Mimar Kemal Altan'ın inanılması insana pek güç gelen vakitsiz ölümü, hiç şüphe edilemez ki Türk Mi-marlığı için ne kadar büyük bir kayıp ise onun insanlı-ğın en yüksek mertebesine erişen iyi kalbini, cana ya-kınlığını ve herkese karşı olan sevgi ve tevazu haslet-lerini bilenler ve tadanlar üzerinde uyandırdığı acı ve teessür de o nisbette sonsuz bulunmaktadır.
1914 te Güzel Sanatlar Akademisinden çıkan Ke-mal Altan, Umumî Harpte yedek subay olarak orduda bulunmuş ve mütarekeden sonra istilâya uğrayan yanık yurtlarımızdan Salihli ve Manisa ile İspartada meslekî çalışmalara atılarak Manisa Hükümet Konağı, Nümune hastahanesi, Salihli Âbidesi ve İsparta Hususî Muhasebe binası gibi eserlerini ortaya koymuş ve 1927 de Edirne Maarif Eminliği Mimarlığına tayin edilmişti. Kemal Al-tan için Edirne, onun Millî Mimarimiz "'zerindeki ça-lışmalarında yeni ve verimli bir devrin açınmasına vesi-le olmuş, Selimiye, Üç şerefeli, Beyazıt, Eski Cami, Mu-radiye ile Edirneyi baştan başa süsleyen mimarî âbide-lerimiz ruhunu heyecanla sararak kendisine zengin ve çekici mevzular kazandırmış oluyordu. Kemal Altan, gerek Maarif Eminliği Mimarlığında ve gerekse sonra-dan Umumî Müfettişlik Mimarlığiyle takrar Trakyada vazife aldığı günlerde bu candan bağlandığı millî eser-lerimiz üzerindeki tetkiklerine devam etmiş ve bu tet-kiklerinden bazılarını (Trakyada Türk Anıtları) ve
(Türk mimarisinin Kümelide vücude getirdiği ilk eser-ler) başlıklariyle o zamanlar İstanbul gazetelerinde ya-yınlamıştı. Bundan başka Trakya fatihlerine karşı
.can-M İ .can-M A E K E .can-M A L A L T A N
Yazan : Y. Mimar Mazhar ALTAN
büyük Türk kahramanlarından Cengiz Temuçin nesli-nin öz ve asil evlâtları olan ve Türk ordusiyle beraber Kümelideki büyük savaşlara iştirak etmiş bulunan Kı-rım Hanlarından Selim Giray ve Murat Giray'm Vize-nin Saray ilçesinde Kanunî'Vize-nin vezirlerinden Ayas Paşa camii haziresindeki harap mezarlarının onarımına da ayrıca çalışarak bu kıymetli mezarları tamir ve tan-kim ettirmiştir. Kemal Altan, Türk büyüklerine karşı oları bu candan sevgi ve alâkasını istanbul Müzeleri Mimarlığında bulundukları zamanda da göstermiş ve ilk defa olarak Barbarosun Beşiktaş sahilinde bir hey-kelinin dikilmesi teklifini ortaya atmış ve Fatih için yapılacak âbide yerinin Fatihin, Dolmabahçeden Ok-meydanma aşırdığı kadırgalarının geçtiği yola hakim bir mevkide bulunan şimdiki Taşlıkta olması fikri üze-rinde İsrarla durmuş ve Fatihin yapısı olan Rumeli Hi-sarının mimari ve tarihî değerini belirtecek yazılar yaz-mış ve çok sevdiği Fatihin, Yavuzun ve Kanunînin tür-belerinin tamirleri için keşiflerini hazırlayarak bunla-rın harap olmaktan kurtarılmasını önlemiştir.
Kemal Altanm milli mimarimiz üzerindeki çalış-malarının en başında (Sinan)cılığı gelmektedir.
Kemal Altan 1916 işgalinin kara günlerinde, Türk milletinin yüksek medeniyet varlığını bütün dünyaya tanıtmak için Mimar Sinan ihtifalini tertip edenlerin başına geçerek Salihlide, Manisada, İspartada, Edirne ve İstanbulda ihtifâlleri, konferansları ve yazılariyle yalnız bizde değil, bütün dünyaya karşı bu büyük mi-marın olduğu kadar Türk mimarisinin yüksek değeri-ni tanıtmağa çalışmış ve son 948 yılının 9 Nisanında Konyada tertip ettiği ihtifâl ile 32 sene bu uğurda fası-lasız olarak uğraşmıştır.
Denilebilir ki; Kemal Altanın bu durmadan ve yıl-larca devam eden çalışması, onu yıpratmış, fakat o bu yıpranmalarına asla ehemmiyet vermiyerek geçen yıl Trakya Umumi Müfettişlik teşkilâtının lağvı üzerine ta-yin olunduğu Konya Bayındırlık Yüksek Mimarlığı va-zifesinde, burada kendisine yeni ve çekici mevzular kazandıran Osmanlı ve Selçuk eserleri ve Mevlâna hak-kındaki tetkikleriyle uğraşmaktan zevk duymuş ve ni-hayet Konya Halkevi Dergisinin Temmuz-Ağustos
117-118 sayısında çıkan Edirnede Eski camiin Mimarı (Konyalı Haci Alâaddin ve Ayasofyamn tahkimi) hak-kındaki yazısından bir ay sonra hasta olarak geldiği İstanbulda 26. Eylül. 1948 Pazar gecesi gözlerini haya-ta yummuştur.
*
O şimdi çok sevdiği Sinanın Beşiktaşta, Kanunînin sütkardeşi Yahya Efendi için yaptığı türbenin üstün-deki sırtın, Boğaziçinin mavi sularına bakan ve siyah selvilerin gölgelediği bir köşesinde ebedî uykusuna dalmış uyurken, millî bir gaye uğrunda ömrünü harca-yan bu aziz ölü için, onun vefakâr ve kıymetli arkada-şı Y. Mimar Talât Özıarkada-şığm; (...En büyük ülkün olan Türk
mimarisini ve Sinanın eserleri senin önderliğin altında bütün yuttaşlara hattâ yabancı ülkelere tanıtılmıştır. Bugünkü nesil Sinanı senin varlığında bulmuştur. Biz-ler senin mefkûren yolunda yürüyeceğiz. Nur içinde yat.. Müsterih uyu.. Büyük Üstat.. Koca Mimar..) sözlerini hakikatin ve yüksek kadirbilirlik duyguları-nın bir ifadesi olarak kaydetmekle teselli duymakta-yız.
Beşiktaş: 29/Ekim/1948 Yüksek Mimar
Mazhar Altan K E M A L A L T A N İÇİN
Bir telefon haberi bu gün pek sevdiğin Arkeoloji Müzesini birden bire sarstı. Bu bekleıımiyen ufulün karşısında çehreler teessürden sarardı. Gözler yaşla doldu. Dudaklar, boyunlar büküldü.
— Zavallı Kemal, insan Kemal, seni de mi kay-bettik!. Sözü ağızdan ağıza dolaştı.
İnanmak istemediğimiz bu haber gerçekti. Ecel, vaktinden evvel seni aramızdan almış, bizden ebedi-yen uzaklaştırmıştı. Müzenin çatısı altında 6 yıldan fazla geçen haytının bütün hâtıraları şimdi gözleri-mizin önünde birer birer canlanıyor, seni; bütün saf-fetinle, tükenmek bilmiyen heyecanınla yine karşı-mızda konuşuyor görüyoruz. Sen ne temiz, ne büyük kalpli insandın! Haiz olduğun Kemali, adına terkede-cek kadar tevazu gösterir, yalnız ecdadının kemaliyle öğüııür, fahrederdik. Onların; dehalarına hayran, vü-cude getirdikleri medeniyet eserlerine âdeta âşıktık.
Anıtlarımızdan her birini izah ederken kendinden ge-çer, gaşyolurdun. Sinam çok sever Mimar Ayas, Ka-sım, Mehmet ve Davut'ta başka başka hususiyetler, meziyetler bulur ve her birinin eserlerini icabmda projeksiyonla göstermek ve resmetmek suretiyle kon-feranslarınla, yazılarınla ortaya kor, halka tanıtırdın.. Yegâne meşgalen bu, en büyük zevkin bu, mesleki karakterin bu, insanlık şiarın bu idi.
Sen aramızda daima böyle anılacak, bu vasıfların ve bu aziz hâtıralarınla daima yaşıyacaksm. Ne mut-lu sana!.
27 Eylül 1948 İstanbul Arkeoloji Müzelerindeki
arkadaşları adına Eski Eserleri Koruma Encümeni
Umumî Kâtibi