• Sonuç bulunamadı

Bale:25. sanat yılında Olgan N. Olcay

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Bale:25. sanat yılında Olgan N. Olcay"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

CUMHURİYET 3 HAZİRAN 1979

BALE

Selmi AND AK

25. SANAT

YILINDA

OLGA N. OLCAY

Olcay’ın, 25. sanat yılını kutlama

gösterisi,

yetişen ve yetişmekte

olan bale sanatçılarının çevresi

ve geniş sanatsever izleyici tara­

fından alkışlarla karşılanan bir

başarıya ulaştı.

Bir Opera Konseri

“ Cavalleria

Rusticana,,

Mehmet E R G Ü V F N

Olga Nuray Olcay 25. sanat yılı kutlama töreninde konuklar, İle birlikte görülüyor.

sanatçılar ve asistanları

T

ürkiye'de gelişmesinde bale uzun yıllar­sanatının dan beri emeği gecen ve yaygın katkıda bulunan tanın­ mış koreograf ve bale öğret­ meni Olga Nuray Olcay'ın 25. Sanat Yılı kutlandı.. Özellikle ülkemizde ve dünyada adını du yurmuş birçok bale sanatçısı­ nın önce baleyi severek yetiş­ mesinde destekle olan ve ha­ len yetişmekte olan yeni yete­ nekleri, öğretmenleriyle birlik­ te. yöneten Olga Nuray Olcay’­ ın, çalışma hızını kaybetmeksi­ zin 25. sanat yıldönümüne ulaş ması, her sanatçı ve öğretici için sevinilecek mutlu bir olay­ dır.

Olga Nuray Olcay’ın 25. Sa­ nat Yılı’nı kutlama amacıyla İstanbul Belediyesi Harbiye Şe­ hir Tiyatrosu’nda düzenlenen

Bale Resitaline, gerek O lcay’ın

özel öğrencilerinin, gerekse yetiştirdiği ve halen İstanbul Devlet Balesi’nde görevli bazı sanatçıların katılmaları hem renkli, bir sanat programının oluşmasına, hem de genç sa­ natçıların öğretmenlerine olan bağlılıklarına güzel bir örnek oldu.

İki ayrı günde yer alan aynı gösteri: Olga N Olcay, Yavuz Özde!. Semra Denker Todd Bolender’in koregorafilerinl uy­ guladığı Çaykovski, Strauss, Meyerbeer, Haçaturyan, Hasse net, Rossini, Glazunov, Donizet ti ve Copland'ın müzikleri üze­ rine çeşitli bale bölümlerini kapsıyordu. Gösterinin asistan­ lıklarını Kâmile Deşat, Filiz Ut­ ku: dekor ve kostüm uygula­ malarını Osman Şengezer. In- ciiâ Yar, Yüksel Utku, müzik montaj ve ses düzenini Hitay Daycan ses teknisyenliğini Ö z demir Özkara, ışık düzenini Vahit Geyik ve Taştan Erence, ce, sahne tekniğini İsmet Şe­ hirli üstlenmişlerdi.

Yönetici . Yazar Muammer Yeşil'in Olga N. Olcay'ın değe­ rini tanımlayan yönetimiyle. 25. sanat yılını kutlama gösterisi, yetişen ve yetişmekte olan ba­ le sanatçılarının çevresi ve geniş sanatsever izleyici tara­ fından alkışlarla karşılanan bir başarıya ulaştı.

Öğretmen - koreograf Olga Nuray Olcay’ın bunca yıllık sa­ nat yaşamında başarısının en belirgin nedeni bizce «Herşey den önce, minik yaşlardan boş layan öğrencilerine hemen ba­ le sanatını sevirmesi, yetişmiş ve yetişmekte olan sanatçılara da sıcak bir destek oluşudur* diyebiliriz.

İşte, Olga Olcay’ın sanatçı - öğretici gücü böylece, onun ba le sanatındaki bilgisinin yanı- sıra «sempatik kişiliğinde ve çocuk yaştan yetişenlere bir pedagog gibi eğilebiimesinde toplanmaktadır. Bugün Olcay'ın özel Dershanelerinde yetişmek­ te oian yüzlerce öğrencinin dı­ şında. çoğu Devlet Balelerimiz­ de görevli olan balerin ve ba­ lelerin bulunuşu bu sözümüzün kanıtıdır herhalde...

Olga Nuray Olcay Macaris­ tan’da doğmuş, orada özel bir Konservatuvarı bulunan baba­

sının yanında ilk müzik dersle­ rine başlamış, sonra «Macaris tan Devlet Müzik Akademisi­ nin Şen ve Devlet Tiyatro - Ba­ le Akademisinin Artistik Bale ve Bale bölümlerini üstün de­ rece ile bitirmiştir. Bir süre Budapeşte ve Paris’te şan re­ sitalleri ve Türkiye'ye geldik­ ten sonra İstanbul ve Ankara radyolarında şan konserleriyle

önce sesini duyurmuştur. Ülke­ mizde sonra yüksek mühendis Kemal Olcay ile evlenerek Türk vatandaşı olan Olga Nuray Ol­ cay 26 yıl önce İstanbul Bele­ diye Konservatuvarı’nda (rah­ metli Eşref Antikacinın mü­ dürlüğü zamanında) Bale Bölü- mü’nü kurmuş ve öğrenimiyle tüm yaşamını bale sanatçısı yetiştirmeğe adamıştır. Halen

denkliği Milli Eğitim Bakonlı- ğı'nca onaylanmış dört dipio- ma'nın sahibi olan Olga Olcay, İstanbul'da yıllar önce kurdu­ ğu 9 yıl süreli Bale Dersnane- si’nin ve sonra kurduğu Man­ kenlik Kursu’nun yöneticiliğini yapmaktadır

25 yıllık sanat dolu bir ya­ şam Olga Nuray Olcay'ı kutla­ maya değer...

Şan özendirme ödülü Seda Kavakiı’ya verildi

İstanbul Belediye Konservatuarı Ren Gelenbevi Şan Özendirme Ödülü’nü, Şan öğretim Görevlisi Selma Berk’in öğrencisi Seda Kavaklı kazanmıştır.

1975 yılında Baha Gelenoevl tarafından, yitirdiği İstanbul Belediye Konservatuarı Şan Öğretim Görevlisi eşi adına oluşturduğu Şon Yarışması geçtiğimiz günlerde Konser­ vatuar Salonunda yapılmış ve Debııssy'den

«L ’enfant Prodigice», sAzaebi söyleyen Se­ da Kavaklı birinciliğe değer görülmüştür.

Konservatuar Müdürü Nedim V Otyam’- dan Ş a r özendirme Ödülü’nü alan Seda

Ka-vaklı, 1930 yıl sonu konserinde de tüzük uyarınca vereceği konserde başarı belge­ siyle ödüllendirilecektir.

1906 yılında Fransa’da doğan Ren (Ber- nede) Gelenbevi 1926’tia Paris Devlet Kon­ servatuarı Şan Birinci Ödüiü'nü almıştı. 1928 yılından beri Rejisör Baha Gelenbevi ile evliydi. Sanat hayatımıza büyük adlar

kazandıran İstanbul Belediye Konservatuarı

Şan Öğretmeni Ren Geieribevi'nin şan öğ­ retmenliği yaptığı 1937-64 yıllan arasında konservatuarın en iyi öğrencilerini yetiştirdi ği bildirilmektedir.

O

pera, çağdaş verilerinden en fazla etkile teknolojinin nen sanat türlerinden bi­ ridir. XVII. yüzyılda «teknik ge reç ustalarının (intrentorl degli apparati teenici) katkısı ile güçlenen gösteriler, günü­ müzde bilgisayarların deneti­ minde izleyiciye ulaşmaktadır. Kuşkusuz, operanın görsel yön de önemli boyutlar kazanması salt teknik olanaklarla açıkla­ namaz. Freud ve Marks’ın bul guları ile başlayan değer öl­ çülerindeki dönüşüm süreci gi­ derek opera metni yorumunda değişik yaklaşımlara yol aç­ mıştır. Stanislawski. Reinhardt, Piscator, Brecht vb. yönetmen­ ler de söz konusu verilere ko­ şut çalışmalarında çağdaş sahneyi bir anlamda yeniden kurmuşlardır. Böylece söz/mü- zik ikilemine sıkışan opera bü yük ölçüde düzlüğe çıkarak unutulmuş çok sayıda yapıt da yeniden çağdaş repertuva- ra girme olanağına kavuşmuş tur.

Tüm bu aşamalara karşın operaların sahne ya da kon­ ser salonunda seslendirilmesi zorunluluğu günümüzde çö­ zümlenebilmiş değildir. Daha çok parasal kaygulardan do­ ğan konser/opera yorumu ge­ nelde üc nedeni içerir:

a) Bireysel yeteneği ön plano alan «hançere akrobati­ ğ i n e bağlı operalar. Rossini, Donizetti ve Bellini’nin yapıtla rı büyük ölçüde bu öbeğe gir­ mektedir.

b) Opera tarihinde önemli yeri olmasına karşın sunulana ve İstenene ters düşen

yapıt-Beycıng Pekin

Operası

gösterilerine

başladı

Avrupa turnesinde bulunan ve İstanbul Atatürk Kültür Mer kezi’nde de 13 haziran tarihle ri arasında Beycing Pekin O - perası gösterilerine başladı.

10’u kadin olmak üzere top lam 80 kişiden oluşan toplu­ luğun gösterileriyle ilgili ola­ rak bir basın toplantısı düzen leyen Beycing Pekin Operası Başkanı Chang Kov Che, «Tü rk halkına beslediğimiz dostiuk duygularıyla geldik. Gösterilerimiz iki ülke arasın­ da son yıllarda geiişen dost­ luk bağlarının pekiştirilmesin- de yararlı olacak,* demiştir.

Chang Kov Che konuşması­ nın daha sonraki bölümünde şunları söylemiştir: «Eskiden Türkiye’ye yalnızca akrobasi

Cin Halk Cumhuriyeti Pekin Operası yöneticileri İstanbul’da düzenledikleri basın toplantısında.. (Fotoğraf: Ender ERKEK)

topiuiukiarı gelirdi. Pekin Ope­ rası Çin halkının cok beğendi­ ği ve geleneksel - klasik öğe­ lerin yer aldığı bir tiyatro e- kibidir. Pekin lehçe, adet ve göreneklerini bu gösterilerde bulmak olasıdır. Görenekleri­

mizi Türk halkına tanıtmak ka­ dar sizlerinkini de öğrenmek fırsatını bulacağımız için son derece sevinçliyiz.»

Beycing Pekin Operası gös­ terilerini İstanbul'dan sonra

Yunanistan, Avusturya ve İs­ viçre'de sürdüreceğini söyle­ yen Chang Kov Che, daha son ra basm mensuplarına provaia rı izletip sergilenecek oyunlar la ilgili olarak açıklamalarda bulunmuştur.

Çanakkale Tahta A t Şenliği 9-I5 haziranda kutlanacak

(Istanbul Haber Servisi) — Ulus­ lararası Çocuk Yılı Çanakkale İl Ko­ misyonu Başkanı ismet Oktem, Çanak­ kale Tahta At Şenliklerinin bu yıl da uluslararası düzeyde olamayacağını açıklamıştır. Geçtiğimiz yıl deneme dü­ zeyinde gerçekleşen şenliklerin bu yıl Uluslararası Çocuk Yılı olması nedeniy­ le daha parlak geçmesine çalışıldığını söyleyen Öktem, Dışişleri Bakanlığı U- luslararası Kuruluşlar Dairesinin de çeşitli ülkeleri temsil edecek çocukla­ rın Çanakkale’deki şenliklere katılmala­ rını sağlayacağım söylemiştir.

9 -15 haziran tarihlerinde Çanak­ kale’de yapılacak olan şenliklerde şu program uygulanacaktır: Çanakkale’nin bir özelliği olan çanak-çömlek, bugü­ nün deyişiyle seramik, Görsel Sanatçı­ lar Derneği tarafından işlenecektir. Çamurun çocukta kişilik geliştirme ve el becerisi kazanmada aldığı yeri de iş­ leyecek bu çalışma, «Çocuk ve Çamur» adı ile şenliğin ilk iki günü uygulana­ caktır. Bu çalışmada dünyada ilk kez çocukların gerçekleştirdiği bir seramik anıt yapılacaktır.

Sadece çocukların katılacağı ve

yönetecekleri, «Devlete Bakış Açısı» h açık oturum düzenlenmiştir.

ad-Devîet Opera ve Balesi, Devlet Ti­ yatrosu. Yenimahalle Gençlik Kültür Merkezi, Türk Ticaret Bankası Çocuk Tiyatrosu, İstanbul Belediyesi Şehir Ti­ yatrosu, Kaşif, İzmir Çamdibi Ortaoku­ lu, Çanakkale Lisesi. Milliyet Çocuk Dergisi ve Sinematek’in çocuk filmleri ile katılacakları şenliklerde ayrıca, ka­ rikatür, seramik ve fotoğraf sergileri a- çılacaktır.

lor. (Çoban Kral, Genoveva, Doktor Faust, Ölü Kent, Cardll lac vb.)

c) Salt ünlü bir sanatçı İCİn hazırlanan dolaylı solo konser leri. Bu operalar genellikle re- pertuvarın en gözde yapıtları­ dır. (Callas/Tosca: Dieskau/ Mavi Sakal: Caballe/rabelle vb.)

İstanbul'da konser türünde seslendiriten Cavalleria ise bu örneklerin dışında kalmakta­ dır.

İstanbul’da yönetimini ko­ nuk şef Mıha! Brediceonu'nun üstlendiği «Cavalleria», abar­ tılmış lirizm yüzünden drama­ tik gerilimde yetersiz kalıyor­ du. Bununla beraber Bredi- ceanu’nun belirli müzik tümce lerinde gösterdiği tutarlı yorum AKM için kazanç sayılmalı. Ce maiiye Kıyıcı'yı anlatım gücü olağanüstü geniş sesiyle San- tuzza’da dinlemek büyük bir kıvanç konusuydu. Ender Arı- man'ın küçük, fakat İyi eğitil­ miş sesi belli bir düzeyin üstün deydi. Lala rolünde Sema Cal, sesi ve görünüşü ile carpıcı ye teneğini kanıtladı. (Cal, şimdi­ lik yaş ve deneyimini aşan rol (erden sakınırsa önümüzdeki yıllarda yeni bir yıldızla karşı­ laşacağız!) Nejat Boren, ses olanaklarından yeterince ya­ rarlanmayan bir Alfio çizdi. Gökçen Irmak’ın hazırladığı ko ro ise, yetersiz caiışma yüzün den, oturmamış tınısı ve yeter siz «pianosları ile beklenen dü­ zeyin altındaydı. Toparlamak gerekirse, A K M ’de seslendirilen Cavalleria, henüz oturmamış bir kurumun kararsızlığını sergi liyordu ,

AKBAL VE

CUMALI TYS

ÜYELİĞİNDEN

İSTİFA ETTİ

Türker Acaroğlu’nurt önceki gün Türkiye Yazarlar Sendika­ sı üyeliğinden istifasından son ra Oktay Akbal ve Necati Cu- ma!ı da Sendikaya gönderdikle rl istifa mektubuyla T Y S üye liğinden ayrılmışlardır.

Oktay Akbal’m T Y S Sekreterli ğine gönderdiği mektubun met­ ni şöyledir:

«Ataol Behramoğlu’na, T Y S Yönetim Kurulu yedek üyeliğinden ve T Y S üyeliğinden -çekildiğimi bildirir saygılar

sunar, başarıiar dilerim. Oktay Akbal* Necati Cumalı da T Y S Baş­ kanlığına aşağıdaki mektubu göndererek istifa ettiğini açık lamıştır:

«Başkanlığa

Sendikanız üyeliğinden İstifa ediyorum. Üyelik kaydımın sİ linmeslni rica eder, size ve ça tışma arkadaşlarınıza başarılar dilerim.

Saygılarımla Necati Cumalıi»

AKM ’de Cezayir

Filmleri Haftası

başlıyor

Kültür Bakonlığı Sinema DaP resi ile Cezayir Kültür Bakanlı ğı ilgililerinin işbirliği sonunda 5 — 12 haziran tarihleri ara­ sında İstanbul Atatürk Kültür Merkezi ve Ankara Çağdaş Sah ne'de Cezayir filimleri haftası düzenlenecektir.

Cezayir sinemasının önemli örneklerinin sunulacağı hafta nedeniyle İstanbul’a gelecek o lan Cezayir heyetinde Cezayir

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi T a h a T o ro s Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Kocası, daha karısının ce­ nazesi kalkmadan, onun yerini al­ mağa hazırlanan bir arkadaşile, bo­ zulan işlerini düzeltmek için yeni bir Ankara seyahatine

«Hayatımızda bütün faaliyetimiz, memleket işle­ rinde keyfî, müstebitçe hareket edenlere karşı mü­ cadele ile geçmiştir» diyen Atatürk, en kutsal

Vaktile, benim de kalem yar­ dımımla milliyetçi “Turan,, gazete­ sini çıkarmış olan Zekeriya Beyin Türk ordusunu, Türk milliyetper­ verlerini ve Türk

Ney ve nısfiyeyi, mest olduğu demlerde; gelişi güzel, fakat bir bahçeden rastgele toplanan çiçekler gi­ bi, hoş çalar ve ayık olduğu zamanlarda ise; değil

Bizce ~ehnâme, Ertu~rul Bey'in Horasan'da hanlanmas~, Merzikcend han~~ olmas~, Yeni~ehir, öteki kaynaklara göre Sultanönü sava~~ndan sonra ucbeyli~ine getirilmesi, bu

1983 yılından itibaren Türk Edebiya- tı, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakülte- si Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı Belleten (TDK), Türk

[r]

Yükseköğretim öğrencilerinin salgın sürecinde evden ayrılmalarının temel nedenleri incelendiğinde, fiziksel aktivite nedeni dışında, katılımcıların sadece