• Sonuç bulunamadı

Ouz Grubu Trk Lehelerinde E Anlamllk (Synonymy)

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Ouz Grubu Trk Lehelerinde E Anlamllk (Synonymy)"

Copied!
17
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ATATÜRK KÜLTüR,DİLVETARİHYÜKSEK KURUMU TüRKDİLKURUMUYAYıNLARı:853

"

ZEYNEP KORKMAZ

(2)

OGUZ GRUBU TÜRK

LEHÇELERİNDEEŞ ANLAMLıLIK

(SYNONYMY)

MelekERDEM

Giriş

Günümüzde dilcilertarafındangenelolarak birden fazla kelime-nin aynı kavramı yansıtınayacağı düşünülerek "bir kavrama bir kelime" ilkesrbenimsenmektedir; Bu durumda tam olarakeş anlamlı sayılabilecek

kelimelerin mevcudiyetinden ziyade,yakın anlamlıkelimelerin var oldu-ğu düşünülmeklebirlikte, her ikisi deyaşayan eş anlamlıkelimelerarasın­ da hafif de olsa bir anlamfarkı bulunduğu veya farklı kullanım alanlarına sahip olduğu,A.Camoy,W.E. Collinson,N.Goodman gibi bilim adam-larınca belirtilmişveeş anlamlılıkkonusunun felsefe ve mantık açıların­ dan önemi üzerindedurulmuştur(Aksan 1978: 72-73). Aksan da "Eşan­ lamlılıksorunu ve Türkyazıdilinineskiliğinin saptanmasında eşanlamlı­ lardan yararlanma"adlı yazısındabütünüyleeş anlamlı sayılabilecek ifa-delerin bu duruma gelebilmesi için uzun bir süre geçmesigerektiğini be-lirterek eski Türk yazıdilinin en eskiyazılımetinlerinde eş anlamlıların mevcudiyetinin uzun bir geçmiş gerektirdiğini dile getirmiştir (Aksan 1975).

60'h ve 70'liyıllardaKatz ve Fodor'unyaptığıgibi üretici se· mantiğin etkisi ile karmaşık söz birimlerin (Ieksemlerin) semantik olarak "daha evvel mevcut olan" özelliklerini gösterme metodu ile çok yaygm olarak anlam veya bileşen çözümlemeleri (componential analysis)yapılmıştı.Tabii olarak bu yöntemeş anlamhlarıgöstermek için de kullanılmıştır(Persson 1990: 97).

Eş anlamlılık meselesi, Peşkovskiy'in çalışmaları öncülüğünde

Rus dil bilimcilertarafından1920'li yılların sonlarındanitibaren dikkat çekmeyebaşlamışise de Türk lehçelerindeki eş anlamlılıkmeselesi,

(3)

cak 1950'liyıllardanitibaren ele alınmaya başlanmıştır.Rus dil bilimcile-rin çalışmalarında eş anlamlılarınleksik ve gramatik olarak iki grupta ele alınması geleneğigörülmektedir (Kuliyev 1997: 69). Gramatikeş anlam-lılarda morfolojik ve sentaktik olmak üzere iki ayn grupta incelenmekte-dir (Kuliyev 1997: 70).

Rus dil bilimcilerinçalışmalarındansonradiğerTürk lehçeleriyle beraberOğuzgrubu Türk lehçelerinde de eş anlamlılarlailgiliçalışmalar görülmeyebaşlanır.

i.

Ş.Mamedov'un 1970'te ve 1986'da,A. M. Nagda-liyev'in 1980'de Bakü'deyayımladıklarıçalışmalarAzerbaycan Türkçe-sindekieş anlamlılarile ilgilidir. Pigam Azimov'un Türkmen Dilinin

Me-seleleri(1969) adlı kitabındaTürkmen Türkçesindeki eş anlamlılarayn bir bölümdeincelenmiştir.V.Mesgudov (1962) veA.Borcakov'un (1989) Türkmen Türkçesindeeş anlamlılarlailgiliyazılarının(Kuliyev 1997: 74-75)yanı sıraY.Çöüfiayevde Hdzirki Zaman Türkmen Dilinin Leksikolo-giyası (Aşgabat1972) adlı çalışmasında Türkmen Türkçesindeki eş an-lamlılarayervermiştir.

Türkmen Türkçesindeki incelemelerde de eş anlamlıların leksik ve gramatik olarak ayn gruplarda incelendiği anlaşılmaktadır.Kuliyev,

leksik eş anlamlılarile govı-yağşı-oiiat; mö:cek-bö:ri-gurtörneklerinde görüldüğüüzere başlı başınakelimelerdeki eş anlamlılığın kastedildiğini belirtmektedir.

Bu a:dam Tecenli - Bu a:dam Tecenden;

Atınımünüp yo:la düşdi- Atina münüp yo:ladüşdi;

Stotluiıiistiindiitki meniiikitatbım-Sto.luiıustündd.ki kita:p me-i

niiiki; vd. .

Bu türden benzerlikler de gramatikeş anlamlılıkolarakdeğerlen­ dirilmekte, bunlar da kendi içlerinde morfolojik ve sentaktik olarak ikiye aynlmaktadırlar(Kuliyev 1997: 72). Kuliyev'inbelirttiğiüzere Türkmen Türkçesinde alcak - alar -almalı şekillerinde,eklerdeki anlamitibarıyla, bu kelimelerden sinonim olarak söz edilmektedir' (Kuliyev 1997: 73).

Şimdiyekadaryapılan çalışmalardaeş anlamlılıkkonusu Türkiye Türkçesi de dahilolmak üzere her bir lehçenin kendi içinde ele alınmıştır. Halbukieş anlamlılıkbir dil içerisinde cereyan eden ve bir süreç gerekti-ren bir hadisedir. Bu düşünceyle eldeki çalışmada,özellikle Türkçe kö-kenli eş anlamlılar, Oğuzgrubu Türk lehçeleri içerisinde Türkiye (T.T.),

ı.

o

MIde bu durum, lehçelerarasındada söz konusu olabilir. BuaçıdanTürkiye Türkçesindeki ge-nişzaman eki ile Türkmen Türkçesindekişimdikizaman ekinin üslüpolarak benzerliğidikkati çek-mektedir.

(4)

Azerbaycan (Az.T.), Türkrnen (Trkrn.T.) ve yer yer Gagavuz Türkçeleri göz önünealınarak,ilerideyapılacakolan tarihi semantikçalışmalarabir basamakteşkiledebilmesiaçısındandaha çok leksikal veeş zamanlı ola-rakdeğerlendirilecektir.

2.Lyons'unEş AnlamlılıkAnlayışıveOğuz

Grubu

Türk

Leh-çelerindeEş Anlamlılık

Eş anlamlılık konusu genellikle bir kelimenin anlam çerçevesi içinde elealınmaktadır.

Lyons "leksikalparçanın anlamı"nı diğerparçalarlabağlantılı şe­

kilde anlam ilişkilerinin bir bütün seti olarak kabul eder (1983: 382). Lyons'a göre parçalar paradigmatik ve sentagmatik olarak yani düşeyve yatay ilişkileriçinde olabilirler.Eş anlamlılar açısındanözellikle belirle-yici olan paradigmatikilişkiler,cümlelerinaynısöz.dizimi içerisinde bir-birinin yerine geçebilen "leksikal parçalar"arasındaki mantık ilişkilerinin temeli ü~erine kuruludur. Lyons'taki bu temel ilişkileri Lipka şu şekilde

özetlemiştir(1990: 141):

Anlamİlişkileri(Sense-relations):

ı. Eş anlamlılık(synonymy) : rich wealthy

2. Alt anlamlılık(hyponymy) : flower - tulip

a)Tamamlayıcılık

~

(complementarity):male / female

3.Zıtlık(oppositeness : b)Zıt anlamlılık(antonymy):

good / had

[= Genişanlamdazıt anlamlılık c) Karşıtlık(converseness):

(antonymy)] huy / sell

Lyons' a göre bunlar, sözvarlığının yapılanmasında anlamınen te-mel paradigmatikilişkileridir(1983: 383).

Sı ve Sı karşılıklı olarak birbirleriniçağrıştınyorsa (Sıç Sı), Sıve Sı denktir(SıçSı).Bununyanı sıraiki denk cümlenin söz dizimiyapıla­ n aynıise ve birbirindenyalnızcabirinde xdiğerindey'ninbulunması yö-nündenaynlıyorsax ile yeş anlamlıdır(1983: 401-402).Görüldüğü üze-re Lyons 'taeş anlamlılıksadece leksikal birimlerle ilgili bir mesele olarak alınmamaktadır.Lipka da Lyons'ın eş anlamlılık kavramınıdenk leksikal birimler ötesinde leksem gruplannayaymasınadikkati çekmektedir (Lip-ka 1990: 143). Lyons için eş anlamlılık, özellikle alt anlamlılık

(5)

(hyponymy) ilekarşılaştınldığında, yapıile ilgili birilişki sergilememek-te vebağlam bağıntılı eş anlamlılıktazihni ve kültürel unsurlar da devre-ye girebilmektedir (Lyons 1983: 403-404).

Kuramsal DilbilimineGiriş adlı kitabındaLyons,eş anlamlı1ığı şu şekildetarifeder: "Birinin yerine ötekinin konması sonucu ortaya çıkan

cümlelerinanlamı aynıiseiki(veya daha çok) ögeeş anlamlıdır." (1983: 382). Lyons,Ullmann'ın fıkirlerinede yer vererekbütüncüleş anlamlılık

ve tam eş anlamlılık kavramlarını değerlendirirken aslındadaha çok zih-ni eş anlamlılık(cognitive synonym) üzerinde yoğunlaşmıştır. Hem zihni hem de duygu değerine ilişkin eş değerlilik için tam eş anlamlılık, (tam olan veya olmayan) bütün bağlamlarda birbirinin yerine geçebilen keli-meler için isebütüncüleş anlamlılıkterimlerinikullanmıştır.Lyons busı­ nıflaiıdırmanın; 1) Tam ve bütüncül eş anlamlılık,2) Tam ama bütüncül olmayan eş anlamlılık, 3) Tam olmayan ama bütüncül eş anlamlılık, 4) Tam ve bütüncül olmayan eş anlamlılıkolmak üzere 4 tür eş anlamlılığa

imkan

sağladığını dabelirtmiştir(1983: 399-400).

BütüncülEş Anlamlılık:

Bu durumda bütünbağlamlardabirbirinin yerine geçebilen bütün-cüleş anlamlıkelimelerOğuzgrubu Türk lehçeleri içerisinde mevcuttur. Öncelikle Türkiye Türkçesinde birbirinin yerine kullanılabilen gônder-, yolla-eş anlamlıkelimelerdir. Türkmen Türkçesinin edebi dilinde ise gôn-der-, yolla-kelimelerininyanı sıradaha çok itber-kullanılmaktave aynı bağlam içerisinde kullanılabildiğindenbu kelimenin de diğerleriyle bü-tüncül eş anlamlı sayılmasıgerekmektedir. .i

T.T i! Az.T. Trkm.T.

Ayda onbeşlira Ayda onbeşmanatgardaşı- Ayda onbaşmanat

kardeşime ma göndiiriiciiyiim. doğanıma

göndereceğim. i:berceklgöndercek.

Kardeşimmektupyolladı Gardaşımmdktubyolladı Doğanımhati:berdilyo:lladı.

Benze- (T.T.; bdnzd- Az.T.; meiize- Trkm.T.) kelimesi oğşa­

(Trkm.T.; ohşa- Az. T.) kelimesiyle; götür- (T.T., Az.T.) kelimesi dkit-(Trkm.T.) kelimesiyle bütüncüleş anlamlı olmaktadır.Yu:ka(Trkm.T.;

yu-haAz.T.) kelimesi ilei:nçe (Trkm.T.;incdAz.T.) kelimesi de bütüncül eş

anlamlıolurken

yufka

kelimesi bugün Türkiye Türkçesinde daha farklıbir anlamkazanmıştır.

(6)

"

T.T Az.T. Trkm.T.

Sen hiçbir zaman ona Siin heç bir vaht ona Sen hi:ç haçan ona

benzemezsin. biinziimiizsiin. meiizemeyd.rsiii.

Çocuk annesine benziyor. Uşag anasına ohşayır. Ça:ğaecesineoğşaya:r

Çocuğuda götürdü. Uşağıda götürüb getdi. Ça:ğa:nıhem dkitdi.

Türkiye Türkçesinin edebi dilinde bul-, Türkmen Türkçesinin

edebi dilindetap- kelimesikullanılırken,Azerbaycan Türkçesinde de ede-bi dilde tap- kelimesi görülmektedir. Bu iki kelime deeş anlamlıdır. Aynı şekilde geç- (T.T.; keç- Az.T.) ile ôt- (Trkm.T.); kardeş (T.T.; gardaş Az.T.) kelimesi ile doğan (Trkm.T.); ser- (T.T.; sôr- Az.T.) ile

yaz-(Trkm.T.) kelimeleri Lyons'un bütüncüleş anlamlılannaörnekteşkil et-mektedirler.

T.T Az.T. Trkm.T.

Aradığım kitabıbuldum. Ahtardığım kitabı tapdım. Gözleyii:nkita:bımı tapdım. Aslanın yardımıyla dağla- Aslanın kömiiyi ilii dağları Aslanın kömeği bilendağları

geçtiler. keçdiliir/ötdüliir. geçdiler/ötdiler.

Üçkardeşim var. Üçgardaşımvar. Üçdoğanunba:r.

Gazeteyimasanın Giizeti stolun üstünii sdrdi. Gazeti sto.lun üstündeyazdı.

üstüne serdi.

TamEş Anlamlılık:

Kelimelerin çokanlamlılığı,deyimaktarmalarıveya yan anlamla-rın benzerliğiile ortayaçıkansinonim birlikleri, zihni (cognitive) veaynı zamanda duygudeğerine ilişkinbir eş değerlilik sağladığındantam eş an-lamlılığı göstermektedir. Bu tür kelimeler, herbağlamdabirbirinin yerine kullanılamamaktadır. Eş zamanlıolarakbakıldığındaTürkiye Türkçesin-deki düşün-kelimesi ile Türkmen Türkçesindekianla- kelimesieş anlam-lı olmaktadır.Fakatdüşün-kelimesi ileanla- kelimesinineş anlamlıhüle gelmesi için bir süreç gerekmektedir. Bu süreçte yan anlamlar, zihni ve kültürelolarak devreye giren metaforikkullanımlarönemli rol oynamak-tadır. Aynı şekildeAzerbaycan Türkçesindebaşa düş-vedüşün-ifadeleri de "anlamak"kavramınıdile getirmektedir.Dolayısıyladeyim

aktarmala-n (metaphor) ile bir kavram birden fazla şekildedile getirilmiştir.Bu du-rumda Azerbaycan Türkçesinde metaforik bir süreçtengeçtiği açıkça bel-li olanbaşa düş- kelimesi iledüşün-kelimesiarasındazihni veya

(7)

metafo-rik yollarlasağlanmışbir tam eş anlamlılıksöz konusu olrnaktadır.?

T.T Az.T. Trkrn.T.

Anlamıyorum.benden Başa düşdbilirmirdm, Düşünemok,menden

ne istiyorsunuz? mandan nii istiiyirsiniz? name isleydrsiniz?

ara- (T.T, Az.T.; a:ra- Gagavuz T.,Trkm.T')kelimesinin yanı sı­ ra Azerbaycan Türkçesinde ahtar- ve yine Türkmen Türkçesinde gôzle-,

ağtar- kelimeleri de ilgilibağlamlarda kullanıldığındatam eş anlamlı ola-bilmektedir. Aynı zamanda bu kelimelerbaşka bağlamlarda başka başka anlamlara da gelebilmektedirler.

T.T Az.T. Trkrn.T.

Kitabıne kadar Kitabına giidiirahtardımsa, Kitabındçe gözlesem de tapıp aradıysamdabulamadım. tapa bilmiidim. bilmedim.

Oarkadaşlarınıbekliyordu. Oyoldaşlarınıgôzldyirdi. OLyoldaşlarına garaşya.rdı.

Ondanasılbir edep Onda na iidiibahtarırsan. Onda name edeb gôzleydrsiii.

arıyorsun/bekliyorsun.

Ararsa bulur. Ahtarsa tapar. Ağtarsatapar.

Bu cümlelerden de anlaşıldığı üzere bekle-, gözle-, garaş- aynı bağlamiçerisinde dekullanılabilmektedir. Diğer yandangözle- kelimesi,

Türkmen Türkçesinde "bakmak"kavramınıda ifade etmektedir.

Alla gözümiaçıpgözlemesembolmadı. 'Allah! Gözümüaçıp bak-mas am olmayacak.';

Gülnar gı:zıiigiden ta:yın gôzleya.r. 'Gülnarkızın gittiğitarafa

bakıyor.'(Türkmen Dilinin Sözlügi-TDS). .f

Bak- ve gara- kelimelerinin Türkmen Türkçesinde kullanılanve 'gözlemek, aramak, beklemek; bakıp büyütmek, bakımını yapmak' gibi anlamlarıolan i:de- ile deçeşitli bağlamlarda eş anlamlı olabildiği görül-mektedir. Türkmen Türkçesindebak- kelimesinin 'bakmak' temelanlamı­ nın yanı sıra 'yetiştirmek' (Olarıçekdirme bilen bakdı.) anlamıdavardır. Bu kelimenin içinde 'hayvan bakmak'anlamıda mevcuttur ve ilgilibağ­ lamda i:demek (Rayonıii köp kolhozlarında sağılya:n sığırları yatakda bakmak ve gö:leleri enelerindenayrıi:detmekguralıpdır.- TDS) ileeş an-lamlı olmaktadır. Bunakarşılıkgara- kelimesi sadece 'gözle bakmak' ve

'tabi olmak'anlamıyla kullanılmaktadır.

2."Düşünmek" kavramıise, Türkiye ve Azerbaycan Türkçelerinde yinedüşün-kelimesi ile ifade edi-lirken Türkmen Türkçesinde oiylan- (veya pikir et-) kelimesi ile ifade edilmekte vedolayısıyla aynı bağlamiçinde yer alabileceklerinden Türkiye Türkçesindekidüşün-kelimesi ile Türkmen Türkçesin-deki oylan- kelimesi bütüncü!eş anlamlı olmaktadır.Mes; Bu konuda çokdüşündük.(T.T.); Bu

(8)

Bu açıdan bakıldığındaLyons 'un dabelirttiği gibi; hem tam hem bütüncül, tam amabütüncül olmayan, tam olmayan ama bütüncüleş an-lamlılarda olabilmektedir.Aslındakelimelerdeki çok anlamlılık özelliği buna imkansağlamaktadır.

3.Eş AnlamlılıkKonusundaki Diğer Düşünceler

Eş anlamlılıklailgili bütüngörüşler aşağı yukarı aynıtemel üze-rinedir.

Leech eş anlamlılığı-basitbir şekilde "aynı anlama sahip birden fazlaşekil"olarakdeğerlendirirkenanlamın şu şekilde7farklıtipini de tef-rik etmiştir: 1.kavramla ilgili (conceptual), 2. yan/ikincil anlam (connota-tive), 3. sosyal (social), 4. hissi (affec(connota-tive), 5. yansımalı (reflected), 6. ay-nıdizimde yer alabilen (collocative)s, 7. bir konuyla ilgili (thematic) (Pers-son 1990: 94). Kelimeler içinde bulundukları bağlamagöre bu anlamlar-dan bir veya birkaçınıifade edebilirler. Dolayısıylaçok anlamlıolabilirler.

!" Leech'ineş anlamlılığıtanımıda kavramla ilgili (conceptualj-

ve-ya temel (denotative) anlam ile anlamın diğertürleriarasındakesin bir hat çizilebilmesi fıkriüzerine kuruludur (Persson 1990: 96). Leech'in bu ta-nımı,leksikal semantikte elbettebaşlı başınaleksemlereuygulanacaktır.

Bu durum diğeryandanWarren'ındiyalektalvaryantlılığına ben-zerlikteşkiletmektedir. B. Warren"eş anlamlılar"ve "varyantlar" olmak üzerefarklıbir aynmyapmıştır. "Eş anlamlı"terimini "benzer anlama sa-hip olan" ve"bazı bağlamveyabağlamlardaanlamıetkilemeksizin birbir-leri arasında değiştirilebilen"leksemler için (yani Lyons 'takibütüncüleş anlamlılariçin); "varyant" terimini ise sadece benzer anlama sahip olan ve bazı bağlamlarda birbirinin yerini alamayacak olan leksemler için (yani Lyons'taki tam eş anlamlılariçin)!kullanmışve bu şekildeortaya

koydu-3. Leech'e göre collocative anlam kendi çevresinde meydana gelmeeğilimiolan kelime anlamlann-dandolayı kazanılankelime birliklerinden ibarettir.Aynısöz dizimlerinde yer alabilen iki veya daha fazla dil biriminin (collocative meaning)eş anlamlılık ilişkisindeönemli birroloynadığı görülmekte-dir (Persson 1990: 117,1l9).

4. Leech 'in stilistikimalıkavramla ilgilieş anlamlılıkdizilerinin birisi;sıeed (şiirdili), horse (genel),

nag(argo), gee-gee (çocuk dili)şeklindedir.Dil ediniminin erken bir safhasmdabazı çocukların muh-temelenşekil,ölçü, ses, tat veyapıgibi faktörlere dayalı"semantik üstgenelleştirmeler" yapmasına rağmen eş anlamlılık eğersadecefarklıniteleyicilerin anlamlantarafından aynıgöndergelerin (refe-rent) tespiti içinalınırsa,Leech'e göre çocuk dilindeki gee-gee veyetişkindilindeki horse, kavramla ilgilieş anlamlılarolarakdeğerlendirilebilir(Persson 1990: 95).

5. Mesela;bazı bağlamlardabirbirlerinin yerine geçebilen deep ve profound (He had a deep / profo-und profo-understanding of the matter.)başkabirbağlamdabirbirinin yerinekullanılamamaktadır(This ri-ver is deep).Dolayısıyladeephem soyut hem somut isimlerle düzenlenebilmekteyken profound sade-ce soyut isimlerle düzenlenebilmektedir (Persson 1990: 100).

(9)

ğuvaryantlan "dialectal", "stilistic" ve "connotative" olmak üzere 3 gru-ba ayırmıştır(Persson 1990: 99-1(0).

"Eş anlamlılıkbenzeranlamlı bağımsızleksemlerarasında

olabil-diğigibi sentaktik olarakfarklıcümleler ile benzermantıkiimalararasın­

da da olabilir." düşüncesindenhareketle, Lyons'ta da benzer şekli

görül-düğüüzere, Persson daeş anlamlılığıkelimelerarası eş anlamlılık (leksi-cal synonymy) vecümlebazında eş anlamlılık(sentential synonymy) ola-rak ikiye ayırmış (Persson 1990: 94), cümle ile ilgili eş anlamlılığın se-mantiktanımdenemesinde; a) leksikal olarak birbirinin yerine geçebilme (lexical substitutability), b) aynı yükleme katılan yapılarolmak üzere iki faktörün eş zamanlı mevcudiyetinin gerektiğini belirtmiştir. (Mes.; Mary hid the truth from Tom. / Mary concealed the truth from Tom.) (Persson

1990: 135).

Persson'ın "eş anlamlılığın benzer anlamlı bağımsız leksemler

arasında olabildiğigibi sentaktik olarak farklıcümleler ile verilen benzer

mantıkiimalar arasındada olabileceği" düşünceside aslındakelimelerin çokanlamlı(polysemy) veya altanlamlı(hyponymy) özelliğesahip olma-lan ile ilgilidir.

Bugün Türkiye Türkçesinde kullanılan dön- kelimesinin Oğuz

grubu lehçelerinde farklı bağlamlarda farklıkelimelerlekullanılması dik-kat çekicidir. "Etrafındadönmek", "geriye dönmek", "bir yeri dönmek" gibi üç ayn kavram, Türkiye Türkçesinde tek bir kelimeye indirgenmiş­

ken; "geriye dönmek" için Azerbaycan Türkçesinde gayıt-, Türkmen Türkçesindegayt-veya ı:zınagayt- (dolan-), "bir yeri dönmek" için Azer- , baycan Türkçesinde dön- veya burul-, Türkmen Türkçesindeövrül-, so~P vul- kelimelerininkullanıldığı,görüıür.Bu durumdagayt-, övrül-, sovul-, burul- kelimeleri belki de dön- kelimesinin hiponimleri olarak düşünül­

melidir.

Bunun gibi, Türkiye Türkçesinde koş-,Azerbaycan Türkçesinde yüyür-, gaç-, goşarak get-, çap- ve Türkmen Türkçesinde yüvilr-, ılga-,

çap-kelimelerikoşmayıveya"hızlıgitme"yi anlatan kelimelerdir. Bunla-noarasındaılga-insanlar için,çap-ise hayvanlar içinkullanılırken yüvür-veyayüyür- hepsini içine alabilmektedir.

Aynı şekilde,Türkiye Türkçesinde "birisini dövmek" ve "ezmek için dövmek" kavramlandôv- (T.T.,döy-Az.T.) ile ifade edilirken Türk-men Türkçesinde "birisini dövmek" içinur-,"ezmek için dövmek"

kavra-mını anlatmak üzeredöv- maydala-, "demir vb. dövmek" için iseyenç-, tokmakla-kelimelerikullanılmaktadır.

(10)

Persson "leksikaleş anlamlılığın"(lexical synonymy) "semantik olarak benzer leksemlerin bilinen kategorik bir kavrama ve birbirleriyle bağlantılı müşterekbir alt anlamlılığasahip olabildiği"bilgisi ile destek-lenen bir fıkirüzerine kurulu olduğunu,"ima yollu özdeşliğin" (implica-tional identity) ise, Lakoff'un dabelirttiğigibi,gerçeğinbir dilin zihni

ya-pısına bağlı olduğuve böylecepaylaşılangerçek temelli imalarm cümle-lerarasındalengüistik olmayanilişkilere yansıdığı fıkrine dayandığını ifa-de etmektedir (Persson 1990: 136). Lyons'un zihni ve duygudeğerine iliş­

kineş değerlikolaraknitelediğitam eş anlamlılıktadaaşağı yukarıLakoff vePersson'ın değindiği"ima yolluözdeşlik"söz konusuolmaktadır. Aslın­ da "ima yollu özdeşlik" diğeryandan deyim aktarmalarıile deilişkilidir.

Azimov daeş anlamlılarınortayaçıkışsebeplerini belirtirken çok anlamlıkelimelerde her biranlamınbir sinonimbirliğimeydana getirebil-me potansiyeli olduğundan söz etmiş ve aynca Türkmen ağızlarındaki

(tahya, b:örük; göle, ta:na; ata, ka:ka, diide;tatmıii üsti, üçekgibi keli-meleri örnek vererek) kelikeli-melerin edebi dilde kullanılmalarınıda eş an-'İamlılarınortayaçıkmasındakibirdiğeretken olarakgöstermiş,"korkak" kavramınıverenyel yürek,"ağlamak" kavramınıverengözyaşdök- ifade-lerinden de anlaşıldığıüzere, metaforikanlatımlarınve örtmecenin (eup-hemizm) de eş anlamlılığınortayaçıkmasındaki diğeretkenlerden oldu-ğunu belirtmiştir(Azimov 1969: 118-120). "Ölmek"kavramınıanlatmak üzere a:radan çık-, yo:k bol-Iyoğol-lyoğal-, vepat bol-, dünyôden ôt-,

sa:nağlısıdol-, sanbol-, dünya bilenhoşlaş-,gutar-, gurban bol-gibi bir çokkullanımörtmece (euphemizm) ve aynca metaforik anlatım örnekle-ridir. "Dinlemek" (T.T.;dinle- Trkm.T.; dinld- Az.T.) kavramını ifade et-mek üzerekullanılankulak ver- (gulak sal-Trkm.T.) kulak (gulak

as-Az.T., Trkm.T.) gibi; "durmak" kavramınıifade etmek üzere ayak

çek-(Trkm.T.) gibi deyimaktarmalarıda eş anlamlılığayolaçmaktadır. Bugün "inmek"kavramınıifade etmek üzere Azerbaycan Türkçe-sinde en-,Türkmen Türkçesindei.n- olarak görülen kelimeninyanı sıra herikilehçede deaynıanlamdadüş-kelimesiyaygınolarakkullanılmak­ tadır.Türkiye Türkçesinde standart türde düş- biraz daha farklıanlamda karşımıza çıktığındanin- ve düş- kelimeleri aynı bağlamda eş zamanlı (synchronic) olarak Lyons'a göre hem tam hem de bütüncül eş anlamlı olabilmektedir. Fakataslındabu durum yine kelimenin çokanlamlılığın­

dankaynaklanmaktadır. Düş- kelimesi,Azerbaycan Dilinin İzahlı

Lüga-ttnde öncelikle 'kendiağırlığınıntesiri ile yere inmek'ıGôydanüç alma

(11)

olarak 'bir hayvan veya bir araçtan inmek' (Onlar şeylarinigötürüb ga-tardandüşdüler.) anlamıyeralır.Dahasoıırada 'ayak üstü dayanamaya-rak yıkılmak'(Soyukda üşüdüm, yürüdüm, düşdüm, galhdımyend düş­

düm.) verilmiştir. Devamındada bu şekilde'dökülmek,yağmak'gibi da-ha birçok anlamıgörülmektedir. Benzer şekildeTürkmen Dilinifi

Sözlü-ği'nd~de öncelikle 'yukardan aşağıyakaçmak' (Alma biş ağzıma düş.), 'aşağı inmek' (Kabinadakıgara köynekliyiğithem maşından düşdi.)ve devamında 'içine girmek,yıkanmak, düşünmek've diğeranlamlar veril-miştir. Türkçe Sözlük'te de kelimenin çok anlamlı olduğu anlaşılmakla birlikte kelime Türkiye Türkçesinde 'bir araçtan inmek'anlamında kulla-nılmadığıiçin kelimenin bu anlamı yeralmamaktadır. Aynca "dikey ger-çekleşen düşme" için Azerbaycan Türkçesinde düş- kullanılırken Türk-men Türkçesinde gaç-, "yatay veya daha çok bir zemin üzerinde gerçek-leşen düşme"içinbazıdurumlarda Türkiye Türkçesinde devril-kullanılır­ ken Türkmen Türkçesindeyıkıl-,Azerbaycan Türkçesindeyıhıl- kullanıl­ maktadır.Bu durum belki alt anlamlılık(hyponymy)6 ile de ilişkilerıdiri­ lebilir.

Kaşgarlı'nın Divan'ında da in 'çukur' (IV 232), in- 'inmek' (IV

232), inse- 'inmek istemek' (IV 233), ıl- 'inmek' (IV 215), ıldur- 'indir-mek' (IV 216), en 'çukur, iniş'(IV 182) kelimelerinin de mevcudiyetinin yanı sıra tüş- 'düşmek,inmek' (IV 677) kelimesinin çok anlamlı olduğu anlaşılmaktadır. Xv. asırda yazıya geçirildiği düşünülenDede Korkut Destanlan el yazmalannda da düş-çok anlamlıolarak görülmektedir. (Er-gin 1991:100).

Türkiye, Türkmen ve Gagavuz Türkçelerinde kes-, Azerbaycan Türkçesinde kds- kelimesi çok anlamlı olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkmen Türkçesindeki anlamları arasındadaha çok "hayvan kesmek" içinkullanılansoy- da yeralmaktadır. Aslındaçok anlamlıbir kelime olan

soy- kelimesinin anlamlanndan birisi hayvan kesmekolmaktadır. Dolayı­ sıyla, aynı bağlamdakes-, soy- ile birbirinin yerine geçebilmekte veeş an-lamlıolabilmektedir. Bunakarşılıksoy- kelimesi, her kes- kelimesinin

ye-rine kullanılamamaktadır.Bugün Türkmen Türkçesinde "hayvan kesmek"

6. Türkmen Türkçesindekullanılan gılyatl, ya:bı,at, bedev kelimeleri "af'kavramınıifade etmek üze-rekullanılmaktadır.At kültürünün oldukçagelişmiş olduğuTürkmenlerde buçeşitliliktabiidir. Çöii-iiayev'ineş anlamlıolarakbelirttiğibu kelimeler,aslında,altanlamlı(hyponym)ohnaktadır. Gılya:l atınbütün türlerini içine alan genel bir isimdir.Ya:bı 'iş hayvanıolarakkullanılanat'tır.At 'binek

ve-yaiş hayvanıolarakkullanılanatlar' için genel isimdir. Bedev ise soylu, cins güçlü atlar için kullam-lanşiirdiline mahsus bir ifadeolmaktadır(Çöfiüayev1988: 38). Bunun gibi "ev"kavramıiçin Türk-men Türkçesindekullanılançatma, öy, tam, kepbe, küme, ca:y gibi kelimeler de altanlamlılığaörnek teşkiletmektedir (Azimov 1969: 117).

(12)

için daha çok soy- kelimesikullanılmaldaberaber bilmeeelerdekes-

keli-mesinin dekullanıldığınıbildiren ifadeler dikkati çekmektedir (Mes.; Go-yunkesmdğea:dam yo:k, başını kessefı ca:nıyo:k, ça:ğasınıfı sa:nıyo:k.).

T.T Az.T. Trkın.T.

Bıçakonun elini kesti. Bıçagonun dlini kasdi. Pıçakonun elini kesdi.

Koyunu kesip yemeye Goyunu kasib yemiiyii Goyunısoyup iymdne

başlarlar. başlayırlar. başlaya:rlar.

Dolayısıylaiki çok anlamlı kelimenin anlamlan arasındabir ke-sişme noktası görülmektedir.

Aynı şekilde işit- (T.T.; eşit- Trkm.T., Az.T.) ve duy- kelimeleri

bazı bağlamlardabirbirlerinin yerinekullanılabilmektedirler.Fakat Azer-baycan ve Türkmen Türkçelerindeduy- özellikle "anlamak, sezmek, fark

etmek, hissetmek" kavramlan için kullanılmakt~dır. Bu iki kelime Türki-ye Türkçesindeeş anlamlıolarak ilgili bağlamlardabirbirinin yerine kul-lanıla'bilmektedir.

T.T. Az.T. Trkın.T.

Konuşanlarınsesini Danışanlarınsdsini Gepleşenleriiısesini

işittim/duydum. eşitdim. eşitdim.

Senin de derdin Sdnin dd dardinduyulmadı. Senin hem derdinduyulmadı.

anlaşılmadı/hiss

edilmedilfark edilmedi.

Ayağında ağrı Ayağında ağrı Ayağında a:ğırı duyya:rdı.

hissedivordu. duyurdu/hissedirdi.

"Kolay" kavramıTürkmen Türkçesinde yeiiil kelimesiyle ifade edilmekte, Türkmen Türkçesindekigolay kelimesi ise edebi dilde

özellik-le"yakın" kavramını karşılamaktadır.Bu şekildekolay (T.T.) kelimesi ile

yefıil(Trkm.T.) kelimesi ilgili bağlamlarda birbirinin yerini alabilmekte-dir. Yefıilkelimesinin 'hafif, zor olmayan, ince' gibi anlamlarla Türkmen Türkçesinde çok anlamlı olarakkarşımıza çıktığıgörülmektedir.

T.T. Az.T. Trkın.T.

Bu kiyafetle dağlardaBu gdyimliidağlarda Şu iişikbilen dağlatda ay-gezmek onun içinkolaydı. gazmak onagolaydı. lanmak onayeiiildilaiisatdı. O çokyakındangeçti. O çohyahındankeçdi. olöran golaydan ötdi.

Türkiye Türkçesindekullanılanoy ver-, Azerbaycan Türkçesinde sds ver- ve Türkmen Türkçesinde ses ber- ile ifade edilmektedir. Bu iki

(13)

ifade bugüneş anlamlı olmaktadır.Ses ver- ifadesinin metaforik bir

kulla-nım olduğu açıktır.

Konuş-(T.T.) vedanış- (Az.T.) kelimeleriarasındada iki çok an-lamlıkelimeninanlamları arasındaima yolluözdeşlikile birkesişme

nok-tasının gerçekleşmiş olduğu düşünülebilir,

T.T. Az.T.

Birbirimizin korkusundanağztmızı açıp Bir-birimizin gorhusundan ağzımızı

konuşamıyorduk. açıb danışabilmirdik.

Aynıdurum, del- (T.T.;dal- Az.T.) vedeş-(Trkm.T; Az.T.; T.T.); çalış- (T.T., Az.T.) ve işle- (işlii- Az.T.; i.şle- Trkm.T.); çek- (T.T.; çdk-Az.T.) ve dart- (Trkm.T.) kelimeleri için de söz konusu olabilmektedir.

T.T. Az.T. Trkın.T.

Duvarıde/di. Divarı deşdi. Di.va.rı deşdi.

Der/er ki sözinsanın Deyirldr söz adamın Aydarlar söza.damın

yüreğinide/er. urdyini dalar. yüreğini deşer.

delikdeşik0/- ddlikdeşik0/-/ deşik deşik bol-ddlmd deşik

0/-Çalış-kelimesi Türkmen Türkçesinde hem 'birşeyi diğerbirşey­ ledeğiştirmek'(A:ynaya.şılkürtesiniboğazdüyii: çalışdı.- TDS) hem de 'canını dişinetakmak, gayret göstermek' (Gi:cegündi.zçalışıp a:hır

mak-sada yetgin. - TDS) anlamlarında kullanılmaktadır. İ.şle- ise Türkmen' Türkçesinde 'çalışmak' (Ilmı işgdrbolupitşlecek.; Ulı başlarkiçi i:şler.),

'çalışırdurumda olmak' (Sa:ğtıt i:şleyii:r.) anlamlarındadır.Buna benzer olarak işle- kelimesinin Türkiye Türkçesinde 'çalışmak' anlamı İşleyen

demir ışıldaratasözünde görülmekle birlikte, 'nakış işlemek, iş işlemek' anlamlarıgiderekağırlık kazanırkenmetaforik olarak 'birşeyi detaylarıy­ la değerlendirmek' anlamıda görülür. Bu türden metaforik bir ilişki

çek-ve tart- kelimeleri arasındada mevcuttur. Türkmen Türkçesinde çek- çok anlamlıbir kelimedir. Birincianlamı'dartmak' olarakverilmiştir.Kelime

tart- şekliyle dekarşımıza çıkabilmektedir. Türkmen DilininSözlüği'nde

dart- maddebaşıolarak yer almamakla beraber tart- kelimesinin daha çok somut nesnelerle ilgili kullanıldığı anlaşılmaktadır.Çek- kelimesinin de

ilk anlamı somut olmakla birlikte içerisinde soyut ve somut anlamları

(14)

T.T. Az.T. Trkm.T. Masayıpencereye Stolu pancaraya taraf Di:va:rı deşdi.Stolu

taraf çekti. çdkdi. dpişgd: tarap çekdi.

azap çek- dzab çôk- aza:p

çek-ipi çek-, yayı çek- ipi dart-, yayı

dart-4.S0DUÇ

Bir dilde bir kavrama bir kelime ilkesi genelolarak belirlenen bir prensiptir. Eğerbir kavramı aynı dil içerisinde birden fazla kelime ifade edebiliyorsa bu,eş anlamlılık sayılmaktave bu iki kelimeden birinin muh-temelen eş anlamlıduruma gelmesi için uzun bir evreden geçmesi ve bu arada muhtemelenbazısemantik olaylara maruzkalmış olması gerekmek-tedir.

Bilindiğiüzere Türk dilinin bilinen en eskiyazılıbelgelerinde de-)"imaktarmaları, sanatlı bir ifadenin yanı sıra eş anlamlıkelimelerin de

bulunması, dilin oldukçaişlenmiş olduğunuve o döneme kadar uzun bir geçmişe sahipbulunduğunugöstermektedir.

Eş anlamlılık tek bir dil içerisindegerçekleşenbir hadisedir. Fa-kat eş anlamlılıkkonusu, her bir lehçeninayrı ayn standart türünü oluş­ turmayı hedefleyen Sovyet Dönemi çalışmalarında olduğu gibi, her bir lehçenin tek tek kendi içerisinde ele alındığında yanıltıcıolabilmektedir.

Konu, Oğuz grubu içerisinde değerlendirildiğinde, eş anlamlılı­ ğın; bir kelimenin çok anlamlılıkkazanarak, metaforikanlatımlada zen-ginleşerek,daha öncebaşkabir kelimetarafındanifadeedilmişbir kavra-mı, yeniden adlandırırhale gelme süreciolduğu anlaşılmaktadır. Eğerbir kavram, farklılehçelerde farklıkelimelerle ifade ediliyorsa, bu durum, or-takbir geçmişe sahip çokanlamlı ikiayrı kelimeninkesişme noktalarını göstermektedir.

Lehçelerdekullanılan,fakataynı bağlamdaparadigmatikilişkiler­ le birbirinin yerini tutabilecek,Warren'ın"diyalektaleş anlamlı" dediği,

Lyons 'un"bütüncüleşanlamlılar" dediğiveOğuzgrubu Türk lehçelerin-de gönlehçelerin-der-, yolla-,i.ber-; ara-, gözle-; tap-, bul-; benze-,ohşa-;ôt-,

geç-örnekleriyle ortaya çıkan eş anlamlılıktürü,aslındamazisi çok daha eski olan, artıksürecini tamamlamış eş anlamlılarabirer örnek teşkiletmekle beraber, bizim daha çok "yakın anlamlılar" olarak gördüğümüz ve Lyons'un "tam eş anlamlılar" dediği, Warren'ın"diyalektal varyantlar"

(15)

dediğigrup ise, Oğuzgrubu içinde çokanlamlıögelerin,Persson'ın"ima . yolluözdeşlik" dediği,zihni ve kültürel süreçten geçip de, yan anlamları arasında kesişennoktalara sahip olarak, eş anlamlıhale gelmiş, fakat her bağlamdabirbirinin yerine geçemeyen ve henüz sürecinitamamlamamış kelimelerdir. Bu şekilde, "henüz sürecini tamamlamamış eş anlamlılar" veya"yakın anlamlılar"ıngeçirdiğievreler ve semantik süreç, bütüncüleş anlamlılarıngeçirdiğisürecinizahındadayardımcıolabilecektir.Nasılki, ferdi metaforlar bir süre sonragelenekleşirse,bu tür kullanımlarında bir süre sonragelenekleşmesidilde diyalektal eş anlamlılığayol açabilmek-tedir.

Bu açıdan bakıldığında Oğuzgrubu Türk lehçeleriarasında, me-sela Azerbaycan Türkçesindekibaşa düş- 'anlamak'örneğinde görüldüğü üzere, zihni ve metaforik süreçli bireş anlamlılığınmevcudiyeti açıktır. Yine düşün- ve anla- kelimelerinde görüldüğügibi, Sovyet Dönemi dil planlamalarından sonra Azerbaycan Türkçesinin standart türüne mahsus bir söz varlığıiçinde yerini alan düşünmekkelimesi gibi, pek çok örnek, aynıdilinfarklısahalardakullanılankelimeleridir.çoğukelimenin her bir lehçe veyaağıziçerisinde, Leech'in de belirttiğiüzere 7farklıanlam tipi olacaktır.Buşekildeçokanlamlı bazıkelimelerinanlamları arasındaki ke-sişmeler, çakışmalar, geçişmeler, diğer yandan Lakoff ve Johnson'daki nüfuzsahaları(Erdem 2000)arasındaki geçişmelerile deaçıklanabilmek­ tedir.

Lyons'un,Persson'ın,Leech'in, Türkmen dilci P. Azimov'un gö-rüşlerindendeeş anlamlılıkkonusunun temelinde kelimelerin çok anlam-lılığının bulunduğu,duygudeğeri,sosyal anlam ve ima yolluözdeşlikile bu yan anlamlardan bazılarının aynı şeyleri anlatırhale geldiği anlaşıl­ maktadır.Bu ima yollu özdeşlik, lehçeler arasındasöz konusuysa War-ren'ındiyalektalvaryantlılığınada örnekteşkiletmekle birlikte yine me-selenin temelinde çok anlamlılık veya alt anlamlılık yatmaktadır. Eş an-lamlıgibi görünenunsurlarınçek- ve tart- örneklerinde degörüldüğü üze-re, soyut ve somutkullanımları açısından nüanslarıda söz konusu olabil-mektedir. Yine eş anlamlı gibi görünenkoş-,çap-, ılga- gibi kelimelerin aslındahiponimolabileceğide düşünülmektedir.

Kelimelerdeki bu türayrıntılariseaslındauzun birgeçmişinve bu geçmişiçerisindeki büyük medeniyetin izlerinitaşımaktadır.

(16)

Kaynaklar

Akarsu, Bedia

Wilhelm Von Humboldt' da Dil-KültürBağlantısı, İstanbul1984. Aksan, Doğan

Anlambilimi ve Türk Anlambilimi. Ankara.

Her Yönüyle Dil (Ana Çizgileriyle Dilbilim) III. cilt, Ankara 1982. Anlambilim AnlambilimKonularıve Türkçenin Anlambilimi.

An-kara 1998.

"Eşanlamlılık sorunu ve Türk yazıdilinin eskiliğinin saptanma-sında eşanlamlılardanyararlanma". Bilimsel Bildiriler 1972: 53

1-550, Ankara: TDK 1975.

TürkçeninSözvarlığı,Ankara 2000.

Arazkulıyev,S.,SAtanıyazov,R.Berdiyev, G. Saparova

Türkmen DilininGısgaçaDialektologikSôzlüği, Aşgabat, Atalay, Besim

.." Divanü Lügat-it-Türk Dizini "Endeks" IV, Ankara 1991.

Azimov, Pigam

Türkmen Dilinin Meseleleri,Aşgabat1969. Amazarov, S.

Türkmen DilindeSôzleyiş İşlikleri, Aşgabat.

Berdiyev, Recep

Türkmen Dilinin Dialektlerinde veGepleşiklerinde İşlikler, Aşga­

bat. Çommadov, O.

"Atadialektinınleksika-semantikayratınlıkları".Ata Annanurov (red.), DialektLeksikası,61-76,Aşgabat1980.

ÇÖİÜUiyev,Y.

Hdzirki Zaman Türkmen Dili (Leksika),Aşgabat1988. Erdem, Melek

"Kültürel dil bilimi ve Türkmen Türkçesinde deyim aktarınaları (metaphor) üzerine". 27 Eylül 2000, Dördüncü Uluslar Arası

Türk DiliKurultayındaSunulan Tebliğ, İzmir.

Ergin, Muharrem

Dede KorkutKitabıIIİndeks-Gramer,Ankara 1991. Goddard, Cliff

(17)

Uni-versity Press, 1998. Guiraud, Pierre

Prof. Dr.Berke Vardar (çev.),Anlambilim, Ankara 1984.

Hamzayev, M. Y.

Türkmen DilininSôzlüği, Aşgabat, Kıran,Zeynel

DilbilimAkımları,Ankara 1986. Kuliyev, Sahet

"Türkmen dilinin leksika-grammatiki sinonimiya meselesine",

Türk Lehçeleri veEdebiyatıDergisi, 12 (Nisan 1997): 69-75,

An-kara 1997. Lipka, Leonhard

An Outline ofEnglish Lexicology Lexical Structure, Word Seman-tics, and Word-Formation, Tübingen: Niemeyer.

Lyons,John

Ahmet Kocaman (çev.),Kuramsal DilbilimeGiriş,Ankara 1983. O'grady, William, Michael Dobrovolsky

Contemporary Linguistic Analysis: An Introduction. Toronto.

Omcov,kA.

Azarbaycan DilininİzahlıLügati, IV cilt, Bakı 1966-1987. Özkan, Nevzat

Gagavuz Türkçesi Grameri,Giriş-Ses Bilgisi-Şekil Bilgisi-Cümle-Sözlük-Metin Örnekleri, Ankara 1996.

Persson, Gunnar

Meanings, Models and Metaphors A Study in Lexical Semantics in English, Stockholm1990.Sweden: Almqvist & Wiksell Internati-onal.

Ravin, Yael

"Synonymy from a Computational Point of View". inAdrienne Lehrer, Eva Feder Kittay (eds.), Frames, Fields, and Contrasts New Essays in Semantic and Lexical Organization, 397-419, New

Jersey 1992. Recebov, A. A.

Dilçilik Tarihi,Bakı1988. Şiraliyev, M. Ş.,M.

i.

İslamov

Referanslar

Benzer Belgeler

Cenazesi 21/1/1967 cumartesi günü öğle nama­ zını mütaakıp Şişli\camiinden kaldırılarak Karacaahmet’teki aile mezarlığına defnedilecektir. Sina ve Nil

Claudie Alberio ile Kerem Topuz’un da katkılarıyla, Paris’­ te uzun yıllardan beri ilk kez dü­ zenlenen Fikret Muallâ sergisin­ deki yapıtların fiyat yelpazesi ise,

—“ Hafize Hanım, Başbakan annesi olmak nasıl bir şey, ne gibi yararlarını görüyorsunuz?”. — “ içim e öyle bir başkalık girmedi, Allah'tan onu

Bu çalışmanın amacı, uçucu kül ve silis dumanının farklı oranlarda mineral katkı olarak kullanıldığı kendiliğinden yerleşen harçların mekanik ve

Yasal düzenleme anlamında tartışmalar, standart istihdam ilişkisinin parçalanması sonucu, kısmi süreli, geçici, belirli süreli, istihdam, evde çalışma,

Suriyeli sığınmacılara ilişkin olarak politik başarı, genel sorun kaynağı, sosyal ve ekonomik katkı ile toplumsal sorun kaynağı konularındaki katılımcı algıları

Sadece doğal ışığa maruz kalan insanların biyolojik saatleri ve günlük ritimle- ri arasında daha az bireysel farklılık görülürken, ya- pay ışığa daha fazla maruz

Türkiye gibi sözlü kültürün büyük bir hızla değiştiği bir toplumda, Boratav arşivinin kuşkusuz en önemli boyutu, bu sözlü kültürün belki de “nadir” olduğu