J
¿JíQsim
Otyam’lann getirdiği Anadolu
Ahmet KÛKSAL _____İN yıldır Antalya'nın Gazipaşa İlçesin de, kendi deyimleriyle "en yakın kom- --- şularının Tanrı olduğu" bir dağ eteğin d i yaşayan Filiz ve Fikret Otyam çitti yeni ça lışmalarını Harblye’dekl Garanti Galerlsl'nde sergiliyor. Uzun yıllar emek verdiği gazeteci lik, gezi ve röportal yazarlığı ve objektifiyle halkımızla İç İçe yaşayan Fikret Otyam, İnsan larımızın yaşantısını olanca İçtenliği, çile si ve güzelliğiyle saptamıştı.
1943 - 1953 yıllarında D.GOzel Sanatlar Akademisi İbrahim Çallı ve Bedri Rahmi Eyü- boğlu atölyesinde eğitim gören Otyam, gaze tecilik uğraşı yüzünden ara verdiği resme, 1975'te Ankara ve İstanbul'da düzenlediği
"Memleketimden İnsan Manzaraları” sergile
riyle dönüş yapmıştı, önceki sergilerinde İz lediğimiz gibi onun resimleri, akademik bir eğitimden çok 1950’den bu yana gelen gaze tecilik yaşamında tanıdığı Doğu ve Güneydo ğu insanlarının serüveninden ve derin bir halk, ülke, gerçek sevgisinden mayalanmış tır. "G ide Gide” genel başlığı altında topla dığı kitaplarından "Harran Koçaklaması"na (1987) uzayan gezi İzlenimleri, röportajlarında olduğu gibi resimlerinde de anlatım ve duyar lık bakımından en belirgin özellik yapmacık sız bir insan sıcaklığı ve Anadolu sevgisidir. Yıllarca Anadolu İnsanı ve doğası İle İç İçe ya şamaktan gelen bir yalınlık ve sevecenlik onun resimlerine de zorlamadan uzak izlenim ler eşliğinde arınmış yerel renkler ve yoğun bir içtenlikle yansımakta.
Yeni sergisinde de, gene yıllardır yüre ğinde yer eden gözlemler, özellikle Güneydo ğu Anadolu yaşamından sahneler, İkili üçlü portre ve figür düzenlerinde resmin İçeriği, — yazarlığına koşutp- yaşamın özünde yo ğunlaşan içtenlikli, sevecen ve sıcak
blpyeK'-laşımla biçimleniyor. Sürmeli, mühür gözlü, ak poşulu Doğulu kadınları, Urfalı gelinler, hasta taşıyanlar, kara tren, kır çiçekleri ara sında ana - kız figürleri, beyazın İncelikli de ğişimleriyle köy damları, ak badanalı nakışlı duvarlar, Harran Ovası’nın kendine özgü ya nık ve dingin sarısı, coşkulu renk benekleriy le örülmüş “Berltan’da Bahar" gibi Güneydo- ğu 'ya ilişkin gözlem birikimleri arasında yeni yaşam çevresinden izlenimle") de rastlıyoruz: Muğla Camii içinden iki düz leme, “Gazipa
şa Çiçeği", "M or Çiçekler”, Muz Bahçesi”, “Bizim Beca”, “Deve Dikenleri” v b. resimler
de yer yer Orhan Peker’I, Turan Erol'u anım satan içtenlikli, lekeci bir yaklaşım. Eski bir fotoğraftan esinlendiği 'Yemende Türkler”, halk resmi geleneğinden uyarlanmış bir “Şah-
meran", “Urla Hatırası” İle camaltı tekniğini
yarı soyut bir düzenlemeye dönüştüren
“Tuğra" gibi değişik blçem seçenekleriyle ya
şamın özüne yönelen Otyam’ın resminde do ğal uyum ve yöresel anlatım özellikleri çeşit leniyor.
Filiz Otyam’ın önceki yıllarda sergilediği ö z gü n dokum alarında, A n a d o lu 'n u n
“curfalık” ya da “çullalık” denilen el tezgâhı
geleneğinden yararlanılarak dokunmuş yol luklar, perdeler, nakışlı giysilerde bunlara güncel bir beğeni ve İşlev kazandırılması ön görülüyordu. Keçi kılından eğrilmiş yünler, bütünüyle doğal gereçlerden, bu arada çltle- ğen çiçeğiyle yapraklarından yararlandığı ye ni özgün dokumalarında İse bir duvar pano sunu, soyut düzenlemeleri anımsatan görsel bir etkiye ağırlık veriliyor. Kilim nakışlarından da İzler taşıyan düzenlemeler arasında deği şik grafik tasarımlarıyla biçimlenmiş bir du var üçlemesi, tfrl, mor uyumlu yün ve tiftik ça lışmaları yanı sıra ajurlu, jütlü, keneviri! form lar Filiz Otyam’ın özgün dokumalarını çağdaş bir sanat yapıtı düzeyine ulaştırıyor.