YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI
İSTEYEN (DAVACI) : DÜZCE BAROSU BAŞKANLIĞINI TEMSİLEN BAŞKAN AV.AZADE AY - CUETS[35472-52743-86923]
KARŞI TARAF (DAVALI): DÜZCE VALİLİĞİ VEKİLİ : AV.BUKET AÇIKGÖZ
Camikebir mah. Valilik Binası K:2 DÜZCE
İSTEMİN ÖZETİ : Davacı tarafından, Düzce İli Olağanüstü Umumi Hıfzıssıhha Meclisi'nin 02.10.2020 tarih ve 2020/63 sayılı kararının "Sağlık Bakanlığı'nın yazıları ve Koronavirüs Bilim Kurulu'nun tavsiye kararı doğrultusunda mevsimsel etkiler de göz önünde bulundurularak 02.10.2020 tarihinden itibaren 01.12.2020 tarihine kadar, sivil toplum kuruluşları (Dernek, Oda, Vakıf, Sendika, Birlik vb.) kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları (Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Mühendis ve Mimarlar Odası, Baro Başkanlığı, Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odası vb.) birlikler ve kooperatifler tarafından düzenlenecek olan etkinliklerin ertelenmesine" ilişkin bölümünün "kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları"
kısmının; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel kurulunu erteleme yetkisinin yasada açıkça sayılmasının zorunlu olduğu, meslek kuruluşlarının kamu kurumu niteliğinde olduğu, kanunla belirlenen seçim tarihinin genelge ile değiştirilemeyeceği, siyasi maksatla yapıldığı, kanunilik ilkesine aykırı olduğu, hukuki belirginlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle açılan davada yürütmenin durdurulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Covid-19 vakasının raporlandığı 11 Mart 2020 tarihinden itibaren Devletimizin tüm kurumları tarafından salgının/bulaşın toplum sağlığı ve genel sağlığın korunması açısından oluşturduğu riski yönetmek, sosyal izalosyonu temin etmek, güvenli mesafeyi korumak ve yayılım hızını kontrol altında tutmak amacıyla, anayasal ve idari yönden olağan yönetim usulü içerisinde yer alan çok sayıda düzenleyici ve bireysel işlemler tesis edilerek hızla uygulamaya konulduğu, vaka artışlarının devam etmekte olduğu, birçok avrupa ülkesinde kişilerin toplu olarak bir araya gelmelerine yönelik yeni kısıtlamalara gidilmekte olduğu, Umumi Hıfzıssıhha Kanununun hem bulaşıcı/salgın hastalıklarla mücadeleyi ve hem de genel sağlığın korunmasına yönelik yükümlülükleri ve tedbirleri düzenleyen en kapsamlı yasal düzenleme olduğu, bulaşıcı ve salgın hastalıkların önlenmesine ve bunların yayılmasının önüne geçmeye yönelik sağlık tedbirlerinin ifasına yardımcı olmaya İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisi'nin yetkili ve görevli olduğunda kuşku bulunmadığı, normlar hiyerarşisine ve hukuka herhangi bir aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Bolu İdare Mahkemesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, Düzce İli Olağanüstü Umumi Hıfzıssıhha Meclisi'nin 02.10.2020 tarih ve 2020/63 sayılı kararının "Sağlık Bakanlığı'nın yazıları ve Koronavirüs Bilim Kurulu'nun tavsiye kararı doğrultusunda mevsimsel etkiler de göz önünde bulundurularak 02.10.2020 tarihinden itibaren 01.12.2020 tarihine kadar, sivil toplum kuruluşları (Dernek, Oda, Vakıf, Sendika, Birlik vb.) kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları (Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Mühendis ve Mimarlar Odası, Baro Başkanlığı, Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odası vb.) birlikler ve kooperatifler tarafından düzenlenecek olan etkinliklerin ertelenmesine" ilişkin bölümünün "kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları" kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27.maddesinin 6352 sayılı Kanunla değişik 2.fıkrasında; "Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur..." hükmü yer almaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Egemenlik" başlıklı 6. maddesinde, ".. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz." hükmüne; "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesinde,"Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." hükmüne; ''Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı'' başlıklı 17. maddesinde, ''Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir....'' hükmüne; "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları" başlıklı 135. maddesinde, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının, kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleri olduğu" hükmüne; "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinde ise, "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir."
hükümlerine yer verilmiştir.
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 1. maddesinde, ''Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.'' hükmü; 27. maddesinde, "Umumi hıfzıssıhha meclisleri mahallin sıhhi ahvalini daima nazarı dikkat önünde bulundurarak şehir ve kasaba ve köyler sıhhi vaziyetinin ıslahına ve mevcut mahzurların izalesine yarayan tedbirleri alırlar. Sari ve salgın hastalıklar hakkında istihbaratı tanzim, sari ve içtimai hastalıklardan korunmak çareleri ve sıhhi hayatın faideleri hakkında halkı tenvir ve bir sari hastalık zuhurunda hastalığın izalesi için alınan tedbirlerin ifasına muavenet eylerler." hükmü; 72. maddesinde, "57 nci maddede zikredilen hastalıklardan biri zuhur ettiği veya zuhurundan şüphelenildiği takdirde aşağıda gösterilen tedbirler tatbik olunur: 1-Hasta olanların veya hasta olduğundan şüphe edilenlerin ve hastalığı neşrü tamim eylediği tetkikatı fenniye ile tebeyyün edenlerin fennen icap eden müddet zarfında ve sıhhat memurlarınca hanelerinde veya sıhhi ve fenni şartları haiz mahallerde tecrit ve müşahede altına vaz'ı. 2-Hastalara veya hastalığa maruz bulunanlara serum veya aşı tatbikı. 3-Eşhas, eşya, elbise, çamaşır ve binaların ve fennen intana maruz olduğu tebeyyün eden sair bilcümle mevaddın fenni tathiri. 4- Hastalık neşreden haşarat ve hayvanatın itlafı.
5-Memleket dahilinde seyahat eden eşhasın icap eden mahallerde muayenesi ve eşyalarının tathiri.
6-Hastalığın sirayet ve intişarına sebebiyet veren gıda maddelerinin sarf ve istihlakinin men'i.
7-Dahilinde sari ve salgın hastalıklardan biri zuhur eden umumi mahallerin tehlike zail oluncaya kadar set ve tahliyesi." hükmü; 77. maddesinde ise, ''Sari ve salgın hastalıklardan birinin hüküm sürdüğü veya tehdit ettiği mahallerde Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin tasvibiyle bütün umumi mahallerde vuku bulacak içtimalar tahdit veya menolunabilir....'' hükümleri yer almaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Olağan toplantı" başlıklı 82. maddesinde, "Genel kurul son rakamı çift olan yıllarda olmak kaydıyla iki yılda bir Ekim ayının ilk haftası içinde baro başkanının daveti üzerine gündemindeki maddeleri görüşmek üzere toplanır." hükmü; "Toplantıya çağrı" başlıklı 84. maddesinde de; "Genel Kurulun olağan toplantısının yeri, saati ve gündemi ile ilk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamadığı takdirde ikinci toplantının günü, saati ve toplantı yeri, baro çevresi adalet dairelerinde ve baronun uygun bir yerinde en az otuz gün önceden başlamak üzere, genel kurulun toplanacağı tarihe kadar duyurulur. Bu duyuru, tebligat hükmündedir." hükümleri düzenlenme altına alınmıştır.
Diğer taraftan, 17.04.2020 tarih ve 31102 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7244 sayılı Yeni Koronavirüs (Covıd-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un ''Süre uzatımı, toplantı erteleme ve uzaktan çalışma'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Yeni koronavirüs (Covid-19) salgını kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle; a) 10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında verilmiş olup 2020 yılı içinde geçerlilik süresi dolacak olan lisansların geçerlilik süresi bir yıl uzatılmıştır. b) 10/6/1946 tarihli ve 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun kapsamında ticaret gemilerine düzenlenen ve 11/3/2020 tarihi ile 31/7/2020 tarihi aralığında süresi dolan veya dolacak denize elverişlilik belgelerinin süresi, 1/8/2020 tarihine kadar uzatılır. Bu süreyi, bitiminden itibaren 3 aya kadar uzatmaya Ulaştırma ve Altyapı Bakanı yetkilidir. c) 4922 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi kapsamında yapılacak denetlemeler 1/8/2020 tarihine kadar ertelenir. Bu süreyi 3 aya kadar uzatmaya Ulaştırma ve Altyapı Bakanı yetkilidir. ç) 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre dernekler tarafından verilecek bildirim ve beyannameler ile dernek genel kurul toplantıları 31/7/2020 tarihine kadar ertelenir. Bu süre, 3 aya kadar İçişleri Bakanınca uzatılabilir. Ertelenen genel kurul toplantıları, ertelemenin sona erdiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılır. Mevcut organların görev, yetki ve sorumlulukları erteleme süresi sonrasında yapılacak ilk genel kurula kadar devam eder. d) 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamındaki genel kurul toplantıları 31/7/2020 tarihine kadar ertelenir. Bu süre, ilgili Bakan tarafından 3 aya kadar uzatılabilir. Ertelenen genel kurul toplantıları, ertelemenin sona erdiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılır. Mevcut organların görev, yetki ve sorumlulukları erteleme süresi sonrasında yapılacak ilk genel kurula kadar devam eder. e) 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile 29/6/2004 tarihli ve 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu kapsamındaki genel kurul toplantıları 31/7/2020 tarihine kadar ertelenir. Bu süre, Tarım ve Orman Bakanınca 3 aya kadar uzatılabilir. Ertelenen genel kurul toplantıları, ertelemenin sona erdiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılır. Mevcut organların görev, yetki ve sorumlulukları erteleme süresi sonrasında yapılacak ilk genel kurula kadar devam eder. f) 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 61 inci maddesi uyarınca 2020 yılı Mayıs ayı içinde yapılması gereken Birlik Genel Kurulu, bir sonraki yıl Genel Kurulu ile birlikte yapılır. g) 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunun 33 üncü maddesine göre yapılması gereken seçimler 2020 yılında yapılmaz. ğ) 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde yürütülen faaliyetlerin Ar-Ge ve tasarım merkezleri dışında da yapılmasına; 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında Bölge sınırları içinde yürütülen faaliyetlerin Bölge dışında da yürütülmesine 11/10/2020 tarihinden itibaren 1 yıl süreyle sınırlı olmak üzere, Sanayi ve Teknoloji Bakanı tarafından izin verilebilir. (Mülga cümle:RG-16/10/2020-7254/11 md.) (…) İzin verilmesi durumunda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bilgilendirilmesi kaydıyla, 5746 sayılı Kanun ile 4691 sayılı Kanun kapsamındaki indirim, istisna, destek ve teşviklerden yararlanmaya devam edilirh) 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde öngörülen tespit 2020 yılı için 15 Temmuz 2020 tarihi esas alınarak gerçekleştirilir ve en geç 31 Temmuz 2020 tarihine kadar Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler
Bakanlığına gönderilir. Aynı fıkranın (b) bendi uyarınca yapılacak tespit ise 15 Temmuz 2020 tarihi esas alınarak yapılır ve Eylül ayının ilk haftasında Resmi Gazetede yayımlanır. Bu süreleri 15 Mayıs 2021 tarihine kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir. ı) 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamındaki yetki tespitlerinin verilmesi, toplu iş sözleşmelerinin yapılması, toplu iş uyuşmazlıklarının çözümü ile grev ve lokavta ilişkin süreler bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle uzatılmıştır. Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan üç aylık süreyi bitiminden itibaren üç aya kadar uzatmaya yetkilidir. i) Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazların satışı, kiraya verilmesi, trampası, arsa veya kat karşılığı inşaat yaptırılması ve sınırlı ayni hak tesisi işlemleri ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi ve kullanma izni verilmesi ihaleleri, 31/7/2020 tarihine kadar hizmet bedeli karşılığında Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bağlı ve ilgili kuruluşları ile bunların iştiraklerine ait teknik altyapı kullanılmak suretiyle elektronik ortamda yapılabilir. Bu süre Çevre ve Şehircilik Bakanınca 3 aya kadar uzatılabilir. Bu ihalelere ilişkin usul ve esaslar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenir. j) (Ek:RG-16/10/2020-7254/11 md.) Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıflara ait taşınmazların yapım veya onarım karşılığı kiralama, restorasyon veya onarım karşılığı kiralama ve kat karşılığı inşaat modeliyle yapım işlerinde 11/3/2020 tarihinden itibaren 31/12/2020 tarihine kadar inşai faaliyetlere ilişkin olarak süre uzatımı vermeye ve mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıflara ait taşınmazlara ilişkin olarak kira sözleşmelerine istinaden ödenmesi gereken bedeller ile ecrimisil bedellerinden 11/3/2020 tarihinden itibaren tahsil edilmesi gerekenleri başvuru şartı aranmaksızın 31/12/2020 tarihine kadar ertelemeye Kültür ve Turizm Bakanı yetkilidir.
Bu alacaklar ertelenen süre sonunda ertelenen süre kadar aylık eşit taksitler halinde, herhangi bir gecikme zammı ve faiz uygulanmadan tahsil edilir. k) (Ek:RG-16/10/2020-7254/11 md.) Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsisli veya tasarrufundaki taşınmazların maktu bedel esas alınarak Döner Sermaye İşletmesi tarafından üçüncü kişilere kiraya verilmesine ilişkin sözleşmelere istinaden ödenmesi gereken bedellerden 11/3/2020 tarihinden itibaren tahsil edilmesi gerekenleri başvuru şartı aranmaksızın 31/12/2020 tarihine kadar ertelemeye Kültür ve Turizm Bakanı yetkilidir. Bu süreler bitiminden itibaren Kültür ve Turizm Bakanı tarafından 3 aya kadar uzatılabilir. Bu alacaklar ertelenen süre sonunda, ertelenen süre kadar aylık eşit taksitler halinde, herhangi bir gecikme zammı ve faiz uygulanmadan tahsil edilir. '' hükümleri yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 82. maddesi gereğince, 2020 yılı Ekim ayının ilk haftası içinde bulunan 3-4 Ekim tarihlerinde yapılacak olan Düzce Barosu olağan genel kurul toplantısının yapılması planlanırken, İzmir İli Olağanüstü İl Hıfzıssıhha Meclisi'nce, Sağlık Bakanlığı'nın yazıları ve Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiye kararı doğrultusunda mevsimsel etkiler de göz önünde bulundurularak 02.10.2020 tarihinden itibaren 01.12.2020 tarihine kadar sivil toplum kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları, birlikler ve kooperatifler tarafından düzenlenecek olan etkinliklerinin ertelenmesine yönelik 02.10.2020 tarih ve 2020/63 sayılı kararın alınması üzerine, Düzce Barosu tarafından, söz konusu kararın ""kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları" kısmının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 82. maddesiyle, yani kanuni düzenlemeyle, baroların genel kurul tarihlerinin son rakamı çift olan yıllarda olmak kaydıyla iki yılda bir Ekim ayının ilk haftası içinde olacağının düzenlendiği, bunun aksine ise konuya ilişkin olarak gerek 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nda gerekse de 7244 sayılı Yeni Koronavirüs (Covıd-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da salgın kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle salgın zamanlarında kamusal genel kurul (baro genel kurulu vb.) toplantılarının yapılmasını yasaklama veya erteleyebilme yönünde idareye yetki veren bir düzenleme bulunmadığı, bu haliyle Avukatlık Kanunu'ndaki yasal düzenlemeye aykırı olacak şekilde Düzce Valiliği Umumi Hıfzıssıhha Meclisi'nin Kanunda belirtildiği tarihte yapılması planlanan baro genel kurulu toplantısını ertelemeye ilişkin aldığı kararın kanuni dayanağının bulunmadığı ve dolayısıyla söz konusu kararın yetki yönünden hukuka
aykırı olduğunun ileri sürülmesinin yanı sıra, her türlü zararlı durumla mücadelede olduğu gibi toplum sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturan Covid-19 salgın hastalığıyla mücadele kapsamında tesis edilen iş ve işlemlerin de hukuk sınırları içinde yapılması gerektiği hususu Anayasanın 2. maddesinde yer alan demokratik hukuk devletinin bir gereği olduğundan, öncelikle baro genel kurul toplantısını erteleyici yönde dava konusu işlemi tesis eden kurulun böyle bir karar alma yetkisinin bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Nitekim, Anayasanın 6 ncı maddesinde "Hiçbir kimsenin veya organın kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisini kullanamayacağı" açıkça belirtilmiştir.
Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında;
Her ne kadar 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nda ve Covid-19 salgın hastalığı tedbirlerine yönelik çıkarılan 7244 sayılı Yeni Koronavirüs (Covıd-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda, kamu kurumu niteliğindeki kuruluşların genel kurul toplantılarının salgın hastalık durumlarında umumi hıfzıssıhha meclislerince yasaklanacağına ya da ertelenebileceğine dair isim zikredilmek suretiyle açıkça ifade edilmiş bir düzenleme bulunmamakta ise de; Anayasa'nın yukarıda aktarılan maddeleri uyarınca herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamanın Devletin temel görevleri arasında sayıldığı,1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu hükümleriyle de kamu sağlığını tehdit edici nitelikteki salgın hastalıklarla mücadele ve salgın hastalık durumunun izalesinin sağlanabilmesi için gerekli tüm tedbirlerin alınması hususunda Devlete ve umumi hıfzıssıhha meclislerine görev verildiği ve mevcut tehditlerin izalesine yarayan tedbirleri umumi hıfzıssıhha meclislerinin alabileceğinin belirtildiği, 1593 sayılı Kanunun bu konudaki çerçeve nitelikteki temel bir kanun olduğu, yasa koyucu bu türden bir yasayı yaparken elbetteki konuyla ilgili bütün olasılıkları göz önünde bulundurularak kazuistik biçimde ayrıntılara ait kurallar koymak yetkisine sahip olmakla birlikte her hususu ayrıntısıyla düzenlemesinin ve bu kapsamda ismen saymak suretiyle sınırlayıcı hükümler koymasının beklenemeyeceği, esasen bunun gerekli de olmadığı, zira 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun yukarıda aktarılan hükümlerinin, umumi hıfzıssıhha meclislerinin, toplum sağlığı açısından son derece ciddi tehdit oluşturan salgın hastalıklarla mücadele için durumun gerektirmesi halinde, idare fonksiyonuna ilişkin olmak üzere ve bu kapsamdaki kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel kurul toplantılarının ertelenmesi dahil mevcut tehditlerin izalesine yarayan tüm tedbirleri almaya yetkili olduğunun kabulü için yeterli olduğu, ayrıca salgın hastalıklarla mücadele kapsamında yani olağan dışı hallerde alınabilecek tedbir kararlarının olağan durumdaki seçim dönemini düzenleyen Avukatlık Kanunu hükümlerine aykırı ve bu Kanun hükümlerini ihlal eder bir yönünün de bulunmadığı ve dolayısıyla dünyada hâlen devam eden Covid-19 salgın hastalığına ilişkin tedbirler kapsamında alınan Düzce Valiliği Umumi Hıfzıssıhha Meclisi'nin 02.10.2020 tarih ve 2020/63 sayılı kararında yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine ulaşılmaktadır.
Dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı bu şekilde ortaya konulmuş olmakla birlikte, yetki unsurunun idari işlemlerin tek unsuru olmadığı, hukuka aykırılık iddiasıyla idari yargı mercileri önüne getirilen bir idari işlemin, diğer unsurları bakımından da hukuka uygun olup olmadığının irdelenmesi gerektiği açık olup, dava konusu işlemin diğer yönlerden hukuka uygunluk incelemesine geçilmiştir.
Davacı Düzce Barosunun, 3-4 Ekim 2020 tarihlerinde yapılması planlanan genel kurul toplantısının da ertelenmesi sonucunu doğuran dava konusu kararın alınmasına sebep olarak Covid-19 salgın hastalığı gösterilmiş olup, söz konusu salgının kamu sağlığı açısından yol açacağı tehdidin son derece ciddi olduğu açıktır.
Bu kapsamda, salgının etkilerinin Ülkemizde görülmesiyle birlikte gerek Ülke genelinde gerekse Düzce ilinde belli zamanlarda sokağa çıkma yasağı uygulanması, belli yaştakilerin sokağa çıkmasının sınırlanması, seyahatlerin kısıtlanması, belli mekanların kapatılması gibi toplumsal hayata dair bir dizi tedbir alınmış ve yürürlüğe konulmuştur. Salgının seyrine göre alınan tedbirler bazı
konularda azaltılmış bazı konularda ise artırılmıştır. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle duruma bakıldığında ise, salgının tehdit olmayı sürdürdüğü ve belli hususlardaki tedbirlerin artırıldığı anlaşılmakta ise de, toplumun ihtiyaç duyduğu bazı alanlarda tedbirler esnetilmiştir. Bu bakımdan dava konusu karara yakın tarihte alınan örneğin Düzce Valiliği Umumi Hıfzıssıhha Meclisi'nin 03.09.2020 tarih ve 2020/56 sayılı kararıyla düğünlerin nikah merasimleri şeklinde belli şartlar ve önlemler altında yapılmasına izin verildiği, diğer bazı kararlarla da insanların bir araya gelme sonucunu doğuracak eğlence vb. programlara izin verildiği, bunun yanı sıra siyasi partilerin kongrelerinin yapılmasının yasaklanması ya da ertelenmesi yönünde ilgili makamlarca herhangi bir karar alınmadığı ve gerek Türkiye genelinde gerekse de Düzce ili özelinde siyasi parti kongrelerinin yapılabildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda yer verilen tespitler ve açıklamalar ile dosya muhteviyatı ışığında maddi olaya bakıldığında, yetki yönünden hukuka uygun bulunan uyuşmazlığa konu kararın, kamu kurumu niteliğindeki mesleki kuruluşu olan Düzce Barosunun 3-4 Ekim 2020 tarihlerinde yapılması planlanan Genel Kurul Toplantısının 01.12.2020 tarihine kadar ertelenmesi sonucunu doğurduğu, ara kararımıza cevaben gönderilen bilgi, belgeler ve fotoğraflardan ise, 3-4 Ekim 2020 tarihlerinde yapılması planlanan davacı baro genel kurul toplantısının yapılmasına yönelik olarak toplantının yapılacağı yerin m2'si, toplantı yapılacak salonun rutin olarak dezenfekte edildiği, bilgilendirme yazılarının asılması, toplantı salonlarının ilgili yerlerinde dezenfektan bulundurulması gibi toplantıya katılacakların sağlığının korunabilmesi için bir takım tedbirlerin alındığı görülmekle birlikte söz konusu tedbirlerin yetersiz olduğunun düşünülmesi halinde gerekli ve elverişli ek tedbirlerin alınmasının da istenilebileceği anlaşılmakta olup, bu haliyle dava konusu karardan önce yakın tarihte alınan Düzce Valiliği Umumi Hıfzıssıhha Meclisi'nin 03.09.2020 tarih ve 2020/56 sayılı kararıyla davacı baronun genel kurulu toplantısından daha geniş katılımlı olabilecek nikah merasimlerinin yapılmasına belli şartlar ve önlemler altında izin verilmesine, diğer bazı kararlarla da insanların bir araya gelme sonucunu doğuracak programlara izin verilmesine ve yine çok sayıda katılımcının bir araya gelebileceği siyasi parti kongrelerinin hâlen yapılabiliyor olmasına karşın bu türden organizasyonlara göre daha az sayıdaki ve sadece belli meslek mensuplarının katılımıyla yapılacak olan Düzce Barosu Genel Kurul Toplantısının ertelenmesi sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesinin kararın alındığı tarihteki duruma göre ölçülü ve alınan diğer tedbirlerle orantılı bir tedbir mahiyetinde olmadığı ve dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin Düzce Barosu Genel Kurul Toplantısının ertelenmesi sonucunu doğurduğundan uygulanması halinde telafisi güç zararların doğacağı açıktır.
Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın dava sonuna kadar yürütmesinin durdurulmasına, kararın tebliğini izleyen günden itibaren (7) gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere, 06/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan TURGUT DELAL
107196
Üye
CİHAN TÜRKAN 182332
Üye HASAN KAYA
212496