• Sonuç bulunamadı

Kelepir:Ölü kitapları diriltir

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kelepir:Ölü kitapları diriltir"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

SAYFA CUMHURİYET --- --- --- --- --- ~ ~ --- --- --- r * --- r r

1 2

KÜLTÜR

İ Ş A R E T

'

>

o

u

ı

1

p a

, . ,

ZEKİ COŞKUN

F f

İkinci Kelepir mağazası 4 eylülde Kadıköy’de ayılıyor. ( DEVRİM BARAN)

Harfperestlerin; yazarların, yayıncıla­ rın, okurların, kitapların dünyasında yeni bir şeyler oluyor. Daha da olacak gibi gö­ rünüyor. Harfpcrest üçlü (yazar, yayıncı, okur) ve onların ortak “ikon”u kitap için yeni bir adres çıktı ortaya: Kelepir.

Temmuz 1996’da Beyoğlu’nda açılan Türkiye’nin ilk ucuz kitap, adı üstünde Kelepir mağazası umulmadık, görülme­ dik bir ilgiyle karşılaştı. Günde ortalama 2000 dolayında okur Kelepir’in kapısın­ dan giriyor. Hemen hemen boş çıkan yok. Tersine, kollar, kucaklar dolu. Ortalama kitap taban fiyatlarının 250-300.000 TL’ye oturduğu günümüzde. Kelcpir’deki kitapların en pahalısı bile pi­

yasa taban fiyatına ancak yaklaşıyor çünkü.

Binin üzerinde kitap çeşi­ di var Kelepir'de. Göreceli olarak da yeni yayın bunlar. Ortalaması bir-iki, bilemedi­ niz üç yıllık; en eskisi beş- on yıllık. Hâlâ satışı olan, ama her nedense piyasadan çekilmiş; dağıtımcı isteme­ miş, kitapçı raflarına çıkma­ m ış, yayınevi deposunda

kalmış kitaplar. Yürürlükteki fiyatların üç ya da dörtte bir fiyatına satılıyor.

İyice kitapsızlaşmaya doğru gidilirken ortaya çıkan bu yeni oluşum kitabı okur­ la, okuru kitapla buluşturuyor.

Ağustos sonlarında ikinci Kelepir ma­ ğazasının K adıköy’de açılışıyla İstan­ bul'un Anadolu yakası da yeni oluşumla tanıştı. Şimdi sırada Ankara ve Diyarba­ kır var. Yakında oralarda da kitap ‘Kele- p ir’leşeeek. Kim bilir ardından İzmir, Adana, Bursa, Eskişehir derken memle­ kette bir Kelepir kitapçı haritası oluşur.

Oluşur, okur da pahalılık yakınmasın­ dan bir ölçüde kurtulur. Ama kitaba da bu

arada bir şeyler olur galiba.

En azından şu soru çıkar ortaya: Ma­ dem kitap bugünkünün üçte-dörtte biri fi­ yatlarla da satılabiliyor, neden o zaman yeni yayımlanan kitaplarda bu tarz bir fi­ yatlandırma politikasına gidilmiyor?

Yayıncı yatırımının karşılığını alama­ maktan, para kazanamamaktan yakındığı­ na; yazar hem yazarak geçinememekten, hem de yazılarının okura ulaşmamasın­ dan, kısaca yazdıklarının karşılığını ala­ mamaktan yakındığına; okur pahalılıktan ve kitap alamamaktan yakındığına göre., ne oluyor, nasıl oluyor da Kelepir gibi bir oluşum bu üçlüyü göreceli de olsa mem­

nun ediyor?

Evde kalmış kızlar sokağa______

Kelepir, bir bakıma çaresizliğin ürünü. Yayıncılar Birliği Başkanı Atıl Ant’ın gi­ rişimleriyle ortaya çıkmış. Ant’m da yö­ neticisi olduğu Afa Yayınevi başta olmak üzere 5-6 yayıncı kendi kitaplarını daha etkin dağıtabilmek için Dada adlı dağıtım şirketini kurmuş. Bugün Afa, Cem, Kav­ ram başta olmak üzere Dada bünyesinde 30’un üstünde yayınevi var.

Bu yayınevlerinin yeni ve dolaşımda olan kitapları Dada aracılığıyla dağıtımcı ve kitapçılara veriliyor. Ama öte yandan

depoda duran “ölü kitap”lar da var. Ölü kitap, kötü kitap değil. Şu ya da bu nedenle kaderi kötü gitmiş belki de. Bir bakıma evde kalmış kız. Kimi, zamanın­ da “taliplisi”ni beğenmemiş ya da iste­ yenleri baba (yayıncı) beğenmemiş, kimi­ nin kısmeti başkalarınca kapılmış., der- ■ ken kız -yani kitap- evde, depoda kalmış.

Nasılsa bir gün kısmeti çıkar diye bek­ lerken zamanı-devri geçmiş. Kader denip sineye çekilmiş bu hal. Baba-yayıncı, gu­ rurundan kızı eve kapattığı gibi adını da anmaz olmuş. Bir zamanın “taze güzePi, yazarın, yayıncının ortak ürünü böyle böyle “ölü kitap” haline gelmiş.

Yayıncıların ortak kuruluşu Dada içinde evde kalmışların sayısının epey kalabalık olduğu görülünce de bir şans daha ve­ rilmiş onlara KelepirTe. Meğer ne. çok taliplisi, ne çok seveni varmış onların! Neredeyse ki­ misi yeniden basılacak hale ge­ liyor...

Kelepir’deki kitapların hepsi bu türden “kısmetsizlik” kurba­ nı değil. Aslı aranırsa her biri için başka başka öyküler anlatı­ lır. örneğin aile -yayıncı- varlıklı değil­ dir, kızını iyi giydirememiş -kapağına, sayfa düzenine, kâğıdına- özen göstere­ memiştir. Ya da aile tanınmıyordur, kız sosyeteye girememiştir. Kızımız onca ter- ü tazeliğine karşın bir türlü göz doldura­ mamış da olabilir. Bir de, bir de... “hayır- sızlık-vefası/.lık” kurbanları var. Kelepir raflarına göz gezdirirken aynı yazarın ay­ nı yapıtının birkaç ayn yayınevinden ba­ sımına rastlayabilirsiniz. Üstelik onlar, memleketin anlı-şanlı, çok bilinen, çok okunan yazarlarıdır. Ama işte her nasılsa ürünleri okura ulaşmamıştır. Kimi yayın­ cısını değiştirmiş, hâl piyasada olan ki­ tapları yeni yayınevince de basılmıştır Okur, yazan o yayınevinde yadırgamış kitaplara yüz vermemiştir.. Yayıncı, za manında şu ya da bu nedenle kitabı elinde tutmuştur, dağıtımcı dağıtmamıştır vb vb.... Görünen o ki, kalabalık bir ölü ki taplar kitaplığı oluşmuş. Dikkat çeken bi başka nokta, bunlann genellikle Türk ya zarlannm ürünleri olması. Kelepir yetkili lerinin söylediğine göre, ellerinde anca) yüzde on dolayında çeviri kitap var, ger kalanı yerli malı!

~W~

-y a rfp erest üçlü (yazar, yayıncı, okur) ve

M

a

onların ortak ‘ikon’u kitap için yeni bir

t

ğ

adres çıktı ortaya. Temmuz 1996’da

JL. JL.

Beyoğlu’nda açılan Türkiye’nin

ilk ucuz kitap, adı üstünde Kelepir mağazası

umulmadık, görülmedik bir ilgiyle karşılandı. Binin

üzerinde kitap çeşidi var Kelepir’de. Göreceli olarak

da yeni yayınlar bunlar. Ortalaması bir-iki,

bilemediniz üç yıllık; en eskisi beş-on yıllık.

B u ru k buluşma

Şimdi bütün kısm etsizler topluluğu, harfpercstler; yayıncı, yazar, okur üçlüsü ortak “ikon”lan kitapla Kelepir çatısı al­ tında buruk bir buluşma yaşıyor. Harfpe- rest üçlünün Kelepir’ci buluşması, neden bu buluşm a zam anında ve kendi “ de­ ğ e riy le gerçekleşmedi, günah kimin so­ rularım gündeme getiriyor. Üçlünün yatı­ rımını kazanca dönüştürememek, okura ulaşamamak, kitaba ulaşamamak gibi or­ tak yakınmaları olduğuna göre gerçekten günah kimin? Yayıncıyla, kitapla okur arasındaki en önemli halkayı oluşturan dağıtımcı kimdir, ne yapar, fiyat politika­ sı ve satış üzerindeki rolü, yeri nedir gibi sorular sorulacak belki de sürecin deva­ mında. Kitabı sokağa, okura taşıyan “ser- g iie rin anlamı; hataları ve sevapları da sorgulanacak belki Kelepir sayesinde. Ta­ bii “kitapçı” denen nihai satış noktasının niteliğine de gelebilir sıra.

Elbet tüm bunlarla birlikte yayıncının yaptığı işe verdiği anlam, yayın ve satış politikaları, yayıncıyla yazarın, okurun ilişkisi de yeniden belirlenir, belki de.

O zaman, hayatımızdan hızla çekilen kitap, yeniden değer ve anlam kazanır.

★ ★★

Kelepir, bir bakıma çaresizliğin ürünü, demiştik. Kimbilir belki de çaresizlikten yeni “çare”ler çıkar. 1990’ların başında yayın dünyası memleket çehresindeki ve kültür iklimindeki değişimlere koşut ola­ rak yüzyıllık mekânı “ Babıâli”den Be- yoğlu’na göç eylemişti. Salt mekânsal bir göç değil bu. Şimdi oradan yeniden soka­ ğa açılım başlıyor. Kelepir, bir adım. Ken­ disini çok, ama çok aşan bir adım. Göre­ ceğiz, izleyeceğiz.

Referanslar

Benzer Belgeler

Köy Enstitülerinde pisagor bağlantısı 3 4 5 ilişkisi bina köşelerinin oturtulması olarak atölyede ve uygulamalı olarak öğretilerek bilginin ne olduğu ve yaşamdaki

uluslararası bilgisayar bağlantıları ile ilgili hizmetleri ver- mek ve araştırma kurumları arasında araştırmacıların bilgi ve belge ihtiyaçlarını karşılamak

Tolstoy dünya Ölçüsile büyüktü; onu kimsenin tamamlamasına ihtiyaç yoktu; o, asrına yeterdi. Öyleyken, ölmedeu, memleketinde yerli bir cihan müellifi buldu,

Salgın süresince hastanemizde, altı lejyoner hastası ile yüksek ateşi olan an- cak klinik ve radyolojik pnömoni bulgusu olmayan 26 olgu tedavi edilmiştir.. Bu olgula- rın

diyerek okumadıktan sonra kitap biriktirmenin manasız olduğunu söyler. Kesinlikle doğrudur ve bunun örnekleri hemen her devirde olmuştur. Bu- nunla birlikte edebiyat tarihleri;

İ B N ü L'E M iN Mahmut Kemal beyin vefatı haberinin bende ilk yaptığı tesir, bu vefatın, İstanbul şehri ile doğrudan doğruya alâkalı olduğu fikri

diğim on dakika içinde, Semra-Turgut Özal ilişkisi­ nin ve görüntüsünün son derece içten, sıcak ve ger­ çek olduğuna iyice emin olmuştum artık.. Şimdi ga­ zetelerde

İHRACAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ 37 46.41.03 Kumaş toptan ticareti (manifatura ürünleri dahil) TELSİZ MH.ZAMBAK SK.POLTEX BLOK N.31A / ZEYTİNBURNU 320331-5 ALYOUSIR