• Sonuç bulunamadı

Profesyonel Mesleği Tanımlamaya Yönelik Yaklaşımlar

1.1. PROFESYONEL MESLEK KAVRAMI

1.1.3. Profesyonel Mesleği Tanımlamaya Yönelik Yaklaşımlar

Bu başlık altında ele alınacak olan görüşler, sadece profesyonel mesleği tanımlama boyutuyla sınırlıdır. İlerleyen bölümlerde de görüleceği üzere, profesyonel meslekleri açıklayan birçok teori ile bu bölümde sözedilecek olan genel terim ve yaklaşımlar arasında kesişen noktalar vardır. Fakat buradaki görüşler,

62 FREIDSON; 1994, s. 15.

63 Howard M. VOLLMER/Donald L. MILLS; Professionalization; Prentice-Hall, 1966, s.vii. 64 FREIDSON; 1994, s. 15.

17

profesyonel mesleklere ilişkin teorileri anlamada bir temel teşkil etmesi yönünden değerlendirilecektir.

Sosyoloji literatüründe profesyonel mesleklere yönelik ilginin temelde iki kaynağı olduğu ileri sürülmektedir. Bunlardan bir tanesi, mesleklere yönelik ilgisini düşük statülü meslekler alanındaki çalışmaları ile başlatan Chicago Okulu iken, diğeri ise Parsons’un 1939 yılındaki bir çalışması65 ile doğrudan profesyonel mesleklere yönelen Ivy League Okuludur. Chicago Okulu daha çok profesyonel mesleklerdeki süreç ve değişimlerle ilgilenmişken, fonksiyonalistlerin ağırlıkta olduğu Ivy League Okulu, Parsons’un “sosyologlar sosyal değişmeyi incelemeden önce sosyal yapıyı olabildiğince açık bir şekilde tanımlamalıdırlar” şeklindeki genel düşüncesine uygun olarak, profesyonel mesleklerin yapısına odaklanmışlardır. Dolayısıyla, profesyonel mesleklere ilişkin çalışmaların hem coğrafik hem de entelektüel olarak farklı iki kaynağının olduğu açıktır66. Bu nedenle, profesyonel mesleği tanımlamaya çalışan bu yaklaşımların tarihsel bir sıra izleyerek ortaya çıktıkları düşünülmemelidir. Genel olarak sosyolojik akımların arasında tarihsel olarak kesin bir ayrım yapamadığımız gibi, profesyonel mesleği tanımlama çabaları ile aynı zamana denk düşen bu yaklaşımları da tarihsel olarak tamamen birbirinden ayırmak mümkün değildir. Buradaki ele alış sırasını belirleyen yaklaşım, durağan ve yapıya ilişkin bir bakış açısından daha dinamik ve değişken nitelik arzeden bir açıya yönelmek olmuştur.

Tanımlara yönelik yaklaşımlara geçmeden önce, daha çok süreç odaklı yaklaşımlardan kaynaklandığı öne sürülen, ama buna rağmen meslek sosyologlarının büyük ölçüde uzlaşma içinde oldukları bir düşünce üzerinde durmak gerekir. Bu düşünce, profesyonel meslekler ile profesyonel olmayan meslekler arasında basit bir ayrımdan ziyade, profesyonelleşme derecelerine dayalı bir farklılık olduğudur. Diğer bir ifadeyle, bütün meslekler bir ucunda “ideal tip” olarak ifade edilebilecek bir profesyonel meslek ile diğer ucunda ise profesyonel olmayan bir mesleğin bulunduğu bir ölçekte sıralanabilirler ve dolayısıyla profesyonel meslekler diğer

65 Talcott PARSONS; “The Professions and Social Structure”, Social Forces, Vol.17, No.4, Mayıs 1939, s. 457-467.

18

mesleklerden niteliksel olarak değil niceliksel olarak farklı görülür67. Profesyonel mesleklere ilişkin bu ölçek sıralamasına örnek oluşturabilecek iki çalışmadan sözedilebilir. Bunlardan bir tanesi Hughes tarafından 1928 yılında öne sürülen yaklaşımdır. Hughes toplumdaki işbölümünde bulunulan yer sınıflandırmasını, “bireylerin mesleğe nasıl girdikleri”, “bireyin mesleğine ilişkin tutumları” ve “mesleğin toplumun gözündeki yeri” olmak üzere üç faktöre dayanarak yapmıştır. Bu üç faktör, günümüzde de meslek sosyologları tarafından, bir mesleğin profesyonelleşme derecesini belirlemek için kullanılmaktadır. Mesleğe giriş profesyonel eğitim okullarının ve sponsorluk imkanlarının varlığı ile ve tutumlar da mesleğe bağlılık ile ilgili iken, toplumun gözündeki yer mesleğin güç ve prestij kazanmak için çalıştığı isme işaret eder. Bu faktörlere dayalı olarak Hughes, şu ölçeği geliştirmiştir68:

• Özel görevler: Papazlar bu tür mesleklerin bir örneği olarak verilmiştir.

• Profesyonel meslekler ya da profesyonel mesleğe yakın olan meslekler: Tıp profesyonel meslek olarak tanımlanırken, sosyal çalışma profesyonel mesleğe yakın meslek olarak sınıflandırılır. • Girişim ya da girişimcilik: İş adamları bu kategoride yer alır. • Sanat: Yazarlar ve ressamlar yer alır.

• Ticaret: Belirli yeteneklerin kazanılması ile girildiği ifade edilmektedir. Sanat grubuna çok benzediği belirtilmektedir. • İşler: Düşük düzeyde nitelikli ya da niteliksiz işler yer alır.

Ölçek düşüncesine örnek olabilecek diğer bir çalışma Albert Reiss tarafından gerçekleştirilmiştir. Reiss beş gruptan oluşan bir sınıflandırma ileri sürmüştür69:

67Ayrıntılı bilgi için bkz. George RITZER; Working Conflict and Change, Prentice-Hall, Second Edition, 1977, s. 43., RITZER; 1972, s. 49., Ernest GREENWOOD; “Attributes of a Profession”, Social Work, Vol.2, July 1957, s. 45-46., Ronald M. PAVALKO; Sociology of Occupations and Professions, F. E. Peacock Publisher, Itasca, 1988, s. 20.

68 Everett C. HUGHES; “Personality Types and Division of Labor”, The American Journal of

Sociology, Vol.33, No. 5, March 1928, s. 762-763.

69 Albert REISS; “Occupational Mobility of Professional Worker”, American Sociological Review, Vol.20, No.6, December 1955, s. 693.

19

• Eskiden kurulmuş profesyonel meslekler: Bu grupta doktorlar, hukukçular ve papazlar yer alır.

• Yeni profesyonel meslekler: Doğal ve sosyal bilim adamları bu gruptadır.

• Yarı profesyonel meslekler: Sosyal çalışmacıları, öğretmenleri ve hemşireleri kapsar.

• Profesyonel meslek olmaya özenen gruplar: Personel yöneticileri ya da cenaze işlerini organize edenler bu gruptadır.

• Marjinal profesyonel meslekler: Laboratuar ya da mühendislik teknisyenleri gibi profesyonel meslek ile bağlantısı olanlar yer alır.

Profesyonel mesleklere ilişkin ölçek düşüncesini daha iyi açıklamaya çalışan bu yaklaşımların eksik kaldıkları noktalar olmakla birlikte, yine de profesyonel mesleklerin toplumdaki yerleri ve görünümleri ile ilgili bir fikir verdikleri açıktır. Profesyonel meslekleri tanımlamaya ilişkin aşağıda sözedilecek yaklaşımların da aslında yaptıkları şey, mesleklerin bu ölçekteki yerlerini çeşitli açılardan sorgulamaktır.

1.1.3.1. Nitelik Yaklaşımı

Profesyonel mesleklerin sosyolojik açıdan ele alınmaya başladığı tarih olan 1930’lu yıllardan 1960’lara kadar olan süreçte tanımlamaya yaklaşımlardan bir kısmı “nitelik yaklaşımı” olarak adlandırılır ve yapıya odaklanan bir bakış açısı sunar. Profesyonel mesleklere ilişkin belirli niteliklerin bir listesini oluşturmaya yönelen bu yaklaşımın altında yatan temel düşünce, genel bir uzlaşma ile belirlenmiş bir takım kriterler geliştirmek ve bu kriterleri profesyonel mesleği daha açık ve anlaşılır bir

20

şekilde tanımlamada kullanmaktır70. Klegon tarafından “taksonomik*” olarak da adlandırılan bu yaklaşım71, şu varsayımlara dayanır;

1) Profesyonel meslekler kendilerine özgü bazı özelliklere sahiptirler. 2) Profesyonel meslekler toplumdaki işbölümünde pozitif ve önemli bir rol

oynar.

Böylelikle bu yaklaşım aslında profesyonel mesleklere ilişkin nitelik modeli ve fonksiyonalist model olarak bilinen iki ayrı modeli bünyesinde barındırmaktadır72. Nitelik modeli, profesyonel mesleklerin temel özelliklerini sergileyen nitelikler listesinin oluşturulması üzerine yoğunlaşırken, fonksiyonalist model hem sosyal sistemin tamamı hem de profesyonel-müşteri ilişkisi anlamında fonksiyonel uygunluğu olduğu düşünülen öğeler üzerine yoğunlaşır73. Bu bölümdeki amacımız sadece tanımlama ile ilgili olan yaklaşımları değerlendirmek olduğundan, taksonomik yaklaşım içindeki nitelik modelini burada ele alıp, tanımlama konusuna çok fazla değinmeyen fonksiyonalist yaklaşımın ayrıntılı açıklamasını teorik yaklaşımlar bölümüne bırakacağız.

Becker “taksonomik” yaklaşımın Abraham Flexner”in 1915’te yayınlanan “Is Social Work a Profession?” adlı çalışmasıyla ortaya çıktığını ileri sürmüştür74. Flexner bu çalışmasında profesyonel mesleklere ilişkin olarak altı kriter ortaya koymakta ve böylelikle taksonomik yaklaşım içindeki nitelik modeline de öncülük etmektedir. Bu kriterler şu şekilde sıralanabilir75:

1) Profesyonel faaliyet büyük bir kişisel sorumluluk ile yerine getirilen entelektüel bir çabadır.

2) Bilgiye dayanan ve rutin olmayan, öğrenilen bir şeydir.

70 DINGWALL; 1976, s. 331-332.

* Taksonomik kavramı, sınıflamaya dayalı bir yaklaşımı ifade etmektedir.

71 D. KLEGON; “Sociology of Professions: An Emerging Perspective”, Sociology of Work and

Occupations, Cilt. 5, Sayı.3, 1978, s. 260.

72 Terence J. JOHNSON; Professions and Power, Macmillan, London, 1972, s. 25.

73 Mike SAKS; “Removing the Blinkers? A Critique of Recent Contributions to the Sociology of Professions”, Sociological Review, Cilt.31, Sayı:1, 1983, s. 2.

74 H. S. BECKER; “The Nature of a Profession” içinde N. B. HENRY (Edt.); Education for the

Professions, University of Chicago Press, Chicago, 1962, s.27.

21

3) Akademik ya da teorik olmaktan çok pratiktir.

4) Tekniği öğrenilebilir, bu profesyonel eğitimin temelidir. 5) Önemli ölçüde içsel olarak organize olur.

6) Diğergâmlık ile motive olurlar. Profesyoneller kendilerini toplumun iyiliği için çalışan kişiler olarak görürler.

Bu kriterleri kullanarak Flexner, belirli mesleklere ilişkin şu sonuçlara ulaşmıştır76:

“Tıp, hukuk, mühendislik, edebiyat, resim ve müzik kesinlikle profesyonel mesleklerdir. Sıhhi tesisatçılık entelektüel olmadığı ve sosyal bir sonuca yönelmediği için profesyonel değildir. Bankacılık yetersiz bir bilim özelliği taşıdığı ve aşırı derecede kâr amaçlı olduğu, eczacılık birincil bir sorumluluğu olmadığı, sosyal çalışma ise kendine özgü teknikleri bulunmadığı için profesyonel meslek olarak kabul edilemez.”

Flexner’in bu çalışması, profesyonel meslekler sosyolojisi alanında bir eğilim oluşturmuş ve onun ardından profesyonel meslekleri diğer mesleklerden ayıran temel özellikleri belirlemeye yönelik birçok çalışma yapılmıştır.

Profesyonel meslekleri ele alan bütün yaklaşımlarda merkezi konumda olan profesyonel meslekler ile diğer meslekler arasındaki farkın bir çeşit değil, bir derece meselesi olduğu düşüncesi, bu yaklaşım altında, kendini bir mesleğin profesyonel ölçekteki yerinin, profesyonel özellikleri ne derece taşıdığına göre belirlenmesi yönünde göstermektedir77. Başka şekilde ifade etmek gerekirse, profesyonel meslekler, kendine özgü özelliklere ya da karakteristiklere sahiptirler ve bunlar aynı zamanda bir profesyonelleşme ölçüsünü ortaya koyarlar78. Carr-Saunder ve Wilson bu düşünceyi şu şekilde ifade etmişlerdir79:

76 FLEXNER; 1915, s. 905-911. 77 RITZER; 1977, s. 43.

78 Paul D. MONTAGNA; Occupations and Society – Toward a Sociology of the Labor Markets, John Wiley & Sons, 1977, s.196.

22

“Profesyonel olan ve olmayan meslekleri birbirinden kesin çizgilerle ayırmaya yönelik bir yaklaşım keyfidir ve bu tür bir yaklaşım benimsense bile birçok zorluklar doğurur. Ama bununla birlikte, profesyonel meslekler terimi açıkça “birşeyleri”, simgeler. Sözü edilen “birşeyler” özellikler toplamıdır. Profesyonellikleri kabul edilen meslekler bu özelliklerin tamamını ya da büyük bir çoğunluğunu sergilerler. Bu meslekler merkezde bulunurlar ve bunların etrafındaki diğer meslekler ise bu özelliklerin bir kısmını sergilerler.”

Bu yaklaşımın klasik savunucularından biri olan Barber da profesyonelleşmenin bir derece meselesi olduğunu belirtmiş ve profesyonel davranış açısından dört temel niteliğe dayanarak tanımlanabileceğini ileri sürmüştür80:

1) Yüksek derecede genelleştirilmiş ve sistematik bilgi, 2) Bireysel çıkarlar yerine toplumsal çıkarlara yönelme,

3) Sosyalleşme sürecinde içselleştirilen kurallar ve profesyonellerin kendi kendilerine organize ettikleri gönüllü kurumlar yoluyla, davranışların büyük ölçüde kendi kendine kontrol edilmesi,

4) İş başarılarının sembolü olarak parasal ve onursal ödül sistemi,

Barber’a göre, bu dört nitelik bir profesyonelleşme ölçüsü belirler ki bu ölçü, farklı mesleki performanslarda ne derece mevcut olduğunu belirlemeye yönelik bir ölçüdür. En profesyonel davranış bu dört özelliğin dördünü de barındıran davranış olacaktır81.

Nitelik yaklaşımını benimseyenlerden bir başkası olan Greenwood, bütün profesyonel mesleklerin şu niteliklere sahip olduğunu ileri sürmektedir82:

1) Sistematik teori 2) Otorite

3) Mesleki topluluk onayı 4) Etik kurallar

80 Bernard BARBER; “Some Problems in the Sociology of the Professions”, Daedalus, Fall 1963, s.672.

81 BARBER; 1963, s. 673. 82 GREENWOOD; 1957, s. 45.

23

5) Kültür

Bu niteliklerin, profesyonel meslek sahiplerinin monopolünde olmadığını, profesyonel olmayanlarda da belirli bir dereceye kadar bulunabileceğini belirtmiştir83. Greenwood’un bu nitelikler topluluğu, büyük ölçüde bir mesleğin sosyal yapı ile ilişki kurma yoluyla ilgilidir. Bir profesyonel mesleğin bilgi temeli, içinde bulunduğu toplumun bir parçasıdır, etik kuralları profesyonel davranışı kontrol eden araçlar olarak kullanılır, güç ve otoritesi toplum tarafından ona verilmiştir. Bir bakıma, mesleğin profesyonel olarak kabul edilip edilmemesi, toplumun ona bakış açısına bağlıdır. Bir meslek sözü edilen bütün niteliklere sahip olmakla birlikte, eğer topluluk onayını alamamış ise o zaman profesyonel bir meslek olarak kabul göremeyecek demektir84.

Gross’un profesyonel mesleklerin nitelikleri ile ilgili olarak ileri sürdüğü yaklaşımda, bazı niteliklerin açık bir şekilde tutumsal olduğu göze çarpmaktadır. Diğer bir deyişle, bu nitelikler, “var” ya da “yok” olarak ifade edilebilecek yapısal niteliklerden ziyade kişilerin eğilimlerinin yönü ve gücü ile ilgilidir. Örneğin bu nitelikler topluluğunda en merkezi özellik kişisel bağlılık derecesidir85. Profesyonel meslek sahibi kişi, müşterilerine “çıkarlarıma en iyi hizmet edecek şekilde davranacaktır” yönünde bir inanç oluşturma şeklinde yansıyan, yüksek düzeyde bir bağlılık ile karakterize olur. Ayrıca profesyonel yaptığı işe karşı iyice yerleşmiş bir sorumluluk duygusuna sahiptir. Gross profesyonelin “kirli para” ile ilgilenebileceğini düşünemeyeceğimizi ileri sürmektedir86. Bu varsayım uygulamada garanti altına alınamasa da, profesyonelin sadece mesleğinin doğasında mevcut olan bazı ödüller uğruna çalışacak birisi olarak düşünülmesi yine de sözkonusudur. Profesyonel meslek sahibinin diğer bir tutumsal niteliği, formel ve informel profesyonel dernekler yoluyla oluşturulan bir profesyonel kimlik sayesinde meslektaşlık bilinci

83 GREENWOOD, 1957, s.46. 84 HALL; 1975, s. 74. 85 GROSS; 1958, s. 78. 86 GROSS; 1958, s. 79.

24

oluşturmasıdır. Bu bilinç, davranışlar üzerindeki kontrolde olduğu gibi kendi eğilimlerini de yönlendiren tutumların da kaynağıdır87.

Bu tutumsal bileşenlere ek olarak, Gross yaklaşımında diğer bazı yapısal niteliklere de yer vermiştir. Örneğin profesyonel meslek sahibi, “standardı olmayan” bir ürün ile çalışmaktadır88. Bilgisi, kendine özgü olmakla birlikte, yine de mesleklerin her biri genel teorik bilgi toplamı içinde yer alan özel birtakım problemleri çözmeye yönelik olarak uygulanmaktadır. Bu düşünce ile ilgili olan bir başka boyut, profesyonel gücün kaynağının bilgi olduğudur. Profesyonel mesleğin sunduğu hizmetlerden yararlananlar genellikle profesyonelin sahip olduğu yetenek konusunda bilgisiz olduğu için, profesyonel ileri sürdüğü öneri ve tavsiyeler sayesinde bu kitleler üzerinde bir güce sahiptir. Bu anlamda, Greenwood tarafından ileri sürülen topluluk onayı düşüncesi, benzer şekilde toplumun kendisi de genel olarak bilgisiz olması nedeniyle profesyonele, yaşamın önemli alanlarında karar verme hakkı tanıdığı için daha ayrıntılı bir destek bulmuş olmaktadır89. Gross’un ileri sürdüğü son nitelik, profesyonel tarafından sağlanan hizmetlerin birey ve toplumun sağlığı ve refahında gerekli olduğudur90.

Temelde fonksiyonalist bir bakış açısı benimsemiş olan Goode’nin - profesyonel mesleklerin niteliklerine ilişkin bütüncül bir model öne sürmemiş olmakla birlikte - bazı düşüncelerini bu kapsamda değerlendirmek mümkündür. Örneğin, Goode profesyonel bir mesleğin eğitimini alan kişilerin, bu tür bir eğitimin dışında zor erişilir bir yetişkin sosyalleşmesi sürecinden geçtiklerini ileri sürmektedir. Diğer bir deyişle, profesyonel eğitim süreci, sadece resmi eğitim kurumlarında fazladan zaman geçirmek anlamına gelmez, bu aynı zamanda profesyonel mesleğe uygun tutum ve davranışlara yönelik bir sosyalleşmeyi de içerir91. Goode ayrıca, profesyonelleri ilgilendiren çoğu yasanın yine profesyoneller tarafından yapılması nedeniyle, toplumda ve özellikle de bireyler üzerinde güçlü bir

87 GROSS; 1958, s. 79-80.

88 GROSS; 1958, s. 77-78. 89 HALL; 1975, s. 75. 90 GROSS; 1958, s. 80.

91 William J. GOODE; “Encroachment, Charlatanism, and the Emerging Profession: Psychology, Sociology, and Medicine”, American Sociological Review, Vol. 25, No: 6, December 1960, s. 903.

25

etkiye sahip olduklarını belirtmektedir. Son olarak ise, profesyonel mesleğin, üyeleri için kariyerde gidilebilecek son nokta olmasının üzerinde durmaktadır. İyi eğitim almış bir profesyonelin, iş değiştirmenin normal kabul edildiği bir mesleğin tersine, profesyonel mesleğini bırakmayacağını, çünkü, kişinin mesleğine hem finansal hem de zamansal bir yatırım yapmış olduğunu ifade etmektedir92. Esland, profesyonel meslek sahibi bir kişinin emekli olana kadar aynı meslekte kalmasının nedenini, sahip olduğu bilgiyi uzun bir eğitim süreci sonunda kazanmış olması olarak açıklamakta ve bu nedenle profesyonellerin bu bilginin ve ona ulaşma araçlarının bir “gardiyanı” gibi hareket etmeye hakları olduğunu iddia ettiklerini belirtmektedir93.

Millerson, 21 araştırmacının çalışmalarında öne sürdükleri özellikleri analiz ederek, 6 tane temel özellik belirlemiştir.

1. Bir profesyonel meslek teorik bilgiye dayanan bir beceri sahibidir. 2. Bu beceri eğitim ve öğretim gerektirir.

3. Profesyonel yeteneğini sınavları geçerek kanıtlamalıdır. 4. Dürüstlük bazı kurallara bağlılık ile sürdürülür.

5. Hizmet kamu yararınadır. 6. Profesyonel meslek örgütlenir.

Millerson bu kriterleri öne sürmekle birlikte, meslekleri bu şekilde tanımlamaya yönelik bir çabanın önyargılı olacağını, mesleklerin karşı karşıya oldukları dinamik yapıları dikkate alamayacağını belirtmektedir94. Bunun da ötesinde Abbott’a göre Millerson, profesyonel mesleklere nitelik boyutuyla yaklaşmanın, politik bazı kaygıları ya da eğilimleri yansıtacağının da farkına varmıştır. Örneğin, eğer bir kişi sosyal çalışma mesleğini sevmiyorsa, onu profesyonel meslekler kategorisinden kolaylıkla dışlayabilecek bazı özelliklerinin olduğunu ileri sürebilir. Bu yüzden Millerson, profesyonel mesleklere ilişkin olarak örgütlenme, eğitim, etik

92 GOODE; 1960, s. 903-904.

93 Goeffrey ESLAND; “Profession and Professionalism” içinde Goeffrey ESLAND/Graeme SALAMAN; The Politics of Work and Occupations, The Open University Press, 1980, s. 219. 94 MILLERSON;1964, s.6.

26

gibi çok genel nitelikler belirleyerek kendini bu tür eğilimlerden korumaya çalışmıştır95.

Görüldüğü gibi, profesyonel mesleğin sahip olması gereken niteliklere ilişkin birçok görüş ileri sürülmüştür. Bu görüşlerin hem ortak, hem de birbirlerinden farklı noktalarının olduğu rahatlıkla söylenebilir. Fakat profesyonel mesleği tanımlarken bu nitelikleri sadece isimleriyle bilmek yeterli değildir, niteliklerin içerikleri de ayrıntılarıyla ele alınmalıdır. Bu nedenle burada profesyonel mesleği karakterize ettiği düşünülen ve Ritzer96 tarafından da en çok sözedilen nitelikler olduğu ifade edilen altı niteliğin içeriği hakkında bilgi verilecektir:

• Genel, Sistematik Bilgi: Profesyonel olan ve olmayan meslekler arasındaki en önemli ayrım, tutarlı bir sistem oluşturan bilgi birikiminden kaynaklanarak ve onunla desteklenerek profesyonel mesleği karakterize eden yetenektir. Sözü edilen bu bilgi birikimi uzun bir eğitim süreci ve diğer kurulu meslekler ile ilişki sayesinde kazanılır. Profesyoneller kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili meslek dışındaki insanların sahip olamayacağı bilgiye sahiptirler97.

• Müşteriler Üzerinde Otorite: Müşteriler üzerinde otorite, profesyonelleşme derecesi açısından meslekleri farklılaştıran ikinci faktördür. Bu niteliğin açık bir şekilde tanımlanmış müşteri ya da müvekkilin varlığı ve onlar üzerinde otorite olmak üzere gerçekte iki boyutu vardır. Profesyonel olmayan mesleklerdeki diğer bütün insanların müşterileri varken, profesyonellerin müvekilleri vardır. Burada müşteri ile müvekkil arasındaki fark, müşterinin kendi ihtiyaçları ve bunları tatmin etmeye yönelik hizmetlerin yeterliliği konusunda yargılama ve değerlendirme becerisinin olması buna karşılık müvekkilin böyle bir becerisinin olmamasıdır. Uzmanlık alanında hiç kimseyle rekabet içinde olmayan bir otoriteye sahip olduğundan, profesyonellerin müşterileri değil müvekkilleri vardır.

95 ABBOTT; 1988, s. 4.

96 RITZER; 1972, s. 56.

27

Profesyonel meslek sahibinin elinde bulundurduğu bu otoritenin mutlak olmadığı, ama buna karşılık mesleğin profesyonellik derecesi arttıkça bu otoritenin de derecesinin artacağı söylenebilir98.

• Kendi Çıkarlarından Çok Toplumun Çıkarlarına Yönelme: Genellikle profesyonelliğe yaklaşmış mesleklerde, meslek topluluğunun çıkarının hakim olduğu, buna karşılık profesyonel olmayan mesleklerin ise daha çok kendi çıkarları ile hareket ettikleri kabul edilmektedir. Bu birbirine zıt düşüncelerin biraz da farklı ödül sistemlerinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Profesyoneller diğerlerine yardım etmedeki başarılarını yansıtan sembolik ödüllere önem verirlerken, profesyonel olmayanlar birincil olarak ekonomik ödüllere yönelirler99.

• Dışsal Kontrol Yerine Özkontrol Mekanizması: Profesyonel mesleklerin bir başka karakteristiği, bir profesyoneli ancak diğer profesyonelin eğitebilmesi ya da yargılayabilmesidir. Dolayısıyla, toplum bir mesleki grup içindeki bireylerin davranışlarını kontrol etme yetkisini profesyonellere vermiştir. Bu Hughes’un terimiyle topluluğun verdiği bir “lisans”dır ve profesyonel, hakimiyetini genişleterek kontrol alanını arttırmak isteyebilir100. Dolayısıyla profesyonelin geniş bir alanı vardır ve bu alanda mesleğe yeni girecekleri seçmeleri, onları formel ve informel olarak eğitmeleri, etik kurallar geliştirmeleri ve profesyonel dernekler aracılığıyla bireysel profesyonelleri yargılamaları mümkün olmaktadır101.

• Mesleğin Profesyonel Olduğunun Toplum ve Yasalar Tarafından

Onaylanması: Aslında buraya kadar sözü edilen dört faktör, mesleğin

toplum tarafından profesyonel olarak kabul edilmesi ile işlerlik kazanır. Toplum tarafından onaylanmanın mı, yoksa sözü edilen bu dört faktörün mü önce geldiğini düşünmek ilginç sonuçlar doğurabilir.

98 RITZER; 1972, s. 57-58. 99 RITZER, 1972, s. 58.

100 HUGHES; “License and Mandate” içinde HUGHES; 1958, s. 79.

Benzer Belgeler