• Sonuç bulunamadı

200. doğum yılında Napoleon

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "200. doğum yılında Napoleon"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

1 9 «AĞUSTOS.1969 CUMHURİYET

i!

fi

Napoleon'un hayat/

m m ş

ve Fransa'ya hizmeti

M

apoleon, K orsikalI o rta hal­li ve İtalyan asıllı b ir aile­ nin çocuğuydu. 15 Ağustos 1769 da Alaccio şehrinde doğdu. Beşi küçük yaşta ölm üş, sekizi kendisi ile birlikte yaşam ış on üç kard eşten biridir.

D okuz yaşında iken ailesi Fran saya taşındı. B onaparte, kardeşi Jozef’le b irlik te O ton ve B riyen m ekteplerinde, hüküm etin yar­ dım ı ile, daha doğrusu K raldan istihsal edilen b ir belge üzerine, p arasız o larak okutuldu. 17B5 yı­ lında H arp Okulunu bitirdiği zam an 16 yaşında İdi.

Çocukluğu cılız olarak geçti. E sm e r ve soluk benizli idi. Elâ gözlü, geniş om uzlu, keskin b a ­ kışlı, ince dudaklı idi.

H uysuzlukları inatçılığı v ar­ d ı am a, çalışkanlığı, zekâsı, oku­ m aya ve yazmaya k arşı tu tk u ­ su , yaşındakilerle kıyaslanam ı- yacak derecede üstündü.

Okul arkadaşlarından hiçbiri ile teklifsizleşm ezdi. Y aşına gö­ r e pek ciddî b ir talebeydi. Sefa- heti sevmez, kahvelere gitmez, son derece tu tu m lu yaşardı. N a- poleon okulda m atem atik ve ta ­ rih derslerine düşkündü. K en­ disi de okul h âtıraların ı a n la tır­ ken şunları söylem işti:

(... arkadaşlarım ın en fakiri bendim . O nların ceplerinde d a ­ im a p ara bulunurdu, benim se b içb ir vakit beş param olm adı. K ibirlivdim . bütün dikkatim le bu halim i gizlemeye çalışırdım . Diğer öğrenciler gibi gülm ek, eğ­ lenm ek nedir bilm ezdim . O kul­ da heni hic b ir sev ürkütm edi, hiç kim se korkutam adı. Arka­ daşlarım dan kim isini döğer k i­ m inin vi'minü gözünü tu r n a la r­ dım . H asılı herkesi vıldırm ış- tım )

İlk şöhreti

1

789 Büyük F ransa ihtilâ­

linde. 20 yaşındaydı. Ruhen cum huriyetçi b ir eğilim e sa h ip bulunduğundan ihtilâli ha- oer a lır alm az bulunduğu y er­ deki halkı lehte gösterilere te ş­ vik etm işti.

N apoleon’un ilk şöhreti, 1793 yılında, Toulon şehrinin İngiliz- lerden geri alınm asındaki zaferi ile başladı. Bu işi b ir tü rlü be­ cerem eyen büvilk k um andanlar­ dan sonra, topçu yüzbaşısı olan B o n ap arte’ın İngilizleri m ağlûp ederek şehri geri alm ası, F ran- sava beklediği m üstakbel bir hü k ü m d arı tan ıtm ış oldu. Bu ba­ şarısından sonra yüzbaşılıktan generalliğe yükseldi.

Z aferleri zaferler izledi. İta l­ ya savaşı ve Fransanın bütün k om şuları ile yapılan harpler,

N apoleon’u m illi b ir kahram an o larak kalblere yerleştirdi. Ço­ cu k ların oyuncaklara k arşı tu t kuşu gibi, savaşı seviyor ve b u n ­ dan son derece zevk alıyordu.

Aşkları

N apoleon, ilk şöhretini yaptı­ ğı sıralard a, evvelâ kızkardeşle- rini evlendirm eye u ğ raştı. K en­ disine sıra geldiği zam an, dört çocuklu, anasının yaşına yakın yaşlı, fak at eskiden beri tan ıd ı­ ğı b ir kadınla hayatını b irleş­ tirm ek istedi. Aldığı red cevabı N apoleon’a pek dokundu, N apo­ leon bird en b ire âşık olan, ifrat derecede birin e tu tu lan yaratılış taydı. Bu red cevabının ü züntü­ sünü tanıdığı bazı kadınlarla ya­ şam ak suretiyle geçiştirdi. En sonunda, idam a m ahkûm olan b ir generalden dul kalan iki ç o ­ cuklu ve kendisinden 7 yaş b ü ­ yük Jozefin’e âşık oldu. Jazefin güzel değildi. F ak at N apoleon’t) kendisine çılgınca âşık yapmayı ustalıkla becerdi. 9 M art 1796 yılında onunla evlendi.

Bu evlilik mesut, sonuçlar ver­ medi. N apoleon, Jozefin’i büyük b ir aşkla seviyordu, h a ttâ İta l­ ya’ya yaptığı h a rp seferinde m u h arebe m eydanlarından, her gün ona âşıkane m ek tu p lar yolla­ m aktaydı. Jozefin ise, o n a so-* ğuk davranıyordu: sonunda bu* nun cezasını da çekti. N apoleon kendisine halef olacak b ir ço­ cuk istiyordu. Bu m üm kün ola­ m ayınca Jozefin’den ayrıldı. J o ­ zefin b ir sabah gözyaşları ile sarayı terk ed erek hâlen P ariste m üze olan M almezon adlı mâli- kânesine döndü.

Bundan so n ra Napoleon ta n ı­ dığı bazı kadınlarla yaşadı. H a t­ tâ bunlardan çocukları bile o l­ duysa da resm en evlât olarak tanım ava im kân bulam adı. Po­ lonya güzeli M adam V alevska’ dan doğan oğlu d ah a so n ra III. Napoleon devrinde, hâriciye nâ- zırlığm a k ad ar yükseldi.

N apoleon’un ikinci evlenişi birincisinin aksinedir. B u defa kendisinden 23. yaş küçük olan A vusturya im p arato ru n u n kızı M arie I.ouise’le evlendi. N apo­ leon'un bundan tek oğlu oldu. Doğduğu gün İtaly a kıralı ilân e- dilen II. Napoleon 1832 yılında Viyanada 21 yaşında iken verem den öldü. Çok sevdiği dedesi A vusturya im o arato n ın u n yanın­ da olan kem iklerini, II. Dünya H arbi sırasında H itler P aris’e göndererek babasının yanına göm dürdü. II. Napoleon evli o l­ m adığından B onaparte’m nesli b u su retle sona erdi.

Devlet Başkanlığı

Taha TOROS » 3

kın m em nuniyetsizliği aşırı d e ­ receye gelm işti. B ir inkilâba ve­ sile aran ıy o r. Cesur, m u k ted ir b ir şef bekleniyordu. İş te bu sı­ ralard a O rdu içerisinde bir yıl­ dız gibi parlayan B onaparte ka­ zandığı itib a r ve nüfuza daya­ narak ortaya atıldı. Meclisi ba­ sarak D irektuvar idaresini fes­ hedip devlet İdaresini iiç kişi­ lik konsolosluğa havale ettird i. K endisi de B aş K onsüllüğü üze­ rin e aldı.

B aşkonsüllüğün yetkileri k ra l­ dan farksızdı. B onaparte başarı lı k a ra rla r aldı. B akanlıkları ve her işi ehline ve erbabına ver­ di. Mâliyeyi Islâh etti. M emle­ kette nizam ve kanun hakim iye­ tini sağladı. K ısa zam anda Fran saya dinam ik bir düzen verdi. Fakat bu İslâhatına ve ham lesi­ ne devam a vakit, bulam adan yine savaşlara sürüklendi. Savaş yap­ m aktan zevk alıyordu. Fransa- nın kom şuları ile yaptığı savaşla rın çoğundan ülkesine to p rak ü - hak ederek şan ve şerefle P ari- se döndü. H alk onu çılgınca al­ kışlıyordu. Bu sevgiden d e fay­ dalanm ayı başaran B onaparte, Millî Meclis k ararı ile 3 Mayıs 1804 tarih in d e veraset su reti ile, 1. Napoleon Unvanı İle im p ara­ to r ilân edildi. B onaparte H ıris tiyan âlem ini kazanm ak amactyle de - istilâ ettiği Italyadan - P a­ payı P arlse getirterek im p arato r luğunu takdis ettird i.

F ran san ın dünyadaki mevkiini şereflerle yükselttiği gibi içerde­ ki İslahatında da başarı kaza­ nan B onaparte yeni kanunlar, yeni m üesseseler getirdi. Bugün­ kü m edenî kanunun bânisi oldu. H arbteki b aşarıları ile değil F ransaya getirdiği nizam ları He iftih ar eden N'apolyon. bu hiz­ m etine. kazandığı 40 savaşın üs­ tünde b ir değer verdi. K urduğu hukuk, kanun ve m alî m üesse­ seler! savunurken «H üküm et adam ının kalbi daim a başında olm ak gerektir» derdi.

N'apolyon, ö m rü n ü daha çok m uharebe m eydanlarında zafer peşinde geçirm esinin gerekçesini yabancı elçilere şöyle anlatm ış­ t ı ; «Sizin im paratorlarınız, kı­ ratlarınız sa lta n a tla rın a ecdat­ tan tevarüs ederek geldiler. Ne olursa olsun dü şseler de. kalsa­ lar da m evkilerini koruyabilir­ ler. Ben saltanatım ı kılıcım la kazandım . Bu m evkide kalabil­ m em için daim a fütuhata, daim a yeni zaferlere m uhtacım .»

İşte bu zafer tu tk u su yüzün­ den en sonunda m ağlûp olarak 1844 yılının Nisan ayında h ü ­ k ü m d arlık tan çekildi. K om şu devletlerin bu galebesi Fransayı etkilediğinden XVI. Louis’nin kardeşini X V III. Louis adı ile ta h ta çıkardı. N apolyon’u da yıl­ da 2 milyon frank tahsisatla El- be adasına sü rd ü ler.

M

apoleon eşsiz b ir kum andan olduğu kadar, dış politikada aynı üstünlüğü gösterem edi. O daim a a t üstünde savaş m ey­ danında olm ayı, m asa başında o turm aya tercih etti.

Y aradılıştaki ileri zekâsı, şöh­ retinden faydalanm ayı bilen sağ duyusu, onu F ransanın h üküm ­ darlığına, hattâ Avrupanın hü­ küm darlığına çıkardı. Ö nünde K rallar, D ükler, boyun eğdi.

F ransada yapılan büyük in k ı­ lâp o sıralard a yerine o tu rm a ­ m ıştı. B ir nevî m ü d ü rle r hü k ü ­ m eti olan D irektuvar idaresinin başarısızlığı halkı kötüm serliğe sürüklediği sıra la rd a B onopar- te ’m şöhreti yaygın hâle gelmiş, onun b ir k u rtarıc ı b ir k u ru cu o- larak Fransanın üzerine güneş gibi doğacağı günler yaklaşm ış­ tı. Aşağıda sıraladığım ız o rtam , B onaparte’ı âdeta vazifeye ça­ ğırıyordu:

K ral ta ra fta rla rı ile C um hu- huriyetçiler arasında bitm eyen kavga halkı etkiliyordu. M uhalif m ebuslar, yazarlar sürgün ed i­ liyor, söz ve basın hürriyeti k ı­ sılıyor. İstib d at devri âdeta h o rt luyordu. Ülkede em niyet ve a sa ­ yiş çığım dan çıkm ıştı. Yiyecek ve giyecek verilem ediğinden o r ­ dudan fira rla r başlam ıştı. B un­ lardan dağdaki eşkiya çeteleri ile işbirliği yapanlar vardı Köy­ ler, k asabalar hattâ zam an za­ m an hüküm et daireleri b asıla­ rak m al sandıklarındaki p aralar çalınıyordu. Soygunculuk son haddine varm ıştı. Vergiler t a ­ ham m ül edilm ez dereceye yük­ seltildiğinden, tah silât yapılam ı­ yordu. Y ollar bozulm uş, k ö p rü ­ ler yıkılm ış, İm alâthaneler k a ­ panm ış, ih racat ve ith alât % 80 nlsbetinde düşm üştü. H astaha- nelerde açlıktan, bakım sızlıktan ölenler çoktu. H üküm ette k u d ­ re t ve haysiyet kalm am ıştı Hal

■ ■

İkinci İmparatorluk

B

u değişiklik F ra n sa ’da müte- gallibe sınıfının hortlam ası­ na, hürriy etlerin ve hukuk kaidelerinin kısılm asına yol aç­ tı. Umumi nefret a rttı. H erkes N apolyon’un m âzideki şanlı ic­ raatın ı düşünüyor, k u rtu lu şu ve F ran san ın başına geçmesi için onu özlüyordu. N apoiyon, c-rdu içerisindeki hoşnutsuzluğu da h ab er alınca, istifasından 10 ay sonra, m aiyetindeki 1000 k a ­ d a r askerle, F ran sa’ya girdi ve kan dökm eksizin P a ris ’te alkış­ larla karşılandı.

20 M art 1815 tarih in e rastlayan gün B onaparte’in II. İm p arato r­ lu k devri başladı. F ak at bu rııüd d e t 100 günden fazla devam ede­ m edi. Topladığı o rd u larla çok yüksek sayıdaki kom şu devletle­ rin in askerleri ile çarpıştı. 17 H aziran 1815 de m ağlûp olarak îngilizlere iltica e tti

S ainte - Hölâne adasına sü rü ­ len Napoiyon, ö m rünün gerisini te e ssü r ve ıs tıra p içerisinde ge­ çirdi. Yanına ne karısı, ne de yakınlarından biri uğradı. 62 ya­ şında, babası gibi m ide kanse­ rinden öldü, tngillzler, ölünün F ransaya nakline engel olm ak istedilerse de, kem iklerinin, çok sevdiği vatanına naklini ve P a­ riste Sen nehri kenarına göm ül­ m esini bildiren vasiyetnam esi yerine getirildi. Şanına" lâyık bir a n ıt olan EnvaHd’e göm üidü

K abri P a ris’in merkezinde, adı h er Fransızm kalbinde bulu­ nan B onaparte, hakkında en çok yazı yazılan, ta rih olm uş b ir kahram andır.

Y a rın:

NAPOLEONun

TÜRKİYE

karşısındaki tutumu

4 4 4

(2)

2 0 . AĞUSTOS.1969

CUMHURİYET

Napoleon’un Türkiye j

karşısında tutumu

^r,v> :,i»SSE§Âii:ÂÎ.

.Y.:- .v3î . ' •

-M

Taha TOROS

mmâ

«.

-’ürkler öldiirüle' Jirler, lâkin mağlûp edile­

mezler..»

Napoleon BONAPARTE

B

N

apoleon manlI İm paratorluğuna ve B onaparte'm O s­ ülkesine k arşı izlediği politi­ k a çok değişik o lm u ştu r. Ma­ dalyonun b ir tarafın d a dostluk, diğerinde tehdit kokusu vardır.

Yeni general olduğu sıralard a ve b ir aralık işsiz kalm ası üze­ rine, Is ta n b u ls gitm ek, OsmanlI o rd u su n d a eğitim görevi alarak şö h re t sağlam ak arzusundaydı.

B on ap arte’m M ısır’ı istilâsı sı­ rasın d a da OsmanlI İm p arato r­ luğunun aleyhine tek kelim e söylem em esi ve kendisini III. S ultan Selim ’in vekili gibi gös­ term esi d ikkate şay an d ır. A n­ cak BabIâli’nin kendisine gön­ derdiği bu kon u d a m üspet cevap la r olm am ıştır. O M ısır’da ıslâm âlem ini okşayıcı n u tu k larla el­ de etm ek, m ü slü m an lara aşırı m u habbet g östererek gayesi m eç hul olan b ir politika gütm ekte idi. Belki de ilerisi için b ir h ü ­ k ü m darlık sahası arıyordu?

M ısır seferi

B

onaparte, M ısır’ı TUrklere b ir hizm et istilâsını, olarak yorum luyor, asıl m aksadının Ingilizlerin elinden H indistan yolunun alın arak Ş ark ticareti üzerinde F ra n s a ’ya öncelik ta n ı­ yacak b ir d u ru m u hazırlam ak ve aynı zam anda M ısır’daki kö­ lem enlerin F ran sız tacirlerine yaptıkları fena m uam eleleri ce­ zalandırm ak gayesi olduğunda İsra r ediyordu.

B ereketli Nil vadisinden fay­ dalanılm ak İçin m utlaka M ısır’ m işgal edilm esini D irektuvar i- daresine 23 AraUk 1797 tarih li m ektubu ile N apoieon tavsiye e t­ m işti.

M ısır seferinin hazırlıklarını h ab er alan O smanlI im p a ra to r­ luğunun H ariciye N azırı (Reisül K ü tta p ) A tıf efendi, istanbulda- ki F ransız m aslahatgüzarını çağı­ ra ra k durum u sorm uştu. Fransa hâriciyesinden tstan b u l sefareti­ ne gelen 1798 M ayıs tarih li ce­ vapta, T ürklere k arşı h içb ir d ü ş­ m anlık hissi bulunm adığı belir­ tilerek bu hareketin kölem enlere k arşı ve lngilizlere karşı yapıl­ dığında İsra r olunuyordu. BabI­ âli, bu gerekçeyi benim sem edi ve F ransız ask erlerin in M ısır’a girm esi hâlinin h a rb sebebi ola­ rak niteleneceğini bildirdi.

F akat N apoieon k a ra rın ı ver­ m işti. 38 bin kişilik silâhlı ve külliyetli to p ve levazım atı ile b irlik te M ısır to p ra k la rın a ayak bastı.

H albuki F ransa, T ürkiye’nin d o stu idi. B ir ta ra fta n da Rus­ ya ile İngiltere ve A vusturya devletleri N apoleon’un M ısır’a ayak basm asını yakından izle­ m ekte ve O smanlI devlet adam ­ larını ta h rik etm ekteydiler.

N apoieon, M ısır'a girişinde bü yük b ir m ukavem et görm edi. İlim ve din ad am ların a teveccüh g ö stererek kendisinin İslâm di­

nini çok sevdiğini ve padişahın dostu olduğunu im a eden ko­ n uşm alar yaptı. Eşsiz hitabesinin ve propogandasım n etkileri kı­ sa zam anda görüldü. G ittiği ba­ zı yerlerde kendisini (S u lta n la ­ rın sultanı) diye karşılayanlar bile oldu.

III. S elim ’in rızası ile M ısır’a geldiğine halkı inandırm ak için tahsil ettiği vergilerin b ir k ıs­ m ını İstan b u l’a gönderdi. H attâ M ısır’daki darphaneyi ta m ir e t­ tire re k III. Selim nam ın a p a ra b astırd ı. Buna paralel o larak m üslüm anlarm rah atça hac vazi­ felerini yapm aları için te d b irle r aldı.

Gezzar Ahmet

Paşaya yeniliş

B

u ara d a F ransızların İsken­d eriye’deki büyük donanm a­ sı Ingilizlerin baskınına uğ­ ray arak kısm en b atırıld ı ve ya- kıidı. OsmanlI h ü k ü m eti, bu ba­ şarısından dolayı İngiliz donan­ m asının am irali N elson’a (ger­ danlık) ve 2000 altın gönderm ek suretiyle teb rik etti.

Babıâli bocalam akta idi. Na- poleon’un üzerine sefer hazırlığı yapam adığından F ra n sa ’ya ilânı h arb edem edi. Ancak, F ran sa ile kısa m ü d d et de olsa m ü n a­ sebetini kesti ve İstan b u l’daki elçilik kapısındaki arm ayı kal- d ırttı.

M ısır’daki valim iz, N apoieon’a k arşı idi. F ak at onun askerî kuvvetine k a rşı d u racak d u ru m ­ da değildi. S uriye’de m uazzam b ir o rdu hazırlığına geçen Cez- zar A hm et Paşa, B onaparte’in üzerine yürüm ek için plân h a ­ zırlam ak ta idi. B onaparte. Os­ manlI o rdusunu dağıtm ak m ak­ sadı ile b ir kısım askeri ile S u­ riye’ye girdi. T ü rk ordusunun m ukavem eti karşısın d a A kkâ’ dan ileri gidem edi, büyük zayi­ a t vererek 18 H aziran 1799 ta r i­ hinde peri çekildi. Bu m u h are­ bede pek çok F ransız askeri aç­ lık, susuzluk ve h astalık tan te ­ lef olm uştu.

B onaparte, T ürklerle uzlaşm a yollarını arıyordu. M ağlûp ol­ mayı da kendisine yedirem iyor- du. Sadrazam a hitaben 17 Ağus­ to s 1799 tarih in d e şu tarzd a b ir m ektup yazdı:

«... K aderin b ir cilvesidir ki, Türkiye ile F ransa eskiden beri h irb irin in dostu ve F ran sa da R usya ve A vusturya’nın düşm a­ nı iken ve T ürkiye de keza ay­ nı devletlerle hasım d urum da bulunurken, bugün b irb irleri ile harb ed iy o rlar. Savaşlarda b ir F ransız askerinin vurulm ası, T ürkiye’nin b ir yardım cıdan m ahrum kalm ası dem ek olduğu­ nu zatıâliniz idrak etm iyor m u­ sunuz? F ransa. hristiyan iken, T ürkiye, ona dostluk gösterdi. Bugün F ran sa eski m ezhebini terkederek m üslüm aniığa yak­ laşm ış olduğu halde, nasıl olu­ yor da T ü rk ler onunla savaş e- diyor? F ran sızlar M ısır’ı zap- d etm iştir şeklindeki söze, Fran- sam n m aksatlının K ölem enleri cezalandırm ak ve înğillzlere za­ r a r verm ek olduğu ve T ürkiye ile asla savaşa girm eyi düşünm edi- ği m alûm dur. Esasen sadık m ü t­ tefikim iz S ultan Selim H azret­ lerinin z a ra r görm esi gibi b ir konunun bulunm adığını b elirt­ m ek isteriz.

T e k ra r ederiz İd Türkiye, silâh kuvveti ile sağlayam adığı hu su s­ ları, b a rış görüşm eleri ile ya­

pabilm ektedir. Şayet Mısırı zarp t ve istilâ m aksadiyle gönderile­ cek o rd u lar otursa, bunu k ah re­ derim . Lâkin m üzakere yolu ile hir anlaşm aya varılm ak istenilir se tekliflerinizi anlayışla hiisnii- telâkki ve kabul e d e rim ... Pa- risteki elcinize tam yetki veri­ niz. Diğer ta ra fta n Mısıra da tam yetkili bir m em urunuzu gönderiniz. İki saat içerisinde konuşarak h er işi hallederiz. F ransa o rd u ları, hünerleri ve b ah ad ırlık ları m üslüm anlara gös term ek ten hoşlanm azlar. Fran- sızlar günün birinde yine T ü rk ­ lerle b erab er eski zam an lard a­ ki gibi birleşerek m üşterek d ü ş­ m ana karşı dururlar..»

Bu yazışm alardan sonra F ran­ sa ile 9 Ekim 1801 tarihinde ye­ ni b ir anlaşm a im zalandı ve b u ­ n u 25 H aziran 1802 tarihli b ir a n ­ laşm a takviye etti.

Napoieon M ısır’dan P aris’e d ö ­ n e r dönm ez hü k ü m et idaresini ele geçirdi. Büyük zaferlerle F ransanın bütün kom şularını yıl d ıra ra k Avrupaya hâkim oldu.

S O N U Ç

M

apoleon B onaparte Sainte- H clene’de kalem e aldığı ha­ tıra la rı arasın d a (T ürklerin A vrupadan çıkartılm asına karşı olm am akla b erab er İstanbul şeh rine m âlik oluşlarının ehem m i­ yetini lâyıkiyle ta k d ir etm işim ­ d ir. Bu itib arla Boğazlan Rus- yaya verm em ek için cihanın n ıs­ fına hâkim olm aktan vazgeçmiş tim . Bu k ararım d an dolayı n a ­ dim ve pişm an değilim ) demekte dir.

Yazımızı N apoleon’un şu söz­ leri ile b itire re k hatırasını a n ­ m ış oiuvonız:

(İnsanlar! yükselten iki büyük meziyet vardır: E rkeğin cesur, kadının iffetli olm ası. Bu iki m eziyetin yanı başında her iki cinsi şereflendiren tek fazilet vard ır: V atana - icabında herşe- yi tereddütsüz fedâ edecek k a ­ d a r - bağlı olm ak. Bu m eziyet­ ler ve bu fazilet en büvük k ah ­ ram anlığı, havatın elem ine, k a ­ derine karşı kayıtsız kalm ayı ve ağ ır olayların acılıklarına göğüs germ eyi doğurur. İs te Tfirkleı bu çeşit k ah ram an lard an d ır ve bundan dolayı T iirkler ntdürüle- hilirler. lâkin m ağlûp edilem ez­ ler.)

Y a rın : ______________

Amiral S. ORKUNTun

«Nanolyon ve Boğaz­

lar» adlı yazısı..

(3)

21.ADUSTOS«1969

CUMHURİYET

I :

i

r

Napolyon ve Boğazlar

Amiral Sezai Orkunt ¿SBfeJf

i

ö

M

apolyon doğum yıl dönüm ü B o n a p a rt'ın m ü n a ­200. sebetiyle, asker! kişiliği h ak k ın d a b ir y a rı istenilince, b ir te sa d ü f eseri b u g ü n lerd e okum uş olduğum (N apolyon ve Ç an ak k ale) adlı b ir eseri h a ­ tırla d ım ve konu o larak bunu seçm eği düşündüm .

O smanlI ta rih in in çö k ü n tü d ev irlerin d e, b ü y ü k d ev letlerin im p a ra to rlu ğ u n iç işleri ve dış politikası ü zerin d ek i olum suz e tk ile ri ve kişisel zaafların dev ­ leti sü rü k led iğ i ib re t v erici b ir kısım o la v la r serisini teşk il e- den bu k itap , tam am en F ran sız D ışişleri B akanlığı arşiv k a y ıt­ la rın a istinaden h azırlan m ış ve 1800-1812 a ra sın d a k i O sm anlı - F ran sız ilişk ilerin i İncelem iştir. E serde, üç b ü y ü k d ev letin k e n ­ di a ra la rın d a k i m ü cad e leleri ve su ltan ü zerin d ek i b ask ıların ı ay ay te fe rru a tıy la görm ek m ü m ­ k ü n d ü r.

Napolyon B o n ap art için, özel­ likle F ra n s a ’da ve d ünyanın m u h telif ü lk e le rin d e övücü ve kişiliğini yüceltici y a y ın la r y a ­ p ılırk e n , tarih im izin b ir köşesi­ ne sıkışm ış hoş olm ayan h a tı­ ra la rı deşm ek, b elk i böyle b ir anm a vesilesiyle u y g u n düşm i- v e cek tir. A ncak, T ü rk iy e ’nin bu gün dahi h e r olaydan ib re t dersi çık aracağ ı b ir o rtam ı y aşam ak ­ ta o lduğunu da d ik k a t n azara a lırsa k g erçek ler açısından ta ­ rih î o lay ları gözden geçirm ek

h e rh ald e faideli olacaktır.

Nanolvon’ıın

■ ■ ■■■ W ■

kısılırı

b .» t b ıra k m a k ta b u lm u ştu r. Ku zey İta ly a ’yı işgal ettiğ i zam an d ah a yirm i yedi yaşında otan bu g en eralin ord u su n a yaptığı şu tav siy e m e ş h u rd u r! «H epiniz aç ve hem en hem en çıplaksınız. Sizi d ü n y a n ın en m ü n b it ova­ la rın a getirdim . B u rad a büyük şe h irle r, zengin e y ale tler, şan şeref ve zenginliği b u laca k sı­ nız,*

Bu tav siy ed en , kendisi dahil, h ü tü n ordu İstifade etm iş, b ilâ­ h are N apolyon tav iz verdiği bu k u v v e tle re d a y a n a ra k F ransa siyasi h a y a tın d a k i ilk önem li v erin i sağ lam ıştır. O rd u ların ın insan gücü, N apolyon için daim a b ir araç o larak kalm ış, ik tid a rı sü resin ce d ev rin e göre çok b ü ­ y ü k b ir rak am olan b ir buçuk m ilyondan fazla İnsanı, b elk i de F ra n s a 'n ın o günkü şa rtla rı için de hiç te lüzum u olm ıyan uzak savaş m ey d a n la rın d a h a rc a m ış­ tır.

B ir Sezar. b ir îsk e n d e rd e n da­ da b ü y ü k b ir isim y apm ak ih ­ tira sı içinde O rtadoğu ve A v ru ­ p a ’da fü tu h a t em elleri peşinde koşm uş, kim isini g e rç e k le ştir­ miş, fa k a t b ir F atih gibi o da h ay alin in genişliği İçine sığ d ır­ dığı h ed eflere hiç b ir zam an u laşam am ıştır.

îç politika alanında b ecerikli, h a ttâ e n trik a c ı olm uş, refo rm ­ la rı g erçek leştirecek d e v le t a- dam lığı k u d re tin i gösterm iş, dış p o litik ad a da T a le y ra n d gibi fev k alâd e b ir h ariciy e n a z ırın ın da y ard ım ıy la, askeri s tra te ji ve diplom asiyi son derece a- h enkli b ir şekilde b a ğ d a ştırm a k im k ân ın ı b u lm u ştu r. 15 sene Aış ru p a ü stü n d e din m iy en b ir f ı r . tına gibi esm iş, n ih a y e t 1815'td W ate rlo o ’da ta k a ti kesilm iş, y ıl­ dızı sö n m ü ştü r.

Basarısızlsk

802 ve 1803 tic a ri m ü n a s e b e t­ lerin geliştirilm esiyle geç­

miş, III. Selim Rusya ile bağını kesm e eğilim ini g ö ster­ m em iştir. 1804’te O sm anlı d e v le ­ ti tarafsızlığ ın ı m uhafaza e t­ m ekle b e ra b e r, R usya ve In g il­ tere İle olan resm î ittifa k iliş­ kisi dolayısıyla bu devletler* daha fazla y a k ın lık gösterilm iş ve N ap o ly o n ’un İ s ta n b u l’da ya­ ratm ağa çalıştığı k u v v e tli Rus düşm anlığı pro p ag an d a ve te l­ kinleri y ü rü m em iş, Ç anakkale Boğazının R us h a rp gem ilerine kapatılm ası gerçekleşm em iştir K orfu gibi tyo n ly en ad ala rın d a Rus ask erin in ve aynı zam anda bîr R us filo su n u n bulunm ası, tngiilzlerin denizlere Hâkim o lu ­ şu ve R usya ile ittifa k ' Bona- p a rt’ın devam lı olarak İta ly a fi­ le rin d e k i endişesini a r t tı r a n ı.

sağ k an ad ın d a arad ığ ı em niyeti v erm em iştir. Bu a ra d a F ra n sa - nın M ısır'ı ve Y u n a n ista n ’ı işgal edeceğine d a ir ç ık a rıla n şay ia­ la rın S u ltan ü zerin d ek i m enfi e tk ile rin i silm ek için de g ay ret sarfed iim iştir.

1804 H aziran ın d a N apolyon’un kendisini im p a ra to r ilân etm e ­ si, İs ta n b u l’da oldukça e n te r e ­ san b ir olaya sebep olm uş ve b ir d ip lo m atik ih tilâ f haline ge­ len bu hu su s uzun b ir zam an sü rü p gidecek anlaşm azlık y a ­ ra tm ıştır. O sm anlı a n la y ışın ­ da, im p a ra to r ü n v a n ın ın (P a d i­ şa h ) u n v an ın d an d ah a aşağı bir d erece ifade etm esi karşısında F ra n sız la r ( im p a ra to r N apolyon I) unv an ı y erin e (İm p a ra to r ve P adişah N apolyon I) u n v an ın d a ıs ra r etm iş, bUnu da B abıâlı, A v ru p a sav a şla rın ın N apolyon lehinde neticelenm esine k ad ar kabul etm em iş ve bu olayı b ü ­ yük b ir m esele yapan Büyük elçi B ru n e ’n ün şahsi ilişk ilerin i k eserek İs ta n b u l’dan a y rılm a sı­ na yol açm ıştır.

N apolyon İs ta n b u l’dan is te d i­ ğini alam ay ın ca bu sefer Ç ar A lek san d r I ile ih tilâ f halinde b u lu n a n Ira n ile ilişki k u rm a k

istem iştir.

1805’de N apolyon’un A v ru p a- da g iriştiği fü tu h a t sırasın d a da, III. Selim ’e, Rns ve Ingiliz ittifa k ın ı b ozduram ayınca O s­ m anlIların tarafsız kalm ası d a ­ ha işine g elm iştir. B ununla her ra b e r N apolyon p adişahı b ir ke­ re d aha ikna etm ek üm idiyle. S u lta n a çok a ğ ır ifad elerle do­ lu b ir m e k tu p gönderm iş ve b u ra d a : S u lta n ı, gerçekleri gö- rem iy ecek k a d a r gözü k a p a lı­ lık la ith am etm iş. H ariciye n a ­ zırın ın b ir hain, v ezirlerin d en y a rısın ın da R usya'ya satılm ış old u ğ u n u iddia ed erek Viizera M eclisinin d ağıtılm asını. H a ri­ ciye n azırının azledilm esini is- fivecek k a d a r ileri g itm iştir. T ü rk iy e ’nin b u g ü n dahi, te h d it ölçüsü d aha az olm akla b e ra ­ b e r bu ta rz yabancı te lk in le rin e açık olduğunu halkım ızın h a tır ­ lam am ası m ü m k ü n değildir. Çok uzun olan b u m ek tu b u n a- cı diline rağm en, N apolyon, lif. S elim ’i R us - O sm anlı an laşm a­ sını feshe ik n a edem em iş, T ra- fa lg a r’daki F ran sız - Ispanyol deniz k u v v e tin in A m iral N elson k o m u tasın d ak i In g iliz d o n an m a­

sı ta ra fın d a n im h a olunm ası da O s m a n lI la r ı t e e n n i ite h a re ­ k ete sev k etm iştir. N ih a y e t 2. A ralık 1805’de N apolyon’un A us te rlitz zaferi, F ra n s a ’yı B alk an ­ lard a O sm anlIlara h em h u d u t kılınca, B abıâli yum uşam a gös­ term eğ e m ecb u r olm uş ve o za­ m ana k a d a r k ab u l edilm iven ü n v an m eselesi de h alo lm u ştıır.

A u ste rlitz ’i ta k ip eden Jetfa ve A u ste rd a t g a lib iy e tle ri de İs­ ta n b u l’d ak i m u k av em eti b ü sb ü ­ tü n k ırm ış ve O sm an lIlar 1806 so n ların d a b o ğ azla rı Rus savaş gem ilerinin geçişine k ap am ışlar d ır. Bu olay, în g iliz le rip te p k i­ sini m ucip olm uş, 1807 b a şla rın ­ da A m iral D nckw orth k o m u ta ­ sındaki Ingiliz D onanm ası Ç a­ n a k k a le ’yi z o rlıv a ra k İstan b u l önüne gelm iş ve bu te h d itle ri de faide verm eyince ve Ç anakkale- nin ta h k im a tın ın a rttırılm â d ığ ı da d u y u lu n ca b ir netice ala m a ­ dan çekilip g itm iştir.

N apolyon o la y la ra h âk im o la­ ra k , P ru s y a m ü d a h a le etm eden 1805'de A v u stu ry a ’yı yenm iş, 1806 da R usya k arışm ad a n P r u s ­ y a ’yı parçalam ış, 1807 de O s­ m anlIları R usya aleyhinde lü -

zıutısnz b ir sav aşa sü rü k lem iş v e 'b u n u n kazancı M o ld av y a’nın zap tı olm uş. K endisi de n ih a y e t F rie d la n d zaferi île R uslarla T ils it’te Ç ar A lek san d r ile m ü ­ zak ere m asasına o tu rm u ştu r. N apolyon, T ilsit’te , İs ta n b u l'd a b ir yeniçeri isyanı sonunda TÏI. Selim ’in ta h tta n in d irild iğ in i ve IV . M n stafa’m n p ad işah o ld u ğ u ­ nu öğrenm iş, fa k a t a rtık Os­ m an lIlarla da fazla b ir alâkası k a lm a m ıştır. Z ira, T ilsit A nlaş­ m a la rı, N apolyon için O sm anlı desteğini ve b o ğ azla r m eselesini z a ru ri o lm ak tan çık arm ış, yedi vıl d o stlu ğ u n u k azan m ak için b a şk a la rı İle olan d o stlu k ların ı b ozdurduğu ve h a rb e sü rü k le ­ diği O sm anlı im p a ra to rlu ğ u n u p arçalam ak ü z e re Ç a r A lek ­ sa n d r I ile gizli b ir anlaşm aya v arm ıştır.

B

u kısa ta rih i olay da göste­r i r ki N apolyon B onapart m ille tle rle olan m ü n a se b e t­ lerin d e hiç b ir zam an itim ad a şayan olm am ış, b irin i diğerine m üdahale e ttirm e d e n vurm ağı bilm iş, m üesses d o stlu k la rı p ar ça iıy a ra k ittifa k la rı bozm uş d o stları b irb irle rin e düşm an ki. mış, hed efin e v a rm a k için si­ y aset âlem inde ah lâ k ı k ab u l e t­ m em iştir. K o m u tan lık aan ’atm . da b u n a ekleyince karşısın d a d e v le tle r, o rd u la r tu tu n am az o lm u ştu r. ITT S elim ’le yedi se­ nelik ilişkisinde zam an zam an çok haşin d av ran m ış ve y u k a r­ da p ek az kısm ını özetlediğim iz ve d iğ er b enzeri m e k tu p la rın ­ da görüleceği ü zere b ir d e v le ­ tin y ü k sek m em u rların ı ih a n e t­ le, P adişahı siyasi k ö rlü k le İt­ ham etm iştir. B elki b ü tü n b u n ­ ları F ran sa için yapm ış ve fa ­ k at T ü rk ta rih in d e , açık lad ığ ı­ mız şekilde, do stlu ğ u n a güv en i­ lecek, övülecek b ir d e v le t a d a ­ mı olam am ıştır

— S O N —

M

u h a k k a k b ü y ü k b ir askeri dehaya sahip olan N apolyon B o n ap art b u g ü n e kadaı sa­ vaş s tra te jis i ve ta k tiğ i yönünden h a rp ta rih le rin d e hem en hem en en b ü y ü k yeri işgal etm iş, d ü n ­ ya h arp ak ad em ilerin in h arp san atı ile İlgili e tü tle rin d e d a ­ im a baş köseyi tu ta n ve h a y ­ ra n lık d u y u lan ve b ir zam an h e r m ille tte n b ir çok ask erin benzem eğe çalıştığı b ir v a rlık o lm u ştu r.

O lay lara b a k ıla ra k , zeki ve ak ıllı olduğu k a d a r k u rn az, ce­ s u r olduğu k a d a r zor k a rşısın ­ da k ay p ak ve fırsatçı, hedefine v a rm a k için h e r şeyi m üb ah gö­ ren , a h lâk i v asıfları pek k u v ­ v e tli olm ıvan, h aris, m a ğ ru r ve m ü teh ak k im b ir insan o larak da görülür.

İk tid arın d a daim a o rduya d a ­ yanm ış ve bu güç y ard ım ıy la I. konsüllüğü elde e tm iş tir. Bü­ tün hayatı boyunca da yegâne desteği o rd u su o lm u ştu r. Bu iş için uygun gördüğü y erd e ordu disiplinini çiğnem iş, ord u y u ken dine bağlam anın yolunu, işgal e ttiğ i y e rle rd e yağm acılığı

ser-N a o a U m -IH t Salim

ilişkileri

İ

d ared e ve a sk erlik te ıslâ h a t çı d ü şü n celeri haiz olan III. S elim , F ran sız ih tilâ li s ıra ­ sında ta h ta çıkm ış. F ran sa o r­ d u su n u n zaferlerin d en , disiplin ve eğitim inden fa y d a la n a ra k ye­ n içeri « cağ ın ı ıslâh am acıyla «N izamı Cedid» h a re k e tin i getir-- m iş, fa k a t zay ıf kişiliği, içinde b u lu n d u ğ u İç ve dış ş a r tla r a h â ­ kim olm aya y e te rli olm adığın­ dan h a l’ine k a d a r geçen sür« içinde olayların önü n d e s ü r ü k ­ le n m iştir. 1800'den 1807’ye k a ­ d a r devam lı o la ra k N apolyon’­ un ve onun sefirlerin in baskısı­ nı ü stü n d e h issetm iştir.

N apolyon'un fü tu h a t em elle­ rin in b ir yönü O rta D oğu’dtır. Bu politika. M ısır’ı ve S u riv ey i a ld ık ta n sonra ts ta n b n l’u elde etm ek, R usyanın O sm anlı to p ­ ra k la rı ü zerin d ek i ezeli ih tir a s ­ la rın a m ani olm ak, böylelikle b ir ta ra fta n H in t yolunu kontrol ed erk en d iğ er ta r a fta n A kdeniz ve K arad en iz tic a re tin i F ransa y a ra rın a k u lla n m a k tır. T ü m ü y ­ le N apolyon’un O rtad o ğ u p o liti­ kası O sm anlı im p a ra to rlu ğ u n u n aley h in e o lm u ştu r.

1798 de g iriştiğ i M ısır seferi m u v affak iy etsizlik le n eticelen ­ d ik ten sonra I. konsüllüğü za­ m an ın d a, zedelenen O sm anlı - F ran sız m ü n aseb etlerin i d ü z e lt­ meğe g a y re t gösterm iş, boğaz y o lla rım F ran sız tic a re tin e aç­ tırm ış, m u h te lif y e rle rd e k i k on­ solosluk ve a c e n ta la rın ı b ü y ü t­ m üş ve a rttırm ış tır. A ncak Mı­ s ır seferiyle, iki ezeli ra k ip o- lan O sm anlı - R ns birleşm esine de yol açtığ ın d an bu b irle şm e ­ yi o rta d a n k a ld ırm a k için son­ ra la rı çok g a y re t sarfın a m ecb u r o lm u ştu r.

1800’de O sm an lılarca R uslar a ra s ın d a yapılan b ir anlaşm a ile Y u n a n ista n ’ın m ü ş te re k him ay e­ si b ak tm ın d an ty o n iy en a d a la rı­ na R us askeri şevki ve boğaz­ lard an R us h a rp gem ilerinin geç mesi ve ik m al yapm ası da k a ­ ra rla ş tırıld ığ ın d a n , N apolyon devam lı o la ra k bu m ünasebeti bozm ağa, aynı zam anda İn g iliz­ lerle O sm anlIlar arasın d a devam eden d o stlu ğ u da b altalam ağ a çalışm ıştır. B övlece, ü çlü ittifa k ı parçaladığı ve O sm anlIlarla ken di ittifa k yapabildiği tak d ird e, A vrupa fü tu h a tın ı daha kolay tam am lıyacağını u m m u ştu r. B u­ n un için g eneral B ru n e ve son­ ra la rı g eneral S ebestianl gibi m u k te d ir b ü y ü k e lçilerin i İs­ ta n b u l’a gönderm iş, T aleyrand da T ü rk iy e ’yi R usya'dan a y ır­ m ak için devam lı g ay ret g ö ster­ m iştir.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Bir başka soru: Sanat yapıtı bize bilimi simgesel ve renkli bir düş gibi aktarabilir mi.. Bu soruların yanıtını da Bilim Haritası,

Milli Eğitim Bakanının bir söyleviyle açılacak olan jübile töreninde Rektör Kâzım İsma­ il Görkanla Basın - Yayın Ge­ nel Müdürü Doktor Halim Al- yot

Bir hafta k›sa kol sirküler alç›da kalan hastan›n taki- binde radius distal uçta redüksiyon kayb›n›n sap- tanmas› üzerine (fiekil Id), servisimize yat›r›larak

• Bütün Landsat uyduları, yakın kutupsal yörüngeli ve güneş uyumlu olup yaklaşık 900 km (Landsat 1 – 3) yükseklikle 18 gün tekrarlama süresine daha sonrakiler 700

Dilin üst kısmına 12mm genişliğinde yapılmalıdır Tulum Tıraşı: Saya parçalarının kenarlarını tulum kıvırma için yapılan tıraşlama çeşididir.. Yüzün tulum

SAYA PARÇALARININ ÇİZİMLERİ Ayakkabı Teknik Çiziminde Dikkat Edilecek Noktalar * Kalem kalınlıkları doğru seçilmelidir.. * Çizgi kalınlıkları doğru

Ayakkabının modeline göre çıkarılmış olan, ıstampalar yardımı ile kesilen deri parçalarına uygulanan tıraşlama, kıvırma, yapıştırma vb.. tezgah

Yapı işlerinin umu- miyetle geri olduğu, en kısa yoldan kalkındırılması icap eden memleketimizde bu gibi resmî müesseselerin kon- trol işlerinden başka inşaata teşvik