MUSİKÎMİZDE ÇIĞIR AÇAN İKİ KİTAP
D r. G ültekin O R A N S A Y
Yüzyılımız Türkiye’sinin musiki yaşamında en çok emek har canmış, en çok toz koparmış ve etkili olmuş kitabın hangisi olduğu saptanmak istense, ilk elemelerden sonra son seçme için elde sa dece iki kitap kalır: Dr. Suphi Ezgi’nin 1933 ile 1953 arası yirmi yılda tamamlanan beş büyük ciltlik “ Nazarî ve Amelî Türk Musi kisi” ile Kemal Ilerici’nin 1946 ile 1966 arasında beş kez baştan sona yeniden yazıldıktan ve sayısız engeller aştıktan sonra 1970’de Millî Eğitim Bakanlığı’nca bastırılıp satışa çıkarılan “Bestecilik Bakımından Türk Müziği ve Armonisi” .
Bunlardan Ezgi’ninki temelde geçmişe dönük, tlerici’ninki ise geleceğe yönelik. Ama geçmiş hâlâ canlıyken gelecek de çoktan başlamış: Ezgi geleneksel kent musikimizin (buna babalarımız ala turka derdi) kuramını kendince özetlemeye çalışırken ana konula rın birçoğunda gelenekten ayrılmış, sözgelimi yüzyıllarca “ makam ların anası” (ümmü’l-makamat) sayılmış rast makamını bırakıp adı var, kendi yok kuramsal bir çargâh makamını bütün perde (ses) ve makam dizgesine çıkış noktası kabul etmiş, dolayısiyle ge leneklerimize pekçok noktada ters düşen yepyeni bir kuram ortaya koymuş. Fakat devletin böylesine önemli bir konuya bugünedek eğilmiyerek meydanı boş bırakmasıyla Ezgi’nin kitabı kırk yıldır İstanbul Belediye ve İleri Türk Musikisi Konservatuvarlannda, ay rıca sayısız kurs ve özel derslerde öğretildiğinden geleneksel kura mı unutturmuş, günümüzün körükörüne bağlanı'an tek kuramı olup çıkmış; dolayısiyla geçmişe ışık tutmak savıyla kaleme alındığı halde gerçekte geçmişe sırt çevirip geleceğe yön vermiş.
Kemal îlerici’nin kitabı ise tam tersine geleneksel kent ve köy musikilerimizden esinli çok sesli yeni Türk musikisinin dayandırıl ması gerekli kural ve bilgileri öneren, bu arada geçmişi Ezgi’den çok daha doğru olarak özetliyen bir çalışma. Sözgelimi makam
diz-2 diz-2