• Sonuç bulunamadı

'Özal Türkiye'yi bozan adamdır'

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "'Özal Türkiye'yi bozan adamdır'"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

20 PAZAR SOHBETİ

Milliyet Pazar 3 Mart 199b

Fax: (212) 505 62 5 5

-‘Gerçekçi

şair’ AttilaIlhan’la sol, demokrasi, insan hakları ve aşk üzerine söyleşi:

bozan adamdır’

nüşmüştür. Tutup da bana insan haklarından bahsetmeyin. Ben bunları yemem. Avrupa’da da insan hakları yoktur. Bunları kendini Av­ rupalI sananlar yer.

- Kürt sorunu diye bir sorun yok mu Tür­ kiye’de?

- Yoktur. Güneydoğu sorunu vardır.

- Alevi sorunu yok mu? Sivas’ta Aleviler niye yakıldı?

- Böyle bir sorun da yoktur. Sen provokas­ yonları örgütlersen tabii yakılırlar. Türkiye’de kendiliğinden otantik olarak bunlar sorun de­ ğildir...

- Ecevit de buna yakın şeyler söylüyor...

- Ecevit çok iyi bir özgürlükçü sosyalist par­ ti lideri olabilirdi. Ecevit büyük fırsat kaçırdı. Ama yönetimde başarısız Türkiye’nin dosyala­ rını bildiğinden emin değilim. Mesela Demi- rel’e “şu anda enerji durumu nedir?” diye sor­ sanız, birer birer tüm santralları sayar. Hep­ sinin ne ürettiğini söyler.

- Atlas gibi ırmakları, santralları kay­ detmek çok mu önemli?

- Siz ne diyorsunuz? Demirel’in katkısı Atatürk’ten çok. 1965’le ‘75 arasında % 7 kalkınma hızıdır her sene. Bunlar laf de­ ğil. Ben gerçekçiyim. Hayal kurmuyo­ rum. Bunu başka kim yaptı Türkiye’de?

- Türk ekonomisi sıfırdan geliyor­ du. Tabii büyüyecekti...

- Efendim herkes elbirliğiyle Tür­ kiye’yi geri götürmeye çalışıyor. Bu­ na rağmen Türkiye ileri gidiyor. Öy­ le bir dinamizm var ki? Bişkek’te A- dana kebapçısı var...

- Pizacı da vardır mutlaka...

- Hayır efendim Avrupa bitti. İflas etti. Uyuyor. Burjuvazisi bitti, nüfu­ su artmıyor. Dinamizmi bitti. Aslın­ da Türkiye, Rusya, Iran akıllılık e-

dip bir Avra - Asya modelinde anlaşsalar, Av­ rupa’yı geride bırakırlar. Bunu önlemeye çalı­ şıyorlar. Türkiye’yi İran’la çoktan savaştırmak istiyorlar ama bozamıyorlar aramızı...

- Erbakan ve Refah’a bakışınız nedir?

- Erbakan başarılıdır. Belli bir fikri bir za­ manda almış ve bugünkü haline getirmiştir. Onları Müslüman demokratlar görüyorum. Zamanında TİP’i dağıtmasalardı RP bu kadar

büyümezdi. Türkiye’de reaksiyon gösteren, gerçek manada radikal tek parti RP’dir. Öbür­ lerin hepsi soğuk savaş partileridir ve bir bo­ ka yaramazlar

- Ne gibi?

- Türkiye’nin evcilleştirilmesini savunuyor hepsi. Türk halkı bunu kabul etmez. Çünkü Türkiye birdenbire

Balkanlar’da, Kafkas- lar’da ve Orta As­ ya’da söz sahibi ol­ muştur. Bu fırsat 200 senede bir geçer eli­ ne. Devletin bu firsatı “Ben şimdi Türki­ ye’yi Amerikalıların istediği gibi demok­ ratlaştıracağım” diye dejenere etmesine im­ kan yoktur. Oysa bu­ nu savunan soğuk sa­ vaş partileridir. Ama Türk halkı bunu ka­

bul etmez; etmeyecektir. Ve bunların hepsini zaman içinde tasfiye edecektir.

• AYDIN KAFA KARIŞTIRIR

- İtalya’da Nazım Hikmet’in şiirleri basıl­ dı. Yabancı şairleri tanıtmak, şiiri

sevdir-“Siz ne diyorsunuz? Demirel’in katkısı Atatürk'ten çok. 1965’le '75 arasında % 7 kalkınma hızıdır her sene. Başka kim yaptı bunu Türkiye'de?"

mek için yapılan “ik i dolarlık” bir dizide yayınlandı ve “en çok satan ilk on”a girdi. Türkiye’de de ünlü şairleri tanıtan ucuz şi­ ir dizileri ilgi çeker mi?

- Gerek yok. Türkiye’de şiir zaten çok sevilir. Ben kitapları her sene yeniden basılan şairlerden biriyim. Nazım’ın kitapları öyledir. Yahya Kemal; Necip Fazıl böyledir. Kitap fuarlarında millet birbirini eziyor. Kitap satışları çok iyidir bizde. “Halk okumaz” falan bunlar laftır. Okumayan medyada etkili olan küçük azınlıktır. Türk aydım kendini halkından üstün gören bir dangalak olduğu için böyle şeyler söyler.

- Kim o Türk aydım; nasıl bir aydın o?

- Batı’nm, kendi menfaatleri için Türkiye’de imal ettiği bir aydındır. Türk aydınlarından hiçbir şey olmaz. Sadece kafa karıştırırlar. Şu anda da karıştırıyorlar. 200 seneden beri Türkiye’yi aydınlar batırır; halk kurtarır.

- Siz nasıl bir aydınsınız?

- Ben 20. yüzyıl tipi bir aydın olmaya çalıştım. Pavese, Malaparte, Malraux, Aragon gibi. Bunlar her konu üzerinde fikir

sentezleri olan insanlardır. Ben onları örnek aldım. 40 küsur kitabım var. Her biri 3’er; 4’er defa basılmıştır. Türkiye’de en az 5 milyon kişiyle paylaşıyorum fikirlerimi.

- Yıllar geçtikçe yazmak zorlaşm ıyor mu?

- Şiiri daha seyrek yazıyorum. Yazabilmem için duygusal bazı şeylerin olması gerekiyor.

- Hala aşık olabildiğinizi söylüyorsunuz?

- Aşkın yaşı yok.

- Anlatmak açısından, 20 yaşmda olmakla, 70 yaşmda olm ak fark etmiyor mu?

- Anlatmak açısından yaş ve tecrübe avantajdır. 20 yaşında her şeyi birden

anlatmaya kalkar insan.

- Ayrılık şiirlerinin şairisiniz. Son kitabınız: “A yrılık sevdaya dahil...” Aşkta ve tutkuda, insanın kendisini mi

keşfetm esi güç, karşı tarafı mı?

- Kadın için aşk tutkusal değilse yürümez. Erkek, aklım yitirmez. Ama

ayrüdıktan sonra en çok acı çeken de erkeklerdir.

- Nerden biliyorsunuz?

Bana telefon eden gençler çok: “Abi sen bu işleri büiyorsun...” diye.

- Onlara ne diyorsunuz?

- Hemen başka kız bul, diyorum. Gerçekten hep öbürünün hayalini göreceğini biliyorum. Ama başka ne denir?

Türkiye birdenbire Bal­

kanlar, Kafkaslar ve Orta

Asya’da söz sahibi olmuştur.

Bu fırsat 200 senede bir ge­

çer eline. Devletin bunu

'Ben Türkiye’yi Amerikalıla­

rın istediği gibi demokratlaş­

tıracağım’ diye heba etmesi­

ne imkan yoktur | |

Ozal Türkiye’yi

T

ansu Çiller ve Mesut Yılmaz için ne düşünüyorsunuz?

- Fazla bir şey düşünmüyorum. Çiller de sizin gibi gavur.

- O ne demek? - Siz kolejli değil misiniz? O da sizin gibi kolejli. Hem de en kötüsü, “Amerikan kolejli”. Türkiye ile alakası olmayan bir kızcağız. Mesut Bey farklıdır. Mesut Bey, Türkiye’de yetişmiş klasik politikacı tipi. Özal’ın dehşet içinde kaldığı noktadır. Özal zannediyordu ki Yılmaz, kendisi gibi gevşek, yumuşak ve her şeye açık biri olacak. Tam tersi bürokrat yapılı bir adam ve bürokrasiyle iyi anlaşıyor.

- Özal’dan özgün mü demek istiyorsunuz?

- Özal, Damat Ferit Paşa’nm halefidir. Türkiye’yi bozan adamdır. Amerika'nın isteklerini gözünü kırpmadan yapmıştır. Türkiye’yi demokratikleştirmesi hikayedir. “Dört büyük akım” demiştir. Bu “biz ideoloji falan değiliz, partiye önümüze geleni alıyoruz” demektir. Amerika'nın tek arzusu buydu. Ideolojisiz bir Amerikan siyasi parti modeli empoze etmek. ANAP bunun ilk hareket noktasıdır. Başlangıçta bu yolda başarılı oldu. Ama Mesut Yılmaz’dan sonra ANAP tekrar Türkiye’deki klasik parti modellerinden birine dönüştü.

m

TÜRKİYE HADDİNİ BİLDİRİR

- Çiller de şimdi “Amerikan modeli” mi?

- Aynı teşebbüs Çiller vasıtasıyla DYP’de yapıldı. Çiller’in başbakanlığıyla bir Özal modeli uygulamak istediler. Ama kadm Türkiye yapısına ters düştüğü için olmadı. Ve bu rezilliğin içine düştük. Bu arada aynı “Amerikan modeli”ne dayanan bir Boyner partisi çıktı ortaya. Hayali yüzde 45’ti. Binde 50’ye razı oldu. Türkiye budur işte isterse haddini bildirir.

- “Özgürlük ve Dayanışma” partisine de haddini bildirecek mi?

- Evet çünkü o da YDH modelinin başka taraftan tekrarlanmasıdır. Kuranlar diyor ki “Ben sosyalist, mosyalist değilim. Ben herkesi içerecek, hepsini kalabalık biçimde içime alacak bir partiyim...”

- Eski Dev Yol’culann partisi solcu değil mi?

- Amerikalıların istediği gibi

sulandırarak sosyalist parti olmaz. Yani eşcinselleri, feministleri, kumsaldan pet toplayan çocukları alacaksın ve bununla sosyalizm yapacaksın. Bu soytarılıktır. En kısa zamanda yapacakları kavga etmektir. Önce eşcinseller kaçar, sonra feministler. - Eşcinseller ve fem inistler size kızacak...

- Türkiye’de bunlar çok küçük ve kendini Batılı sanan zavallı bir azınlıktır. Bunlar

marjinaldirler. Türk halkı bunları ciddiye almaz. Sol parti işçi sınıfından destek alan partidir. İşçi sınıfından destek bulamayınca toplum içine başka takım destekler arıyorlar. Bula bula eşcinselleri, feministleri ve pet toplayan çocukları buluyorlar.

- “Pet toplayan çocuklar” çevreciler mi o- luyor?

- BM istatistiklerine bakın, bir ülkede çevre sorununun için kişi başma gelirin 5 bin dolar­ dan yukarı olması lazım. Biz orda değiliz. Tür­ kiye’de olan iki - üç belediye civarındaki pis­ lenmedir. Bodrum’da gidip pet şişesi topluyor­ lar. Bunlar sululuk.

- “Sulu” olmayan sol nasıl olmalı?

- Türkiye’de bugün fiilen en az beş tane sos­ yalist parti var. İllegalleri saymıyorum. Kamu­ oyu bunlarla ilgilendirilmiyor da, neden hep YDH, ÖDP gibi partilerle ilgilendiriliyor?

BEN YEMEM

- Kim bu partiler?

- Aralarında isimlerini hatırlamadıklarım ola­ bilir. Söylememeyi tercih ederim. Hepsi de ger­ çek sosyalist partiler. Ciddiye alınır büyürlerse diye büyük tehlike görülüyor. Bunu önlemenin çaresi, sulandırılmış sosyalist partiler bulup, oy­ ları oraya kanalize etmektir. Lampedusa’nm de­ diği gibi amaç, “hiçbir şeyin değişmemesi için

XSF

N

îlgün

C

errahoğlu

▼ YAZDIĞI şiirlerden farktı Attila Ilhan. Romantizmin izi yok kişiliğinde. Kendi deyimiyle “gerçekçi”. Ama

gerçekçiliğin ötesinde yargıları mutlak ve kesin. Gereksiz yere saldırgan, ısırgan, otoriter ve hakaretamiz. ▼ Feministler onun için “yalnız, mutsuz,

zavallı kadınlar.” Kolejliler “gavur”, eşcinseller “zavallı azınlık”, çevreciler “pet şişesi toplayan sulular", aydınlar “kafa karıştıran Batı taklitçileri...” Kürtler yok, Aleviler yok, insan hakları yok. Ne var? “Herkese haddini bildiren bir Türk halkı" var. Feministleri, kolejlileri, eşcinselleri, aydınları, çevrecileri, Kürtler ve Alevileri kapsamayan despot bir Türk halkı... ▼ “Sol” anlayışı komünist “işçi hareketi

lideri" Maurice Thorez’den kalma. “Aydın” sıfatıyla özdeşleştiği kişiler, komünist geçmişten başka kendisiyle çok az ortak yanı olan büyük, kocaman isimler, Aragon, Pavese, Malraux, Malaparte...

Demirel, Ecevit ve hatta Erbakan gibi devlet geleneğinden gelen liderlere özel itirazı yok. Ama en ağır lafları Özal için kullanıyor: “Damat Ferit Paşa’nın halefi. Türkiye’yi bozan adam.” Bir de “Türkiye ile alakası olmayan kızcağız" Çiller'i yerden yere vuruyor. “Gavur" olduğu, yani tıpkı benim gibi “Amerikan kolejinde” okuduğu için. bazı şeyleri değişmiş göstermektir...” Bunları benim gibi eski sosyalistler yemez.

- Önemli olan sağ karşısında iktidar al­ ternatifi olacak bir merkez solun gelişm esi değil mi?

- Türkiye’de merkez sol hareket dejenere e- dilmiştir. Merkez sol hareket CHP’dir. Ama CHP bir soytarı hareketi haline geldi. CHP’den hiçbir şey olmaz, olmadı. Fonksiyo­ nunu bitirmiş bir partidir, işçi sınıfına dayan­ mayan sol parti yozlaşır.

- Nasıl oluyor o yozlaşma?

- Türkiye’de işçi tabanı bulamayan sosyalist hareket ya bir Alevi tabana ya da Kürt tabanı­ na kaymıştır. Böylelikle sosyalizm ilericiliği Türkiye’de etnik ırkçılığa ve mezhepçiliğe dö­

Referanslar

Benzer Belgeler

Bizler size, Simge koç ile güç geliştirme, Melis hocamız ile yoga zamanı, bu haftada hepimizin çok ihtiyacı olan kaliteli nefes alıp verme seansları, Deniz hocamız ile

İki sayının çarpımı, bu sayıların EBOB’u ile EKOK’unun çarpımına eşittir. A ve B doğal

Timur felâketinin ardından tam on bir yıl süren Fetret Devri’ni müteâ- kip Osmanlı Devleti’nin yeniden to- parlanıp ayağa kalktığı Çelebi Sultan Mehmed dönemi, siyâsî,

Üç ana bölüme ayrılan romanda, Cumhuriyetcilerin zafere ulaşma isteği ve heyecanından bahsedildiği “Gönülden Geçirmek” adlı ilk bölümden sonra

Kom nist Partilerin ideolojik merke ini ol t ran SBKP deki ol ms geli meler do al olarak karde partilerimi i e partimi i de do r dan et kiledi.. Etkinliklere en st

*Örnek: Bir A doğal sayısı; 18,20,24 sayılarına ayrı ayrı bölündüğünde kalan

Çelen, EGO Genel Müdürlü ğü’nün de 2004’te abonelerden mevzuata aykırı fazla bağlantı bedeli tahsil ettiğini ileri sürerek, Gökçek’in merkezi ısıtma sistemleri

Carl von Linné 1753 yılında Species Plantarum (Bitki Türleri) adlı eserini yazarken her bitki için sadece iki sözcükten oluşan kısa bir isim kullandı.. Onun