• Sonuç bulunamadı

Behice Boran'ın ardından

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Behice Boran'ın ardından"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

t e

Behice Boranın ardından

AHmet OKTAY

I ZU N süredir, Toplumcu Gerçekçiliğin

Kaynakları’nı yazmaya başladığım 1984

. yılından bu yana, Cumhuriyet döneminin düşün ve yazın yaşamını tarihsel boyutuyla anla­ maya çalışıyorum. G enç kuşakların hiç bilmedi­ ği, bizim kuşak yazarlarının ise artık okumak gereği duymadıkları eski dergileri, kitapları yeni­ den tararken ne kadar derin bir bellek yitimine uğ­ radığımızı bir kez daha ve acıyla anlıyorum.

Behice Boran’ın ölüm haberi geldiğinde, onun yazın ve sanata ilişkin yazılarının fotokopileriyle uğraşıyor, düşünlerinin, öne sürüldükleri yıllar İçindeki konumunu ve önemini araştırıyordum.

Yaşamının son 20 yıllık bölümü, Boran’ı daha çok siyasal önder kimliğiyle öne çıkardı ve özel­ likle gençlik kesimi onu ödün vermeyen bir savaş­ çı olarak bildi. Söylemek bile fazla: Boran, aka­ demik kariyerde bulunduğu sürede yazdığı tüm yazılarda da siyasal yönsemini dışa vurmuş, ele alınan tüm sorunların ancak slyaeat/sınıfsa! dü­ zeyde anlaşılabileceklerini söylemiştir. Ama bilim adamının politikayı dışa vuruş biçimiyle örgütçü­ nün ve örgüt liderinin tutumu arasında büyük ay­ rım vardır. Boran, zaman içinde bilimsel bakış

açısını korumakla birlikte bilim adamlığı kimliğin­

den uzaklaşmak zorunda kaldı. Gelgelelim bu ol­ gu, onun gerek toplumbilimsel gerekse yazınsal çalışmalarının toptan unutulmasını gerektirmiyor.

Akademik formasyonu açısından ilgi alanı

sosyoloji idi Behice Boran'ın bilindiği gibi. Ne var

ki, ilk yazılarının göründüğü 1940’lt yıllarda Boran da doğrudan doğruya yazından gelmemesine rağ­ men yazın’a ilgi göstermiş, kuramsal ve eleştirel yazılar yayınlamıştır. Yazın ve sanat sorunlarının, başlangıcından itibaren marksizmin içinde özel bir yeri ve önemi olmuştur. Üstelik, 1940’lı yıllar­ da toplumcu yazın konusunda kuramsal içerikli yazı yazabilecek olan kişilerin sayısının çok az ol­ duğu da, dönemin dergilerinin taranması sırasın­ da apaçık görülmektedir. Bu yüzden, bilimsel form asyonu olan kişiler yazın'a doğrudan karış­ mak zorunda kalmış, tavır almışlardır.

Behice Boran, Yurt ve Dünya ile Adımlar

der-*

çilerinde yayınladığı yazılarda gerçekçi yazın’ın sorunlarını sergilemeyi öngörmüş, genç yazarla­ rı yönlendirmeye çalışmıştır. Söylemek gerekir kİ,

Boran’ın bu yazıları yazın dergileri’nde görülen

kuramsal yazıların düzeyinin çok üstünde bulun­ maktadır. Boran, o dergilerde vulgarize edilen so ­ runları, gerçek kuramsal (teorik) içerikleriyle göstermeye çalışmakta, kestirip atmamaktadır hemen. Örneğinin kendisinin çıkardığı Adımlar dergisinin ikinci sayısında (Haziran 1943) yayın­ lanan “ ‘Sanat Sanat içindir’ 'Sanat Cemiyet İçindir’ ‘Dolambacı’ " başlıklı yazısında, özellikle

modernist şiirim sorunları çevresinde bir eski tar­

tışmayı çözümlemektedir. Benim belirlediğim ka­ darıyla, Türk yazınında Eliot’un adı da İlk kez o yazıda anılmakta ve Çorak Ülke’den (Boran, Ha­

rap Ülke diye çevirmiş) söz edilmektedir. Boran bu yazıda, gerek Çorak Ülke’nin gerek­

se “vuzuhsuz” ve “cemiyetle İlgisi yokmuş gibi

görünen” şiirlerin İçeriğini anlamaya uğraşm ak­

ta ve nasıl değerlendirilmeleri gerektiği üzerinde düşünmektedir. Şöyle diyor: “Modern şiirdeki vu­

zuhsuzluk yazıldıkları zamanın sosyal şartlarının karışıklığını, vuzuhsuzluğunu, bu şartlar altında ferdin içine düştüğü şaşkınlığı, istikrarsızlığı İfa­ de ediyor.” Boran yazının sonunda “sanat sanat İçindir, sanat toplum içindir” tartışmasının “gayrı İlmi diyebileceğimiz mekanik içtimai determinizm görüşünün sanat sahasındaki tezahürü” olduğu­

nu vurguluyor ki, bu vurgu, o dönemin toplumcu yazarlarından pek azının ulaşabildiği bir noktadır.

Boran, aynı derginin 1. Teşrin 1943 tarihli 6’ncı sa ­

yısında İse "Sanatın Sosyal Şartları ve Rom an” başlıklı bir yazı yayınlamış. O yazıda da romanın toplumsal koşullarla ilgisini araştırıyor ve adını anmaksızın toplumcu gerçekçlllk’in temel öner­ melerini sergiliyor. Boran, bu yazıda da James

Joyce'un adını anarak, o dönemin modern yazar­

larını yakından izlediğini ortaya koyuyor. Ardında birçok acı/tatlı anı bırakarak aramız­ dan ayrılan Behice Boran’ın gerek T ürk topiumu- nun sosyo-ekonomik sorunlarına gerekse kültür ve yazın sorunlarına değinen yazılarının tarihsel

boyut içinde yeniden-okunması, ona gösterilecek

saygının asıl dışavurumu ojacaktır kanısındayım.

Referanslar

Benzer Belgeler

A multicentre, randomised clinical control trial comparing the retropubic (RP) approach versus the transobturator approach (TO) for tension-free, suburethral sling treatment

Bunun üzerine Mustafa Kemâl, (Hz. Peygamber ölürken kimi vekil tâyin etti ki siz daha hilâfet is­ tiyorsunuz. Biz sancağı çektik, o sancağa düşman olmadık,

BP Türkiye, fotoğraf dem ekleri çalışma kum lu ile birlikte, geçtiğimiz yıl yitirdiğimiz değerli fotoğraf ustası Sami Güner’in anısına “ Türkiye 92” albüm

İngiltere sefiri Lord Stad ffo rd de Redcliffe’in geniş para yardımla­ rı ile desteklenen Protestan misyonerler Anadolu’da Ermeni- leri Gregoryen kilisesinden

rosuna telefon eden kim liği belir­ lenemeyen kişiler, “ Ermeni S o y ­ kırımının Adalet Kom andoları" adlı cinayet örgütünün adına ko­ nuştuklarını

HYDRO BA020 Suyun çekildiği andaki kıyı çizgisi Zorunlu NAMN1 Birinci ulusal dilde detayın ismi Seçmeli NAMN2 İ kinci ulusal dilde detayın ismi Seçmeli NAMA1

Navigation systems allow people to find their route and explore their surroundings easily and quickly in the places they have not visited before without losing too much time and

As the results were not satisfying enough to acceps as valid calibration, extrapolation curves have been hence chosen to perform the measurement campaign in an