Milliyet
Çarşamba 17 Şubat 1999
Resim ve Minyatür sergisi
H İ m , Ankara M ilo Resim - Heykel m Galerisi’ nde 21 Şubat’ a dek Efsane İ ^ ^ L I Nikdel Barzi’ nin resim ve minyatürleri
sergilenecek.
TT- r-ft 3 ¿
k ü ltü r
sanat |
Leyla Erbil de politikada
ÖDP’nin Kadıköy adayı Erbil, ‘seçilirsem solcuları bir araya getirmek istiyorum’
‘Sisifos'un taşı gibi ölene kadar
birşeyler yapmak zorundayız'.
A D A L E T Ağaoğlu, O rhan Taylan, C an Yücel, E rhan Bener, Menderes
Samancılar, Fethi Naci, Nevzat Çelik'in Ö D P ’den milletvekili adayı oldukları açıklandı. Fatoş G üney’in adı d a ortalıkta dolaşıyor ancak henüz kesinlik kazanmış değil. A m a kesinlik kazanan bir isim var ki, bence içi um utsuzlukla dolan, yüreği sıkılan herkesi yerinden fırlatabilir: Leyla Erbil, T ü rk edebiyatının güçlü ve aynksı ismi Leyla Erbil Kadıköy’den Ö D P milletvekili adayı oldu.
Nasıl olup d a b u n c a yıl sonra siyasete atılmaya k a rar verdiğini soruyorum. “Türkiye'de her şeyin çü rüm ü ş ve yozlaşmış olduğunu düşünüyorum . A m a Sisifos'un taşı gibi ölene kadar bir şeyler yapm ak zorundayız” diyor.
Erbil, Özal’dan sonra ahlakın çöktüğünü, bir tek din ahlakının
kaldığım, onun d a egemenlik aracı olarak kullanılıp istismar edildiğine inanıyor am a yılgınlığa d a p abuç bırakm ak niyetinde değil.
Meclis'e girmeyi başarabilirse kendisine
koyduğu ilk hedef “Temiz kalmış insanlan, so k u la n bir araya getirmek.”
“Hallaç", “Gecede, Eski Sevgili”, “T u h a f Bir Kadın”, “Karanlığın G ü n ü ”, "Mektup Aşklan" adlı öykü ve romanların da, kadınlann değil yazmak, düşünm elerine bile izin verilmeyen “şeyler”i deşen Leyla Erbil, uzun bir aradan sonra geçtiğimiz yıl “Zihin K uşlan”nı yayınladı. Yapı Kredi Yayınlan arasında çıkan denemelerini anlatırken şöyle diyordu.
İletişim çağına kurban
“24 O cak karanyla değişen ekonominin getirdiği yeni ahlakla tarihinin en sefil ve en sefih, en müflis dönemlerinden birini yaşarken ben de en özel, en berbat zamanlarımı yaşadım. Hikaye ve rom an d a yazdım, yayınladım. İletişim çağıydı, küreselleşme, bilişimdi derken,
A do m o 'n u n o ün lü sözüne kıyas “zam anın b u yeni hızından sonra nasıl sanat yapılabilir" gibi düşüncelere daldım. Tanım lann hıza yetişememesi, bir kitabın, bir haberin yayımlandığı an d a haber ve sanat olmaktan çıkıp değersizleşmesi, piyasaca öldürülmesi, ancak yapay desteklerle ayakta durm ası gibi engeller vardı.”
Rom an yazmaya, yani edebi türe bile moral değerlerle bakan, tarihi
değerlendirirken, “Sezar'ı sevmediğimden değil am a Rom a’yı çok sevdiğimden" diyen, inşam asıl koşullann yarattığını savun an Nictsche, Hıristiyanlığı
tanımlarken “akim bir yanm a inen inme" diyor. İnsanlık bence yirminci yüzyıl gibi yinnibirinci yüzyıla d a yarım akılla, inmeli biçimde giriyor” diyen doğrucu, atak ve pervazsız bir vekiliniz olmasını istemez misiniz?
a
kulis
f.WI.UI.t'MPl
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi