• Sonuç bulunamadı

Başlık: KÖPEKLERDE TONSiLLEKTO:'"Iİ, TÜMÜRLERİ;\! EKSTİRPASYONU VE DERİ ENSİZYONLARI:'IiDA ELEKTROŞİRURJİ VE SKALPELLE YAPILAN OPERASYONLARl;\! SOKUÇLARı VE KARŞıLAŞTıRMALı ARAŞTIRMASI.Yazar(lar):YAVRU, NuriCilt: 30 Sayı: 2 DOI: 10.1501/Vetfak_0000000170 

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Başlık: KÖPEKLERDE TONSiLLEKTO:'"Iİ, TÜMÜRLERİ;\! EKSTİRPASYONU VE DERİ ENSİZYONLARI:'IiDA ELEKTROŞİRURJİ VE SKALPELLE YAPILAN OPERASYONLARl;\! SOKUÇLARı VE KARŞıLAŞTıRMALı ARAŞTIRMASI.Yazar(lar):YAVRU, NuriCilt: 30 Sayı: 2 DOI: 10.1501/Vetfak_0000000170 "

Copied!
17
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Ankara Univ. Vet. Fak. Derg.

30 (2) : 259-275, 1983

KÖPEKLERDE TONSiLLEKTO:'"Iİ, TÜMÜRLERİ;\! EKSTİRPASYONU VE DERİ ENSİZYONLARI:'IiDA ELEKTROŞİRURJİ VE SKALPELLE YAPILAN

OPERAS-YONLARl;\! SOKUÇLARı VE KARŞıLAŞTıRMALı ARAŞTIRMASI.

Nuri Yavru**

Contribution l'etude en conıparaison les resultats des operations effectue par le nıethode scalpel et eıectrochirurgie sur les cas tonsil1ectonıie, caudectonıie,

l'extirpation des tunıeurs et des incisions de la peau chez le chien.

Resum.e: Ce travail a ete effectu e en 1978-1982 sur un total de 64 chiens ıl la Faculti Vetirinaire de l' Universite d' Ankara.

On a utilise l' electrotome-Petkot-60, de 1.750.000 frequences dans le traitement operatoire des affections comme l' amygdalite, formatioııs tumorales ainsi que la caudedomie et les incisions de la peau.

Parmi eux, 24 amygdalectomie, 16 caudectomie, 8 incisimu de la peau dans la laparotomie ont ete appliqu fes en comparaison avec le electroclziruı~~ie et le scalpel et on a evalu e les resultats.

Les op erations ıl electrocJıirurgies dans les amygdalectomies, ont donn e des resultats de 100tJ. 100 par rapport au scalpel.

On n' a pas obteıııı de grands succes dans les caudectomies diL.lait de n ec-roses produits ıl la suite de l' applications d' /Iectroclzirurgie, de la allulite et des guerisons tentes. On a obtenu, par contre, un remltat de 100 p. 100 daı7s les op erations au scalpel.

Dans les a/Jections tl/morales de caractere dil/irenci e cantenant 16 cas, le succes par electrochirU1~giea ete environ 100 p. 100. C'est le cas que on n'a observe aucune rechute dans tous les cas, dans une duree depassant 6 mois.

Afin de comparer laforme de deux incisions de la peau, on a effectue des incisions de 3,6,8,10 jours en 4 etapes sur le meme animal. Les formations ci-catricielles de cas incisions ont ete evalu ees comme histopathologiques ainsi que lel/rs resistances cicatricielles par les experiences po nd erales. Finaltement,

* Doktora tezinden <izetlenmiştir (1982).

(2)

260 NURtYAVRU

on a constali que le r esistance cicatricielle ilectrochirurgie etait en moyenne iıifirieure de 50 p. 100 par rapport lı eelle du scalpel.

On est anive

la coııviction que, les applications electrochirurgicales que on atache d'ifjectuer sur 64 cas, peuvent d'etre utilisees, avec succes, en delıors des caudectomies et des incisions de la peau, dans les cas d' amygdalectomie ainsi qııe l' extirpations des tumeun.

Özet: Bu çalışma 1978-1982 )'ılları arasında A. Ü. Veteriner Fakül-tesinde toplam 64 köpek üzerinde gerçek1eştirildi.

Araştırmada 1.750.000 frekaııslı Petkot-60 elektroşirurjikal aygıtı ton-sillitis, tümö'ral oluşumların operatif sağıtımları ile kU)'l'lık amputasyonu ve deri ensizyon1annda kullanıldı.

Tonsillektomilerde elektroşirıııji ile yapılan operasyonların sonuçları skalpele oranla

%

100 başanlı sonuç verdi.

Kavdotomilerde ise başan oranı, elektroşiruıjikal u)'gulanıa sonucu gö'rii-,en nekroz, taşkın granulasyon ve geç iyileşme gibi nedenlerle düşük oldu. Oysa ska1pelle yapılanlarda başarı

%

100 olarak gö'zlendi.

16 olgu)'u içeren törnüral bozukluklarda, elektroşirurji sonucu elde edilen başarı oranı

%

100 e yakın oldu. Bu başarıya neden tüm olgularda 6 ayı geçen sürelerde nüks ola,yının gözlenmemesidir.

Deri ensizyonlarında her iki ensi;;yon şekLini karşılaştırmak amacı)lla aynı hayvan üzerinde 4- aşamada 3,6,8,10 günlük ensi;;yonlar oluşturuldu. So-nuçta elektroşirurjikal sikatrizasyon direncinin ortalama

%

50 oranında skal-peLle yapılana kıyasla daha az olduğu saptandı.

64 olgu üzerinde sürdürülen çalışmada kavdotomi ve deri ensi.?JIonları dışında, elektroşirurjikal uygulamaların tonsiLlektorni, tümör ekstirpa.ryonu gibi olgularda başarı ile kullanılabileceği kanısına varıldı.

Giriş

Elektro~iruıji 19. yüzyılın sonlarına doğru insan hekimliğinde kullanılmaya ba~lanmı~ ve son yıllarda oldukca önem kazanmıştır. Bu çalı~ma insan hekimliğinde yapılan çalı~malar ı~ığı altında elekt-ro~irurjinin hekimliğimize sokulmasım ve bu alanda yapılacak olan bundan sonraki çalışmalara bir basamak olu~turmayı amaçladı.

1800 yıllarında Roentgcn adlı ara~tırıcının yüksek frekanslı akımlarla ilk çalışmaları ba~latmasından sonra Arsanval, Audin, Dayen ve Keatinghardt adlı bilginler bu konuda çalı~mı~lardır.

(3)

Wil-KÖPEKLERDE TONSİLLEKTOMİ, TÜMÖRLERİ!'!... 261

liam'ın elektrodesikasyon yöntemini geliştirmesinden sonra, Cııshing ve Bowie tarafindan i928 de şirurjikal aygıtlar geliştirilerek, hemostaz ve nöyroşirurjikal uygulamalarda kullanılml~tır(9, 14).

Elektroşirurji; yüksek frekansh elektrik akımının, akım geçirilen metal bir uç aracılığıyla, normal dokuları fazla kanama yapmadan ensize etmek ve tümöral oluşumları yıkımlamak için şirurjikal alanda kullanılmasına denir(32).

Yüksek frekansh elektrik akımı vücuda yöntemine uygun olarak verildiğinde, akımın uygulandığı alanda, dokulardan gelen karşıt bir direnç sonucu burada yerel bir ısı oluşur( 4.). Melchior( 17), bu ısının miktarını W:kx12 x R formülü ile belirtmiştir. Bu tür akımlar ya medikal ya da şirurjikal diatermi olarak kullanılır (6,25).

Medikal alanda kullanılan elektriğin bazı kavramları vardır. Doku, hücrelerin elektrik bileşimleri nedeniyle elektriği kolayca iletir ve bu akım, elektran akışı olarak tanımlanır. Eğer elektrik akımının yönü periyodik olarak hızlı bir şekilde ters döndürülürse hücresel iyonlar ters yönde sıralarırnak için yer değiştirirler. Böylece hücrede depolarizasyon görülür. Böyle değişen akımında tetanik nöyromuskü-ler aktivite oluşturacağı kaydedilir. Bu tür bir uygulamanın canlıda şok ve kalb durması doğurabikceği bildirilir. Alternatif akımın fre-kansının fazla olması, aygıtı kullanmada güvenlik sağlar. Alternatif akımın frekansı saniyede i0.000-20.000 dalga /sn. den fazla olursa, nöyromıısküler kontraksiyonların saptanamayacağı ve aygıtın daha güvenli kullanılacağı kaydedilir (ll, 17,25,29). Chatre(7), bu frekan-sın 200.000, Conoly(9) ise i.000.000 dan fazla olması gen>ktiğini vur-gulamıştır. Araştmcılar elektroşirııı~jiııin monopolar ve bipolar olarak kullanıldığını vurgulamışlardır (19,29). Bipolar elektroşirurjide aktif ya da canlı elcktrot, nötra! dektroda oranla çok bir yüzeye sahiptir. Aktif elektrodun küçük yüzeyli oluşu, akımın da maksimum olarak yoğunlaşmasına neden olur. Bu özellik yüksek derecede yerel bir ısı artışına yol açar(8,1 1'17,19,25). Nötral elektrot için inaktif elektrat, yer plakası, indifferent dispersif: toprak elektı'ot deyimleri de kulla-nılmıştır. Bu elektrot hayvanın vücuduna olanaklar ölçüsünde ope-rasyon bölgesine yakın olarak bağlanmalıdır. Plik, pamuk v.b. şeyle iyi bir şekilde sarılır. Bu sistemde yüksek frekanslı akımların orgarıiz-mada birikme tehlikesi oluşturmadan uzun süre kullamlabileceği vurgulanır (7,19,28).

Elektrokoagulasyon, elektrofulgurasyon, elektroseksiyon ve clekt-rodesikasyon şirurjikal diaterminin çeşitli amaçlarla kullanımlarını anlatan deyimlcr olarak kullanılır (29).

(4)

262 NURİYAvRU

Elcktroseksiyonda akımın güç ve frekansı, aktif elektrotla epı-dcrmis arasında elektriksel bir ark oluşuncaya kadar arttırılır(l i). Eğer aygıt doğru kullanılmaz veya akım şiddeti uygun olmazsa, kesi-len yerin lateralindeki dokularda geniş ölçüde yıkımlanma olduğu gözlenir(18,28). Bu nedenle birinci tür yara iyileşmesinin oluşaınadığı bildirilir(28). Nötral elektrat çevresindeki dokudan da, aktif clekt-rottan geçen miktar kadar akım geçtiği ileri sürülür. Aneak elektrodun yüzeyi geniş olduğu için akımın yoğunluğu düşüktür. Sadece az bir yerel ısı yükselmesi saptanır (ll,

ı

9). Birinci tür iyileşmenin aranma-dığı maliğn lezyonların eksizyonunda, elektroşiruıji ctkin bir rol oynar. Damarların kapanması ile kan kaybı önlendiği gibi, hastalıklı doku ve hücrelerin kan sirkulasyonuna karışmasınında engellendiği vurgulanır. Ayrıca oluşan ısı bölgeye yayılır ve sağlıklı dokulara zarar vermeksizin, maliğn hücreleri öldürür (9,12,32).

Elcktroşirurjinin uygulanması sırasında; patlama, yanık, kardiak etkiler, somatik kas kontraksiyanları, enfeksiyon riskinin artması ve iyileşmenin gecikmesi gibi yan etkiler görülebilir(9).

Şirurjikal işlem ne kadar basit olursa olsun, gencl anestezi zo-runludur. Eterle genel anestezi ve etil klorür kullanılması önerilmez. Genel anestezi için organizmadan kolayatılan halatan gibi yanıcı ve patlayıcı olmayan anesteziklerin kullanılması gerekli görülür (7, 19, 20).

Ensizyonu izleyen birkaç saat sonra bir tarafta damarsalorijinli eksudatif olaylar oluşurken, diğer yandan löykositler yara içine göç eder. Bu olaylar sonucu yaranın iyileşmesinde nckrotik dokuların atıl-ması ve onarım olaylarının oluştuğu vurgulanır. Yara, yangı ve nek-rotik dokuların atılması sırasında durgun kalır. Carrel'in ölü zaman diye isimlendirdiği bu dönem dört gün kadar sürer. Dikilen yaralar-da bu açıyaralar-dan birçok sorun ve güçlük vardır(2,3,10,13,16,33,34). Diki-len yarada bir taraftan nekrotik dokuların atılması olayları gelişirken, diğer yanda sikatı.izasyon olayları görülür ki, bu da proliferasyon ve kollajenik dönem diye iki evreye ayrılabilir(23,33). Elektroşirurjikal ensizyonun daha fazla nekratik dokunun atılmasına neden olduğu belirtilir. Eğer yara nekratik dokuların üzerine dikilirse, enfeksiyon ve supurasyon kaçınılmazdır. Nekrotik dokuların atılması sağlanmaz veya yetersiz ise, iyi bir rejenerasyon ve düzgün bir sikatrizasyon sağlanmaz( i6). Enfeksiyonun aynı yaştaki dört hayvanda sikatrizas-yon direncini, nurma1c göre

%

33,

%

51,

%

~)9,

%

62 oranlarında azalttığı saptanmıştır (1,16,35).

(5)

KÖPEKLERDE TONSİLLEKTOMİ, TÜMÖRLERİN... 263

Elektroşirurjikal ensizyon; kulak kepçesi kesimi, entropium ve ektropiumun düzeltilmesi gibi plastik operasyonların çoğunda geçerli bir yöntem olarak savunulur. Anal bezlerin salgılayıcı mcmbranları-nın yıkımı bu yöntemle kolaydır. Bo,itaz ve ağız şirurjisinde sayısız yararlarından bahsedilir(21,22,26). Richard(21), 100; Baker(5), 20 köpek üzerinde yaptığı tonsillcktomi olgularında hiçbir postoperatif komplikasyon görmemiştir. Papengelou (20), Roy (24) gibi araştıncı-lar tonsillektomilerde ligatür ve clcktroşiruıjikal yöntemin sonuçlarını incelemişıCı' ve elektro.şiruıjikal yöntemde operasyonun süre yönünden en az

%

40 oranında azaldığını ileri sürmüşlerdir. Knecht(14), 9 köpektc clektroensizyon Ve skalpel ensizyonlarının iyileşme süreçlerini

karşılaştırmalı olarak incelemiş ve mikroskobik incelemede belirgin bir ayrıcalık görmemiştir. Tippon (30) ve Srivastaya(27) tavşanlarda, Kochnlein( 15) albino farclerde skalpcl Ye e1ektroşirurji ile yapılan yaraların iyilqme hızlarını incclemişlerdir. Bu araştırıcılar skalpel yaralarının çabuk iyileştiğini bildirmişlerdir. Elektroşiruıjikal yara-larda daha yaygın yangı "C nekroz gördüklerini bildirmişlerdir.

Materyal ve Metod

Çalışma materyalini 1978-1982 yılları arasında deneysel ve doğalolgu olarak toplam 64 köpek oluşturdu. Bunların yaşları i aylık ile i4 yaşları arasında değişiklik gösterdi. Toplam 64 köpeğin 36 sı dişi, 28 i ise erkek olarak belirlendi.

Doğalolguların 26 sında değişik bölgelerde yerleşen tümöral oluşumlar, 2 sinde tonsiııitis gözlendi. 10 köpek ise kavdotomi isteği ilc kliniğimize getirildi.

Deneysel olguların 22 si tonsillektomi, 6 sı kaydotomi 8 i la-parotomide deri ensizyonu amacıyla kullanıldı,

Doğalolgular dışında tüm deneysel amaçla kullanılan köpeklere kuduz aşısı yapıldı. Bunlar 1 hafta ile 15 gün süreyle gözlem altında tutuldu.

Araştırmada; 1.750.000 frekanslı, 60 watt gücünde bipolar mono-aktif olarak çalışan clektroşirurji aygıtı kullanıldı (Resim I). Aracın yapısında iO ayrı değerde watt elde etmeye yarıyan bir güç düğmesi, aygıtı açıp kapamaya yarayan bir düğme, fulgurasyon ve ensizyon akımı elde etmeye yarayan iki priz bulunmaktadır. Ayrıca nötral elektrot ve akımın aktif elektrotla iletilmesi sırasında devreyi açıp

(6)

264 NURi YAVRU

Resim ı. Araştırmamızda kullandığımız Petkot-6o clektroşirıırjikaI aygıtı. Fig.ı. I'Elcetrotome Peıkot-6o qııe noııs avons uıilise dans notre travai!.

kapamaya yarayan ayak pedalı için olmak üzere iki priz daha yer al-maktadır. Aygıtta elektrokoagulasyon ve e1ektroensizyon akımları birleştirilmiştir. Aktif dektrot olarak araçta; lanset, iğne, halka, yu-varlak uç şeklinde platin uçlar bulunmaktadır. Nötral C1ektrot ise 8X 12 santimetre boyutlarında, paslanmaz çelik plaka şeklindedir.

Laparotomide deri ensizyonlarında sikatrisycl doku direncini ölçmek için, basit kaldıraç sistemine dayanan bir aygıt kullanıldı. Böylece oluşan sikatriksin direnci değişik ağırlıklarla kontrol edildi

(Şekil 2).

Elektroşirurjikal operasyonlar sırasında nötral pLik ve aktif elektrodun uygulandığı nokta ilc aktif elektrottan 5 cm. uzaklıktaki sıcaklık değişimlerini ölçmek ıçın özel deri termometresi kullanıldı (Resim 3).

Aygıtın aksesuarları ve aktif elektrodun gerekli sterilizasyon iş-lemi, kapalı kutuda bulundurulan toz paraformaldehit (Trioxymethy-!ene) içinde yapıldı. Uygulama dışında tüm aksesuarlar aynı madde içindesürekli bulunduruldu.

(7)

KÖPEKLERDE TONSİLLEKTOMi, TÜMÖRLERİN ... 265

Şekil 2. Sikatrisycl direnci öl\:mek için kullandığımız aygıt a- Direncini ölçtüğümüz dcri, b- Ağırlığın asıldığı ycr c- Dcri parçasının tesbit cdildiği tahta.

Fig.2. I'Apparcil uıilisc pour mL'SlIrcr aux rcsistancc cicatriciellc.

Çalışmada aktif elektrodun daha çok iğne ucundan yararlanıldı. Akım gücü olarak elektrodun uygulandığı dokuya göre değişmekle birlikte 5-7 (30-42 watt) arasında güç değerleri kullanıldı.

Tonsillektomiler 8 er olguluk üç gruba ayrıldı. Birinci grubta sadece skalpcl, ikinci grubta elektroşiruıji, üçüncü grubta ise tonsiJ-la1ardan birine elektroşiruıji, diğerine skalpel uygulandı. Toplam

18 materyalin Genel ve Deneysel Patoloji Birimince histopatolojik muayeneleri yaptırıldı.

(8)

Resim 3. Araştırmamızda kullandığımız özel deri termometrcsi.

Fig.1. Le thermometre spccia! pour le peaıı CJllC nous avans utilise dans notra travai!

Toplam i6 köpek üzerinde estetik operasyonlardan biri olan kavdotomi operasyonu yapıldı. Bundada iki alt grup oluşturuldu. Birin-çi grubtaki 8 doğal hastada operasyonlar skalpel ile gerçekleştirildi. Ikinci grubtaki 6 deneysel, 2 doğalolguda ise C1ektroşirurji kullanıldı. Toplam iG köpektc değişik tümöral oluşumların ekstirpasyonu amacıyla elektroşirurji uygulamaları yapıldı.

Laparotomilerde deri ensizyonlarında, değişik sürelere ilgili ensizyonların sikatrisycl direnci geliştirilen aygıtta değişik ağırlıklarla ölçüldü. Ensizyonlar I., 3., 5., 8. günlerde karın bölgesinde linea al-ba'nın bir tarafında clektroşirurji, diğer tarafında skalpel ilc yapıldı. Son ensizyonclan sonra hayvan ötanazi yapılarak 3,6,8, iO günlük en-sizyonlar elde edildi. Dikişler kaldırılarak her ensizyondan qit par-çalar alındı. Bu deri parçalarının bir ucu aygıttaki .tahtaya tesbit edildi. Diğer ucu ise kıskaç ta sıkıştırıldı. Kıskaca bağlı ipin ucu ma-karalardan geçirilerek, ucuna değişik ağırlıklar bağlandı. Sikatriksin ayrıldığı andaki ağırlık kaydedildi. Toplam 4 olguda bu ensizyondarı sonra oluşan sikatrizasyondan biopsiler alınarak histopatolojik mu-ayeneleri yaptırıldı.

(9)

KÖPEKLERDE TONSİLLEKTOMİ, TÜMÖRLERİN... 267

Elektroşirurjinin kullanıldığı 4 tonsillektomi, 4 kavdotomi 4 laparotomide ensizyon olgusunda aygıtın çalışma işlevi üzerinde bir fikir edinmek ve oluşan yerel ısınırı çevre dokular ile hayvanın genel beden ısısına etki edip etmediğini saptamak amacıyla ısı ölçümleri yapıldı. Bunun için özel yüzey deri termometresi ile operasyondan önce aktif ve nötral elektrodun uygulandığı noktada deri sıcaklığı kaydedildi. Uygulamadan hemen sonra aktif ve nötral elektrodun uygulandığı nokta ile aktif elektrottan 5 cm. uzaklıktaki noktada ısı deği~imleri kaydedildi. Hayvanın beden ısısı operasyondan önce ve operasyon sırasında

ıo,

15 dakika ara ile üç kez ölçüldü.

Bulgular

Tonsillcktomi operasyonlarında skalpel kullanılan olgularda, hemostaz hemen sağlanmadığı için tonsillanın dib kısmına konulan pens ekstirpasyondan sonra 5-7 dakika süreyle yerinde bırakıldı. Bu olguların % 12,5 unda 5 dakikada,

%

12,5 unda 6 dakikada,

%

50 sinde 7 dakikada,

%

25 inde iO dakikada hemostaz sağlandı. Bu grup olgularda operasyonu izleyen 3-4 saatlik sürelerde sekunder kanama görülmedi. Olguların

%

50 si 4 günde,

%

25 i 5 günde

%

25 i ise 6 günde iyileşme gösterdi.

Elektro~irurji yöntemiyle yapılan tonsillektomilerde hemostaz operasyon sırasında tonsillanın dibine yerle~tirilen pense, aktif elekt-rotla ıo-15 saniyelik dokunurnlar ile sağlandı. Bu olgularda da hiçbir postoperatif komplikasyona raslanmadı. Bu gruptaki olguların

%

50 si 4;

%

37,5 u 5; 12,5 u 6 günde iyileşme gösterdi. (Resim 4).

Her iki yöntemin kullanıldığı tonsillektomi operasyonlarında olguların

%

37,5 unun 4;

%

37,5 unun 5;

%

25 inin 6 günde iyileş-tiği belirlendi. Histopatolojik muayenelerde; elektroşiruıji ile eksize edilen tonsilla'larda derin dokulara kadar ulaşan nekrotik alanlara raslandığı halde, skalpelle alınan tonsilla'da bu alanların saptanmadığı gözlendi. Yine bu grubta aletin i~levini saptamak amacıyla yapılan ölçümlerde; aktif elektrodun uygulandığı noktada ısı, normal deri yüzey sıcaklığına göre yüzey deri termometresinin uygulama çabuk-luğuna bağlı olarak 12-22 Co lik bir artış gösterdi. Bu fark aktif elekt-rottan 5 cm. uzaklıktaki noktada 0,8-1 Co, nötral elektratta ise 2-4 Co arasında saptandı. Ancak beden ısısında etkin bir artışa neden oldu-ğuna tanık olunmadı. Bu verilerin ı~ığı altında elektroşirurjinin en-sizyon ve koagulasyon işlevinin, dokudaki yerel ısı artışına bağlı ol-duğu ve gencl beden ısısının bundan hiç etkilenmediği sonucuna

(10)

va-268 NURİYAVRU

Resim 4. Tonsillektomiden sonraki görünüm. Fig+ Vue a la suite d'amygdalectomie.

rıldı. Ayrıca uygulama alanında ortalama 5 cm. çapındaki sahada dokulara zarar vermeyecek ölçüde ısı artı~ına neden olduğu belir-lendi. Tonsillektomilerde elektro~irurji uygulamalarında operasyon-larda zaman kazanma, uygulama kolaylığı kanamanın az olması ve postoperatif komplikasyonların görülmemesi açısından ba~arı oranı

%

100 olarak belirlendi. Buna kar~ın skalpelle yapılan operasyonlarda bölgeye ula~ım zorluğu, kanama ve süre açısından daha fazla zamana gereksinim duyulması gibi sakıncaları göz önünde tutarak tonsillek-tomilerde elektro~irurjinin daha geçerli bir operasyon yöntemi olduğu kabullenildi.

Kavdotomilerde skalpel kullanılan olgularda herhangi bir komp-likasyon görülmedi. Elektrobistüri kullanılan olgularda deri ensiz-yonlarının skalpelle yapılana kıyasla daha düzgün ve kolayolduğu dikkati çekti. Elektrobistüri kullanılan olgularda da kanama görül-mesi üzerine kuyruğu n kaidesine garo konması uygun görüldü. An-cak operasyonlardan sonra garonun kaldırılmasıyla clektro~irurji kullanılan olgularda kanama görülmediği halde, skalpel kullanılan olgularda kanama görüldü. Elektro~irurji kullanılan olgularda

(11)

pos-KÖPEKLERDE TONSİLLEKTOMİ, TÜMÖRLERİN... 269

toperatif komplikasyonlar görüldü. İyile~me 8-32 gün arasında deği-~en sürelerde gerçekleşti. Bunun nedeni elektro~irurjikal ensizyonların olu~umu sırasında ensizyon çizgisi boyunca nekroz oluşumu ile, ya-nıkla ilgili yangısel olayların geli~imine bağlandı. Hayvanların kuy-ruklarını sürtmelerinin de ek bir faktör olu~turduğu belirlendi. Elekt-ro~irurji uygulanan olgular genel anestezi altına alınmadıkları için elektro~irurjinin aktif elektrodunu uygulama sırasında reaksiyon gös-terdiler. Aktif elektrodun uygulandığı noktada ısı değişimi 16-19 Co arasında değiştiği halde, bundan 5 cm. uzaklıktaki noktada ısı deği-şimi 0,8-1,2 Co arasında belirlendi. Genel beden ısısında artış görül.

memesi bu ısı oluşumunun yine diğer uygulamalarda olduğu gibi genel bir etki oluşturmayacağını belgeler. Bu operasyonda elektroşirurji uygulamalarında; dikişlerin yerinden kolaylıkla ayrılması, kanamanın az da olsa görülmesi ve sağıtım süresinin uzaması, her ~eyin ötesinde estetik bir nedenle yapılan bu operasyonlarda taşkın granulasyon olu-şumuyla kuyruğun çirkin bir görünüm alması bu sahada başarı ora-nını ohimsuz yönden etkiledi. BÖylece kavdotomilerde elektroşirur-iinin önerilerneyeceği görüşüne varıldı (Resim 5).

Resim 5. EIcktl'oşirurji ile yapılan kavdoıomide görülen komplikasyon. Fig.5. La eomplieation vue la eaudecıomie qui a ete effeclue par l'eleetrochirurgie.

(12)

270 NURtYAVRU

Tümör ekstirpasyonunda gencl anestezi altında yapılmayan ol-gularda, elektroşirurjikal işlemler arasında hayvanlar reaksiyon gös-terdiler. Hemostaz, pensle yakalanan damara aktif uçla 10- 15 sani. yelik dokunurnlar yapmakla gerçekleştirildi. Olgular i ay ile 6 ayı aşan sürelerde izlendi ve nüks olayına raslanmadı. Toplam i6 olgu-nun 1 tanesi 3 günde, 3 ü 4 günde, 5 i 5 günde, i i 7 günde, 2 si 8 günde, 3 ü lOgünde ve i ide 14 günde iyileşme gösterdi. Tümöral oluşumların

%

19 unu kötü huylu tömürler,

%

81 ini ise iyi huylu tümörler oluşturdu. Kötü huylu tümörlerin elektroşirurjiyle yapılan ekstirpasyonları sonucu, hastaların 6 ayı aşan sürelerle izlenmesine karşılık herhangi bir nüks olayına raslanmadı.

1

yi huylu tümörlerin ekstirpasyonunda ise tüm olgularda post-operatif dönemde yara iyi-leşmesine ilişkin komplikasyonlar saptandı.

Laparotomide yapılan ensizyon ve ölçümler sonucunda elde edilen ortalama değerler üzerinden skalpel ensizyonunun sikatriazs-yon direncinin daha fazla olduğu belirlendi. Grafiktede görüleceği gibi skalpel sikatriazsyon direncini

%

100 kabul edersek, C1ektroşirurjikal direnç 6. günde

%

35, 8. günde

%

45, 10. günde

%

39 olarak belir-lendi. Bu sonuçlar elektroşirurjikal ensizyonlarda yara kenarlarında fazla nekroz oluşumuna ve bunun sonucunda da sikatriks olaylarının gecikmesine bağlandı. Histopatolojik preparatIarın incelenmesinde; lökosit, fibrosit, fibroblast, koIlajen lifler ve histiositler yönünden belirgin bir farklılık görülmedi. Sadece elektroşirurji ile yapılan ensiz-yonda nekroz alanlarının skalpel ensizyonuna oranla daha fazla ol-duğu saptandı. Ensizyonların mikroskobik incelenmesinde özellikle elektroşirurji ile yapılan ensizyonlarda enfeksiyon belirtilerine ras-landı. Klinik görünüm olarak da dikişlerin kendiliğinden gevşediği ve sikatriksin skalpel ensizyonundan elde edilenden daha çirkin bir görünüm aldığı gözlendi. Bunun nedeni ensizyonlarda oluşan nekro-zun atılması sırasındaki olaylara bağlandı. Ayrıca hayvanların yara-larını kaşımaları da ek bir faktör olarak kabul edildi. Böylece laparo-tomilerde yapılan ensizyonlarda, elektroşirurji uygulamalarında dai-ma evantrasyon oluşabileceği riskinin göz önünde tutulması gereğini burada vurgulamak gerekir. Uygulama zorunluğu bulunan olgular-da olgular-da dikişlerin en az lOgünden sonra alınması gereği kanısına va-nldı (Grafik 1).

Tartışma ve Sonuç

Genel bir kanıya göre elektroşirurjide kullanılan yüksek frekanslı akımın saniyede 10.000-20.000 dalga /sn. frekanslı olmasının yeterli

(13)

Ağırlık (gr) 8000 7000 6000 000(1 4000 3000 2000

KÖPEKLERDE TONSİLLEKTOMİ, TÜMÖRLERİN ...

; $kcalpc:.l

L

, , , i

"

/,l i i , ~ 211 1000

/'~~/

•...

--_._-~,

3 6 10 Gün

Grafik i. Köpekte elekıroşirurji ve skalpelle yapılan deri ensizyonlarından sonra oluşan sikatriksin direncini gösteren grafik.

Graphique i. La graphique qui montre la resistanee eieatrieielle qu'on a obtenue apres lcs ineisions de la peau effeetuc a l'aidc de bistouri et eleetroehirurgie ehez le chien.

olacağı ve şok, kalb durması gibi yan etkilerin görülmeyeceği vur-gulanmaktadır (11,17,25,29). Uygulama yapılan aygıtın frekansı ise

ı.

750.000 dalga /sn. dir. Literatürlerce vurgulanan şok, kalb durması gibi yan etkilere clektroşirurji uygulanan 48 olguda raslanmadı.

Elektroşirurjide ensizyon mekanizmasının yüksek frekanslı akı-mın uygulandığı noktada ısı oluşturmasına dayandığı, oluşan bu yerel ısının küçük yüzeyli aktif elektrodun uygulandığı noktada geniş yü-zeyli nötral elektrodun uygulandığı noktadan daha fazla olduğu vur-gulanır (8, ii, i7,19,25,29). Bu çalışmada da gerek aktif elektrodun gerekse nötral elektrodun uygulama noktasında yapılan ölçümlerle bu görüşün doğru olduğu görüldü. Elektroşirurjikal akımın çevre ve yakın dokulara hiçbir zararlı etkisi olmadığı da bildirilmektedir( 18). Bizde ensizyon yerinden 5 cm. uzaklıkta özel deri termometresi ilc, operasyondan önce ve operasyon sırasında yaptığımız ölçümler so-nucu 0,8- 1,2 Co lik bir ısı farkı saptadık. Bipolar sistemde yüksek

(14)

272 NURİYAVRU

frekanslı akımların organizmada uzun süre birikme tehlikesi oluştur-madan kullanılabileceği vurgulanır (I 9). Bizde operasyondan önce ve operasyon sırasında 10, 15 dakika ara ile üç kez yaptığımız genel beden ısısı ölçümleri ile akımın organizmada birikmesinin bir göster-gesi olan vücut ısısı yükselmesini saptamadık. Literatürlerce yüksek frekanslı akımlarla yapılan elektroşiruı:jikal uygulamalarda ağrı duy-gusunun fazlalığına dikkat çekilirken, konu ile ilgili işlem ne kadar basİt olursa olsun, hayvanlara genel anestezi yapılması gereği ileri sürülür(6,7). Biz de çalışmada bu görüşü benimscdik. Ancak papillom gibi küçük oluşumların ekstirpasyonunda ya da i0-15 saniye süreli kısa operasyon uygulamalarında sadece hayvana trankilizan ve lokal infiltrasyon anestezi yapılmasının yeterli olabileceği kanısına vardık.

Literatürlerce elektroşirurjinin ağız ve boğaz şirurjisinde avan-tajları olduğu, ulaşılması güç olan yerlerdeki şirurjikal işlemlerin elektroşirurji ilc daha kolay yapılabileceği vurgulanır. Ayrıca özen gösterilmesi gerekli diseksiyonların kolay uygulandığı ve yeterli he-mostazın da sağlandığı bildirilir ( 19). Özellikle tonsillektomilerde elektroşirurjinin kullanılan yöntemlerden biri olduğu, genel anestezi altında operasyonların yapıldığı ve iyi bir hemostaz sağlandığı kay-dedilir( 5,19,21,22,26,31).

Bizde çalışmada elektroşirurjinin kullanıldığı tonsiIlektomi olgu-larında yeterli bir hemostaz sağlandığını gözledik. Ayrıca operasyon-lar sırasında uygulama kolaylığı yanında, özen li bir di seksiyon avan~ tajı olduğunu da saptadık. Papengelou(20) ve Roy(24) gibi araştırıcı-larca elektroşirurji yönteminde, operasyon süresinin

%

40-50 oranın-da azaldığı belirlenmiştir. Richard(21), Baker(5) köpeklerde elektro-şirurji ile yaptıkları tonsillektomi operasyonlarında hiçbir kompli-kasyon görmediklerini kaydetmişlerdir. Bizde çalışmada buna paralel bulgu ve sonuçlar elde ettik.

Elektroşirurjikal yöntemin plastik operasyonlarda ensizyon bo-yutlarının belirgin olması nedeniyle geçerli bir yöntem olduğu vur-gulanmaktadır( 19). Yapılan bu çalışmada elektroşiruıji ile düzgün bir cnsizyon yapıldığı görüşünde olmakla birlikte, iyileşme sürecinin fazla olması, komplikasyonlar oluşturması nedeniyle elektroşirurjinin plastik operasyonlarda kullanılabileceği görüşüne varmadık. Bu da elektroşirurjikal ensizyonlarda değişik derinlikte koagulasyon oluş-tuğu ve bu dokuların ileriki dönemlerde yaranın enfeksiyon olasılığını artırdığı, iyileşmeyi geciktirdiği görüşünü (19,25,28,29) kuvvetle n-dirdi.

(15)

KÖPEKLERDE TONSiLLEKTOMt, TOMÖRLERİN... 273

Elektro~irurjinin iyi bir uygulama alanı bulduğu maliğn tümör-lerin eksizyonunda olası bir metastaz yapabilme ~ansının azaldığı görü~üne (6,9,12,32) katılmaktayız. Özellikle maliğn tümörlerin ek-sizyonundan sonra olgular 6 ayı a~an süreyle izlendi. Çalışmada her-hangi bir nüks olayına raslanmaması da bu görüşü destekler nitelik-tedir. Bununla birlikte oluşan yaralarda i. tür iyileşmenin elde edile-meyeceğini de bu arada kaydetmek gerekir. Tippon(30) ve Srivas-tava(27) tavşanlarda, Kochnlein(15) albino farelerde skalpel yara-larının, elektroşirurjiye oranla daha çabuk iyileştiğini görmüşlerdir. Knccht(14) ise köpeklerde clektroşirurjikal ve skalpelle yaptığı en-sizyonlarda iyileşmenin 6. günde skalpeIle yapılan ensizyonda fazla olduğunu, l2.günden sonra bunun elektroşirurjiye oranla iki misli arttığını belirtmiştir. Bu çalışmada da skalpel ensizyonlarında iyi-leşmenin daha çabuk geliştiği saptandı. Yapılan ağırlık denemeleri aracılığıyla elektroşirurjikal sikatrisyel direncinin skalpelle oluşturu-lana oranla

%

50 den az olduğu kanıtlandı.

Elektroşirurjikal ensizyonlarda nekrozun fazla olmasının sikat-rizasyon olaylarında nekrotik dokuların atılması dönemini uzattığı kaydedilir( 16,33,34). Oysa skalpelle yapılan ensizyonda ince şerit halinde doku yıkımı olduğu belirtilir(9). Bizde histopatolojik sonuç-ların ışığı altında aynı kanıya vardık. Nekrotik dokuların yabancı cisim etkisine sahip olduğu, bunların enfeksiyon tehlikesi doğurduğu ve buna supurasyon eşlik etmedikce nekrotik dokuların atılmasının çok güç olacağı belirtilir ( 1,16,35) . Elektroşirurjikal ensizyonlarda makroskobik olarak sero-purulent akıntının ve yangı belirtilerinin görülmesi bu görüşü desteklemektedir. Knecht (I 4) ensizyonların mikroskobik incelenmesinde her iki ensizyon arasında bir fark gör-mediğini belirtmiştir. Bizde mikroskobik incelemeler sonucu bu gö-rüşü katılmakla birlikte elektroşirurjikal ensizyonlarda daha fazla nekroz görüldüğünü saptadık.

64 olguyu içeren bu çalışmada klinik koşullarında elektroşirur-jinin olanaklar ölçüsünde kullanılabileceği fikrini edindik. Bu

çalış-manın bundan sonra bu alanda yapılacak ileriye dönük araştırmalara ışık tutacağı kanısındayız.

Literatür

1- Archibald, J. (1973): La cicatrisatioıı de la plaie. Chirurgie Canine. Editions Vigot Freres.

(16)

274 NURİ YAVRU

3- Archibald, J., Mac Donaıd, W. (1973): Le Iratmıatisma. (Ln eicalrisation) Eeon. lVIed.

Animales, No: 14.

4- Artun, B.S. (1971): Eveil Hayvanlarııı Operasyon Bilgisi, ı. Fasikül A.Ü. VcLfak. Yayın-ları: 175, A. Ü. Basımevi Ankara.

5- Baker, G.J. (1972): Surgery~ftlte Canine Pltarynx alZdLar.Jnx, Journal of SmaIl Animalı Praet.13.

6- Briton, A., Fontaine, M. (1978): Eleetrallterapie, Vade-maeum de Veterinail'e, 1,1.

Edition.

7- Chatrli, J .L. (1980): Elektroşirıırji üzerine bireysel diişüıueler. (Mektuptan).

8- Claude, J. (1981): COlZlribuliolZa l'etude de l'Eleelroc!tirurgue. Thcse paul' le Doctorat Veterinail'e. Eeole Nationalc Velerinaİre d'Alfon.

9- ConoDy, W.B., Kurt, T.K. and Dunphy, J.E. (1969): The Plaa of Eleelrosurgery in

Abdaminal Operations, journal, Ame. Surg., 118.

10- Drousult,J. (1978): Us Processus de la Ciealrisations. L'anima! de Compagnie, ;\0; 3. 11- Friedınan,.1. (1973): Tlte Teehııienl Aspeets of Eleetrosurgery, Oral Surgery, 36.

12- Honig, W.M. (1975): Tlte MeclwlZism of Woutting in Eleetrosurgery, İEEET Trans. Blo-med., 22(1).

13- Johnston, D.E. (1977): The Proeessus in WOUlıd Healing, 13.

14- Knecht, C.D., Clark, R.L. and Fletcher, O.J. (I 971): Healing of S/uırp lneisions alZd

Eleetroincisions ilZ Dogs, J.A.V.M.A. 159: ı.

15- Kochnlein, H.E., Hausınann, P., Seitz, H.D. and Daguhn, D. (1977):

EXIJerimelt-tal Studies of tlte Effeet of Electrosurgery 011 Wmmd Hea/ini;. Med.Hochsch Hannovel'

GRFZ Exp.Chir., 10/3.

16- Laurence, G. (1961): Le Processus de Cicatrisatioıı ct Biologie des Sutures, La Revue du

Praticien, Tome XT, No: 13.

17- Melchior, M. (I975): Ce FaltrelZder Eleetroc!ıirurgie, ,~6.

18- Orlnger, M.J. (1976): ReasolZ arıd Remedy for Conflieting Reports 011 ComlıaratiDe Effeet of

Stee! Senlpe! alZd Eleetrosurgieal Cutting on Cingival Tim/es alZd Alveolar Bone,.i.Ame. Dent.

Assoc. 92(5).

ıg-- Orınrod, A.N. (1968): Eleetroeltirgie et TOILlilleetomie, Guide Pra'.İquc de Chirurgie

Operatoirc du Chicn el du ChaLVigot Freres.

20- Papengelou, L. (1972): Hemostasis iıı Tonsilleeoıııy, Ardı. Oıolaryngologie, 96. 21- Richard, D.A. (I974): Tonsilleetomy, alZdSofi Pnlate Reseetimı, Canine Pracıiea, ı.No: ı. 22- Robert, L., Peüfer, J.R. (ı 975): Tonsilleetomy, Current Tedıııique in SmaIl Amma!

Surgery i.

23- Robert, T., Winn, B.S. (1975): il Literary Rewiew of WOUl,d Henling and tlte l!-ffcet of

Zine on Woımd Healing. The Southwestern Veterinarian, 28.

24-- Roy, A., Dela Rosa, C.and Veccio, Y.A. (1976): Bleeding FollowilZg Tonsilleetoıııya

(17)

KÖPEKLERDE TONSİLLEKTOMİ, TüMÖRLERİN ... 275

25- Schellhammer, P.F. (1974): E/cclrosıırgery, Priııcip/cs Hasaıd aııd PıecalıliollS, 3.

26- Simson Hall, I., eolman, B.H. (1968): Kıı/ak BıırtllI Boğaz Hastalık/arı E/ Kitabı,

Güven Kitabevi Yayınları Ank.

27- Srivastava, C.M., Lossin, C.(1976): A Comparatiua Slııdy of Iltc Hea/ing of I,Fouııds

jl1ade by Sca/pel and Eleclrosu~geıy iıı Rabbiıs, Dept, Oral Surg.Univ.Lucknow., 21/3.

'l8- Stafford, L.O., Holmquest, H.J.(I 944): Tec/mic q{ Eleetroılterapy arıd ils P/ıysieal aııd

Pltysiologieal Basis, Charles.C.Thomas Publishcr Springficld. Baltimore tllinoisand

Mary-land.

29- Swerdlow, D.B., Salvati, E.P., Rubin, R.J.and Labow, S.B.(1974):

Elccloısıır-gery. Pritıeiples and Use. Dis.Colon Reetum.17.

30- Tippon, W.W., Garrick, J.G. and Riggins, R.S. (1975): Healiııg of EleclrosUlgical

and Scalpc! IVouııds in Rabbiıs. Depart Ort.Surg.Univ.California, 57h.

31- Thordal-Christensen, A. (1973): Les Amygdales. Chirurgie Canine Vigot Freres Editeurs.

32- Tolkun, S. (1967): mekıro~irurji Üzaiııdekı: Araşlırma/arımı::; ve Sonuçları, Güneş Mat-baacılık T.A.Ş. Ankara.

33- Veyssierer, C., Vives, P. and Poissonnier, Ph. (1967): Les Troııbles de la Cicalri-saıion el leur Trailement. Elude de l' Aclioıı de l' Acide-Acetyl Amiıw-6-Hcxanoique sur III

Cimlri-sation -,Iıoıılanee el les Grcfles. Extrait de Lille Medical Actualitc Therapeutiqucs.

34- .Vilain, R.(1965): Essai de C/assijicaıioıı des Medicameııls Usage Lacal dans la Cica/ıisalioıı

des Lesioııs Culanees Colloque Inler. C)/RS.

35- Vilain, R. (1975):

CicalrisaliOlI, Les Dossicrs de la Nouvclle Pressc Medicale, 4.

Şekil

Şekil 2. Sikatrisycl direnci öl\:mek için kullandığımız aygıt a- Direncini ölçtüğümüz dcri, b- Ağırlığın asıldığı ycr c- Dcri parçasının tesbit cdildiği tahta.
Grafik i. Köpekte elekıroşirurji ve skalpelle yapılan deri ensizyonlarından sonra oluşan sikatriksin direncini gösteren grafik.

Referanslar

Benzer Belgeler

Bir baþka deyiþle, tahkik kavramýna dahil olan mesaj; Allah’a nispetle anlaþýlmadýðýnda hiçbir þeyin doðru, hak ve sahih þekilde bilinemeyeceði ve durumun hakký tam

FFlleexxo orr D Diiggiittii M Miin niim mii B Brreevviiss A Acccceesssso orriiu uss During a routine dissection, we observed double palma- ris longus muscle in the forearm

Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ola- rak, Balkan Devletlerine barış ve dostluk eli uzatarak, geçmişteki olayların bir yana bırakılmasını ve iyi

The improved model was obtained by adding the birth weight variable into the reference model, which contained risk factors such as genotype, sex, type of birth and

Sıçanlarda ACTH uygulamasının böbrek fonksiyon testleri, elektrolitler ve hematolojik parametreler üzerine etkileri.. Bahat COMBA 1 , Ali ÇINAR 2 , Arzu COMBA 3 , Yıldırım

Ancak istatistik bakımından önemli olmasa bile ineklerin % 4 yağa göre düzeltilmiş günlük süt verimleri, mısır gluteni ve HMBi ilave edilen gruplarda kontrol grubuna

In conclusion, on the basis of microscopy and immunohistochemical features of both conventional melanocytic and neurosarcomatous components in the primary site,

&amp; Bal., Bupleurum turcicum Snogerup, and Bupleurum lycaonicum Snogerup flowers, fruits and roots were obtained using hydrodistillation and microdistillation techniques and