AlaLürk Ü n i v . D i ş H c k T a k - D e r y . C i ! t : 1 0 , S a y ı : ! . S a y ! a : 4 t ) - 4 4 ^ Ü Ü 0
S Ü P E R N VMERER D İ Ş L E R : L İ T E R A T Ü R D E R L E M E S İ V E O L G U B İ L D İ R İ M L E R İ N u r M O L L A O Ğ L L F * K a h r a m a n G Ü N G Ö R **
ÖZET
" S ü p e r n i i m e r e r d i ş l e r ' ' , diş a r k ı n d a fazladan yer alan d i ş l e r d i r , "-mesiodensler" ise maksi İler orta haLLıı yer alan s ü p e r n ü m e r e r d i ş l e r d i r . M e ş i n d e n s i n etyoJojisi b i l i n m e m e k t e d i r . Genellikle ü ç g e n veya konik kron y a p ı s ı olan k ü ç ü k ve k ı s a y a p ı d a d i ş l e r d i r . Ç o k k i i c i i k y a p ı d a o l d u k l a r ı n d a n normalde p a l p a s y o n L ı muayene s ı r a s ı n d a farkcdilcıncy.lcr. S i i p e r n ü m e r e r d i ş l e r denial arkta lek veya hirden fa/J a s a y ı d a g ö r ü l e b i l i r l e r , ve g ö m ü l ü , ters d ö n m ü ş , veya s ü r m ü ş k o n u m d a olabilirler. B u ç a l ı ş m a d a , s ü p e r n i i m e r e r d i ş ^apiarian yedi h a ş l a n ı n k l i n i k ve radyografik kayıtları rapor e d i l m i ş t i r . A y r ı c a , tedavi p l a n l a r ı ile s ü p e r n i i m e r e r d i ş i n sebep o l a b i l e c e ğ i ınurucmel k o m p l i k a s y o n l i i r l a r l ı ş ı l m i ş t i r .
Aıiiilıtar Kelimeler: S ı i p e r n i l m e r e r d i ş , mesiodens.
G İ R İ Ş
Süperniimerer diş (SD)"lcr dental arkta süt ve daimi dişler arasında fazladan yer alan dişler olarak tanımlanırlar.1-'' Diş sayısındaki fazlalık kendisini arktaki bazı dişlerin eksikliği ilede gösterebilmektedir. Örneğin daimi dişler, beş kes
er ve sadece üç adet premolar şeklînde de kendi
sini gösterebilir. SD'ler bîr veya birden fazla sayıda unilateral veya bilateral olarak tek veya her i k i çenede birden görülebilirler. Bir veya i k i adet SD'in olduğu vakalar genellikle anterior m a x i l l c r v c ikinci sıklıkla mandibulcr prcmolarlnr b ö l g e s i n d e d i r .1 0 Beşten fazla SD'in var olduğu vakalara genellikle mandibular prcmolarlar böl
gesinde rastlanılır.2^ Tek SD görülme sıklığının
% 76-86, i k i adet SD % 12-23 ve çok sayıda S D ' i n % l ' d c n daha az sıklıkla gözlendiği bildi
r i l m i ş t i r .1 8 L u t e n1 5 gömüklü'lüğüıi sırasıyla üst lateraller ( % 50), mesiodensler (% 30), üst san
traller (% 11) ve takiben kanin dişlerde {% 3) g ö r ü l d ü ğ ü n ü bildirirken, Shapira vc K u l ü n c c1 7 ise bu sıralamayı list santraller, molarlar, premo- larlar, lateraller ve en son kanın dişler olarak rap
or etmişlerdir.
S D ' i n klasifikasyonu pozisyonlarına veya şekillerine göre yapılabilir. Pozisyonlarına göre olan sınıflama mesiodens > paramolar, distomolar
S U P E R N U M K K K R TEETH
S U M M A R Y
S ü p e r n i i m e r e r teeth, are atı excess number o f teeth and mesKxJens is the supcrnumercr Uxrth that occurs in the maxillary' m i d l i n e . The aetiology of mesiodens is u n k n o w n . They Are usually small and short with triangular or conical c r o w n shapes. Because o f their smallness. they n o r m a l l y cannot be detected by palpation. Süperniimerer leelh can be single or m u l t i p l e , and i m p a c t e d , i n v e r t e d , ur erupted. T h e i r
•revalance in males is twice as frequent as in females. In this study, clinical and radiographic records o f seven patients w i t h supcrnumercr teeth were reported. A n d also, the treatment modalities and the possible c o m p l i c a t i o n s that siipernumcrer teeth may cause were discussed.
K e y words: Supcrnumerer teeth, mesiodens.
ve parapremolar o l a r a k ,1 9 şekillerine göre olan sı
nıflama ise konik l i p , tübcıkülcr t i p . supplemental diş (diş arkına ilave olarak görülen SD) vc odon- tomalar olarak sınıflandırılmaktadır. S D ' i n stil dişlenme d ö n e m i n d e g ö r ü l m e sıklığı % 0.3 ile %
1.7 arasında değişmekledir.1-1 Bunun nedeni diş arkında yeterli boşluk mevcut o l d u ğ u n d a n SD'ler diğer dişlerin sürmesine engel teşkil etmiycek şekilde yeterli aralıklarla arkta yerlerini alırlar, böylece varlıkları yakınlarının dikkatini ç e k m e z , dolay ısı ile kayıtlara geçen SD vakalarının sayısı bu d ö n e m d e yüksek değildir. Diğer bir neden çocukların ilk diş muayenelerinin genellikle ante
rior kalıcı dişler sürdükten sonra yapılmasıdır, Bu da, önceden sürmüş ve zamanla yeıinı ka'ıc*
dişlere bırakmış olan anterior süt SD'lerin gözden kaçmasına sebep o l u r .1 5
SD'lerin görülme sıklığı genel populasyo- nun % 0.1 vc % 3.6 olarak biJdiriîmiştir.2 3 Beyaz ırkta görülme sıklığı % 1 - % 3 arasında d e ğ i ş i r ,6 Japonlar ve Çinlilerde g ö r ü l m e sıklığı ise % 2.7 veya % 3.4 olarak, bildirilmiştir,2 Patolojinin etiyolojisi tam olarak bilinmemekle beraber gene
tik veya çevresel faktörlerden söz edilmektedir.3 Birden fazla sayıda SD genellikle bir sendrom ile birlikle g ö r ü l ü r .2 3 B u sendromlar Gardiner send- romu, cleidocranial dysostosis vc yarık dudak, yarık damakdır. S D ' i n dentisyona etkisi çeşitlidir.
Bu dişler bazen şans eseri alınan radyografiler ile
* G i z i Ü n i v e r s i t e s i D ı ş H e k i m l i ğ i F a k i i l l c s i . A £ ı z , D i ş . Ç e n e H a s t a l ı k l a r ] ve Cerrahisi A n a b i l i m Dalı A r a ş G o r
* * Gazi Ü n i v e r s i t e s i D i ş H e k i m l i ğ i F a k ü l t e s i , Oraİ Di a y ı m / ve Radyoloji A n a b i l i m Dalı A r a ş . G o r .
Atatürk Ü n i v . D i ş Hck.Fak.Derg.
Cilt: 10, S a y ı : l . Sayfa:40-44,2000
M O L L A O Ğ L U , G Ü N G Ö R
saptanırlar. Bazen dcntisyonda diş sayısında art
ma olduğu için çapraşıklığa sebep olabilir veya komşu dişin sürmesine engel olabilirler. Sonuncu şık en sık rastlanandır vc % 30-60 oranında g ö r ü l ü r .1 0 1 3 Bunun yanısıra SD'ler dicstemalara, k o m ş u dişin kökünde rezorpsiyona komşu dişin devitalizasyonuna veya dilaserasyonuna sebep olabilirler.1
SD'ler içerisinde en sık görüleni mesiodens- lerdir. Bunlar tek veya birden fazla sayıda, ve ters d ö n m ü ş veya s ü r m ü ş durumda o l a b i l i r l e r .5 1 2*1 6 Me si ode nsl erin tam olarak sürmüş ve fonksiyonel olduğu durumlar çok nadirdir. Erkeklerde g ö r ü l m e sıklığı kadınlardan i k i kat daha faz- l a d ı r .3-7-8 Bolk 1917'dc2 yayınladığı çalışmasında mesiodenslerin filogenetik artıklar olduğunu ileri sürmüştür. Diğer bir fikir diş germinin gelişimi esnasında ikiye ayrılması ile o l u ş t u ğ u d u r ,1 4 ancak g ü n ü m ü z d e dental laminanın hiperaktivitesi so
nucu oluştuğu fikri desteklenmektedir. Mesio
densler genellikle normal dişlere göre daha kısa ve küçüktürler, kronları ise üçgen veya konik y a p ı d a d ı r .2 S ü r m e d e gecikme dışında hiçbir k l i nik semptom vermezler. Ç o k küçük yapıda o l duklarından palpasyonla muayene sırasında far- kedilemiyebilirler, bu y ü z d e n d e varlıkları alınan radyografiler ile s a p t a n ı r .4-9-2 2 Çoğu mesiodensler üst keser dişlerin palatinalinde, bu dişlere parelcl olarak aşağı veya ters y ö n d e yukarı doğru u z a n m ı ş şekilde k o n u m l a n m ı ş l a r d ı r .3 Tedavile
rinde klinik ve radyolojik bulgulara bakılarak karar v e r i l i r .1 4
Bu literatür derlemesinin a m a c ı , SD'lcrin etiyolojisi, görülme sıklığı, teşhis ve tedavi plan
lamaları hakkındaki bilgilerimizi güncelleştir
mek yanısıra, Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Oral Diagnoz ve Radyoloji Anabilim D a l f n a başvuran farklı tipte SD olgularından örnekler vermektir.
O L G U B İ L D İ R İ M L E R İ
Birinci olguda, yedi yaşında bir kız çocu
ğ u n d a , klinik muayenede sürekli keserler ara
sında mevcut olan konik biçimli sürmüş bir me
siodens varlığı saptanmıştır (Şekil I ) . Radyogra- fık ve k l i n i k olarak sağ daimi keser rotasyona uğramış ve mesiodens bu dişin sürmesini engcl- liyecek bir şekilde konumlanmıştır. Her ne kadar iki daimi keserin de kök gelişimi tamamlanma- mışsa da bu, mesiodensin çekilmesine bir engel teşkil edicek nitelikte bulunmadığından ve mesio
dens, daimi keserler arasında diastema ve sağ keserin rotasyonuna sebep olduğundan çekimi yapılmıştır.
İkinci olgu sekiz yaşında bir erkek çocuğudur, intraoral ve radyografik muayene sırasında henüz s ü r m e m i ş olan bir mesiodens varlığı alınan periapikal filmde saptanmış vc çekimi yapılmıştır (Şekil 2). Bu olguda, mesio
dens daimi keserlerin arktaki esas yerlerini al
masına engel olmakta bu da lateral ve kanin bölgesinde ileride yer darlığına bağlı bir çapraşıklığın oluşabileceğini göstermektedir. Bir diğer önemli izlenim ise mesiodensin sağ daimi keserin kole bölgesine yaptığı baskı olup, bölgede potansiyel rezorpsiyon riskinin mevcut olmasıdır.
Şekil I . Olgu I. Üst sürekli keser dişler arasında konik hiçimlı bir mesiodens.
Şekil 2. Olgu I I . Üst sürekli keser dişler arasında h e n ü z s ü r m e m i ş olan bir mesiodens.
Atatürk U n i v . D i ş H e k . F a k . D c r s Cilt: 10, S a y ı : l . Sayfa :40-44.2( XX)
M O L L A O G L l l , G Ü N G Ö R
Üçüncü olgu sekiz yaşında bir erkek çoçıığu olup klinik muayene sırasında paledcn sadece in- siziv kenarı s ü r m ü ş olan bir üçüncü keserin varlığı saptanmıştır. Hastadan oklüzal radyografi alınmış ve her İkİsİde daimi keserler arasında yer alan, biri keser dişlere paralel aşağı doğru ko
n u m l a n m ı ş , diğeri yukarı doğru ters konum
lanmış i k i adet mesiodens varlığı mevcuttur (Şekil 3). Bu vakada mcsiodenslere çekim endi- kasyonu konmasının sebebi sağ mesiodensin sağ daimi kesere kole bölgesinden yaslanıp dişi ark dışına doğru k o n u m l a n d ı r m a s ı , daimi keserler arasında diastemaya sebep olması ve sol mesio
densin sol daimi keser dişin kök ucu bölgesinde lokalize olup zamanla bu dişin kök ucunda re
zorpsiyona sebep olabilmesi olasılığıdır.
Dördüncü olgu, hasta altı yaşında bir kız ç o ç u ğ u d u r . Klinik muayenede s ü r m ü ş iki adet ko
nik biçimli mesiodens mevcudiyeti saptanmış ve bu dişler oklüzal radyografi ile görüntülen- mişlerdir (Şekil 4 ) . Daimi keser dişler palede ko
numlandığı için mesiodcnslcrin çekimleri yapılmıştır.
Şekil 3. Olgu I I I . Maksillar orta hatta biri santral dişlere p a r a l e l , d i ğ e r i ters y ö n d e k o n u m l a n m ı ş iki adet mesiodens.
Ş e k i l 4. O l g u I V . Maksiller orta hatta görülen iki adet mesiodens.
22 yaşında bayan hasta olan beşinci olgu
muzda, hasta gömülü üst sol 20 yaş dişlerini aldırmak amacıyla kliniğimize b a ş v u r m u ş ve alınan panoramik filmde bilateral parapremolar- larm varlığı saptanmıştır. Her iki supplcmenter tip SD alt çenede sağ ve sol l.molarların kökleri hizasında mesiovertikal k o n u m d a d ı r (Şekil 5).
Tedavisinde her i k i SD'indc çekimine karar veril
miş ve operasyonları yapılmıştır.
Altıncı olgu 23 yaşında bir erkek hastadır.
Hasta kliniğe üst sol l . m o l a n n ı n tedavisi için başvurmuş ancak oral diagnoz ve röntgen bölü
m ü n d e hastanın gömülü 20 yaş dişlerinin kontro
lünün de yapılabilmesi için panoramik f i l m alın
mıştır. Bu filmde üst sol premolar dişin kökü h i zasında gömülü bir SD varlığı ve sağlı sollu dis- tomolar dişlerin varlığı dikkat çekmiştir (Şekil 6).
Hastanın bu SD'lerdcn dolayı herhangi bir şika
yeti olmadığı için dişler ağızda bırakılmışlardır.
21 yaşında bir diğer bayan hasta dişlerinde çapraşıklık şikayeti ile ortodonti b ö l ü m ü n e b a ş v u r m u ş , yapılan muayenede kapanışının sağ tarafta CI I I I ve sol tarafta CI I olduğu gözlenmiştir. Tedavi öncesi alınan panoramik filmde bilateral distomolar dişlerin varlığı sap
tanmış (Şekil 7) ve ortodontik tedavi amaçlı ola
rak bu dişlerin çekimine karar verilmiştir.
Şekil 5. Olgu V . Alt ç e n e d e l.molarların vestübulü h i / ü s m d a lokalize bilateral paraprem ol arlar
.Şekil 6. Olgu V I . Üst sol premolar diş h i / a s ı n d a g ö m ü l ü bir S D vc bilateral distomolarlar.
Atatürk Univ.Dig Hek.Fak.Derg.
Cilt: 10, S a y ı : l , Sayfa:40-44.2000
MOLLAOÖLU. GÜNGÖR
Şekil 7. Olgu V I I . Bilateral distomolar.
T A R T I Ş M A V E S O N U Ç
Bu çalışmada sunulan vakalar SD'lere örnek olup sınırlı sayıdadır. Kesin teşhis ve tedavi plan
laması oluşturulmadan önce klinik vc radyografik olarak ağız içerisinde mevcut dişlerin sayısına bakmak ve t a n ı m l a m a k , bununla beraber gecik
miş veya anormal sürme durumlarında izlenecek tedavi planlaması oldukça önemlidir. Altı aydan fazla sürmesi gecikmiş dişler mutlaka radyogra
fik olarak değerlendirilmelidirler. Bu gibi durum
larda alınacak bir panoramik film tüm maksiller ve mandibular bölgenin izlenebilmesi açısından yeterli vc oldukça yararlı olacaktır.
Mitchell ve Bennett" değişik tipteki SD'Ic- rin komşu dişlere etkisinin farklı olduğunu bildir
miştir. Foster ve T a y l o r1 5 SD vc bunlara komşu dişler arasındaki ilşkiyi incelemiş ve tübcrkiiler tipte SD'in komşu dişlerin sürmesini daha uzun süre geciktirdiğini, buna karşılık konik tiple S D ' i n komşu dişlerin diş arkı üzerinde normalden farklı bir yerde sürüp konumlanmasına sebep olduğunu gözlemlemiştir.
S D ' i n varlığına bağlı olarak meydana gelen diş sürmesi gecikmelerinde izlenecek tedavi yöntemi hala tartışmalıdır. Tedavi planlama- sındaki seçenekler; SD'in çekimi, SD'in çekimi ve ortodontik tedavi ile sürmesi gecikmiş olan dişe yeterli bir boşluk sağlanması, SD'in çekimi ve cerrahi girişimle sürmesi gecikmiş olan dişe pencere açılımıdır. Bizim s u n d u ğ u m u z olguların hepsinde, SD'ler alttan gelen daimi dişe yer a ç m a k amacıyla veya konumları itibari ile s ü r m e y e uygun olmadıklarından cerrahi olarak alınmışlardır. Ancak bir olguda, bilateral disto- molarların mevcut olduğu altıncı olguda, hasta SD'lerinden herhangi bir şikayeti olmadığını be
lirttiği ve operasyonu İstemediği için bu distomo- larlar ağızda bırakılmışlardır.
T a y l o r2 1 bir olgu raporunda estetik görün
tüye sahip olmayan geniş, kesici kenarı çentikli geminasyona uğramış bir üst lateral dişi çekip bu
raya karşı taraftan çektiği bir supplemental üst laterali transplante etmiştir. Taylor'un bu olgu ra
poru SD'lerdc tedavi planının çok önemli olduğunu ve i y i düşünülerek yapılması gerek
tiğini vurgulamaktadır.
SD'lerin çekim endikasyonları vc ne zaman alınmaları gerektiği hala tartışmalıdır. Hogstrum vc Andcrsson7 bu konuda iki alternatif sun
muşlardır. Birincisi, SD'in teşhis edilir edilmez alınmasıdır. Ancak bunun küçük çocuklarda den
tal fobiye ve aynı zamanda k o m ş u dişlerin devi- talizasyonu ve deformasyonuna sebep olabileceği öne sürülmüştür. İkinci alternatif ise, S D ' i n komşu dişlerin kök oluşumu t a m a m l a n ı n c a y a ka
dar ağızda bırakılmasıdır. Bunun dezavantajları komşu dişlerin erupsiyon kuvvetlerinin k a y b ı , arktaki mevcut boşluğun kapanması vc o bölgede SD'in varlığından dolayı arkla çapraşıklık ve muhtemelen orta hatla kayma olabiîmesidir. Hog
strum ve Andersson7 yaptıkları bu ç a l ı ş m a y a 11 yaşından küçük 2.1 hastayı ve 11 yaşından büyük 17 hastayı dahil etmişler ve S D ' i n çekimini taki
ben, hastaları postoperatif olarak üç yıl boyunca izlemişlerdir. Bu süre zarfında, komşu dişlerde kök rezorpsiyonu veya vitalite kaybı olmadığı ve kök gelişimlerinin tamamlandığı bildirilmiştir.
SD'in çekiminden sonra alttaki dişin kendi
liğinden sürme oranı % 5422-% 7515 olarak bil
dirilmiştir. D İ B i a s e1 5 alttaki daimi dişlerin S D ' i n çekiminden sonra 18 ay içerisinde kendiliğinden süreceğini bildirmiştir. Mitchell vc Bennett1 1 96 hasta ve 120 adet sürmesi gecikmiş diş üzerinde yaptıkları bir çalışmada SD'lerin çekiminden son
ra alttaki dişlerin kendiliğinden s ü r m e süresini iz
lemişlerdir. Bu dişlerden % 7 8 ' i ortalama 16 ay içerisinde kendiliğinden sürerken, sadece %
14'nün sürmesinin hızlanması için ikinci bir op
erasyona gerek d u y u l m u ş vc bu dişlerin de ortala
ma 30 ay içerisinde sürdüğü gözlenmiştir.
Anterior maksiller bölgede görülen SD'lere mesiodens denir.8 Bu dişler ile i l g i l i en sık görülen problemler; süt dişlerinin z a m a n ı n d a d ü ş m e m e s i , daimi dişlerin s ü r m e s i n d e gecikme, dilaserasyon veya anormal kök gelişimi, dişlerde çapraşıklık ve ön dişlerde diastcmadır. Nadiren de olsa mesiodensler bazen dentigeröz kist veya primordial kist o l u ş u m u n a , bu da ilgili dişlerin köklerinde rezopsiyona veya dişin rotasyonuna, bazen de dişin nazal kaviteye doğru sürmesine neden olabilmektedir.1 4 Mesiodenslerin teşhisi genellikle rutin klinik ve radyografik muayeneler sırasında olur. Erken teşhis ve tedavinin yukarıda bahsedilen komplikasyonların oluşmasını önle-
A t a t ü r k Ü n i v . D i ş H c k F a k . D e r g . O I L : 10, S a y ı : 1 , S a y f a : 4 0 - 4 4 2 0 0 0
M O L L A O Ğ L U , G Ü N G Ö R
mek açısından önemi büyüktür. Bu literatür der
lemesinde sunulan dört mesiodens olgusunda, bir olguda yer darlığına, diğer üç olguda daimi dişlerde diastema ve rotasyona neden olduğu için bu dişlerin çekimleri yapılmıştır.
S o n u ç olarak, SD'lcrin dental arkta yer darlığına sebep olduğu durumlarda çekilmeleri önerilmektedir.
K A Y N A K L A R
1. A c t o n C H C M u l t i p l e supernumerary teeth and possible i m p l i c a t i o n s . Ausı Dent .1 1987;32:48-9.
2. A r x v o n T . A n t e r i o r m a x i l l a r y supernumerary teeth; A c l i n i c a l and radiographic study, Australian Dental Journal 1992;37:180-95.
3 B o d i n 1, Jul in P, T h o m s s o n M . Hyperdontia I I I . Supernumerary anterior teeth. D e n t o m a x i l l o f a c Radio]
1981;10:35-42.
4. Cangialosi T J . Management o f a m a x i l l a r y central incisor impacted by a supernumerary t o o t h . J A m Dent Assoc 1982; 105:812-4.
5. Channel C. Ccmentoblastoina o f deciduous t o o t h . Oral Surg Oral M e d Oral Pathol 1991 ;71:648-649.
ö . C h e r r i e k I 1 M . R a d i o l o g y in the diagnosis o f oral pathology m c h i l d r e n , Peiliatr Dent 1982;3:24~
7.Hog<;lrum A , Andersson L , C o m p l i c a t i o n s related to surgical r e m o v a l o f anterior supernumerary teeth i n c h i l d r e n . .1 D e n t C h i l d 1987;54:341-3.
S.Kalcr L C . IVevalcncc o f mesiodens i n a pediatric Hispanic p o p u l a t i o n , J Dent C h i l d 1988:55:137.
9. K o n c h a k P A , L a n i g a n D T . T h e management o f impacted m a x i l l a r y incisors secondarv to supernumeraries Oral Health 1985:75:59 6 1 .
10. M i t c h e l l L . Supernumerary teeth. Dent Update 16:65-9,1089.
I I . M i t c h e l l L , Bennett T G . Supernumerary teeth causing delaved e r u p t i o n s retrospective study. Rr J O r t h o d
1992;19:41-6.
12. Moss M . Functional Mesiodens. Oral S u r ° Oral M e d Oral Pathol 1967:24:365-6.
13. N i k - H u s s e i n N N . A n t e r i o r m a x i l l a r y supernumerary teeth: a c l i n i c a l and radiographic study A u s t O t h o d J 1990;] 1:247-50.
14. Primosch R. A n t e r i o r supernumerary teeth:
Assessment and surgical i n v e n t i o n i n children, Pedia.tr Dent 1981;3:204-215.
l5.Scheiner M A , Sampson W J . Supernumerary teeth: a r e v i e w o f the literature and f o u r case reports. Aust D e n t J 1997;42:160-5.
16..5crrano J V . Mesiodens i n correct a l i g n m e n t . Oral Surg Oral M e d Oral Pathol I 9 7 3 ; 3 5 : 2 8 3 .
17.Shapira Y . K t i f t i n c c M M . M u l t i p l e supernumerary teeth: report o f t w o cases. A M .1 Dent
1 9 8 9 : 2 : 2 8 - 3 0 .
I 8 , S O L L Y . Unusual supernumerary teeth. A r i « l e O r t h o d 1 9 9 0 ; 6 0 : 2 8 9 - 9 2 .
l 9 . S p y r o p o u l o s N D , Patsakas A J , A n g d n p o u l o u s A P . Simultaneous presence o(' partial a n a d o n ü ı ı and supernumerary teeh. Oral Sura Oral M e d Oral I ' a l h o l
1 9 7 9 ; 4 8 : 5 3 - 5 6 .
2 0 . Tay F , Pany A , Yuen S. U n e m p t c d maxillary anterior supernumerary teeth: Report o f 2 0 4 cases. A S D C J Dent C h i l d 1 9 8 4 ; 5 1 : 2 8 9 - 2 9 4 .
2 1 . T a y l o r G S . A l i l o l r a n s p l a n t replacement o f a geminated incisor h v a supplemental lateral i n c i s o r . B r j O r t h o d 1 9 7 9 ; 6 : 1 9 5 - 8 .
2 2 . Witsenberg K , B o e r i n g G . F r u p t i o n o f impacted permanent upper incisors after removal o f supernumerary teeth. İni J Oral Surg 1 9 8 1 ; 1 0 : 4 2 3 - 3 1 ,
23. Y u s o f W Z . N o n - s y n d r o m a l m u l t i p l e supernumerary teeth: literature r e v i e w . J Can Dent Assoc
1 9 9 0 ; 5 6 : 1 4 7 - 9 .
Yaa^mn adresi :
D r . N u r M o l l a n ğ l u , Bestekar sokak N o : 6 1 / 8 Orta G i r i ş , 0 6 6 8 0 , K a v a k l ı d e r e , A n k a r a - T u r k i y e
•felf: ( 3 1 2 ) 4 2 8 5 0 7 9
FiiA: + + 9 0 / ( 0 ) 3 1 2 / 223 9 2 26 Kınail: [email protected]