Toplam kalite yönetiminin Anadolu öğretmen liselerinde uygulanabilirliğine yönelik bir araştırma: Trabzon örneği

110  Download (0)

Tam metin

(1)

EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

İŞLETME EĞİTİMİ ANABİLİM DALI

İŞLETME EĞİTİMİ BÖLÜMÜ

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN ANADOLU ÖĞRETMEN

LİSELERİNDE UYGULANABİLİRLİĞİNE YÖNELİK BİR

ARAŞTIRMA: TRABZON ÖRNEĞİ

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Hazırlayan Taner BAYIR

Ankara Mayıs, 2012

(2)

EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

İŞLETME EĞİTİMİ ANABİLİM DALI

İŞLETME EĞİTİMİ BÖLÜMÜ

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN ANADOLU ÖĞRETMEN

LİSELERİNDE UYGULANABİLİRLİĞİNE YÖNELİK BİR

ARAŞTIRMA: TRABZON ÖRNEĞİ

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Taner BAYIR

Danışman: Yrd. Doç. Dr. Abdurrahman OKUR

Ankara Mayıs, 2012

(3)

i

Taner BAYIR’ ın “Toplam Kalite Yönetiminin Anadolu Öğretmen Liselerinde Uygulanabilirliğine Yönelik Bir Araştırma: Trabzon Örneği” başlıklı tezi 19/04/2012 tarihinde, jürimiz tarafından İşletme Eğitimi Anabilim Dalında Yüksek Lisans Tezi olarak kabul edilmiştir.

Adı Soyadı İmza

Başkan: Prof.Dr. İzzet GÜMÜŞ ………

Üye (Tez Danışmanı): Yrd. Doç.Dr. Abdurrahman OKUR ………

(4)

Sayfa

JÜRİ ÜYELERİNİN İMZA SAYFASI ... i

ÖN SÖZ ... ii

ÖZET ... iii

ABSTRACT ... v

TABLOLAR VE ŞEKİLER LİSTESİ ... vi

BÖLÜM I 1. GİRİŞ ... 1 1.1. Problem ... 1 1.2. Amaç ... 5 1.3. Önem ... 5 1.4. Varsayımlar ... 6 1.5. Sınırlılıklar ... 6 1.6. Tanımlar ... 7 BÖLÜM II 2. KAVRAMSAL ÇERÇEVE ... 8 2.1. KALİTE KAVRAMI ... 8 2.1.1. Kalitenin Tanımı ... 8 2.1.2. Kalitenin Özellikleri ... 12 2.1.3. Kalitenin İlkeleri ... 12

2.2. TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ ... 13

2.2.1. Toplam Kalite Yönetiminin Tanımı ... 14

2.2.2. Toplam Kalite Yönetiminin Tarihsel Gelişimi ... 17

2.2.3. Toplam Kalite Yönetimi Felsefesi ... 18

2.2.4. Toplam Kalite Yönetiminin İlkeleri ... 22

2.3. EĞİTİMDE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ ... 26

2.3.1. Eğitimde Toplam Kalite Yönetiminin Uygulanması ... 27

2.3.2. Eğitimde Toplam Kalite Yönetiminin Uygulanmasında Karşılaşılan sorunlar ... 32

(5)

2.3.5. Okul Gelişim Süreci Basamakları ... 37

2.3.5.1. Misyon ... 40

2.3.5.2. Vizyon ... 41

2.3.5.3. Strateji ... 43

2.3.5.4. Hedefler ... 45

2.3.6. Okul Gelişim Yönetim Ekibi ... 47

2.3.6.1. Okul Gelişim Yönetim Ekibinin Görevleri ... 49

2.3.6.2. İyileştirme Ekipleri ... 50 BÖLÜM III 3. YÖNTEM ... 53 3.1. Araştırmanın Modeli ... 53 3.2. Evren ve Örneklem ... 53 3.3. Verilerin Toplanması ... 54 3.4. Verilerin Analizi ... 56 BÖLÜM IV 4. BULGULAR ve YORUM ... 58

4.1. BİRİNCİ ALT PROBLEME İLİŞKİN BULGULAR VE YORUM ... 58

4.1.1. Çalışanların Görüşlerinin Cinsiyet Değişkeni Bakımından İncelenmesi ... 58

4.1.2. Çalışanların Görüşlerinin Yaş Değişkeni Bakımından İncelenmesi ... 60

4.1.3. Çalışanların Görüşlerinin Statü Değişkeni Bakımından İncelenmesi ... 62

4.1.4. Çalışanların Görüşlerinin Çalışma Yılı Değişkeni Bakımından İncelenmesi ... 64

4.1.5. Çalışanların Görüşlerinin Kıdem Değişkeni Bakımından İncelenmesi ... 66

(6)

İncelenmesi ... 69

4.2.2. Öğrencilerin Görüşlerinin Sınıf Düzeyi Değişkeni Bakımından İncelenmesi ... 70

4.3. ÜÇÜNCÜ ALT PROBLEME İLİŞKİN BULGULAR VE YORUM ... 73

4.4. DÖRDÜNCÜ ALT PROBLEME İLİŞKİN BULGULAR VE YORUM ... 76

BÖLÜM V 5. SONUÇ ve ÖNERİLER ... 78 5.1. SONUÇ ... 78 5.2. ÖNERİLER ... 81 KAYNAKÇA ... 83 EKLER ... 88

Ek-1 Çalışan Anket Formu ... 89

Ek-2 Öğrenci Anket Formu ... 91

Ek-3 Veli Anket Formu ... 93

Ek-4 Toplum Anket Formu ... 95

Ek-5 Araştırma İzin Yazısı ... 96

Ek-6 Araştırma Değerlendirme Formu ... 97

(7)

ii ÖNSÖZ

Sanayi sektöründe başarıyla uygulanan Toplam Kalite Yönetimi (TKY)’nin Anadolu Öğretmen Liseleri (AÖL)’ nde uygulanabilirliğini paydaşların görüşlerine göre ortaya koyan bu çalışmanın hazırlanmasında başta Cemil KURT olmak üzere Trabzon İl Milli Eğitim Müdürlüğü Toplam Kalite Yönetimi İl formatörlerine ve her zaman saygı ve sevgiyle anacağım tez danışmanım Yrd.Doc.Dr. Abdurrahman OKUR’a sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Çağımızda küreselleşen ekonomik süreç, kurumların birbiriyle rekabetini hızlandırmış, kurumlardaki zaman kullanımı, karar ve uygulamadaki hız ve değişim süreci başlı başına birer stratejik faktör haline gelmiştir. 21. yüzyılda küreselleşme sürecinde, çağdaşlığı yakalamak isteyen ülkemiz ekonomisi için “insan faktörü” kurumların başarısında ve rekabet edebilmesi düzeyinde oldukça önemli bir rol oynamaktadır. İçinde bulunduğumuz yeni ve küresel ekonomi beraberinde “müşteri memnuniyetini” getirmiştir. Müşteri memnuniyetine, kaliteli yönetim sistemleri kurularak ulaşılabilir. Eğitim örgütlerinde öğrenciyi merkeze alan kaliteli yönetim sistemleri ancak Toplam Kalite Yönetim ile gerçekleşebilecektir.

Bu araştırmada Anadolu Öğretmen Liselerinde uygulanan Toplam Kalite Yönetiminin uygulama başarısı Trabzon ili örneğiyle incelenecektir. Trabzon genelinde Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarına geçmiş ve ödül başvurusu yapmış okullar seçilecek ve bunların uygulamadaki başarı düzeyleri ortaya konulacaktır. Uygulamadaki eksiklikler ve yetersizlikler ortaya koymada paydaşlara uygulanacak anketler değerlendirilmeye tabi tutulacaktır.

(8)

iii ÖZET

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİNİN ANADOLU ÖĞRETMEN LİSELERİNDE UYGULANABİLİRLİĞİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA: TRABZON ÖRNEĞİ

BAYIR, Taner

Yüksek Lisans, İşletme Eğitimi Bilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Abdurrahman OKUR

Mayıs – 2012, 99 Sayfa

Bu araştırmanın genel amacı; Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü’ne bağlı Trabzon İli Anadolu Öğretmen Liselerinde yürütülen Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarına yönelik paydaşların memnuniyetlerini belirleyerek bu liselerde Toplam Kalite Yönetimi uygulama başarısını incelemektir.

Araştırmanın evrenini 2009-2010 öğretim yılında mezun vermiş Anadolu Öğretmen Liseleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Trabzon ilindeki Anadolu Öğretmen Liseleri oluşturmuştur.

Araştırmanın veri kaynağını anketlerle toplanan veriler oluşturmaktadır. Araştırmanın amacı doğrultusunda hazırlanan anket soruları paydaşlara uygulanmıştır. Anketler; çalışanlara ders dışında, öğrencilere ders saatinde, velilere veli toplantısında, topluma mesai saatleri içinde elden takip edilerek uygulanmıştır.

Geçerli kabul edilen anketlere verilen cevaplar, bilgisayar ortamında SPSS programı ile çözümlenmiştir.

Araştırma kapsamına alınan gruplara uygulanan anket sonucu elde edilen veriler, frekans ve yüzdeler şeklinde hesaplanarak tablolarda gösterilmiştir. Anket sorularının cevaplandırılmasında ve değerlendirilmesinde, beş ile bir arasında değişen beşli Likert ölçeği kullanılmıştır. Beşli ölçeğin kullanıldığı anket sorularına verilen cevapların aritmetik ortalaması ve standart sapması hesaplanmış çoklu gruplar arasındaki ilişkinin belirlenmesinde Ki-kare metodu, ikili gruplara ortak sorulan sorularda grupların aritmetik ortalamaları arasındaki farkın test edilmesi için t-testi, çoklu gruplar içinde tekyönlü varyans analizi (Anova) uygulanmıştır. Ortalamalar arasında 0.05 güvenirlik düzeyi esas alınmıştır.

(9)

iv

TKY uygulaması yapan okul paydaş memnuniyetlerinin, cinsiyete, yaşa, statüye ve kıdeme göre farklılıklar gösterdiği tespit edilmiş ve memnuniyetlerini arttırıcı çözüm önerileri sunulmuştur.

(10)

v

A RESEARCH ON APPLICABILITY OF TOTAL QUALITY MANAGEMENT IN ANATOLIAN TEACHING HIGH SCHOOLS: TRABZON STUDY

BAYIR, Taner

Yüksek Lisans, İşletme Eğitimi Bilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Abdurrahman OKUR

May – 2012, 99 Sayfa

The general aim of this search is to examine the success of total quality management applications that being applied at Trabzon Province Anatolian Teaching High Schools which under the directorate of National Education Ministery Teacher Tranining and Education General Management and to determine the satisfaction of the participants.

The universe of the search composes of Anatolian High Schools that graduated sudents in 2009-2010. The sample of the search consist of Anatolian High Schools in Trabzon Province.

The data collected from questionaries are the data source of the search. The questions prepared according to the aim of the search applied to the shareholders. Questionaires were applied to the workers out of lesson time and to students at the lesson and to parents at the parents’ meeting, to public at the working hours. .

The answers of the valid questionaries were analysed in the SPSS program at the computer

The data gained from the search groups are demonstrated as frequencies and percentages at the tables. The quintet Likert Scale, changing from 5 to 1, is used for answering and evaluating questionaries . Ki-Kare Method is used to determine the relationship among multiple groups in that standart deviation have been calculated and for the arithmetic means of questionaries in that quintet scale applied; t-test is applied for determine the difference of arithmetic means of paired groups, one way variance analysis (Anova) is applied in multiple groups. 0.05 reliability level is based for the averages. It is determined that the pleasure of school shareholders applying total quality management changes according to sex, age, status and seniority and pleasure increasing problem solving proposals are presented.

(11)

vi

TABLO VE ŞEKİL LİSTESİ

Tablo No Sayfa No

Tablo 1.1. Toplam Kalite Yönetimi ve Geleneksel Yönetimin Karşılaştırılması ... 22 Tablo 1.2 Toplam Kalite Yönetimi İçin Geliştirilen Evrim Modeli ... 31 Tablo 3.1. Araştırmada Kullanılan Ölçeklere İlişkin Güvenirlik Sonuçları ... 55 Tablo 4.1. Çalışanlar Boyutu ile Cinsiyet Değişkeni Arasındaki İlişkiye Yönelik

Analiz Sonuçları ... 59 Tablo 4.2. Çalışanlar Boyutu ile Yaş Değişkeni Arasındaki İlişkiye Yönelik

Analiz Sonuçları ... 61 Tablo 4.3. Çalışanlar Boyutu ile Statü Değişkeni Arasındaki İlişkiye Yönelik

Analiz Sonuçları ... 63 Tablo 4.4. Çalışanlar Boyutu ile Çalışma Yılı Değişkeni Arasındaki İlişkiye Yönelik Analiz Sonuçları ... 65 Tablo 4.5. Çalışanlar Boyutu ile Kıdem Değişkeni Arasındaki İlişkiye Yönelik

Analiz Sonuçları ... 67 Tablo 4.6. Öğrenci Boyutu ile Cinsiyet Değişkeni Arasındaki İlişkiye Yönelik

Analiz Sonuçları ... 69 Tablo 4.7. Öğrenci Boyutu ile Sınıf Düzeyi Değişkeni Arasındaki İlişkiye Yönelik Analiz Sonuçları ... 71 Tablo 4.8. Veli Boyutu ile İlgili Ortalama, Standart Sapma ve Yüzdelik Değerlere Yönelik Analiz Sonuçları ... 73 Tablo 4.9. Toplum Boyutu ile Konum Değişkeni Arasındaki İlişkiye

Yönelik Analiz Sonuçları ... 76

Şekil No Sayfa No

(12)

BÖLÜM I GİRİŞ

Bu bölümde araştırmanın; problem durumuna, amacına, önemine, varsayımlarına, sınırlılıklarına ve tanımlarına yer verilmiştir.

1.1. Problem

Bilgi çağı dediğimiz günümüzde değişmelerin zorladığı sistemlerden biri de eğitim sistemidir. Yaşanmakta olan değişme ve gelişmeler, eğitime duyulan ihtiyacı da arttırmaktadır. Bunun nedeni, günümüzde eğitim sürecinden geçen insanların, hem çevrelerinde hızla oluşan değişimlere uyum sağlamaları, hem de çevrelerinde istenilen değişmeleri sağlayacak yeterlilikte yetişmelerinin beklenmesidir (Demirel, 1996: 47).

Bir toplumun çağdaş uygarlık düzeyine çıkmasında en önemli öğe, eğitimdir. Eğitim sisteminin yapısal özellikleri ve amacı çağdaş uygarlığı yakalamanın ve kalkınmayı sağlamanın temelini oluşturmaktadır (Celep, 2001).

Eğitiminin dışındaki diğer sistemlerdeki gelişmeler eğitim sistemini etkilemektedir. Nitekim eğitim örgütleri de bu gelişim ve değişimlerden etkilenmekte, birtakım yenileşme ve yeniden düzenleme faaliyetleri gözlenmektedir. Geleneksel bilgiye dayalı eğitim anlayışı artık geçerliliğini yitirmiştir. Eğitim olgusunu artık okul ile sınırlı tutmak mümkün değildir. Eğitimde yenileşme kavramı da nitelik değiştirmiştir. Klasik anlamda yenileşme kabul edilen ders programlarının ve kitaplarının değiştirilmesi, bir takım mali imkânların sağlanması, sınıftaki öğrenci sayılarının azaltılması, metot ve tekniklerdeki bazı değişiklikler, okullardaki bilgisayar kullanımı vb. gibi değişiklikler artık geçerliliğini yitirmiştir. Tüm bu eleştirilerden hareketle birtakım eğitimcilerce “TKY” , “ Sıfır Hata Yönetimi” gibi yaklaşımlara

(13)

eğitimcilerin dikkati çekilmeye çalışılmaktadır. Türk eğitim sisteminin de değişik birtakım bakış açılarından incelenmesi gerekmektedir (Özdemir, 1995: 220).

Rekabetin günden güne giderek arttığı günümüzde artık kalite ve verimlilik vazgeçilmez iki unsur olmaktadır. Bir kuruluşta kaliteyi ve dolayısıyla verimliliği arttırabilmek, sistem ve insan olmak üzere iki unsura bağlıdır. Yönetimin temel sorumluluğu sistemin geliştirilmesini sağlamaktır. Sistemin geliştirilebilmesi için en tepe yönetimden başlayarak o örgütte bulunan herkesin katılımı gerekmektedir. Günümüzde sistemler o kadar karmaşık hale gelmiştir ki işi bizzat yapanların katılımı olmaksızın yönetimin tek başına sistemleri gereken hızda geliştirmesi mümkün değildir (Gençyılmaz ve Zaim, 1999).

Başarının ve kalitenin arttırılmasında gerekli olan bir husus kalite anlayışının yönetime bütünsel olarak uygulanmasıdır. Bu da ancak çağdaş ve akılcı bir yönetim anlayışı olan Toplam Kalite Yönetimi (TKY) ile mümkün olacaktır. Öğrencilerin mezun olduktan sonra istihdam edilmeleri, istihdam edildikleri alanlarda ilerlemeleri, değişime ayak uydurabilmeleri aldıkları eğitimin kalitesi ile mümkündür (Cafoğlu, 1996: 114).

Bugün artık kalite, zorlu rekabet ortamında hem bireylerin, hem de kurumların var olmaları ve refah düzeyi yüksek bir yaşam sürmelerinin olmazsa olmaz koşuludur (Kalder, 2002: 11).

Bir kurumda kaliteyi yakalamak için, kurumda çalışan herkesin kaliteyi düşünmesi gerekmektedir. Başarıya götüren şeyin kalite olduğu herkesçe bilinmelidir. Kalite ürünün üretiminden sonra kontrolüne dayanmamalıdır. Bir şey üretildikten sonra onda bir takım eksiklikler bulmanız örgütsel açıdan çok önemli değildir. Önemli olan bir şeyi üretirken hatasız üretmektir. Örgütte bir “takım ruhu” oluşturulmalıdır. Tüm üyeler bireysel ve birlikte bu ortak kültürün oluşmasına katkı sağlamalıdır (Özdemir, 2000: 46).

Yönetim, insan ve madde kaynaklarının örgütün amaçlarını gerçekleştirmede etkili ve verimli olarak kullanan bir bilimdir. TKY ise temelde kalite, sürekli iyileştirme çalışmaları, takım çalışmaları, iş görenlerin katılımı, sistem yaklaşımı ve istatistiksel süreç denetimini kapsayan bir yaklaşımdır. Her ikisi de araştırmaya, yeni bilgiler elde etmeye, bilgileri uygulamaya, yeni yöntemlerle eğitim yapmaya önem vermektedir.

(14)

TKY’ de birlikte çalışma ve planlama ön sıralarda yer almaktadır. TKY takım çalışmasında, güdülemeye önem verilmektedir (Doğan, 2002: 40).

TKY’ nin eğitime uyarlanmasının en önemli yararı, TKY tekniklerinin uyarlanması sürecinde kurumdaki öğrencilerle birlikte, öğretmenlerin ve diğer çalışanların kalite geliştirme aşamalarının tamamına aktif olarak katılmalarını sağlamak olacaktır. Bu süreç içinde aileler ile de yakın bir ilişkinin kurulabilmesi ayrıca önem taşımaktadır. Ülkemizde kültürel bir oluşum olarak, öğretmen-öğrenci mesafesi kavramının böylelikle yeni bir boyut kazanmasının getirisi çok yüksek olacaktır (Yahyagil, 1998: 42).

TKY, okul sistemini yeniden kavramayı öngörür. Okulları öğrenen örgüte dönüştüren, öğretmen, yönetici ve öğrencileri sürekli öğrenme ve gelişmeye yönlendiren bir anlayışla okullar için yeni bir vizyon yaratmakta ve okul amaçlarını yeniden belirlemektedir. Eğitim kurumlarının geleneksel sisteme dayalı olarak değil, değişime uyum sağlayan ve toplum gereksinmelerine yanıt verebilecek esneklikte yapılandırılması zorunludur. Okullarda işlevsel olmayan sistemlerin gözlenmesine ve ortaya çıkarılmasına yardımcı olan bir yönetsel yaklaşım olan bu felsefe, okullar için uzun dönemli hedeflerin ve stratejilerin saplanmasını gerektirir. Ayrıca çalışma ortamında yetki devrini, sorumluluk almayı, çalışanların güdülenmesini ve okul personelinde sürekli öğrenme ve gelişme isteğinin yaratılmasını amaçlar (Aydın ve Şentürk, 2007).

Günümüzde okullar, çağın gerekleri doğrultusunda öğrencilerin eğitim ihtiyacına cevap verebilmek, eğitimin niteliği geliştirmek ve öğrenci başarısını artırmak için gittikçe karmaşıklaşan bir yapı içerisine gitmektedir. Bu değişen ve gelişen okul yapısı, okul toplumunu oluşturan bütün bireylerin sürekli bir gelişim arayışına sahip olmasını gerektirmektedir. Planlı okul gelişimi ile okullarımızın sürekli gelişim yakalayacağı ve günden güne daha iyiye doğru bir gelişim göstereceği öngörülmektedir (MEB, 2005: 7).

Okul, kuşkusuz etkili olması beklenen sosyal bir kurumdur. Amaçların ve hedeflerin açık bir biçimde belirlenmesi ve stratejiler üzerinde uzlaşıya varılması için tüm eğitim katılımcılarının hep birlikte çalışmaları gerekir. Okulun etkili bir kuruma dönüşmesi ve okul gelişiminin desteklenmesi için zaman zaman öğretmenlerin, MEB’in, velilerin ve diğer paydaşların farklı beklentilerinin belli bir ahenk içinde

(15)

stratejiye dönüşmesi gerekir. Bu çalışmalar yürütülürken eğitim katılımcılarının, öğretim programları, MEB’in yayınladığı belgeler ve ulusal politika raporları gibi dokümanları ile okul hedeflerinden haberdar olmaları önemlidir (MEB, 2007b: 9).

Okul, çeşitli değerlerin bulunduğu ve bazen çatıştığı bir örgüttür. Ürününün değerlendirilme güçlüğü, okul denilen örgütün başka bir özelliğidir. Çünkü okulun amaçları diğer örgütlere oranla daha karmaşık ve çatışıktır. Eğitim genellikle dolaylı bir girişim olduğundan, bu amaçla okul denilen özel bir çevre yaratılmıştır. Okul çevredeki bütün formal ve informal örgütlerin ya yön verdiği, ya da etkilediği bir kurumdur. Okul, bütün diğer örgütlere insan kaynağı sağlar. Okul kültür değişimini sağlayan örgütlerin başında yer alır. Her örgüt gibi, kendine özgü bir kişiliği olan okul bürokratik örgüt özelliği gösterir. Sayılan bu özelliklerden dolayı, eğitim örgütlerinin diğer örgütlerden ayrıldığı görülmektedir. Eğitim örgütlerine TKY uygulanırken bu özelliklerin göz önüne alınması gerekir (Taş, 2010)

Günümüzde artan sayıda araştırma TKY yaklaşımını ve eğitimde TKY yaklaşımı ilkelerinin uygulanmasını araştırmaktadır. Bu hareketin araştırmacıları ve destekleyicileri TKY’nin eğitimde dönüşüme yardımcı olacağını ve eğitimde ihtiyaç duyulan değişimi gerçekleştireceğini söylemektedir. Diğer taraftan TKY’ nin eğitim sisteminde işe yaramayacağına temel sebep olarak sınırlı vakit, kadro ve parayı ve değişmekte olan devlet gereklerini gösteren bazı eleştiriler de yapılmaktadır. Bununla birlikte ana şikâyet TKY kavramını okul şartlarında tüm yönleriyle ele almanın zor olduğudur. Mesela “müşteri” ve “ürün” terimlerinin okul sisteminde açık karşılıklarının olmadığına işaret edilmektedir (Kılıç, 2005).

Ülkemizde Kasım 1999 tarih ve 2506 sayılı Tebliğler Dergisinde yayımlanan “Toplam Kalite Yönetimi Uygulama Yönergesi” doğrultusunda MEB, İlköğretim ve Ortaöğretimde TKY uygulamalarını başlatmıştır. 2002 Şubat ayında MEB yayımladığı uygulama yönergeleriyle eğitim kurumlarında nasıl uygulanacağı, stratejilerinin nasıl belirleneceği, işlem basamaklarının neler olduğunu açıklamıştır. Şu anda ise eğitim kurumlarında TKY çalışmaları özdeğerlendirme sonuçlarında ortaya çıkan iyileştirme konularının bir plan dâhilinde iyileştirilmesi ile sürdürülmektedir.

(16)

1.2. Amaç

Bu araştırmanın amacı, Kasım 1999 tarih ve 2506 sayılı Tebliğler Dergisinde yayımlanan "Toplam Kalite Yönetimi Uygulama Yönergesi", Şubat 2002 tarihli ve 2533 sayılı Tebliğler Dergisinde yayımlanan "Milli Eğitim Bakanlığı Taşra Teşkilatı Toplam Kalite Yönetimi Uygulama Projesi", Ocak 2005 tarihli ve 2568 sayılı Tebliğler Dergisinde yayımlanan “Milli Eğitim Bakanlığı Toplam Kalite Yönetimi Uygulamaları Ödül Yönergesi” ve 26.09.2008 tarih ve 2008/68 nolu genelge doğrultusunda yürütülen Toplam Kalite Yönetimi faaliyetlerinin Anadolu Öğretmen Liselerindeki uygulama başarısını veya başarısızlığını saptamaktır. Bu amaca ulaşmak için, TKY uygulamalarına yönelik çalışanların, öğrencilerin, velilerin ve toplumun görüşleri sorgulanacaktır.

Sanayi sektöründe başarıyla uygulanan Toplam Kalite Yönetiminin, öğretmen yetiştiren ortaöğretim kurumları olan, Anadolu Öğretmen Liselerindeki uygulama farklılıklarının ortaya konulmuş ve ortaya çıkan sonuçlar karşılaştırılarak değerlendirilmiştir.

Anadolu Öğretmen Liseleri Yönetmeliğinin 9. maddesine göre, bu tür okullara öğrenci seçiminde öğrenci çalışkanlığı yanında, öğretmenlik mesleğine karşı ilgi ve yatkınlığı, konuşma, kavrama ve ifade yeteneği, kendine olan güven duygusu, ahlakî durumu gibi TKY’yi etkileyecek özelliklere dikkat edilmektedir. Öğrenci paydaşındaki bu özelliklerin TKY çalışmaları üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir.

1.3. Önem

Toplam Kalite Yönetimi okullarda yönetmelik, yönerge ve genelgelerle uygulanmaya başlanmıştır. Ancak konuyla ilgili hazırlık çalışmaları yeterince yapılmamıştır. Bu konu Türkiye genelinde okullar için son derece önemli bir konu olmasına rağmen, uygulama başarısı veya başarısızlığı üzerinde yapılan çalışmalar oldukça sınırlıdır. Toplam Kalite Yönetimi büyük oranda liderliğe bağlı bir kavram ve uygulama olmasına rağmen okul müdürlerinin ve çalışanların bu alandaki rollerinin incelenmesine yönelik detaylı bir araştırma yapılmamıştır.

(17)

Okullarda uygulanan TKY çalışmalarında sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bu sorunların varlığını tespit etmek, aksayan yönlere çözüm önerileri getirilmesine katkı sağlayabilir.

TKY çalışmalarına göre elde edilen paydaş görüşleri neticesinde, TKY’nin etkili bir şekilde Anadolu Öğretmen Liselerinde uygulanmasının başarı derecesini göstereceğinden, uygulamada eksik kalan yerler ve yetersizlikler konusunda bundan sonra yapılacak çalışmalara ışık tutacak bilimsel bir çalışma olması açısından önem taşımaktadır.

1.4. Varsayımlar

Günümüzde uygulama alanı gittikçe artan TKY çalışmaları mevzuata ve amaca uygun yapılıp yapılmadığının tespiti gereklidir. Bunun için kurum çalışanlarının, TKY çalışmalarıyla ilgili görüşlerinin ve memnuniyet düzeylerinin cinsiyet, yaş, statü, çalışma yılı ve kıdem yılı değişkenlerine göre farklılıklar değerlendirmeye sunulmuştur. TKY’nin uygulanabilirliğini değerlendirmek için sadece çalışan görüşleri yeterli olmamaktadır. Öğrencilerin, velilerin ve toplum dış paydaşının değerlendirilmesi gereklidir. Öğrencilerin, cinsiyet, sınıf düzeyi değişkenlerine göre memnuniyetlerinde anlamlı farklılıklar vardır. Bununla birlikte veli ve toplum dış paydaş görüşlerindeki anlamlı farklılıklar vardır.

Araştırmaya katılacak tüm okul paydaşlarının anketlere içten ve doğru cevap verdikleri kabul edilmiştir. Seçilen örneklem evreni temsil edebilecek büyüklükte, güvenirliği ve geçerliliği yüksektir.

1.5. Sınırlılıklar

Bu araştırma Milli Eğitim Bakanlığının, kalite ve verimliliğin arttırılması amacıyla genel liselerin kademeli bir şekilde Anadolu lisesi statüsüne kavuşturulması çalışması da göz önüne alınarak Trabzon ilindeki Anadolu Öğretmen Liseleri ile sınırlandırılmıştır.

Araştırmada elde edilen veriler, araştırmada kullanılacak veri toplama aracı ile sınırlıdır.

Araştırma kapsamına okullardaki idareci, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve toplum (yakın çevre) alınmıştır.

(18)

1.6. Tanımlar

Araştırma raporunda sıkça tekrarlanacak bazı ifadeler kısaltılarak kullanılacaktır. Kısaltmaların ne anlama geldiği aşağıda açıkça belirtilmiştir;

MEB: Milli Eğitim Bakanlığı AÖL: Anadolu Öğretmen Lisesi TKY: Toplam Kalite Yönetimi OGYE: Okul Gelişim Yönetim Ekibi

Proje: MEB Taşra Teşkilatı Toplam Kalite Yönetimi Uygulama Projesi EFQM: Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı.

EARGED: Eğitim Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı Kal Der: Kalite Derneği

ASQC: Amerikan Kalite Kontrol Derneği EOQC: Avrupa Kalite Kontrol Organizasyonu TSE: Türk Standartları Enstitüsü

(19)

BÖLÜM II

KAVRAMSAL ÇERÇEVE

Bu bölümde genel olarak kalite ve toplam kalite yönetimi kavramları, eğitimde ve Türk eğitim sisteminde toplam kalite yönetimini uygulamaları konularındaki kaynaklar taranarak kavramsal çerçeve çizilmiştir.

2.1. KALİTE KAVRAMI

Kalite kavramı, kalitenin tanımı, özellikleri, ilkeleri, tarihçesi boyutları, tipleri, nedenleri ve kalite yazarlarının kalite ile ilgili düşünceleri ortaya konularak incelenmiştir.

2.1.1. Kalitenin Tanımı

Kalite kavramıyla ilgili güncel düşüncelerin çoğu üretim sektörü kökenlidir. Kalite üzerinde birçok değişik manalar ifade eden bir kavramdır. Kalite bugün “amaca uygunluk derecesi” veya “kullanıma uygunluk” gibi tanımlamalarla ifade edilmektedir (Özden,1998:162).

Başlıca kalite tanımları şunlardır (Tekin, 2004: 4):

Kalite; bir malın ya da hizmetin müşterilerin hizmetlerine uygunluk derecesidir.

Kalite; bir mal ya da hizmetin belirli bir gerekliliği karşılayabilmesini sağlayan özelliklerin tümüne denir.

(20)

Kalite; en ekonomik, kullanışlı ve müşteriyi sürekli tatmin eden kaliteli malı geliştirmek, tasarımını yapmak üretmek ve satış sonrası hizmetleri vermektir.

Kaliteyi bir uğraş haline getiren çeşitli kurumların ve organizasyonların kalite kavramı konusunda değişik tanımları mevcuttur. Örneği; Amerikan Kalite Kontrol Derneği (ASQC), kaliteyi bir mal ya da hizmetin belirli bir gerekliliği karşılayabilme yeteneklerini ortaya koyan karakteristiklerinin tümü olarak tarif eder. Bir başka kalite kuruluşu olan Avrupa Kalite Kontrol Organizasyonu (EOQC) kaliteyi belirli bir malın veya hizmetin tüketicinin isteklerine uygunluk derecesi olarak tanımlar. Yine bir Türk organizasyonu olan Türk Standartları Enstitüsü (TSE) kaliteyi tanımlarken bir ürün ya da hizmetin belirlenen veya olabilecek gereksinimleri karşılama yeteneğine dayanan özelliklerin toplamı şeklinde bir yaklaşımı ortaya koymaktadır (Doğan, 2000: 29).

J.M. Juran’a göre; Kalite, ürün tatminini sağlamak amacı ile bir ürünün müşteri gereksinimlerine uyum koşullarını tanımlayan özelliklerdir (Peşkircioğlu,1999: 28).

Japon Sanayi Standartları Komitesi’ne göre kalite; ürün ya da hizmeti ekonomik bir yoldan üreten ve tüketici isteklerine cevap veren bir üretim sistemidir.

Kalite ile ilgili verilebilecek birkaç tanım da şöyledir (Gomes, 2002/1998: 21-25);

Kaliteyi müşteri tanımlar. Armand Feigenbaum

Kalite, kullanıma uygunluktur ve müşterilerin gereksinimlerini aşmaktır. Juran Institute, Inc.

Kalite, gereksinimlere uyumdur. Philip Crosby

Kalite müşterilerine istediklerini vermektir. Sam Walton

Konu kalite ise, mutlak (doğrular) yoktur. Kalite, karşılaştırmalı bir kavramdır ve dinamiktir, daima da öyle kalacaktır. Bu nedenle hiç kimse en iyiye asla ulaşamamaktadır. En iyi yoktur ve asla olmayacaktır. David Hutchins

(21)

Kalite, mükemmel olan ile iş görebilir olanı birbirinden ayıran şeydir. Edward Sallis

Kalite, “bir ürünün ömrü boyunca müşterilerin gereksinim ve beklentilerini aşması” olarak tanımlanmaktadır. Howard Gitlow ve Shelly Gitlow

Kalite, müşterilerinin beklentilerini karşılayan şeydir. John Guaspari

Kalite, doğru ürün ya da hizmeti, doğru zamanda ve doğru fiyatla müşterilerinin önüne koymaktır. Charles A. Mills

Rafael Aguayo, Dr. Deming’in yanında asistanlık yaparak yedi yılda oluşturduğu kitabında kaliteyi kullananın bakış açısından bakma olarak tanımlıyor. Kalitenin bir tanımı da, ürünü müşteri açısından geliştiren her şey olmasıdır. Kalitenin bazı yönleri kolayca teşhis edilebilir. Bir şeyin ne kadar iyi çalıştığı, güvenirliği, bozulmadan kullanma süresi gibi. Ama diğer yönleri kolayca teşhis edilemez veya ölçülemez. Çünkü kalitenin önemli bir birleşeni bütünlüktür. Deming’in felsefesini benimseyen bir firmada, firmanın ve işçilerin kaderi birbirine bağlanmıştır. Bu, çok yaygın olan “Ben kazanayım, sen kaybet” felsefesine karşı olan “Herkes kazansın” felsefesidir. Üretkenlik artar ve maliyetler azalırsa, kârlar yükselir. Yüksek kaliteyle, işçiler iş onurunu tadabilir ve iş güvenliği arttırılabilir. Hissedarlar kazanır, yöneticiler kazanır ve işçiler kazanır.

Tüm bu tanımlardan hareketle kalite şu şekilde tanımlanabilir; kalite, kabul edilebilir bir fiyat düzeyinde bir mal veya hizmetin müşterilerin ihtiyaç, istek ve beklentilerine uygunluk derecesidir. Bu tanımda yer alan “kabul edilebilir bir fiyat düzeyinde” ifadesi ile anlatılmak istenen, müşterilerin ihtiyaç, istek ve beklentilerinin, işletmenin amaç ve hedeflerine ulaşmasını sağlayacak bir fiyat düzeyini dikkate alarak karşılanmasıdır. Bu dikkate alınmadığı takdirde işletmenin zarar etmesi söz konusu olabilecektir (Bolat, 2000:2).

Yapılan bu tanımların yanında kalite konusunda çok büyük hatalara düşmemek için öncelikle olarak “neyin kalitesi?” ve “niçin kalite?” soruları cevaplandırılmalıdır. Kalite öncelikli olarak klasik ve dar anlamı dışında algılanabilmelidir. Şayet mekanik daktilo makinesi yapıyorsanız dar anlamda kalitesini istediğiniz kadar yükseltin, elektronik daktilolar pazarı ele geçirdiğinde iflas etmeniz kaçınılmazdır. Teneke kutu

(22)

üretin fabrikaların, pet şişelerin piyasaya çıkışıyla iflası da buna örnektir. Kalite, bir şirketin ürettiği şey üzerinde daha fazla yoğunlaşmasını sağlayabilir. Yanılgıya sebep olan açmaz, klasik anlamda kalitenin, gerekliliğinin ve yararlılığının vazgeçilmez olmasına rağmen değişime engel teşkil edecek boyutlarda kendisi üzerinde yoğunlaşılmasıdır. Bu açmaza verilecek olağan cevap, kalitenin yapılmakta olana değil, yapılmakta olanın amacına yöneltilmesi gerektiğidir. Daha kaliteli mekanik daktilo yerine, daha kaliteli yazıcı araçlar olarak meseleye baktığımızda sorunu çözmüş oluruz (Halis, 2000:44).

İşletmeler ürettikleri ürün ya da hizmetin belirli bir kalite düzeyinde olmasına, yaşamlarının sürmesini etkileyen bir unsur olması nedeniyle, özen göstermek zorundadırlar. Öte yandan, yapılan kalite tanımlarında ekonomik olmamaktan da söz edilmektedir. İşletmeler yaptıkları her faaliyet sonucu bir maliyetle karşılaştıklarına göre, kaliteye yönelik faaliyetler nedeniyle de bazı maliyetlerin oluşması kaçınılmazdır. İşletmenin sermayesi de sınırsız değildir. Söz edilebilir başka unsurlar nedeniyle de, ürün ya da hizmetin oluşmasında karşılaşılan maliyetlerin tanımlanması ve uygun araçlar yardımıyla analiz edilmesi, bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır (Burnak, 1997:27).

Bir şirketin nihai amacı hata oranı, yeniden işleme oranı gibi göstergeleri düşürmek ve müşteri şikayetlerini sıfırlamaktır. Bu göstergeleri sıfırlamayı başarırsak, müşteri memnuniyetsizliği ortadan kaldırılmış demektir. Ne var ki, memnuniyetsizliği ortadan kaldırmak her zaman memnuniyet sağlamakla aynı şey değildir. Müşteri memnuniyetini sağlamak için bir başka şey daha gereklidir. Bunun farkında olan Kaoru Ishikawa kaliteyi iki kategoriye ayırmıştı: Geriye dönük kalite ve ileriye yönelik kalite. Geriye dönük kalite hatalarla, defolarla ve eksikliklerle ilgilidir; ileriye yönelik kalite ise bir ürünün olumlu yanlarıyla, satmasına neden olan ve onu diğer firmaların sunduklarında daha cazip kılan (kullanım kolaylığı gibi) özelliklerle ilgilidir. Noriaki Kano kaliteyi algılamanın bu iki yöntemiyle ilgili ayrıntılı bir değerlendirme yayımlamış, kalitenin birinci türüne olması gereken kalite, ikinci türüne ise çekici kalite adını vermiştir. Geriye dönük kalite ve ileriye yönelik kalite bu nedenle birbiriyle ikili bir ilişki içindedir. Bazı ürünler pek çok şikâyete rağmen müşteriler açısından daha bir çekim gücüne sahip oldukları için yok satarken, az şikâyet olan ama çekicilikten yoksun bir ürün pekala az satabilir (Kondo, 1999:28).

(23)

2.1.2. Kalitenin Özellikleri

Kalitenin en önemli özelliği, etik anlamda üreticinin emeğinin, tüketicinin ise, yine emeği ile kazandığı paranın karşılığının alınmasındaki temel değer olarak taşıdığı anlamdır.

Kalitenin özellikleri aşağıdaki şekilde sıralanmaktadır (Elif, 2006:5).

Kalite bir önlemdir, sorunlar ortaya çıkmadan önce çözümlerini oluşturur. Ürün ve hizmetlerin yapısına tasarım yoluyla üstünlük ve kusursuzluk arayışını katar.

Kalite, müşterinin tatminidir. Ürün ve hizmetin ne kadar iyi olduğu konusunda son kararın verdiği memnunluktur.

Kalite, verimliliktir. İşlerini yapabilmek için gerekli eğitimden geçen, ihtiyaç duyduğu araç-gereç ve talimatlarla desteklenen personelden elde edilir.

Kalite, esnektir. Talepleri karşılamak için değişmeyi göze almak ve bu konuda istekli olmaktır.

Kalite, etkili olmaktır. İşleri çabuk ve doğru yapmaktır.

Kalite, bir süreçtir, süregelen bir gelişmeyi kapsar.

Kalite, bir yatırımdır. Uzun dönemde bir işi ilk defada doğru olarak yapmak, hatayı sonradan düzeltmekten daha ucuzdur.

Kalite, kusursuzluk arayışına sistemli bir yaklaşımdır.

2.1.3. Kalitenin İlkeleri

Kalitenin ilkelerini etkileyen birçok etmen vardır. Bunlar; para, bilgi, pazar, çevre, insan, yönetim ve malzeme olarak sıralanmıştır (MEB, 2007a). Kalitenin ilkelerini sıralayacak olursak;

(24)

Kalite, her şeyden önce bir tavırdır. Bu tavır, kişisel bir tavırdır. Bir başka deyişle nasıl düşündüğümüz ve nasıl hareket ettiğimizin bir yansımasıdır. Bu yapılan her şeyde “sıfır hata” için çalışmaktır.

Kalite, çalışan herkesin görevidir. Örgüt amaçları doğrultusundaki işlerde “yüksek standartlar” liderliğin doktrinidir. Kalite, bir standart işidir.

Kalite aynı zamanda kişisel bir sorumluluktur. Yönlendirici ve sirayet edicidir. Bu nedenle, “tüm örgütün” amacı olmalıdır. Kalite, çalışanların moralini gerçekten yüksek tutar.

Kalite dinamik olmalıdır. Çünkü toplumun ihtiyaçları devamlı değişme gelişme göstermektedir.

Kalite, kendini devam ettirici değildir. Standart bir kalite seviyesine erişilse bile, “yapılanla yetinme” şeklinde bir rahatlama bütün başarıları silebilir.

Kalite, liderlik gerektirir. Liderlik, risk taşıma, yönlendirme ve sorumluluk alma demektir.

Kalite, ortak bir amaçtır. Kalite bir ekip çalışması gerektirir. İşbirliğine dayanan bir çaba ve çalışmaları uyum içerisinde yürütebilmektir.

Kalite ile ün kazanmış olma, elde tutulması gereken bir servettir (Fındıklı, 1999:479).

(25)

2.2. TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ

TKY kavramı yönetim düşüncesinin gelişim süreci, Toplam Kalite Yönetiminin tanımı, felsefesi, ilkeleri konuları ele alınarak incelenmeye çalışılmıştır.

Kişisel algı ve amaçları farklı olan bireylerin grup oluşturması ve bunların uyum içerisinde ortak bir amaca yönelmeleri, ancak kendilerini örgütleyen, onlara yol gösteren ve çalışmalarını düzenleyen bir unsurun varlığı halinde olanaklıdır. İşte, bu unsur “yönetim” adıyla anılır (Büyükmirza, 1999:17).

Modern toplumlarda insan ihtiyaçlarının çoğalması, kıt kaynakların daha rasyonel bir biçimde kullanılmasını gerektirmektedir. Bu rasyonellik çeşitli örgütler yoluyla sağlanabilir. İşte işletme örgütleri de toplumun arzuladığı mal ve hizmetlerin ortaya konulması için ortaya çıkan ve üretim faktörlerini uyumlu bir biçimde bünyesinde birleştiren sistemlerdir. Ancak bu uyumu sağlamak, yalnızca işletme örgütlerinin ortaya çıkmasıyla gerçekleştirilemez. Aynı şartlarla ortaya çıkan iki işletmeden biri, birkaç yıl sonra dev gibi büyürken diğeri aynı süre içinde kaybolur gider. Bütün bunların temelinde yatan kavram, yönetimdir. Yönetim evrensel bir kuramdır.

Toplam kalite yönetimi sanayide “Kalite Muayene” ile başlayan tarihsel serüveni, sonradan “Kalite Kontrol”, daha sonra da “Kalite Güvencesi” dönemi ile devam etmiştir. Bu uygulamalarla beraber rekabet, kalite, değişim ve müşteri beklentileri gibi faktörler Yönetim Bilimi alanın “Toplam Kalite Yönetimi” kavramını getirmiştir (Çetin, 2002:202).

2.2.1. Toplam Kalite Yönetiminin Tanımı

TKY konusunda farklı tanımlar yapılmaktadır. Fakat bu tanımların ortak noktası TKY’nin “çağdaş bir yönetim düşüncesi” olduğu ortak paydasında birleşmesidir. Bundan dolayı bütün yazarlar TKY’yi felsefe ve genel ilkeler doğrultusunda tanımlamakta ve kalite yönetimi konusunda işlemsel ve teknik boyutlar eklemektedirler. Genel olarak “güçlü liderlik”, “katılımcı yönetim” ve “ekip çalışması”nın bir birleşimi ve “hatasız ürün üretme” veya “müşteri memnuniyeti olarak tanımlanmaktadır. Bugünkü anlamıyla TKY, felsefe ve ilkeler bütünü olma yanında, uygulama araçlarıyla bir yönetim biçimidir (Özden, 2000: 160).

(26)

Günümüzde gelişen uluslar arası rekabet, iş ve yönetim anlayışı kurumları mükemmeli aramaya yöneltmiştir. Bu arayışlar sonucunda ulaşılan noktalardan biri Toplam Kalite Yönetimidir (Özdemir, 2000: 36).

TKY, uzun vadede, müşterinin tatmin olmasını, başarmayı, kendi personeli ve toplum için avantajlar elde etmeyi amaçlayan, kalite üzerine yoğunlaşmış ve tüm personelin katılımına dayanan bir kuruluş yönetim biçimidir. Üst kademede yöneticilerin, işin içine sürekli ve etkili bir şekilde girmesi, tüm personelin, genel ve sürekli eğitimin sağlanması bu modelin başarısı için kaçınılmazdır. Bu anlamda müşterinin söylenen ya da söylenmeyen potansiyel ihtiyaçlarının karşılanması gerekir (Efil, 2006: 61).

TKY kaliteyi arttırarak, rekabet gücünü geliştirmenin çağdaş yönetim şeklidir. TKY doğru üretmeyi, ilk defasında üretmeyi ve bunu her defasında tekrarlamayı hedefleyen, işletmede bir bütün olarak etkinliği sağlamayı, esnekliğe ulaşmayı ve rekabet gücü arttırmayı amaçlayan bir yönetim şeklidir (Tekin, 2004: 35).

Hergüner’e göre; (1998: 12-13) Toplam Kalite Yönetimi: Değişik yönetim tarzlarını farkında olmak,

Kalite’yi tanımlamak ve ilk ilke olarak benimsemek, Müşteri taleplerinin karşılanmasına yoğunlaşmak, İç ve dış müşteriye odaklanmak,

Tüm kaynakları sürekli gelişmeye ayırmak, Şirket içi sürekli eğitimi kurumsallaştırmak, Yöneticilerin değişen rollerini kabul etmek, Bir sistem içinde çalışıldığının bilincinde olmak,

Tüm organizasyonu bir ekip olarak görerek, ekip çalışmasına önem vermek,

İletişimi geliştirmek,

Problem çözme ve veriye dayalı karar vermede bilimsel yaklaşım kullanmak,

(27)

Üst yönetimin bu işe inanması ve bunu sürdürmesi,

İnsan kaynaklarının sürekli gelişmesine ayrıca önem verilmesi,

gibi kavramların hepsini temel almaktadır. Bu nedenle de bir yönetim modelinden çok bir yaşam felsefesi olarak da kabul edilmektedir.

Aşağıda TKY’nin çeşitli tanımlarına yer verilmiştir:

TKY; Bir kuruluştaki herkesin katılımı (employee involvement) ile süreçlerin, ürünlerin ve hizmetlerin sürekli iyileştirilmesi (continuous improvement) suretiyle iç ve dış müşteri kalite (internat/external customer) gereksinimlerinin karşılanması ve müşteri tarafından tanımlanan kaliteyi ürün ve hizmet yapısında oluşturmaya çalışan bir yönetim biçimidir (Soylu, Soylu, Suer, Suer, 1998 :196).

TKY 1984 tarihli ISO 8402’de şu şekilde tanımlanmaktadır:

“Bir kuruluş içinde kaliteyi odak alan, kuruluşun bütün üyelerinin katılımına dayanan, müşteri memnuniyeti yoluyla uzun vadeli başarıya amaçlayan ve kuruluşun bütün üyelerine ve topluma yarar sağlayan yönetim yaklaşımıdır” (Özveren, 2000:6).

“Toplam kalite örgüt fonksiyonları ve sonuçlar yerine, süreçler üzerinde odaklaşan tüm çalışanların niteliklerinin artırılması ile yönetim kararlarının sağlıklı bilgi veri toplanması analizine dayandırılan, tüm maddi ve manevi örgüt kaynaklarını bir bütünlük içinde ele alan bir yaklaşımdır” (Özdemir, 2000: 36).

“TKY, üzerinde hemfikir olunmuş müşteri ihtiyaçlarını, rekabetten daha hızlı, sürekli ve hatasız olarak, tüm çalışanların katkısıyla ve uygun bir fiyatla gerçekleştirmektir” (Akın, 2001:34).

Türkiye Kalite Ödülü Kriterlerine göre TKY; müşteri memnuniyetinin, çalışanların memnuniyetinin ve toplumda olumlu etkilerin sağlanabilmesi, iş sonuçlarında mükemmelliğe ulaşabilmesi için, politika ve stratejilerin, çalışanların, kaynakların ve proseslerin uygun bir liderlik anlayışı ile yönetilmesi ve yönlendirilmesidir (Ersun, 1995: 702).

“TKY, müşterilerin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayan bir yaklaşım olduğu kadar, maliyetleri de düşüren bir yönetim tarzıdır” (Turan, 1998:164).

(28)

“TKY, doğru üretimi ilk defasında yapmayı ve bunu her defasında tekrarlamayı hedefleyen; örgütün bütün olarak etkinliğini sağlayacak esnekliğe ulaşmasını ve rekabet gücünü arttırmayı amaçlayan bir yöntemdir” (Peker, 1993: 49).

“TKY, bir işletmenin rekabet gücünü, verimliliğini ve esnekliğini her seviyede çalışan personeli ve her faaliyeti de dikkate alarak planlayan ve organize eden, etkili olabilmesi için örgütün bütün personelinin katılımının gerekli olduğu bir yaklaşımdır” (İge, 1997: 6).

TKY; “bir kuruluşta üretilen mal ve hizmetlerin işletme süreçlerinin ve personelin sürekli iyileştirilmesi ve geliştirilmesi yoluyla en düşük toplum maliyet düzeyinde, önceden belirlenmiş olan müşteri ihtiyaç ve beklentilerinin tüm çalışanların kendilerinden beklenen yükümlülükleri yerine getirmeleri ile tatmin edilerek (karşılanarak) işletme performansının iyileştirilmesi stratejisi” şeklinde tanımlamaktadır (Peşkircioğlu, 1999: 31).

“TKY; yalın bir örgüt yapısı içinde, çalışanların aktif katılımının sağlanarak, yetkilendirilmesi ve sorumluluk verilmesi, insan kaynaklarının verimliliğinin artırılması, örgüt çapında etkin bir iletişim ağı kurulması, süreç bazında çapraz fonksiyonel grupların takım çalışmasına yönlendirilmesiyle kaliteli mal ve hizmet üretilmesidir” (Ersen, 1997: 20).

TKY çoğunlukla bir kalite devrimi olarak ele alınmakta ve yeni ölçüm biçimleri, istatistiksel metotları, teknik prosedürleri ve uygulamaları ile kalite güvenirliğini sağlayan ve müşterinin istemlerini karşılamaya yönelik bir yönetim tarzı olarak anlatılmaktadır. Genellikle bir sonuç olarak değil de bir süreç olarak ortaya çıkan kalite tanımı farklı uzmanlara göre değişmektedir. Böylece kalite amaca uygunluk, müşteri tatmini, ilk kerede doğru yapmak, tam zamanında üretim olarak tanımlanabilmektedir.

2.2.2. Toplam Kalite Yönetiminin Tarihsel Gelişimi

Kalite konusu ve kavramı tarih boyunca insanoğlu tarafından sürekli incelenmiş ve önem kazanmış bir konudur. Eski Mısırlılar anıt mezarların yapımında kullandıkları taşların uygun bir biçimde yontulmasına ve birleştirilmesine özen göstermişlerdir. Ortaçağ Avrupa’sında yetişen zanaatçılar, hem imalatçı ve hem de kalite denetçisi olarak iki görevi birden yerine getirmişlerdir. Selçuklular döneminde Ahilik ve Loncalar, kalitenin korunmasında çok önemli bir görev yapmışlardır. Osmanlı II.

(29)

Beyazıt tarafından çıkarılan “Kanunname-i Bursa” da satılan malların belirli kalite özellikleri taşıması gerektiği belirtilmektedir (Tekin, 2004: 2).

II. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda Amerikan endüstrisi hızlı bir değişim yaşamaya başlamış, bu değişim sosyal değişmeyle bütünleşirken hizmette, üretimde önemli farklılıklar görülmüştür. Ancak Amerikalıların kısa dönem kar anlayışları, sistemin Amerika’da başarılı olmasını engellemiştir. Bu dönemde, II. Dünya Savaşından payını almış olmanın hezimetiyle yoğun bir bilimsel çalışma ve arayış içine girmiş olan Japon endüstrisi de kendisine çıkış yolları aramaktaydı. Bu yollardan bir tanesi Amerikan bilim adamlarından faydalanmak düşüncesi idi. 1950’de Japon Bilim Adamları ve Mühendisler Birliği tarafından Japonya’ya davet edilen W. Edward Deming’in Japonlara kaliteyi öğrettiği kabul edilmektedir (Özdemir, 2000).

Kalite antik çağlardan beri her zaman diliminin kendi koşulları ve özellikleri çerçevesinde mimariden mühendisliğe, üretimden ticarete kadar çeşitli sahalarda ele alınmış ve üzerinde durulmuş bir kavramdır. Ancak 20. yüzyıldan sonra modern anlamda ele alınan “İstatistiksel Kalite Kontrolü” ve “Toplam Kalite Kontrolü” teknikleri ile birlikte gelişmiş “Toplam Kalite Yönetiminin kurulmasıyla da yönetim sistemleri içerisinde yer almaya başlamıştır (Demirkan, 1998: 33).

Verimlilik, etkililik, hız, sıfır hata, estetik, erişebilirlilik, müşteri memnuniyeti vb. özelliklerin tümü olarak ortaya çıkan “kalite”,2000’li yılların vazgeçilmez olgusudur. Kaynakların etkili ve verimli kullanılması, düşük maliyetle kaliteli üretim gerçekleştirme isteği, hizmet üretiminde kaliteyi artırma ve hizmetten yararlanan toplum kesimlerinin memnuniyetini sağlama arzusu, eğitim yönetiminde yeni yaklaşımları gündeme getirmiştir. Yeni yönetim anlayışlarının başında hiç kuşkusuz Toplam Kalite Yönetimi gelmektedir.

2.2.3 Toplam Kalite Yönetimi Felsefesi

TKY felsefesinin merkezinde insan yer almaktadır. Toplam Kalite Yönetimini diğer yönetim anlayışlarından ayıran en büyük özelliği insana değer vermesi ve her şeyin insanla gerçekleştirilebileceğine inanmasıdır. TKY insan gücünü bir kurumun en değerli varlığı olarak görmektedir. Bu nedenle bu felsefeyi uygulayan kurumlarda

(30)

insana saygı, çalışanın katılımı, gelişimi ve mutluluğu ilk öncelik olarak görülmektedir (Erdinç, 2006: 68).

Toplam Kalite Yönetimi kurumun amaçlarına, önceden belirlenen nitel ve nicel standartlar korunarak ulaşabilmesi için bütün kaynaklarını en etkili şekilde kullanılabilecek ortamı yaratan yönetim sistemidir. TKY kurumlarda sürekli gelişim ilkesine dayanan bir yaşam ve çalışma felsefesidir. Uygulama için geniş bir çalışma yelpazesi sunan bu kavram gerekliliği üç ana fikri içerir: Kalitenin tanımı, çalışma performansını geliştirme ve yönetim sistemini geliştirmedir.

TKY, mevcutla gelecek arasında ilişkiyi kurmak ve geçişi kolaylaştırmak için tüm dünyada yaygın olarak kabul görmüş bir yönetim felsefesidir (Çetinkaya, 1999:140).

Yönetimde yeni yaklaşımlar içinde ifade edilen TKY anlayışı kurumlarda yeni bir kültür anlayışını da beraberinde getirmektedir. Gelişmelere açık olan kuruluşlar yönetimle ilgili yeni yaklaşımları izlemek ve bunlardan faydalanarak yeni bir değişim kültürü oluşturma sürecine girebilirler. Günümüzde gelişen uluslar arası rekabet, iş ve yönetim anlayışı kurum ve kuruluşlarda mükemmeli aramaya yöneltmiştir. Bu arayışlarda ulaşılan noktalardan biri TKY’dir. Toplam kaliteyi bir yaşam ve iş tarzı olarak benimsemek için eğitim çalışanlarının bir kültür değişiminden geçmeleri kaçınılmazdır. Buna göre yönetim alanında gözlenen gelişmeler, eğitim kurumlarını da değişmeye ve yenileşmeye zorlamaktadır. Bunun son örneği toplam kalite yönetimi anlayışının eğitim kurumlarında uygulanmasıdır (Gülseren, 2003).

TKY, dinamizme sahip, karmaşık bir örgütlenme gösteren toplumsal ve kültürel yapının başta ekonomik aktiviteler olmak üzere her alanda insanların (müşterileri) tatmin edilmesini amaçlayan bir stratejidir. Salt “mükemmellik” anlamına gelmeyen, fakat böyle bir yaklaşımla yola çıkan TKY, günümüzde sanayi alanında hedeflenen “sıfır hata” ereğini de aşarak “sürekli iyileştirme” kavramını esas almıştır (Yahyagil, 1998: 40).

TKY iç ve dış müşteri beklentilerinin aşılmasını hedefleyen, katılımı ve takım çalışmasını destekleyen, tüm sistem ve süreçlerin sürekli iyileştirilmesini hedefleyen bir yönetim felsefesidir (Bengisu, 2007: 740).

Değişim süreci içinde zorlaşan rekabet koşulları tüketici egemenliği karşısında hayatta kalmak ve rekabette başarılı olmak isteyen firmaların yönetim anlayışı

(31)

değişikliğini ifade eden TKY’ nin, başarılı sonuçlarla kendisini kanıtlayarak günümüzde en iyi yönetim tarzı olarak kabul edilmesi, hatta 1970’lerde başlayıp günümüze kadar süren, geleceğe de uzanacağının belirtilerini veren dönemin, yönetim bilimi tarihine Toplam kalite dönemi olarak geçeceğinin ileri sürülmesi, bu yeni anlayışın ilgi odağı haline gelmesine neden olmaktadır. Gördüğü bu ilgiyi, ‘rekabet gücünün, müşterinin ihtiyaçlarını tatmin ederek korunabileceği’ düşüncesine dayanan felsefesine ve bu felsefeyi hayata geçiren yaklaşımlarına borçludur. Müşteri ihtiyaçlarının tatmin edilmesi için ise, değişim dinamiklerinin izlenmesi, başka bir deyişle ortamın sürekli olarak koklanması ve nabzının tutulması amacını güden bir yaklaşım içinde olması gerekir. “müşteri odaklı (veya yönelik) olma” kavramıyla ifade edilen bu yaklaşım TKY’ nin temelini oluşturan en önemli ayaktır.

Toplam kalite felsefesine göre, kalite herkesin işidir, yani tüm örgütün kalitesidir. Bu yeni felsefe müşteri ihtiyaçlarının ve beklentilerinin hızlı, sürekli ve hatasız olarak tüm çalışanların katkılarıyla uygun bir maliyetle karşılanmasını amaçlamaktadır (Ersen, 1997: 21-23).

TKY; sürekli gelişmeyi ve rekabet avantajını sağlamak için bütünleşik bir yaklaşımı kullanan topyekûn bir kültürün içine yayılan bir felsefedir. Çünkü TKY’ nin ilgilendiği nokta, hem geniş tabanlı hem de uzun vadeli bir perspektiftir. Diğer bir deyişle, kademe farkı gözetmeksizin tüm çalışanların, fikrini ve önerilerini rahatça söyleyebileceği yönetime ve yönetimin alacağı kararlara katılabileceği bir ortam yaratılmasıdır. TKY değişim için dizayn edilmiştir. TKY kurallar ve araçlardan oluşan statik bir sistem değil, işin yapılması ile ilgili bir düşünce şekli ve yönetim felsefesidir. TKY, kısa vadede işletmeleri başarıya ulaştıracak bir reçete olmamakla beraber, uygulama kararı alınamayacak kadarda zor bir uygulama yada yönetim felsefesi değildir (Kovancı, 2001:14-15).

TKY felsefesi özünde aynı ise de uygulama sürecinde örgütün kalite geliştirme hedeflerini gerçekleştirmek üzere oluşturulan stratejilere göre değişme gösterir. Bunlardan en önemli uygulama modelleri şunlardır (Balcı,2000:213-214).

Şelale Modeli: Örgütün deneyimli yöneticilerinin TKY ilkeleri doğrultusunda eğitilme ve yetiştirilmeleri gerekir. Bu yöneticiler örgüt için bir vizyon ve plan geliştirirler ve aşağıdaki kademelere aktarırlar.

(32)

Enfeksiyon Modeli: Sadece tepe yönetiminin bağlılığına dayanmayıp, aynı zamanda başarıyı göstermek üzere gönüllü pilot programların uygulanmaya geçirilmesini salık verir. Böylece programlar vasıtasıyla TKY felsefesinin örgüt boyunca geliştirilmesi, modelin hedefidir.

Gevşek-Dar Modeli: Deneyimli üst yönetimin hem kolaylaştırıcı, hem de lider olarak fonksiyonda bulunması gerektirir. Modele göre üst yöneticiler bağlılık gösterir ve ayrıntılı ve kapsamlı planlama ile ilgilenirler. Bu planlamada çalışanların katılması ve sıkça takımlar halinde toplanması önemlidir.

TKY bir işletmenin bütün çalışanlarını, tedarikçilerini ve dağıtım kanallarını kapsayan faaliyetlerin, müşterilerin ihtiyaç ve mantıklı beklentilerini tam, sürekli ve en ekonomik şekilde karşılamak amacıyla planlanması ve uygulanmasını sağlayan bir yönetim felsefesidir (Kovancı, 2001:16).

Bu felsefede kalite geliştirme faaliyetleri sona ermeyecek bir süreç olarak görülür. Sürekli gelişme, durum veya seviye ne olursa olsun onu daha ileriye götürmek, iyileştirmek ve geliştirmek olarak tanımlanır. Burada hedef, belirli bir standardı tutturmak değil, seviyeyi sürekli ve hızlı bir tempoda geliştirmektir (Demirkan, 1998).

TKY, Aristo’dan beri üzerinde tartışılan, insanın iyi olması, iyi olanı seçmesi ve farklı düşüncelere önem vermesi, yeni şeyler öğrenerek sürekli gelişmesi gibi temel kavramlarla ilgilidir (Hergüner, 1998: 13). Yalnız bugünü değil yarını da mükemmelleştirmek için her alandaki eğitimin kalitesini artırmak gerekir (Erşen, 1999: 329).

(33)

Tablo 1.1.

Toplam Kalite Yönetimi ve Geleneksel Yönetimin Karşılaştırılması

Geleneksel Yönetim Toplam Kalite Yönetimi

Spesifikasyonlara uygunluk. Öğrenciyi kontrol et.

Kaliteyi sistem tanımlar. Öğrenci pasiftir.

Kalite arızalarının sık kontrolü. Maliyet yönlendirmeli.

Bütçenin yönlendirdiği planlar. Sistem çalışırsa değişme. Kalite gerçeklerden sonra gelir. Değişim pahalıdır.

Eğitim masraflıdır.

Müşteri memnuniyeti ve başarı. Oto-kontrol.

Kaliteyi müşteri tanımlar. Öğrenci aktiftir.

Önlemeye odaklanmış sürekli iyileştirme Sonuç yönlendirmeli.

Planın yönlendirdiği bütçe. Sistem çalışırsa değiş.

Kalite süreklidir ve palanlarla başlar. Değişim karlıdır.

Eğitim karşılığını öder.

(Kaufman ve Zahn, 1993).

2.2.4. Toplam Kalite Yönetiminin İlkeleri

TKY’ de aranan bazı temel ilkeler aşağıdaki gibi sıralanabilir:

1. Müşteri Odaklılık, 2. Liderlik,

3. Stratejik Planlama,

4. Çalışanların Katılımı / Takım Çalışması, 5. Süreç Yaklaşımı,

(34)

7. Verilere Dayalı (Bilimsel) Yaklaşım, 8. Tedarikçilerle İlişkilerde Karşılıklı Yarar.

Bu ilkeler Toyota gibi Japon üretim işletmelerinde bugünkü biçimlerini almıştır fakat eğitim gibi hizmet sektörlerine de oldukça uygundur (Bengisu, 2007)

Toplam Kalite Yönetiminin ilkelerinden sürekli gelişme; kısaca iyileşme anlamına gelen, “Kaizen” kelimesi ile ifade edilir. Kaizen stratejisi, Japon yönetiminin başlı başına en önemli kavramı ve Japonya’nın rekabetteki başarısının anahtarı olarak görülür. Kaizen, bir işletmede üst yönetim, müdürler ve çalışanlar olmak üzere herkesi kapsayan sürekli iyileştirme faaliyetleri olarak tanımlanır (Demirkan, 1998: 83).

İyileştirmenin başlangıç noktası iyileştirmeye olan ihtiyacın fark edilmesidir. Bu ihtiyaç fark edilmiyorsa, iyileştirmeye de ihtiyaç yoktur. Bu anlamda olanla yetinmek, mevcut durumu kabullenmek ve olumlu olabilecek alternatif arayışlarına girmemek Kaizen’in tamamıyla karşı olduğu durumlardır. Dolayısıyla Kaizen’de problemlerin bilincinde olma tanımlayabilme ve çözümü için çeşitli araçların kullanılması esastır. Problemin çözümlenmesiyle birlikte iyileştirme her defasında daha ileri düzeye ulaşır ve ulaşılan düzey standartlaştırılır (Yatkın, 2004: 39).

Sürekli iyileştirme için on temel yönetim görevinin benimsenmesi gerekir (Alacadağlı ve Yavuzyiğit, 1999: 101):

1. Kalite iyileştirmesinin bir sistem olarak kabul edilmesi, 2. Bu sistemin tanımlanarak, tüm çalışanlara benimsetilmesi, 3. Sistemin analiz edilmesi,

4. Sistemin iyileştirilmesi için astlarla birlikte çalışılması, 5. Sistemin kalitesinin ölçülmesi,

6. Sistemin kalitesinin sürekli iyileştirilmesi,

7. Kalite iyileştirmeden sağlanan kazançların ve müşteri memnuniyetinin ölçülmesi ve izlenmesi,

8. Kalite kazançlarının sürekliliğini sağlayıcı adımların atılması, 9. İyileştirme çalışmalarının sistemin bütününe yaygınlaştırılması, 10. Öğrenilenlerin ve deneyimlerin başkaları ile paylaşımı.

(35)

Toplam Kalite Yönetiminin ilkelerinden “Müşteri Odaklı Organizasyon” ilkesine eğitim açısından bakıldığında müşteri kavramı yerine “paydaş odaklılık” veya “hizmetten yararlananların memnuniyeti” kullanılabilir. Kamu hizmetlerinin tamamı için “vatandaş odaklılık” müşteri kavramının yerini alabilecek bir kavram olabilir. Kaldı ki burada geçen müşteri sözcüğü, bizim basit olarak anladığımız anlamda para karşılığı mal ya da hizmet alan kişi olmaktan çok öte anlamlar taşımaktadır. Kalite konusunda; müşteriler hizmetin tasarlanmasında kaynak kişiler ve değerlendirilmesinde ise doğal denetçiler konumuna gelmektedir (MEB, 2005: 15).

TKY sürecinde yer alan sürekli iyileştirme, soruların analiz ve çözümü, ekip oluşturma, hedefleri belirleme ve kalite sağlama gibi görevlerin örgüt çapında yayılımının sağlanması ancak tüm çalışanların katılımı ile gerçekleştirilebilir. Günümüzde çalışanlar, kendilerini ilgilendiren her türlü kararın görüşülmesine ve sonuçlandırılmasına aktif olarak katılarak, düşüncelerini ifade etmek ve fikirlerinin dikkate alındığını bilmek istemektedirler. Bu nedenle çalışanların, yönetim faaliyetleri de dâhil olmak üzere tüm çalışmalara tam katılımının sağlanması, onların inisiyatiflerini ve yaratıcılıklarını ortaya koyabilmeleri açısından önemlidir (Şimşek, 2000: 55).

Okullarımızda öğretmenlerimizin işyerine yönelik olumlu duygular besleyebilmeleri onların yönetim sistemine katılımları ile sağlanacaktır. TKY demokratik ve katılımcı yaklaşımı geliştirecektir (Hergüner, 1998: 19).

Çalışanların tam katılımı üst yönetimin yaklaşımıyla doğrudan ilgilidir. Üst yönetimle birlikte kurumda görevli ilk amirlerin de çalışanlara rehberlik etmeleri, iletişimi güçlendirip, yüksek moral sağlamaları, grup çalışmalarını ve öneri sistemini desteklemeleri ve en önemlisi takım bilincinin oluşmasını ve paylaşımı sağlamaları büyük önem taşımaktadır (MEB, 2005: 17).

Kurumun kültürü her şeyden önce vizyon sahibi yöneticilerin çalışanlarla birlikte belirledikleri amaç ve hedefler ile görev ve sorumlulukların çok iyi belirlendiği (iş tanımları) çalışma prensipleri çerçevesinde oluşmaktadır. Bu anlamda kurum kültürü, bir kurumda çalışanların davranışlarını yönlendiren normlar, tutumlar, davranışlar, değerler, inançlar, alışkanlıklar ve iş yapma sistemleri vb. olarak tanımlanmaktadır. Yani kurum kültürü bir dizi sembol, tören ve mitten oluşur. Böyle oluşan kurum kültürü kurumda çalışan herkesin yaşam biçimi haline dönüşmektedir. Toplam Kalite

(36)

Yönetiminde bu kültür, kalite ile zenginleşerek iş yerinde sürekli teneffüs edilen yeni bir hava oluşturur (MEB, 2005: 18).

Liderlik kavramının literatürde pek çok tanımı yapılmıştır ve hâla yapılmaktadır. Çok kapsamlı bir kavram ve çeşitli bilim dallarının da inceleme konusu olması bu çeşitliliği artırmaktadır. Fakat en sade tanımıyla liderlik insanları etkileyebilme gücüdür. Daha genel anlamda liderlik, örgütün amaçlarına ulaşabilmek için takipçilerinin istekli katılımını sağlayan sosyal etki sürecidir. Diğer bir tanım ise; belirli durum ve koşullar altında amaca ulaşmak için başkalarının davranış ve eylemlerini etkileme sanatıdır. Diğer bir ifade ile, bir şeyi başkalarına benimsetmek suretiyle yaptırabilme gücüne sahip kişi olan lider ile izleyiciler arasında belirli durumlarda ortaya çıkan ve etkileşim şeklinde ifade edilen karşılıklı ilişkiler bütünüdür (Şimşek ve diğerleri, 1998: 138).

Her kurum ve kuruluş insanı merkeze koymak ve onun etrafında gelişimi sağlamak durumundadır. İnsanı dışlayan hiçbir kurum başarılı olamaz. Bu sebeple kurumların önce çalışanlarını tatmin etmeleri gerekir. Kaliteyi sağlamak nihai anlamda müşteriyi ve çalışanı tatmin etmekten geçer. Çalışanın tatmininde de insan kaynakları yönetimi büyük önem kazanmaktadır. Sadece süreçlere odaklanma ve ürün ve yöntemin niteliğine etki edebilecek unsurlarla ilgili normlar, prosedürler ve teknikler geliştirme, TKY’nin gerçekleşmesini sağlamaz. Bu anlayışla yönetime yaklaşmak gelişimi sürekli kılmaz. Gelişimin sürekli olması, kalitenin yakalanması ancak kurum içinde “birey kalitesi”nin geliştirilmesi ile mümkündür (MEB, 2005: 19).

Süreç performansını geliştirmede temel amaç, işlem basamaklarının azaltarak, B. Gates’in ifadesi ile “ışık hızında hizmet üretme” yi gerçekleştirmek ve süreç bazında işlemlerdeki hataları ortadan kaldırarak sıfır hatayı ulaşmaktır. Bu anlayışta süreçler sürekli sorgulanmakta, tanımlanmakta, değişkenlik ölçülmekte, değişkenliğin normal olup olmadığı saptanmakta ve gerektiğinde düzeltici işlemler uygulanarak süreç geliştirilmektedir. Böylece sonuç odaklı değil, süreç odaklı bir yönetim anlayışını sisteme hâkim kılarak sıfır hatalı üretimi gerçekleştirmek mümkün olmaktadır (MEB, 2005: 21).

(37)

2.3. EĞİTİMDE TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ

Eğitimde toplam kalite hizmeti 1980’lerden sonra başlamıştır. TKY doğrultusundaki öncü sayılabilecek bazı yeniden düzenleme çalışmaları ilk kez Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’ndeki devlet okulları ile İngiltere’deki birkaç okulda yürütülmüştür. ABD’deki çalışmalar biraz daha önce olmakla birlikte her iki ülkede de ilgi 1990 ve sonrasında artmaya başlamıştır. Kalite ile ilgili fikirlerin çoğunluğu özellikle yüksek öğrenimde, oldukça iyi bir şekilde geliştirilmiş ve kalite kavramları giderek artan bir biçimde araştırılmaya ve okullarda uygulanmaya başlamıştır (Ensari, 2003: 20-21).

Eğitimde kalite denildiği zaman, eğitim sisteminin beğenilmesi, kusursuzluğu, insanların yenilikleri izleyebilme bilgi ve becerisine sahip olması, kısaca, bu davranışları gösteren insanların yetiştirilmesi akla gelmektedir. Eğitimde kalite, eğitimin kullanma amaçlarına uygunluğu ve mezuniyet sonrasında iş dünyasında oluşan işveren taleplerinin öğrencilerce yerine getirilmesi, öğrenci performansı, deneyimi ve teorik-uygulamalı bilgi donanımıdır (Yıldırım, 2002).

Günümüzde eğitimde kalite tanımı, bir öğretmen ve öğrencinin sınıf ortamında iletişim kurması veya akreditasyon şartlarının yerine getirilmesinin boyutlarını aşmasıdır. Eğitimde kalite, kabul edilebilir bir fiyat ve bedel karşılığında elde edilen performans, tecrübe ve edinilen pratik ve teorik bilgi birikimi olarak tanımlanabilir (Ige, 1997: 6).

Eğitimde TKY, çevre ile etkileşim içerisinde, çevrenin ihtiyaçlarını takip eden, okulu etkileyen unsurları dengede tutan, değişime açık, okul içinde öğretmen, öğrenci ve personel arasında ahengi sağlayan, iyi ilişkiler kuran, demokratik, anlayışlı, statükocu olmayan geniş görüş açısına sahip, eldeki kaynakları rasyonel kullanan bir yönetim felsefesidir (Şimşek, 2000).

Eğitimde TKY’yi, Dahlgaard ve diğerleri kısaca şöyle tanımlıyor.” Bütün işgören ve öğrencilerin aktif bir şekilde katıldığı sürekli iyileşmeler ile artan müşteri tatmininin karakterize ettiği bir eğitim kültürü.” Eğitimde toplam kalitenin varlığından söz

(38)

edebilmek için bu tanımda da belirtildiği gibi herkesin katılımı, sürekli iyileşme ve müşteri odaklılık esastır. Bunu desteklemek üzere, ayrıca, yönetimin kararlılığı ve liderliği, gerçeklere dayalı olma ve ölçüm, toplam kalite eğitim ve insan kaynaklarının etkin yönetimi gereklidir (Köksal, 1998: 53).

Hem örgüt içindekileri (öğretmen ve öğrencileri) hem de örgütün hizmet verdiği toplumsal çevreyi müşteri olarak algılamak ve bu kesimlerin doyumunu gözetmek TKY’ nin en önemli özelliğidir. O halde öğrencilerin ve öğretmenlerin gerçek performanslarını ortaya çıkarmak, onların duygusal ve düşünsel tepkilerine duyarlı bir yönetim felsefesini gerekli kılmaktadır. Bu durum eğitsel etkinliklerde yaratıcılığı ve üretkenliği olumlu yönde etkileyecektir (Başkan ve Aydın, 2000: 53-54).

Eğitim, öğrenimin yaşamımıza kalite kattığını anladığımız süreçtir. Eğitimde TKY ile birlikte öğrencilerde yüksek başarıya duyulan istek, sevgi ve saygı artmakta, eğitim konuları sevilmekte, konular hakkında ayrıntılı bilgiler öğrenmeye karşı oluşan talep artmaktadır (Bulut, 1998:70).

Eğitim örgütlerinin bilginin üretildiği, genelleştirildiği, korunduğu ve aktarıldığı örgütler olarak sürekli yeni çalışma yollarını arayıp ve uygulaması gerekir. Bunu yapabilmesi için de eğitim örgütlerinin, insanların beklentileri yönünde ve bu beklentilere cevap verebilecek yapıya kavuşturulması gereklidir. Yine eğitim örgütlerinin ahenkli bir iklim ortamını yaratıp elemanlar arasında iyi bir iletişim sistemini yerleştirmesi başarısı için önemli uygulamalar arasındadır.

Eğitim örgütlerindeki değişimin düzenli ve planlı olarak yapılması, sürekli gelişme felsefesi ile paralellik arz etmesi liderlerin önemli fonksiyonları olarak görülürken, bu çalışmaların çevre tarafından desteklenmesi de gerekmektedir. Özellikle yönetimin de bütün çalışan personeli desteklemesi değişimi canlı tutacaktır. Bütün bu çalışmalarla beraber eğitimin yeniden yapılanmasını sağlayıp her bir ferde ayrı ayrı hitap eder bir hale dönüştürmek eğitimde toplam kalite yönetiminin uygulanması ile mümkün olacaktır (Cafoğlu, 1996: 101).

2.3.1. Eğitimde Toplam Kalite Yönetiminin Uygulanması

Eğitimde TKY’nin uygulanması özellikle 1990’lı yıllardan sonra gerçekleşmiştir. İşletmelerde başarılı sonuçlar veren TKY ilkeleri yavaş yavaş eğitim kurumlarında da uygulanmaya başlanmıştır. Günümüzde, gerek ülkemizde gerekse de ABD, Avrupa ve

Şekil

Şekil 1.1 Okul Gelişim Sürece Basamakları

Şekil 1.1

Okul Gelişim Sürece Basamakları p.50

Referanslar

Updating...

Benzer konular :