7T. &40 2 & Í
Hakkında yazılanlar ve fotoğraflarıyla bir yazarın anatomisi...
Haldun Taner'i hatırlamak
mmm
Y apı Kredi Y ayınları,
Ustalar Dizisi’nin 4. kitabı
olarak Haldun Taner
Kitabı’nı yayımladı. Kitapta,
Taner’in yazılarından seçme
parçalarla, albümünden
fotoğraflar yer alıyor. Özenli,
güzel baskılı bir kitap.
SENNUR SEZER
aldun Taner’i hep Keşanlı Ali sahnelenmeye hazırlandığı günlerde Alman Kültür Der- neği’nde Yalçın Tura ile yap tığı konuşmayla anımsıyorum nedense. Epik tiyatroyu, dünyada bu tiyatro dalındaki uygulamaları, esprili, canlı bir anlatımla açıklayışını. Bu tür tiyatroda müziğin işlevine bile değin mişti. Belki bu yüzden Gizli O rdu’yu Avrupa’da seyretmiş gibi biliyorum. Oyunun ortasındaki rock müziği ve danslarıyla.
Sonra, o yıllarda ilkokul çağında olan çocuklarımı, onu dinlemesi için götürdüğüm bir başka söyleşi. Oda- kule’nin salonunda gölge oyunu ve kuklayı anlatırken çocuklar solukları nı tutmuş olmalılar. Salonda ne çok çocuk olduğunu, konuşma bittiğinde farketmiştim. Birini ilk, birini son san dığım bu iki konuşma arasında her biri bir öykünün sahneye konuluşu kadar özenli özel söyleşiler de var. Taner’in anlatmaktan çok oynadığı, karikatüri- ze eder gibi ince eleştirilerle aktardığı olaylar. Bazen bu olaylara yeni kurma- calar ekleyişi. Duygusal görünmeye meraklı bir yazarı özentili tavırlarını canlandırarak anlatışı. Şairliğini gös termek için, yalnız bir kadınla karşılaş tığında nasıl davranacağını iyice abar tarak aktarışı. Gülüşümüzü kuşkulu bulup, bu davranışların gerçekleşece ğini görmemiz için, o yazarın çalıştığı tatil köyüne gitme planları. H er söyle şide bir “seyirlik oyun” provası. Anım sandıkça, toplumsal yapımızdaki eğ retilikleri nasıl eleştirdiği sezilen, kü çük, alaycı öyküler.
Haldun Taner Kitabı’nın sayfaların dan birinde onun mizahla ilgili satırla rını görünce, onun söyleşilerinde mi zaha neden bu kadar geniş yer verdiği ni daha iyi anlıyorum: “... Mizahı geniş memlekette öç, kin, kardeş kavgası gi bi kompleksler dikiş tutturamaz. Bir kahkaha sisleri dağıtır, yanlış insanları
K la a u s B a ris c h ’ ln o b je k t if in d e n , e v ln - d e .,.1 9 7 3
hizaya getirir, toplumu adam ediverir. Aman mizahı boğmayalım beyler. ”
HaldunTaner Kitabı
Yapı Kredi Yayınları, UstalarDizi- si’nin 4. kitabı olarak Haldun Taner Kitabı’nı yayımladı. Kitap, Haldun Taner’in eşi Demet Taner’in Portre başlıklı yazısıyla başlıyor. Kısacık, ya lın bir yazı. Taner’in özelliklerini söz cüklerin yoğun anlatımlarına sığdır maya çalışmış: “ Bir güzel insan, bir gü zel adam.” Füsun Akatlı’nın (Haldun Taner’e Mektup), Selçuk Erez’in (Haldun Taner’i Yorumlamak), Şarâ Sayın’m (Haldun Taner’de Kültür Eleştirisi), Ayşegül Yüksel’in (Haldun Taner: Batı’nın Tadına Doğu Lezzeti Katmış Bir Oyun Yazarı), Haşan Ana
maldı " ' " mur’un (Haldun Taner’in
Tiyatro-su’nda “Oyun İçinde Oyun” Uygulamaları ye Ki şilik Sorgulamaları Üzeri ne), Zehra Toska’nın (Bir Kavak ve İnsanlar), Mario Levi’nin (Haldun Taner’le Dile Gelen Azınlık insanla rı) yazıları Taner’in sanatı ve kişiliğiyle ilgili saptama ları, irdelemeleri içeriyor. Haldun Taner öyküsünün (hatta tiyatrosunun da) bir dönem, içerdiği mizah yö nünden nasıl eleştirildiği, örneklerle veriliyor. Tiyat ro eserlerindeki özellikler inceleniyor.
işlediği tipler irdeleniyor. Nükhet Esen’in Haldun Taner’in hikâyelerinin İngi lizce çevirisi üzerine başlıklı yazı, Ta ner’in 1988’de İngilizce’ye çevrilen 10 öyküsüyle ilgili. Bu öykülerin iyi kav ranabilmesi için yapıİan açıklamalar dan söz açışı, Taner’in öykülerindeki “gizli tarih”i göstermesi bakımından önemli, belki.
Haldun Taner Kitabı’nda, Taner’in yazılarından seçme parçalarla, albü münden fotoğraflar yer alıyor. Özenli, üzel baskılı bir kitap. Ama bana hep ir şey eksik gibi geliyor. Özellikle Haldun Taner’i görmemiş, konuşma mış, onu dinlememiş olanlara onu ta nıtmada eksik kalan bir şey var gibi.
Biı* yazarın yaşayan yanı
Haldun Taner, bir “İstanbul efendi- si”ydi. Yazılanların çoğunda vurgu lanmış bu. Ama bu özelliği belki de bir anektotla daha iyi vurgulanırdı diye düşünüyorum bir an. Sonra onun ünlü
dalgınlığı. Çok insan ta nımaktan doğ duğunu be nim de yaşım ilerleyince an ladığım, isim karıştırmaları. Kurucusu ve yöneticisi ol duğu Edebi yatçılar Birli- ği’nin yönetim kurulu toplantısında, Onat Kutlar’a önce Tarık Dursun di ye seslenip, itiraz edilince “Canım di lim sürçtü, sizin Demir Özlü olduğu nuzu biliyorum elbet” deyişi örneğin. (Bu noktada Kutlar bir düzeltme daha yapamamış elbet. Taner’in çelebili ğinden çekinmiş.) Olayın devamında yönetim kurulundaki, posbıyıklı Ece Ayhan’a “Ece H anım ” diye seslenme, ardından “üst katımızda bir Ece H a nım oturuyor da, ağız alışkanlığı” öz rü de var. Şimdi Haldun T aner bunla rı fıkra halinde hatırlansın ya da Ede biyatçılar Birliği’nin elektrikli toplan tıları yatışsın diye özellikle mi yapmış tı kuşkusuna da düşüyorum.
Haldun Taner’in “ünlü ad karıştır ması” beni, her karşılaştığımızda tela şa düşürür, söz arasında ne yapıp edip kendi adım yetmiyor gibi bir de eşim Adnan Özyalçmer’in adını söyleme komikliğine kalkışırdım. Bunu güya öylesine “söz arasında” yapardım ki, T aner kıs kıs gülmekten alamazdı ken dini. Bu ad karıştırma olayını Haldun Taner Kitabı’nı okurken bir kez daha hatırladım. Bu kez ad karıştırmayı ki tabın editörü yapmıştı. “Edebiyatçı lar Birliği”, “Yazarlar Birliği” olmuş tu, Keşanlılar-Edebiyatçılar Maçı F o toğrafı alt yazısında.Bir ustayı, böyle kitaplaştırmak güzel bir girişim. Ama gönül, yazar büstlerinde ve heykelle rinde eksik olan “yaşayan” çizgilerin kitaplarda eksik olmamasını istiyor. ■
Haldun Taner KitabıJYapı Kredi Yayınları / Ustalar Dizisi / 112 sayfa.
19 5 2 y ılın d a b ir k o tr a g e z is in d e ...H a ld u n T a n e r , K â m u r a n Y ü c e , B e d ri R a h m i E y ü b o ğ lu v e ö z d e m i r A s a f.
C U M H U R İ Y E T K İ T A P S A Y I 2 1 3 S A Y F A 5