ÇARŞAMBA, 28 Ocak 1998
Emin CÖLASAN
1
Kâzım
ç
K . m ._ •
Karabekir Pasa
9
İ L İ
İSTİKLAL Harbi kahramanların
dan Kâzım Karabekir, ölümünün
5 0 . yılında Erzurum ve Kars'ta dü
zenlenen törenlerle anıldı. Türk med yası için bu bir haber değildi... Çünkü
reyting vaziyetini yükseltmezdi! Ka rabekir'i anmak için düzenlenen tö
renlerde baldır bacak, feryat figân, aşk, kan, cinayet vesaire yoktu.
Bu haberi sadece TRT'nin haber bültenlerinde kısaca izledik.
Diğer televizyonlarda ve yazılı basında hiç görmedim. Yer veren olduysa, onlardan özür dilerim.
Kâzım Karabekir, İstiklal Harbinde Doğu Cephesi
Komutanı olarak görev yapmıştı. Emrinde, o günlerin koşullannda düzgün ve düzenli bir ordu vardı.
Türk ordulan Batı cephesinde başanya ulaşırken, Ka
rabekir Sarıkamış ve Kars'a kadar yürüyüp oraları aldı
ve vatan toprağına kattı. Yoksa oralan da bugün Erme nistan olacaktı.
Savaş bitti, Türkiye bağımsızlığını kazandı. Cumhuri yet ilan edildi. Devrimler tek tek yürürlüğe girmeye başla dı.
işte bu aşamada, M ustafa Kemal P aşa ile İstiklal Harbini birlikte gerçekleştirdiği bazı kumandan arkadaş ları arasında çeşitli nedenlerle görüş ayrılıkları belirdi.
Birbirlerinden giderek koptular.
Nedeni belliydi. Bazı kumandanlar “tutucu” kimse lerdi. Mustafa Kemal P aşa'nın hızlı devrimlerine karşı çıktıkları gibi, onun “tek adam ” yönetimi kurduğunu iddia ediyorlardı.
Kâzım P a ş a , silah arkadaşı M ustafa K em al
P aşa'd an tümüyle kopanlar arasındaydı.
Kopukluk o boyuta varmıştı ki, Karabekir yaşadığı olayların bir bölümünü kitap yapü.
Atatürk döneminde haksızlıklara da uğradı. Örneğin
ismi İzmir suikastı olayına karıştırıldı, istiklal Mahke mesinde beraat etti.
Atatürk'ün ölümünden sonra yeniden milletvekili se
çildi ve TBMM Başkanı oldu.
2 7 Ocak 1 9 4 8 'd e hayata gözlerini yumdu.
★★★
Normalde bakıldığında, biz Atatürkçü kesimin Ka-
rabekir'i sevmemesi gerekir... Çünkü özellikle Cumhu riyet döneminde tutucu davranmış, Atatürk'e siyasal
açıdan karşı çıkmış bir insandır. Ama bunlar, işin aynntısıdır.
Her devrim den sonra, kadrolar arasında böyle görüş ayrılıkları olm ası doğaldır.
Biz Kâzım Karabekir'e en büyük sevgiyi ve saygıyı duyarız...
Çünkü o bir kahram andır. İstiklal Harbi'nde unutulmaz hizmetleri olmuştur. Vatanın kurtarıl m asında payı büyüktür.
Biz, Atatürk'le haklı veya haksız nedenlerle görüş ay rılığına düştüğü için onu ve diğer kahraman arkadaşlarını yermeyiz.
Yüreğimizde hepsinin yeri vardır.
Ölümünün 5 0 . yılında Kâzım Karabekir'i ve bu va tanın kurtulmasında hizmeti geçen bütün kahramanları saygıyla, rahmetle anıyorum.
★★★
Bu yazıyı niçin yazdım? Refah Partisi ve yandaşları, bizim bu tavrımızdan ders çıkarmalıdır.
Bir insanı seversiniz veya sevmezsiniz. Ama onun va tana yaptığı hizmetleri inkâr edemezsiniz.
inkâr etmek bir yana, ona küfredemezsiniz.
Atatürk bu vatanı kurtaran insandır. Bu, tarihin bir
gerçeğidir.
O nu sevmeyin. Ama saygısızlık etmeyin. O'na küfür yağdırmayın.
Bunu yapmasalardı, şimdi belki de kapatılmış olmaya caklardı. Kafalarını bu kadarcık bile kullanamadılar!
Bu vatanda özgür yaşayan yobazlar, bu özgürlüğü kendilerine sağlayan insana sürekli küfrettiler...
Ve cezalarını buldular.
TANSU PAZARDA!
Tansu ablam son günlerde alışkanlık edindi, iki şey
yapıyor. İlki, semt pazarlarına gidip orada beş dakikalık bir tur atıyor. Pazara gitmeden önce medyaya haber ve riliyor:
“Hanım efendi bugün falanca sem tin pazanna gidecek. Kamera gön d erin ...”
Ablam pazarda beş dakika dolanıp kameralara poz veriyor. İlçe örgütünden beş-on goygoycu da oraya geti rilip alkış tutmalan sağlanıyor!
İkincisi, ablam kendini dine verdi! Başına beyaz örtü takıp dini yayınlar fuarına gidiyor, kitapların önünden yıldınm gibi geçip gidiyor. Başında beyaz bir örtü!
Sonra çıkıp camiye gidiyor, nam aza duruyor! 33 rekât teravih namazı kılıyor. Başında yine beyaz örtüsü!
Tıpkı hırsız Benazir Butto'nun başörtüsü gibi!
D em ek ki ablam namaz kılmayı falan biliyor muş! Valla helal olsun!
Olmasına olsun da, namaz kılmak için niye 5 6 yıl bekledi yav?
★★★
Namaz öncesinde de medyaya haber salmıyor:
“ Ş u sa a tte cam iye gid ecek . Muhabir g ö n d e rin ...”
Ablam hidayete erip kendini birdenbire dine verdiğine göre ya günahları çok arttı, ya da seçmene yatınm yapı yor!
Günahları çoğaldıysa, Allah affetsin. Amin. S eçm en e din yatırımı yapıyorsa, o işin ustaları vardır. Ablamın elinden yemezler!
AFERİN EYÜP BEY!
Dün bizim Muharrem Sankaya'nın yazısında oku dum. ANAP'lı Devlet Bakanı Eyüp Aşık ağlaşıyor:
“Kanun kaçağı ve çete üyesi Haluk Kırcı bir ay ö n ce E m niyet G enel M üdürlüğü Ö zel H arekât Daire Başkanlığı'na gitm iş. Orada çay kahve içip ayrılmış. Polisler onu yakalam am ış...”
Mış mış!.. Sen kimsin Eyüp Bey? Sokaktaki adam mısın, yoksa Devlet Bakanı mı? Bakan sıfatınla dedikodu yapmak ayıp olmuyor mu?
Devlet Bakanı ve M esut Yılmaz’ın sağ kolu olduğu na göre, işin gereğini niçin yapmıyorsun? O polisler hak kında şenin hükümetin niçin işlem yapmıyor? Yoksa se nin hükümetin ağlama duvarı mı oldu? Bu ne ciddiyetsiz lik!
Şu olup biten gösteriyor ki, hükümetin özellik le ANAP kesim i ve Eyüp Aşık gibi bazı bakanlan, kafayı resm en yem işler.
Vah vah!