• Sonuç bulunamadı

Masal olan hayatlar:İhsan Hamami...!

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Masal olan hayatlar:İhsan Hamami...!"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T

MASAL OLAN HÂYATLAR

ihsan Hamamî

L-Münir Süleyman ÇAPANOĞLU

Mayıs içindeyiz. Bu ay Basınımız için netameli olmuştur. Eski yılların . pek eskiye gitmeyeceğim - Mayıs aylarında kıymetli yazarlar kaybettik. Rah­ mete ve anıya vesile olur diye bu yazımda onların ölüm tarihlerinden notlar vererek bilhassa İhsan Hamamî'nin üstünde duracağım.

Kenan Hulusi (23.M ayis.t943), İskender Fah­ rettin (30.Mayıs.1943), Ahm et Ağaoğlu 19.Mayıs. 1938), Müfit Râtip (29.Mayıs.1920), Cemil Süley­ man (12.Mayıs.1940). Ayrıca şair ve tiyatro yazarı Tahsin Nahit’te yine Mayıs ayı içinde kaybettikleri- mizdendir.

1948 Mayısında büyük kayıpların yekûnuna şa­ ir İhsan Hamamî de katıldı. Onun ölümü, yalnız şiir ve kültür hayatımız için değil. Fazilet ve insanlık cephemiz için de çok büyük bir kayıp olmuştur.

Ve tekzip edilmekten korkmıyarak diyeceğim Ki İhsanın yeri boş kalmıştır. Onun yerine birini

artınca, resmî kıyafet olmaktan çıktı. Mavi, samur, misk, vaşak, zerdeva, sancar, sincap, elma, kakum. ördek boğazı, bahri göğüs, porsuk, tion, şinşilla, sıçan, tavşan, karakulak, kuzu, kunduz, kedi alaca geyik. Gökçen, kirin, kaplan, aslan, kurt, ayı, ça­ kaldan, devletlülerin kürk kolleksiyonu.

Hele Sultan İbrahim, Rukiye Hanımdan fazla kürk hastası idi. Herkese kürk hediye ederdi. Hat­ ta, sarayın duvarlarına bile kürk kaplatırdı. Permi kaçakçısı Feridin karısı zeynebe paristen kaçırdığı kürkü görmek için bütün ahbabları haftalarca evi. ne taşınmıştı. Oysa, eski Bakanlardan Refik Şev­ ket ince, bir Avrupa gezisinde kürk almak iste­ yen eşine :

— Hanım, bunlar yurdumuzda var. Ne diye döviz bırakalım, demişti. Kaçakçı Ferid’i, herkes bu başarısından ötürü alkışladı ama, inceye :

— Ne vatansever kişi dendiği duyulmadı Bu da ahlak ve vatanseverlik anlayışımızda ne kadar hızlı adımlarla ilerlediğimizi göstermektedir!

Ama, Ferit’in işi bozulunca, zeynep boşandı Bir Hacı Ağaya metres oldu Bir hayli derisini yüzdü ama, mîâdı dolunca ne saç boyası, ne es­ tetik ameliyat onu gençleştiremedi. Yine çarşan- badaki evine döndü. Ne olacak? TilkirŞn dönüp do­ laşacağı yer, kürkçü dükkânıdır.

İnsan, kürksüz de mutlu olabilr. Hayyâmâne bir deyişle :

Gül ve şarabı ancak güzele tapan bilir. Ondaki büyük sırrı, bu yola sapan bilir. Bir güzelin dizinde şarap içme zevkini, Kuruntuya boş verip günü gün yapan bilir, diyertler, hayvan postuna bürünerek insanlıktan uzaklaşanların çalımlarını pek komik bulurlar.

koymak ne bugün ne de yarın mümkün olabilecek­ tir.

İhsan Hamamî faziletin, iyi ahlâkın ve insanlı­ ğın tâ kendisiydi. Büyüğü, küçüğü daima « iy i» ye, «d o ğru » ya sevkeder, istidatları teşvik eder, bir yardım talebini reddetmez, elinden geleni yapardı. Yapamadığı işler olursa yapanı, yapacak olanı arar, bulur, muhakkak o işi başarırdı.

* n t oaşarısını, tevazuun «E dep» in güzel tüllen

ile örtmesini bilirdi. Buntı gelip söylemez, haber vermez, siz kendiniz öğrenirdiniz.

Müslüman bir insan olan İhsanın - eğer ikinci bir din taşıdığını söylemek lâzım gelse . bunun «iy i­ lik dini» olduğunu söylemek aslâ bir günah olmaz.

İhsan Hamamî kültürlü bir adamdı. Arapça ve Farsçayı çok iyi bilirdi. Fars edebiyatının güzel bir nevi olan (rubai) yi yine (rubai) vezniyle dilimize çeviren ilk şairimiz Hamamî’dir. Hem de ne kadar büyük bir kudret ve kuvvetle...

Öğretmenliği bu memleket için çok verimli ol­ du. Binlerce talebe yetiştirdi.

İhsan Hamamî, Dîvan edebiyatının son şairiydi. Fakat öyle gelişigüzel bir şair değil. Üstad, sanat­ kâr, ince ve şuh bir şair... Gazellerinin, manzume­ lerinin içinde (N e d im )e parmak ısırtacak kadar çapkın ve renkli parçalar vardır.

Divan edebiyatının güzel bahçelerinde bir hazan rüzgârı dolaşıp, bir samyeli orada açılan parlak yüz­ lü çiçekleri kuruttuktan, aşk hissinin gözyaşı ve kalp sızısı şekline giren mısraları unutulmaya baş­ ladıktan sonra İhsan Hamamî, bu güzel bahçeyi ha- rabîden kurtardı; çiçeklere hayat verdi, divan ede­ biyatını yaşattı. Matbu Divanı bunun güzel bir ör­ neğidir.

İşte bunun içindir ki ona divan edebiyatının son şairi diyoruz. Fakat ne yazık ki, o bahçeler, o gülistanlar, o bağlar, bağbansız ve bülbülsüz kaldı. İhsanın vâzıh ve berrak bir mizahçılık ve hec- cavlık tarafı da vardı. Fakat maalesef izahını bula­ madı. Şair olarak, heccav olarak, öğretmen olarak, kültür sahibi bir insan olarak, müellif olarak onu ayrı ayrı aniatmaktansa, artist bir insan, daima dik­ katli, daima içli diye vasıflandırmak daha doğru olur.

İhsan! Seni gönlümüze gömdük. Ölümüne dai­ ma ağlayacağız. Bu bahse, rahmetli üstadın; kızım

(O ya )n ın doğumu için yazdığı tarihle son veriyo­ rum:

Ömrünün bahçesinde hep böyle çiçekler açsın, Ne güzel yavru, «M ü n ir» bülbülünün bak gülüne. Süslensin! amcası «İhsan» da güzel bir tarih; Oldu ziynet «O y a » kız şimdi hayatın tülüne.

1943

* * *

Basının Mayısta kaybettiği daha bir çok ya­ zarlar var. Bunların hepsi de «nev'i şahsına münha­ s ır» insanlardı. Otoriter adamlardı. Matbuatın emektarı kimselerdi. Burada, onlardan ayrı ayrı bahsedemediğime müteessirim. Ne yapayım ki bana verilen sütunlar doldu. Hepsine Allah rahmet eyle­ sin.

15

Referanslar

Benzer Belgeler

Örgütlerin içinde faaliyet gösterdikleri değişken çevreye ve koşullara uyum sağlaya­ bilmesi için planlı örgütsel değişim yoluna gidilebileceği gibi çevrede

Zemin katında büyük bir hol, normal eb'adda 2 oda ayrıca bir camekânla ayrılan ve icabında büyük bir salon şeklini ala- bimlesi için birleştirilebilecek tertibatta 2 büyük

Bir yanda ulaşım, sağlık, eğitim ve suyun bir insan hakkı olduğunu söyleyen ve bu doğrultuda Dikili halkına hizmet götüren Osman Özgüven diğer yanda zarar edecekleri

- Devlet tarafından verilen fiyatların, verimin yüksek olduğu bölgelerde düşük maliyetle elde edilen düşük kaliteli fındık üretimini teşvik ettiği, bilinci ile konular

Kişiler modayı, olduğu gibi uygulamak yerine, kendi vücut özelliğine, ten rengine, diğer giyim aksesuarlarına uygun olan renk, model ve çizgileri seçerek

Değişimin ve de- vingenliğin ana kavramı olan evrim- sel süreçte matematik, tüm bilgiler gibi toplumsal olarak kurulmuş bir kurumsallık içerir.. Bir bilgi olarak

Bu derste yumurtanın döllenmesinden itibaren insanın büyüme ve gelişme sürecinde geçirdiği değişimler ve bu değişimlerin insan vücudundaki biyolojik ve

Martin (1928) büyümeyi, sadece boyun ve ağırlığın artması değil, bütün vücutta görülen bir modifikasyon olarak tanımlarken, Mc Auliffe’nin (1923) ifadesine göre,