«DEN
it-
57 a ,0 ^
Nizamettîn Nazif
Haşin çizgili bir çehre, uzun bir boy ve kalın kaşların göl gesinde, 'iir kirpiklerin çitinde kapkara bir çift göz kiı pusuda iki filinta namlusu gibi.
Bu geniş omuzlar, bu kıllı kalın bileklerle o niçin bir peb livan olmadı?
• t . • ,
O, bir kahraman da olmadı. Hayatı bize masum bir sükû net, bakir bir ruh vehmettire rek geçti. Hiç kızdırılmamış bir filin ölümünü öğrenmiş gibi-
yİZ.
Eğer bir kere kızsaydı... Bir (Devamı Sa. 5, Sü. 5 de)
Süniln ¡çandan:
-Kaş taratı 1 inci sayfada) kerecik, bir kerecik olsun kız mış olsaydı, o zaman... Sanırım bugün bambaşka bir portresi olacaktı.
Politikacılar gibi bütün a r tistler de ve dolayısile şairler de tesadüflerin çocuklarıdırlar, hâ diselerden karakter alırlar. Bü yük şairlerin büyüdükçe hâdi selere istikamet verebiiişleri, sonra da milyonda bir defa bi lerek ve azmederek ve çok de fa da hiç ummadan ve umul madan bizzat hâdise oluşları bundandır, işte Faik Âli’nin büyük talihsizliği ve kullandığı dilin en büyük talihsizliği!
O tesadüfün çocuğu da ol madı, hâdiselerin akışı içinde de bulunmadı. Ne hâdiseler oıı dan istikamet aldı, ite de biz zat o bir hâdise olabildi. Bütün şiiri, bütün san’atı ve hayatı bir son devir paşazadesinin Os manlI zarafetinden ibarettir. Ar tık nesli büsbütün tükenmek te olan bir zarafet ki Faik Â- lî’nin şahsındaki tecellisi, bil hassa göz alıcı idi.
Bizim nesilde yaş en büyük teşrifat unsuru olduğu için üs- tad ile ülfetimiz olamazdı ta biî... Fakat onu tanırdık, daima saygımıza muhatap olurdu; e- serlerine itinası için olduğu ka dar şahsına olan itinası için de hayranlığımızı tahrik ettiği u- zun bir devri daima hatırlıya- cağız. Fakat son yıllarım bir hayli üzülerek geçirdiğini bil diğimiz üstadı, Edebiyatı Ccdi- denin büyük kıymeti) olarak hatırlayanlar arasında, acaba kaç kişi, imparatorluğun en za rif mutasarrıfı olduğunu da hatırlamışlardır ve hatırlıyacak- lardır.
Onun devleti Beyoğlu idare bölgesinde temsil ettiği günler de İstanbul dünyanın en kibar şehirlerinden biri ve Beyoğlu semti bir zarafet sergisi gibi i- di. Bu semtte en büyük idare âmilinin temas ve ülfet ettiği muhit ise elbette pek büyük bir ihtişam ifade ederdi. Faik Âlî, bu muhitin içinde taklit edile mez bir zarafet nümunesi ola rak, saygı ve sevgi toplayarak boy verirdi. — Allah rahmet eylesin. —