• Sonuç bulunamadı

55. yılında Kubilay olayı

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "55. yılında Kubilay olayı"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

EVET/HAYIR

OKTAY AKBAI,

55. Yılında Kubilay Olayı

Bir tanık şöyle anlatır olayı:

"İşte tam o sırada jandarma gelmiştir. Yüzbaşı sanıklara da­ ğılmalarını emreder. Giritli Mehmet ise, şeriat ilan ettiklerini ve dağılmayacaklarını söyler. Yüzbaşı Fahri Bey durumun kritik olduğunu anlar, gerekli önlemleri almak için olay yerinden ay­ rılır. Şeriat düzeni isteyenlerin eylemi kırk ikinci piyade alayı­ na bildirilmiştir. Bir süre sonra yedek teğmen Kubilay, bir manga askerle kışladan ayrılır ve olay yerine gelir. Süngü takan as­ ker, Kubilay teğmenden emir beklemektedir.”

Arkadaşımız Hikmet Çetinkaya “ Menemen’de Bir Devrim Şe- hiti: Kubilay” başlıklı yazı dizisinde görgü tanıklarından Ragıp Dere'den böyle dinlemiştir olayı... Derken, bir silah sesi duyu­ lur. Kubilay ağır bir yara alır. Tetiğe dokunan Giritli Mehmet’tir. Halk, silah sesinden ürküp kaçmaya başlar. Kubilay cami av­ lusuna doğru koşmaya çalışmaktadır. Ama dayanamaz, yığılır kalır. Giritli Mehmet, çantasından çıkardığı bir bağ bıçağı ile Kubilay’ın başını gövdesinden ayırır. Orada bulunan bekçi Ha­ şan, tabancasını çeker saldırgınlara ateş açar, ama onu da öl­ dürürler. Bekçi Şevket de şehit edilir. Kubilay ve mangasının tüfeklerinde gerçek mermi yoktur. Bu yüzden Giritli Mehmet ‘Görüyorsunuz bana kurşun işlemiyor’ diye bağırır...

Nakşibendi tarikatı mensuplarıdır Menemen olayının kahra­ manları... İçlerinde kadınlar da vardır. Bunlardan biri mahke­ mede şöyle anlatır serüvenini:

"İki yıl önce kocamdan ayrıldım. Bir kadın beni Nakşibendi tarikatına soktu. Şeyh Esat’ın halifelerinden Tevfik Hoca ile ta­ nıştım. Hoca beni çırılçıplak soyarak göğsümün üzerine boya­ lı üç ayet yazdı. Sonra yanlış oldu diyerek yalayıp tekrar yazdı.”

Kubilay’ın oğlu Vedat da şöyle anlatıyor:

“ On yaşlarındaydım. Bandırma’da okurken öğretmenlerim sormaya başladı. O zaman anneme sordum. Annem de duru­ mu anlattı. O yıllar ilgi fazlaydı babama karşı. Belki olayın ye­ niliğinden. Zaman geçtikçe bu ilgi azaldı.”

Yıl 1930’du. Cumhuriyet’in yedinci yılındaydık. 1924’te Mus­ tafa Kemal Paşa, şöyle konuşmuştu: “Artık Türkiye , din ve

şeriat oyunlarına alet olmaktan çok uzaktır. Bu gibi oyuncu­

lar varsa kendilerine başka taraflarda sahne arasınlar”.Yine 1923’te “ Her sarıklıyı hoca sanmayın. Hoca olmak sarıkla de­ ğil dimağ iledir”. Ne çoktur Atatürk’ün şeriat, gericilik konu­ sundaki sözleri... Bunların hiçbiri geçerliğini yitirmiş de değil, 1930'dakinden daha güncel... Birkaçını anımsatmakta yarar gö­ rüyorum. Atatürk neler dememiş ki!

“Artık bizim dinin gereklerini öğrenmek için şundan bundan ders almaya ve akıl hocalarına ihtiyacımız yoktur” ;“ Bir takım şeyhlerin, dedelerin, seyyitlerin, çelebilerin, babaların, emir­ lerin arkasından sürüklenen ve falcılara, büyücülere, üfürük­ çülere, muskacılara, talih ve hayatlarını emanet eden insanlardan meydana gelen kütleye medeni bir millet diye ba­ kılabilir mi?” ; "Taassup cehle istinat eder. Taassubu olan ca­ hildir.” ; “ Yüz, iki yüz hatta bin yıl önceki hutbeleri okumak insanları cehalet ve gaflet içinde bırakmak demektir.”

Kubilay olayı 1930'da oldu. Ama son yıllarda Çorum’da,

(2)

EVET/H AYIR

OKTAY AKBAL

__ __

(Baştarafı 2. Sayfada)

raş’ta daha başka yerlerde din adına nice cinayetler işlendi, kıyımlar yaşandı. Atatürk'ün 1920-30 arasındaki sözleri, tutu­ mu, devrimci atılımları bugün bir anı gibi!.. Tarikatlar almış ba­ şını gidiyor. Üç yüzden çok imam okulu, çeyrek milyon sayıda din öğrencisi -ki bu öğrenciler daha sonraları yalnız din ala­ nında görev yapmayacaklar, toplumun her alanında etkilerini duyuracaklar ve duyurmaktalar- ile çağdaş bir Türkiye, Atatürk devriminin ilkeleri çizgisinde bir Türkiye’nin varlığı çok tartış­ ma götürür.

Bugün Menemen olayının 55. yıldönümü... Açtım eğitimci Ke- mül Ustün'ün ‘Menemen Olayı ve Kubilay” adlı kitabını bir kez daha okudum. Gericiliğin başkaldırmasına karşı genç cumhu­ riyetin tepkisi, kamuoyunun şahlanışı, Atatürk devrimine inançla bağlı aydınların yazdıkları, söyledikleri... Bunlardan biri de, en ilginci de Necip Fazıl'ın ‘Ulus’ta çıkan yazısıdır. Bu yazıdan kı­ sa bir parça almakta yarar var: “ irtica yatağımızın baş ucun­ daki bir suya karıştırılmış bir zehirdir!..’’ O gün de, bugün de!..

Referanslar

Benzer Belgeler

Ben de yıllar sonra kızımla birlik- te Bilim ve Teknik derginize abone oldum.. Uluslararası ilişkiler mezunu olarak sosyal bilimle- re ilgim olsa da günümüzde bilim,

Ahmet Emin Yalman, bu başyazısında benim için çok övücü sözler söylüyor ve mutlaka affedilmeme ge­ rektiğini büyük bir içtenlik­ le savunuyordu.. Bir hoş

Ortodoks dünyası üzerin­ de Moskova Patrikhanesi­ nin artan nüfus ve kud­ retine dikkati çeken W al­ ter Zander, Patrikhanenin İs­ tanbul’dan Moskova'ya

(YAHYA K.OÇOĞLU) ► Engin Civan’ın yaralanması davasında tanık olarak ifade veren Uğur Çakıcı, “Zeynep Özal’la Selim Edes’in, Engin Civan’dan alacağını tahsil

Literatürde bu amaçla hazırlanmış ve kullanılmış formların arasında THQ (Tinnitus Handicap Question- naire-Tinnitus Engel Sorgulaması), THI (Tinnitus Handicap

Şimdi hazırunu tarif edeyim: Yünden örme kırmızı hırkalı, lâcivert eteği diz kapaklarında, 12 - 13 yaşında bir kız çocuğu cüsseli, koııuşuşundan

Çocukların Banş Abi sinin yapmak iste­ diği çok şey vardı, önce "Mançoİojfyi biü- recekü, eşinin yöneteceği dev belgeseli ha- zırlayacakü. başladığı

İlk hissedarları arasında sadrâzam Büyük Reşid Paşadan, son kaptanları arasında merhum Tahsin Kaptana kadar bütün bir öz çizgi ve mahallî renk çerçevesi