• Sonuç bulunamadı

Öğrenme ve okuduğunu kavrama ile ilgili kaynaklar incelendiğinde sürekli olarak iki kavramın öne çıktığı görülür. Bunlardan biri bilişsellik (cognitive) diğeri ise bilişsel farkındalıktır (metacognitive). Paris ve Winograd (1990) bilişsel farkındalığı; “bilişsel basamaklar ve yetenekler hakkındaki bilgi” şeklinde tanımlamışlardır. Bu bilgi, herhangi bir yapıyı oluştururken veya bir durumu

açıklarken bilişsel basamaklar ve yetenekler arasında kendiliğinden paylaşılabilir bir özelliğe sahip olan etkili ve kapsamlı düşünmenin karakteristik özelliklerini içermektedir. Flavell (1979), bilişsel izleme süreçlerinin (cognitive monitoring processes) çeşitli etkileşimler sonucunda birbirini tetikleyerek dört aşamada ortaya çıktığını belirtmektedir.

Bunlar:

1. Bilişsel farkındalık bilgisi (metacognitive knowledge, awareness) 2. Bilişsel farkındalık deneyimi (metacognitive experience)

3. Bilişsel farkındalık amaç ve hedefleri (metacognitive goals or tasks) 4. Bilişsel farkındalık davranışları veya stratejileri (metacognitive action or strategies)

Buradan hareketle bilişsellik (cognitive), kavramaya ilişkin bilgi basamaklarının tamamı; bilişsel farkındalık (metacognitive) ise bu bilgileri kavrama sürecinde nerede ve nasıl kullanılacağını bilme becerisi olarak tanımlanabilir. Eskilerin tarifi ile bilişsellik (planlı düşünme, düşüncelerini düzene koyma ve değerlendirme yeteneği) kuvvet, güç, yetenek; bu gücü gerekli durumlarda fiile, eyleme dönüştürme veya etkin kullanabilme becerisi de bilişsel farkındalık olarak tanımlanabilir ve bu iki kavram aynı zamanda stratejik, bilinçli ve amaçlı öğrenmenin ilkeleridir (Karatay, 2011: 38).

Karatay (2011: 39), okuduğunu kavrama sürecinde bilişsel farkındalığı olan okurların, karşılaştıkları anlama güçlükleriyle baş etmek için önceden birtakım stratejiler hazırladığını ve bu stratejileri hangi durumda, ne zaman ve nasıl kullanacaklarını da bildiklerini ifade etmektedir. Okuduğunu kavrama konusunda bilişsel farkındalık edinmiş okurlar, okuma eylemini önceden planlar (goals, tasks), okuma sırasında nasıl okuduğunu, metinden ne anladığını sürekli gözden geçirir, okuma sonrasında konu ile ilgili önceden belirlediği amaçlarına ulaşıp ulaşmadığını (self controlling, assessment) kontrol eder, okuma sürecini baştan sona doğru tekrar değerlendirirler.

Tablo 2. İyi ve Zayıf Okuyucuların Okuma Sürecindeki Bilişsel Farkındalık Davranışları

Okuma Öncesi Süreç: Tahmin Etme ve Planlama

İyi Okuyucular Zayıf Okuyucular

• Bir amaç doğrultusunda okur. • Metni gözden geçirir.

• Önceki bilgilerini harekete geçirir.

• Metnin (verilmişse) başlığı ve yazarına bakar. • Hangi noktalara yoğunlaşacağına karar verir. • Metnin konusunu tahmin etmeye çalışır. • Metinle ilgili kendi kendine sorular sorar. • Metni okuma hızını belirler.

• Okumaya hemen girişir, hazırlık yapmaz. • Okurken herhangi bir amacı yoktur. • Önceki bilgilerini kullanmaz.

• Metinde nerelere yoğunlaşacağını kestiremez. • Metinde işlenen konuyu ilişkin bir tahmini yoktur.

• Önceden belirlediği bir okuma hızı yoktur.

Okuma Sırası Süreç: İzleme ve Düzenleme

İyi Okuyucular Zayıf Okuyucular

• Kavrama düzeyini artırmak için okurken not alır.

• Kavradığından emin olmak için dikkatli okur. • Dikkati dağılınca okuduğu kısma tekrar döner. • Metinde geçen önemli bilginin altını çizer veya onu yuvarlak içine alır.

• Okuduğunu anlamaya yardımcı olması için sözlük gibi başvuru kaynaklarını kullanır. • Metin zor geldiğinde, üzerinde iyice yoğunlaşır, gerekirse sesli okur.

• Metinde geçen sekil, resim ve tablo gibi görsellerden yararlanır.

• Okurken belli aralıklarda durarak ne anladığını düşünür.

• Okuduğunu anlamaya yardımcı olması için bağlamsal ipuçlarını kullanır.

• Metinde geçen önemli bilgiyi hatırlamaya yardımcı olması için görselleştirir.

• Metinde geçen anahtar bilgiyi, tanımlayan noktalama işaretlerine, kalın ve italik yazımlara dikkat eder.

• Metinde çelişkili bir bilgiyle karşılaşınca daha önce anladıklarını kontrol eder.

• Okurken telaşlı olur. • Dikkati dağınıktır.

• Metinde geçen önemli bilgiyi tespit edemez. • Kavrama düzeyini artırmak için okurken not tutmaz.

• Okuduğunu anlamadığı zaman ne yapacağını bilmez.

• Metinde geçen sekil, resim ve tablo gibi görsellerden yararlanamaz.

• Okuduğunu anlamaya yardımcı olması için bağlama yönelik ipuçlarını kullanamaz.

• Metinde geçen anahtar kelimelere, noktalama işaretlerine, kalın ve italik yazımlara dikkat edemez.

• Metinde çelişkili bir bilgiyle karşılaşınca daha önceki bilgilerini kontrol edemez, yeni öğrendiklerini, eleştirmeden öncekilere ekler. • Metinde işlenen konuyu ve metnin anlatım örgüsünü tam olarak kavrayamaz.

• Metinde geçen anlamı bilinmeyen kelime ve kelime gruplarının yüklendiği anlamı bağlamdan çıkaramaz.

• Metindeki anlamı bilinmeyen kelime ve kelime gruplarını tahmin etmeye çalışır.

Okuma Sonrası Süreç: Değerlendirme

İyi Okuyucular Zayıf Okuyucular

• Okuduğu metnin içeriğinin okuma amacına uygun olup olmadığını sorgular.

• Okuduğu metinde önemli bilgilerin ne ifade ettiğini özetler.

• Metinde işlenen düşünce veya bilginin günlük hayattaki geçerliliğini kontrol eder.

• Okuduğunu daha iyi kavramak için metinde geçen düşünceleri kendi sözcükleriyle özetler. • Metinde sunulan bilgiyi eleştirerek analiz eder ve değerlendirir.

• Metindeki düşünceler arası ilişkileri bulmak için metni başından sonuna kadar tekrar gözden geçirir.

• Metni anlamak zor geldiğinde anlama düzeyini artırmak için metni tekrar okur.

• Metin hakkındaki tahminlerinin doğru olup olmadığını öğrenmek için onları kontrol eder. • Metnin tamamını kendi sözcükleriyle özetler. • Metinden kavradıklarını denetlemek için okuduğunu başkalarıyla tartışır.

• Okuduğu metinde önemli bilgileri bulamadığı için ana düşünceye ulaşamaz.

• Metindeki düşünceler arası ilişkileri bulmak için metni başından sonuna kadar tekrar gözden geçirme veya okuma zahmetine girmez.

• Okuma esnasında düşünme, eleştirme eylemi göstermediği için ne öğrendiğini denetleyemez. • Metnin tamamını kendi sözcükleriyle özetleyemez.

• Başkalarıyla okuduğunu tartışmaz, kendini başarılı hisseder.

Kaynak: Paris ve Jacobs, 1984, s.2083; Pressley ve Allflerbach (1995, s.105); Snow, Burns ve

Griffin’e (1998: 62, akt: Karatay, 2011: 41-43).

Okuma işlevinin okuma öncesi, okuma sırası ve okuma sonrası aşamalarını içeren süreçte bireyin bilişsel becerilerinin farkında olması, kendisini ve süreci kontrol etmesi ve son olarak geri bildirim alarak değerlendirme yapabilmesi bireydeki üstbilişsel faaliyetler olarak değerlendirilebilir. Öğrenim süreci içerisinde son yıllarda bireylerin, edindikleri bilginin ne olduğundan daha çok bilgiyi edinme yollarının neler olduğu üzerinde durulmaya başlandığı görülmektedir. Artık yeni yüzyılın paradigması bireylerin ne öğrendikleri değil, “öğrenmeyi öğrenme” yollarını bilip bilmedikleridir. Öğretmenlerin artık öğretim sürecinde bir rehber konumunda olması gerektiği düşünüldüğünde, öğrencilerin bilgiye ulaşması ve bu bilgileri en

doğru bir şekilde öğrenebilmesi için mutlaka öğrenme yollarının onlara öğretilmesi gerekmektedir.

Temizkan (2009: 111), bilişsel stratejilerin okuma becerisinde kullanılmasını şu şekilde özetlemiştir; öğrencilerin en sık kullandıkları stratejilerden olan bilişsel stratejiler tekrardan, ifadelerin çözümlenmesine ve özetlenmesine kadar çok çeşitli adımları içermektedir. Bilişsel stratejilerin ortak amacı öğrenilen konunun, metnin öğrenci tarafından düzenlenmesidir. Bilişsel stratejiler:

Yineleme: Yineleme stratejisi metni daha iyi anlayabilmek için birden çok kez okumak anlamına gelir. Bu strateji ayrıca metni her seferinde farklı bir amaç için birkaç kez okumayı da içermektedir. Örneğin temel düşünceleri anlamak için, yordama yapmak için, ayrıntıları anlamak için, soru hazırlamak için vb.

Doğal Olarak Uygulama: Bu strateji dilin iletişim amaçlı kullanılmasına odaklanır. Doğal olarak uygulama aynı zamanda dilin okuduğunu anlamada özgünbir yol olarak kullanılması anlamına da gelir.

Düşünceyi Çabuk Algılama: Bu stratejiyi destekleyen iki teknik; ayrıntılı bilgi bulma ve genel anlamı çıkarabilmedir. Genel anlamı çıkarabilme ana düşünceyi araştırma, ayrıntılı bilgi bulma ise özel ayrıntıları araştırma anlamına gelir.

İletiyi Göndermek ve Almak İçin Kaynak Kullanma: Bu strateji okunan metinlerden iletiler üretmek için kaynakları kullanmak anlamına gelir. Yazılanı daha iyi anlamak için sözlükler, sözlük listeleri, dil bilgisi kitapları gibi basılı malzemeler uygundur.

Anlatımı Çözümleme: Okunan metindeki yeni sözcük, yapı, tümce ya da paragrafları bileşenlerine ayırmak anlamına gelir.

Çeviri: Bu strateji yabancı dil öğreniminde sıklıkla kullanılmaktadır. Dikkatli kullanıldığı sürece çeviri yabancı dil öğrenmeni erken dönemlerinde yararlı olabilir.

Aktarım: Bu strateji önceki bilgiyi, yeni öğrenilen bilgileri geliştirmek amacıyla kullanma anlamına gelir.

Not Tutma: Bu strateji çok önemli aynı zamanda doğru kullanılması gereken bir stratejidir. Dikkate edilmesi gereken nokta not tutmada asıl olan yazmanın değil, anlamanın temel olmasıdır.

Özetleme: Öğrencinin metinden öğrendikleri yeni bilgiyi yapılandırmalarına yardımcı olan bir strateji de özetlemedir. Bu strateji, özgün metnin kısa ve toparlanmış bir şeklinin hazırlanması anlamına gelir.

İşaretleme: Öğrenciler bazen not tutma ve özetlemeyi işaretleme stratejisi ile pekiştirirler. Bu strateji ana noktaları renklendirerek, altını çizerek, büyük harflerle yazarak, koyu yazarak, yıldızlarla vb. belirtme anlamına gelir.

Okuma stratejileri bilişsel farkındalık becerileri öğrencilerin akademik ve sosyal hayatı için oldukça gereklidir. Bu becerileri kazandırmada da öğretmenlere büyük sorumluluk düşmektedir. Öğrencilerin “öğrenmeyi öğrenmeleri” kazanmaları gereken başlıca bilişsel becerilerdir. Bu becerilerin öğretiminde farklı yaklaşımlar olduğu görülmektedir. Fakat bu yaklaşımların hepsinde öğretmenlerin bilişsel farkındalık becerilerine sahip olmaları, kullanmaları ve öğretmek için ayrı çaba ve zaman harcamaları gerekmektedir.