• Sonuç bulunamadı

Türkiye'de ilk sergisini açan ressam Mehmet Aydoğdu:düşümü kirleten sürrealizme bağlıyım

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Türkiye'de ilk sergisini açan ressam Mehmet Aydoğdu:düşümü kirleten sürrealizme bağlıyım"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Türkiye'de ilk sergisini açan ressam M ehm et A ydoğdu:,:

„,

Düşümü kirleten sürrealizme bağlıyım

ANKARA, (Cumhuriyet Bü­ rosu) — Belçika’da yaşayan res­ sam Mehmet Aydoğdu, Türkiye- deki ilk sergisini Sanat-Yapım’da açtı.

1958’de Konya’da doğan Ay­ doğdu lise öğrenimini on beş yıl önce yerleştiği Belçika’da, Alle- ur Devlet Lisesi’nin Tatbiki Sa­ natlar Bölümü’nde gördü. Daha sonra Liege Güzel Sanatlar Yük­ sek Enstitüsü St. Luc ile Liege Güzel Sanatlar Kraliyet Akade­ m isinde resim eğitimi yaptı. İlk sergisini on yedi yaşında açan sa­ natçının son yıllarda yaptığı re­ simleri Dali, Magritte, Labisse,

Alechenssky, Appel, Spilliaert

gibi ressamların yapıtlarıyla ser­ gilendi. İtalya, Almanya, Lük- semburg, Hollanda, Belçika ve Türkiye’de çeşitli koleksiyonlar­ da yapıtları bulunan sanatçının önemli sergileri arasında Belçi­ ka’da Alleur, Bruxelles, Esnuex, Diest, Liege ve Loppem, Alman­ ya’da Rogensburg ve Hollanda- da Appledoorn’da açtığı sergile­

ri yer alıyor. Aydoğdu’nun Sanat-Yapım’da 23 kasıma kadar1 sürecek olan sergisinde 10 tuval ve 11 pastel tablosu izlenebilecek.

Sağduyuya aykırı bir ressam olduğunu söyleyen Aydoğdu,

“Yani, herkese ait olmayan şey­ lere ve yalnız rüyalarımı kirleten sürrealizme bağlanan kişiyim”

diyor. Resimlerinde oluşamamış bir dünyanın, ancak resmin ya­ pıldığı günün tarihini yansıtan, çağına tanıklık yapan bir sanat­ sal eylem olduğunu belirten Ay­ doğdu, şöyle devam ediyor:

“ Eserlerim hiçbir zaman ne geçmişin, ne de herhangi bir hi- potenik geleceğin eserleri ola­ mazlar. Öyle sanıyorum ki re­ simlerim bugünün az sayıda ka­ lıbı olsa da her sürrealist alanda, psikolojik ve günümüzün niteli­ ğini andıran belirtileri ile ruhun karanlıklarını, birkaç kelimeyle anlatmak istiyor. Bilinenlerle bi­ linmeyenler arası anlamlı anlam­ sızlığı, rasyonel ile irrasyoneli ke­ sin bir sürrealist sanatı verileri

( . ı ı

-U

d ı ş l ım a , y u m u ş a k ve koınersiyal kalıplara dökülmeden, benim sa­ natım yeni bir görüş ve anlatım­ la kendisini ırmak gibi hissede­ rek akıp gidiyor.”

Aydoğdu, resimlerini yapaken düşüncelerinin daima varoluş- yokoluş konusunda temel kurdu­ ğunu söyleyerek, “Varoluştan çok ölümün varlığını daha çok duyumsuyorum. Bu varlık be­ nim yapıtlarımda imgeleme yete­ neğimi yükselterek, yaratıcı gü­ cüme katkıda bulunuyor. Dahası ölümün varlığı, kaçınılmaz bir gerçek olarak, beni yeni ve baş­ ka bir ışıltı altında, bugünün dünyası ile diyalog kurmaya zorluyor” diye konuşuyor. Ay­ doğdu, “Bir sanatçı olarak yok olabileceğimi düşünerek ondan en geniş çapta yararlanmayı düşünüyorum” diyerek ekliyor:

“Çalışmalarım ne kadar sür­ realist olursa olsun bugünümü­ zün bir tür şaşırtmasıdır. Çünkü insanoğlu duygusuzlaşmıştır. Hem hayata karşı, hem de Tan- n ’ya karşı”.

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu CD ’leri Saygun’un derin müziği, öz­ gün armonisi ve uluslararası çok yüksek dü­ zeydeki besteciliği beni çok etkilediği için hazırladım.. Böylesine

Takdirden âcizdi hükümet rüesası; Hayranı kemâlindi senin garp uzaması Gördün vatan uğrunda fazilet gibi lıoriukj Beşyüz senelik kos koca bir imparatorluk

Şerif Gören'in yö­ netmenliğini yaptığı ve Kadir İna­ nırla oynadığı«Dila Hanım» adlı son filminin dış sahnelerinin çekimi için Niğde’ye giden

Ferhad şartı kabul ediyor ve Şirinin aşkıyla dağı delmeye başlıyor, bir taraftan dağı deliyor, bir taraftan kayaların üstüne Şirinin resim­ lerini

Başvekil ve dahiliye nazırı Ah­ met Vefik paşa (gurrai saf er 1295 - 15 rabiyülâhir 1295) he­ men arabasını hazırlatır; doğru Tataviaya gider; marangoz

Üçü birden aynı _ günde kopan bir kolyenin inci tane­ leri gibi kayıp yakın tarihimizde yerlerini aldılar.. Ağaoglu, Gürtunca ve Tülbentçi aynı günde elele

derecede tarihi eser olarak tescil eden, sonra da otel projesini onaylayan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Taşkışla’nın “ 2.. derece” eser olduğunu

Mamafih bu muallimin mukavelesi mektebe tebliğ edil­ diği için fizik mualliminin bu günlerde gelmesi bekleniyor. Mektebin 97 muallimi içinde yalnız bu muallimin