y
enİ S
abahT A K İ İ V
D O S T L A R I
Anlatan: Prof. Nihat Reşat BELGER
ANLATIYOR
yazan: Şemsi KUSEYBİ
“Mebus olmak istemiyorum,,
Yahya Kemal Beyle sanat üze rinde de konuşurduk. Kendisi her fırsatta benim için bir sür yazmak istediğini söylerdi. Bu sözler beni çok sevindirir ve ken dişine,
«— Üstad beni ebedîleştirmek İstiyorsunuz. Size çok müteşek kir kalacağım« derdim. Fakat n- radan yıllar geçtiği halde bir tü r lü bana lâyık bir şiir yazamadı ğını söylerdi. Bir gün defterimi istedi ve ona «Yüz bin kere aziz dostum Nihat Reşat Belgcr’e» di ye bir cümle yazdı. Şiiri yazıp yazmadığını bilmiyorum.
Yine Vaniköye gelişinde bir gün bana:
«— Aziz Doktor, hastalığı na sıl teşhis edersiniz?» diye »ör müştü.
«— Kolay dedim, hasta nere sinden şikâyet ettiğini söyler; ârâ
ta tetkik ederiz, bittabi teşhisi
koyarız.»
«— Çok zor bir iş.»
«— Peki siz nasıl şiir yazarsı nız? Asıl güç olan budur.»
«— Çok kolay dedi, mesele ke limeleri bulup sıralamakta. Hem de basit beş kelinıeclk. Meselâ «Aheste çek kürekleri mehtâb u- yanmasııı». Bu beş kelimeyi bul dunuzsa şiir kolayca tamamla nır».
«— Bir şiirin beş kelimeden ibaret olduğuna hayret ettim. A- man üstad bu nasıl olur, hem de sizin şiirler için?»
Onun üzerine,
«Pariste meşhur ressam Degas şiir yazmağa merak etmiş, bâzı manzumeler yazmış ve dostları na göstermiş, fakat yazdıklarının
KİTAPLARLA: Profesür N ihat Reşat Beleer, büyük dostu için getirdiği fizik ve Idmya kitaplarıyla onun resm inin yanında. maııda çok alıngandı. Bu yüzden
bir çok yakın dostlariyle darılır dı. Hattâ zannedersem bir iki dostu ile dargın öldü. Siyasetten kastım partiler arası siyaset idi. O millî meselelerde derhal ha rekete geçerdi. Nitekim birinci Cihan Harbini tâkip eden gün lerde, Yabva Kemal Bey siyasî faaliyet sahasına atılmış ve tama iniyle milliyetçi olarak var kuv vetiyle çalışmıştı.
1946 seçimleri sırasındaydı: Yahya Kemal Beş bir Pazar yine bize jielmişti. Yemekten son*» kahvelerimizi İçerken telefon çaldı. Ahizeyi aldım karşıdan
ge-sonra eski neşesin) kaybetmişti. Kendisine sık sık kan vermek icap ediyordu. (Ik kam Dr. Ni. Iıat Horken isminde bir genç do çentimiz vermişti. Bundan hlr buçuk »ene evvel ısrarım üzerine Parise de gitti. Orada dostum bulunan bir profesör kendisini tedavi etmişti. Son hastalığından kısa bir müddet evvel idi. Tem muz aşında hana telefon etti ve vaııına çağırdı. Gittim.
«— Aziz doktor dedi, beni oto mobilinle biraz gezdir. Galiba Istanbulda son göreceğim yaz o
lacak» Taşlığa gittik. Ben bira kendisi maden suyu içiyordu. heğeııilnıcdiâini Körünce m üto- len ***• Yalıya Kemal Beyin biz Sundan bundan konuştuk ve söz essir olmuş ve dostu Mularmals-
ye müracaat ederek demiş ki: «Aziz dostum, ben şiir yazmak istiyorum ve yazıyorum. Bcğen- direnviyorum. Bilirsin ki, ben bir çok fikir sahibiyim.»
Bunun üzerine Malarmais ken disine.
«— Aziz dostum, şiir fikirle değil, kelimelerle yazılıt» demiş Gördün mii Doktor.»
Yalıya Kemal Beyin şiirlerini bir kitap halinde neşretmesini arzu ederdik. Kendisi de çok is terdi. Fakat yazdığı şiirlerde de- değişiklik yapardı. Btı hal sık sık tekerrür ederdi. Hattâ bir gün bana kendi el yazıslyle vermiş olduğu «Çubuklu’dan Gazel’»ln «Değmez Kemal, uyanmağa ik
mâl-! ömr için» mısraıntn «Uyanmağa» kelimesi ni «Uyanmamız» şeklinde tashilı ettirmişti. O daima en İyiyi arar dı. Bunun için de kitabının nrşri gecikmiştir. Hattâ bir gün ken. dişine,
«— l'stad unutmayınız ki. en ivl. iyinin düşmanıdır» demiş tim.
SİYASETİ SEVMEZ VE
ALINGANDI
Yahya Kemal Be.v siyasetle uğ raşıııayı sevmezdi. Fakat aynı za
de olup olmadığını, şâyet orada uçan dairelere intikal etti ise konuşmak istediğini söyle. «— Doktor dedi, bu uçan da dikten sonra, kendisinin Recep {reler nasıl anlaşılır. Kimya ile Peker olduğunu ilâve etti. Yalı- mi, fizik İle mİ neyse okumak ya Kemalin Recep Pekerle yap- istiyorum. Bana Paristen iki ele tığı konuşma hâlâ hatırımdadır: meııter kitap getirebilir misiniz.?» Buyurun efendim ben Yah- Bir müddet sonra Parise gittim ya Kemal
•— Teşekkür ederim
ama ben yapamam efendim «— Emin olun ki, çok rahatsı zım Beyefendi Beni bu vazifeden af edin.
— Efendim «nettim:
Çok
r a hatsızım.» - Güle
güleTelefonu yerine k o v d u k tan sonra yanıma gelen Yahya Ke mal çok sinirli İdi
«— Efendim beni mebus yap mak istiyorlar. Halbuki ben is temiyorum. Söyledim bir ttirlti ikna edemedim. Renim burada olduğunu nereden öğrenmişler. Yoksa beni takip mİ ediyorlar?» diyerek bu telefon mükâlemesln den çok şikâyet etti.
SON GÜNLERİ VE KİM
YA MERAKI
Yahya Kemal hastalandıktan
Firdevs bu şehrin Her çeşmeden âb-ı Bir Dil Her Her Her Her cûy-l baharın farkına varmaz
şeb-ü rûzunda lyandır Serefâbâd revandır nağamatiylc d o la r (A»
ki akan cûy-t zamandır
lâhzası bir zemzem-i sûzidilâra saati bir fasl-ı beyâfl-arabandı» bağına ziynet nice bir serv-i hırâmen kasnna revnak nice bir şfth.i cihandır. Anıma yine hicranla KEMÂL andığım âfet Bağlarbaşı'nın goncası bir yosma civandır
Yahya KenıAi BEYATU
ve İstediği iki kitabı getirdim. Fakat maalesef kendisine ver mek kabil olmadı. Zira son has talığı dolnyısiyle hastnhaııeye yatmıştı. Bu defaki hastalığı a . ğırdı. Kâzını İsmail, Muzaffer E- sat ve Ihsan Şükrü İle birlikte büyük şairi Parise göndermiye karar verdik. Hattâ dövizi de çı karıldı. Ama benim de kendi siyle gitmem hususunda ısrar e- diyordu. Nitekim Başvekile bir telgraf çekerek döviz İçin teşek kür ettikten sonra, benim de be raber gitmem hususunun temini ni rica etmiş. Hastalık ağır bas. tığı için gidemedi.
Ölümünden bir giin evvel beni aratmış. Gittim, iskarpinlerini giymiş
•— Haydi doktor beni buradan çıkar» diye ısrn» etti. Kendisini orada kalması için zorla İkna et tim. ikinci gün İhsan Ştikrü Bey üstadın komnyR girdiğini haber verdi. Gittim, Saat T.40 da koma ya girmiş. Saat 9.50 de son ne fesini verdi. En aziz dostumun vefatında baştı ucunda bulun mak kısmet imiş, thsan Şükrü Bey ve orada olanlarla birlikte
eşyalarını bir zabıtla tesbtt et tik.
Aziz hâtırasını tebcil ettiğim Büyük Üstadın ölümünden ev . vel ifade ettiği arzularının ta- mamlyle tahakkuk etmesini te. menni ederim. Lâyemut Yahya Kemal. Yalnız çok büyük bir şair değildi. O, pek ince sezişi! müstesna yüksek zekâlı, geniş kültürlü biiyiik bir mütefekkir di de. Şimdilik söyllyeceğim bu kadar, onun mübarek hâtırasını tebcil ederim.
YARIN:
Ord. Prof. Sadi Irmak,
Yahya Kemâli anlatıyor
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi