= = = Musikimiz ıslaha muhtaç mıdır ?
Iş ıla y
SVL'l'jÇl
99
eliyor
“ Ö n c e kötü ve usulsüz sesleri halkın
kulağından u za k la ş tım .a lıy ız !
• Konservatuvar Türk musikisi icra heyeti azasından ve musikimizin -kıy metli sanatkârlarından Bestekâr, ke mani Sadi Işılayın bu konudaki fik ir leri enteresan olacaktı. Şimdi burada, onun anketimize vermiş olduğu cevap larını aynen naklediyorum:
— Musikimiz ıslaha muhtaç mıdır; yapılacak ıslahat ne yolda olmalı ve ne gibi esaslara dayanmalıdır ?
— Musikimizin şiddetle ıslaha ihti yacı vardır. Bu ıslahata sebeb ise, sırf bugünkü çaiıcılık ve okuyuculuktaki teknik icraatsızlığın noksanlığıdır.
Bizim musikimiz oda musikisi olup aynı zamanda kendi hissiyatımızın ifa de'sidir.
Musikimizde istimal etmekte olduğu muz sesler bir oktav dahilinde (21) gayri müsavi sedadır. Bu yirm i dört gayri müsavi sedayı istimal etmek su- retile kendi duygularımızı ifade et mekteyiz
Bence, evvelâ kötü ve usulsüz sesle ri halkın kulağından uzaklaştırmak lâzımdır.
Musikimizi, Avru pa tekniğine uydu rarak ıslah etmek bence kabil değil dir.
Bir defa, enstrümanlarımız müsait değildir. Türk sazları (kemençe. tan- bur, nay) dan ibaret olup bunların her hangi birisinin yirmisini bir araya ge
lirsek bir garp enstrümanının yapaca
ğ ı işi göremez. Çünkü ne oktav ve ne de çıkardıkları sesuer itibarile bu mümkün değildir.
Yukarda da söylediğim gibi Türk milletinin hissiyatını ve duygularını ifade eder, musikisinde bir oktav da hilinde gayri müsavi olarak kullandığı
24 sedanın kontronotlan bulunamıya- cağı cihetle armoni yapılmasına im kân yoktur.
Armoni yapılmayan bir musiki ise ancak oda musikisi olarak kalır.
Bunun kendi güzelliğini seda ve ri tim itibarile ne kadar zengin olduğu nu memleketimize gelen birçok yaban cılar tetkik ve tetebbu neticesi takdir
Yazan:
Kemaleddın SÜZ’ER
Sadi Işılay ' A ederek onlar dahi bu güzelliğe el sü lüln-.emesini tavsiye etmişlerdir.
Ben de aynı kaııatteyim .
Musikimiz oda musikisi olduğu hal de seda, ritim ve his itibarile dünya musikisine faiktir.
Şu kadar söyliyebilirim ki, dünya nın eıı büyük kompozitörlerinin yaz - mış oldukları eserlerin orkestrasyonu nu atıp yalnız melodi kısmım alır, bir de bizim esasen melodiden ibaret olan bir İtri veya bir Dede ile mukayese edersek o zaman musikimizin melodi
JJ
bakımından, ne kadar azam etli oldu - ğunu görürüz.
Y e te r ki hissiyat ve duygylarım ızı itade eden güzel musikimizi halkımı za güzel ve bilgili ağızlardan tâyık ol duğu şekilde dinletmeye m uvaffak ola lıın.
Sadi Işıl&ya surdum:
— Kötü ve usulsüz sesleri halkın kulağından uzaklaştırmamızdan bah - settiniz. Bunu nasıl yapabiliriz?
— Musiki öyle bir sanattır ki yalnız güzel sesli olmak ve cazip bir şekilde çalmak işin m uvaffakiyetini temin et mez.
Bugün memleketimizde yüzlerce o- kuyi'cu ve çalıcı var. F akat sanatkâr elanı pek az.
Kötü ve usulsüz sesleri halkımızın kulağından uzaklaştırmariuz lâzımdır demekteki esas maksadım budur.
Bu işin tek çıkar yolu,- tam rand - manla tedrisat yapabilecek bir mektep a ç m a k tır.
—- Söylediğiniz ıslahat yapıldıktan sonra acaba musikimizin istikbalinden yine endişe edilir m i?
— Hayır.
— Bu ıslahatı bir kişi mi yoksa bir kaç kişiden müteşekkil Dir heyet mi yapmalı yoksa güzel sanatlarla yaki- nen ilg ili bulunan M illi E ğitim Eakan l-.ğına bağlı bir teşkilâta mı bırakma lı; acaba hangisi daha faydalı netice verir?
— M illi E ğitim Eakaıtlığı bizim için muhakkak ki daha faydalı olacaktır.
— Bugün memleketimizde musiki mizi ıslah edebilecek kudret te kimse ler var mı; söylediğiniz mektebe kim ler hoca olabilir?
— H er iki işi yapacak pek çok s a natkâr var. Zam an geldiğinde şa hıslar kendiliğinden belli olur.
— Radyomuzun Tilrk musikîsi y a yım hakktndaki düşüncelerinizi
—- Radyomuzun musikimize ayırdığı zaman çok azdır. Bu bakımdan halkı mızın musiki ihtiyacım karşılayamı yor.