4. Bölüm Bulgular

4.4 Okul Aile İş Birliği

4.4.5. Ebeveynlerle yapılan etkinlikler

evrensel ve amaçlı bir ebeveynlik desteğine geçilmesi için çalışacakları belirtilmiştir. Bu planı gerçekleştirmek için gönüllü ve toplum kesimi aracılığıyla 25 milyon sterlinlik bir ebeveynlik fonu ayrıldığı belirtilmiştir (The Stationery Office, 2003).

Ebeveynlerin okulun öğrenme ve öğretme yaklaşımını anlamalarını sağlamak için stratejiler sağlanmalı ve teşvik edilmelidir. Öğrencilerin ve ailelerin daha iyi okumalarını sağlamak için okuma iş birliği eğitimi düzenlenebilir. Azınlık topluluklarından ebeveynlerin, kendi çocuklarının eğitiminde ve öğrenmesinde önemli bir rol oynadığının, okulun iki dile sahip olmaya değer verdiğini ve bunu avantaj olarak gördüğünü bilmeleri sağlanmalıdır (DfES, 2006).

Ebeveynlerle resmi toplantılar yaparken, toplantı öncesinde dikkatli bir planlama yapılarak bazı noktaların açık bir şekilde planlanması gerekmektedir. Görüşmenin sorunsuz bir şekilde yapılabilmesi için tercümanlara önceden bilgilendirme yapılmalıdır. Okullar, ailelerin görüşlerini dikkatli bir şekilde alabilmelidir. Okullar, ailelerin dil engelinin üstesinden gelmelerine nasıl yardımcı olacaklarını düşünerek, ailelerin duygu ve fikirlerini nasıl tam olarak ifade edebileceklerini, okulun onlara vermek istedikleri bilgileri

alabilmelerini sağlayacak stratejiler geliştirmelidir. Bazı okullar, iki dil bilen personeli okula alabilir. Ancak bazı okullarda ebeveynlerin dillerini paylaşan personel olmayabilir. Bu durumda okullar tercüman sağlamalıdır. Yerel topluluklardan veya çeviri hizmetlerinden de

yardım isteyebilir. Kendi dilinde sınırlı okuryazar olan ebeveynler için bire bir konuşmalar düzenlenerek gerekli bilgilerin CD’lere kaydedilmesi, iletişimin sağlanmasında iyi bir

uygulama olabilir. Çocuğun İngilizce öğrenmesini sağlamak için kendi anadilini kullanmasına izin vermek önemlidir. Anadilini konuşamayan çocuklar İngilizce öğrenirken yeni kelimeler öğrendikçe zorluklar yaşayabilir. Çocuğun anadilini konuşabilmesini sağlamak için örneğin ailelere ve çocuklara onların anadillerinde ve çocuğun seviyesine göre okuma metinleri verilebilir. Ayrıca çocuklardan öğrendikleri şeyleri anadillerinde konuşmaları istenebilir (DfES, 2007).

Yeni gelen ailelerin çoğu sınıflara yardım etmekten keyif almıştır. Bazı okullar, onları işe alarak eğitim vermiş; çocukların nasıl destekleneceği konusunda ailelerden yardım almıştır. Belirli İngilizce seviyesine sahip olmayan aileler için İngilizce, bilgisayar, dikiş dersleri verilmiştir. Bazı okullarda ebeveynlerin sosyalleşmesi için organize edilen sabah kahvelerinde İngilizce dersleri düzenlenmiştir. Bu faaliyetler, dışlanmış ailelerin uyum sağlayıp sosyalleşmelerini sağlamak için yararlıdır. Bazı okullar, ailelerin sınıflara

girebileceği, ev okul irtibat personeli bulunan bir ebeveyn odasına sahip olmuştur. Bu oda ebeveynlerin okulda kendilerini rahat hissedip ev okul iletişimini teşvik etmede yardımcı olmuştur. Kuzeyde, aileler için matematik ve İngilizce becerilerini geliştiren kurslar veren ve bu kurslarda aile destek çalışanı istihdam eden bir ilkokul bulunmaktadır. Kurslar sayesinde aileler diğer ailelerle tanışmış, aldıkları İngilizce ve matematik dersleri sayesinde kendi çocuklarıyla çalışma fırsatı yakalamıştır. Böylelikle çocuklarının eğitimine daha iyi destek olmuşlardır. Daha fazla sosyalleşmek isteyen aileler için kahve saati düzenlenmiştir. Okulda yer alan aile destek danışmanları, ailelerin her çeşit hizmet ve diğer ihtiyaç duyduğu

konularda yardım ve tavsiye almalarında onlara yardımcı olmuştur (DfES, 2007).

Yüksek oranda mülteci öğrenciye sahip büyük bir ortaokul, ebeveynler için akşam toplantıları hazırlamıştır. Bu toplantılara az sayıda Türk ve Kürt ailelerin geldiklerinin

görülmesi üzerine okul Türkçe, Kürtçe ve İngilizce olmak üzere üç dil bilen bir sınıf yardımcısını işe almıştır. Bu yardımcı, yeni gelenlerin yerleştirilmesine, bazı yazıların çevrilmesine yardımcı olmuştur. Ailelerin okul etkinliklerine ve okul ortamına katılmaları sağlanmaya çalışılmıştır (DfES, 2004a).

Bazı okullarda, ailelerin okula katılımlarını sağlamak için bazı stratejiler denenmiştir.

Okullar, aileleri çocukların çalışmalarını sağlamak amacıyla davet etmiştir. Bazı okullarda mülteci ebeveyn atölyeleri, eğitim konularını ele alan anadilli kadın grupları olmuştur. Bir okulda etnik azınlık ailelerine yönelik olarak iki haftada bir sabah kahveleri organize edilmiştir. Bu sabah kahvelerinin her görüşmesinde belirli bir konu üzerine odaklanılmıştır (Ofsted, 2004).

Müfettişlerin, Karayipli öğrencilerin okul başarılarıyla ilgili hazırladıkları teftiş raporunda yer alan Moat Farm Junior Okulu, ailelerle kurulan irtibatın eğitim seviyesinin yükseltilmesinde büyük katkı sağladığını belirtmiştir. Aileler çocuklarının eğitimini takip etmek için düzenli olarak okula gelmiştir. Bazı ebeveynler okuma bölümündeki bilgisayarla çalışan öğrencilere etkili yardım sağlamıştır. Cumartesi ve pazar günleri sabah, futbol koçluğu da dahil olmak üzere müfredat dışında gerçekleştirilen etkinliklere düzenli olarak

katılmışlardır (Ofsted, 2002).

İletişimin sağlanması zor olabilecek topluluklarla çalışmak amacıyla ev-okul irtibatını sağlayan bir görevliyi sağlamak ortaokul seviyesinde pek yaygın olmasa da bazı okullarda iki dil bilen öğretmen ve destek personelinin olması aileyle okul arasındaki

diyalogun gelişmesine yardımcı olmuştur. Bazı okullarda aileler için dersler verilmiştir. Aile ve öğrencilerle çalışmak için kılavuz kullanan okullar da olmuştur. Bir okul, 80 Karayipli aileye ebeveyn rehberlik toplantıları düzenlemiştir. Aynı okul, iki dil bilen ailelere bilgi teknolojisi dersleri ve İngilizce dersleri sunmuştur. Bu okulda farklı grupların başarısını kutlamayı amaçlayan düzenli bir haber bülteni yayınlanmıştır. Haber bültenindeki yazıların

konuları arasında zenciler, ırk eşitliği politikası, etnik azınlık kültürleri yer almıştır (Ofsted, 2004b)

2004 yılında Bangladeşli öğrencilerle ilgili hazırlanan raporda, müfettişler gittikleri okullarda bazı ebeveyn gruplarıyla görüşmelerde bulunmuşlardır. Birçok anne baba

konuşamasa da tercümanlar sayesinde iletişim kurmak kolaylaşmıştır. Görüşülen aileler için İslami inançlar önemlidir. Çocuklarının iyi bir eğitim almasının onların gelecekte sosyal bir prestij sağlayacağını belirtmişlerdir. Çocuklarının kendilerini güvende hissetmelerinin önemli olduğunu ve çocuklarının diğer toplumlara katkı sağlayabileceğini düşünmüşlerdir. Görüşülen aileler, çocuklarının Müslüman bir okuldan ziyade çok kültürlü bir okula gitmelerini tercih edeceklerini söylemişlerdir. Aileler, çocuklarının gittikleri okulların İslami inançlarına saygı duyduğunu ve kendileriyle iyi bir iletişim kurduğunu belirtmişlerdir. Okul personeli sorunları tartışmak için ailelerle irtibat sağlamıştır. Okullar, Bangladeşli ailelerin yaşam ve kültürlerinin bazı unsurlarını okul konularında yansıtmışlardır. Örneğin; din, sosyal ve sağlık eğitimi, İngilizce, coğrafya, tarih ve sanat derslerinde ailelerin yaşamları ve kültürlerine dair unsurlar yansıtılmıştır (Ofsted, 2004c).

Yine aynı rapordaki incelenen okullardaki aileler, çocuklarının eğitimine ve okul hayatına katılmalarının gerekliliğinin farkındadır. Irkçılık faaliyetlerinin olduğu bir kasabadaki bir okulda, Bangladeşli ve Pakistanlı aileler okul ortamına daha fazla teşvik edilmek istenmiştir. Buna yönelik birtakım girişimlerde bulunmuşlardır. Bilgisayar ve diğer öğrenim kaynaklarının yanı sıra programlara dahil edilmişlerdir. Bangladeşli anneler, çocuklarını bilgisayar kullanırken mutlu olarak gördüklerini ve bu yüzden kendilerinin de bilgisayar kullanmaya ilgi duyduklarını ifade etmişlerdir. Okul, yeni tesislerle, aileleri okula çekmeyi ve daha fazla eğitim vermeyi amaçlamıştır. Aileleri okula dahil etmek için iki dil bilen personeller evleri ziyaret etmişlerdir. Birçok okulun iki dil bilen ev-okul irtibat

çalışanları, işçi velilerin dikkatini okula çekmeye çalışmıştır. Ebeveynlerin okulla ilgili bilgisi

artmış ve daha çok aile okula katılım göstermiştir. Ayrıca aileler, Bangladeşli çocukların yerel çetelere katılımına karşı okulun sergilediği duruşu memnuniyetle karşılamıştır (Ofsted,

2004c).

DfES ‘in (2004) sığınmacı ve mülteci çocukların eğitiminin desteklenmesiyle alakalı raporda, ailelerin okula dahil edilmesi gerektiği, öğretim metodlarındaki farklılıklardan emin olunması gerektiği, çocukların eğitiminde İngilizce öğrenebilmeleri için yardım sağlanması, çocuğun gereksinimleri, üniforma bursları, ev ödevleri, yemek bursları, okul sütü, okul gezileriyle alakalı olarak bilgilendirilmesi gerektiği belirtilmiştir (DfES,2004a).

4.3.6. Okuldaki ırkçı olaylara karşı okul-aile iş birliği. Okullarda bazen yeni gelen

Belgede T.C. BURSA ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TÜRKÇE VE SOSYAL BİLİMLER EĞİTİMİ ANA BİLİM DALI SOSYAL BİLGİLER EĞİTİMİ BİLİM DALI (sayfa 136-140)