• Sonuç bulunamadı

Taha Toros Çukurova Bayram için yazdı:Hürriyet aşıkı bir gazeteci 71 yıl önce Adana'da cezaevi kuyusunda nasıl boğulmuştu

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Taha Toros Çukurova Bayram için yazdı:Hürriyet aşıkı bir gazeteci 71 yıl önce Adana'da cezaevi kuyusunda nasıl boğulmuştu"

Copied!
4
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

TAHA

TOROS

Çukurova'nın vo— t ittirdiği araştırmacı - lardan Taha Toros, böl­ genin tarihsel yapısı - na ışık tutacak belgesel yazılarıyla, bu havram da da aramızda..

Çukurova'lı ünlü şair Adanalı Ziya, j ön - tiirkler arasında T a r ­ suslu bir gazeteci ve Hürriyet asıkı bir ga ­ zetecinin Adana Ceza- evindeki yürekler acısı öyküsünü Taba T oros'- uıı kaleminden üçüncü sayfada ilgi ile izleye­ ceğinizi umuyoruz.

ÇUKUROVA BAYRAM İÇİN YAZDI •

(2)

3

ARALIK

1976

CUMA

(3)

SAYFA : 3

Ti ÇUKUROVA

-ÇUKUROVA

Hürriyet aşıkı bir

gazeteci 71 yıl önce

Adana’da cezaevi

kuyusunda nasıl boğulmuştu..

*Aslen İ z m i r l i aydın blrN gazeteci olan Tevfik Nevzat, Un 1U romancı Hallt Ziya Uşaklıgil ile birlikte çıkardığı " H İZ ­ M E T " gazetesinde A b - dü İha mit istibdadına kar şı hürriyeti savunurken b ir gün ansızın işyerin ­ den alınıp İstanbul'a gö­ türüldü. Suç arkadaşı Şair E şref İle birlikte yargılanan Adana Ceza­ evinde 3 y ıl hapse mah­ kûm edilen Tevfik Nev­ zat'ın, tahliyesine 8 ay kala gördüğü eziyete dayanamayarak kendi - sini cezaevinin kuyusu­ na atarak intihar ettiği söylenirse de, bunun resm i makamların u - tanç ve ric i gerçeği giz­ leme amacı güden uy - durmaları olduğu savu- . nulur,. J

£ C ezaevinde birlikte tutuklu bulunduğu Adanalılar, 1908 de hürriyet ilânı üzerine, büyük saygı ve sevgi

duydukları Tevfik Nevzat'ın, mezarını bulup başına, üzerinde "Hürriyet Şehidi İzmirli Tevfik Neviat„ yazılı bir taş koymuş ve Abdülhamit'in güvenilir adam ı bilinen o zam anki valisi Bahri P aşa yı koltuğundan indirerek il sınırına kadar arkasından feneke çalarak koğmuşlardı.

Abchılhamit İstibdadının mahkflm ettiği gazeteci TEVFİK

deydi. O günkü büyükle­ Bundan 71 yıl önce,

Adana hapishanesinde , tüyleri ürperten ve yü - rekleri parçalayan bir olay geçti.K alemini hür riyet uğruna adayan İz ­ m ir'li genç bir gazete - ci, istibdat yönetimin - ce İstanbul'da mahköm edilerek Adana hapisha­ nesine gönderilmişti,Bu- rada 28 ay sıkıntılı,bas­ kılı bir zindan yaşamı sürdü. Cezasının bitimi­ ne 7-8 ay kalmışken,bir gün, kuyudan cesedi - ni çıkardılar. Onun ha­ pishane kuyusuna kendi­ sini atarak intihar etti­ ğini açıkladılar. 39 ya­ şındaki bu gazeteci - nin bozdurulduğu ya da yapılan işkenceye daya­ namayarak intihara zor­ landığı uzun süre kulak­ lara fısıldandı.

Aslen İzm ir'li olan (TEVFİK NEVZAT) dev­ rinin yaşantısı içerisin­ de eğitim görmüş, kül - türlü bir çiftin 1865 yr lmda doğan çocuğuydu . Sarışın, renkli gözle - ri ile zeki, çevik, dina­

mik bir yapısı vardı. Bi­ linçlenmeye tutkundu. O- kudukça, Abdü İha mit yö­ netiminin baskısına kar­

şı, içinde esmeye b a ş ­ layan hürriyet rüzgârı - nın etkisine girdi. İzm ir İdadisini bi­ tirdikten sonra,özel öğ­ retmenler tarafından, eğitildi. Fransızcasını, Arapçasım ve Farsçasr m bu dillerden çeviriler yapacak zirveye çıkar - dı. Hukuk tahsili de yap tı. O sıralarda İz m ir '­ de tamamen gayri müs- lim ler elinde bulunan a- vukatlık mesleğine, ilk Türk avukatı olarak ka­ tıldı. Bu meslekte büyük başarıya ulaştı.

Onun özlem i, batı dillerinden okuduğu gibi bir gazete çıkarmaktı . Memlekete gelmesi ge­ reken hürriyeti, basın hürriyeti yolu ile sağ­ lamaktı. Bu düşüncesi­ ni, İzm ir'in yetiştirdi­ ği iki yakın arkadaşı­ na -daha sonra edebiya- tı-cedidenin ünlü roman cısı olan Halit Ziya U - şaklıgil ile , Bıçakçı Za­ de Hakkı beye- açtı. On­ larla birle şerek (HİZ - MET) gazetesini çıkar - dı.

Ne var k i, devrin yö neticileri, basına karşı sinsi bir tutum icerisirr

r i, hürriyet yolunun ba­ sından geçtiğini bilirler ou bakımdan, basının güçlenmesini istemez - lerdi, Tevfik Nevzat i - se, çok cesur bir gaze­ teci idi. Gizliden gizli - ye batı basınını izlerdi. Kalemi de güçlüydü. Ay­ rıca şiirleri beğenilir - di. Dili, sanki bugünkü sadeliğin örneğini taşır­ dı.

Tevfik Nevzat'ın,İz­ mir'de kalemi ile tutun­ ması, küçük kardeşi Re­ fik Nevzat'ı tıp tahsi­ li için, hürriyetin beşi­ ği olan, Paris'e

gönder-NEVZAT

mesi Sultan Abdü İha miF in 25, hükümdarlık y ı­ lında İzm ir'e büyük bir saat kulesi yaptırılırken kendisinin de Güzelya - lı'da batılı biçimde bir büyük konak yaptırma - ya kalkması, bir batılı havasıyla yaşaması, iğ ­ renç ruhlu jurnalcıla - rın dağarcığına hayli sermayeler verm işti.

Tevfik Nevzat'ın ile­ ri görüşü, dost toplan­ tılarında Abdülhamit yö­ netimini eleştir mesi, ha. fiyelerin işine yaradı. İlk önce, Uç arkadaşı i - le birlikte Bitlis'e sü­ rüldü. Bir bayram günü

affedilerek yuvasına dö­ nen Tevfik Nevzat, için - deki kıvılcım ı İzm ir 'de alevlenmiş olarak bul - ’ du. Bunun sonucu ola­

rak, İzmiir Maarif Mü­ dürü olan Emrullah e - fendi (daha sonra Maa - ° r i f N azırı) ile birlikte, Avrupaya kaçtı. Önce Pa r is 'i gördü. Daha sonra Cenevre'de hürriyetin bol havasını doya doya ciğerlerine çekti. 1894 Şubatında, taş baskı - sı ile İsviçre'de (Hiz - met) gazetesini yayınla­ dı. Babıâliyi eleştiren bu gazete, gizliden g iz ­ liye, Türkiye'ye geli­ yordu.

Tevfik Nevzat'ın Ce­ nevre'deki basın hayatı uzun sürmedi. Sabahla­ r ı, memleket hasretinin dumanları içerisinde, gözlerini açardı. Sonun­ da affa uğrayarak . İz - m ir'e döndü. Tekrar ga zeteciliğe ve avukatlı­ ğa başladı.

Her ay, onun İzm irL deki yaşantısını saraya rapor etmek üzere İs­ tanbul 'dan iki hafiye gön derildi. Bir gün yazıha­ nesinden alındı. Evine uğratılmadan -en küçü - ğü 3, ortancası 5 ,büyü­ ğü 7 yaşındaki kızlarını öpemeden- vefakâr e ş i­ ne veda etmeden, bir kat çamaşır almasına müsaade olunmadan,sı­ la tedbirler altında bir vapura bindirilerek İs ­ tanbul'a getirildi. Suç arkadaşı sayılan, ünlü

(4)

ÇUKUROVA

SAYFA : 10

Hürriyet aşıkı bir gazetecinin acıklı öyküsü

Baş tarafı 3. Sayfada

şair E ş r e fle b irlik ten » hakeme edildiler. Şair

E şref bir yala, Tevfik Nevzat Uç y ıl kalebent - lige mahkûm edildi.Tev fik Nevzat mahkû mi - yet süresini (Payas Ka­ lesi )'nde geçirecekken , bu yer, Adana hapisha -

nesine çevrildi. Bundan maksat, Adana'da Ab- dulhamit'in çok güvendi­ ği istibdat devrinin va - lisi Bahri Paşa'nm y a - kanen onu izlemesini sağ lamaktı,

İlk yıllarını hapis - hanedeki en kötü bir hücrede geçirdi. Tevfik Nevzat, davranışı ve tu­ tumu ile bütün mahpus - la r üzerinde etkili bir kişiydi. Bütün mahpus - la r, saygı ile onun hiz - metine koşarlardı. Ona, Adana hapishanesinde , herkes (bizim bey) der- ' lerdi. Hapishanede sıkı bir kontrol altında bu­ lundurulduğu için, ilk günler, P a ris’teki k a r- deşi Refik Nevzat’la ,İz ­ m ir’ deki eşi Cemile ha­ nımla mektuplaşma ola­ nağını bulamadı. Fakat, odasında yatan 19 yıla mahkflm Adanalı Kasap Osman, birkaç gün son­ ra (blzimbey)’e gözyaş­ ları ile şunları söyle - mişti :

- Bey, sen hiç me­ rak etme. Benim dışa - rıda güvenilir bir yeğe­ nim var. Onun aracı - lığ ı ile, dilediklerin­ le güven içerisinde mek. tuplaşabl lirsin.

Nitekim Tevfik Nev­ zat, İz m ir’deki eşi Ce­ mile hanımla, P a ris ’ te okuttuğu kardeşi doktor Refik Nevzat’la (1) gü - ven içerisinde mektup - laştı.Adana’nın müste­ bit valisi Bahri Paşanın ruhu bile duymadı. ADANA

HAPİSHANESİNDEN MEKTUPLAR

Tevfik Nevzat’ın A - dana hapishanesinden e- şine yazdığı mektuplar­ dan bazı pasajları, bir­ likte okuyalım :

" ...Yarın bay -ram dır; bu mektubu a- rlfe günü akşam üzeri toplar atılırken yazıyo­ rum. Düşününüz, yüre­ ğim nasıl bir üzgünlük

içindedir? Herkes evle­ rine gidiyor, çocukları­ nı görecek, eşleri ile öpü şecek, birbirlerini kutlayacaklar, gülecek­ le r, göğüslerini şişire şişire nefes alacaklar. Ben, evet hiç kimsenin malına, hayatına, ı r z ı ­ na taarruz etmeyi hatı - rından geçirm em iş; ça­ lışarak beynini terbiye etmekten, ailesinin ile ­ risini düşünmekten baş­ ka birşeyle uğraşmamış

ve düşünmemiş olan

ben, Adana hapishane - sinin bir odasında, iç i­ min acısını yenmeye ça lişıyorum ."

" ...Şöyle gözleri­ mi yumarak bir kere çocuklarımı koklasam, içim e bir tokluk g e lir."

" , . . . . Burada en mühim mesele para. Hapishanede parasız kalmak kadar dehşetli bir müsibet yoktur A s ıl mahpusluk, asıl felâ­ ket, p arasızlık tır."

" ...Dün hapisha -ne müdürü, iki Uç gü-ne kadar, ayrı bir yere ge­ çeceğimi söyledi. İnşal­ lah oraya geçince, eski çektiklerime dair size ara sıra yazarım,ÇUn - kü o korkunç durum ta­ mamen geçmiş s a y ıl­ m az."

" ...Şimdi ayrı bir odaya geçtim] Oda­

ma bir tahta karyo­

la yaptım. Üç tane de sandalye koydum. Oda­ nın dört köşesi bir adam boyu yüksekliğinde ra f­ larla doludur. Rafların Üstüne kahve cezvesi­ ni, fincanları vesaire - yi yerleştirdim . Yata - ğm ayak ucunda, iki sandık, bir bavul var. Onların ön tarafında da tenekeden bir leğen,yi­ ne tenekeden iki ibrik. Ayrıca aldığım sabun, tarak, fırça da rafın bir köşesinde duruyor. Her- şey tertem iz Alîmde sün ger, günde üç kere,bun ların, eşyanın üstünü sileri m.

Bundan evvel, bun­ ların hiçbirisi yoktu. Ya takta yatar, ayağımı kaldırır, boş kalan ye­ re oturur, yatağın önün, de yemek p iş irir, yine orada yerdim. Kalaba - lık arasında, kömür du­ manları içerisinde ya­

şamaya mecburdum. İki sene devam eden şu rar hatsızlığım bu defa ra­ hata dönüştü; bana ade­ ta yeniden can verdi. Ci-

damda sürekli olarak o- kumakla,çalışmakla va­ kit geçiriyorum ,"

" . . . . . Bugün hama­ ma gittim.’ İşte şu mek­ tubumu hamamdan gel­ dikten sonra yazıyorum Fakat iki senedir ha­ mam yüzü görmediğim için, adeta tuhafıma gitti] Hamama nasıl g i­ r ilir , orada nasıl yu­ nur, unutmuşum] Adeta hamamı yeni gören köy­ lü gibi birşey olmuşum. Hele hamamda kendi vü­ cudumu görünce büsbü­ tün garibime gitti. Bih dik birine rastgelmi - şim sandım] Şu iki sene ¡içerisinde, kendi vücu- ! dumla bile yabancı gibi

o lm u şu m .,.."

X X X

Tevfik Nevzat, Ada­ na hapishanesinde 28 ay yattı. 7-8 aylık cezası kalmıştı. Bu ayları,R o­ dos’ta geçirmek istedi. Rodos'taki kalebent - le r, serbestlik içerisin­ deydi, Ayrıca Adana ha­ pishanesinde, ceza müd deti bitmesine yakın,ha­ yatı için endişe verici bazı sezileri vardı. N i­ tekim 17 Mayıs 1905 gü­ nü Tevfik Nevzat'm ken­

disini, Adana hapisha - nesindeki kuyuya ata - rak intihar ettiği, res­ mi ağızlar tarafından basma yansıtıldı. Oysa yakınları, cezasının bit meşine az kalan Tevfik Nevzat'm bu suretle ca­ nına kıymasına ihtimal verm ediler. Ailesi - nin daha sonraki tesbit- lerine göre, onun kuyu­ ya artırıldığı, kuyudan çıkartıldığı zaman ne­ fes aldığı daha sonra boğdurulduğu yolunda görüşleri oldu.

Adanalılar da bu ölümü şüphe ile karşı - ladılar. Bu şüphelerini 1908 hürriyet ilânı üze­ rine, istibdat devrinin valisi Bahri Paşayı hü­ kümetteki koltuğundan indirerek, vilâyet sınır­ larına kadar,teneke çal­ mak suretiyle koğmakla belirttiler. Nitekim, Ada na valiliği

sıfatında

-ki kötü muamelelerin­ den dolayı Bahri Paşa'- nın, paşalığı resmen a- lınarak, adı (Bahri e - fendi)'ye dönüştürüldü. Burada Tevfik Nevzat’ - m eşinin -tarihi kitap - lara geçen - bir mektu - bundan birkaç satır ak­ tarm alıyız :

"E şim Tevfik Nev­ zat'ın katline veya inti - harına sebep olanlar - dan birincisi eski İstan­ bul İstinaf Mahkemesi a- zası ile Müddeiumumisi beyler, İkincisi de s a ­ bık r e z il Adana Valisi (Bahri edepsizD 'dir."

X X X

Tevfik Nevzat'ın A - dana hapishanesinden a- lınan cesedi, kabristan­ daki kim sesizler kısmı­ na gömüldü. 1908 meşru­ tiyet inldlabı üzerine, 2000 kişiden oluşanAda- n a lı bir grup, istibdat devrinin valisi Bahri Paşayı teneke çalarak vazifesinden uzaklaştı - rırken, bir grup da me­ zarlığa giderek hürri - yet şehiti Tevfik N e v ­ zat'ın kabrini buldular ve üzerine (hürriyet şe­ hidi İzm ir'li Tevfik Nev zat) yazısını kazdırdık - la n bir taşı,başına dik­ tile r.

Aradan yılla r geçti.

Tevfik Nevzat'ın büyük damadı Rahmi Öke, Ada­ na Ziraat Okulu Müdür­ lüğüne atandı. Onun hiz­ meti ile Tevfik Nevzat’­ ın kem ikleri eski me­ zarlıktan alınarak, Ada­ n alIların saygıları ara­ sında, bugünkü asri me­ zarlığa nakledildi.

YARIN: — — -İSVİÇRE ' DE

TARSUS’ LU BİR GAZETECİ

(1) Refik Nevzat, Abdulha - m it'in, Jöntlirk olarak m im lediği kişilerdendi . P a ris 'te 50 y ıl doktor - luk yaptıktan sonra, 80 ya­ şını aşkın olduğu hal - de 1951 yılında İstanbul' a döndü. Memlekette Öldü. Mütareke yıllarında,Sevr Andlaşması aleyhine,Pa - r i s t e yayınladığı Fran­ sızca kitapla da tanınmış bir k işiydi. T e v fik N e v ­ zat'ın ölümünden sonra, küçük yaşta yetim kalan Uç kızın ı, gerçek bir am­ calık yaparak, mütareke yıllarında İzm ir'd en Pa­ r is 'e , yanına a ld ırd ı,O n ­ la rı okuttu. Bunlardan en küçüğü Benal Nevzat h a ­ nım SorbonHı b itirdi. A ta­ türk devrinde, İzm ir'in ilk kadın mebusu oldu. Dört devre m illetve k illi­ ği yaptı. Şairliği de olan Benal Nevzat Anm an h a ­ nımın (Sultan Osman)' la

İlgili manzum bir piyesi yayınlanmıştır.

Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

[ 2 ] ( Adana âlim ve şâirleri ) ünvanile hazırladığımız büyük ve ta ­ rihî noktaları tesbit eden kitabımızı bastırmağa fırsat bulamadığımız ci­ hetle

İSTANBUL BAYRAMPAŞA/İSTANBUL ŞUBESİ İSTANBUL ÜMRANİYE/İSTANBUL ŞUBESİ İSTANBUL KÜÇÜKYALI/İSTANBUL ŞUBESİ İSTANBUL MECİDİYEKÖY/İSTANBUL ŞUBESİ İSTANBUL

ZONGULDAK KARADENİZ EREĞLİ DEVLET HASTANESİ 0372 315 05 15 ÖMERLİ MAHALLESİ KAYNARCA CADDESİ NO:309 KARADENİZ EREGLİ ZONGULDAK. ZONGULDAK ZONGULDAK ATATÜRK DEVLET HASTANESİ

17.03.2013 tarihli Nevruz etkinliğinde konuşma yapan Selahattin DEMİRTAŞ’ın konuşmasında daha çok barış sürecine verile destekten bahsederek “Ama barış süreci dili

İSTANBUL MALTEPE Maltepe Carrefour D&R İSTANBUL KARTAL İST.

19-22 Temmuz tarihleri arasında Kapadokya da gerçekleşen Otizm Kampına yolladığımız Elif Ciritci kızımız ve ailesinden,kendisini bize tanıştıran Adana Şehit Kadir Demiryürek

2010-2011 eğitim-öğretim yılında Makine, Makine Resim Konstrüksiyon Programlarının normal öğretim, İnşaat programının ikinci öğretim programında, 2011-2012

‘İnsan ve hayvan sağlığını tehdit eden atıkları boş araziye atmak’ suçundan tutuksuz yargılanan fabrikatör, 4 yıl 2 ay hapse çarptırıldı.. Davadaki diğer