1
KİŞİLERARASI ÇEKİCİLİK VE YAKIN İLİŞKİLER
KİŞİLERARASI ÇEKİCİLİK VE
YAKIN İLİŞKİLER
Çekicilik Çekicilik
«Sevmek, insanların birbirlerine bakmaları değildir, birlikte aynı yöne doğru bakmalarıdır». Andre Gide
Çekicilik, bir kişinin bir başkasından hoşlanmasını sağlayan durumdur. Arkadaşlıkların başlamasında çekicilik önemlidir.
Başkalarıyla yakınlaşma, birlikte olma gereksinimi önemli olup, olumlu ve uzun süreli ilişkiler
oluşturmanın altında yatan etmendir.
3
Yirminci yüzyılın başında yakınlaşma ihtiyacı içgüdü bağlamında açıklanmaya çalışılmıştır. Örneğin,
McDougall yakınlaşmayı, doğuştan gelen bir arada olma eğilimine bağlamıştır.
Bu bakımdan McDougall, sürüler ya da koloniler
halinde yaşayan diğer hayvanlarla ortak bir yanımız olduğunu düşünüyordu.
Sürü içerisinde yer alma davranışının sadece sürü içgüdüsüyle açıklanamayacağını öne
süren Watson’ın öncülüğünde davranışçı
yaklaşımın ortaya çıkmasıyla birlikte, içgüdü kuramları önemini kaybetmiştir.
Sosyal davranışa biyolojik bir temel bulma çabaları ise esas olarak evrimsel sosyal
psikoloji alanında gerçekleşmektedir.
5
Altman’ın kişisel alan düzenleme
kuramına (KADK) göre yakınlık davranışı bireyin başkaları için az çok ulaşılabilir olmasının ve
onlara açık olma arzusunun sonucudur.
Örneğin, birey içine kapanmaktan doyum alıyorsa kişisel alanı geniştir ve gerektiğinde kendi sınırlarını daha kıskanç bir biçimde koruyabilir.
Yakınlaşma davranışına ilişkin modeller
Kişisel alan zaman içinde ciddi dalgalanmalar gösterebilir ve iki ilkeye göre işler:
1. Diyalektik ilke –Bu kişinin mahremiyet isteği birkaç saat içinde bile iki kutup arasında (yani başkalarına açılmaktan kendine kapanmaya) gidip gelebilir.
2. Optimizasyon ilkesi –Buna göre,birey olmasını arzu ettiği ve gerçekte kurduğu temasların düzeylerini birbirine
denkleştirmeye çalışır. Eğer gerçekte kurduğu temaslar (sayısal olarak) oldukça düşük düzeydeyse sosyal açıdan kendisini yalnız hissedecektir, bu temaslar çok yüksek düzeyde olursa bu defa bunalacaktır.
7
Dolayısıyla yakınlaşma ihtiyacı başkalarıyla körlemesine bir etkileşime girme arayışı
değildir. Bu bakımdan KADK, yakınlaşma
davranışındaki değişimlerin yanı sıra, insanların kendileri ile başkaları arasındaki fiziksel
mesafeyi düzenleme tarzlarını da açıklar.
O’Connor ve Rosenblood, sosyal yakınlaşma modeli (SYM) denilen alternatif bir model
önermişlerdir. Bu yaklaşım KADK’nın optimizasyon ilkesini kabul eder, fakat diyalektik ilkenin yerine homeostaz ilkesini koyar. Buna göre; İnsanlar nasıl aldıkları kaloriyi düzenliyorlarsa, başkalarıyla
kurdukları temasın düzeyini de kontrol eder, onu
istikrarlı ve istendik bir düzeyde tutarlar.
9
Bağlanma tarzları Bağlanma tarzları
Berscheid, görece istikrarlı yetişkin ilişkilerinin ‘bir yerden başladığını’ ve yetişkinlerin birbirine
bağlanmasının kaynağını araştırma çabasının giderek gelişim kuramına bağımlı hale geldiğini ifade etmiştir.
Bu bakımdan Bowlby’nin erken çocukluk döneminde çocukların bağlanma davranışı üzerine çalışmaları, yetişkinlerdeki bağlanma tarzları üzerine
gerçekleştirilen araştırmaları kamçılamıştır.
Feeney ve Noller’a göre, çocuklukta geliştiği düşünülen bağlanma tarzları (kaygılı, güvenli, kaçınmalı) yaşamın devamındaki romantik ilişkilerin oluşma tarzını etkiler.
Örneğin, Feeney, evli çiftlerde bağlanma düzeylerini, iletişim örüntülerini ve ilişki doyumunu
değerlendirmiş ve güvenle bağlanan (rahatlıkla yakınlaşan ve ilişkilere dair kaygısı düşük olan) bireylerin, daha çok, kendileri gibi olan kişilerle partner olduklarını bulgulamıştır.
11
Evrimsel kuram ve sosyalleşme/sosyal beklenti kuramı ise aksine fiziksel cazibenin insanların gelişimini ve
etkileşimini belirlediğini ileri sürer. Evrimsel kuram eş seçiminin, iyi genlerin ve çekici çocuğa ailesi
tarafından gösterilen ayrıcalıklı ilginin oynadığı rolü vurgular. Sosyalleşme kuramı sosyal ve kültürel
normların ve deneyimlerin güzellik yargısı üzerindeki etkilerini vurgular; sosyal beklenti kuramı ise
sosyal stereotiplerin kendi gerçekliklerini yarattığını iddia eder.
Yakın tarihli araştırmalara göre çekicilik, Erkek yüzleri de dahil olmak üzere yüz ifadesinin/hatlarının düzgün olması;
Genç olmak;
İnce yapılı olmak;
Dürüst ve ;
Ekonomik durumu iyi olmak ile ilişkilidir.
13
Çekicilik Kuramları Çekicilik Kuramları
Denge kuramı
Denge kuramı nesnel gerçeklikten ziyade insanların zihinsel süreçlerine odaklanır. Buradaki anahtar fikir, insanların kendilerine benzeyen insanları seçtiğidir;
çünkü uyuşma olumlu etkisi olan bir doğrulama deneyimidir.
Pekiştirme kuramları
Çekiciliğe dair yalın bir pekiştirme modeline göre, bir ödül aldığımız sırada ödülle hiçbir ilgileri olmasa da orada
bulunan insanlardan hoşlanabiliriz.
Griffitt ve Guay, bir grup seyirciye, bir başkasının çeşitli katılımcılara ödül ya da ceza vermesini izletmiştir. Seyirci sürece katılmadan sadece orada bulunduğunda da
pekiştirme gerçekleşmiş, katılımcı ceza değil ödül aldığında seyirciden hoşlanmıştır.
15
Sosyal takas kuramı
Sosyal takas kuramı bir ilişkide en az iki insanın
bulunması olgusuna odaklanır ve kuramın adından da belli olduğu gibi insanların karşılıklı olarak birbirlerini nasıl ödüllendirdikleriyle ilgilenir.
Bu kuramın başlıca destekçilerinden biri Skinner’ın işlemsel psikolojisinden yararlandığını belirten
Homans’tır.
Kaç tür sevgi var?
Kaç tür sevgi var?
Sevme Tarzı Özellikler
Eros Romantik aşk Sevgi, yoğun duygusal bir deneyimdir.
İlk görüşte âşık olunur ve tensel aşk esastır.
Storge Arkadaşlık ya da
dostluk sevgisi Sevgi birliktelikten, paylaşımdan ve kendini açmadan kaynaklanan rahatlatıcı bir yakınlık halidir.
En iyi arkadaş düşünceli, cana yakın ve dostane olandır.
Ludus Aşk oyunu Başkaları nasıl satranç ya da tenis oynarsa bu kişi de aşk oyunu oynar ve onu kazanmaktan hoşlanır.
Hiçbir ilişki çok uzun sürmez, genellikle partner artık sıkıcı bulunduğunda ya da iş ciddiye bindiğinde ilişki bitirilir.
Mania Deli gibi âşık olma Deli gibi âşık olan kişi partnerine yoğun duygular besler, kıskanç ve takıntılıdır.
Bu tür âşık, sevdiği insana son derece bağlıdır ve dolayısıyla, reddedilmekten korkar.
Pragma Mantık aşkı Bu, uygun bir eş bulmak için ‘pazara çıkmak’tır. Gerekli olan tek şey ilişkinin iyi gitmesi, partnerlerin uyumlu olması ve birbirlerinin temel ihtiyaçlarını gidermeleridir. Pragmatik âşık heyecandan çok
17
Hatfield ve Walster, kendi üç faktörlü aşk kuramlarına göre;
1. Aşkı bir durum olarak kabul eden kültürel bir belirleyici;
2. Uygun bir aşk nesnesinin varlığı -çoğu kültürde norm karşı cinsten ve benzer yaştan biridir;
3. ‘aşk’ olarak etiketlenmiş duygusal uyarılma -bu, uygun aşk nesnesiyle etkileşime geçince, hatta onun
düşününce hissedilen bir uyarılma durumu olarak tanımlar.
Yalnızlık Yalnızlık
Yalnızlık, ilişkilerimizde yaşadığımız doyumsuzluktur. Bu, başkalarıyla istendik etkileşim düzeyimiz gerçek etkileşim düzeyimizi karşılamadığımızda ortaya çıkar. Perlman ve Peplau, çalışmalarında,kişisel bir duygu olan yalnızlık ile
kişinin fiziksel olarak başkalarından uzakta bulunma durumu olan tek başınalığı birbirinden ayırmıştır.