• Sonuç bulunamadı

Varlık ve Yaşar Nabi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Varlık ve Yaşar Nabi"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ET

17 TEMMUZ 1993 CUMARTESİ

13

EVET-HAYIR

O ktay AKBAL

“VARLIK” VE YAŞAR NABİ

Z önce bir Kuş havalandı

Penceremizden

Bir kanadında Varlık’ın meşalesi vardı Bir kanadında siz okurlarımıza gönderdiğimiz Sevgi ve dostluk sözcükleri”

{Enver Ercan)

‘Varlık’, 60 yaşında... Bir yazın dergisinin altmış yıl yaşadığını görmek sevinç veren bir olay... Daha önce bir örneği yok! ‘Servetif ünün’ biie ancak 54 yıl yaşamını sür- dürebildi. ‘Vartık'ın altmış yaşında bir genç olarak bu­ günkü yazın kuşaklanna seslendiğini görmek, biz eski Vartık’çılar için bir mutluluk...

•Varlık’ demek, Yaşar Nabi Nayır demektir. Yaşar Nabi’nin yarım yüzyıl sürdürdüğü benzersiz bir çabanın ürünüdür Varlık.. Ta 1933’te Ankara’da, önceleri Nahit Sim örik ve Sabri Esat Siyayuşgil'in katılımıyla çıkan dergi, daha sonra Yaşar Nabi’nin tek başına, bin bir güç­ lüğü yenerek, türlü savaşımlar sonucu ayakta tuttuğu bir küt tür ocağı olmuştur.

Yirmi beş yaşında bir gencin başlattığı bu güzel se­ rüven yetmiş yaşlarına kadar sürmüştür. Her gün masa başında yazılar yazarak, gönderilen şiirleri,' öyküleri, makaleleri titizlikle gözden geçirerek, yönetim yerinde olduğu kadar evde de Varlık çalışmasını sürdürerek..

Yaşar Nabiyi daha ilkokul çağımda tanıdığımı söy­ lersem şaşarsınız belki? Üsküp dönüşü satın aldıkları Şehzadebaşı ndaki kırmızı tuğla»; ev bize komşuydu. O ev, Vefa’ya giden yolun başında, bizim ev de yan soka­ ğın içindeydi. Şehzadebaşı Camii avlusunda top oynar­ ken, okula gidip dönerken o kırmızı eve birtakım Gençle­ rin girip çıktıklarını görüyordum, ince, uzun, gözlüklü bir

?

encin o evde oturduğunu biliyordum. Zaten annem de aşar beyin zrm csM e v * sık görüşüyordu Ama nenden bilecektim o evde “Yedi Meşaie’nin oluşturulduğunu!

Yaşar Nabi, önce şairdir Sonra oyun yazan, an ö- nemli yanı da denemeciliği.. Yedi Meşale hareketinin önde gelen iki şairinden biri, öteki Sabri Esat... Bugün bile Yaşar beyin gençlik şiirlerinde apayrı bir şair kişiliği görebiliyoruz. Ama o şiiri, romanı, oyunu kısa sürede bı­ raktı Be'ki yaşam koşuttan buna zoriad1, bmkj de döne­ minin usta şairerir"1 yapıttan.!! görünce ş?*r oimakuu güncesinden koptu. Yaşamı boyunca yazarlığını rnaka- feıeieriyle, denemeleriyle sürdürdü. ‘Varttk’ı kurmak, ya­ şatmak, yarım yüzyıl sürdürmek, sanat tarihimize nice nice şair ve yazar kazandırmak uğraşıyla...

Dünya görüş"

çlzgteincieyi Yasamı boyunca bu ilkeleri savundu: rünya görüşü, Atatürk’ün aydınlanma devriminin

Ne fiıdlşl kul» önemlidir benim için, ne toptum yararı bunlar gelip geçici şeylerdir. Kalıcı olan sanat gücüdür. Ancak fildişi kulesine kapanarak gerçek yapıtını verebilecek bir yazarı arenaya çağırmak, nem ona, hem sanata yazık etmektir. Bu toplumsal dengesizliklere başkaldırmaktan gücünü alan bir sanatçıyı aşk idilleri yazmaya zorlamak gibi saçma bir şey olmaz. Edebiyat sanat tartışmalarının büyük çoğunluğu bu sorunla ilgilidfr. Zaman zaman sanat­ çıları ille de fildişi kuleye tıkıp, onları toplumcu sa­ vaştan uzaklaştıranlara, uzaklaştırmak İsteyenlere nasıl karşı çıkmışsam; sanatçı, ille de toplumcu ol­ malı, topluma yararlı yolda yürümeli diye yetenek­ siz birtakım yazarları gökyüzüne uçurmaya çalışan­ lara da gene öyle karşı çıkmışımdır. Bu yüzden bir birini tutmaz, çelişik bir tutum da görenler olmuştur beni. Aslında dikkatle okunursa görüşlerimde hiç­ bir çelişki yoktur. Ben sadece sanatçının ve İnsanın bağımsızlığı, özgürlüğü konusunda direnen, sana­ tın başarısını bu ana hakka bağlayan bir insanım.”

Yaşar Nabi’yi Atatürk aydınlanmacılığının bir öncü­ sü, bir savunucusu, çağdaş edebiyatımızın kurucuların-

dan yorulmaz bir s&vaş;

kltaplaşmasını dilediğim- şiirlerinden birini sizlere sun­ mak istiyorum.

Ayırma gözlerini gözlerimden bu akkam Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak

Gözlerine yavaşça yavaşça doldu akşam

Göklerin ateşini kalbime boşaltarak

Benim içimde yaktı sanki gurubu akşam Senin kirpiklerinde bir damla oldu akşam Gündüzden, gürültüden ve kâinattan ırak Akşamı seyredeyim bakışlarında bırak Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak

Anısına saygıyla...

dan, koruyucularından biri, laik cumhuriyet ilkelerinin jlmaz bir sSfyaşımçısj gjar&k şelarmtygfum. ; Son olarak da, gfcnçşâir Yaşar Nabi’nin -ilk fırsatta

Referanslar

Benzer Belgeler

1— Tutanakların tespit Maliklerinden Hayrullah kızı Kadriye Sabancı İbrahim oğlu İbrahim Topuz, A li oğlu Haşan Erol, Hüseyin kızı Hüsniye Tıranpeş- li,

Program ın bu bölüm ünde Halikarnas Balıkçısı olarak bi­ linen C evat Şakir Kabaağaç- lı'run hayat hikâyesi ekrana geliyor.. Bodrum a sürgüne gönderildikten

Cihan Ünal’la evliliği olay yaratan ve Yağmur adlı kızı doğduktan sonra mutlu­ luktan uçtuğunu sık sık tekrarlayan Türkân Şoray, dün yeni bir dünya­ ya adım attı ve

6.ayda gerçekleşen FEV1 değeri, preoperatif FEV1 değeri üzerinden hesaplanan prediktif postoperatif FEV1 değeri ile karşılaştırıldığında, iki değer arasında orta ve

Hastane kökenli bakteriyemi: Hastaneye yatt›ktan 48-72 saat sonra al›nan kan kültüründe mikroorganizman›n üremesi olarak tan›mland›.. Primer bakteriyemi: Kan

Uygur \ "vrinde Budist, Manişeit me-1 «Vniyetlerine, daha sonra İslâm medeniyetine girerken çektiği­ miz sıkıntıları o devirlerin eser leri gösteriyor’ On

Abdüihamit, Sultan Abdülâziz’in katli iddiasını ortaya atıp deliller aradığı sıra­ da Mahmut Celâlettin Bey de o tarihte ticaret nezareti mektupçusu olan

Ortaöğrenimini İstanbul Erkek Lisesi, yükseköğ­ renimini ise İstanbul Edebiyat Fa- kültesi’nde yapan Berkes, 1931 yı­ lında sosyoloji-felsefe bölümün-. (A r