Arapça askeri terminoloji öğrenimine yönelik metodolojik bir yaklaşım

143  83  Download (0)

Tam metin

(1)

YABANCI DĠLLER EĞĠTĠMĠ ANABĠLĠM DALI ARAP DĠLĠ EĞĠTĠMĠ BĠLĠM DALI

ARAPÇA ASKERĠ TERMĠNOLOJĠ ÖĞRENĠMĠNE YÖNELĠK METODOLOJĠK BĠR YAKLAġIM

YÜKSEK LĠSANS TEZĠ

Hazırlayan Ġsmail RAġĠTOĞLU

Ankara ġubat, 2014

(2)

YABANCI DĠLLER EĞĠTĠMĠ ANABĠLĠM DALI ARAP DĠLĠ EĞĠTĠMĠ BĠLĠM DALI

ARAPÇA ASKERĠ TERMĠNOLOJĠ ÖĞRENĠMĠNE YÖNELĠK METODOLOJĠK BĠR YAKLAġIM

YÜKSEK LĠSANS TEZĠ

Ġsmail RAġĠTOĞLU

DanıĢman: Yrd. Doç. Dr. Cihaner AKÇAY

Ankara ġubat, 2014

(3)

i

Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğüne;

Ġsmail RAġĠTOĞLU‟nun ARAPÇA ASKERĠ TERMĠNOLOJĠ ÖĞRENĠMĠNE YÖNELĠK METODOLOJĠK BĠR YAKLAġIM baĢlıklı tezi 27 / 02 /2014 tarihinde, jürimiz tarafından Arap Dili Eğitimi Bilim Dalında Yüksek Lisans Tezi olarak kabul edilmiĢtir.

Adı Soyadı Ġmza

Üye : Doç. Dr. Kemal TUZCU ……….

Üye (Tez DanıĢmanı): Yrd. Doç. Dr. Cihaner AKÇAY ……….

(4)

ii

Terim; bilim, sanat, meslek ve iĢ kolu gibi özel alanlarda belirli bir anlatımı ve kavramı olan sözcüklere denir. Bunlar ulusal ya da uluslararası düzeyde bilim, sanat, meslek ve iĢkolu çalıĢanları tarafından kullanılır. Bu terimler çoğu kez, o özel alanın toplantılarında belirlenir ya da kendiliğinden Ģekillenir.

Kavramların listelenmesi veya sınıflandırılması, terimbilimde genelde alfabetik biçimde ilgi alanı, temas ettiği uzmanlık dalı (örneğin biyoloji, kimya, matematik, fizik vs.), kullanım sıklığı vb. gibi bir takım spesifik özellikler ve yönlendirmeler taĢır.

Arapça öğrenmenin her yabancı dil gibi zorlukları vardır. Ancak Sami dil ailesine mensup Arapçayı öğrenmek, geniĢ bir alana yayılmıĢ ve dünyada 2,5 milyarı aĢkın kiĢinin konuĢtuğu Hint Avrupa dillerine göre yapı farklılığı nedeniyle biraz daha zordur.

Ġnsanoğlunun toplumlar bazında var olduğu her alanın, kendisine has bir dili yani terminolojisi vardır. ÇalıĢmamızda, yabancı dil öğretiminin genel anlamının dıĢında diğer meslek gruplarında olduğu gibi kendisine has bir dili olan askeri terminolojinin nasıl öğretileceği konusu üzerinde durulacaktır.

Bu çalıĢma, Türkiye‟nin politik olarak yönünü Ortadoğu coğrafyasına çevirmesiyle birlikte, siyasi iradeye bağlı Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay BaĢkanlığı ve bağlı kuvvet komutanlıkları ile Arap Ülkeleri arasında askeri ve savunma sanayi alanında yapacağı iĢbirliği ve koordinasyon kapsamında iletiĢimin etkin olarak sağlanmasına ve konuyla ilgili ihtiyaç duyulacak askeri terminolojinin öğreniminde önemli bir kaynak olacaktır.

Ayrıca yapılan bu çalıĢma, Arapçayı yabancı dil olarak öğrenecek veya öğrenmiĢ bir kiĢiye askeri terim ve terminolojiyi öğrenmesinde ıĢık tutacaktır.

(5)

iii

yardımlarını ve hoĢgörüsünü esirgemeyen değerli hocam ve tez danıĢmanım sayın Yrd. Doç. Dr. Cihaner AKÇAY‟a en içten teĢekkür ve saygılarımı sunarım.

Yüksek Lisans Eğitimi ders döneminde görev yaptığım ġırnak‟tan Ankara‟ya eğitim maksadıyla gidiĢ geliĢlerimde gerekli izin desteğini sağlayan komutanım M.Uğur ÖZYILMAZ‟a, ayrıca çalıĢmamda tecrübelerini esirgemeyen ġırnak Ġlahiyat Fakültesi Arap Dili ve Belagatı Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Mehmet BAĞIġ ve arkadaĢım Harun AĞPAK‟a, düzenleme konusunda yardımlarını sunan Mehmet ġAKAR‟a ve manevi desteğini esirgemeyen eĢime teĢekkürlerimi sunarım.

(6)

iv

ARAPÇA ASKERĠ TERMĠNOLOJĠ ÖĞRENĠMĠNE YÖNELĠK METODOLOJĠK BĠR YAKLAġIM

RaĢitoğlu, Ġsmail

Yüksek Lisans, Arap Dili Eğitimi Bilim Dalı Tez DanıĢmanı: Yrd. Doç. Dr. Cihaner AKÇAY

ġubat–2014, 132 sayfa

Bilim, sanat, meslek ve iĢ kolu gibi özel alanlarda belirli bir anlatımı ve kavramı olan sözcüklere terim denir. Bunlar ulusal ya da uluslararası düzeyde bilim, sanat, meslek ve iĢkolu çalıĢanları tarafından kullanılır. Bu terimlerin anlamları ve neyi anlatmak istedikleri, o iĢlerle uğraĢan insanlar tarafından bilinir, çoğu kez, o özel alanın toplantılarında belirlenir ya da kendiliğinden Ģekillenir. ÇalıĢmanın giriĢ bölümünde problem, amaç, önem, varsayımlar, sınırlılıklar ve tanımlar sunulmaktadır.

Birinci Bölüm‟de, kavramsal olarak terim, terminoloji kavramı ile askeri terminoloji hakkında bilginin yanı sıra Arapçada terim türetme yolları yani naht hakkındaki yöntemler anlatılmıĢtır. Bununla birlikte terimlerin eğitimdeki yeri ve önemine de değinilmiĢtir.

Ġkinci bölümde, subay, astsubay, er ve erbaĢ rütbeleri ve Arapça karĢılıkları verilerek hedef dildeki kullanımına değinilmiĢtir.

Üçüncü bölümde, Askeri teĢkilat ile asıl olarak öğretilmesi hedeflenen stratejik öneme haiz askeri terminoloji dizini Türkçeden Arapçaya, Arapçadan Türkçeye alfabetik sırayla verilmiĢtir. Ayrıca Suriye‟de Arap Baharının baĢlangıcı ile güvenlik konularına iliĢkin gündeme damga vuran askeri terimler ele alınmıĢtır.

Sonuç bölümünde ise, konuyla ilgili çıkarımlar ve çalıĢmanın bir özeti yer almaktadır.

(7)

v

A METHODOLOGĠCAL APPROACH FOR THE TEACHĠNG OF ARABĠC MĠLĠTARY TERMĠNOLOGY

RaĢitoğlu, Ġsmail

Master, Departmentof Arabic Language Education Supervisor:Yrd. Doç. Dr. Cihaner AKÇAY

February–2014, 132 pages

Words, in such as science, art, business and profession special areas which has particular expression and concept are called the terms. These terms, at the national or international level are used by employees science, art, and profession. The meaning of them, mostly are known by the proffesions whose are using them. Mostly, these terms determined by special meetings of custom field or by spontaneously. In introduction our study, problem, aim, importance, hypothesis, limits and definitions were presented.

In the first chapter, information about conceptual terms, concept of the terminology and military terminology was described. And also, ways of producing Arabic terms that concept formation sclupture is explained. As well as, the importance and the place of the terms in the education was addressed.

In the second chapter, given officers, noncommissioned officers, soldiers and officer ranks and provisions for arabic, their uses of the target language was mentioned.

In the third chapter, military organization and strategically important military terminology directory which is mainly intended to teach, was given from Turkish to Arabic as well as from Arabic to Turkish in alphabetical order. And also the military terms about security have been mentioned which are started with the “Arabian Spring” in Syria.

In the conclucion, inferences about subject and summary of the study are provided.

(8)

vi

Tablo 1: Naht Yöntemi ile OluĢturulmuĢ Klasik ve Modern Bazı Kelimeler... 17

Tablo 2: Astsubay Rütbeleri/فصٌخغدسظرظَ ... 38

Tablo 3: Bazı Askeri Komutlar/صيُىٕمٌخضخِدميلإخطمز ... 43

Tablo 4: Türkçe-Arapça Askeri Terimler Dizini ... 46

Tablo 5: Arapça-Türkçe Askeri Terimler Dizini ... 65

(9)

vii

ġekil 1: Subay Rütbe ĠĢaretleri/غدسعٌخرظَ ... 35 ġekil 2: Astsubay Rütbe ĠĢaretleri/فصٌخغدسظرظَ ... 36 ġekil 3: ErbaĢ Rütbeleri/يٕٛفٌخرظَ ... 39

(10)

viii

Sayfa

JÜRĠ ÜYELERĠ‟NĠN ĠMZA SAYFASI ... i

ÖNSÖZ………. ... ii

ÖZET……….. ... iv

ABSTRACT ... v

TABLOLAR LĠSTESĠ ...vi

ġEKĠLLER LĠSTESĠ...vii ĠÇĠNDEKĠLER ... viii I. BÖLÜM 1. GĠRĠġ ... 1 1.1. Problem Durumu ... 1 1.2. Amaç ... 2 1.3. Önem ... 2 1.4. Varsayımlar ... 3 1.5. Sınırlılıklar ... 3 1.6. Kısaltmalar ... 4 II. BÖLÜM 2. KAVRAMSAL ÇERÇEVE... 5

2.1. ASKERĠ TERĠMLER, ASKERĠ TERMĠNOLOJĠ VE BU TERMĠNOLOJĠYĠ TÜRETME YÖNTEMLERĠ...5

2.1.1. Terim Kavramı ... 5

2.1.2. Terminoloji Kavramı ... 6

2.1.3. Askeri Terminoloji ... 7

2.1.4. Terim Türetme Yolları ... 9

2.1.5. Arap Dilinde Naht ve Kelime Türetmede “Naht” Yöntemi ... 11

2.1.6. Terimlerin Eğitimdeki Yeri Ve Önemi ... 18

2.1.7 Arapça Askeri Terimlerin TüretiliĢ Yöntemleri ve Özelliklerine Göre Sınıflandırılması ... 19

2.1.7.1 Camid Terimler ... 20

(11)

ix

a. Üretici Ülke veya Tasarlayan KiĢiden Ġsmini Alarak Olduğu Gibi Kullanılan Terimler 26 b. Yabancı Dildeki Kısaltmasına Göre Arapçaya Tercüme Edilerek Kullanılan Askeri

Terimler…………. ... 29

2.2. ASKERĠ RÜTBELER... 32

2.2.1. Subay Rütbeleri/ غدس ُعٌخرَظَُ ... 33

2.2.2 Astsubay Rütbeleri/فصٌخغدّسظرَظَُ ... 36

2.2.3 Er ve ErbaĢ Rütbeleri/يٕٛفٌخرظَُ ... 38

2.3. ASKERĠ TEġKĠLAT YAPISI VE ASKERĠ KOMUTLAR ... 39

2.3.1. Askeri TeĢkilat/صيُى َْٕمٌخضلايى ّْٙعٌخ ... 40

2.3.1.1. Askeri Sınıflar/صيُى َْٕمٌخفٕٛ ُصٌخ ... 40

2.3.1.2. Ana Askeri Komutanlıklar/ صِّيٕيجٌُخضخيديِمٌخ ... 41

2.3.1.3. Silahlı Kuvvetler Okul Komutanlıkları/صيُى َْٕمٌخَْخًٌَّخضخيديِل ... 42

2.3.2. Askeri Komutlar/صَّيُى َْٕمٌخضخِدميلإخ ... 43

2.3.3. Stratejik Öneme Sahip Askeri Terimler Dizini... 45

2.3.4. Türkçe-Arapça Askeri Terimler Dizini ... 45

2.3.5. Arapça-Türkçe Askeri Terimler Dizini ... 64

2.3.6. Arap Baharı Sonrası Gündeme Damga Vuran Askeri Terimler ... 119

III. BÖLÜM 3. YÖNTEM ... 123 3.1. AraĢtırmanın Modeli ... 123 3.2. Ġlgili ÇalıĢmalar ... 124 IV. BÖLÜM 4. SONUÇ VE ÖNERĠLER ... 126 4.1. Sonuç ... 126 4.2. Öneriler ... 127 KAYNAKÇA ... 129

(12)

I. BÖLÜM

1. GĠRĠġ

1.1. Problem Durumu

Türkiye‟nin ilgi alanını Ortadoğu ve Afrika Arap ülkelerine çevirmesiyle birlikte geçmiĢten gelen tarihi bağların da etkisi ile söz konusu ülkeler ile siyasi, diplomatik, ekonomik ve askeri alanlarda ikili iliĢkilerde büyük ilerlemeler kaydedilmiĢtir.

Özellikle askeri alanda; tatbikat, personel mübadelesi ve güvenlik konularında, önemli adımlar atılmıĢtır. NATO görevleri kapsamında; Aden Körfezinde deniz haydutluğu ile mücadele ve yasadıĢı insan göçünü azaltmak maksadıyla Türk Deniz Kuvvetlerine bağlı fırkateynlerin altı aylık dönemler halinde devriye görevi icra etmesi bunun en bariz örneğidir.

Türkiye‟nin Arap ülkeleri ile iliĢkileri sadece askeri alanda iki ülke ordusu arasında kurulan bir iliĢkiden çok daha fazlasını içermektedir. Diplomatik iliĢkiler açısından incelendiğinde; 2010 yılına kadar sadece Suriye ile sınırlı olan askeri ataĢelik birimi, 2010 yılı ve sonrasında Irak, Lübnan, Suudi Arabistan, Tunus, Cezayir, Ürdün, Bahreyn, Katar, Umman, Somali ve Yemen‟de de açılarak kısa bir sürede 12 ülkeye ulaĢmıĢtır.

Ekonomik iliĢkilerin geliĢmesi ve ticaret hacminin artması ile birlikte bundan en fazla etkilenen birimlerin baĢında savunma sanayi gelmektedir. Bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde; Arapça askeri terimler ile ilgili eksikliği giderecek ve Arapça askeri terimler öğrenmek isteyen askeri personel ile savunma sanayi Ģirketlerinde dıĢ pazarlamaya yönelik çalıĢan personel ve Arapça askeri terminolojiyi öğrenmek isteyenlere hitap edecek, askeri terimler konusunda kapsamlı bir yayın olmadığı tespit edilmiĢtir.

Bu nedenle, temel askerlik eğitimleri baz alınarak temel bilgilerden stratejik bilgilere doğru izlenecek bir metot ile Arapça-Türkçe, Türkçe-Arapça terimler dizini

(13)

oluĢturulması hedeflenmiĢtir. Bu dizin rütbeler, askeri sınıflar, teĢkilat yapısı, kuvvet komutanlıkları vb. alanları kapsayacaktır.

ÇalıĢmanın bütünü ele alındığında kavramlar, genelden özele, kolaydan zora ve konular bir silsileyi takip etmiĢtir. Terimler silsilesi aynı zamanda askeri düzen hakkında da bilgiler vereceğinden, otomatik olarak bir öğrenme metodu ortaya çıkmıĢtır. Bu öğrenme metodu sayesinde terimlerin en etkili ve en kısa zamanda nasıl öğrenileceği konusuna cevap aranacaktır.

1.2. Amaç

Türkiye‟nin politik olarak yönünü Ortadoğu ve Afrika Arap ülkeleri coğrafyasına çevirmesiyle birlikte, siyasi iradeye bağlı Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay BaĢkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarının Arap Ülkeleri ile askeri ve savunma sanayi alanında yapacağı iĢbirliği ve koordinasyon kapsamında iletiĢimin etkin olarak sağlanmasına ve konuyla ilgili ihtiyaç duyulacak askeri terminolojinin ortaya konulmasına yönelik bir çalıĢma yapılmıĢtır.

ÇalıĢmanın amacı; askeri, diplomatik ve savunma sanayi alanı ile Arapça askeri terimleri öğrenmek isteyen bir kiĢinin askeri terimler konusunda ihtiyaç duyacağı terimlere kolayca ulaĢması ve bu terimleri bir araya toplayarak ilgili Ģahısların bilgisine arz etmektir. Hedef kitle; askeri terminolojiye ihtiyaç duyan askeri personel ve Arap Ülkelerine yönelik çalıĢan savunma sanayinin dıĢ pazarlama personeli ile Arapça askeri terminolojiyi öğrenmek isteyen kiĢilerdir.

1.3. Önem

Arapça öğretimi çok boyutlu bir süreçtir. Arapça öğreniminde; program, öğretmen, materyaller, ortam, yöntemler, teknikler ve öğrencilerin baĢarıya karar vermeleri gibi bazı etmenler bulunmaktadır.Bu etmenlerin yanında dil öğretiminin her kademesi bir terminoloji alanı içerisindedir. Örneğin dil öğretimi baĢlangıç seviyesinde ele alındığında basit bir iletiĢim terminolojisini kullanmaktadır.

(14)

Bu çalıĢma, Arap ülkelerine ataĢelik vb. diplomatik görevlere gönderilen personel ile ana dilin kullanıcıları arasında askeri alanda, personel, istihbarat, harekât, lojistik, muhabere ve idari konularda iĢbirliği ve uyum sağlaması açısından önem taĢımaktadır.

Terminoloji konusu bu kadar önem ve öncelik arz etmesine rağmen, henüz alanımızda bu konuda tam anlamıyla bir çalıĢma veya araĢtırma yapılmamıĢtır.

1.4. Varsayımlar

Türkiye‟nin Ortadoğu ve Afrika Arap ülkelerine hızla açılma politikası beraberinde bir iletiĢim sorununu ortaya çıkarmıĢtır. Bu iletiĢim eksikliği en çok ikili temaslarda bulunan devletlerin yapı taĢlarını oluĢturan siyasi irade, askeri ve savunma alanında ortaya çıkmıĢtır.

Bu eksiklik göz önünde alınarak geliĢtirilen askeri terimler çalıĢması ülkeler arası askeri iĢbirliğini daha etkin kılacaktır. Bununla birlikte Kara kuvvetleri Lisan Okul Komutanlığı müfredatında var olan ve son yıllarda da Kara Harp Okul Komutanlığı müfredatına da dahil edilen Arap dilinin öğretilmesi ve ikili iliĢkiler kapsamında askeri terminolojiye ihtiyacı ortaya çıkarmıĢtır. Diğer yandan bu çalıĢmayla birlikte Arap dilini öğrenmek isteyen askeri personelin kendi dillerinde aĢina oldukları terminolojiyi yabancı dil olarak da öğrenmede kolaylık sağlayacağı ön görülmektedir. Yapılan çalıĢma ile günlük hayatta çok fazla kullanılmayan Arap dilindeki askeri terminolojinin bir araya getirilerek öğrenmede ve bilgiye ulaĢmada kolaylık sağlanması ile bu konuda ortaya çıkan eksikliğin giderilmesi ön görülmektedir.

1.5. Sınırlılıklar

Bu çalıĢma, Arapça askeri terminoloji öğretimi kapsamında askeri rütbeler, askeri ihtisas alanları, birlik teĢkilat yapısı, askeri komutlar ve askeri mühimmat öğretimi ile sınırlıdır.

(15)

1.6. Kısaltmalar

Tezimizde kullanılan bazı kısaltmlar ve karĢılıkları aĢağıda sunulmuĢtur.

a.

ؿِ : يِ هَظِي :

ParaĢütçü

b.

َب

.

ذ

.

ٗيخ

(A.B.M)

:

صيعٕيٌدسٌخ هيَِخ َٛ َّصٌخ َدٙعٔب ِِْٓ ًَمٌْخ صيلدفظب :

Anti-Ballistic Missile (Anti-balistik Füze AntlaĢması)

c.

يظ ْؤ يظ

(TNT)

:

Trinitrotoluen d. ZPT : Zırhlı Personel TaĢıyıcı e.

ي : ضدَزدَّزًٌٍَِّْ يد َعُِ

/

َ

(16)

II. BÖLÜM

2. KAVRAMSAL ÇERÇEVE

2.1. ASKERĠ TERĠMLER, ASKERĠ TERMĠNOLOJĠ VE BU

TERMĠNOLOJĠYĠ TÜRETME YÖNTEMLERĠ

2.1.1. Terim Kavramı

Terim, Arapçada

َ َه َ

kökünden türemiĢ olan “ıstılâh ve mustalah”

َهَط ْصُي

lafızlarıyla ifade edilmektedir. Bu iki lafız

َ َهَط ْ

إِ fiilinden mastardır. Bunların kökeni olan salâh lâfzı fesâdın zıddı olup ittifak anlamına da gelmektedir. (Hicâzî, 1986:49)

Türkçedeki terim kelimesi ise, Lâtince‟de “son, sınır” anlamına gelen terminus kelimesine benzetilerek derlemek fiilinin eski Ģekli olan termek‟e –im eki getirilerek türetilmiĢtir. Terim kelimesinin karĢılığı için batı dillerinde term, terminus, tèmrine,

terme, termino, termin, termo, termi gibi benzer kelimeler kullanılır. (Gündüzöz,

2005:220)

Terim/ıstılah; “Bir grubun belirli bir konuda ittifak olmaları.” (Rıza, 1959: 478) “Bilim ve sanat dallarında kullanılan, anlamı daralmıĢ söz ve bir tanımın özeti.” (Kantemir, 1995:186) “Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı olan söz.” (TDK, 1988:1458)” vb. Ģekillerde tanımlanır.

Bilimsel terimler, söz konusu bilim dalıyla ilgili belirli kavramları açıklamak üzere özel olarak türetilmiĢ kelimeler olup, o bilim alanında çalıĢan insanlar arasında iletiĢimi sağlayan en önemli temel araçlardır. (Cankur, 2002:29-32)

Terimlerin anlamları sabittir, tek baĢına ya da cümle içinde kullanıldığı her konumda aynı anlamı verir. Terimlere iliĢkin özelliklerden bir tanesi de, bir bilimsel kavrama iliĢkin tek karĢılık veya bu karĢılığa uygun olan eĢ anlamlı bulunması

(17)

gerekliliğidir. Yani bilimdeki bir kavram yalnız bir karĢılık ile adlandırılmalıdır. (Göktolga, 2002)

Terimler için önemli olan, kavramları açık ve net bir Ģekilde karĢılamalarıdır. Bu bakımdan terimin ait olduğu dilin kelimelerinden olmasının pek çok yararı vardır. Türkçe ek ve köklerden oluĢan terimlerin kavranması kolaydır. Örneğin Türkçe köklere dayanan terimler dilin kuralları çerçevesinde çeĢitli türetmelere elveriĢli olur. (Zülfikâr, 1991:569)

2.1.2. Terminoloji Kavramı

Basit ve bileĢik sözcükleri yakından inceleyen Terminoloji, yazının bulunmasından bugüne insanoğlunun farklı dillerde kullandığı tüm terimleri araĢtırır. Terim bilimi olarak da adlandırılan terminoloji en basit anlatımla, insanların kullandığı terimleri inceleyen ve bu terimlerin kullanım alanlarını araĢtıran bir bilim dalıdır. Dünyanın dört bir köĢesinde yaĢamını sürdüren insanların konuĢtukları farklı dillere yerleĢen terimlerin kökenini de araĢtıran terminoloji, kelimelerin yüzyıllar içinde nasıl değiĢtiğini ve günümüze nasıl ulaĢtığını da inceler.

Terminoloji insanoğlunun yaĢamında kullandığı farklı terimlerin anlamlarıyla ilgilenmiĢtir. Bu terimlerin çözümlenmesi ve kökeninin araĢtırılması konusunda dilbilimciler birçok çalıĢma yapmıĢtır. Kavramsal sözcüklerin gerek anlamları gerekse de kullanımlarını inceleyen terminoloji, farklı kavramların sınıflandırılmasını da sağlar. Biyoloji, kimya veya fizik gibi farklı bilim dallarında kullanılan sözcükleri belirli özelliklere göre listeleyen terminoloji, bilimsel geliĢmelerle ortaya çıkan yeni kavramsal sözcüklerin kökenini de araĢtırır.

Bu bilim dalının temel görevi, kavramlar ve delaletleri konusunda hassas bir belirleme ile kavram sistemlerini ve kavramları belirli bir bilgi alanına bağlayan irtibatları incelemek, kavramları ifade eden lafızlarda geniĢ çaplı standardizasyon ve kavramlara, geçerli dil ölçülerine sıkı bir Ģekilde bağlı kalarak, Ģekil ve içerik açısından uygun karĢılıklar bulmaktır. (el-Mesûdî, 1987:85.)

(18)

Terminoloji, insanların günlük yaĢamlarında çok sık kullandığı ve artık klasik sözcükler olarak isimlendirilen bir takım terimlerin belirli kurallar çerçevesinde kullanılması üzerinde de kapsamlı çalıĢmalar yapar. Kavramsal içerikli sözcüklerin bilim çevreleri tarafından ortak anlamlarda kullanılmasını sağlayan terminoloji, bu Ģekilde bilim adamlarının ortak bir dile sahip olmasına yardımcı olur. Bilimin evrenselliği düĢünüldüğünde farklı diller konuĢan bilim adamları dahi terminoloji sayesinde ortaya çıkan kalıpları kullanarak fikir alıĢveriĢi yapabilir. Bu nedenle terminoloji bilimsel araĢtırmalar ile elde edilen verilerin farklı çevrelerce de yorumlanabilmesini veya anlaĢılmasını sağlamaktadır.

Son yıllarda iletiĢim ve ulaĢım teknolojilerinin geliĢmesi ile birlikte globalleĢme ve ona bağlı terimlerin hayatımıza girmesi bu konuya uygun bir örnektir. Ayrıca teknoloji sayesinde savunma sanayi alanında geliĢen terminolilerden güdüm, otonom, insansız hava aracı (ĠHA) gibi terimler son dönemlerde türemiĢtir.

Terminoloji insanların konuĢtuğu dillere yerleĢmiĢ ve günlük hayatta yaygın bir biçimde kullanılan sözcüklerin kavramsallaĢmasını, insanların kendini ifade etmesini sağlayan en önemli araç olan dilin geliĢmesine katkıda bulunan bir bilim dalıdır. Terminolojinin uzun yıllar boyunca oluĢturduğu kelime dağarcığı, gerektiğinde insanların yaptığı araĢtırmalarda baĢvurabileceği ve kendisinden yararlanabileceği bir kaynak olmasını da sağlamaktadır. (http://www.bil-gi.com/terminoloji-nedir)

2.1.3. Askeri Terminoloji

Türk dilinin, sefer, harekât, silah ve teçhizat gibi harple ilgili konularda zengin bir askeri terminoloji geleneğine sahip olduğu bilinmektedir. Harp silahlarının ve teknolojilerinin değiĢmesi ve geliĢmesi savaĢ kavramlarını da değiĢtirmiĢtir; bununla birlikte, tarihî dönemlerin savaĢ anlayıĢı, modern kavramlariçin anlaĢılmaz, açıklanamaz değildir. (Eker, 2006/12:105)

Komutanların ve askerî birliklerinin yaptıkları harekâtlar ile yaĢadıkları olaylarla ilgili bilgileri belirli bir plana göre özet olarak veren dokümanlar, askerî literatürde harp

ceridesi olarak adlandırılır. Önemli bir bölümü askerî içerikli metinlerden meydana

(19)

tarihinin çeĢitli dönemlerine ait pek çok eserde askerî konularla ilgili terminolojik malzeme vardır. (Arsal, 1947:101-105)

TeĢkilatlanma, birliklerin muharebede kullanılması, muharebenin sevk ve idaresi vb. taktik ve idarî konularla ilgili bu terimler, askerî terminoloji geleneğini ve doğal olarak, Türk dilinin leksik geliĢimini aydınlatmada önemlidir. Sözün varlığı ve niteliği, sözü söyleyen hakkında önemli ipuçları verir, onun dünyaya bakıĢını yansıtır. Tarihî askeri metinlerdeki malzemenin doğru anlaĢılması için yazanın ya da söyleyenin mesleğinin ve bu mesleğin icra aracı olan terminolojinin doğru değerlendirilmesi gerekmektedir. Tarihî askerî terimlerin sağlıklı biçimde belirlenmesi ve tanımlanması da, ancak disiplinler arası çalıĢmalarla, yani askerî bilimler ile Türk dil biliminin birikimlerinden birlikte yararlanılmasıyla mümkündür.

Askerî faaliyetler rütbeli ya da görevli personelin, astları üzerinde uyguladığı yetkiyle, ast ve üst kademeler arasındaki emir komuta zinciriyle yürütülür. Türk orduları taktik ve strateji bakımından askerlik tarihinde önemli bir yere sahiptir. Bu baĢarıda teĢkilatlanma becerisi önemli bir rol oynar. Onlu (desimal) esasa göre teĢkilatlanan Türk orduları, bu sistemle onlar, yüzler, binler, on binlerden oluĢan birlikler ve birliklerin baĢındaki onbaĢılar, yüzbaşılar, beşyüzbaşılar, binbaşılar, sübaşi‟lar vd. rütbelilerin meydana getirdiği komuta kademeleri, mutlak itaate dayalı emir-komuta zinciri ve taktik üstünlükleri ile muharebe meydanlarında çoğu zaman zafere yakın taraf olmuĢtur. (Kafesoğlu, 1977) Türklerin askerî yetenekleri; kuĢkusuz, yalnızca fiziksel güç ve beceriyle değil, geliĢmiĢ bir askerî tanımlama yansıması olan terminolojik malzeme ile temsil edilen kuramsal bir altyapı de izah edilebilir.

'Ordu' ve 'asker', askerî terminolojinin temel kavramlarıdır. Askerî teĢkilat-lanmanın en geniĢ birimi olan ordu, yani silahlı kuvvetler; bugünkü anlamıyla 'bir ulusun, ülkeyi ve barıĢı korumayı amaçlayan askeri organizasyonlarının tamamı' olarak, daha genel bir tanımla 'siyasi-idari bir yönetimce savunma ya da saldırı amacıyla yetiĢtirilen silahlı savaĢçıların oluĢturduğu askeri birlikler' olarak tanımlanabilir. (Eker, 2006/12:105)

(20)

Türkçede ilk yazılı belgelerden bugüne değin 'ordu' ve 'asker' kavramlarını ifade eden er, sü(l), çerig, ordu gibi Türkçe kökenli; nefer, asker, leşker. cund (Ar.), koşun (Mo.), arın/ya, so/dat(Rus.) vb. ödünç terimler kullanılmıĢtır.

2.1.4. Terim Türetme Yolları

Terimleri, özel alan, meslek, grup, sanat dalı dili olarak tanımlamak mümkündür. Terimler ve niteliklerini Aksan, (2009:III.40-41) Ģöyle açıklar:

“Terim (terme, term Fachausdruck), özel alanların kavramlarına verilen addır. Bu alanlar bilim, teknik, sanat, zanaat, spor, tecim gibi birbirinden çok ayrı olabilirler. Örneğin kimya dalındaki radyum, baryum maddeleri gibi, dilbilim ve yazında geçen eğretileme de (istiare, metafor), ayakkabıcılıkta geçen fiyonto da bir terimdir.”

1. Terimler genel olarak tek anlamlı (monosêmique, monosemic,

monosemisch) öğelerdir. Bitki bilimdeki çanakyaprak, geometrideki üçgen, fizikteki özgül ağırlık, hekimlikteki toplardamar, dilbilimdeki çekim gibi.

2. Terimler türetilirken, yeni belirlenen ya da yerlileĢtirilmek istenen kavramlar karĢılanırken Ģu yollara baĢvurulmaktadır:

a. Dilin kendi öğelerine yeni anlamlar yükleme yoluyla dilden karĢılama: DiĢçilikteki köprü, birçok makinalardaki bıçak, marangozluktaki diş, hekimlikteki

kasılım (spazm) gibi.

b. BirleĢtirme: tekel, bilgisayar,atardamar, doğum öncesi, damar içi,

göstergebilim, dilbilim gibi.

c. Canlandırma: Dilin unutulmuĢ, kimi zaman yalnız lehçe ve ağızlarda yaĢayan öğelerin yeninden kullanım alanına alınması: nicelik, nitelik, alan, dulda (coğrafya terimi), tanık gibi.

ç. Çevirme: Çeviri öğeler bölümünde değindiğimiz gibi, bütün dünya dillerinde, çeviri yoluyla yabancı kavramların dile aktarıldığı görülmektedir. Türkçedeki pek çok

(21)

örneği içinden fizikötesi, ısıölçer, sesyazar, bilim kurgu, kitle iletişim aracı, beyin akım, yazımı gibi birkaçını göstermekle yetinelim.

d. Türetme: Yeni ve yabancı kavramlar, dilin kendi kök ve eklerinden türetilen yeni öğelerle karĢılanır; saplantı, duyarga, seçenek, asalak, benzeşme, önlem,

okutman…gibi.

Terimlerin ortaya çıkıĢı, her türlü ilmî etkinliğin temeli sayılır. ez-Zerkân‟ın ise kelime türetimi çalıĢması incelendiğinde, terim türetilmesinde aĢağıda belirtilen Ģu yolların takip edildiğini ifade etmiĢtir.

a. Sözlük anlamına yeni bir anlam yüklenerek kelimenin bilimsel bir anlam kazanması.

b. Kelimenin kök harflerinden hareketle yeni kelime türetilmesi. c. Yabancı kökenli kelimelerin anlamca tercüme edilmeleri.

d. Yabancı kelimelerin değiĢerek veya değiĢmeden lafzıyla birlikte yeni dile uyarlanması.

Hangi ilim dalına ait olursa olsun terim, o ilmin mantığıyla uyumlu olmalı, onun muhtevasını ifade edebilmelidir. Bunun yanında her bir terimin sözlük anlamıyla terim anlamı arasında ya bir ilgi ya bir ortaklık ya da bir benzerlik mutlaka olmalıdır. Ayrıca bir terim tek bir anlama iĢaret etmelidir ve bir terimin anlama delaleti efrâdını câmi, ağyârını mâni olmalıdır. Ve terimin kolayca söylenebilmesi için kısa olması gerekir. (Hasen, 1996: 63; eĢ-ġihabi,1988: 6)

Ġlk dönemlerden itibaren âlimler çeĢitli ilim dallarına ait terimler için eserler yazmıĢlardır. Bu eserlerin baĢlıklarında ilk önceleri, elfâz, kelimât, isimleri kullanılırken daha sonra mustâlâhât, ta„rîfât vb. adlar kullanılmıĢtır.

Bu alanda ilk eser olarak Ġbnu‟n-Nedîm‟in el-Fihrist‟i sayılmaktadır. Daha sonra Ahmed b. Hamdân er-Râzî (ö. 322/)‟nin ez-Zîne fi‟l-Kelimâti‟l-Ġslâmiyyesi, Hârizmî‟nin

Mefâtîhu‟l-Gayb‟ı, Nevevî‟nin Tehzîbu‟l-Esmâ ve‟l-Kunâ‟sı, Ali b. Yûsuf el-Âmidî‟ni el-Mubeyyin fî Şerhi Elfâzi‟l-Hukemâ‟ ve‟l-Mütekellimîn‟i, Ġbn Arabî‟nin Risâle (fi‟l-Mustalâhâti‟s-Sûfiyye)‟‟si, Curcânî‟nin Ta„rîfât‟ı, Ebu‟l-Bakâ‟nın el-Kulliyyât‟ı ve

(22)

Sem‟ânî‟nin el-Ensâb‟ı terimlerle ilgili telif edilen baĢlıca eserlerdendir. (eĢ-ġebibi, 1962: 54-57)

2.1.5. Arap Dilinde Naht ve Kelime Türetmede “Naht” Yöntemi

Dilbilimciler, her dilin kendi bünyesine uygun olarak, zaman içinde, çeĢitli biçimlerde, kelime ve terim türettiğini ve bunun dilin doğasında bulunduğunu belirtirler. Bunun için her dilin kendine has yöntemleri bulunmaktadır. Bunun yanı sıra her dil zamanla yeni türetme yöntemleri ortaya koyarken, eski yöntemlerin bazıları ortadan kalkmakta, bazıları da yenilenmektedir. (Aksan,1989-1990: III.43)

Bütün dillerde kelime ve terim türetmeye yönelten çeĢitli etkenler bulunmaktadır. Bunlar arasında;

a) Dilin geliĢmesinin bir süreç iĢi olduğu,

b) Modern donemde ortaya çıkan yenilikler için kelime türetme ihtiyacı, c) Dilin kelime türetmeye yatkınlığı.. gibi etkenler sayılabilir.

Arap dilinde kelime ve terim türetimi zaman içinde oluĢmuĢ ve geliĢmiĢtir. Bükümlü diller (صيلدمع٘لاخ ضدغٌٍخ) grubundan olan Arapça, bu özelliğiyle kelime türetimine en uygun dillerdendir. Eklemeli dillerden farklı olarak, bir kelime sadece sonuna değil, baĢına ve ortasına aldığı ilavelerle, anlam ve lafız olarak yeni bir kelimeye dönüĢebilmektedir. Arap Dilinde iĢtikak çalıĢmalarının baĢlangıcı için belirli bir zaman verilemeyiĢine karĢın, hicri ikinci yüzyıldan itibaren bu konuda çalıĢmalar yapılmaya baĢlanmıĢ, eserler telif edilmiĢtir. Ġlk dönem müellifleri, Arapçaya diğer dillerden giren ya da Ģekil ve anlam bakımından garip kabul edilen kelimeler hakkında yaptıkları açıklamalar, bu konudaki ilk çalıĢmalara örnek verilebilir. (Tuzcu, 2001:67)

XIX. yüzyılda kelime türetme yöntemleri konusunda Arap dilbilimcileri tarafından çok farklı görüĢler ortaya atılmıĢtır. ÇağdaĢ dilcilerden her biri, benimsediği iĢtikâk (dilin kendi kök ve eklerinden yapılan türetme), tevlîd (yeni kelime oluĢturulması), ta„rîb (kavramların ana dile aktarımı), kalb (hecelerin yerlerinin değiĢtirilerek kelime türetilmesi) ve naht (birleĢtirme) gibi metodlardan bir yada daha fazlasını kelime türetimi için uygun kabul etmiĢlerdir. Örneğin Hilmi Halil, konuyu

(23)

geliĢtirmek için iĢtikak, naht, tevlid, mecaz, ta„rîb ve dahîl gibi yöntemlerin kullanılmasını önermektedir. (Hilmi Halil, 1985:73.)

Naht terimi sözlüklerde, yaymak, yontmak, sivrilmek, düzeltmek ve kesmek “كؽمٌخٚ يُسٌخٚ ٌُٕٙخ” anlamlarında kullanılmaktadır. Marangoz tahtayı veya ağacı yontuğu ve yüzeyini zımparaladığında “يٛمٌخٚرٙىٌخَد ّفٌٕخطمٔ” denir. (Ġbn Dureyd, 1987:I.383)

Bazı dilbilimciler tarafından “el-ĠĢtikaku‟l-Kebir” terimiyle adlandırılaran, bir türetme çeĢidi olarak kabul edilen naht, „bir kelime ya da cümleyi alıp, onun harflerinden o kelime yada cümlenin taĢıdığı anlamı ifade eden tek bir kelime oluĢturma anlamına‟ gelmektedir. Bu iĢlemde kelimenin kök anlamı olan tahta veya taĢı düzeltme, yontma ve Ģekillendirme anlamı bulunmaktadır. (el-Mağribî, 1948:13)

ÇağdaĢ dilcilerden Nihad Musa naht konusunda Ģöyle demektedir:

“Naht, iki kelime veya cümleden yeni bir kelime yapmaktır. Bu durumda iki kelime veya kelimeler anlam ve şekil açısından farklı olmakta ve yeni kelime lafız olarak onların tümünden bir parça almakta ve anlam olarak da ona işaret etmektedir.”

(el-Musa, 65-67)

Naht terimi Türkçede, en az bir tanesi bağımsız olmak üzere bir veya çok parçacıktan oluĢabilen ve kendine özgü bir anlam taĢıyan birim Ģeklinde birleĢik kelimeler adıyla tanımlanmaktadır. (BaĢkan, 1988:138-140) Batı dillerinde naht olgusunu tam olarak karĢılayan bir kavram yerine, ona yakın, word coinage/َدفظَلاخ, blend, amalgam/ؾٌّّخ, acronomy, abbreviation/ َدصعولإخ, compound word/صسوُِ صٍّو , affixation/كص Ģeklinde birkaç kavram kullanılmaktadır. (el-Huli, 1991: 3-4) Batı يلإخ dillerinde nahta benzer örnekler arasında Organization of Petroleum Exporting Countries ifadesi OPEC, United State of America ifadesi U.S.A., The United Nationss Educational Sceientific and Cultural Organizations ifadesi U.N.E.S.C.O Ģeklinde kısaltılmıĢtır. (ġahin, 1989: 294) Bunun dıĢında batı dillerinde ön ek kullanılarak pek çok bilimsel terim türetilmiĢtir. Örneğin elektirik terimi olan “transistor” kelimesi aktarma anlamındaki “transfer/ًمٌٕخ” ve “direnç analmındaki “resistor/َٚدمٌّخ” “”resistor” kelimelerin birleĢmesiyle, ilkinden “tran” ikincisinden “sistor” kısımlarının alınmasıyla

(24)

yapılmıĢtır. Bu terim Arapçaya naht yoluyla değil olduğu gibi çevrilerek “َُٛعّٔٔخُظ” olarak aktarılmıĢtır. (Abdulaziz, Tsz:35)

Klasik ve çağdaĢ pek çok Arap dilcisi naht kavramını çeĢitli Ģekillerde tanımlamıĢlar ve onun bir kelime türetme yöntemi olup olmadığı konusunda farklı görüĢler belirtmiĢlerdir. Klasik dilciler daha çok naht üzerinde durup, onu örneklerle açıklarken, çağdaĢ dilciler, bu olgunun bir kelime türetme yöntemi olarak kullanılıp kullanılmayacağı konusunu ele almıĢlardır.

Arap dilinin öncü isimlerinden Halil b. Ahmed, (175/791) naht olgusundan söz eden ve bunu bir kavram olarak ilk kullanan klasik dönem dilcisidir. O, bu olguyu peĢ peĢe gelen iki kelimeden bir kelime yapmak ve ondan bir fiil türetmek Ģeklinde tanımlamaktadır. Halil b. Ahmed, naht konusunda yaygın kullanılan bir örneği vermekte ve Ģöyle demektedir:

“Ayn (ق) harfi, çıkış yerleri yakın olduğundan Ha (ح)harfi ile aynı kelimede bir

araya gelmez. Ancak, “

ٍٝمّيل

” örneğindeki gibi iki kelime birleştirilip bir kelime türetilirse bu birliktelik mümkün olur. Şair de bu konuda şöyle demektedir:

Gözlerden yaş akarken ona diyorum,

Müezzinin Hayye alessalah‟ı seni hüzünlendirmedi mi?” (Ahmed, 1988: 60)

ġiirdeki “Hay‟ale” kelimesi “Hayye ve ala” kelimelerinden türetilmiĢtir ve

صٍميمـ ًميميـ ًميل

” olmuĢtur. (Ahmed, 1988:60-61)

Konuyla ilgili önemli klâsik dönem bilgilerinin ardından çağdaĢ dilcilerin konuya yaklaĢımını aktarmakta yarar vardır. ÇağdaĢ dönemde naht olgusu gerek dilbilimle ilgili kitaplarda, gerekse müstakil olarak yazılan makalelerde ele alınmıĢtır. Dilbilimle ilgili eserinde naht konusunu değerlendiren Subhi es-Salih, çağdaĢ dilcilerin konuya yaklaĢımını Ģöyle özetlemektedir:

“Naht olgusu bütün dönemlerde taraftar bulmuştur. Zaman ilerledikçe,

(25)

yönündeki ihtiyaçları artmıştır. Bunun sonucu olarak, menhût fasih kelimeleri korumayla beraber, bu dil genişlemesinin meşru olduğunu desteklemeye başladılar. Buna rağmen naht, dil kitaplarında, sınırlı sayıdaki naht örnekleriyle anlatılan bir hikaye ve rivayet olmayı sürdürmüştür. Bilginler; çağımızdaki dil ve edebiyat uyanışı gerçekleşinceye kadar, bu olgunun kurallarını belirleme ve yenileme konusunda ciddi biçimde düşünmemişlerdir.”( es-Salih, 264-265)

Naht konusunda çağdaĢ bilginler iki gruba ayrılmaktadır:

1- Naht olgusunu kabul eden ve terimlerin tümüyle lafız aktarımını yapılabileceğini söyleyenler.

2- Anistâs Mârî el-Kermelî‟nin eserlerinde çokça yer verdiği naht olgusuyla ilgili “Dilimiz Batı dillerinde olduğu naht olgusuna uygun bir dil değildir. Dilimizdeki

menhût kelimeler onlarcadır. Onlarda ise yüzlerce belki de binlercedir. Zira onların dilinde muzaf-ı ileyhin muzafın önüne geçmesi bilinen bir husustur. Bu sebeple naht onlara uygundur. Bizde ise, dil bu durumu reddetmekte ve ondan uzak olmaktadır.”

(el-Kermelî, 1928:293) Ģeklindeki ve bu düĢünceleri benimseyenler.

Naht yöntemini bir kelime türetme yöntemi olarak kullanmanın gaye ve gerekçelerinin neler olduğu ve bu yöntemden nasıl yararlanmak gerektiği konusunda çeĢitli görüĢler ortaya atılmıĢtır. Bunlar Ģöyle sıralanabilir:

Naht sayesinde iki kelime tek kelime olmaktadır. Bu da kısaltma yoluyla, ifade‟nin kolay ve hızlı söylenmesini sağlamaktadır. Ġbn-i Fâris bununla ilgili olarak, “Araplar iki kelimeyi bir kelime yapmaktadırlar. Bu bir tür kısaltma (ihtisar) türüdür. Örneğin “

ًسل

” ve “

ّٓ٘

” kelimelerine nispet yapılmakta ve bu da “

ّيـِّـ َٙـْسـَل

”Ģeklinde kısaltmaktadırlar (Ġbn Fâris, Kahire:227). Ayrıca naht yöntemiyle uzun bilimsel ibareler ve birleĢik kelimeler, aynı anlamı ifade eden tek bir kelimeye dönüĢebilmektedir.

Naht, dilin söz varlığını geliĢtirme ve zenginleĢtirme amacıyla, bir yöntem olarak kullanılabilir. Bu yöntemle mevcut kelime veya cümlelerden yararlanılarak, yepyeni anlamlar için, daha önce Arapçada lafzı olmayan yeni kelimeler türetilmektedir. Yani, naht yöntemiyle, dilde daha önce bulunmayan ve bir baĢka kelimenin de istenen

(26)

anlamı vermediği durumlarda yeni anlamlar için yeni kelimeler türetilebilir. Bu da dilin kelime hazinesinin zenginleĢmesine yol açmaktadır. Ayrıca naht Ģekliyle türetilen yeni kelime, tekil olarak alındıkları kelimelerin anlamlarını taĢımamakla, manâ ve lafız zenginliği bakımından bir daralma oluĢturmamaktadır. (Emin, 1956: 39)

Klasik kitaplardaki naht örnekleri, naht olgusunu bütün yönleriyle kavramak ve bununla ilgili temel kuralları tespit bakımından hayli önem taĢımaktadır. Ancak, bu örneklerden, naht yapılırken, alınması gereken ve gerekmeyen harflerin hangisi olduğunu belirleyen kurallara iliĢkin kesin ve doyurucu açıklamalar kolayca çıkarılamamaktadır. Buna rağmen Ġsmail Mahzar, Ramsîs Circis ve Abdullah Emin gibi çağdaĢ dilciler ve Arap Dil Kurumu nahtle ilgili, türetmede de göz önünde bulundurulan bir takım kurallar belirlemiĢlerdir. Ancak Abdulhak Fâdıl et-Tuhâmî ve Râcihî gibi bazı dilciler bu kurallara dikkat etmemiĢlerdir. Bunun sonucunda türettikleri terimler kendi içinde uyumlu olmadığı gibi, aynı anlamdaki bir diğer dilcinin türettiği kelimeden çok farklı olmuĢtur. Naht karĢıtları bu durumu eleĢtirmiĢler ve naht taraftarlarının her birinin kendine has, birbirlerinden çok farklı yöntemlerini, bir terim için pek çok menhût kelime oluĢturulmasını, naht için ortak bir kuralın bulunmadığı Ģeklinde yorumlamıĢlardır. Dolayısıyla onlara göre nahtın bir türetme yöntemi olarak kullanılması uygun değildir. (Abdulaziz, 85-89) Halbuki naht için bazı kurallar bulunmaktadır ve bunları Ģöyle özetlenebilir:

a- Menhût kelime Arapça bir kalıpta türetilmeli: Klasik dönemlerdeki besmele gibi naht örnekleri Arapçanın bilinen, söyleniĢi kolay ve kulağa hoĢ gelen vezinlerindeki menhût kelimelerdendir. Menhût kelimenin bir vezne uygun olması onun diğer kalıplarda çekimini de kolaylaĢtıracaktır. Örneğin besmele-yübesmilü-besmeleten-mübesmilun .. vs.

b- Arapça kelimelerin harf sayısını aĢmamalı: Bilindiği gibi Arapça fiiller eklemeleriyle birlikte en fazla altı, isimler ise yedi harften oluĢur. Menhût kelimelerin de bu sayıları aĢmaması gerekir. Aksi takdirde türetilen kelimenin hem telaffuzu zor olmakta hem de bunlar kulağı tırmalamaktadır.

(27)

c- Menhût kelimede harflerin uyumlu olması: Arap dilinde“ ن-ق-ؾ-غ -ن – ق” gibi kimi harflerin, diğer harflerle birlikte söylenmesi dile ağırlık vermekte ve kulağa hoĢ gelmemektedir. Fasih kelimelerde bulunmaması gereken tenâfuru‟l-huruf (harf uyumsuzluğu) özelliğinden uzak olması gerekmektedir. Bu tür harflerden iki ya da daha fazlasının menhût kelimede olmaması gerekir.

d- Rubâî veya humâsî menhût kelimelerde, dil ucuna dokunularak çıkarılan ve zelaka harfleri denilen “ ْ -َ -ي -ف -َ-ذ” gibi harflerinden biri bulunmalıdır. (Terzi, 1968:357-358)

e- BirleĢtirilen kelimelerin harfleri ortak bir ölçüye göre alınmalıdır. Örneğin “Toprağın iyileĢtirilmesi” anlamındaki “

ضَلأخ

قلاصعٔخ

” terimini “

ضَإصعٔخ

” Ģeklinde naht yaparken ilk kelimeden üç harf, ikinci kelimeyi olduğu gibi almaktadır. Ancak “geliĢim bozukluğu” anlamındaki “

يَٛؽظ

فخُمٔخ

” teriminden “

يَٛؽفل

” menhût kelimesini türetirken kimi harfleri tamamen kaldırmaktadır. Burada her iki menhût kelimede ortak bir kural olması gerekmektedir.

Mevcut örnekler, nahtin genellikle fiil, isim, harf/edat Ģeklinde yapıldığını göstermekte ve menhût kelimenin de genellikle rubai olduğunu ortaya koymaktadır.

Konuya Ģöyle bir örnek verecek olursak;

ًَل َْٛفُِ

kelimesi birleĢtirme yoluyla türetilen kelimelere güzel bir örnek olacaktır. Bu kelimeyi irab yönünden ele aldığımızda, “

ُـ

فُل

:

َ

” harfinin harf-i cer olduğunu“

َُٚفِ

ُٔخ

:

ٛـ

” ism-i mecrur olduğunu “ًل” kelimesinin ise “

ٛفٌخ

يف

ُّعِٕ

ُِؤ

ًمف

” havada devam eden bir iĢ, bir faaliyet olduğunu görürüz. (http://ejabat.google.com/ejabat/thread?tid)

Yani bu kelimelerin birleĢtirilmesinden

ًَل َْٛفُِ

terimi elde edilmiĢ ve havada taĢınan kuvvet, paraĢüt birliği anlamında kullanılmaktadır.

(28)

Ġkinci olarak

يرصبور

ِ

ك ِىُّك َحَت تاَذ مِباََُق

teriminde yer alan

يرصبور

كِ

kelimesini incelediğimizde

رصب

+

ءابرهك

isimlerinin birleĢmesinden türetilmiĢ bir kelime olduğunu görürüz.

Klasik ve modern Arapçadaki bazı naht örneklerine yukarıda iĢaret edilmiĢtir. Ancak bunlardan baĢka, naht yöntemiyle oluĢturulmuĢ olan klasik ve modern bazı kelimeler tablo halinde sunmayı yararlı buluyoruz.

Tablo 1:Naht Yöntemi ile OluĢturulmuĢ Klasik ve Modern Bazı Kelimeler

Klasik Modern

صٍحٌّٙخ للهخ ءد٘ دِ Allah Ġsterse سيطارهَك سيطنغم+ءابرهك Elektromanyetik

صٍمسٌٕخ للهخ ْدمسٔ Allah'ı tesbih ederim أمَلح ءاملا للح Hidrolize etmek

صٍَس ْٕمٌخ ٌٗخ يسٕل Allah bana yeter يئامرب ءام +رب Amfoterik

صٍَمٌّْٕخ ُىيٍل َلإٌخ Size selam olsun يورغْبِش يروغ + هبش Koloit

ّمِي نّل للهخ َخيؤ Allah Ģanını sürdürsün رَلكَل رولكلا + عزن KlorsuzlaĢtırma صَمَسٍَْؽٌخ هجدفز للهخ يدؼؤ Allah ömür versin مثلح ميثارجلا + للح Hücrelerin imhası

ُ َْٙسَمَظ ّٓ٘ ًسل صسٕٔ Abd ġemsli oldu هملب ءام + لاب Susuz

َُلًََْظ ٍُمٌخ َخي صسٕٔ Dâr ilmden oldu ةلحوغ لح + لوغ Alkolik olmak

ي ًَّْل لله ًّمٌخ Allah‟a Ģükrederim ليلدق ليلد + نوناق Yasa ve kanıt

صىٌٍفٌخ خٍو هٌخٍف ĠĢte Ģöyle, böyle ركوض ةرك + ءوض IĢıkküre

صٍفمـ نخًف طٍمـ Sana kurban

olayım يلآ وض يلآ +ءوض Fotomekanik

صفىٍسٌخ فيو لاز Aldırmayan ةكوشوف يكوش+قوف Belkemik üstü

ًمٕفٌخ ًيل ْةف Denilrse يلجعب يديلج+دعب Buzul çağı sonrası

صٕىِٙ ْدو للهخءد٘ دِ Allahın dediği olur ةبرتحت ةبرت+تحت Alt toprak

(29)

2.1.6. Terimlerin Eğitimdeki Yeri Ve Önemi

Yabancı dil öğretiminin tarihi sürecine bakıldığında çeĢitli metodolojik evreler geçirdiği ve yabancı dil öğretmenlerinin farklı öğretim metotları izlediği görülür. ÇeĢitli yabancı dil öğretim metotları vardır. Bu metotların her biri hakkında uzun tartıĢmalar olmuĢtur. Her metot, uzmanların bazıları tarafından kabul görmüĢtür. Bu kiĢiler taraf oldukları metodun üstünlüklerini ve diğer metotların eksikliklerini ortaya koymuĢlardır. Ġlk olarak, Gramer- Çeviri Metodu, Direkt Metot, Kulak dil Metodu ve benzeri yöntemler kullanılmıĢtır. (el-Hûlî, 2000: 5)

Yabancı dil öğretim metotları, yabancı dili öğretme konusunda genel bir öğretme kültürünü hedefler. Ancak terim bilim ya da terminoloji daha çok bir uzmanlık alanının, mesleğin ve kültürün dilini öğretmeyi hedefler. Bu hedef kullanım alanına göre önem kazanır.

Terimler, “Bilim, teknik, sanat, spor, zanaat gibi çeĢitli uzmanlık alanlarının kavramlarına verilen sınırlı ve özel anlamdaki adlardır”. (Korkmaz, 2003: 213). Terimler, bir bilim, sanat, meslek alanının özel dilini oluĢtururlar. Bu özel dil, genel dilin ortak söz varlığından ve kurallarından yararlanılarak oluĢturulur. Ancak, sözcüklerin tek anlamlı oluĢları ve özel kullanılıĢları bu özel dili genel dilden ayırır.

Bilim, sanat ve meslek alanlarının mensupları, “bu özel” dil ile anlaĢırlar. Bu özel dil konusunda, aralarında “referan birliği” olmayan kiĢilerin, düĢüncelerini doğru anlatabilmeleri ve sağlıklı bir bildiriĢim kurabilmeleri mümkün değildir. Dolayısıyla, her bilim dalının mutlaka kendine özgü terimlerinin bulunması gerekir.

BaĢka bir deyiĢle, bilim, sanat, meslek ve iĢ kolu gibi özel alanlarda belirli bir anlatımı ve kavramı olan sözcüklere terim denir. Bunlar ulusal ya da uluslararası düzeyde bilim, sanat, meslek ve iĢkolu çalıĢanları tarafından kullanılır. Bu terimlerin anlamlarını ve neyi anlatmak istediklerini o iĢlerle uğraĢan insanların bilmesi gerekir. Bu terimler çoğu kez, o özel alanın toplantılarında belirlenir ya da kendiliğinden Ģekillenir.

Tıp dünyası toplumdan her kiĢinin kolayca anlamayacağı özel bir dile sahiptir. Terzilik sanatında reglan, kloĢ, kup gibi terimler çoğu insan tarafından gündelik hayatta kullanılmadığı için kolayca bilinmediği gibi denizcilik dünyasında alabanda, siya,

(30)

baĢtankara gibi terimler meslek ile ilgisi bulunmayan insanların anlayacağı terimler değildir. Bu durumu örneklerle çoğaltmak mümkündür. Bu gibi dilleri anlamak için bahsettiğimiz ilgili uzmanlık alanı özel dilini yani terminolojisini bilmek Ģarttır.

2.1.7 Arapça Askeri Terimlerin TüretiliĢ Yöntemleri ve Özelliklerine Göre Sınıflandırılması

Arapçada, isimler camid ve müĢtak olarak ikiye ayrılır. Türeyen kelimelere Arapçada müĢtak kelime, türemeyen kelimeye ise camid kelime denir. ÇalıĢmamızda kaynak taraması sonucunda elde edilen Arapça askeri terimler, türetiliĢ yöntemleri ve özelliklerine göre bir sınıflandırmaya tabi tutulmuĢtur.

Bu sınıflandırmaya göre terimler, camid terimler ve müĢtak terimler olarak iki ana baĢlığa ayrılır. Bunun yanında yabancı dillerden alınarak Arapçada olduğu gibi kullanılan terimler de bulunmaktadır.

Söz konusu çalıĢmamızda, Arap dilinde standart olarak kullanılan 2064 askeri terim olduğu tespit edilmiĢtir. Bu terimlerin sınıflandırılması neticesinde konu baĢlıklarına göre; camid terimlerin 1180, müĢtak terimlerin 825 adet olduğu görülmüĢtür. Yabancı dillerden alınan ve Arapça askeri terim olarak kullanılan terimler ise 61 adettir.

MüĢtak terimler alt baĢlıklara ayrıldığında, Ġsm-i fâil olanlar 219, ism-i mef‟ûl olanlar 90, ism-i fâil anlamlarına iĢaret eden mübalağa siyğasında olanlar 292, sıfatu‟l-müĢebbehe olanlar 4, ism-i mensub olanlar 15, ism-i zaman, ism-i mekan olanlar 94, mazi fiil olanlar 61, emir kipinde olanlar 20, muzari fiil olanlar 2, ism-i alet olanlar 26 ve ism-i tafdil olanlar ise 2 tane olup 11 tane alt baĢlığa ayrılmaktadır.

Yabancı dillerden alınıp Arapça askeri terim olarak kullanılan 61 tane terim ise, üretici ülke veya tasarlayan kiĢiden ismini alarak olduğu gibi kullanılan terimler 52 tane, yabancı dildeki kısaltmasına göre Arapçada askeri terim olarak türeyen kelimeler 9 tanedir.

(31)

2.1.7.1 Camid Terimler

Yapılan bu çalıĢmada müĢtak vezinlere yani hiçbir türetme kalıbına uymayan 1180 tane camid terim bulunmaktadır. Elde edilen terimlerin büyük bir kısmını oluĢturan camid terimlere;

مٌَُٛفُ٘

(hücum),

مٌقَلا ِٔ

(silah),

شَيدَيِل

(komutanlık),

َْ مٌش

ي

ِف َٔ

(gemiler),

مٌءخٌَِٛ

(tugay, tümgeneral),

شُ ُِِْ

(takım),

مٌؾ َْٛف

(tabur, alay) ve

مٌيُٛؽ ُْٔخ

(filo) gibi terimler örnek olarak gösterilebilir.

2.1.7.2 MüĢtak Terimler

MüĢtak terimler 825 adettir. MüĢtak terimler alt baĢlıklara ayrıldığında, Ġsm-i fâil olanlar 219, ism-i mef‟ûl olanlar 90, ism-i fâil anlamlarına iĢaret eden mübalağa siyğasında olanlar 292, sıfat-ül müĢebbehe olanlar 4, ism-i mensub olanlar 15, ism-i zaman, ism-i mekan olanlar 94, mazi fiil olanlar 61, emir kipinde olanlar 20, muzari fiil olanlar 2 ve ism-i alet olanlar 26 tane olup 11 tane alt baĢlığa ayrılmaktadır.

a. Ġsm-i Fâil Olanlar

Fiilden türeyip, bir iĢi yapanı gösteren kelimeye ism-i fail

م ِعاَفنا ُى ْسِا

denir. Türkçedeki ekten sıfat-fiil karĢlığıdır. Sülasi (üçlü) mücerred (soyutlanmıĢ) bir fiilin ism-i fail

لٌم ِعاَ

vezninde olur. Örneğin;

بَتَك

yazdı -

لٌبِتاَك

yazan,

َمَتَق

öldürdü -

لٌمِتاَق

öldüren gibi.

ÇalıĢmamızda 219 tane ism-i fâil bulunmaktadır. Bu ism-i fâiller bazen sülasi mücerred

م ِعَا

(fâil ) vezninde bazen de mezid vezinlerde gelmektedir. ٌريإِشُم (mareĢal),

لٌوِ َ ُي

(teğmen),

لٌودَّ َ ُي

(yarbay),

ةرئِاَط

(uçak),

لٌ ِئاَر

(binbaĢı),

لٌبِئاََ

(yardımcı),

لٌ ِعا َ ُي

(32)

(baĢçavuĢ) ve

لٌ ِبا َ

(subay) anlamlarına gelen bu terimler Arapçada askeri terim olarak kullanılan ism-i fâillere örnek gösterilebilir.

b. Ġsm-iMef’ûl Olanlar

Fiilden türeyip de yapılan iĢten etkilenen kiĢi veya nesneyi gösteren kelimeye . Ġsm-i Mef‟ûl

لىُعْفًَنا

ُى ْسِا

denir. Türkçedeki edilgen sıfat-fiil karĢılığıdır. Ġsm-i Mef‟ûl, sulasi (üçlü) fiilden

لٌلىُعْفَي

vezninde türer. Örneğin;

َبَتَك

yazdı -

لٌوىُتْكَي

yazılmıĢ

َر َ َك

kırdı -

لٌرى ُ ْكَي

kırılmıĢ, kırık gibi.

Bu bölümde,

يٛمفِ

(mef‟ûl) vezninde sülasi mücerred ve mezid ismi mef‟ûl grubuna giren 90 tane askeri terim bulunmaktadır.

ك َمٍُِْ

(askeriataşe),

شد َُِٙ

(piyade) ve

صََّّىَمُِ

(kumandalı (uzaktan) anlamlarına gelen bu terimler ism-i mef‟ûl olan askeri terimlerin bir kaçıdır.

c. Ġsm-i Fâil Anlamlarına ĠĢaret Eden Mübalağa Siyğasında Olanlar

Sıfat cinsinden isimlerdir. Mübalağa siyğasına “mübâlaga-i ism-ifâil” de denilir.Bu kalıplar içerisinde en sık kullanılanı (لادَّعَ ) veznidir.Belli baĢlı mübalağa kalıpları için aĢağıdaki örnekleri verelim.

َىِهَع

Çok bilen

ةَي َع

ةَنادَّعَ

َ ًََ

Çok alay eden

ةَ ًَُ

ةَهَعُ

َوِ َق

Çok gayretli

وا ْ ِي

لاَعْفِي

(33)

َ َ َ

ġartsız destekçi

قي ِ ِ

ميِ عِ

ٍََكَس

Zavallı

ٍيِك ْ ِي

ميِعْفِي

َرَفَ

Çok bağıĢlayan

رىُفَ

لىُعَ

َ َرَ

Net olarak ayıran

وُراَ

لىُعا

َىِهَع

Çok bilen

ىيِهَع

ميِعَ

Yapılan bu çalıĢmada, ism-i fâil anlamlarına iĢaret eden ve mübalağa siyğasında olan 292 tane askeri terim bulunmaktadır. Örnek verecek olursak,

مٌكيَُِف

(takım),

مٌفيَُِل

(astsubay çavuş),

صٕيِف َٔ

(gemi),

مًٌيِمَل

(albay),

مٌضَُّٛل

(kuvvet),

شَيخََُّؼ

(kruvazör),

مٌريِلََ

(üstçavuş),

مٌْدََّٕل

(keskin nişancı) ve

ّصَزدَّزَي

(tank) anlamlarına gelen bu terimler mübalağalı ism-i fâil dir.

ç. Sıfatü’l-MüĢebbehe Olanlar

Sıfatü‟l-müĢebbehe, özellik bildiren, fiillerden türeyen ve az ya da çok devamlılık bildiren isim cinsinden sıfatlardır. Sıfatü‟l-müĢebbehe ism-i faile benzer; ancak arada bazı farklar vardır.

1. Fark: Ġsm-i failler kısa süreli, sıfat-ı müĢebbeheler ise uzun sürelidir.

2. Fark: Ġsm-i failler genellikle müteaddi fiilden, sıfat-ı müĢebbeheler ise lazım fiilden yapılır.

Sıfatü‟l-müĢebbehenin en büyük özelliği; güzellik, renk, Ģekil ve kusur bildirmesidir. Sıfatü‟l-müĢebbehenin en çok kullanılan vezinleri Ģunlardır:

1- Renklerde ve kusurlarda

ُمَعْ َ

vezni kullanılır. Bu veznin müennesi

ُءَ ْعَ

Ģeklindedir.

(34)

2- Ġç duyguyu göstermede

ٌَُ ْعَ

vezni kullanılır. Bu veznin müennesi

ًَهْعَ

Ģeklindedir.

3- ġekil ve güzellik bildirmede

لٌميِعَ

vezni kullanılır. Bu veznin müennesi

لٌةَهيِعَ

Ģeklindedir.

Bu bölümde sıfatü‟l-müĢebbehe siyğasında olan 4 adet askeri terimler açıklanacaktır.

ش َُي ِوٌَ

(depo, cephane),

ٓي َِّو

(pusu)

,

صٍَي ِصَف

(tim, manga),

صّ ِـخََ

(roketatar) ve

صفيٍَِل

(mermi, mühimmat) örneğindeki gibi sıfatü‟l-müĢebbehe olan askeri terimler

ًَُمَف

(fealü),

صٍََمَف

(fealetün) ve

مًٌيِمَف

(feîlün) vezni üzerine gelmiĢlerdir.

d. Ġsm-i Mensub Olanlar

Ġsm-i mensub, herhangi bir yere, herhangi bir mesleğe veya bir dine ait olmayı gösteren isimlerdir. Ġsm-i mensub, ismin sonuna “Ģeddeli ye” getirilmesi ve önceki harfin harekesinin esre yapılmasıyla elde edilir. Mısırlı

ىٌّيِر ْصِي

Mısırlı

ر ْصِي

Mısır örneğinde olduğu gibi.

Bu bölümde ism-i mensub olan askeri terimlere yer verilecektir. Bu terimler çalıĢmanın bütününde 15 tanedir.

تدََُِْز

(amfibi),

ي ًُِْٕـ

(asker, er),

تخ ََٛ٘

(hava ile ilgili) ve

ئُُِٚعْىٌََخ

(elektronik) örnekleri mevcut olan askeri terimlerin bir kaçına örnek olarak verilmiĢtir.

(35)

e. Ġsm-i Zaman, Ġsm-i Mekan Olanlar

Fiilden türemiĢ isimler,

مِعْفَي

،

مَعْفَي

vezinlerinde ism-i zaman, ism-i mekan kalıbına girerler.

ٍََكَس

Mesken

َ َ َعَُك ْ َي

، Mabed

ًَعَر َ ْعَي

، Otlak

ًًعْرَي

örnekleri verilebilir.

Bu kısımda ism-i zaman, ism-i mekan siyğasında 94 tane askeri terim bulunmaktadır.

صََٔ ًَِْ

(okul),

زٌَّّو َُِْ

(merkez),

صَسَوَُِْ

(gemi),

زًٌّ ِلخََُِ

(aşama),

صَفد ََِٕ

(mesafe),

زٌَّّْ ْىَِ

(depo),

زٌََُِّّ

(yol (hava)),

ص ّصَِِٕ

(platform) ve

زٌُّمَِ

(karargah) anlamına gelen bu terimler ism-i zaman ve mekan olarak kullanılan askeri terimlerin bir kaçıdır.

f. Mazi Fiil Olanlar

Mazi fiil, Türkçede kullandığımız Ģekliyle geçmiĢ zamanı ifade eden fiildir. Yaptı, etti, gitti, bitti vs. gibi...

Bu bölümde 61 tane olarak tasnif ettiğimiz mazi fiilere yer verilecek olup birkaç tane örnek sunulacaktır.

َََُِؤ

(emretti),

َرَّ٘إَظ

(hazırlıklı oldu),

ََدَ َؤ

(saldırdı),

َذَُِل

(savaştı),

َطَّ َص

(sustu),

ًََّمَع ِْٔب

(hazırlandı) ve

َقَُ َْٔؤ

(hızlandı) anlamlarındaki bu terimler mazi fiil grubuna giren askeri terimlere örnektir.

g. Muzari Fiil Olanlar

Türkçede ayrı ayrı olmasına rağmen Arapçada Ģimdiki zaman ve geniĢ zaman hatta yerine göre gelecek zaman bu fiil ile oluĢturulur. Yapıyor, yapar, yapacak, ediyor, eder, edecek vs. gibi...

(36)

Bu bölümde içerisinde sadece 2 tane bulunan muzari fiil kalıbında kullanılan askeri terimler ele alınacaktır. Bu terimler

ُفٍِْعَي

(kendi kendini tahrip eden) ve ،

ُذََُّٕعَي

ًٍَُّ ََٕعَي

(sızmak) anlamına gelen terimlerdir.

ğ. Emir Fiili Olanlar

KarĢımızdaki kiĢi veya kiĢilerden herhangi bir Ģeyi yapmasını emir yoluyla istemektir.Bu bölümde askeri komutlar bölümünde 20 tane tane emir fiili Ģeklinde oluĢmuĢ terim bulunmaktadır. Bu terimlerden,

ٍِْٓ ْـِب

(otur!),

ْكيَُِع ِْٔب

(istirahat et!),

َِ َِْب

(ateş!),

ْطَِْٙٔب

(kalk!),

ْه َِِْٕؤ

(tut!),

ْنَُِّف

(boşalt!),

ِْٗسَعِْٔب

(dikkat!) ve

ًِمع ِْٔب

(hazır ol!) anlamlarındaki terimler söz konusu emir fiili terimlere örnek olarak verilmiĢtir.

h. Ġsm-i Alet Olanlar

Fiilden türeyen ve ait olduğu fiilin kendisiyle iĢlendiği alete delalet eden isim yapısıdır. Müteaddi (geçiĢli), üçlü fiillerden türerler. Alet isimleri Ģu kalıplardadır:

لٌلاَعْفِي َ َتَ

açmak –

حاَتْفِي

anahtar

لٌمَعْفِي َرَ ََ

yükseltmek –

رَ ُِْي

minber

ةَهَعْفِي َ ََُك

süpürmek –

ة َ َُْكِي

süpürge

لٌمُعْفُي َمَ ََ

elemek –

مُ ُُْي

elek

ةَنادَّعَ ٍََ َس

ısıttı

لٌةَََا َس

Ģofben gibi örnekleri verebiliriz.

Bu bölümde ism-i alet grubuna giren terimler 25 tane olarak tespit edilmiĢtir. Ġsm-i alet grubuna örnek olarak,

مٌكَف ًِِْ

(top) ve

مٌَدَفِِْٕ

(dürbün) gibi terimler verilebilir. Bu

(37)

terimler,

ْيدَمْفِِ

(mif‟âl) ve

ًَْمْفِِ

(mif‟al) vezinlerinde olup ismi-i alet olarak kullanılmaktadır.

2.1.7.3 Doğrudan Yabancı Dillerden Alınan Arapça Askeri Terimler

Bu bölümde doğrudan yabancı dillerden alınan Arapça askeri terimler incelenecektir. Bu terimler 61 tane olup 52 tanesi üretici ülke veya tasarlayan kiĢiden ismini alan terimler, 9 tanesi ise yabancı dildeki kısaltmasına göre Arapçaya tercüme edilerek kullanılan askeri terimler olarak iki gruba ayrılmaktadır.

ياربا

ةَبادَّبَد

(Abram Tankı)‟nı ele alındığında Araplar,“tank” kelimesini kendi dillerine çevirmiĢlerdir. Ancak

ياربا

ismini olduğu gibi kullanmıĢlardır. Diğer dillerde olduğu gibi Arapçada da yabancı dillerden alınan özel isimler okunduğu gibi kullanılmaktadır.

a. Üretici Ülke veya Tasarlayan KiĢiden Ġsmini Alarak Olduğu Gibi Kullanılan Terimler

Bu bölümde üretici ülke veya tasarlayan kiĢiden ismini alarak Arapçada olduğu gibi kullanılan askeri terimlere örneklerle yer verilecektir.

1. Abrams Tankı/

ِّخُزخ

صَزدَّزَي

Bu terim, hiçbir değiĢikliğe uğramadan Arapçaya olduğu gibi geçmiĢtir. Tank adını Amerika eski Genelkurmay BaĢkanı General Creighton Abrams‟tan almıĢtır. (http://tr.wikipedia.org/wiki/M1_Abrams)

2. Altıyüz-Sekizyüz kilometre menzilli Agni-1 Füzesi

نَُٚد َص

ِِْٓ

ِخَُِؼ

ّيِّٕ ِـَؤ

1

ٖخ ًََِ

دَِ

َْٓيَز

600

-

800

ٍَُٛيِو

ُِْعِِ

(

ِيًِِْٕ٘

)

(38)

Bu füzenin Hindistan‟da üretilmesi ve Agni olarak adlandırılması dolayısıyla Arapça askeri literatüre, üretici ülke tarafından verilen proje adıyla geçmiĢtir. Agni, Hindistan'ın Çin desteği ile baĢlattığı füze geliĢtirme programının ürünüdür. (http://tr.wikipedia.org/wiki/Agni_F%C3%BCzesi)

3. Antonov 225 tipi uçak/

(

كٕ ّصٌخ

صئَٚ

(

224

فٕٛعٔخ

ِِخَُِؼ

ِِٓ

ش َُِجدَؼ

Antonov Tasarım Bürosundan ismini alan bu terim askeri olarak terminolojiye aynı Ģekilde dahil edilmiĢtir. Sovyetler Birliği‟nin uzay mekiği olan Buran‟ı ya da Türkçe ismiyle Boran‟ı taĢımak için merkezi Ukrayna'da bulunan Antonov Tasarım Bürosu, (Antonov Design Bureau)‟dan bir hava taĢıtı geliĢtirmesini istemiĢtir. Çünkü Buran‟ın üretildiği yerden Kazakistan‟daki Baykonur uzay üssüne taĢınması ve bakımı için geri getirilmesi planlanıyordu. Sovyet hükümeti Antonov Tasarım Bürosu‟ndan Buran‟ı taĢıyabilecek kadar güçlü bir uçak geliĢtirmesini istemesinin üzerine uçak 1988 yılında tamamlanmıĢtır. Bu uçak günümüzde tanklar, lokomotifler, dev enerji tribünleri gibi yüklerin taĢınmasında kullanılmaktadır. (http://tr.wikipedia.org/wiki/Antonov_An-225)

4. Arrow Füzesavar Sistemi

/ (

يٍيجخُٔلإخ

(

ٚ

َخ

يوَُٚد َص

َدفٔ

Ok‟un delici özelliğine dayandırılan bu savunma sistemi dünya terminolojisine Arrow olarak geçmiĢtir.Ġsrail Hava Kuvvetlerine silah sistemleri geliĢtirme konusunda çalıĢma yapan Heetz isimli savunma sanayi Ģirketi, uzun menzilli balistik füzelere karĢı ABD ile ortak geliĢtirdiği savunma sistemine Arrow ismini vermiĢtir. Arrow Ġbranicede ok anlamında kullanılmaktadır. (http://tr.wikipedia.org/wiki/Arrow_(f%C3%BCze)

5. Concorde Uçağı/

يَٛىٔٛو

ُشَُِجدَؼ

Uçağın isim üretici firma tarafından concordance kelimesinden esinlenerek "uyum,

anlaşma, uygunluk, barış, armoni, harmoni,hızlı ve lüks uçak" anlamımda verilmiĢtir.

Bu nedenle terminolojiye Concorde olarak geçmiĢtir. Concorde'un yapımına giden yolda ilk fikir, 1956 yılında ortaya çıkmıĢtır. Bu maksatla ilk olarak, Ġngiltere'de "Sesten Hızlı Uçak Komitesi" adıyla bir komite kurulmuĢtur. Bu komite Fransa'da 1962 yılında aynı yönde bir proje üzerinde çalıĢmaya baĢlamıĢtır.

(39)

Sonuçta iki ülke, Concorde projesinin Ġngiliz-Fransız ortak yapımı olarak gerçekleĢtirilmesi konusunda anlaĢmasının ardından Concorde uçağının yapımına baĢlamıĢlardır. Ġngiliz-Fransız komitenin uyumlu proje sürdürmeleri nedeniyle projeye Concorde adını vermiĢlerdir. (http://tr.wikipedia.org/wiki/Concorde)

6. Chinook Tipi Helikopter/

َنُٕٛي ِ٘

ِخَُِؼ

ِِْٓ

صَّيِيَُّٛل

ش َُِجدَؼ

Boeing firmasının bu hava taĢıtını Chinook adıyla üretmesi dolayısıylabu taĢıt, terminolojide Chinook olarak adlandırılmaktadır. Chinook Amerikan Boeing firması tarafından üretilen, çift motorlu ve diğer helikopter türlerinden farklı olarak ardı ardına çift rotorlu ağır yük helikopteridir. (http://tr.wikipedia.org/wiki/CH-47_Chinook)

7. Ġranlı ġihab-3 Balistik Füzesi

نَٚدص

يعٕيٌدسٌخ

ذدٙ ِ٘

3

ًيٛؼ

يخ

ََ

َٜي

ئخُيب

كٕ ّصٌخ

ġihab ismi ile üretilen füze bir askeri terim olarak aynı adla kullanılmaktadır. ġihab (Farsçada Meteor) Ġran tarafından Kuzey Kore'nin desteğiyle üretilmiĢ uzun menzilli balistik füzedir. (http://www.trmilitary.com/viewtopic.php?f=66&t=1582)

8. Jaguar Kara Saldırı Uçağı/

َخُٛـدَـ

ِِخُِؼ

ِِٓ

يَُِّز

َٛفُ٘

ُشُِجدؼ

Askeri terminolojide Jaguar uçağı denildiğinde bir av bombardıman uçağı olduğu anlaĢılır. Uçak dünya literatürüne Jaguar olarak geçmiĢtir. Kedigiller ailesinden yırtıcı bir hayvan olan jaguar isminden esinlenerek 1960‟larda Ġngiltere tarafından üretilen bir av bombardıman uçağıdır.

Şekil

ġekil 1: Subay Rütbe ĠĢaretleri/ غدس ُعٌخ رَظَُ

ġekil 1:

Subay Rütbe ĠĢaretleri/ غدس ُعٌخ رَظَُ p.46
ġekil 2: Astsubay Rütbe ĠĢaretleri/ فصٌخ غدّس ُظ رَظَُ

ġekil 2:

Astsubay Rütbe ĠĢaretleri/ فصٌخ غدّس ُظ رَظَُ p.48
Tablo 2: Astsubay Rütbeleri/  فصٌخ غدس ُظ رَظَُ Irak Ordusunda   يفيخقخُمٌخ ٗيـ Mısır Ordusunda يفيخ ٗيـيُصٌّخ OnbaĢı (sağ kolda tek düz

Tablo 2:

Astsubay Rütbeleri/ فصٌخ غدس ُظ رَظَُ Irak Ordusunda يفيخقخُمٌخ ٗيـ Mısır Ordusunda يفيخ ٗيـيُصٌّخ OnbaĢı (sağ kolda tek düz p.49
Tablo 3: Bazı Askeri Komutlar/ صيُىٕمٌخ ضخِدميلإخ طمز

Tablo 3:

Bazı Askeri Komutlar/ صيُىٕمٌخ ضخِدميلإخ طمز p.54
Tablo 4: Türkçe-Arapça Askeri Terimler Dizini (Zahran, 2007: 7-562)

Tablo 4:

Türkçe-Arapça Askeri Terimler Dizini (Zahran, 2007: 7-562) p.57
Tablo 6: Arap Baharı Sonrası Öne Çıkan Askeri  Terimler(www.gnkur.tsk.mil.tr/intranet)

Tablo 6:

Arap Baharı Sonrası Öne Çıkan Askeri Terimler(www.gnkur.tsk.mil.tr/intranet) p.131
Benzer konular :