BİY 483
ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRME
Prof. Dr. Latif KURT
ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRME
• AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNDE ÇED VE TARİHÇESİ
• KANADA’DA ÇED VE TARİHÇESİ
Konu 1
ÇED ilk olarak Amerika’ da ve arkasından Kanada’ da kabul görmüş bir uygulamadır.
ÇED faaliyetlerinin kapsamı günümüzde otoyollara, taş
ocaklarından, turistik tesislere kadar çok geniş bir alana
yayılmış durumdadır.
Goudie (1981) insanların atalarının avcılıkla yaşamını sürdürdüğü devirlerden günümüze ekosistemler üzerine yaptığı etkiyi incelemiş ve şu sonuca ulaşmıştır:
‘En önemli etki şekli, ekosistemler içinde ortaya çıkan
izlenmesi ve gözlenmesi çok zor olan etkilerdir, bu
etkiler zaman içinde çok yıkıcı ters tepkiler
oluşturmaktadır. Oluşan zararlı etkilerin
izlenebilmesi, sayısal olarak ifadesi çok nadir olarak
başarılmakta çoğu zaman da zararın telafisi için çok
geç kalınmış olmaktadır.’
• İnsan kaynaklı etkilerin neden-sonuç ilişkisi ve uzun süreli etkilerinin belirlenmesi biyolojik açıdan önem taşımaktadır.
• Bu doğrultuda ÇED çalışmalarında rapor hazırlayanların
biyolojik yaklaşımları yapılması planlanan bir tesisin kısa ve
uzun vadede fauna ve flora ve ekosistemler üzerine
olumsuz etkilerinin belirlenmesinde öncelik taşımaktadır.
Bu iş yapılırken her zaman kar-zarar ilişkisi dikkate alınmalıdır.
Otoyol, havaalanı, hidroelektrik tesisleri gibi yerler doğal ekosistemleri kalıcı olarak tahrip eder. Bu gibi tesislerin kuş göç yolları üzerine, kuşların kuluçkaya yattıkları yerlere veya kuşun üremesi üzerine olabilecek etkilerini tam olarak belirlemek her zaman olanaklı olmamaktadır.
Aynı şekilde yapılan tesisin yayacağı kirleticilerin
ekosistemler üzerine ne şekilde etki edeceğini saptamak
tam anlamıyla olmaz.
ÇED’ in biyolojik, ekolojik, kimyasal, fiziksel ve mühendislik boyutundan başka sosyal ve ekonomik yönleri de vardır.
ÇED çalışmalarının toplumda gereken önemi görebilmesi için toplumun bilinç seviyesinin yüksek olması ve toplumun dikkatini bu yöne çekecek yazar ve düşünürlerin ülkede bulunması gerekir.
Aksi takdirde çevresel konular toplumdan yeterince destek
görmez ve çoğu zaman çevresel faaliyetlere karşı çıkılır. Bu
nedenle ÇED çalışmalarında sosyolojik ve ekonomik
değerlendirmeler de yapmak gerekir.
ÇED çalışması multidisiplinerdir ve özellikle ÇED’ de yer alan biyologlar kimyasal, jeolojik, fiziksel… vb verileri alarak fauna, flora üzerine etkilerinin belirlenmesinde ve ekolojik analizlerde de kullanırlar.
ÇED süresince herhangi bir meslek grubu koordinatör veya
yönetici pozisyonunda da bulunabilir. Bu durumda o meslek
çalışanı ÇED faaliyetinin biyolojik, jeolojik, kimyasal,
ekonomik ve sosyolojik yönlerini dikkate almak
durumundadır.
ABD’ de çevrenin korunması ve çevresel sorunlara müdahele Thoreau ile başlamıştır.
ABD’ de gerçek anlamda çevre kavramı veya çevreci düşünce Rachel Carson’ un ‘Silent Spring’ isimli kitabı ile başlamıştır. Bu kitapla Kuzey Amerika’ da çevresel düşünce yönünde bir uyanış başlamıştır.
Bu kitabın etkisiyle 60’ lı yıllarda Ekoloji önem kazanmıştır.
ABD’ DE ÇED VE TARIHÇESI
Federal hükümet 1969’ da NEPA olarak bilinen Milli
Çevre Politikası Kanunu çıkartmıştır. Bu kanun 1970’ lere
kadar hemen hemen tam anlamıyla yürürlüğe girmiştir.
Odel (1980) NEPA kanunu ve etkileri hakkında şöyle demektedir:
‘Bu öyle etkileyici bir gelişme olmuştur ki onun
taraftarları toprak erozyonundan sonik patlamalara,
eyaletler arası otoyollardan çöldeki canlılara kadar
bütün sosyal ve doğa faaliyetlerinde bunu dikkate
almışlardır.’
Ayrıca Odel, kanunun aşağıdaki 3 önemli başarısına da dikkat çekmiştir:
1. Doğal çevre tarafından etkilenen psikolojik ve fiziksel rahatlığı içine alacak şekilde bireylerin sağlık ve güvenliğini sağladığını.
2. Yaşamı destekleyici bir çevre oluşturarak insan topluluklarının uzun süreli yaşamına ve refahına katkı yaptığını,
3. Daha zengin ve daha dolu bir yaşamın başarılması
amacıyla içinde yaşanmak istenilen bir doğal çevre
sağlamaya yönelik katkıları bulunması.
1969’ da çıkarılan bu kanunun kapsamı:
1. Önerilen bir faaliyetin çevresel etkisinin belirlenmesini,
2. Zorunlu olarak yapılması gereken, ancak zararlı etkileri bulunan faaliyetlere yönetmeliklerin uygulanmasını,
3. Önerilen bir faaliyete karşı alternatif teklifleri,
4. Yerel kısa süreli kullanım ile uzun süreli verimlilik arasındaki ilişkileri,
5. 1976’ da yürürlüğe giren ABD Balıkçılık ve Yaban Hayatı
Servisinin kurallarına göre doğal kaynakların telafi edilebilir
ve geri dönüşümlü kullanımını kapsar.
Zigman (1978)’ a göre 1969’ da Federal Hükümet tarafından çıkarılan bu kanun ABD’ nin diğer eyaletlerinde de benzer kanunların çıkarılmasına neden olmuştur. Bu kanunlar:
1970 California Enviromental Quality Act (1972) ve 1976’ da iki kez yenilendi.
1972 Washington eyaletinde State Enviromental Policy act (SEPA)
1972 Florida’ da Enviromental Land and Water Management
Act (ELMS)
NEPA’ nın yürürlüğe girmesini takiben
Temiz Hava Kanunu, Temiz Su Kanunu ve
Toksik Maddeleri Kontrol kanunu
yürürlüğe girmiş ABD’ de çevre sorunlarının çözümünde
önemli katkılar sağlamıştır.
Çevresel devrim ilk olarak üniversitelerde başladı.
1973’ de Kanada Hükümeti tarafından Çevre Değerlendirme ve Denetleme Yöntemleri (EARP) isimli bir doküman yayınlamıştır.
Daha sonra Çevre Bakanlığı 20 Aralık 1973’ de kabinenin tersine kararına rağmen diğer federal şubelerle ve kuruluşlarla bu konuda ilerleme kaydetmek için diğer bakanlıklarla işbirliği yapılması için talimatlar verdi.
KANADA’ DA ÇED VE TARİHÇESİ
Bu talimatlara göre:
Yeni projelerin, program ve diğer faaliyetlerin planlama ve yürürlüğe girme aşamalarında çevresel konular dikkate alınacaktır.
Yükümlülük altına girilmeden ve geri dönüşümü olmayan
kararlar alınmadan önce çevreye zararlı etkileri olabilecek
bütün projeler için ÇED raporu hazırlanacak, bu raporlar
sonucu zararlı etkilerinin olabileceği saptanan projeler
planlama, karar verme ve yürürlüğe konulma işlemleri
aşamasında Federal ÇED dairesine yollanmak zorunda
olacaktır.
11 Temmuz 1984 tarihinde Federal Hükümet tarafından aşağıdaki konuları içerecek şekilde
yayınlanmıştır:
1.