17 Mtrf
H
mm
: ( m
S O K 1
T a r i h k ö ş e l e r i n d e
—
H
M—
B M
Muallim Naci Merhaledir
Y
*
Mıdhat Cemal Kuntag
Beğenmekte olduğu kadar beğenme inekte de mübalâğa yerli bir kusuru- muzdur. Muallim Naciyi inkâr eden lerin menfi mübalâğalarına müsbete düşmiyerek diyebilirim ki, Naci, man zûm edebiyatımızda merhaledir. Aruz da Fikretle Akif ondan çıktılar. Onun aruzu kulanmaktaki ustalığı «Rü - baba ve «Safahat» şairlerine örnek ol du.
Fakat muhitsizdi; şöhretini bir mü hendis, mimar gibi yapmasını bilmi yordu; kanaatlerini gizlemiye mukta dir değildi; kaideyi sanatten çok se viyordu; ve devrinin meşhur adamla rmdaki dil yanlışlarını işaret mikta n tenkld edecek yerde, bu hatalara kavisli kollarla hücum ediyor, ve bir kelimeyle birkaç ehemmiyetli düş - man kazanıyordu. Kendisinin becerik sizliğine, onu ölçüsüz medheden dost lanmn acemiliği de katılıyor, sağlı - ğmda ve ölümünden sonra bir yığın düşman karşısında kalıyordu.
Naci, manzûm edebiyatımızın bir mer halesidir; şu çok güzel mısralarm bu lunduğu gazel, onun bu yoldaki bü yük hüviyetini taşıyan gürültüsüz, pa tırdısız, ağdasız şiirlerindendir:
Havâda yaprağa döndürdü rüzgâr beni, Hazâna mnntazırım ömrümün be karında Ve:
IVIüsafirim vatanın bir harâbezârm da. Gönül o nevsefcr-i nûr - talatm ,Naci, Yanar kıyâmetedek nûr-ı İntizâ rında.
Bu çok seçkin şairi anlaması lâzım gelenler onunla meşgul olmadıkları
halde, hiç hatıra gelmiyen bir resmî adam himaye etti: Şûrayı Devlet Re isi. Kürd Said Paşa.
Diyebiliıim ki imparatorluğu^ bu vezirinden gördüğü iltifatı zavallı Muallim Naciden herkes esirgedi, hat tâ talihi bile! Çünkü insanlığını şiir lerile medhettlği Said Paşa, zavallı Naciden bir müddet sonra yüz çevi recek; ve Ahmed Mithat Efendiye da- mad, o yüzden de Abdülhamidin ira- desile «Vakanüvisi Âli Osman» olun caya kadar, tek hâmisi olan Said Pa şaya şu beyti söyliyecek:
Görme caniler gibi lâyik bana udvanını; Bir cinayet etmedim, ettimse ilâ şanını. Fakat onun, en esaslı talihsizliği şu dur. Edebiyatta «yeni» olmak ihtiya cmı duymak, .ona sövmekle başlıya - cak.
Akılsız dostlan onu; o derece fena medhediyorlardı, Hüseyin Cahid, ona «vâkıf-ı hiç bir şey» diyor, Süleyman Nazif, onu, «edebiyatın Çerkeş Haşa nı» ne benzetiyordu;
Ve Sultan Azizi hal’ eden vezirleri öldüren Çerkeş Haşan inkilâp düşma nı olduğu gibi Naci de edebiyat inkı lâbının mânevi bir katili oluyordu.. Cahid ve Nazif gibi düşmanları olma sı onun hususî bir talihsizliği İdi. Bu derece fena bir kader yetmiyor gibi bir taraftan da, Uşşakizade Halid Zi ya ona düşman oluyordu.
Hâmide, Recaizadeye, ve onlara ta pan gençlere hücum eden Muallim Naciye Halid Ziyada da isyan başla mış, ve kendi tabirile «Bir şampanya kadar köpürerek kabından fırlamıya müstaid» olan genç nesir inkilâpçısı, Muallim Naciye bir yığın makaleyle hücum ediyordu.
Fakat ince Halid Ziya, bu hücumun dan, kırk sene sonra şu yolda bahse decek: «Bu, herhalde, yaşımla onun mevkiinin arasında mevcud mesafe nin genişliğine nazaran memduh bir cesaret olmaktan ziyade gülünç bir cüretti... Muallim Nacinin edebiyat saltanatgâhında örnek ihtişamının ö nünde yanan şulei ikbalini söndürme ğe kalkışmaktı. Beş karış boyumla o raya kadar sıçrayıp «pü f!.» diyorum.» j
Yine çok zarif Halid Ziyanın anlat j
tığına göre Muallim Naci bu hücum lara mukabelesinde «tarizlere devam edilecek olursa başka cevap alınaca ğını da İmâ ederek İzmirdeki büyük çocuğa şu kıtayı yazıyordu:
Dehşetlicedir benim stîzim, Kordon Boyu dar gelir azizim. Olsan Sarı Zeybeğin hafidi, Yoktur sana kurtuluş ümidi. Sonra «p ü f!» lere sataşıyordu: «P ü f!» lerle ne iftihar edersin? Bir püf de teker meker gidersin! Muallim Naci aleyhindeki hücumla n kendi elile hak yaratıyor,
O hücumlara, adetâ kendi sesile hak veriyordu. Onun, dostları tarafın dan menedilecek yerde tahrik edilen bu dalâletleri bir tarafa bırakılırsa; ve Abdülhak Hâmldi taklid ederek te- ceddud davasile yazdığı yeni şekildeki manzûmeleri üzerinde durulmazsa, şekli eski, fakat tasarruf tarafı yeni olan şiirlerinde, ve «gazel» olmaları na rağmen İç yüzlerinin yekpareliğile çok yeni olan eserlerinde, Muallim
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi