b ir sabah gözyaşları ile sarayı terk ed erek hâlen P ariste m üze olan M almezon adlı mâli- kânesine döndü.
Bundan so n ra Napoleon ta n ı dığı bazı kadınlarla yaşadı. H a t tâ bunlardan çocukları bile o l duysa da resm en evlât olarak tanım ava im kân bulam adı. Po lonya güzeli M adam V alevska’ dan doğan oğlu d ah a so n ra III. Napoleon devrinde, hâriciye nâ- zırlığm a k ad ar yükseldi.
N apoleon’un ikinci evlenişi birincisinin aksinedir. B u defa kendisinden 23. yaş küçük olan A vusturya im p arato ru n u n kızı M arie I.ouise’le evlendi. N apo leon'un bundan tek oğlu oldu. Doğduğu gün İtaly a kıralı ilân e- dilen II. Napoleon 1832 yılında Viyanada 21 yaşında iken verem den öldü. Çok sevdiği dedesi A vusturya im o arato n ın u n yanın da olan kem iklerini, II. Dünya H arbi sırasında H itler P aris’e göndererek babasının yanına göm dürdü. II. Napoleon evli o l m adığından B onaparte’m nesli b u su retle sona erdi.
Devlet Başkanlığı
Taha TOROS » 3
kın m em nuniyetsizliği aşırı d e receye gelm işti. B ir inkilâba ve sile aran ıy o r. Cesur, m u k ted ir b ir şef bekleniyordu. İş te bu sı ralard a O rdu içerisinde bir yıl dız gibi parlayan B onaparte ka zandığı itib a r ve nüfuza daya narak ortaya atıldı. Meclisi ba sarak D irektuvar idaresini fes hedip devlet İdaresini iiç kişi lik konsolosluğa havale ettird i. K endisi de B aş K onsüllüğü üze rin e aldı.
B aşkonsüllüğün yetkileri k ra l dan farksızdı. B onaparte başarı lı k a ra rla r aldı. B akanlıkları ve her işi ehline ve erbabına ver di. Mâliyeyi Islâh etti. M emle kette nizam ve kanun hakim iye tini sağladı. K ısa zam anda Fran saya dinam ik bir düzen verdi. Fakat bu İslâhatına ve ham lesi ne devam a vakit, bulam adan yine savaşlara sürüklendi. Savaş yap m aktan zevk alıyordu. Fransa- nın kom şuları ile yaptığı savaşla rın çoğundan ülkesine to p rak ü - hak ederek şan ve şerefle P ari- se döndü. H alk onu çılgınca al kışlıyordu. Bu sevgiden d e fay dalanm ayı başaran B onaparte, Millî Meclis k ararı ile 3 Mayıs 1804 tarih in d e veraset su reti ile, 1. Napoleon Unvanı İle im p ara to r ilân edildi. B onaparte H ıris tiyan âlem ini kazanm ak amactyle de - istilâ ettiği Italyadan - P a payı P arlse getirterek im p arato r luğunu takdis ettird i.
F ran san ın dünyadaki mevkiini şereflerle yükselttiği gibi içerde ki İslahatında da başarı kaza nan B onaparte yeni kanunlar, yeni m üesseseler getirdi. Bugün kü m edenî kanunun bânisi oldu. H arbteki b aşarıları ile değil F ransaya getirdiği nizam ları He iftih ar eden N'apolyon. bu hiz m etine. kazandığı 40 savaşın üs tünde b ir değer verdi. K urduğu hukuk, kanun ve m alî m üesse seler! savunurken «H üküm et adam ının kalbi daim a başında olm ak gerektir» derdi.
N'apolyon, ö m rü n ü daha çok m uharebe m eydanlarında zafer peşinde geçirm esinin gerekçesini yabancı elçilere şöyle anlatm ış t ı ; «Sizin im paratorlarınız, kı ratlarınız sa lta n a tla rın a ecdat tan tevarüs ederek geldiler. Ne olursa olsun dü şseler de. kalsa lar da m evkilerini koruyabilir ler. Ben saltanatım ı kılıcım la kazandım . Bu m evkide kalabil m em için daim a fütuhata, daim a yeni zaferlere m uhtacım .»
İşte bu zafer tu tk u su yüzün den en sonunda m ağlûp olarak 1844 yılının Nisan ayında h ü k ü m d arlık tan çekildi. K om şu devletlerin bu galebesi Fransayı etkilediğinden XVI. Louis’nin kardeşini X V III. Louis adı ile ta h ta çıkardı. N apolyon’u da yıl da 2 milyon frank tahsisatla El- be adasına sü rd ü ler.
M
apoleon eşsiz b ir kum andan olduğu kadar, dış politikada aynı üstünlüğü gösterem edi. O daim a a t üstünde savaş m ey danında olm ayı, m asa başında o turm aya tercih etti.Y aradılıştaki ileri zekâsı, şöh retinden faydalanm ayı bilen sağ duyusu, onu F ransanın h üküm darlığına, hattâ Avrupanın hü küm darlığına çıkardı. Ö nünde K rallar, D ükler, boyun eğdi.
F ransada yapılan büyük in k ı lâp o sıralard a yerine o tu rm a m ıştı. B ir nevî m ü d ü rle r hü k ü m eti olan D irektuvar idaresinin başarısızlığı halkı kötüm serliğe sürüklediği sıra la rd a B onopar- te ’m şöhreti yaygın hâle gelmiş, onun b ir k u rtarıc ı b ir k u ru cu o- larak Fransanın üzerine güneş gibi doğacağı günler yaklaşm ış tı. Aşağıda sıraladığım ız o rtam , B onaparte’ı âdeta vazifeye ça ğırıyordu:
K ral ta ra fta rla rı ile C um hu- huriyetçiler arasında bitm eyen kavga halkı etkiliyordu. M uhalif m ebuslar, yazarlar sürgün ed i liyor, söz ve basın hürriyeti k ı sılıyor. İstib d at devri âdeta h o rt luyordu. Ülkede em niyet ve a sa yiş çığım dan çıkm ıştı. Yiyecek ve giyecek verilem ediğinden o r dudan fira rla r başlam ıştı. B un lardan dağdaki eşkiya çeteleri ile işbirliği yapanlar vardı Köy ler, k asabalar hattâ zam an za m an hüküm et daireleri b asıla rak m al sandıklarındaki p aralar çalınıyordu. Soygunculuk son haddine varm ıştı. Vergiler t a ham m ül edilm ez dereceye yük seltildiğinden, tah silât yapılam ı yordu. Y ollar bozulm uş, k ö p rü ler yıkılm ış, İm alâthaneler k a panm ış, ih racat ve ith alât % 80 nlsbetinde düşm üştü. H astaha- nelerde açlıktan, bakım sızlıktan ölenler çoktu. H üküm ette k u d re t ve haysiyet kalm am ıştı Hal
■ ■
İkinci İmparatorluk
B
u değişiklik F ra n sa ’da müte- gallibe sınıfının hortlam ası na, hürriy etlerin ve hukuk kaidelerinin kısılm asına yol aç tı. Umumi nefret a rttı. H erkes N apolyon’un m âzideki şanlı ic raatın ı düşünüyor, k u rtu lu şu ve F ran san ın başına geçmesi için onu özlüyordu. N apoiyon, c-rdu içerisindeki hoşnutsuzluğu da h ab er alınca, istifasından 10 ay sonra, m aiyetindeki 1000 k a d a r askerle, F ran sa’ya girdi ve kan dökm eksizin P a ris ’te alkış larla karşılandı.20 M art 1815 tarih in e rastlayan gün B onaparte’in II. İm p arato r lu k devri başladı. F ak at bu rııüd d e t 100 günden fazla devam ede m edi. Topladığı o rd u larla çok yüksek sayıdaki kom şu devletle rin in askerleri ile çarpıştı. 17 H aziran 1815 de m ağlûp olarak îngilizlere iltica e tti
S ainte - Hölâne adasına sü rü len Napoiyon, ö m rünün gerisini te e ssü r ve ıs tıra p içerisinde ge çirdi. Yanına ne karısı, ne de yakınlarından biri uğradı. 62 ya şında, babası gibi m ide kanse rinden öldü, tngillzler, ölünün F ransaya nakline engel olm ak istedilerse de, kem iklerinin, çok sevdiği vatanına naklini ve P a riste Sen nehri kenarına göm ül m esini bildiren vasiyetnam esi yerine getirildi. Şanına" lâyık bir a n ıt olan EnvaHd’e göm üidü
K abri P a ris’in merkezinde, adı h er Fransızm kalbinde bulu nan B onaparte, hakkında en çok yazı yazılan, ta rih olm uş b ir kahram andır.
Y a rın:
NAPOLEONun
TÜRKİYE
karşısındaki tutumu
4 4 42 0 . AĞUSTOS.1969
CUMHURİYET
Napoleon’un Türkiye j
karşısında tutumu
^r,v> :,i»SSE§Âii:ÂÎ.
■
.Y.:- .v3î . ' •
-M
Taha TOROS
mmâ
«.
-’ürkler öldiirüle' Jirler, lâkin mağlûp edile
mezler..»
Napoleon BONAPARTE
B
N
apoleon manlI İm paratorluğuna ve B onaparte'm O s ülkesine k arşı izlediği politi k a çok değişik o lm u ştu r. Ma dalyonun b ir tarafın d a dostluk, diğerinde tehdit kokusu vardır.Yeni general olduğu sıralard a ve b ir aralık işsiz kalm ası üze rine, Is ta n b u ls gitm ek, OsmanlI o rd u su n d a eğitim görevi alarak şö h re t sağlam ak arzusundaydı.
B on ap arte’m M ısır’ı istilâsı sı rasın d a da OsmanlI İm p arato r luğunun aleyhine tek kelim e söylem em esi ve kendisini III. S ultan Selim ’in vekili gibi gös term esi d ikkate şay an d ır. A n cak BabIâli’nin kendisine gön derdiği bu kon u d a m üspet cevap la r olm am ıştır. O M ısır’da ıslâm âlem ini okşayıcı n u tu k larla el de etm ek, m ü slü m an lara aşırı m u habbet g östererek gayesi m eç hul olan b ir politika gütm ekte idi. Belki de ilerisi için b ir h ü k ü m darlık sahası arıyordu?
M ısır seferi
B
onaparte, M ısır’ı TUrklere b ir hizm et istilâsını, olarak yorum luyor, asıl m aksadının Ingilizlerin elinden H indistan yolunun alın arak Ş ark ticareti üzerinde F ra n s a ’ya öncelik ta n ı yacak b ir d u ru m u hazırlam ak ve aynı zam anda M ısır’daki kö lem enlerin F ran sız tacirlerine yaptıkları fena m uam eleleri ce zalandırm ak gayesi olduğunda İsra r ediyordu.B ereketli Nil vadisinden fay dalanılm ak İçin m utlaka M ısır’ m işgal edilm esini D irektuvar i- daresine 23 AraUk 1797 tarih li m ektubu ile N apoieon tavsiye e t m işti.
M ısır seferinin hazırlıklarını h ab er alan O smanlI im p a ra to r luğunun H ariciye N azırı (Reisül K ü tta p ) A tıf efendi, istanbulda- ki F ransız m aslahatgüzarını çağı ra ra k durum u sorm uştu. Fransa hâriciyesinden tstan b u l sefareti ne gelen 1798 M ayıs tarih li ce vapta, T ürklere k arşı h içb ir d ü ş m anlık hissi bulunm adığı belir tilerek bu hareketin kölem enlere k arşı ve lngilizlere karşı yapıl dığında İsra r olunuyordu. BabI âli, bu gerekçeyi benim sem edi ve F ransız ask erlerin in M ısır’a girm esi hâlinin h a rb sebebi ola rak niteleneceğini bildirdi.
F akat N apoieon k a ra rın ı ver m işti. 38 bin kişilik silâhlı ve külliyetli to p ve levazım atı ile b irlik te M ısır to p ra k la rın a ayak bastı.
H albuki F ransa, T ürkiye’nin d o stu idi. B ir ta ra fta n da Rus ya ile İngiltere ve A vusturya devletleri N apoleon’un M ısır’a ayak basm asını yakından izle m ekte ve O smanlI devlet adam larını ta h rik etm ekteydiler.
N apoieon, M ısır'a girişinde bü yük b ir m ukavem et görm edi. İlim ve din ad am ların a teveccüh g ö stererek kendisinin İslâm di
nini çok sevdiğini ve padişahın dostu olduğunu im a eden ko n uşm alar yaptı. Eşsiz hitabesinin ve propogandasım n etkileri kı sa zam anda görüldü. G ittiği ba zı yerlerde kendisini (S u lta n la rın sultanı) diye karşılayanlar bile oldu.
III. S elim ’in rızası ile M ısır’a geldiğine halkı inandırm ak için tahsil ettiği vergilerin b ir k ıs m ını İstan b u l’a gönderdi. H attâ M ısır’daki darphaneyi ta m ir e t tire re k III. Selim nam ın a p a ra b astırd ı. Buna paralel o larak m üslüm anlarm rah atça hac vazi felerini yapm aları için te d b irle r aldı.
Gezzar Ahmet
Paşaya yeniliş
B
u ara d a F ransızların İskend eriye’deki büyük donanm a sı Ingilizlerin baskınına uğ ray arak kısm en b atırıld ı ve ya- kıidı. OsmanlI h ü k ü m eti, bu ba şarısından dolayı İngiliz donan m asının am irali N elson’a (ger danlık) ve 2000 altın gönderm ek suretiyle teb rik etti.Babıâli bocalam akta idi. Na- poleon’un üzerine sefer hazırlığı yapam adığından F ra n sa ’ya ilânı h arb edem edi. Ancak, F ran sa ile kısa m ü d d et de olsa m ü n a sebetini kesti ve İstan b u l’daki elçilik kapısındaki arm ayı kal- d ırttı.
M ısır’daki valim iz, N apoieon’a k arşı idi. F ak at onun askerî kuvvetine k a rşı d u racak d u ru m da değildi. S uriye’de m uazzam b ir o rdu hazırlığına geçen Cez- zar A hm et Paşa, B onaparte’in üzerine yürüm ek için plân h a zırlam ak ta idi. B onaparte. Os manlI o rdusunu dağıtm ak m ak sadı ile b ir kısım askeri ile S u riye’ye girdi. T ü rk ordusunun m ukavem eti karşısın d a A kkâ’ dan ileri gidem edi, büyük zayi a t vererek 18 H aziran 1799 ta r i hinde peri çekildi. Bu m u h are bede pek çok F ransız askeri aç lık, susuzluk ve h astalık tan te lef olm uştu.
B onaparte, T ürklerle uzlaşm a yollarını arıyordu. M ağlûp ol mayı da kendisine yedirem iyor- du. Sadrazam a hitaben 17 Ağus to s 1799 tarih in d e şu tarzd a b ir m ektup yazdı:
«... K aderin b ir cilvesidir ki, Türkiye ile F ransa eskiden beri h irb irin in dostu ve F ran sa da R usya ve A vusturya’nın düşm a nı iken ve T ürkiye de keza ay nı devletlerle hasım d urum da bulunurken, bugün b irb irleri ile harb ed iy o rlar. Savaşlarda b ir F ransız askerinin vurulm ası, T ürkiye’nin b ir yardım cıdan m ahrum kalm ası dem ek olduğu nu zatıâliniz idrak etm iyor m u sunuz? F ransa. hristiyan iken, T ürkiye, ona dostluk gösterdi. Bugün F ran sa eski m ezhebini terkederek m üslüm aniığa yak laşm ış olduğu halde, nasıl olu yor da T ü rk ler onunla savaş e- diyor? F ran sızlar M ısır’ı zap- d etm iştir şeklindeki söze, Fran- sam n m aksatlının K ölem enleri cezalandırm ak ve înğillzlere za r a r verm ek olduğu ve T ürkiye ile asla savaşa girm eyi düşünm edi- ği m alûm dur. Esasen sadık m ü t tefikim iz S ultan Selim H azret lerinin z a ra r görm esi gibi b ir konunun bulunm adığını b elirt m ek isteriz.
T e k ra r ederiz İd Türkiye, silâh kuvveti ile sağlayam adığı hu su s ları, b a rış görüşm eleri ile ya
pabilm ektedir. Şayet Mısırı zarp t ve istilâ m aksadiyle gönderile cek o rd u lar otursa, bunu k ah re derim . Lâkin m üzakere yolu ile hir anlaşm aya varılm ak istenilir se tekliflerinizi anlayışla hiisnii- telâkki ve kabul e d e rim ... Pa- risteki elcinize tam yetki veri niz. Diğer ta ra fta n Mısıra da tam yetkili bir m em urunuzu gönderiniz. İki saat içerisinde konuşarak h er işi hallederiz. F ransa o rd u ları, hünerleri ve b ah ad ırlık ları m üslüm anlara gös term ek ten hoşlanm azlar. Fran- sızlar günün birinde yine T ü rk lerle b erab er eski zam an lard a ki gibi birleşerek m üşterek d ü ş m ana karşı dururlar..»
Bu yazışm alardan sonra F ran sa ile 9 Ekim 1801 tarihinde ye ni b ir anlaşm a im zalandı ve b u n u 25 H aziran 1802 tarihli b ir a n laşm a takviye etti.
Napoieon M ısır’dan P aris’e d ö n e r dönm ez hü k ü m et idaresini ele geçirdi. Büyük zaferlerle F ransanın bütün kom şularını yıl d ıra ra k Avrupaya hâkim oldu.
S O N U Ç
M
apoleon B onaparte Sainte- H clene’de kalem e aldığı ha tıra la rı arasın d a (T ürklerin A vrupadan çıkartılm asına karşı olm am akla b erab er İstanbul şeh rine m âlik oluşlarının ehem m i yetini lâyıkiyle ta k d ir etm işim d ir. Bu itib arla Boğazlan Rus- yaya verm em ek için cihanın n ıs fına hâkim olm aktan vazgeçmiş tim . Bu k ararım d an dolayı n a dim ve pişm an değilim ) demekte dir.Yazımızı N apoleon’un şu söz leri ile b itire re k hatırasını a n m ış oiuvonız:
(İnsanlar! yükselten iki büyük meziyet vardır: E rkeğin cesur, kadının iffetli olm ası. Bu iki m eziyetin yanı başında her iki cinsi şereflendiren tek fazilet vard ır: V atana - icabında herşe- yi tereddütsüz fedâ edecek k a d a r - bağlı olm ak. Bu m eziyet ler ve bu fazilet en büvük k ah ram anlığı, havatın elem ine, k a derine karşı kayıtsız kalm ayı ve ağ ır olayların acılıklarına göğüs germ eyi doğurur. İs te Tfirkleı bu çeşit k ah ram an lard an d ır ve bundan dolayı T iirkler ntdürüle- hilirler. lâkin m ağlûp edilem ez ler.)
Y a rın : ______________
Amiral S. ORKUNTun
«Nanolyon ve Boğaz
lar» adlı yazısı..
21.ADUSTOS«1969
CUMHURİYET
I :
i
r
■
Napolyon ve Boğazlar
Amiral Sezai Orkunt ¿SBfeJf
i
ö
M
apolyon doğum yıl dönüm ü B o n a p a rt'ın m ü n a 200. sebetiyle, asker! kişiliği h ak k ın d a b ir y a rı istenilince, b ir te sa d ü f eseri b u g ü n lerd e okum uş olduğum (N apolyon ve Ç an ak k ale) adlı b ir eseri h a tırla d ım ve konu o larak bunu seçm eği düşündüm .O smanlI ta rih in in çö k ü n tü d ev irlerin d e, b ü y ü k d ev letlerin im p a ra to rlu ğ u n iç işleri ve dış politikası ü zerin d ek i olum suz e tk ile ri ve kişisel zaafların dev leti sü rü k led iğ i ib re t v erici b ir kısım o la v la r serisini teşk il e- den bu k itap , tam am en F ran sız D ışişleri B akanlığı arşiv k a y ıt la rın a istinaden h azırlan m ış ve 1800-1812 a ra sın d a k i O sm anlı - F ran sız ilişk ilerin i İncelem iştir. E serde, üç b ü y ü k d ev letin k e n di a ra la rın d a k i m ü cad e leleri ve su ltan ü zerin d ek i b ask ıların ı ay ay te fe rru a tıy la görm ek m ü m k ü n d ü r.
Napolyon B o n ap art için, özel likle F ra n s a ’da ve d ünyanın m u h telif ü lk e le rin d e övücü ve kişiliğini yüceltici y a y ın la r y a p ılırk e n , tarih im izin b ir köşesi ne sıkışm ış hoş olm ayan h a tı ra la rı deşm ek, b elk i böyle b ir anm a vesilesiyle u y g u n düşm i- v e cek tir. A ncak, T ü rk iy e ’nin bu gün dahi h e r olaydan ib re t dersi çık aracağ ı b ir o rtam ı y aşam ak ta o lduğunu da d ik k a t n azara a lırsa k g erçek ler açısından ta rih î o lay ları gözden geçirm ek
h e rh ald e faideli olacaktır.
Nanolvon’ıın
■ ■ ■■■ W ■
kısılırı
b .» t b ıra k m a k ta b u lm u ştu r. Ku zey İta ly a ’yı işgal ettiğ i zam an d ah a yirm i yedi yaşında otan bu g en eralin ord u su n a yaptığı şu tav siy e m e ş h u rd u r! «H epiniz aç ve hem en hem en çıplaksınız. Sizi d ü n y a n ın en m ü n b it ova la rın a getirdim . B u rad a büyük şe h irle r, zengin e y ale tler, şan şeref ve zenginliği b u laca k sı nız,*
Bu tav siy ed en , kendisi dahil, h ü tü n ordu İstifade etm iş, b ilâ h are N apolyon tav iz verdiği bu k u v v e tle re d a y a n a ra k F ransa siyasi h a y a tın d a k i ilk önem li v erin i sağ lam ıştır. O rd u ların ın insan gücü, N apolyon için daim a b ir araç o larak kalm ış, ik tid a rı sü resin ce d ev rin e göre çok b ü y ü k b ir rak am olan b ir buçuk m ilyondan fazla İnsanı, b elk i de F ra n s a 'n ın o günkü şa rtla rı için de hiç te lüzum u olm ıyan uzak savaş m ey d a n la rın d a h a rc a m ış tır.
B ir Sezar. b ir îsk e n d e rd e n da da b ü y ü k b ir isim y apm ak ih tira sı içinde O rtadoğu ve A v ru p a ’da fü tu h a t em elleri peşinde koşm uş, kim isini g e rç e k le ştir miş, fa k a t b ir F atih gibi o da h ay alin in genişliği İçine sığ d ır dığı h ed eflere hiç b ir zam an u laşam am ıştır.
îç politika alanında b ecerikli, h a ttâ e n trik a c ı olm uş, refo rm la rı g erçek leştirecek d e v le t a- dam lığı k u d re tin i gösterm iş, dış p o litik ad a da T a le y ra n d gibi fev k alâd e b ir h ariciy e n a z ırın ın da y ard ım ıy la, askeri s tra te ji ve diplom asiyi son derece a- h enkli b ir şekilde b a ğ d a ştırm a k im k ân ın ı b u lm u ştu r. 15 sene Aış ru p a ü stü n d e din m iy en b ir f ı r . tına gibi esm iş, n ih a y e t 1815'td W ate rlo o ’da ta k a ti kesilm iş, y ıl dızı sö n m ü ştü r.
Basarısızlsk
802 ve 1803 tic a ri m ü n a s e b e t lerin geliştirilm esiyle geç
miş, III. Selim Rusya ile bağını kesm e eğilim ini g ö ster m em iştir. 1804’te O sm anlı d e v le ti tarafsızlığ ın ı m uhafaza e t m ekle b e ra b e r, R usya ve In g il tere İle olan resm î ittifa k iliş kisi dolayısıyla bu devletler* daha fazla y a k ın lık gösterilm iş ve N ap o ly o n ’un İ s ta n b u l’da ya ratm ağa çalıştığı k u v v e tli Rus düşm anlığı pro p ag an d a ve te l kinleri y ü rü m em iş, Ç anakkale Boğazının R us h a rp gem ilerine kapatılm ası gerçekleşm em iştir K orfu gibi tyo n ly en ad ala rın d a Rus ask erin in ve aynı zam anda bîr R us filo su n u n bulunm ası, tngiilzlerin denizlere Hâkim o lu şu ve R usya ile ittifa k ' Bona- p a rt’ın devam lı olarak İta ly a fi le rin d e k i endişesini a r t tı r a n ı.
sağ k an ad ın d a arad ığ ı em niyeti v erm em iştir. Bu a ra d a F ra n sa - nın M ısır'ı ve Y u n a n ista n ’ı işgal edeceğine d a ir ç ık a rıla n şay ia la rın S u ltan ü zerin d ek i m enfi e tk ile rin i silm ek için de g ay ret sarfed iim iştir.
1804 H aziran ın d a N apolyon’un kendisini im p a ra to r ilân etm e si, İs ta n b u l’da oldukça e n te r e san b ir olaya sebep olm uş ve b ir d ip lo m atik ih tilâ f haline ge len bu hu su s uzun b ir zam an sü rü p gidecek anlaşm azlık y a ra tm ıştır. O sm anlı a n la y ışın da, im p a ra to r ü n v a n ın ın (P a d i şa h ) u n v an ın d an d ah a aşağı bir d erece ifade etm esi karşısında F ra n sız la r ( im p a ra to r N apolyon I) unv an ı y erin e (İm p a ra to r ve P adişah N apolyon I) u n v an ın d a ıs ra r etm iş, bUnu da B abıâlı, A v ru p a sav a şla rın ın N apolyon lehinde neticelenm esine k ad ar kabul etm em iş ve bu olayı b ü yük b ir m esele yapan Büyük elçi B ru n e ’n ün şahsi ilişk ilerin i k eserek İs ta n b u l’dan a y rılm a sı na yol açm ıştır.
N apolyon İs ta n b u l’dan is te d i ğini alam ay ın ca bu sefer Ç ar A lek san d r I ile ih tilâ f halinde b u lu n a n Ira n ile ilişki k u rm a k
istem iştir.
1805’de N apolyon’un A v ru p a- da g iriştiği fü tu h a t sırasın d a da, III. Selim ’e, Rns ve Ingiliz ittifa k ın ı b ozduram ayınca O s m anlIların tarafsız kalm ası d a ha işine g elm iştir. B ununla her ra b e r N apolyon p adişahı b ir ke re d aha ikna etm ek üm idiyle. S u lta n a çok a ğ ır ifad elerle do lu b ir m e k tu p gönderm iş ve b u ra d a : S u lta n ı, gerçekleri gö- rem iy ecek k a d a r gözü k a p a lı lık la ith am etm iş. H ariciye n a zırın ın b ir hain, v ezirlerin d en y a rısın ın da R usya'ya satılm ış old u ğ u n u iddia ed erek Viizera M eclisinin d ağıtılm asını. H a ri ciye n azırının azledilm esini is- fivecek k a d a r ileri g itm iştir. T ü rk iy e ’nin b u g ü n dahi, te h d it ölçüsü d aha az olm akla b e ra b e r bu ta rz yabancı te lk in le rin e açık olduğunu halkım ızın h a tır lam am ası m ü m k ü n değildir. Çok uzun olan b u m ek tu b u n a- cı diline rağm en, N apolyon, lif. S elim ’i R us - O sm anlı an laşm a sını feshe ik n a edem em iş, T ra- fa lg a r’daki F ran sız - Ispanyol deniz k u v v e tin in A m iral N elson k o m u tasın d ak i In g iliz d o n an m a
sı ta ra fın d a n im h a olunm ası da O s m a n lI la r ı t e e n n i ite h a re k ete sev k etm iştir. N ih a y e t 2. A ralık 1805’de N apolyon’un A us te rlitz zaferi, F ra n s a ’yı B alk an lard a O sm anlIlara h em h u d u t kılınca, B abıâli yum uşam a gös term eğ e m ecb u r olm uş ve o za m ana k a d a r k ab u l edilm iven ü n v an m eselesi de h alo lm u ştıır.
A u ste rlitz ’i ta k ip eden Jetfa ve A u ste rd a t g a lib iy e tle ri de İs ta n b u l’d ak i m u k av em eti b ü sb ü tü n k ırm ış ve O sm an lIlar 1806 so n ların d a b o ğ azla rı Rus savaş gem ilerinin geçişine k ap am ışlar d ır. Bu olay, în g iliz le rip te p k i sini m ucip olm uş, 1807 b a şla rın da A m iral D nckw orth k o m u ta sındaki Ingiliz D onanm ası Ç a n a k k a le ’yi z o rlıv a ra k İstan b u l önüne gelm iş ve bu te h d itle ri de faide verm eyince ve Ç anakkale- nin ta h k im a tın ın a rttırılm â d ığ ı da d u y u lu n ca b ir netice ala m a dan çekilip g itm iştir.
N apolyon o la y la ra h âk im o la ra k , P ru s y a m ü d a h a le etm eden 1805'de A v u stu ry a ’yı yenm iş, 1806 da R usya k arışm ad a n P r u s y a ’yı parçalam ış, 1807 de O s m anlIları R usya aleyhinde lü -
zıutısnz b ir sav aşa sü rü k lem iş v e 'b u n u n kazancı M o ld av y a’nın zap tı olm uş. K endisi de n ih a y e t F rie d la n d zaferi île R uslarla T ils it’te Ç ar A lek san d r ile m ü zak ere m asasına o tu rm u ştu r. N apolyon, T ilsit’te , İs ta n b u l'd a b ir yeniçeri isyanı sonunda TÏI. Selim ’in ta h tta n in d irild iğ in i ve IV . M n stafa’m n p ad işah o ld u ğ u nu öğrenm iş, fa k a t a rtık Os m an lIlarla da fazla b ir alâkası k a lm a m ıştır. Z ira, T ilsit A nlaş m a la rı, N apolyon için O sm anlı desteğini ve b o ğ azla r m eselesini z a ru ri o lm ak tan çık arm ış, yedi vıl d o stlu ğ u n u k azan m ak için b a şk a la rı İle olan d o stlu k ların ı b ozdurduğu ve h a rb e sü rü k le diği O sm anlı im p a ra to rlu ğ u n u p arçalam ak ü z e re Ç a r A lek sa n d r I ile gizli b ir anlaşm aya v arm ıştır.
B
u kısa ta rih i olay da göster i r ki N apolyon B onapart m ille tle rle olan m ü n a se b e t lerin d e hiç b ir zam an itim ad a şayan olm am ış, b irin i diğerine m üdahale e ttirm e d e n vurm ağı bilm iş, m üesses d o stlu k la rı p ar ça iıy a ra k ittifa k la rı bozm uş d o stları b irb irle rin e düşm an ki. mış, hed efin e v a rm a k için si y aset âlem inde ah lâ k ı k ab u l e t m em iştir. K o m u tan lık aan ’atm . da b u n a ekleyince karşısın d a d e v le tle r, o rd u la r tu tu n am az o lm u ştu r. ITT S elim ’le yedi se nelik ilişkisinde zam an zam an çok haşin d av ran m ış ve y u k a r da p ek az kısm ını özetlediğim iz ve d iğ er b enzeri m e k tu p la rın da görüleceği ü zere b ir d e v le tin y ü k sek m em u rların ı ih a n e t le, P adişahı siyasi k ö rlü k le İt ham etm iştir. B elki b ü tü n b u n ları F ran sa için yapm ış ve fa k at T ü rk ta rih in d e , açık lad ığ ı mız şekilde, do stlu ğ u n a güv en i lecek, övülecek b ir d e v le t a d a mı olam am ıştır— S O N —
M
u h a k k a k b ü y ü k b ir askeri dehaya sahip olan N apolyon B o n ap art b u g ü n e kadaı sa vaş s tra te jis i ve ta k tiğ i yönünden h a rp ta rih le rin d e hem en hem en en b ü y ü k yeri işgal etm iş, d ü n ya h arp ak ad em ilerin in h arp san atı ile İlgili e tü tle rin d e d a im a baş köseyi tu ta n ve h a y ra n lık d u y u lan ve b ir zam an h e r m ille tte n b ir çok ask erin benzem eğe çalıştığı b ir v a rlık o lm u ştu r.O lay lara b a k ıla ra k , zeki ve ak ıllı olduğu k a d a r k u rn az, ce s u r olduğu k a d a r zor k a rşısın da k ay p ak ve fırsatçı, hedefine v a rm a k için h e r şeyi m üb ah gö ren , a h lâk i v asıfları pek k u v v e tli olm ıvan, h aris, m a ğ ru r ve m ü teh ak k im b ir insan o larak da görülür.
İk tid arın d a daim a o rduya d a yanm ış ve bu güç y ard ım ıy la I. konsüllüğü elde e tm iş tir. Bü tün hayatı boyunca da yegâne desteği o rd u su o lm u ştu r. Bu iş için uygun gördüğü y erd e ordu disiplinini çiğnem iş, ord u y u ken dine bağlam anın yolunu, işgal e ttiğ i y e rle rd e yağm acılığı
ser-N a o a U m -IH t Salim
ilişkileri
İ
d ared e ve a sk erlik te ıslâ h a t çı d ü şü n celeri haiz olan III. S elim , F ran sız ih tilâ li s ıra sında ta h ta çıkm ış. F ran sa o r d u su n u n zaferlerin d en , disiplin ve eğitim inden fa y d a la n a ra k ye n içeri « cağ ın ı ıslâh am acıyla «N izamı Cedid» h a re k e tin i getir-- m iş, fa k a t zay ıf kişiliği, içinde b u lu n d u ğ u İç ve dış ş a r tla r a h â kim olm aya y e te rli olm adığın dan h a l’ine k a d a r geçen sür« içinde olayların önü n d e s ü r ü k le n m iştir. 1800'den 1807’ye k a d a r devam lı o la ra k N apolyon’ un ve onun sefirlerin in baskısı nı ü stü n d e h issetm iştir.N apolyon'un fü tu h a t em elle rin in b ir yönü O rta D oğu’dtır. Bu politika. M ısır’ı ve S u riv ey i a ld ık ta n sonra ts ta n b n l’u elde etm ek, R usyanın O sm anlı to p ra k la rı ü zerin d ek i ezeli ih tir a s la rın a m ani olm ak, böylelikle b ir ta ra fta n H in t yolunu kontrol ed erk en d iğ er ta r a fta n A kdeniz ve K arad en iz tic a re tin i F ransa y a ra rın a k u lla n m a k tır. T ü m ü y le N apolyon’un O rtad o ğ u p o liti kası O sm anlı im p a ra to rlu ğ u n u n aley h in e o lm u ştu r.
1798 de g iriştiğ i M ısır seferi m u v affak iy etsizlik le n eticelen d ik ten sonra I. konsüllüğü za m an ın d a, zedelenen O sm anlı - F ran sız m ü n aseb etlerin i d ü z e lt meğe g a y re t gösterm iş, boğaz y o lla rım F ran sız tic a re tin e aç tırm ış, m u h te lif y e rle rd e k i k on solosluk ve a c e n ta la rın ı b ü y ü t m üş ve a rttırm ış tır. A ncak Mı s ır seferiyle, iki ezeli ra k ip o- lan O sm anlı - R ns birleşm esine de yol açtığ ın d an bu b irle şm e yi o rta d a n k a ld ırm a k için son ra la rı çok g a y re t sarfın a m ecb u r o lm u ştu r.
1800’de O sm an lılarca R uslar a ra s ın d a yapılan b ir anlaşm a ile Y u n a n ista n ’ın m ü ş te re k him ay e si b ak tm ın d an ty o n iy en a d a la rı na R us askeri şevki ve boğaz lard an R us h a rp gem ilerinin geç mesi ve ik m al yapm ası da k a ra rla ş tırıld ığ ın d a n , N apolyon devam lı o la ra k bu m ünasebeti bozm ağa, aynı zam anda İn g iliz lerle O sm anlIlar arasın d a devam eden d o stlu ğ u da b altalam ağ a çalışm ıştır. B övlece, ü çlü ittifa k ı parçaladığı ve O sm anlIlarla ken di ittifa k yapabildiği tak d ird e, A vrupa fü tu h a tın ı daha kolay tam am lıyacağını u m m u ştu r. B u n un için g eneral B ru n e ve son ra la rı g eneral S ebestianl gibi m u k te d ir b ü y ü k e lçilerin i İs ta n b u l’a gönderm iş, T aleyrand da T ü rk iy e ’yi R usya'dan a y ır m ak için devam lı g ay ret g ö ster m iştir.
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi