i
<\ >1
T.C.
İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TURİZM İŞLETMECİLİĞİ ANABİLİM DALI
TURİZM İŞLETMECİLİĞİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI
<\>1
<\>2
<\>3
<\>4
<\><\>7
<\>
İSTANBUL’DA BEŞ YILDIZLI OTELLERDE
YEŞİL YILDIZ UYGULAMASININ OTELLERİN İŞLETMECİLİĞİNE SAĞLADIĞI AVANTAJLARIN ANALİZİ
<\>1
<\>2
<\>3
<\>4
<\>5
Yüksek Lisans Tezi
<\>1
<\>2
<\>3
<\>4
Özlem YILDIRIM 200003168
Danışman: Prof. Dr. Nüzhet Kahraman
<<\>2 İstanbul, Ocak 2019
T.C.
İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TURİZM İŞLETMECİLİĞİ ANABİLİM DALI
TURİZM İŞLETMECİLİĞİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI
<\>1
<\>2
<\>3
<\>
<\>9<\
>10
İSTANBUL’DA BEŞ YILDIZLI OTELLERDE YEŞİL YILDIZ UYGULAMASININ OTELLERİN İŞLETMECİLİĞİNE SAĞLADIĞI AVANTAJLARIN ANALİZİ
<\>1
<\>2
<
\>3
<\>4
Yüksek Lisans Tezi
<\>1
<\>2
<\>3
<\>4
Özlem YILDIRIM
<\>1<\>2
<\>3
<\>4
<\>5
TELİF HAKLARI
<\>1
<\>2
Bu yüksek lisans tezinin tüm telif hakları Özlem Yıldırım’a aittir. “Yeniden ifadelendirme”
veya belli bir bölümden “özet çıkarma” şeklinde de olsa tezden kaynak belirtmeksizin ve sayfa numarası göstermeksizin alıntı yapılamaz. Aynen yapılan metin alıntıları, “tırnak işa- reti” veya “girintili yazım” biçimi kullanılmaksızın gösterilemez. Aynen alıntılarda makul yararlanma ölçüsü aşılamaz. Tez yazarına ait şekil ve tabloları; “küçük değişiklikler yapa- rak” veya “orijinal biçimiyle” kendi çalışmasına almak isteyen kullanıcılar yazılı izin alma- lıdırlar.
<\>1
<\>2
<\>3
<\>1
<\>2
<\>3
<\>4
<\>5
ETİK KURALLARA UYGUNLUK
<\>1
<\>2
Yüksek lisans tezimde, “yeniden ifadelendirme” şeklinde yaptığım paragraf alıntıları ile belli bir bölümden veya sayfalardan “özet çıkarma” şeklinde gerçekleştirdiğim yararlanma- lar için orijinal kaynağın künye bilgilerini ve yararlandığım sayfa numaralarını gösterdiği- mi, 40 kelimeye kadar aynen yaptığım metin alıntılarında, “tırnak işareti” kullandığımı, daha uzun aynen alıntıları “girintili biçim” ile yazarak farklılaştırdığımı, aynen alıntıların
“künye bilgilerini” ve “sayfa numaralarını” açık bir şekilde belli ettiğimi, aynen alıntılarda makul yararlanma ölçüsünü aşmadığımı, başkalarına ait görüş ve fikirleri kendi görüşüm imiş gibi göstermediğimi, kaynakça listesinde yer alan başvuru eserleri ile metin içindeki dipnot veya parantez not bilgilerinin örtüştüğünü, yararlandığım; ölçek, şekil ve tablolardan izin alınması gerekenler için izin aldığımı, başkalarına ait şekil ve tablolardan izin alma imkânı bulamadıklarımda onların üzerinde önemli ölçüde değişiklik yaparak farklılaştırdı- ğımı ve bibliyografik künye bilgilerini verdiğimi, kullandığım anket formları ve araştırma- nın uygulama biçimi için üniversite Etik Kurulu’ndan gerekli onayı aldığımı beyan ederim.
<\>4
<\>5
TEŞEKKÜR
<\>1
<\>2
Tezimi hazırlama sürecinde beni bilgilendiren, yönlendiren, yazdıklarımı sabırla okuyup hatalarımı düzelten, eksiklerimi tamamlamama yardımcı olan saygıdeğer tez danışmanım Prof. Dr. Nüzhet Kahraman’a öncelikle çok teşekkür ederim. İkinci sırada, tez izleme ko- mitesinde yer alan Sayın Doç. Dr. Kahraman Arslan hocama da teşekkürlerimi bir borç bilirim. Ayrıca üniversite dönemimden bu zamana kadar bana her konuda destek olan, bil- gileriyle beni en güzel şekilde aydınlatan sevgili hocam Doç. Dr. Aslı Albayrak’a teşekkür ederim. Son olarak, bir yılımı alan bu yorucu çalışmalar sırasında bana moral ve destek olan sevgili anneme ve babama çok teşekkür ederim.
i
<\>1
<\>2
Doktora tezlerinde maksimim 175 kelime, YL tezlerinde maksimum 150 kelime.
<\>4
<\>5 ÖZET
<\>1
Turizm çevre ve sürdürülebilirlikle yakından ilişkisi olan bir kavramdır. Ekolojik dengenin bozulmaması ve doğal kaynakların zarar görmesini engellemek için çevre bilincinin oluş- ması büyük önem taşımaktadır. Turizmi oluşturan unsurlardan biri olan doğal çekicilik an- cak sürdürülebilir turizm sayesinde daha ileriki zamanlara taşınabilir. Günümüzde artık işletmeler kar etmenin yanı sıra sosyal sorumluluk projelerine ve yeşil uygulamalara önem vererek hedeflerine ulaşmayı seçmişlerdir. Yeşil yıldız projesi de bunlardan biridir. Kültür ve Turizm Bakanlığının denetimleri sonucunda otel işletmelerine verilen çevreye duyarlı tesis belgesiyle işletmeler çevreyi korumaya ve insanları bilinçlendirmeye yönelik çalışma- lar yapmışlardır. Bu çalışmada, İstanbul’da bulunan beş yıldızlı otellerin yeşil yıldız uygu- lamasıyla elde ettikleri avantajları analiz edilmiştir.
Çalışmada öncelikle, sürdürülebilir turizm ve çevre arasındaki ilişkiye yer verilmiştir. Daha sonrasında ise yeşil otelcilik ile yeşil pazarlama kavramları tanımlanmıştır. Araştırma kap- samında İstanbul bölgesindeki beş yıldızlı otel işletmeleri incelenmiştir. Araştırma için İs- tanbul’da bulunan 11 otel ile yüz yüze görüşülerek derinlemesine mülakat tekniği uygu- lanmıştır.
Çalışma kapsamın da incelenen beş yıldızlı otellerin yöneticileri ile görüşme sağlanarak kendilerine yeşil yıldız uygulamasıyla ilgili sorular yöneltilmiştir. Çalışma sonucuna göre ise, 11 katılımcının verdiği cevaplar doğrultusunda yeşil yıldızın otel işletmeciliğine çok büyük avantajlar sağladığı saptanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Çevre, Sürdürülebilirlik, Turizm, Yeşil Yıldız
ii
ABSTRACT
Tourism is a concept closely related to the environment and sustainability. To prevent dest- ruction of natural resources, it is important to maintain an ecological balance and creating an environmental awareness. Natural charm is one of the elements that make up tourism, but this can be transferred further thanks to sustainable tourism. Nowadays businesses no longer profit without giving importance to social responsibility and green practices, they choose these to achieve their goals. Green star project is one of these practices. Inspections of the Ministry of Culture and Tourism have made people to raise awareness and as a re- sult, businesses with the environmental-friendly are given a certificate in their effort to pro- tect the environment. In this study, five-star hotels with green star applications in Istanbul’s advantages were analyzed.
First of all, the relationship between sustainable tourism and the environment is mentioned.
Furthermore, green hotel management and green marketing are defined. In the scope of the research, five-star hotels in Istanbul were examined. Face to face in-depth interview tech- nique was applied to 11 hotel managers in the working scope. According to the results of the study, all the 11 participating managers stated that green-star hotel management has great advantages.
Key Words: Environment, Sustainability, Tourism, Green Star
iii
<\>1
<\>2
<\>3<\>4
<\>5
İÇİNDEKİLER
ÖZET ... i
ABSTRACT ... ii
TABLOLAR LİSTESİ ... v
ŞEKİLLER LİSTESİ ... vi
KISALTMALAR LİSTESİ ... vii
GİRİŞ ... 1
1. SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM KAVRAMI VE ÖNEMİ ... 2
1.1. Sürdürülebilir Turizm Kavramı ve Tanımı ... 2
1.2. Sürdürülebilir Turizmin İçeriği ve Önemi………...3
1.3. Turizm Endüstrisinde Firmaların Sürdürülebilirlik Stratejileri………4
2. TURİZMDE YEŞİL İNOVASYON………5
2.1. Yeşil İnovasyon Çalışmaları……….7
2.1.1. Akıllı Ulaşım Sistemleri……….7
2.1.2. Akıllı Hizmet Şebekeleri………7
2.1.3. Enerji Verimli Teknolojileri ve Hizmetleri………7
2.1.4. Karbon Yönetimi………7
2.1.5. Gelişmiş Su Yönetimi………7
2.2. Yeşil İnovasyon Örnekleri………8
3. YEŞİL OTELCİLİK KAVRAMI VE PAZARLANMASI………9
3.1. Yeşil Otelcilik Kavramı ve Tanımı………....9
3.2. Otel İşletmeleri için Yeşil Otelcilik Uygulamalarının Önemi………10
3.3. Türkiye'de Turizm Sektöründe Yeşil Sertifika Programları……….11
3.3.1. Mavi Bayrak………13
3.3.2. Beyaz Yıldız Çevre Projesi……….13
3.3.3. TÜROB Greening Hotels Programı………13
3.3.4. Yeşil Yıldız Projesi……….14
3.4. Yeşil Yıldız Sertifikasının Konaklama İşletmeleri Açısından Avantajları………....18
iv
3.4.1. Ekonomik Getiri ve Maliyet Kontrolü Açısından………18
3.4.2. Çalışan Memnuniyeti Açısından………..19
3.4.3. Tutundurma Faaliyetleri ve İmaj Açısından………19
3.5. Yeşil Pazarlama Kavramı ve Gelişimi………19
3.6. Yeşil Pazarlama Karması………21
3.6.1. Yeşil Ürün………21
3.6.2. Yeşil Fiyat………22
3.6.3. Yeşil Dağıtım………...22
3.6.4. Yeşil Tutundurma………23
3.7. Otel İşletmelerinde Yeşil Pazarlamanın Önemi……….23
3.8. Otel İşletmelerinde Çevresel Yeşil Pazarlama Uygulamaları………24
3.8.1. Mimari ve Peyzaj……….25
3.8.2. Kat Hizmetleri Uygulamaları………...25
3.8.3. Su Kullanımı………26
3.8.4. Enerji Kullanımı………..27
3.8.5. Atık Yönetimi………..28
3.8.6. Geri Dönüşüm……….30
4.ARAŞTIRMA………...31
4.1. Araştırmanın Amacı ve Önemi………..31
4.2. Araştırma Metodolojisi………..31
4.3. Analiz ve Bulgular……….33
SONUÇ ve ÖNERİLER………...49
Kaynakça……….50
EKLER……….54
v
<\>1
<\>2
<\>3
<\>4
<\>5 TABLOLAR LİSTESİ
Ta
Tablo1:Tesislerin Yeşil Yıldız Alabilmeleri için Sahip Olması Gereken Asgari Puanlar...16 Tablo 2: İstanbul’da Yeşil Yıldız Uygulamasına Sahip Oteller………33 Tablo 3: Yıllara Göre Yeşil Yıldız Alan Oteller………..34
vi
<\>1
<\>2
<\>3
<\>4
<\>5
ŞEKİLLER LİSTESİ
Şekil 1: Çevreye Duyarlı Tesis Belgesi………..16 Şekil 2: Yeşil Yıldız Belgesi Başvuru Süreci……….17 Şekil 3: Yeşil Yıldız Belgesi Ekonomik Avantajları………..41
<\>1
vii
<\>1
<\>2
<\>3
<\>4
<\>5
KISALTMALAR LİSTESİ>1
<\>2
ABD Amerika Birleşik Devleti
ATIA Austuralian Tourism Association BM Birleşmiş Milletler
EMAS Çevre Yönetim ve Denetim Programı FEE Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı Green Ledd Amerika Yeşil Yapı Sertifikasyonu KTB T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
LEED Leadership in Energy and Enviromental Design OECD Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü
TÜİK Türkiye İstatistik Kurumu TÜROB Türkiye Otelciler Birliği TÜROFED Türkiye Otelciler Federasyonu TÜRÇEV Türkiye Çevre Eğitim Vakfı WTO Dünya Turizm Örgütü WTTC Turizm Konseyi
1
GİRİŞ
Turizm işletmeleri gün geçtikçe hızla değişim ve gelişim gösteren bir sektördür. Çevre ve turizm arasındaki bağ oldukça kuvvetli ve birbirlerini doğrudan etkileyen iki kavramdır. Hızla yayılan küreselleşme birçok sektörü etkilediği gibi turizmi de etkisi altına almıştır. Zamanla değişen hava koşulları çevresel kirliliğin giderek artması doğal dengenin yavaş yavaş bozulduğuna işarettir.
Turizmin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için doğal, kültürel ve tarihi değerlere ihtiyacı vardır.
Bunlardan birinin yok olması demek turizmin doğrudan olumsuz bir şekilde etkilenmesi demek- tir. Sürdürülebilir turizm kavramı tam bu noktada büyük önem kazanmıştır. Gelecek nesillerimi- ze daha iyi bir çevre bırakabilmenin yolu sürdürülebilir turizmden geçer. Bu yüzden işletmelerin çoğu çevresel uygulamaları yaygınlaştırarak çevreyi korumaya yönelik çalışmalar yapmışlardır.
Bu işletmelerin başında da ilk olarak konaklama işletmeleri gelmektedir. Konaklama iş- letmeleri çevreyi korumak ve çevre bilincinin daha iyi oluşmasını sağlayabilmek için bazı uygu- lamalara adım atmışlardır. Amerika da Yeşil Küre, Avrupa da Yeşil Anahtar ülkemizde ise, ilk uygulamalardan biri, TUROB Greening Hotels sertifikasıyla yeşillenen oteller olmuştur. Daha sonrasında Kültür ve Turizm Bakanlığının uyguladığı Yeşil Yıldız projesi ortaya çıkmıştır. Bu çalışma da, yeşil yıldız belgesine sahip olan otellerin hangi konularda avantaj elde ettikleri analiz edilmiş ve otel yöneticileriyle görüşülerek konu hakkında detaylı bilgiler elde edilmiştir.
2
1. Sürdürülebilir Turizm Kavramı ve Önemi
1.1.Sürdürülebilir Turizm Kavramı ve Tanımı
Sürdürülebilir turizm kavramının kökeni, 1973 yılındaki Ecological Principles for Economic De- velopment adlı Dasmann, Milton ve Freeman ortak yazarlı yayına gitmektedir. Bu çalışmadaki birçok fikir, Cenevre merkezli Uluslararası Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması Birliği tara- fından geliştirilmiştir. Uluslararası Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması Birliği ve diğerleri tarafından geliştirilmiş olan Dünya Koruma Stratejisi, 1980 yılında sürdürülebilirlik kavramını, çevrecinin dikkatli ve bazen de olumsuz düşüncesiyle, geliştiricinin olumlu ve bazen aymaz dün- yasını bir araya getirerek küresel sahneye çıkarmıştır. Birleşmiş Milletler Dünya Çevre ve Kal- kınma Komisyonu’nu izleyen 1987 Brundtland Raporu, sürdürülebilir gelişme fikirlerinin daha da geliştirilmesi ve yayılmasını sağlamıştır ( Kozak,2014,20).
Raporda sürdürülebilir gelişme, bugünün ihtiyaçlarının, gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılama imkanlarını yok etmeden karşılanması olarak tanımlanmıştır. Brundtland Raporuna göre sürdürülebilirlik düşüncesinin 4 temel ilkesi bulunmaktadır; (Koçoğlu, 2008, 11).
- Tüm sektörleri içine alan bütüncül planlama - Temel ekolojik süreçleri koruma
- Biyolojik çeşitliliği koruma
- Verimliliğin uzun döneme yayılması ve gelecek kuşaklara ulaştırılması
Sürdürülebilir turizm, turizmi oluşturan çevre, varlık ve etkenlerin özelliklerini kaybetmeden ve verimlilikleri artırılarak sürekliliğinin sağlanması anlamına gelir. Dünya Turizm Örgütü (WTO), Turizm Konseyi (WTTC) ve Dünya Konseyi sürdürülebilir turizmin tanımını şu şekilde yapmış- tır: “Turizmde sürdürülebilirlik, gelecekte çıkabilecek olan fırsatları koruyup geliştirmeyi gözete- rek, turistlerin ve ev sahipliği yapan bölgelerin ihtiyaçlarını karşılama ilkesini benimser ”(Tutar, 2015,331).
Tanımlardan yola çıkarak, sürdürülebilirlik hem çevremiz hem de geleceğimiz açısından büyük önem arz etmektedir. Turizmi oluşturan unsurlardan biri de çevredir. Bundan dolayı çevrede meydana gelebilecek herhangi bir tahribat turizmin doğrudan veya dolaylı yoldan etkilenmesine neden olacaktır.
3
1.2. Sürdürülebilir Turizmin İçeriği ve Önemi
Sürdürülebilir turizm, yerel kaynakların korunması, yaşam kalitesinin yükseltilmesi, turistik tüketicilerin ve bölge halkının ihtiyaçlarının gelecek düşünülerek karşılanma- sı, ülkenin kültürel bütünlüğüne ve çevresine uygun turizm kapasitelerinin geliştiril- mesidir. En çok enerji tüketen sektörlerden biri olan turizm, enerji tasarrufu, doğal kaynakların korunması ve çevresel yönetim gibi konulara ağırlık vermesi gerekir ( Seyhan &Yılmaz, 2010: 3).
Sürdürülebilir turizm gelişimi, gelecek yaratmak adına fırsatlar oluştururken ve geliş- tirirken, bugünün turistleri ve ev sahibi toplumlarının da beklenti ve gereksinimlerini karşılar. Bu olguda, kültürel entegrasyon, ekolojik çevre, biyolojik çeşitlilik ve ya- şamsal sistemler desteklenirken, ekonomik, sosyal ve estetik gereksinimlerin karşıla- nabileceği yollarda bütün kaynakların yönetilmesinin planlanması gerçekleşmiş ol- maktadır. Bu tanımlama ile yola çıkarak sürdürülebilir turizmin özelliklerini aşağıdaki gibidir; (Kahraman & Türkay, 2004: 88).
1. Doğal, tarihi ve kültürel kaynaklar, turizmin günümüz toplumu için yarattığı fay- danın sürekliliğinin yanı sıra ileriye dönük kullanımı için korunmaktadır.
2. Turizm gelişimi, turistik bölgede çevresel ve sosyokültürel problemlere yol açma- yacak bir biçimde planlanıp yönetilmektedir.
3. Gereksinin duyulan yerlerde genel çevre kalitesi sürdürülüp geliştirilmektedir.
4. Yüksek oranda bir turist doyumu, turistik destinasyonun pazarlanabilirliğinin ve popülerliğinin devam ettirilmesi ile sağlanabilmektedir.
5. Turizmden elde edilen fayda, toplum içinde daha geniş kesimlere yayılmaktadır.
Son dönemde turistlerin, turistik bölgelerin kalitesi ile ilgili işletmelerden “temiz plaj ve suya erişim”, “ tesis ve çevresinde atık olmaması” gibi taleplerinin baskın olduğu görülmektedir. 2000’li yılların başından bu yana giderek artan “ yeşil tüketici hareke- ti” ne paralel olarak gelişen bu davranışlar turistlerin doğa ve çevre bilincinin oluştu- ğuna ve iklim değişikliği hususundaki hassasiyetlerinin arttığına işaret etmektedir ( TÜSİAD, 2012, 27).
Turizmde koruma ve kullanma dengesinin olması gerçeğinden hareketle, birçok alan- da mavi bayrak, yeşil yıldız, beyaz yıldız gibi standartlar geliştirilmeye çalışılmakta-
4
dır. Örneğin; ekonomisi gelişmiş olan ülkelerden bazılarında hava kirliliğinin önüne geçilmesi için özendirici bazı önlemler alınmaktadır. Dünyanın gelişmiş ülkelerinden Belçika’da bisiklet ile işe gitmenin hava kirliliği yaratmaması nedeniyle, kilometre başına belediye tarafından kişiye ödeme yapılması ya da Fransa’ da toplu taşıma araç- larının tercih edilmesi örnek gösterilebilir (Kozak, 2014, 18).
1.3.Turizm Endüstrisinde Firmaların Sürdürülebilirlik Stratejileri
Ekonomik birimlerden birisi olan firmalar, hangi sektörde olursa olsun çevresel sorunlara duyarlı olmadan varlıklarını sürdüremeyeceklerini anlamışlardır. Bu yüzden, firmalar yapacakları her türlü faaliyetin çevre boyutunu iş stratejilerine ve uzun vadeli planlarına eklemek zorundadırlar.
Turizm sektöründe çevre çok önemsenmektedir. Bu bağlamda sektördeki konaklama işletmeleri yeşile daha duyarlı hale gelmiştir. Çünkü çevre bir turizm kaynağıdır. Dolayısıyla turizmin var olması için çevrenin sürekliliği gerektiği ve doğanın aleyhine gelişen bir turizmin kendi kaynağı- nı tüketeceği sonucu kaçınılmazdır ( Atay & Dilek, 2013: 204).
Sürdürülebilir turizmin ana kaynağının doğal, kültürel, sosyal, tarihi ve çevresel kaynaklar olduğu bilinci ile turizm endüstrisi, turistler, çevre ve ziyaret edilen yerler arasındaki karmaşık ilişkiler sonucu ortaya çıkan sorunları azaltmaya çalışan bir yaklaşımdır. Turizmin sürdürülebilirliğine sebep olan değerlerin bilinmesi, korunması, geliştirilmesi ve çekiciliğinin gelecekte de devamlılı- ğının sağlanması büyük önem taşımaktadır. Bu bağlam da sürdürülebilir turizm, sektörü besleyen doğal çevre ve insan kaynaklarını olumsuz yönde etkilemeden, turizm kapasitesini ve turizm ürünlerinin kalitesini arttırmaktır (Can, 2013, 27).
Son yıllarda sürdürülebilir turizm üzerine yapılan çalışmalar da çevresel baz da karşılık kazanma- ya yönelik söylemler ön plana çıkmaktadır. Çevreyi koruyan ve aynı zamanda bireylerin gereksi- nimlerinin karşılandığı ortak stratejiler üzerinde durulduğu görülmektedir (Karadağ & Marangoz, 2017: 30).
Turizm işletmelerinin müşterileri için her gün büyük miktarlarda kaynak tükettikleri görülmek- tedir. Odaların ısıtılması ve soğutulması, odalarda kullanılan kimyasallar, golf alanlarının sulan- ması, yüzme havuzlarının doldurulması, cruise gemilerinin üretmiş olduğu atıklar, yemeklerin pişirilmesi için harcanan enerji bu tüketime örnek gösterilebilir. BM raporuna göre de, bir turist günde bir kilogram katı atık ve çöp üretmektedir. Atık yönetimine sahip olmayan bir turizm iş- letmesi için, atıklar sıkıntı yaratmakta ve çevreye verdiği zararla da ekosistemi olumsuz etkile-
5
mektedir. Özellikle kalabalık destinasyonlar da ve yoğun sezonda ciddi sıkıntılar gözlenmektedir ( Atay & Dilek, 2013:205).
Genel olarak turizm endüstrisinde ki firmaların sürdürülebilirlik stratejileri; ( Tutar, 2015, 336) - Ekolojik dengenin korunması
- Kaynak kullanımının devamının sağlanması - Atıkların azaltılması ve yok edilmesi
- Enerji veriminin arttırılması
- Çevresel ve sağlıkla ilgili riskleri en aza indirmek, - Düzenli çevre denetiminin yapılması
- Zarar gören çevrenin restore edilmesi
- Turistlere tam ve güvenilir bilginin verilmesidir
Sürdürülebilir stratejilerden yola çıkılarak, işletmelerin maliyetlerini çok zorlamayacak şekilde enerji konusunda yenilenebilir enerji kaynağı oluşturmaları, su tasarrufuyla ilgili gerekli çalışma- lar yapmaları, hava ve gürültü kirliliğinin önüne geçilmesi için gerekli önlemlerin alınması, atık yönetimi ve geri dönüşüm konusunda gerekli hassasiyeti göstermeleri gibi hedeflerin konulması sürdürülebilir bir çevre için büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmalarla ilgili konaklama işletmele- rine ve yatırımcılarına ülkemizde bazı yeşil sertifika programları uygulanmaktadır. Bu sertifikalar sayesinde hem çevre hem de yatırımcı olumlu yönde etkilenmektedir.
2. Turizmde Yeşil İnovasyon
İnovasyon kelimesinin kökeni Latince “ innovatus” sözcüğünden gelmektedir. Uluslararası dü- zeyde kabul gören OECD’nin tanımına göre inovasyon; bir mal veya hizmet ya da sürecin tümüy- le yeni veya önemli ölçüde değiştirilerek, işletme içi uygulamalarda, işyeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde uygulanarak yeni bir pazarlama anlayışının gerçekleştirilmesidir (Dursun&
Zengin,2017, 40).
Yeşil inovasyon, gelecek nesillerin ihtiyaçlarından ödün vermeden, bugünün ihtiyaçlarını karşı- lamak üzere yeni değerler yaratmak ve yakalamaktır. Greenovate kavramı olarak yeşil inovasyon, günümüzde birçok firmanın karlılık ve rekabet gücünü arttırmak için inovasyon ile sürdürülebilir- lik çalışmalarını bir arada yürüttüğü bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Amaç “sürdürü- lebilir ve yeşil inovasyonların” bir yandan karlılık ve rekabet gücünü arttırırken diğer yandan
6
gezegenimiz ve yaşamlarımız üzerinde yaratacağı farkı görmek ve bunları teşvik etmektedir ( Avcıkurt & Kutluk, 2013: 10). Bununla beraber yeşil inovasyon, enerji tasarrufu, kirlilik önleme, atık geri dönüşümü, yeşil ürün tasarımını kapsayan yeşil ürün veya süreçlerle ilgili donanımsal veya yazılımsal çevre yönetimidir (Yiğit, 2014, 255). Yeşil inovasyon, işletmelerin çevre ve sür- dürülebilirliğin korunmasını gözetecek şekilde yenilikçilik faaliyetlerine yön vermeleridir. Daha kapsamlı bir tanımlamayla yeşil inovasyon, çevreye verilen zararların azaltılmasına veya daha genel olarak sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayacak şekilde yeni fikir, tutum, ürün ve süreçlerin geliştirilmesi ve uygulamasıdır ( Akgöz, Göral, Topuz, 2013: 45).
Turizm sektöründe yeşil inovasyon kavramı konaklama işletmeleri tarafından yoğun benimsenen bir kavramdır. İşletmelerin yeşil otel unvanı kazanmak için yeşil sertifikalara sahip olması ge- rekmektedir. Bunlar, Mavi Bayrak, Beyaz Yıldız, Yeşil Otelcilik, Yeşil Yıldız gibi sertifikalardır.
Bu belgelere sahip olan işletmeler yeşil otel olarak sınıflandırılmaktadır ( Avcıkurt, Güdü, Saatçi, 2013: 20). Bu sertifikalar sayesinde otel işletmeleri, müşteri memnuniyetlerini sağlamakla birlik- te, yenilenebilir enerji sistemleriyle çevreye daha az zarar verir, atık yönetimi ile zararlı atıkların ayrıştırılması ve doğaya karışmaması sağlanır ve geri dönüşüm uygulamalarıyla atılan ürünler yeniden çevreye kazandırılır. Her otel işletmesinin belirleyip uyguladığı bir çevre politikası var- dır. Bu politika sayesinde her işletme yeşil otelcilik kapsamında çalışmalar yapmaktadır.
Turizm endüstrisi, çevreyle sürekli etkileşim halinde olan bir endüstridir. Turizmde çevrenin korunup sürdürülebilirliğinin sağlanması büyük önem arz eder. Yeşil inovasyon çalışmaları da çevre tahribatının azaltılmasında büyük rol oynar. Günümüzde insanlar çevresel sorunlar hakkın- da daha duyarlı hale gelmekte ve kaygılarını daha çok dile getirmektedirler. Bu duyarlılık insanla- rı doğal kaynakları koruma ve topluluk geliştirme faaliyetlerine yönlendirmiştir. Dolayısı ile çev- re bilincinin artması ile turistler “yeşil tüketici” yaklaşımını benimsemişlerdir ( Eagles, Mccool, Haynes, 2002: 6).
Yeşil inovasyon ve çevre duyarlılığı kavramlarının gelişmesi ile birlikte turizmde “çevre dostu otel” kavramı da giderek önem kazanmıştır. Çevre dostu oteller, su ve enerji tasarrufu sağlayan, katı ve sıvı atık yönetimini yapan, biyo çeşitliliğin korunmasına önem veren, geri dönüşüm ve yeniden kullanım gibi kavramları önemseyen işletmelerdir ( Barlak & Işık, 2018: 19).
7 2.1.Yeşil İnovasyon Çalışmaları
Yeşil inovasyon çalışmaları beş başlıktan oluşur; ( Avcıkurt& Kutluk, 2013, 24)
2.1.1.Akıllı Ulaşım Sistemleri - Trafik sıkışıklığını azaltmak, - Karbon emisyonlarını azaltmak, - Toplu taşıma kullanımını artırmak, - Enerji kullanımını azaltmak, - Ortamı geliştirmek,
2.1.2.Akıllı Hizmet Şebekeleri
- Kullanımı azaltmak ve kesilmelerini önlemek,
2.1.3.Enerji Verimli Teknolojiler ve Hizmetleri - Yeşil sistemler veri merkezleri oluşturmak,
- Enerji tesislerinin altyapısının verimliliğini oluşturmak, - Operasyonların verimliliğini artırmak,
- Aktif enerji yönetimi sağlamak,
- Verimlilik hedeflerini izleme ve doğrulama, - Talep verimliliğini ölçmek,
2.1.4.Karbon Yönetimi - Geri dönüşüm, - Atık yönetimi, - Strateji,
- Bilgi istihbarat oluşturma, - Tedarik zinciri yönetimi,
2.1.5.Gelişmiş Su Yönetimi
- Sürdürülebilir su şebekeleri oluşturmak, - Su taşkınlarını önleme,
- Hava olay yönetimi,
- İyileştirilmiş su kalitesi oluşturmak, - Azaltılmış su kullanımı sağlamak,
8
Yeşil inovasyon çalışmalarının ilerleyen zamanlar da giderek artacağını söylemek pek de şaşırtıcı olmaz. Dünyaya baktığımız da AB’nin 2020 stratejisi yeşil inovasyondur. İnovasyon sayesinde ülkeler de kendi aralarında rekabet elde etmektedir. Bununla birlikte işletmeler de çevreci olmak için farklı uygulamalar yaparak işletmeler arası rekabeti oluşturmaktadır.
2.2.Yeşil İnovasyon Örnekleri
Dünyanın tamamen güneş enerjili ilk oteli, Maldivler’de inşa edilen Club Med Finolhu Villas tatil köyü tümüyle güneş enerjisi ile çalışıyor. 6500 metre kare büyüklüğüne sahip bir güneş pa- nelleriyle kaplı bir alana sahip. Bu güneş panellerinden bir günde toplamda 1100 Kilowatt’ı aşan enerji depolaması sağlanıyor ve bu tatil köyü tüm elektrik ihtiyaçlarını bu panellerden sağlıyor (gastrorganik.com)
Avusturya da yer alan Stadhalle Butik Otel, 2001 yılında kurulmuştur. Otele ait yeşil girişimler, otel binası sıfır enerjili bina dizaynına sahiptir. Bu da, binanın kendisinin güneş pilleri, ısı pompa- ları ve benzerleri ile sağladığı enerjiden daha fazlasını harcamadığı anlamına gelmektedir. Misa- firlerin elektrikli aletlerini ücretsiz olarak şarj etme imkanı sunmaktadırlar. Çevre dostu seyahati tercih misafirlerine indirim fırsatları sunmaktadırlar. Yerel ve organik yiyecekler kullanmakta ve elektrikli scooterlar kiralamaktadırlar (yesillenenoteller.com)
Calista Luxury Resort Hotel, ilk yılında Türk Standartları Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen denetimde; uluslararası tanınan ISO9001:2000 Kalite, ISO 14001Çevre, OHSAS18001 İş Sağlığı ve Güvenliği ve ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim sistemlerine ait kalite belgelerini danışman yardımı olmaksızın tek denetimde almıştır. Otel 22000 Gıda Yönetim Sistemi çalışmaları kapsa- mında hazırladığı alternatif menüleri ve eğitimli personeli tarafından takip edilen “Alerjen Takip Programı” sayesinde, müşterilerine konaklamaları süresince özel ilgi göstermektedir (Avcıkurt &
Kutluk, 2013: 10).
Başkent Kopenhag’ da bulunan Crowne Plaza Otel’de müşteriler, bir jeneratöre bağlanan bisikleti çevirerek işletmenin elektrik üretimine katkıda bulunmakta ve bunun karşılığında bedava akşam yemeği yiyebilmektedirler, Amaç, insanların hem zayıflamalarına katkıda bulunmak hem de do- ğaya fayda sağlamaktır. Proje kapsamında, konuklardan günde 15 dakika bisiklet çevirerek en az 10 vatlık elektrik üretmeleri istenmektedir (yeşiloteller.com.tr).
9
3. Yeşil Otelcilik Kavramı ve Pazarlanması
3.1.Yeşil Otelcilik Kavramı ve Tanımı
Yeşil Oteller “ dünyamızın korunmasına yardımcı olmak için su tasarrufuna, enerji tasarrufuna ve katı atıkları azaltmaya yönelik programlar hazırlamak isteyen çevre dostu otellerdir” ( Green Ho- tels Association, 2014, 8). Çevreye duyarlı işletmeler, işletme sırasında herşeyiyle çevreye duyar- lı olan, çevreyi koruyan ve o bilinçte personel yetiştiren işletmelerdir. Bununla birlikte sadece işletmesi için değil ekolojik dengeyi sağlayabilmek ve çevre kalkınması için çalışmalar yapan otel işletmeleridir. “Yeşil Otelcilik” kavramı yeni bir imajla çevresel duyarlılığı en üst seviyelere çı- kararak birçok işletme tarafından kabul görmüş bir kavramdır. Otellerin çevre duyarlılıkları ve sürdürülebilir turizm faaliyetlerine katılmaları onlara maliyetlerin azaltılması, çalışanların moti- vasyonlarının ve bağlılıklarının arttırılması, ürün ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi, toplumla ve çeşitli paydaşlarla ilişkilerin geliştirilmesi gibi önemli konularda fayda sağlayabilmektedir. Böy- lece otel işletmelerinin sürdürülebilir turizm anlayışını dikkate aldıkları yönetim anlayışı “yeşil otelcilik” olarak adlandırılmaktadır ( Kayıkçı, Kutluk, Toylan, 2014: 385).
Yeşil oteller hem işletme için hem doğa içinde hem de sürdürülebilir bir turizm için önemlidir.
Yeşillenen oteller sayesinde hem enerji tasarrufu sağlanmakta hem de atık yönetimleriyle doğaya zararlı maddelerin salınımı engellenmiş olmaktadır. Yeşil otel işletmeleri, rekabet gücünü elde etmek ve toplum açısından daha iyi bir prestij elde etmek adına çoğalarak devam etmektedir. An- cak bu çoğalma devletin vereceği teşviklerle daha hızlı bir şekilde olabilir.
1993 yılında uluslararası anlamda çevre bilincini işletmelere kazandırmak amacıyla kurulan Yeşil Oteller Birliği amacını, “Ziyaret etmekten keyif duyduğumuz tüm destinasyonlarda, otellerin, su ve enerji tasarrufu sağlaması, atık miktarını azaltması ve bu destinasyonları korunmasıyla ilgili olarak bir araya getirilmesi ve politikaların belirlenmesidir” şeklinde ortaya koymaktadır (Atay &
Dilek, 2013: 210).
Yeşil Oteller Birliği, otelde konaklayan misafirler de çevreye katkıda bulunsunlar diye bazı ibare- ler de bulunmuştur. Örneğin, Gelecek kuşaklarımıza daha iyi bir çevre bırakmak için sizde destek olabilirsiniz. Otellerde kaldığınız süre boyunca otel yönetimine çarşaflarınızın ve havlularınızın
10
her gün değişmeyeceği konusunda bilgilendirme yapabilirsiniz Bununla birlikte odadan ayrıldığı- nızda televizyonu ve ışıkları kapatmayı unutmayınız. Odalara konulan buklet malzemelerinden yararlanmayacaksanız odada bırakarak gereksiz buklet harcamalarının önüne geçebilirsiniz şek- linde tavsiyeler de bulunarak yeşil otelcilik uygulamasına katkı sağlayabilirler. Yeşil otelcilik anlayışı sadece işletmenin tek başına yapacağı bir uygulama değil aynı zamanda tüketicinin de katkı sağlayarak oluşacağı bir uygulamadır. Bu yüzden yeşil otelcilik adı altında çalışan tüm per- sonellerimiz oteline gelen misafirleri çevre konusunda bilinçlendirmesi yeşil otelcilik adına atıl- mış büyük adımlardan biri olacaktır. Yeşil Oteller Birliği otelde konaklayan misafirler için bazı tavsiyeler de bulunmuştur; ( Atay, Gökdemir, Temirkanova, 2017: 22-23)
- Otelde kaldığınız süre boyunca havlu ve çarşaflarınızın her gün değişmeyeceği konu- sunda görevlileri bilgilendirin,
- Odada kalan her kişi için ayrı bir havlu kullanın böylelikle herkes kendi havlusunu kullanır ve değişim daha az yapılmış olur,
- El ve yüz yıkarken özellikle de duş alırken harcadığımız su miktarına dikkat edelim, - Odadan çıkarken ışıkları ve televizyonu kapatmayı unutmayalım,
- Konaklamış olduğunuz otelin geri dönüşüm programı hakkında bilgi edinin ve sizde destek verin,
- Kirlenen eşyalarınızı odanızda yer alan kirli çamaşır torbasında biriktirerek otelde yı- kanması yerine evinizde yıkayarak enerji, su ve deterjan tasarrufu sağlayabilirsiniz, - Banyo da bulunan buklet malzemeleri kullanılmamışsa eve götürmek yerine odada bı-
rakarak gereksiz malzeme harcamasını durdurmuş olursunuz,
- Turizm işletmeleri tercih ederken çevreye duyarlı tesis belgesine sahip işletmeleri ter- cih edin ve destekleyin,
Bununla birlikte Uluslararası Oteller Çevre Birliği (IHEI) ve Uluslararası otel zinciri Accor tara- fından yürütülen bir araştırmada otel müşterilerinin %90’ının yeşil uygulamaları benimseyen otel- leri tercih ettikleri ortaya konmuştur. Benzer şekilde Kuzey Amerika’da otel müşterilerinin tatmi- ni üzerine yürütülen bir araştırmada turistlerin %75’inin seçtikleri otellerin çevre dostu faaliyetle- rine katılma yönünde istek ve irade belirttikleri ortaya çıkmıştır ( Esen & Hüseyinli, 2018: 166).
3.2.Otel İşletmeleri için Yeşil Otelcilik Uygulamalarının Önemi
Günümüzde konaklama işletmeleri sınıflandırılmasında çevreye duyarlı tesis belgesi alan işletme- ler oldukça ön plana çıkmaktadır. Otel işletmeleri yeşil otelcilik adı altında çevreyi koruma ve
11
insanları çevre konusunda bilinçlendirme adına pek çok çalışmalar yapmaktadır. Otel içerisinde su ve enerji tasarrufu sağlamak, katı atıkları azaltmak ve bununla birlikte çalışanlarını da çevre konusunda eğitime tabii tutarak çevre için oldukça önemli yararlar sağlamaktadır. Bununla birlik- te işletme içerisinde geri dönüşüm atıkları, havlu ve keten yeniden kullanma programları, duş başlıkları ve musluklar için düşük akış hızı sağlayacak aparatların takılması, ışık sensörleri ve doğal havalandırma gibi çevreye daha az zarar verecek çalışmalar yapılmaktadır.
Türkiye’de Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan Yeşil Yıldız (Çevreye Duyarlı Konaklama Tesisi) belgesi alan tesislerin; su tasarrufu, enerji verimliliğini arttırması, çevreye zararlı maddelerin tü- ketimi ve atık miktarının azaltılması, yenilebilir enerji kaynaklarının kullanımını teşvik etmesi, konaklama işletmelerinin yatırım aşamasından itibaren çevreye duyarlı olarak planlanması, tesisin çevre uyumu, çevreye duyarlılık konusunda bilinçlendirme, eğitim sağlanması, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapması gerekmektedir. Yeşil otelciliğe sahip olan tesislerin, çevrenin ko- runmasına katkı da bulunurken aynı zamanda tanıtım ve pazarlamalarında bir farklılık yaratabile- cekleri, hizmet kalitelerinden ödün vermeden, işletmelerine ve ülke ekonomisine tasarruf yolu ile katkıda bulunabilecekleri, çevrenin korunmasında üstlenecekleri roller ile örnek tesisler olabile- cekleri düşünülmektedir ( Akandere & Zerenler, 2017: 82).
Yeşil otelcilik anlayışı işletmeler arasında yavaş yavaş yerini almıştır. Ve ilerleyen zamanlarda giderek artış göstererek rekabet edebilmek adına tüm işletmeler yeşil otelciliğe geçiş yapacaktır.
İlk başta yatırımcılara çok fazla maliyet gerektiren bir iş gibi gelse de uzun vadeli düşünüldüğün- de yaptığı yatırımın daha fazlasını elde ederek kazanç sağlayarak ve bununla beraber çevrenin korunması adına da büyük bir adım atmış olacaktır.
3.3.Türkiye’de Turizm Sektöründe Yeşil Sertifika Programları
Günümüzde otel işletmecilerinin bir kısmı, yeşil otel hareketinin önemli bir parçası olan çevre yönetiminin öneminin bilincinde ve farkındadır. Bu bilince sahip olan oteller, yeşil otel birlikleri- ne destek vererek yeşil uygulamalara yönelmekte ve gereken çevre yönetimi önlemlerini alarak çevresel sorumluluklarını yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Bu türden çabalar sonrasında onlara otel endüstrisinde kalitenin bir göstergesi olarak uluslararası anlamda tanınırlık kazandırmaktadır.
Bu türden çabaların karşılığında otellerin elde edebileceği bir dizi uluslararası çevre yönetim bel- gesi bulunmaktadır. Çevre Yönetim Sistemi ( ISO 14000), Çevre Yönetim ve Denetim Programı (EMAS), Amerika Yeşil Yapı Sertifikasyonu (Green Leed) bu belgeler arasında yer almaktadır.
12
Uluslararası belgeler dışında Türkiye’deki otel işletmelerinin çevre dostu faaliyetlerini destekle- mek adına ilgili kurumlarca geliştirilmiş Mavi Bayrak Projesi, Çevre Etki Değerlendirme Raporu, Yeşil Yıldız, Beyaz Yıldız, Çevre Yönetim Sistemi (ISO 14001) ve Yeşillenen Oteller Projeleri gibi yerel uygulamalar da bulunmaktadır (Esen & Hüseyinli, 2018:166).
Konaklama sektörü dışında da hizmet veren birçok sektöre (marina, restoran, golf tesisi vb.) veri- lebilen bu sertifikaların, konaklama işletmelerine verilenlerinden dünya genelinde en yaygın olan- ları, Ecofriendly Hotels Worldwide, Ecotel ve Green Globe dur. Bunun dışında en çok bilinen ulusal sertifikalar ise, Green Key, Green Leaf ve LEED dir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yay- gın olarak kullanılan programlardan birisi olan Leadership in Energy and Enviromental Design (LEED) sertifika programı, yeşil sertifikaların işleyişinin anlaşılabilmesi adına önemlidir. LEED sertifikası sürdürülebilirliğin işletmenin tümüne yayılıp yayılmadığını kontrol ederek, otelleri;
insan ve çevre sağlığı, sürdürülebilir bölge kalkınması, su tasarrufu, enerji verimliliği, çevre odaklı ürün seçimi ve iç hava kalitesi unsurlarında gösterdikleri performansa göre değerlendiren, bu performanslar sonucunda ortaya çıkan 40, 50, 60 ve 80 puan barajlarına göre standart, gümüş, altın ve platin gibi farklı derecelerde yeterlilikler veren bir programdır (Güler & Tufan, 2013: 15).
Türkiye’de en çok verilen çevre yönetim sistemi etiketleri arasında Mavi Bayrak, Yeşil Anahtar ve Yeşil Yıldız yer almaktadır. Mavi Bayrak, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) tarafından yüzme amacıyla kullanılan suyun niteliğini koruyan, plajın düzenini ve emniyetini sağlayan, çev- re yönetimi bulunan plaj ve marinalara bir yıl için verilen ödüldür. 2016 yılı itibariyle sahip oldu- ğu 444 adet Mavi Bayraklı plajı ile Türkiye, Avrupa’nın en fazla mavi bayraklı plaja sahip ikinci ülkesi olmuştur. Yeşil Anahtar da TÜRÇEV tarafından Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı ile uyumlu olarak çevrenin korunması, iklim değişikliğinin önlenmesi ve sürdürülebilir turizme des- tek vermek amacıyla verilen bir çevre yönetimi sertifikasyon programıdır (Can, Ertaş, Koçak, Yeşilyurt, 2018, 106).
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından konaklama işletmelerine verilen Çevreye Duyarlı Tesis- Belgesi ( Yeşil Yıldız) otel işletmelerinin çevre konusunda bilinçlenmesini sağlamıştır. Bununla birlikte sadece otele prestij kazandırmakla kalmamış işletmede çalışan personellerinde çevre eği- timi konusunda bilinçlendirerek geleceğe daha aydınlık ve daha çevreci personellerin yetişmesini sağlamıştır. Yeşil yıldız belgesine sahip olan otel işletmeleri su, enerji, atık ve geri dönüşüm gibi konularda gerekli önlemleri almış ve tasarruf elde etmişlerdir. Konaklama sektörü 7/24 hizmet
13
veren ve enerji, su gibi kaynakların sürekli tüketildiği bir hizmet sektörüdür. Bundan dolayı otel- ciler hem maliyetlerini düşürmek hem de diğer oteller içerisinde bir farkındalığa sahip olmak için Yeşillenen oteller statüsüne girmişlerdir. Böylelikle hem Türkiye ekonomisine tasarruf yolu ile katkı sağlamışlar hem de otelin tanıtım ve pazarlama konusunda bir ayrıcalık elde etmişlerdir.
3.3.1. Mavi Bayrak
Mavi bayrak programı ülkemizde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın finansal ve teknik desteği, Sağlık Bakanlığı’nın teknik desteği ile Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) tarafından yürü- tülmektedir. Bu projenin Uluslararası ayağı ise Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı (FEE) dır. Mavi bayrak projesiyle plajların korunması, atık su arıtma tesislerinin oluşması ve kanalizasyon sistem- lerinin kurulması gibi belediye hizmetlerini kapsamakla birlikte sürdürülebilir kalkınma ve özel- likle çevre eğitimi üzerinde odaklanmaktadır. 2018 yılında Uluslararası Çevre Eğitim Vakfın’ca yapılan değerlendirmeler sonucunda ülkemiz 459 plaj ile 3. sırada yer alırken 590 plaj ile İspanya 1. sırada yer almaktadır (yigm.kulturturizm.gov.tr)
3.3.2. Beyaz Yıldız Çevre Projesi
Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) çevrenin ve kaynakların korunmasına daha fazla katkı sağlayabilmek için, Yaşanabilir Çevre Projesi’ni başlatmıştır. Dünyanın karşı karşıya kaldığı çevre kirliliği ve küresel ısınmadan kaynaklanan çevresel felaketlerin önlenebilmesi için resmi ve özel tüm kişi, kurum, kuruluş ve sektörlere sorumluluk düştüğünün bilinciyle bu projeyi başlatan TÜROFED, çalışmayı “Beyaz Yıldız” ile sembolize ediyor. Beyaz Yıldız Projesi ile kontrolsüz bir tüketimin engellenerek bilinçli bir tüketime dönüşmesi hedeflen- mektedir. Beyaz Yıldız Projesi’nde, turistik işletmelerde kullanılan su, elektrik, enerji, kimya- sal ve katı atık miktarının kontrol altına alınması, çevreye ve doğal kaynaklara yönelik oluşa- bilecek zararın minimize edilmesi temel amaçtır ( Kızılırmak, 2011, 10).
3.3.3. TÜROB Greening Hotels Programı
Greening Hotels programı, 2009 yılında 5. Dünya Su Forumu sırasında Bureau Veritas, TÜROB ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle ortaya çıkmış bir sertifika programıdır. Yeşillenen Oteller projesinin esas ortaya çıkış nedeni Bureau Veritas’ın karbon ayak izini mümkün olduğu kadar azaltmak için konaklama yapacakları yerlerde bu hassasiyeti aradıkları ortaya çıkmıştır.
Bunun üzerine Bureau Veritas TÜROB’la iş birliğine girerek Yeşillenen oteller (Greening Ho- tels) uygulamasını başlatmıştır. Bu program, turizm sektörünün sürdürülebilirlik konusunda far-
14
kındalığını ve konaklama tesislerinin çevreye duyarlı olma isteğini arttırmayı hedeflemektedir.
Bu sertifikaya sahip olan otel işletmeleri, su kullanımı, enerji tüketimi ve deterjan kullanımında tasarruf elde etmiştir. Greening Hotels programı Yeşil Yıldız uygulamasıyla benzer olarak görü- lüyor olsa da Yeşillenen Oteller tamamen gönüllülük ilkesini içinde barındıran bir çalışmadır.
Otellere sertifikalar verilirken bazı kriterler göz önün de bulundurulmaktadır ve oteller de dene- tim yapılırken sadece Bureau Veritas şirketi tarafından görevlendirilen kişiler tarafından denetim gerçekleştirilmektedir.
Greening Hotels Sertifikası, sektör firmalarına rekabet avantajı, sektörde lider olma, sürdürülebi- lir iş modellerini uygulama, müşteri memnuniyeti, işletme maliyetlerinin azalması gibi avantajlar sağlarken, bir yandan da doğal kaynakların korunması, katı atık azaltımı, geri dönüşüm ve enerji verimliliği sayesinde çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulunmaktadır.
Yeşillenen oteller projesi, enerji yönetimi, su yönetimi, iç hava kalitesinin arttırılması, atık azal- tımı ve geri dönüşüm olmak üzere 4 ana alanda değerlendirmeye alınmaktadır. Yeşillenen Oteller Projesi’ne katılan oteller hem ekonomik açıdan hem de çevrenin korunması açısından avantaj elde etmektedir (yesilyildizlioteller.com.tr)
Kontrol listesinde yer alan toplam kriterler üzerinden minimum %60 başarı sağlanmasıyla, başarı durumlarına göre oteller sırasıyla Bronze (%65 başarı), Silver (%75 başarı) ve Gold (%90 başarı) Greening Hotel belgelendirilmeye hak kazanmaktadırlar. Bu kapsamda bu belgeye sahip bir otel- deki yönetimin bireysel anlamda ve işyeri anlamında çevresel farkındalığa sahip olup olmadıkları araştırılmaktadır (Kayıkçı, Kutluk, Toylan, 2014: 388).
3.3.4. Yeşil Yıldız Projesi
Dünya kaynaklarının hızla tükenmesi, küresel ısınma etkisini her geçen gün daha fazla gösterme- si, ekolojik dengenin tehlikeye girmesi, tüm dünya da ve Türkiye’de çevre bilincinin hızla geliş- mesine yol açmıştır. Avusturalya, ATIA (Austuralian Tourism Association) ilk kez bir “Çevresel Uygulama Standardı” (Code of Enviromental Practice) oluşturarak bu alandaki öncülerden birisi olmuştur. Aynı sebeple Türkiye’de, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın öncülüğünde Avrupa Birliği ve uluslararası kriterler göz önüne alınarak gönüllülük esasına dayanan “Çevreye Duyarlı Konak- lama Tesisi” (Yeşil Yıldız) projesi hazırlanarak uygulamaya konulmuştur (Giritlioğlu, Güzel, 2015: 891).
Yeşil otelcilik veya yeşil yıldız uygulaması olarak adlandırılan doğayı korumaya ve sürdürülebilir turizme yönelik otel yönetimi çalışmalarını içinde barındıran yeşil yıldız uygulaması, konaklama
15
işletmelerinin enerji tasarrufu sağlamasının yanı sıra doğaya bırakılan atıkların azaltılmasına da yardımcı olmaktadır ( Celiloğlu, 2014, 339).
Yeşil otelcilik, kapsamında çevrenin korunması, çevre bilincinin geliştirilmesi, turistik tesislerin çevreye olan olumlu katkılarının teşvik edilmesi ve özendirilmesi amacıyla 1993 yılından itibaren talep eden ve aranılan nitelikleri taşıyan konaklama tesislerine, Turizm Bakanlığınca Çevre Dostu Kuruluş Belgesi (Çam Simgesi) verilmiştir. 2008 yılında çıkarılan yönetmelik ile birlikte çam simgesi yerini Yeşil Yıldız’a bırakmıştır. Çevreye Duyarlı Konaklama sertifikası (Yeşil Yıldız), su tasarrufu, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı, çevreye zararlı atıkla- rın azaltılması, konaklama işletmelerinin daha yatırım aşamasından itibaren çevre duyarlılığı ka- zanması ve çevreye uyumunun arttırılması, çevre eğitimlerinin sağlanması ve ilgili kurum ve ku- ruluşlarla işbirliğini hedeflemektedir ( Arısoy, 2014).
Bu nedenle, çevreye duyarlı konaklama işletmeleri için uygulanmakta olan sınıflandırma formu, güncelleştirilmiş ve geliştirilmiş olup “ Turizm İşletmesi Belgeli Konaklama Tesislerine Çevreye Duyarlı Konaklama Tesisi Belgesi Verilmesine Dair 2008/3 no’lu Tebliğ” ekinde, 22.09.2008 tarih ve 27005 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir ( Celiloğlu, 2014, 340).
Tebliğ, enerji, su, çevreye zararlı maddelerin tüketiminin ve atık miktarının azaltılmasını, enerji verimliliğinin arttırılmasını, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının teşvik edilmesini, konaklama işletmelerinin yatırım aşamasından itibaren çevreye duyarlı olarak planlanmalarını ve gerçekleştirilmelerini, tesisin çevreye uyumunu, çevreyi güzelleştirici düzenleme ve etkinlikleri, ekolojik mimariyi, çevreye duyarlılık konusunda bilinçlendirmeyi, eğitim sağlanmasını ve ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılmasını kapsamaktadır (Kültür ve Turizm Bakanlığı).
Yeşil Yıldız sertifikasına sahip olmak için genel yönetim, enerji, su eğitim, yatak odalarındaki düzenlemeler, tesisin çevre uyumu, ekolojik mimari, deterjan ve kimyasallar, atıklar ve diğer hizmetler konularında 122 kriter belirlenerek bu kriterlerden her işletme farklı puanlar almaktadır.
Tesisin sınıfı ve bulunduğu konuma göre puanlamalar farklılık göstermektedir. Oteller gerekli olan asgari puanı elde ettiklerinde kendilerine yeşil yıldız belgesi verilmektedir. Yeşil yıldız bel- gesine sahip olan otellerin tabelalarında çevreye duyarlı tesis yazarak yıldızları yeşil olarak di- zayn edilmiştir.
16 Şekil 1: Çevreye Duyarlı Tesis Belgesi
Kaynak: http://yenisehir.wikia.com
Tablo 1. Yeşil Yıldız Alabilmeleri İçin Tesislerin Alması Gereken Asgari Puanlar
Yeşil Yıldız kriterleri formunun ana başlıkları ve bu başlık konularının puanları şöyle belirlen- miştir; ( Sert, 2017, 12).
- Genel Yönetim ( 13 konu üzerinden 72 puan) - Eğitim ( 6 konu üzerinden 17 puan)
- Tesisin yatak odalarındaki düzenlemeler ( 23 konu üzerinden 70 puan)
- Tesisin çevreye uyumu, çevreyi güzelleştirici düzenleme ve etkinlikler ( 6 konu üze- rinden 27 puan)
- Ekolojik Mimari ( 8 konu üzerinden 42 puan) - Enerji ( 22 konu üzerinden 178 puan)
- Su (16 konu üzerinden 57 puan)
- Deterjanlar, dezenfektanlar ve tehlikeli kimyasal maddeler ( 6 konu üzerinden 16 puan)
- Atıklar ( 12 konu üzerinden 53 puan) TATİL TESİSLERİ
5 Yıldızlı Tatil Köyü 330
5 Yıldızlı Otel 300
4 Yıldızlı Tatil Köyü 280
4 Yıldızlı Otel 230
3 Yıldızlı Otel 170
1-2 Yıldızlı Otel 140
Kaynak: Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yeşil Yıldız Broşürü 200 170 140 TESİSİN SINIFI
ASGARİ PUAN
ŞEHİR TESİSLERİ 250
17
- Diğer hizmetler (10 konu üzerinden 51 puan)
Söz konusu Tebliğ yürürlüğe girmeden önce, Kültür ve Turizm Bakanlığından Çevre Dostu Ku- ruluş Belgesi (Çam Simgesi) almış olan konaklama tesisleri, bu Tebliğin yayımlanma tarihinden itibaren bir yıl içinde, bu Tebliğ’de bulunan “Çevreye Duyarlı Konaklama Tesisleri İçin Sınıflan- dırma Formu” ile sınıfları için belirlenen asgari puanı oluşturan standartları sağlarlar. Sınıfları için belirlenen asgari puanı sağlayan tesislere, Çevreye Duyarlı Konaklama Tesisi Belgesi (Yeşil Yıldız Simgesi) ve plaketi düzenlenir. Ayrıca plaket üzerinde “ Çevreye Duyarlı Tesis” ibaresi yer alacaktır. Ancak sınıfları için belirlenen asgari puanı sağlayamayan tesislere ait Çevre Dostu Kuruluş Belgesi (Çam Simgesi) de iptal edilir ( Kızılırmak, 2011, 9).
Şekil 2: Yeşil Yıldız Belgesi Başvuru Süreci
Kaynak: http://yenisehir.wikia.com
Çevreye Duyarlı Konaklama Tesisi Belgesi talebi aşağıda belirtilen belgeler ile birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığına yapılır; (Cömert & Özata, 2016: 1172).
- İşletmelerin çevre politikası ve eylem planının olması,
- Tesiste eylem planını uygulayacak özel bir yetkilinin olması veya işletmede uygula- madan sorumlu bir yetkili ile birlikte, bu hizmetin bir uzmandan veya uzman firmadan alınması,
- İşletme tarafından çevre bilincinin artırılması çevresel tedbirlerin ve eylem planının uygulanmasını temin etmek için personele eğitim verilmesi,
- Çevreye duyarlı atık su planının bulunması,
- Turizm konaklama işletmesinde kullanılan tüm tesisat, teçhizat ve donanımların koru- yucu bakım ve onarımının periyodik olarak yapıldığına dair kayıtların tutulması,
18
- İşletmenin su tüketimi, ısıtma ve soğutma için enerji tüketimi, elektrik tüketimi ve ge- nel enerji tüketimi konusunda verileri toplaması ve izlemesi,
- İşletmede kullanılan kimyasal maddelerin ( hacim ve/ veya ağırlık olarak) izlenmesi ve verilerin toplanması,
- Tesiste ortaya çıkan atık miktarının (hacim ve/veya ağırlık) izlenmesi ve verilerin top- lanması,
Yeşil yıldız belgesine sahip olan işletmeler, çevreyi korumalarının yanı sıra diğer otel işletmeleri ile rekabet ortamı yaratırken işletmenin tanıtım ve pazarlama konusunda daha fazla avantaj elde etmekle beraber maliyetlerin azalması ve otelin giderden çok gelir konusunda pozitif etki yarattığı söylenebilir. Bununla birlikte sadece otelin ekonomisine katkı sağlamakla kalmayıp verilen teş- viklerle beraber ülke ekonomisine de katkılar sağlamaktadır. Her geçen gün giderek artış gösteren Çevreye Duyarlı Konaklama işletmeleri sayısı Kültür ve Turizm Bakanlığından alınan verilere göre 03.12.2018 tarihi itibariyle İstanbul’da beş yıldızlı otel işletmelerinden 39 tanesi Yeşil Yıl- dız belgesi almaya hak kazanmış işletmelerdir.
3.4.Yeşil Yıldız Sertifikasının Konaklama İşletmeleri Açısından Avantajları Çevreye duyarlı tesis belgesi alan işletmeler yalnız ekonomik açıdan değil hem toplumsal hem prestij hem otelde çalışan personeller hem de tutundurma faaliyetleri açısından diğer otellere göre büyük avantajlar elde etmektedir. Bu avantajları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz;
3.4.1. Ekonomik Getiri ve Maliyet Kontrolü Açısından
Otel işletmeleri sürekli hizmet sunulan bir işletme türüdür. Otelin en büyük gider kaynakları elektrik, su, ısınma, deterjan vb. gibi kaynaklardır. Çevreye duyarlı tesis belgesi almak için yatı- rımcılar çok fazla masraf yapmış olsalar da kısa zaman da yaptıkları yatırımın daha fazlasını yeşil yıldız sayesinde geri almışlardır. Oteller maliyetlerini kontrol altına almak ve daha az giderle da- ha ekonomik hizmet verebilmek için bazı çalışmalar yapmaktadır. Bunlardan bazıları elektrik konusunda otel işletmeleri kendi elektrik santrallerini kurarak doğalgazdan elektrik üretip bunun- la beraber ısıyı da elde ederek tasarruf sağlamış olurlar. Bununla birlikte otelde konaklayan misa- firler de çevre konusunda bilgilendirilerek havlu ve çarşaf değişimlerine daha fazla dikkat ederek gereksiz enerji ve deterjan tüketiminden kaçınılması sağlanır. Bu da otele ekonomik anlam da büyük bir getiri sağlar. Bunun yanı sıra oteller su tasarrufu konusunda da birtakım çalışmalar ya- parak tasarruf yoluna gitmişlerdir.
19 3.4.2. Çalışan Memnuniyeti Açısından
İşletmede çalışan personeller çevre konusunda eğitimlere katılarak aslında sadece otelin tasarru- funa katkı sağlamakla kalmayıp kendilerinin de bu bilince erişmesi sağlanmıştır. Çevre bilincinin oluşması ile birlikte kullanılan su, elektrik gibi tüketimler zamanla daha aza indirgenmiş ve böy- lelikle otelin gider kalemi olumlu yönde etkilenmiştir.
3.4.3. Tutundurma Faaliyetleri ve İmaj Açısından
Yeşil yıldız belgesine sahip olan oteller diğer otellere göre daha fazla prestij sahibi olan otellerdir.
Çevreye duyarlı olmak aslında topluma karşı bizim edinmemiz gereken bir görev. Bununla birlik- te otellerinde bu konuda çalışmalar yapması kendilerinin gerek web sayfasında gerek se basın aracılığıyla bu projeyi duyurmaları onların tutundurma faaliyetleri açısından büyük önem arz et- mektedir. Dergiler de ve gazeteler de otellerin çevre için yaptığı çalışmalardan bahsetmeleri hem kendi tanıtımları için önem taşımış hem de diğer otellerin de bu konuda fikir sahibi olarak onları da harekete geçirmiştir. Özellikle uluslararası şirketler ve toplantı grupları tarafından daha çok tercih edilmeye başlanmıştır.
3.5.Yeşil Pazarlama Kavramı ve Gelişimi
Yeşil pazarlama, toplumsal pazarlamadan doğmuştur. Toplumsal pazarlama, müşterileri sade- ce memnun etmekle kalmayıp toplumun ilgilerini de göz önüne almayı amaçlayan bir pazar- lama yaklaşımıdır. Yeşil pazarlama, yeşil tüketim bilincinin yaygınlaşması ve kamuoyunun artan beklentilerine, Toplam Kalite Anlayışı çerçevesinde cevap vermeyi hedefler; bu amaçla pazara hitap etmek, yeşil kalite kavramını yaratmaktan geçer hale gelmektedir. Yeşil pazar- lamanın hedef kitlesi, yaşam biçimlerine uygun ve çevreye karşı sorumlu kişilerdir ( Em- gin.Türk, 2004, 6).
1960’lı yıllarda başlayan önemli toplumsal hareketlerden birisi de yeşil hareket olarak adlan- dırılan çevreyi koruma bilincidir.( Özkaya, 2010, 251). “Yeşil hareket” olarak adlandırılan çevreyi koruma bilincinin toplumun büyük bir kesimi tarafından benimsenmiş olması, işlet- melerin bu hassasiyeti benimseyip uygulamalarında ve stratejilerinde çevreye en az zarar ve- recek programları geliştirmelerine ve gerekli düzenlemeleri yapmalarına neden olmuştur ( Ce- liloğlu, 2014, 26).
20
Dünya genelinde çevre bilincinin yerleşmesi, konu ile ilgili çeşitli sivil toplum örgütlerinin ortaya çıkmasına, uluslararası kalite standartlarında ve yasal düzenlemelerde de çevreyle ilgi kriterlerin yer almaya başlamasına neden olmuştur. Tüm bu gelişmeler işletmelerin pazarlama faaliyetlerini de önemli ölçüde etkilemiş ve pazarlama dünyasına yeni bir kavram olan “yeşil”
kavramı girmiştir. Doğa dostu içerikleri ifade etme bağlamında “yeşil” kavramının birçok ta- nımlaması doğal çevreye odaklıdır ve daha çok çevre, toplum, ekonomi sistemi arasındaki dengeyle ilişkilidir ( Özkaya, 2010, 252).
Yeşil pazarlama, kökenleri 1970’lere dayanan ve 1990’larda dünya çapında popülerlik ka- zanmış ve işletmelerin bütün faaliyetlerinin odak noktası olmuş bir stratejik pazarlama yön- temidir (Atay & Korkmaz, 2017:114). Yeşil pazarlama ilk kez 1975 yılında Amerikan Pazar- lama Birliğinin düzenlemiş olduğu “ekolojik pazarlama” konulu seminerde gündeme gelmiş ve tanımlanmıştır. Bu tanıma göre: yeşil pazarlama, pazarlama faaliyetlerinin çevre kirliliği, enerji tüketimi ve diğer kaynakların tüketimi üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileriyle ilgili çalışmadır (Sert, 2017, 4).
Yeşil pazarlama kavramında ürünlerin üretim aşamasından tüketimine kadar çevreye duyarlı olması vurgulanmıştır. Tüm tanımlardan yola çıkarak yeşil pazarlama sosyal pazarlamanın bir parçası olup ürün, fiyat, dağıtım ve tutundurma gibi pazarlama faaliyetlerinin müşteri ihtiyaç- larının karşılamanın yanı sıra işletmenin de ihtiyaçlarını doğaya zarar vermeden karşılayan pazarlama türüdür (Varinli, 2012, 33).
Yapılan tanımlardan yola çıkarak yeşil pazarlama, doğal kaynaklarımızın gelecek nesile de daha iyi bir şekilde aktarılabilmesi için sürdürülebilirlik ilkesini yerine getirmeye çalışan bir pazarlamadır. Yeni tüketim alanları oluşturmak yerine var olanı koruyarak devamlılığını sağ- lamayı hedefler. Bununla birlikte yeşil pazarlama, çevrenin korunması ve sanayiden meydana gelen kirliliklerin önüne geçmeyi amaç edinmiştir ( Balcı, Erkurt, Turan, 2017: 91).
Çevre dostu ürünlerin kullanımını teşvik etmeye, paketleme işlemini en aza indirmeye ve top- lumda geri dönüşüm bilincini oluşturmayı hedefleyen yeşil pazarlama tüm bunları hayata ge- çirebilmek için sorumluluğu dağıtmayı, tüketicileri, devleti ve gönüllü kuruluşları işbirliğine yöneltmeyi hedeflemektedir. İşletmelerin yeşil pazarlamayı seçmelerinin nedenleri aşağıdaki beş madde ile açıklanmıştır; (Erbaşlar, 2012, 96-97).
1- İşletmelerin yeşil pazarlamayı amaçlarına ulaşmak için bir fırsat olarak görmektedir.
21
2- İşletmeler konuyla ilgili sosyal duyarlılık göstererek moral seviyelerini yükselttiklerini düşünmektedirler.
3- Devlet kurumları, .çeşitli teşvik ve yaptırımlarla işletmeleri çevre konusunda duyarlı ol- maya zorlamaktadır.
4- İşletmeler çevreyle ilgili faaliyetlerini, rekabet ettikleri diğer işletmeler üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanmaktadırlar.
5- Atıkların boşaltılması sırasında uygulanan ücretlendirme, hammadde ve diğer malzeme kullanımının azaltılması gibi maliyet faktörleri işletmeleri konuyla ilgili davranışlarını değiştirmeye zorlamaktadır.
3.6. Yeşil Pazarlama Karması
Yeşil pazarlama ve yeşil otelcilik anlayışından yola çıkarak, tüketiciler doğal kaynakların ko- runmasını ve çevreye verilen zararın azaltılmasını sağlayarak çevre dostu ürünlere olan tale- bin giderek artmasına neden olurlar. Bunda dolayı da farklı pazarlama stratejilerinin oluştu- rulması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Yeşil pazarlama karmaları; yeşil ürün, yeşil fiyat, ye- şil dağıtım ve yeşil tutundurma olarak ele alınmaktadır ( Celiloğlu, 2014, 24).
3.6.1.Yeşil Ürün
İşletmeler üretim sürecinde, kullandıkları hammadde ve enerji kullanımı sonucunda ürün ile bir- likte çevreye zararlı atıklar da ortaya çıkmaktadırlar. Sürdürülebilir işletmelerin çevreye karşı olan bu zararlı etkileri yok etmeleri gerekmektedir. Bunun içinde çevreye duyarlı yeşil ürün üret- meleri gerekmektedir (Akman, Ceyhan, Çelik, 2016: 280). Yeşil ürün, yeşil ya da çevre dostu ürünler, yerküreyi kirletmeyen, doğal kaynakları tüketmeyen, geri dönüştürülebilen ya da koru- nabilen ürünlerdir. Ürünün çevreye zararının %70’i ürün oluşturulurken tasarlanır ve böylece üretim sürecine dahil edilir. Dolayısıyla şirketler, yeni ürün geliştirmenin başlangıç evrelerinde kalite gibi diğer konularla birlikte çevresel nitelikleri de ürün oluşumunun içine katmalıdırlar.
Daha sonra bir ürünün ekolojik etkisini üretim aşamasında değerlendirebilmek için “ ürün yaşam devri analizi” kullanılabilir ( Celiloğlu, 2014, 25). Yeşil ürün de “4S” olarak ifade ettiğimiz bazı kavramlar yer almaktadır; (Erbaşlar, 2012, 98)
1. Tatmin (Satisfaction): Tüketicilerin gereksinimlerinin ve isteklerinin tatminidir.
2. Sürdürülebilirlik ( Sustainability): Ürünün enerji ve kaynaklarının devamlılığının sağlan- masıdır.
22
3. Sosyal Kabul (Social Acceptibility): Ürünün veya işletmenin canlılara, doğaya zarar ver- memesi konusunda sosyal kabul görmesidir.
4. Güvenlik ( Safety): Ürünün kişilerin sağlığını tehlikeye atmamasıdır.
Çevreci ürün geliştirme stratejilerinde başarılı olabilmek için üç ilkeden hareket edilebilir; (Ku- duz, 2011, 96).
1- Ürünü çevreci hale getirmek için doğrudan ve ciddi bir yaklaşım benimsemek ve ürünün çevresel etkilerini yaşam seyri boyunca sürekli değerlendirmek gereklidir.
2- Uzun vadeli bakış açısıyla üretim süreci ve teknoloji üzerinde yoğunlaşarak geri dönüşü- mü maksimize, kaynak israfını ve atık miktarını minimize edecek bir yaklaşım benimse- mek.
3- Tüketicilerle sürekli işbirliği içerisinde bulunmak, yüksek kaliteli, her zaman ulaşılabilir ve güvenli ürünler üretmek.
3.6.2.Yeşil Fiyat
Yeşil fiyat uygulamaların da ekonomik anlamda oluşan tasarruf sayesinde tüketiciler daha dü- şük bir fiyatla ürün satın alma yoluna giderler. Ürüne olan talebin fiyata duyarlı olduğu bir durumda, daha düşük bir fiyatla daha başarılı bir strateji elde edilebilir. Çevre dostu ürünlerin fiyatları belirlenirken bu özelliğe sahip olmayan diğer ürünlerle aynı mı, bu ürünlerden daha düşük mü, yoksa daha yüksek bir fiyata mı satacağına karar vermelidir. Tüketicilerin çevre dostu ürünler için daha fazla para ödemeye razı oldukları düşünülse de yine de bu konuda dikkatli davranmak gerekir. Çünkü bu konu fazla yatırım isteyen bir konudur ve hedef kitle çok iyi seçilmelidir ( Aytekin, 2007, 11).
3.6.3.Yeşil Dağıtım
Ürün dağıtımının daha az yakıt harcanarak yapılması için gereken önlemlerin alınması, satış nok- talarının müşterilerin daha az zaman ve yakıt tüketeceği şekilde yerleştirilmesi çevrenin korun- ması, dağıtım politikasıyla ilgili olarak alınabilecek önlemler arasında sayılabilir. Bunun yanında son yıllarda, kullanılmış paketlerin, parçaların ve artık işe yaramayacak ürünlerin geri dönüşüm yapan şirketlerce geri toplanması faaliyetleri de önem kazanmaktadır. “ Çevreye duyarlı piyasalar geliştikçe yeni dağıtım ve geri toplama kanallarının da hızla gelişmesi beklenmektedir” ( Kuduz, 2011, 99). Yeşil dağıtım da başarılı olabilmek için hem işletmenin hem de dağıtım kanallarının yeşil pazarlama politikasını benimsemiş olması gerekir ( Akman, Ceyhan, Çelik, 2016, 281).
23 3.6.4.Yeşil Tutundurma
İyi bir yeşil tutundurma stratejisi, çevreye karşı sorumluluk sahibi olan işletmelerle tüketicile- ri bir araya getirecek, çevreye duyarlı işletmelerin “çevre dostu işletme” imajı yaratmalarına ve tüketicilere ürünleri hakkında çevresel mesajlar vermelerine imkan sağlayacaktır. Bunun için reklam, satış geliştirme (promosyon), halkla ilişkiler ve kişisel satış gibi tutundurma karması elemanlarına başvurmak gerekmektedir ( Aytekin, 2007, 13). İşletmeler tanıtım faa- liyetleri yaparken aşağıdaki unsurları göz önünde bulundurması gerekmektedir; (Celiloğ- lu,2014,27)
1- Sadece doğruluğu kanıtlanabilen çevresel konular hakkında açıklamalar yapılmalıdır.
2- İşletmenin genel olarak değil, belli ürünlerin veya kampanyaların “çevre dostu” özellikle- rinden söz edilmeli ve amaçlar yerine elde edilen somut başarılarla övünülmelidir.
3- Basınla olan ilişkilerde aktif olunmalı, işletme faaliyetlerinin basında geniş yer bulması sağlanmalı ve özellikle yenilikçi hareketlerin duyurusuna önem verilmelidir.
3.7. Otel İşletmelerinde Yeşil Pazarlamanın Önemi
Bugünkü kuşakların yaşam kalitesini yükseltirken, gelecek kuşaklara aynı şansı verecek bir dünya bırakmak olarak tanımlanabilecek sürdürülebilir kalkınma, son yıllarda çevresel kirlenme- nin artmasıyla birlikte önem kazanmıştır. Sürdürülebilirlik, çevreyle sıkı bir ilişki içinde olan tu- rizm sektörü için de önemli bir kavramdır. Turizm sektörünün fiziksel çevreye olan bağımlılığın- dan dolayı bu çevrede oluşacak bir kayıp sektörün ayakta kalmasını ve güvenliğini tehlikeye dü- şürecektir. Turizmin çevresel etkilerinde önemli bir yer tutan otel işletmelerinin plansız, kontrol- süz büyümesi ve işletilmesi ciddi çevresel sorunlara yol açabilmektedir ( Aylan & Sezgin: 286).
Oteller hizmet sektöründeki işletmelerle karşılaştırıldığında daha fazla enerji ve su harcamakta- dırlar ayrıca kullanılan dayanıksız tüketim malları çevreye zarar vermektedir. Bununla birlikte, çevresel etkileri azaltacak uygulamalarla tasarruf sağlamak ve müşteri tatminini yükseltmek göre- celi olarak daha kolay olduğundan, oteller turizm sektöründe sürdürülebilir uygulamalarıyla dik- kat çekmektedir ( Dief, Font, 2010, 11). Konaklama işletmelerini yeşil pazarlama uygulamalarına yönelten nedenler şu şekilde sıralanmaktadır ( Atay & Dilek, 2013, 209).
- Tüketicilerin çevresel konulara ilgisinin artması, - Çevre ile ilgili düzenlemelerin artması,