H üküm et karan
aceleyle aldı
BEHZAT ŞAHİN_________ Celal Bayar, Adnan Mende
res, Samet Âğaoğlu, Fevzi Lüt fü Karaosmanoğlu, Ruknettin
Nasuhioğlu, Hulusi Köymen, Halil Özyörük, Fuat Köprülü, Haşan Polatkan, Tevfık İleri, Kemal Zevtinoğlu, Muhlis Ete, Hayri Cstündağ, Rıfkı Salim
Burçak, Nedim Ökmen, Seyfı Kurtbek, Nuri Özsan, Hakkı Gedik.
Bu kişilerden kaçını tanıyor ya da anımsıyorsunuz?
Peki, ya Nâzım Hikmet’i ?.. Yukarıdaki isimler, Nâzım Hikmet'i, kanıtsız, soyut suç lamalarla ve bildirimde bulun maksızın Türk vatandaşlığın dan çıkaran hükümet kararna mesini 25 Temmuz 1951’de
mzalayan kabinenin üyeleri, iirkaçı dışında çoğu artık ınutuldu. Nâzım Hikmet?
Nâzım Hikmet'in yurttaş- ıktan çıkarılmasına ilişkin, 15 Ağustos 1951 tarihli Resmi jazete’de yayınlanan hükü- net kararnamesi aynen şöyle:
“ Pasaportsuz olarak İslan- ml'dan Romanya’ya kaçan ve ıradan da Moskova’ya gide rek havaalanında memleketi aleyhine beyanatta bulunduğu ve müteakiben radyo yayınla rında Türkiye'nin hükümet şekli ve hükümeti idare edenler aleyhinde geniş propaganda kampanyasına girişerek ko münizmi yaymak maksadını güden neşriyatıyla Sovyet hü kümetinin verdiği hizmeti ifa etmekte olan m aruf komünist Nâzım Hikmet Ran’ın kendi sine bu hizmeti terk etmesi hu susunda yapılacak tebligatın bir fayda vermeyeceği mülaha za edildiğinden Türk vatan daşlığından çıkarılması; İçişle ri Bakanlığının 25.7.1951 tarihli ve 40945 sayılı yazısı üzerine. 1312 sayılı kanunun 10. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 25.7.1951 tarihin de kararlaştırılmıştır. ”
Yıl 1950. Mayıs ayında ge nel seçim yapılacak. Hükü mette bulunan CHP, seçim öncesi verdiği genel af sözünü yerine getirmiyor. Sütün yurt ta heyecanla beklenen genel af, bir türlü gerçekleşmedi. Seçim sonucu ezici çoğunlukla ikti dara gelen D P ilk günlerden başlayarak özgürlükleri kısıt layıcı bir takım önlemler alma ya başladı. Fakat toplumda yaratılan af beklentisine karşı koymak artık olanaksız hale gelmişti. DP, bir anlamda da “CHP'nin yapamadığını biz yaptık” demek için genel affı Meclisten geçirdi. Nâzım da, 13 yıllık cezaevi yaşamından sonra bulunduğu Paşakapısı Cezaevi'nden salıverildi. Ama Nâzım, susturulması gereken bir sesti. Askerlik şubesinden çağırıldı. Bahriye okulunda okuduktan sonra çürüğe çıka rıldığını. hasta olduğunu, ha pishanede de enfarktüs geçir diğini söylemesine karşın din letemedi. Nâzım'ı muayene eden doktor, nabzını dahi tut madan kararı verdi: "Askerli ğe mani bir hali yoktu."
İki ay sonra tekrar şubeye çağrıldığında işin ciddiyeti art mıştı. Nâzım, kendisinin er rütbesiyle Doğu’ya
gönderile-NAZİ HİKMET
NASIL ÇIKARILDI
ceğini, iki yıl orada kalacağım öğrenmişti. Belki de kim vur- duya getirilecekti.
1951 haziranının ikinci yan sı. Yazdığı “Otobiyografi”sin- de ”951 'de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün” sözleriyle anlattığı kaçış. Sözünü ettiği "Genç ar kadaş”, yazar Refik Erduran. Pazar sabahı Tarabya'dan alı yor motora Nazım Hikmet'i. Hedef, Bulgaristan. Hava gü zel. deniz sakin. Nâzım Hik- met’in, çok sevdiği Boğaz’ı son görüşü. Karadeniz’e açıldık tan sonra Romanya bandıralı "Plekhanov”a rastlıyorlar. Önce gemiye almak istemiyor kaptan. Bükreş’e soruluyor, oradan Moskova’ya. Yanıt olumlu. Gemide bir sevinç. Bükreş’e ulaştığında törenle karşılanıyor. Ve, Bükreş rad yosu tüm dünyaya duyuruyor Nâzım Hikmet’in geldiğini. Nâzım Hikmet’e karşı bir kampanya başlıyor ardından. Türkiye'deki gazeteler “ Kızıl Şairi’in kaçışıyla ilgili haberler de ünlü ozanı “Vatan hainliği” ile suçluyor. Nâzım Hikmet oradan Moskova’ya geçiyor. Ardından. Tekirdağ Milletve kili Şevket Mocan, TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde, ozanın Türk va tandaşlığından “iskat edilip edilmeyeceğini” soruyor. Çark, çok çabuk işliyor. Ba kanlar Kurulu 25 Temmuz
1951'de Nâzım Hikmet’i va tandaşlıktan “İskat” ediyor; o günün Türkiyesi’nde vatan ha inliğiyle eş anlamlı.
Karar o kadar alelacele alı nıyor ki, kanıta ve 1312 sayılı Türk Vatandaşlık K anunu nun 10’ncu maddesinin gerek-' lerinin oluşup oluşmadığına bile bakılmıyor. 10’ncu madde vatandaşlıktan çıkarılacak ki şiye tebligat zorunluluğu ko yarken, Bakanlar Kurulu işi “Yapılacak tebligatın da bir fayda vermeyeceği mülahaza edildiğinden” diye geçiştiriyor. Nâzım Hikmet'in hükümet aleyhine söyledikleri de, başka bir ülkenin hizmetine girdiği nin kanıtı sayılıyor.
Karar ayrıca. Türkiye’nin 6 Nisan 1949 tarih ve 3/9119 sa yılı Bakanlar Kurulu Karan ile 27 Mayıs 1949 günlü ve 7217 sayılı Resmi Gazete’de yayın lanarak yürürlüğe giren İnsan Haklan Evrensel Bildirgesi nin 15’inci maddesinin ikinci bendinde yer alan "Kişilerin keyfi olarak vatandaşlık hak kından yoksun bırakılamaya cağı” hükmü ile "Vatandaşla- nn. yasalann koyduğu ilkelere aykırı olarak vatandaşlıktan çıkanlmasmı” yasaklayan 491 sayılı ve 1340 tarihli Anayasa’- nın 88,3'üncü maddesini de yok sayıyor.
SÜRECEK
//>
S
9 J7
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi