Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi The Journal Of Social Sciences Institute
ISSN: 1302-6879
VAN YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ DERGİSİ
THE JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES INSTITUTE
YIL/YEAR: 2017 SAYI/NUMBER: 36
ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİDİR
TARAFINDAN TARANMAKTADIR DERGİMİZ
Tübitak DergiPark
DergiPark
AKADEMİKakademik
Hakemli Dergi, Yıl 2017 Sayı:36 Peer-Reviewed Journal, Year:2017 Issue: 36
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi The Journal Of Social Sciences Institute
VAN YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ DERGİSİ THE JOURNAL OF SOCIAL SCIENCES INSTITUTE
Sahibi/Owner Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Adına
Doç. Dr. Bekir KOÇLAR Editörler/Editors Doç. Dr. Bekir KOÇLAR Öğr. Gör. Kemal TEMİZER
Tercüme ve Dil Editörleri/Translation and Language Editors Prof. Dr. M. Şirin ÇIKAR (Arapça)
Doç. Dr. Cavid QASIMOV (Rusça) Yrd. Doç. Dr. Aydın GÖRMEZ (İngilizce) Yrd. Doç. Dr. Süleyman ERATALAY (Almanca)
Yrd. Doç. Dr. Mustafa SOLMAZ (Fransızca) Yayın Kurulu/Editorial Board
Prof. Dr. Abed Elrahim Azzam Mohammad MARASHDEH, Jadara Üniversitesi, Ürdün
Prof. Dr. Ali J. Al-ALLAQ, el-Ain Üniversitesi, Birleşik Arap Emirlikleri Prof. Dr. Alfina SİBGATULLİNA- Russian Academy of Sciences- Rusya
Prof. Dr. Azmi SÜSLÜ-Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Bayram KODAMAN-Süleyman Demirel Üniversitesi Prof. Dr. Faruq MAWASİ, Al Qasimi Academy, Filistin.
Prof. Dr. Ivan BALTA-University of Osije- Hırvatistan Prof. Dr. Hasan ÇİÇEK- Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Prof. Dr. Medhat Saad Mohamed ELGAYAAR, Zagazig Üniversitesi, Mısır Prof. Dr. M. Şirin ÇIKAR- Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Prof. Dr. Munjid Mustafa BAHJAT, International Islamic University, Malaysia.
Prof. Dr. Necmettin ALKAN-Karadeniz Teknik Üniversitesi Prof. Dr. Nimetullah HAFIZ-Balkan Tarihi Araştırmaları Merkezi-Kosova
Prof. Dr. Öztürk EMİROĞLU-Varşova Yunus Emre Enstitüsü-Polonya Prof. Dr. Recai KARAHAN, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Prof. Dr. Salim CÖHCE İnönü Üniversitesi Prof. Dr. Samı Alı JABBAR, Basra Üniversitesi-Irak Prof. Dr. Serbo RASTODER-University of Montenegro-Karadağ Prof. Dr. Süleyman Turduyeviç KAYIPOV-Sincan Pedagoji Üniversitesi-Çin
Doç. Dr. Bekir KOÇLAR-Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Doç. Dr. Tamer BALCI - The University of Texas-ABD Doç. Dr. Vitaliy POZNAHİREV, Russian Academy of Sciences- Rusya
Yrd. Doç. Dr. Abdulaziz KARDAŞ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Ertuğrul ÇAVDAR, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Dr. Salih Ahmad ABDULVEHHAB-Ezher Üniversitesi-Mısır
Danışma Kurulu/Advisory Board Prof. Dr. Alfina SİBGATULLİNA
Prof. Dr. Ali Fuat DOĞU Prof. Dr. Azmi SÜSLÜ Prof. Dr. Bayram KODAMAN
Prof. Dr. S. Cem ŞAKTANLI Prof. Dr. Cesur PEVLEVAN Prof. Dr. Hasan BABACAN
Prof. Dr. Ivan BALTA Prof. Dr. Metin AYIŞIĞI Prof. Dr. Mehmet AYGÜN
Prof. Dr. Necdet HAYTA Prof. Dr. Nimetullah HAFIZ Prof. Dr. Rafet ÇAVUŞOĞLU
Prof. Dr. Reha SAYDAN Prof. Dr. Salim CÖHCE Prof. Dr. Serbo RASTODER Prof. Dr. Süleyman Turduyeviç KAYIPOV
Prof. Dr. Zeki TAŞTAN Doç. Dr. A. Menaf TURAN Doç. Dr. B. Cercis TANRITANIR
Doç. Dr. Ferit İZCİ Doç. Dr. M. Akif ARVAS
Doç. Dr. Suvat PARİN Doç. Dr. Tamer BALCI Doç. Dr. Tuncay ÖĞÜN Doç. Dr. Zafer KANBEROĞLU
Sekreterya/Secretary Ahmet KÖKLÜ
Murat ÇABAZ
Dizgi-Baskı/Print-Compasition
Baranoğlu Ofset Matbaacılık: (0432)215 94 06 VAN
Yazışma Adresi/Correspondence Address Yrd. Doç. Dr. Abdulaziz KARDAŞ
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü/VAN Tel: 0432 225 11 17- 0432 225 10 24 /2002- Fax:0432 225 10 52
İleti Adresi: http://www.yyusbedergisi.com/
Baskı Yılı/Date of Publication 2017
İÇİNDEKİLER / CONTENTS
11
25
33
55
77
89
109
119
133
ARKEOLOJİ/ARCHAEOLOGY Arş. Gör. Dr. Sabahattin ERDOĞAN
Minua (Şamram) Kanalı ve Tariria Bahçesi İlişkisi Üzerine Bir Değerlendirme An Evaluation on the Relationship Between Minua (şamram) Canal and Tariria Garden
DİL VE EDEBİYAT/LANGUAGE AND LITERATURE Yrd. Doç. Dr. Fırat YILDIZ
Iris Murdoch'ın Kesik Bir Baş'ında ve Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'ında Yanılsama Illusion in Iris Murdoch's a Severed Head and Oguz Atay's Tutunamayanlar Yrd. Doç. Dr. Metin EREN
Van Gölü Havzası Masallarının Estetik Biçimlenmesinde Kalıp, Tekrar ve Anlatıcı Formula, Repetition and Narrator In Aesthetics Forming of Van Lake Basin Folk Tales
Yrd. Doç. Dr. Soner İŞİMTEKİN
Furûğ Ferruhzâd ve Sylvia Plath'ın Şiirlerinde Kullanılan Esenliksiz Kelimeler Üzerine
On Dysphoric Words Used by Forugh Farrokhzad and Sylvia Plath in Their Poems
FELSEFE/ PHILOSOPHY Prof. Dr. Hasan ÇİÇEK
Milliyetçilik Karşıtı Söylem: Mevlana ve Habermas Discourse Against Nationalism: Rumi and Habermas İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER/ ECONOMIC AND ADMINISTRATIVE SCIENCES
Doç. Dr. M. Akif ARVAS Arş. Gör. Mustafa TORUSDAĞ
Causality Relationship Between Imports, Exports and Economic Growth: An Evaluation in Terms of Turkey and Five European Countries Öğr. Üyesi Serpil SEVİMLİ DENİZ
Doç. Dr. H. Eray ÇELİK
Trb2 Bölgesinde Kümelenme Potansiyeli Olan Sektörlerin Belirlenmesi Determination of Sectors Which Clustered Potential in Trb2 Region Öğr. Gör. Ayhan CESUR
Öğr. Gör. Mehmet Sadık ÇOBAN Gerilla Pazarlama
Guerrilla Marketing
İLAHİYAT / TEOLOGIE Prof. Dr. M. Şirin ÇIKAR
Modern Arap Romanında Türkiye İmajı: Subhi Fehmavi Örneği The Image of Turkey in Modern Arab Novel: Suphi Fehmavi Example
145
177
195
225
249
279
299
313
329
345
361 393
Yrd. Doç. Dr. Mahmut DÜNDAR
Eyyubi Dönemi Mısır Medreseleri Egyptian Madrasas in Ayyubid Era Egyptian Madrasas in Ayyubid Era
SANAT TARİH/ HISTORY ART Yrd. Doç. Dr. Ercan ÇALIŞ
Alanya Atatürk Evi ve Müzesi'nde Sergilenen Bir Grup Madeni Takı A Group of Metal Jewellery Displayed in Alanya Atatürk House and Museum Yrd. Doç. Dr. Oktay BAŞAK
Öğr. Gör. Ahmet BODAKÇİ
Mardin Mezar Taşlarından Lahit Formunda İki Örnek Two Samples in Sarcophagus Form from Mardin Gravestones
SOSYOLOJİ/ SOCIOLOGY Yrd. Doç. Dr. Mustafa GÜNERİGÖK Geç Modern Çağda Dinsel Bireycilik ve Kimlik
Religious Individualism and Identity in the Late Modern Age
TARİH/ HISTORY Prof. Dr. Serpil SÜRMELİ
Lozan Konferansı Sırasında Türk Gazeteciler ve İzlenimleri
Turkish Journalists and Their Impressions During the Lausanne Conference Yrd. Doç. Dr. Abdulaziz KARDAŞ
Cumhuriyet'in İlk Yıllarında Bitlis'teki Eğitim Durumuna Bir Bakış
In the Early Years of the Republic a Look at the Educational Situation in Bitlis Yrd. Doç. Dr. Rahmi TEKİN
XVII. Yüzyıldamüslim-Gayrimüslim İlişkileri (İstanbul Örneği) XVII. Müslim-gayrimüslim Relations in the Century (İstanbul Sample) Yrd. Doç. Dr. Ömer OBUZ
Fikrin Mürekkeple Sınavı: Mahmut Soydan'ın Kaleminden Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile Serbest Cumhuriyet Fırkası
Examination With Inkof Idea: From Mahmut Soydan's Pen Progressive Republic Party and Free Republican Party
Yrd. Doç. Dr. Pelin İSKENDER KILIÇ
Schneider Efendi: Osmanlı Hizmetinde Bir Levanten Schneider Efendi: A Levantine in Ottoman Service Arş. Gör. Vural ÖNTÜRK
Gaznelilerde Bir Şehzade Düşmanı: Hâcibü'l-Hüccâb Tuğrul Bozan An Princes Enemy of the Ghaznavids: Hâjibu'l-hujjâb Toghril Bozan Yrd. Doç. Dr. Güneş ŞAHİN
Dr. Öğrencisi Rıdvan SÜSLÜ
Ferit Melen'in Maliye Bakanlığı Günlerine Bir Bakış
An Overview of the Office Days of Former Minister Ferit Melen in the Ministry of Finance
Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
36. SAYI HAKEMLERİ / REVIEWERS OF THE 36 TH ISSUE
Prof. Dr. Metin AYIŞIĞI Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Prof. Dr. Mehmet AYGÜN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Prof. Dr. Mehmet Şirin ÇIKAR Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Prof. Dr. Zeki TAŞTAN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Doç. Dr. Abdullah DUMAN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Doç. Dr. Bekir KOÇLAR Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Doç. Dr. Hatice KALKAN Namık Kemal Üniversitesi
Doç. Dr. M. Akif ARVAS Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Doç. Dr. Cengiz ATLI Iğdır Üniversitesi
Doç. Dr. Gülsen BAŞ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Doç. Dr. Selma BAŞ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Doç. Dr. Zafer KANBEROĞLU Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Abdulaziz KARDAŞ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Abdulhadi TİMURTAŞ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Abdulkadir GÜMÜŞ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Abdullah OĞRAK Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Aydın GÖRMEZ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Ayşe ERTUŞ Hakkâri Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ahmet OĞUZ Karabük Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ahmet GÖKÇEN Muş Alparslan Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Bedrettin BASUĞUY Bingöl Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Bilcan GÖKÇE Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Bora YILMAZ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Emine CİHANGİR Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Fırat YILDIZ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Gülşen TORUSDAĞ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Güneş ŞAHİN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Haktan SEVİNÇ Iğdır Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Haluk YERGİN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Hamit AKTÜRK Namık Kemal Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Mahmut DÜNDAR Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet KULAZ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Metin EREN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Nevzat KELEŞ Bingöl Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ömer TOKUŞ Bingöl Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Ömer OBUZ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Recep DEMİR Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Raşit KOÇ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Tahir ZORKUL Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Tahsin KORKUT Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Veysi SEVİNÇLİ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Yunus KAPLAN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
HAKEMLERİMİZ / REFEREES Prof. Dr. Ahmet BURAN Fırat Üniversitesi
Prof. Dr. Abed Elrahim Azzam Mohammad MARASHDEH, Jadara Üniversitesi, Ürdün Prof. Dr. Ali J. Al-ALLAQ, el-Ain Üniversitesi, Birleşik Arap Emirlikleri Prof. Dr. Azmi SÜSLÜ Ankara Üniversitesi
Prof. Dr. Ali Fuat DOĞU Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Prof. Dr. Alfina SİBGATULLİNA Russian Academy of Sciences-Rusya Prof. Dr. Bayram KODAMAN Süleyman Demirel Üniversitesi Prof. Dr. Bedri SARICA Pamukkale Üniversitesi Prof. Dr. B. Kemal YEŞİLBURSA Uludağ Üniversitesi
Prof. Dr. Cesur PEHLEVAN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Prof. Dr. Erdal AYDOĞAN Atatürk Üniversitesi
Prof. Dr. Faruk ALAEDDİNOĞLU Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Prof. Dr. Faruq MAWASİ, Al Qasimi Academy, Filistin.
Prof. Dr. Ivan BALTA University of Osije- Hırvatistan Prof. Dr. Medhat Saad Mohamed ELGAYAAR, Zagazig Üniversitesi, Mısır Prof. Dr. Munjid Mustafa BAHJAT, International Islamic University, Malaysia.
Prof. Dr. Nimetullah HAFIZ Balkan Tarihi Araştırmaları Merkezi-Kosova Prof. Dr. Salim CÖHCE İnönü Üniversitesi
Prof. Dr. S. Esin DAYI Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. Gülay ÖĞÜN BEZER Marmara Üniversitesi Prof. Dr. Hasan BABACAN M. Akif Ersoy Üniversitesi Prof. Dr. İbrahim ÖZCOŞAR Mardin Artuklu Üniversitesi Prof. Dr. İsa YÜCEER Bitlis Eren Üniversitesi Prof. Dr. M. Salih ARI Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Prof. Dr. M. Şirin ÇIKAR Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Prof. Dr. Mehmet AYGÜN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Prof. Dr. Mehmet KUBAT İnönü Üniversitesi
Prof. Dr. Metin AYIŞIĞI Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Prof. Dr. Necdet HAYTA Gazi Üniversitesi
Prof. Dr. Necmettin ALKAN Karadeniz Teknik Üniversitesi Prof. Dr. Nevzat TARTI Akdeniz Üniversitesi
Prof. Dr. Öztürk EMİROĞLU Varşova Yunus Emre Enstitüsü-Polonya Prof. Dr. Rafet ÇAVUŞOĞLU Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
Prof. Dr. Recai KARAHAN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Prof. Dr. Reha SAYDAN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Prof. Dr. Resul ÖZTÜRK Atatürk Üniversitesi
Prof. Dr. Samı Alı JABBAR, Basra Üniversitesi-Irak
Prof. Dr. Serbo RASTODER University of Montenegro-Karadağ Prof. Dr. Serpil SÜRMELİ On Dokuz Mayıs Üniversitesi Prof. Dr. Selahattin SÖNMEZSOY Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Prof. Dr. Süleyman Turduyeviç KAYIPOV Sincan Pedagoji Üniversitesi-Çin Prof. Dr. Şakir GÖZÜTOK Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Prof. Dr. Şenol ÇELİK Balıkesir Üniversitesi Prof. Dr. Yakup CİVELEK Bartın Üniversitesi
Prof. Dr. Zeki TAŞTAN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Doç. Dr. Abdullah DUMAN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Doç. Dr. Abdulmecit CANATAK Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Doç. Dr. Adnan ÇEVİK Sıtkı Koçman Üniversitesi Doç. Dr. Bekir KOÇLAR Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
HAKEMLERİMİZ / REFEREES
Doç. Dr. Cem KAHYA Bayburt Üniversitesi Doç. Dr. Cengiz ATLI Iğdır Üniversitesi
Doç. Dr. Gülsen BAŞ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Doç. Dr. İsmail EYYUPOĞLU Atatürk Üniversitesi
Doç. Dr. Menaf TURAN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Doç. Dr. Mehmet DEMİRTAŞ Bitlis Eren Üniversitesi Doç. Dr. Mehmet PINAR Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Doç. Dr. Melih ERZEN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Doç. Dr. M. Salih MERCAN Bitlis Eren Üniversitesi Doç. Dr. M. Akif ARVAS Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Doç. Dr. Murat ÖZTÜRK Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Doç. Dr. Mustafa SARICA Pamukkale Üniversitesi Doç. Dr. Nihat ŞİMŞEK Gaziantep Üniversitesi Doç. Dr. Özer KÜPELİ Kâtip Çelebi Üniversitesi Doç. Dr. Sabri AZGÜN Atatürk Üniversitesi
Doç. Dr. Selma BAŞ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Doç. Dr. Tamer BALCI The University of Texas-ABD Doç. Dr. Tuncay ÖĞÜN Sıtkı Koçman Üniversitesi Doç. Dr. Vecihi SÖNMEZ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Doç. Dr. Zafer KANBEROĞLU Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Doç. Dr. Zekeriya NAS Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Abdulaziz KARDAŞ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Abdullah OĞRAK Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Abdulhadi TİMURTAŞ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Abdurrahim TUFANTOZ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet EYİM Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Aysun YARALI AKKAYA Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Arif GEZER Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Aydın GÖRMEZ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Bülent ALAN Mardin Artuklu Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. E. Yaşar DEMİRCİ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Ercan ÇAĞLAYAN Muş Alparslan Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Ercan ÇALIŞ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Ertuğrul ÇAVDAR Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Erkan AFŞAR Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Fatih GENCER Bitlis Eren Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Ferit İZCİ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Fırat YILDIZ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Güneş ŞAHİN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet KULAZ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet TOP Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Metin YILDIZ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. M. Halil ERZEN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. M. Nuri KARDAŞ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Nevzat KELEŞ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Nilgün BİLİCİ Atatürk Üniversitesi
Yrd. Doç. Dr. Oktay BAŞAK Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Osman AYTEKİN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Ömer DEMİRBAĞ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
HAKEMLERİMİZ / REFEREES
Yrd. Doç. Dr. Ramazan ÖZMEN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Rahmi TEKİN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Raşit KOÇ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Recep DEMİR Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Sait EBİNÇ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Sevda ERATALAY Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Veysi SEVİNÇLİ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Yalçın KARACA Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Yasin DOĞAN Kafkas Üniversitesi
Dr. Salih Ahmad ABDULVEHHAB Ezher Üniversitesi-Mısır
33
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi The Journal of Social Sciences Institute
tanımladığı bu duruma Atay tutunamama kavramını yakıştırmıştır. İki romanın başka ortak yönleri de vardır. Her iki romanın karakterleri burjuva sınıfındandır. Belli bir kültür seviyesinde olan, edebiyatla ve sanatla ilgili olan karakterlerdir. Murdoch’ın genel yaklaşımı olarak hemen hemen tüm romanlarında karakterlerinin yanılsamadan kurtulması durumu Kesik Bir Baş’ta da söz konusuyken, Atay’ın Tutunamayanlar’ın da yanılsamadan kurtulan karakterlere pek rastlanılmaz.
Kaynakça
Aksoy, N. (1989). Iris Murdoch, Felsefesi ve Sanatı, Marmara Üniversitesi Yayın No:462, İstanbul.
Antonaccio, M. (2000). Picturing the Human, The Moral Thought of Iris Murdoch, Oxford University Pres, Oxford.
Atay, O. (2017). Tutunamayanlar. Sinan Yayınları, İstanbul.
Balcı, Y. (2004). Oğuz Atay’ın Romanlarında Kahramanlar, Pamukkale Üni. Eğitim Fakültesi Dergisi, Denizli.
İşimtekin, S. (2016). Ebu’l-Kasım-i Lahuti’nin Gözüyle Maksim Gorki. Nüsha. Cilt XVI, Sayı: 42.
Kırkoğlu, S. R. (1989). Kesik Bir Baş, Önsöz, Ayrıntı Yayınevi, İstanbul.
Martin, P. (2007). Houses of Fiction: Iris Murdoch and Henry James, Editör: Anne Rowe. A Reassessment, Palgrave Macmillan Press, New York.
Moran, B. (2014). Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış -2-.
İletişim Yayınları, İstanbul.
Murdoch, I. (1989). Kesik Bir Baş, Ayrıntı Yayınları, İstanbul.
Murdoch, I. (2001). The Sovereignty of Good over other Concepts, Routledge Classics Press,London.
Murdoch, I. (1997). Ateş ve Güneş, Platon Sanatçıları Niçin Dışladı. Ayrıntı Yayınları, İstanbul.
Squires, C. (2005). A Just and Loving Gaze: Iris Murdoch’s Theory of the Novel, Philological Review.
Vice, S. (2007) The Ethics of Self-Concern, Iris Murdoch: , Editör: Anne Rowe. A Reassessment, Palgrave Macmillan Press, New York.
Yıldız, F. (2011). Iris Murdoch Yapıtlarında Yanılsama ve Gerçeklik. Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış doktora tezi. Van.
Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, The Journal of Social Sciences Institute
Sayı/Issue:36 – Sayfa / Page:
ISSN: 1302-6879 VAN/TURKEY Makale Bilgisi / Article Info
Geliş/Received: 02.08.2017 Kabul/Accepted: 27.09.2017
VAN GÖLÜ HAVZASI MASALLARININ ESTETİK BİÇİMLENMESİNDE KALIP, TEKRAR VE ANLATICI
FORMULA, REPETITION AND NARRATOR IN AESTHETICS FORMING OF VAN LAKE BASIN FOLK
TALES
Yrd. Doç. Dr. Metin EREN Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Öz Folklor çalışmalarının iki asırlık geçmişi vardır. Bu tarih aynı zamanda disiplinin çalışma alanları ve temel kavramları ile ilgili tartışmaların tarihidir. Folklor çalışmalarının başlangıcından sonra en köklü değişim halkbiliminin temel kavramlarının tanımlanmasında ciddi farklılaşmaların ortaya çıktığı 1960 ve sonrasında gerçekleşmiştir. Folklorun, bir kalıtlar ve kalıntılar ilmi olmaktan bu tarihlerde çıkmıştır. Toplumu teşkil eden tüm fertler folklorla ilintili kabul edilmiş ve folklor ürünleri de sözlü sanat başlığı altında incelenmeye başlamıştır. Bu değişimin diğer bir önemli yönünü, sözlü anlatının sadece metnini incelemeye dönük anlayışın yerini anlatıcı/dinleyici ve bunları çevreleyen şartlarıda içeren bağlamı incelemeye dönük çalışmalar oluşturur.
Sözlü kültür ürünlerinin en yaygınlarından olan masallar halkbilimcilerin yoğun olarak üzerinde inceleme yaptıkları türlerdendir. Türk halkbilimi alanında konuyla ilgili çalışmaların çoğunluğunu masal metinlerini derlemek ve farklı teorik çerçevelerde incelemek oluşturmaktadır.
Sözlü sanatın bir türü olarak masalın estetik yapısı ve bu yapıyı inşa eden anlatıcının bu yapının şekillenmesine etkisi ilgili çalışmalar oldukça sınırlıdır.
Bu çalışmada, Van Gölü Havzası’nı teşkil eden Van ve Bitlis yöresinden derlenen masallar kalıplar, tekrar ve anlatıcı yönlerinden
34 Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi The Journal of Social Sciences Institute incelenecektir. Bu unsurların masalın estetik şekillenmesindeki işlevleri
açıklanmaya çalışılacaktır.
Anahtar Kelimeler: Masal, Van Gölü Havzası, Kalıp, Tekrar, Anlatıcı
Abstract
Folklore studies had almost began two centuries ago. This date is also the date of the discussions on the subjects of the field and basic concepts of the discipline. After the beginning of the folklore studies, the most radical change occurred in 1960s and afterwards, when serious differences emerged in the definition and basic concepts of folklore. After this period, Folklore hasn't come to be seen as a scince examining only the remnants of the past.
Every individual who makes up the society are considered to be related to folklore, everyone is folk/folk is everyone, and folklore genres have begun to be examined under the title of oral art. Another important aspect of this change has been abandoned only to study the verbal text itself. Study the context gained importance in folklore studies.
Fairtales is the most common oral culture genre which folklorists conducts intensive researches on them. In the field of Turkish folklore, the majority of the studies related to the subject are carry out to collect tales texts and study them in different theoretical frameworks. Scientific studies concerning the aesthetic structure of fairytales as a kind of oral art are very limited. The influence of this narrator on the formation of oral culture products as the performer and creator of this oral art is very restricted.
In this study, folk tales colected from the Van and Bitlis provinces which they are in the Van Lake Basin will be examined in terms of their repetitive elements and influence of narrator on narrative. The functions of these elements in the aesthetic shaping of the fairy tale will be tried to be explained.
Keywords: Folk Tale, Van Lake Basin, Formula, Repetition, Narrator
1. AMAÇ VE KAPSAM
Sözlü bir anlatım türü olan masal1;metin, icra bakımlarından estetik bir hüviyete sahiptir. Masal anlatıcısı sıradan bir sözlü kültür aktarıcısı olmanın yanında, dinleyici ile etkileşim halinde olan bir sanatçıdır. Usta bir sanatçı olan icracı “masal anası” olarak adlandırılır vebu icracı hem sözlü metni şekillendirir hem de sözlü metni canlandırır. Bu estetik süreç, içinde bulunulan çevre ve insanlarla da etkileşimi içerir.2
1Masal, tarih boyunca yazılı olarak da sıklıkla işlenmiştir. Kelile ve Dimne, Binbir Gece Masalları, Ezop Masalları, Andersen Masalları bunun en yaygın bilinen örnekleri arasındadır.
2 Makalenin yazarı konuyla ilgili saha çalışmaları sırasında anlatıcı-dinleyici-metin- mesaj unsur ve süreçlerinin nasıl şekillendiğini gözlemlemiştir. Metnin ifade ettiği
35
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi The Journal of Social Sciences Institute
incelenecektir. Bu unsurların masalın estetik şekillenmesindeki işlevleri açıklanmaya çalışılacaktır.
Anahtar Kelimeler: Masal, Van Gölü Havzası, Kalıp, Tekrar, Anlatıcı
Abstract
Folklore studies had almost began two centuries ago. This date is also the date of the discussions on the subjects of the field and basic concepts of the discipline. After the beginning of the folklore studies, the most radical change occurred in 1960s and afterwards, when serious differences emerged in the definition and basic concepts of folklore. After this period, Folklore hasn't come to be seen as a scince examining only the remnants of the past.
Every individual who makes up the society are considered to be related to folklore, everyone is folk/folk is everyone, and folklore genres have begun to be examined under the title of oral art. Another important aspect of this change has been abandoned only to study the verbal text itself. Study the context gained importance in folklore studies.
Fairtales is the most common oral culture genre which folklorists conducts intensive researches on them. In the field of Turkish folklore, the majority of the studies related to the subject are carry out to collect tales texts and study them in different theoretical frameworks. Scientific studies concerning the aesthetic structure of fairytales as a kind of oral art are very limited. The influence of this narrator on the formation of oral culture products as the performer and creator of this oral art is very restricted.
In this study, folk tales colected from the Van and Bitlis provinces which they are in the Van Lake Basin will be examined in terms of their repetitive elements and influence of narrator on narrative. The functions of these elements in the aesthetic shaping of the fairy tale will be tried to be explained.
Keywords: Folk Tale, Van Lake Basin, Formula, Repetition, Narrator
1. AMAÇ VE KAPSAM
Sözlü bir anlatım türü olan masal1;metin, icra bakımlarından estetik bir hüviyete sahiptir. Masal anlatıcısı sıradan bir sözlü kültür aktarıcısı olmanın yanında, dinleyici ile etkileşim halinde olan bir sanatçıdır. Usta bir sanatçı olan icracı “masal anası” olarak adlandırılır vebu icracı hem sözlü metni şekillendirir hem de sözlü metni canlandırır. Bu estetik süreç, içinde bulunulan çevre ve insanlarla da etkileşimi içerir.2
1Masal, tarih boyunca yazılı olarak da sıklıkla işlenmiştir. Kelile ve Dimne, Binbir Gece Masalları, Ezop Masalları, Andersen Masalları bunun en yaygın bilinen örnekleri arasındadır.
2 Makalenin yazarı konuyla ilgili saha çalışmaları sırasında anlatıcı-dinleyici-metin- mesaj unsur ve süreçlerinin nasıl şekillendiğini gözlemlemiştir. Metnin ifade ettiği
Masalın estetik bir sözlü kültür ürünü olarak nasıl örüldüğü başlıbaşına detaylı olarak incelenmemiştir. Türün sahip olduğu hususiyetler bağlamında “formeller” masalla ilgili bilimsel çalışmalarda incelenmişse de formellerin coğrafî dağılımı, anlatıcılara bağlı olarak ne şekilde kullanıldığı gibi özellikler üzerinde durulmamıştır.3
Sözlü kültür ürünlerinin şekillenme sürecine dönük açıklayıcı yaklaşımlardan birisini sözlü kompozisyon teori teşkil eder. Bu teori, gelenek kaynaklı sözlü kültür ürünlerinin oluşum ve aktarımını izah etmeye dönük olduğu gibi estetik yapılanışına dair açıklamalar da sunar. Sözlü kompozisyon teori ve masal ilgisi, masal türünün nesir yapısı nedeniyle çok da dikkate alınmamıştır (Eren 2016). Bu olguya karşın sözlü kültür ürünlerinin tekrara dayanan yapısı halkbilim araştırmaları tarihinde araştırmacılarının oldukça erken dönemlerden itibaren dikkatini çekmiştir.4Şiir dışındaki yazılı metinlerde yerinde kullanılmayan tekrar bir kusurken sözlü gelenek ürünlerinde tekrar hem zorunludur hem de masalın esetetik bütünlüğünü sağlayan önemli unsurlardandır.
Sözlü kompozisyon teorinin temel varsayımlarını inşa eden Milman Parry sözlü birleştirmelerde kullanılan kelime gruplarının ortak ve tekrar eden özelliklerini ifade etmekte kullanılan “tekrarlar”,
“geleneksel epitetler”, “epik klişeler” ve “basmakalıp ifadeler”i
“Formula” kavramıyla karşılamıştır (Lord 1964: 30). Parry-Lord tarafından geliştirilen sözlü formül teori yazılı metin ve sözlü metin arasında temel farklılıkların ortaya çıkarıldığı ve sözlü kültüre dayalı bilincin işleyişinin detaylı olarak ortaya konulduğu incelemelere kapı aralamıştır. Sözlü kültür/yazılı kültür ve bilinç arasındaki bağlantı ile ilgili önemli çalışmalardan biri olan Walter J. Ong’un incelemesine göre (2007) sözlü kültürde düşünce zinciri yazılı kültürde olduğu gibi sabit metinler üzerinden denetlenemeyeceği için bir konu üzerine uzun boylu düşünmek iletişime bağlıdır. Bu nokta dikkate alınarak “birincil sözlü kültürlerde” üretilen fikirlerin kodlanması ve daha sonraki süreçlerde anımsanması “belleğe yardımcı olan, ağızdan çıkmaya hazır düşünce biçimleri” ile mümkün olacaktır. Sözlü kültürde belleğin yükünü azaltacak unsurlar ise “ritmik tekrarlar”, tezatlar, seslerin uyumu, sıfatların hatırlamayı güçlendiren yapısı, kalıpların anlatıdaki varlığıdır (Ong 2007: 49-50). Ong’un bu konudaki hükmü
anlam ve icranın niteliği ile ortamda bulunan kişiler arasında doğrudan bir ilinti vardır.
3 Pertev Naili Boratav’ın “Tekerleme” incelemesi bu değerlendirme için istisna teşkil etmektedir.
4 Konuyla ilgili detay için bkz. (Olrik 2003: 177), (Gray 1971: 289), (Eren 2016).
36 Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi The Journal of Social Sciences Institute
“uzun süreli ve sözlü temele dayalı düşünce, şiir kalıbına girmese bile ritm ağırlıklıdır (Ong 2007: 50) şeklindedir. Ong’un sözlü gelenek ve bu gelenekten kaynaklanan düşünce ve anlatımın özellikleri ile ilgili tespitleri arasında yancümle yerine ekleme, çözümleme yerine kümeleme, bol tekrarlı ya da “bereketli” (2007: 52-57) şeklindedir.
Masal/tekrar ilişkisi üzerine incelemesinde Gray, “sözlü edebiyat”
çerçevesinde yer alan tekrarların detaylı bir sınıflandırmasını yapar (1971: 296).
Formül teorisini nesir olarak düzenlenen Türk halk anlatılarına uygulamaya çalışan isimlerden Başgöz “tüm tekrarlanan cümlelerin formül olarak kabul edilemeyeceği(ni)” belirtir ve gündelik hayat içerisinde kullanılan kimi kalıplar(ın); ancak sanatsal bir kullanıma sahip ol(maları halinde) formül ifade niteliği kazan(acağını) (1982:
28) belirtir. Başgöz’ün bu konuyla ilgili verdiği örneklerden birisi şudur:“Allaha ismarladik sizi / duadan unutmayin bizi / inşallah gene görürük birbirimizi/.” (1982: 29). Günlük hayatta sıklıkla kullanılan kimi söz kalıpları anlatı içerisinde belli bir bağlamda ve bir dizi içerisinde kullanıldığında formül nitelik kazanıyor. Bu niteliği kazanmasında diğer bir etken ise ifadelerin gösterdiği ölçülülüktür.
Yazar, bu çalışmada masallardaki kalıp ifade tekrarlarına odaklanacaktır. Bu tekrarların sözlü gelenek metninin estetiğini inşa eden yönlerine değinilecektir. Bu incelemede metnin estetik inşasının anlatıcıya bağlı doğası da değerlendirilecektir. Sözlü kültür metni geleneğin belirlediği özelliklere sahipse de bu niteliklerin icrada görünür olması anlatıcı ile birebir bağlantılıdır. Bu incelemenin örneklem çekirdeğini Van Gölü havzası masalları oluşturacaktır.
Sınırlı da olsa Anadolu sahası Türk masalları örneklerinden de değerlendirmelerde yararlanılacaktır.Konunun genişliği ve karmaşıklığı dikkate alınarak örneklem sınırlı tutulacaktır.Çalışmada başvurulucak iki masal çalışması Van yöresi masallarından oluşmaktadır. Bu çalışmalardan ilki 1995 tarihli ve Yılmaz Önay’ın doktora tezidir.5 Önay’ın çalışmasında kaynak kişiler ve anlattıkları masallar belirtilmiş olsa da kaynak kişiler, özel yaşamları ve masal anlatıcılarının kişisel ve kültürel geçmişi hakkında bilgi verilmemiştir.
Van yöresi masal geleneğini inceleyen ikinci çalışma Handan Kasımoğlu’nun doktora tezidir. Bu çalışmada araştırmacı masal anlatma geleneğini besleyen kültürel arkaplanla birlikte anlatıcıların gelenek içerisindeki yerine de geniş olarak yer vermiştir. Bitlis masalları ile ilgili olarak makale yazarının yüksek lisans çalışması kullanılmıştır. Bu çalışmada masal anlatma geleneği ve anlatıcılarla
5 Anılan çalışmaların bibliyografik künyesine kaynakça kısmında yer verilmiştir.
37
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi The Journal of Social Sciences Institute
“uzun süreli ve sözlü temele dayalı düşünce, şiir kalıbına girmese bile ritm ağırlıklıdır (Ong 2007: 50) şeklindedir. Ong’un sözlü gelenek ve bu gelenekten kaynaklanan düşünce ve anlatımın özellikleri ile ilgili tespitleri arasında yancümle yerine ekleme, çözümleme yerine kümeleme, bol tekrarlı ya da “bereketli” (2007: 52-57) şeklindedir.
Masal/tekrar ilişkisi üzerine incelemesinde Gray, “sözlü edebiyat”
çerçevesinde yer alan tekrarların detaylı bir sınıflandırmasını yapar (1971: 296).
Formül teorisini nesir olarak düzenlenen Türk halk anlatılarına uygulamaya çalışan isimlerden Başgöz “tüm tekrarlanan cümlelerin formül olarak kabul edilemeyeceği(ni)” belirtir ve gündelik hayat içerisinde kullanılan kimi kalıplar(ın); ancak sanatsal bir kullanıma sahip ol(maları halinde) formül ifade niteliği kazan(acağını) (1982:
28) belirtir. Başgöz’ün bu konuyla ilgili verdiği örneklerden birisi şudur:“Allaha ismarladik sizi / duadan unutmayin bizi / inşallah gene görürük birbirimizi/.” (1982: 29). Günlük hayatta sıklıkla kullanılan kimi söz kalıpları anlatı içerisinde belli bir bağlamda ve bir dizi içerisinde kullanıldığında formül nitelik kazanıyor. Bu niteliği kazanmasında diğer bir etken ise ifadelerin gösterdiği ölçülülüktür.
Yazar, bu çalışmada masallardaki kalıp ifade tekrarlarına odaklanacaktır. Bu tekrarların sözlü gelenek metninin estetiğini inşa eden yönlerine değinilecektir. Bu incelemede metnin estetik inşasının anlatıcıya bağlı doğası da değerlendirilecektir. Sözlü kültür metni geleneğin belirlediği özelliklere sahipse de bu niteliklerin icrada görünür olması anlatıcı ile birebir bağlantılıdır. Bu incelemenin örneklem çekirdeğini Van Gölü havzası masalları oluşturacaktır.
Sınırlı da olsa Anadolu sahası Türk masalları örneklerinden de değerlendirmelerde yararlanılacaktır.Konunun genişliği ve karmaşıklığı dikkate alınarak örneklem sınırlı tutulacaktır.Çalışmada başvurulucak iki masal çalışması Van yöresi masallarından oluşmaktadır. Bu çalışmalardan ilki 1995 tarihli ve Yılmaz Önay’ın doktora tezidir.5 Önay’ın çalışmasında kaynak kişiler ve anlattıkları masallar belirtilmiş olsa da kaynak kişiler, özel yaşamları ve masal anlatıcılarının kişisel ve kültürel geçmişi hakkında bilgi verilmemiştir.
Van yöresi masal geleneğini inceleyen ikinci çalışma Handan Kasımoğlu’nun doktora tezidir. Bu çalışmada araştırmacı masal anlatma geleneğini besleyen kültürel arkaplanla birlikte anlatıcıların gelenek içerisindeki yerine de geniş olarak yer vermiştir. Bitlis masalları ile ilgili olarak makale yazarının yüksek lisans çalışması kullanılmıştır. Bu çalışmada masal anlatma geleneği ve anlatıcılarla
5 Anılan çalışmaların bibliyografik künyesine kaynakça kısmında yer verilmiştir.
ilgili detaylı bir bilgi verilmemiştir. Araştırmacının kişisel gözlemleri bu incelemede bir değerlendirme unsuru olarak kullanılmıştır.
2. KALIP İFADE OLARAK SELAMLAŞMA SÖZLERİ VE KARŞILAŞMA SAHNELERİ
Gündelik Türk halk hayatının en sık kullanılan selamlaşma kalıplarından biri olan “selamun aleyküm / aleyküm ve selam”kalıbı masallarda da yoğun olarak kullanılır. Günlük yaşamın sıradan bir unsuru olarak kullanılan selamlaşma ifadeleri sözlü anlatının kendisine has dünyasında anlatımın tekdüzeliğinikıran estetik bir işlev kazanır. Anlatının sözlü oluşu bu ifadeyi monoton metinsel bir tekrardan çıkarır, karşılıklı konuşmaya dayanan dinamik bir yapıya kavuşturur. Bu durum yazıya dökülmüş metnin akışında tespit edilebiliyorsa da, icranın kendisinin belirleyici olduğu dikkate alınmalıdır. Bu kalıbın kullanımı da farklılıklar gösterir:
a-) “Selamunaleyküm / Aleyküme selam.”6
b-) Örneklerin bir kısmında ise selamlaşma ifadeleri ünvan, lakap ve isimlereklenerek kullanılır.
Selamünaleyküm Hoca Efendi (Önay 1995: 412), Selamünaleyküm Çifci Baba (Önay 1995: 460). Bu örneklerin anlatıcıları
“Esselamünaaleyküm, padişahım!
- Vealeykümselam, deliġanli!” (Kasımoğlu 2010: 496, 500, 501).
c-) Kelime ve ses tekrarları bu kullanımların bir kısmında diğer örneklere göre oldukça belirgindir.
“Oraya gidiyor: "Selamün aleyküm." diyor.
Müslüman taraf:
Aleyküm selam,diyor.” (Günay 1975: 375).
“Didi:
- Selamünaleyküm!
- Aleykümesselam!
Didi (Kasımoğlu 2010: 358).
“Diyi:
- Selamünaleyküm!
Diyi:
- Aleykümesselaaam.” (Kasımoğlu 2010: 460).
6 Günay 1975: 330, 355, 357, 435, 515; Sakaoğlu 2002: 308, 368, Eren 2001: 207, 310, 228, 254; 260, 302, 316, 317, 353; Kasımoğlu 2010: 508, 522, 524, 534, 573, 616, 617, 677; Önay 1995: 329, 409, 460, 469, 477; Kumartaşlıoğlu 2006: 269, 338, 360, 370; Bakırcı 2000: 258, 282, 284, 309, 327, 340.
38 Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi The Journal of Social Sciences Institute
d-) Masall anlatıcılarının bir kısmına özgü olmak üzere Saim Sakaoğlu’nun Gümüşhane-Bayburt Masalları çalışmasında isim, lakap ve uyaklarla zenginleştirilmiş selamlaşma örnekler de tespit edilmektedir:
"Selamünaleyküm dağları tartan."
Ve aleykümselam Avcı Hasan'ın oğlu Avcı Mehmet." (2002:
293)
"Selamün aleyküm yer dinleyen.
Ve aleykümselam Avcı Hasan'ın oğlu Avcı Mehmet." (2002:
293 "Selamün aleyküm araz yutan.
Ve aleykümselam Avcı Hasan'ın oğlu Avcı Mehmet." (2002:
294)
Mehmet Özçelik’in Afyon masalları konulu çalışmasında da benzer örnekler bulunmaktadır:
"Selamünaleyküm pir-i pişman!"
Aleykümselam, evladı kendine düşman." (1993: 692).
Handan Kasımoğlu’nun Van masalları incelemesindekaynak kişi Muhittin Sadık’tan derlenen masallarda da kendisine has selamlaşma örnekleri vardır:
“Melikşah dedi:
Esselamünaleyküm, ya taht!
Tahtan ses geldi:
Vealeykümselam” (2010: 528, 538, 558).
Günlük hayat ifadelerinin anlatıda estetik bir işlev görecek şekilde kullanıldığı örneklerden biri de “hoş geldin, sefa geldin”
"Selamünaleyküm."
Aleykümselam enişte, hoş geldin, sefa geldin.” (Sakaoğlu 2002: 308, 309, 310)
e-) Van masallarında ve bazı halk hikayelerinde, özellikle, padişahların huzuruna çıkarken kullanılan bir selamlama şekli de bir kalıp içerisinde ifade edilmektedir: “Gidiler padişahın huzurunda; çoban yedi yerde temenna edi, sekizinci el pençe duri. Usul eledir. Yedi temenna, sekiz el pençe.”
(Kasımoğlu: 552), “Yeddi yerde temenna, sekizinde el pençe; Mir’in elini öpi, geri çekili, otiri.” (Kasımoğlu: 612, 613, 616, 618).7
7 Bu kalıp destan, halk hikayesi, türkü gibi sözlü kültür ürünlerinde de tespit edilebilmektedir.
“Çora'ya haber gider. Çora, Tasmalı Ker'e binip Han'ın sarayına gider. Yedi yerde temenna eder, sekizincide Han'ın elini öper.” (Doğan Kaya, Türk Kültürü, Yıl XXXVI, S. 425, 9.1998, s. 555-559).
39
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi The Journal of Social Sciences Institute
d-) Masall anlatıcılarının bir kısmına özgü olmak üzere Saim Sakaoğlu’nun Gümüşhane-Bayburt Masalları çalışmasında isim, lakap ve uyaklarla zenginleştirilmiş selamlaşma örnekler de tespit edilmektedir:
"Selamünaleyküm dağları tartan."
Ve aleykümselam Avcı Hasan'ın oğlu Avcı Mehmet." (2002:
293)
"Selamün aleyküm yer dinleyen.
Ve aleykümselam Avcı Hasan'ın oğlu Avcı Mehmet." (2002:
293 "Selamün aleyküm araz yutan.
Ve aleykümselam Avcı Hasan'ın oğlu Avcı Mehmet." (2002:
294)
Mehmet Özçelik’in Afyon masalları konulu çalışmasında da benzer örnekler bulunmaktadır:
"Selamünaleyküm pir-i pişman!"
Aleykümselam, evladı kendine düşman." (1993: 692).
Handan Kasımoğlu’nun Van masalları incelemesindekaynak kişi Muhittin Sadık’tan derlenen masallarda da kendisine has selamlaşma örnekleri vardır:
“Melikşah dedi:
Esselamünaleyküm, ya taht!
Tahtan ses geldi:
Vealeykümselam” (2010: 528, 538, 558).
Günlük hayat ifadelerinin anlatıda estetik bir işlev görecek şekilde kullanıldığı örneklerden biri de “hoş geldin, sefa geldin”
"Selamünaleyküm."
Aleykümselam enişte, hoş geldin, sefa geldin.” (Sakaoğlu 2002: 308, 309, 310)
e-) Van masallarında ve bazı halk hikayelerinde, özellikle, padişahların huzuruna çıkarken kullanılan bir selamlama şekli de bir kalıp içerisinde ifade edilmektedir: “Gidiler padişahın huzurunda; çoban yedi yerde temenna edi, sekizinci el pençe duri. Usul eledir. Yedi temenna, sekiz el pençe.”
(Kasımoğlu: 552), “Yeddi yerde temenna, sekizinde el pençe; Mir’in elini öpi, geri çekili, otiri.” (Kasımoğlu: 612, 613, 616, 618).7
7 Bu kalıp destan, halk hikayesi, türkü gibi sözlü kültür ürünlerinde de tespit edilebilmektedir.
“Çora'ya haber gider. Çora, Tasmalı Ker'e binip Han'ın sarayına gider. Yedi yerde temenna eder, sekizincide Han'ın elini öper.” (Doğan Kaya, Türk Kültürü, Yıl XXXVI, S. 425, 9.1998, s. 555-559).
Kasımoğlu’nun anlatıcılarından Faik Koç tarafından yukarıdaki ifadeler sıklıkla kullanılmıştır. Kasımoğlu, Faik Koç ile ilgili verirken Faik Koç’un, çalışmasına katkı sunan Rukiye Çalışkan ve Huriye Koç’un erkek kardeşi olduğunu belirtir. Faik Koç’un “kişilik olarak son derece sıcak alçak gönüllü ve saygılı olmasının yanında iletişimsel ve söylem özellikleriyle kendine özgü bir tarzı olduğunu” belirtir. Faik Koç, aynı zamanda yörede sözlü kültürün yaşamasında ve geleceğe aktarılmasında etkili olan “Divanhane” kültürü içerisinde yetişmiş olduğu için hafızasında çok sayıda menkıbe ve masal gibi sözlü geleneğe pek çok sözlü kültür ürünü bulunduğunu belirtir (Kasımoğlu 2010: 227).
3. ŞAŞKINLIK BİLDİREN SÖZ GRUPLARI
İncelenen masallarda şaşkınlık bildiren bazı ünlemler belli durumlarda tekrar edilir. Bitlis masallarında bu özelliği gösteren tekrarlardan biri şu şekildedir:
“Yoh yoh.”
“He vallah”
Bu ifade Bitlis masallarında aynı bağlamlarda, farklı birçok masalda da kullanılmaktadır. Bu masallardan biri İkram Taş isimli kaynak kişiye aittir ve bu ifade bu kaynak kişinin tek bir masal metninde beş kez aynı işlevle tekrarlanmaktadır (Eren 2001: 202, 203, 204, 205).
Bitlis masallarında bu ifadenin kullanıldığı farklı kaynak kişilere ait masal metinleri de vardır. Bu ifadeleri anlatımında kullanan kaynak kişilerden birisi de Şemsettin Ersen’dir (Eren 2001: 206, 213, 272, 273, 275, 307, 309, 310, 311, 313, 327, 329). Bu ibareleri anlatımında kullanan bir üçüncü kaynak kişi Abdullah Bilgin’dir (222, 230). Bu örneklerin yanında bu ifadeleri benzer bir işlev ve etkiyi uyandıracak şekilde kullanan örnekler belirlenememiştir.
4. ÇARESİZLİK BİLDİREN KALIP BİR SÖZ GRUBU Masalların bir kısmında çaresizlik, bazı masallarda şaşkınlık bildiren, tekrarlanma sıklığı bakımından da kalıp söz özelliği gösteren, diğer ifadelere göre daha dikkat çeken söz gruplarından biri
“havar(hevar) medet” kullanımıdır.
http://www.turkudostlari.net/soz.asp?turku=3848 / 15.08.2017 tarihinde saat 11:44’te erişim sağlanmıştır.
Kısmet olsa varsam yarin yanına
Hem taş ile toprağından bus etsem
Varsam yedi yerde kılıp temenna
Sekizinci ayağından bus etsem. (Âşık Şimalî)
40 Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi The Journal of Social Sciences Institute
Bir adamın, aklından geçmezken, kullandığı bir sözcük sonucunda bir dev ortaya çıkar. Dev, adamdan kendisini çağırma nedenini sorunca da telaşlanır ve “Hevar medet men çağırmamişam.” der. Dev bunun üzerine adamdan bir kızını kendisine vermesini isteyincetekrar,
“Hevar medet men kızımi nasıl verirem sana.” şeklinde cevap verir (Eren 2001: 243). Şehzade, babasına sıkıntı verdiği adamın kızıyla evlenir. Kız gerdek gecesi kendisini dolaba kilitler ve çıkmayacağını söyler. Şehzadenin tepkisi “Hevar, medet” şeklindedir (Eren 2001:273). Bir kızın komutanları olmasını kabullenemeyen askerler isyan edip taleplerini iletince padişahın yeğeninin tepkisi “Hevar medet” şeklinde olur (Eren 2001: 306). Mirza Mehmet, kardeşlerini taşa çeviren “Piri Nene”yi tehdit eder. İhtiyar kadın “Hevar medet”
ibaresiyle kardeşlerin yerini bilmediğini belirtir (Eren 2001: 325). Bir masalda ise şaşkınlık ifadesi olarak kullanılır (Eren 2001: 364). Bu kullanımların çoğu Şemsettin Ersan’dan derlenen masallardadır.
Oğlunun sıradışı isteğine karşı annenin ilk tepkisi “hay havar, hay medet!” şeklindedir (Kasımoğlu 2010: 405).Van masallarında benzer kullanım aynı bağlam içerisinde tespit edilmektedir. Padişah, sorduğu soruları bilmediği taktirde vezirini ölümle tehdit eder. Vezirin ilk tepkisi “Hay havar, hay medet!” şeklindedir (Kasımoğlu 2010:395).
Kasımoğlu’ndan alınan örnekler anlatıcılardan Kasım Çiçek’e aittir.
Kasım Çiçek, anlattığı masallarda nazmı da kullanan anlatıcılardandır (Kasımoğlu: 424). Kasımoğlu, Kasım Çiçek’i bilinçli bir anlatıcı ve derleme yaptığı yöredeki sözlü kültürün güçlü etkisini gösteren bir kaynak kişi olarak tasvir eder (Kasımoğlu: 200-206).
Bu ifadeye ait kullanım Muş masallarında değişik bir kalıp içerisinde ifade edilmektedir: “Eman(aman) hevar” (Yavuz 2006: 158, 160, 166, 186, 191, 193).
Bu kalıp ifadenin kullanımına diğer yöre masallarında rastlanılmamaktadır.
5. PADİŞAHA BİR HİTAP KALIBI OLARAK
“PADİŞAHIM SAĞ OLSUN”
Anlatıda padişaha hitabın kalıp özellik gösterdiği örneklerden biri “Padişahım sağ olsun.”dur. Masal metinlerinde kullanılan dilin betimlemeler bakımından çok da işlenmiş bir birikim göstermemesi kendisini hitaplarda da gösterir. Bu anlamda “padişahım sağ olsun”
hitabı halkın yöneticiye tazimini ifade eden bir kalıptır. Bu kullanımın tespit edildiği masal metinleri şu şekildedir:
“Söyle, padişahım sağ olsun.”, “Tamam, padişahım sağ olsun.” (Eren 2001: 271, 272). Bu ifadeler metnin bağlamı bakımından değerlendirildiğinde konuşmanın akışına eklenmiş ifadelerdir. Bitlis
41
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi The Journal of Social Sciences Institute
Bir adamın, aklından geçmezken, kullandığı bir sözcük sonucunda bir dev ortaya çıkar. Dev, adamdan kendisini çağırma nedenini sorunca da telaşlanır ve “Hevar medet men çağırmamişam.” der. Dev bunun üzerine adamdan bir kızını kendisine vermesini isteyincetekrar,
“Hevar medet men kızımi nasıl verirem sana.” şeklinde cevap verir (Eren 2001: 243). Şehzade, babasına sıkıntı verdiği adamın kızıyla evlenir. Kız gerdek gecesi kendisini dolaba kilitler ve çıkmayacağını söyler. Şehzadenin tepkisi “Hevar, medet” şeklindedir (Eren 2001:273). Bir kızın komutanları olmasını kabullenemeyen askerler isyan edip taleplerini iletince padişahın yeğeninin tepkisi “Hevar medet” şeklinde olur (Eren 2001: 306). Mirza Mehmet, kardeşlerini taşa çeviren “Piri Nene”yi tehdit eder. İhtiyar kadın “Hevar medet”
ibaresiyle kardeşlerin yerini bilmediğini belirtir (Eren 2001: 325). Bir masalda ise şaşkınlık ifadesi olarak kullanılır (Eren 2001: 364). Bu kullanımların çoğu Şemsettin Ersan’dan derlenen masallardadır.
Oğlunun sıradışı isteğine karşı annenin ilk tepkisi “hay havar, hay medet!” şeklindedir (Kasımoğlu 2010: 405).Van masallarında benzer kullanım aynı bağlam içerisinde tespit edilmektedir. Padişah, sorduğu soruları bilmediği taktirde vezirini ölümle tehdit eder. Vezirin ilk tepkisi “Hay havar, hay medet!” şeklindedir (Kasımoğlu 2010:395).
Kasımoğlu’ndan alınan örnekler anlatıcılardan Kasım Çiçek’e aittir.
Kasım Çiçek, anlattığı masallarda nazmı da kullanan anlatıcılardandır (Kasımoğlu: 424). Kasımoğlu, Kasım Çiçek’i bilinçli bir anlatıcı ve derleme yaptığı yöredeki sözlü kültürün güçlü etkisini gösteren bir kaynak kişi olarak tasvir eder (Kasımoğlu: 200-206).
Bu ifadeye ait kullanım Muş masallarında değişik bir kalıp içerisinde ifade edilmektedir: “Eman(aman) hevar” (Yavuz 2006: 158, 160, 166, 186, 191, 193).
Bu kalıp ifadenin kullanımına diğer yöre masallarında rastlanılmamaktadır.
5. PADİŞAHA BİR HİTAP KALIBI OLARAK
“PADİŞAHIM SAĞ OLSUN”
Anlatıda padişaha hitabın kalıp özellik gösterdiği örneklerden biri “Padişahım sağ olsun.”dur. Masal metinlerinde kullanılan dilin betimlemeler bakımından çok da işlenmiş bir birikim göstermemesi kendisini hitaplarda da gösterir. Bu anlamda “padişahım sağ olsun”
hitabı halkın yöneticiye tazimini ifade eden bir kalıptır. Bu kullanımın tespit edildiği masal metinleri şu şekildedir:
“Söyle, padişahım sağ olsun.”, “Tamam, padişahım sağ olsun.” (Eren 2001: 271, 272). Bu ifadeler metnin bağlamı bakımından değerlendirildiğinde konuşmanın akışına eklenmiş ifadelerdir. Bitlis
masalları dışında da bu kalıp kullanılmaktadır.8 Kasımoğlu’nun çalışmasında anlatıcılar Kasım Çiçek, Huriye Koç, Muhittin Sadık, Hafize Kurşun, Rukiye Çalışkan’ın masallarında bu kalıplar kullanılmıştır. Bu anlatıcılardan da Hafize Kurşun’un anlatılarında bu ifade yoğun olarak kullanılmıştır.
6. İZAH EDİCİ BİR SÖZ KALIBI OLARAK “HAL MESELE BÖYLE”
Bazı kalıplar anlatıdaki tekrarın önüne geçmek için kullanılır.
İncelemeye konu olan kalıp nüans göstermekle birlikte önemli ölçüde aynıdır. Farklı yöre masallarında belirlenen kullanımlar detaylandırılmak yerine sayfa numaraları verilerek belirtilecektir: “Hal mesele böyle” (Eren 2001: 248, 299 , 315, 327, 341, 354 , 362), (Kasımoğlu 2010: 334, 374, 448, 460, 465, 536-543), “hal hikaye bele” (Kasımoğlu 2010: 620, 691, 692, 702, 725, 753, 755), “Valla, işte hal, mesele bele” (Kasımoğlu 2010: 692, 698, 713), "(Vallah) hal mesele bele” (Önay 1995: 250, 254, 292, 297, 298, 305, 319, 335, 340, 473, 481, 483, 488, 530, 550), "Vallahi hal mesele beleyken bele."(Önay 1995: 294, 298), “Böyle böyle” (Sakaoğlu 2002: 282, 292, 295, 297, 309, 318, 401, 411, 417, 448, 452, 462, 482, 483, 492, 509, 512, 521), (Günay 1975: 277, 281, 283, 298, 301, 308, 315, 340, 354, 356, 357)
Bu kalıbın diğer yöre masallarında kullanımına farklı şekillerde rastlanmıştır. İfadelerin kullanım benzerliği sınırlı olduğu için örnekler verilmemiştir.
7. MASAL İÇİ TEKRARLAR
Masal, tekrarlarla örülü bir anlatıdır. Bu tekrarlar farklı şekillerde anlatı içerisinde işlev kazanır. Motif tekrarları, formeller, farklı kalıp sözler yanında masallarda en sık tespit edilen tekrar öğesi masal içinde benzer durumların aynı sözlerle yinelenmesidir.
Anlatının sözlü doğası dikkate alındığında bu tekrarlar anlatıya daha dinamik bir özellik sağladığı gibi anlatıcının hafıza yükünü de azaltacak bir özellik gösterir. Bu tekrarlarr masal anlatımını ritmik ve
8 Bu kalıbın kullanımını şu çalışmalarda da yoğun olarak tespit edilmiştir: Saim Sakaoğlu’nun Bayburt-Gümüşhane masalları incelemesindeki örnekler şu şekildedir:
(Sakaoğlu 2002: 292, 304, 309, 313, 314, 316, 354, 355, 364, 385, 397, 402, 411, 412, 414). (Seyidoğlu 1999: 51, 80, 85, 93, 105, 106, 108, 110, 125, 131, 139, 140, 186, 196, 200, 206, 223, 224, 268, 269, 291, (Ayyıldız 1999: 209, 239, 243, 371). (Önay 1995: 372, 374, 377, 378, 394, 412, 414, 416, 429, 433, 493).(Kasımoğlu 2010: 372, 414, 415, 424, 463, 464, 466, 469, 470, 471, 474, 489, 499, 626, 635, 649, 650, 671, 681, 764). Bu bulgular verilerin sınırlı bir coğrafi alana ait olduğunu da gösterir.
42 Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi The Journal of Social Sciences Institute
sözel açıdan canlı kılmaktadır. Bu husus birkaç örnekle somutlaştırılacaktır.
“Gıdgıdi! Mecmeci!
Arpacıḫ! Torbacıḫ!
Aç ġapıyi, men geldim.
Galağan yedim, ġarnim toḫ;
südügen yedim, südüm çoḫ.
Ġulağımda su getdim, Buynuzumda ot getdim.
Aç ġapiyi men geldim.” (Kasımoğlu 2010: 333).
Bu örnek, yukarıda anılan anlatıcılardan Faik Koç’a aittir.
Ölçülü ve kafiyeli tekrarlar dışında gündelik konuşmanın düz yapısını kullanan tekrarlar da çok sayıdadır. Aşağıdaki bölümde kullanılan örnekler anlatıcı Kasım Çiçek’ten derlenen metinlerden alınmıştır.
Anlatıcının metnin estetik düzenlenmesindeki etkisi açıktır:
“- Gıtmenço Allah’in ġatına erdin, sen bizi bu dertten ġutardın. Senin muradin ne? Sen muradin verek!
Didi: - Muradim; bu vilayetten başka vilayete geçirin, te o ġadder.
Ondan meni Bitlis’e götürin.” (Kasımoğlu 2010: 365).
“- Gıtmenço! Muradin ne varsa senin muradın verek, isteğin neyse verek?
- He valla, menim isteğim heç yoḫtur. Meni bu vilayetten geçirin öbür vilayete; men gidim, sahıpsız getmiyim.” (Kasımoğlu 2010: 367).
“- Valla, Gıtmenço Allah’in hatırına ver! Ne istersen senin marazın verek, ne diyisen?
- Heç men bir şey istemirem. Eyle, meni bu vilayetten diğer vilayete götürin.” (Kasımoğlu 2010: 368).
Bu düzenli tekrarlarda bazı ekleme ve değiştirmelerin varlığı anlatının bu kısmının bütünüyle ezberlenmiş bir metin olmaktan çok sözlü anlatının dinamizmine uygun kısmi değişiklikleri belirgin kılması anlamında önemlidir.
Handan Kasımoğlu’nun Van masalları üzerine yaptığı inceleme zengin bir sözlü içeriğe sahiptir. Anlatıların sahip olduğu ritmik tekrarlar ilgili masalları bu inceleme için ideal örnekler haline getirir.
Aşağıdaki ifadelerden örülü karşılıklı konuşma masal içerisinde üç defa geçmektedir.
“Gece yatti, baḫti ġuş geldi pencerenin üzerine!
- Hublaaar!
Dedi:
43
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi The Journal of Social Sciences Institute
sözel açıdan canlı kılmaktadır. Bu husus birkaç örnekle somutlaştırılacaktır.
“Gıdgıdi! Mecmeci!
Arpacıḫ! Torbacıḫ!
Aç ġapıyi, men geldim.
Galağan yedim, ġarnim toḫ;
südügen yedim, südüm çoḫ.
Ġulağımda su getdim, Buynuzumda ot getdim.
Aç ġapiyi men geldim.” (Kasımoğlu 2010: 333).
Bu örnek, yukarıda anılan anlatıcılardan Faik Koç’a aittir.
Ölçülü ve kafiyeli tekrarlar dışında gündelik konuşmanın düz yapısını kullanan tekrarlar da çok sayıdadır. Aşağıdaki bölümde kullanılan örnekler anlatıcı Kasım Çiçek’ten derlenen metinlerden alınmıştır.
Anlatıcının metnin estetik düzenlenmesindeki etkisi açıktır:
“- Gıtmenço Allah’in ġatına erdin, sen bizi bu dertten ġutardın. Senin muradin ne? Sen muradin verek!
Didi: - Muradim; bu vilayetten başka vilayete geçirin, te o ġadder.
Ondan meni Bitlis’e götürin.” (Kasımoğlu 2010: 365).
“- Gıtmenço! Muradin ne varsa senin muradın verek, isteğin neyse verek?
- He valla, menim isteğim heç yoḫtur. Meni bu vilayetten geçirin öbür vilayete; men gidim, sahıpsız getmiyim.” (Kasımoğlu 2010: 367).
“- Valla, Gıtmenço Allah’in hatırına ver! Ne istersen senin marazın verek, ne diyisen?
- Heç men bir şey istemirem. Eyle, meni bu vilayetten diğer vilayete götürin.” (Kasımoğlu 2010: 368).
Bu düzenli tekrarlarda bazı ekleme ve değiştirmelerin varlığı anlatının bu kısmının bütünüyle ezberlenmiş bir metin olmaktan çok sözlü anlatının dinamizmine uygun kısmi değişiklikleri belirgin kılması anlamında önemlidir.
Handan Kasımoğlu’nun Van masalları üzerine yaptığı inceleme zengin bir sözlü içeriğe sahiptir. Anlatıların sahip olduğu ritmik tekrarlar ilgili masalları bu inceleme için ideal örnekler haline getirir.
Aşağıdaki ifadelerden örülü karşılıklı konuşma masal içerisinde üç defa geçmektedir.
“Gece yatti, baḫti ġuş geldi pencerenin üzerine!
- Hublaaar!
Dedi:
- Ne var?
- Şahi, mahi?
Dedi:
- İran şahi!
- Altın ne?
- Hesir.
- Üstün ne?
- Hesir.
- Ha! Başin ne?
- Daş.
- Eyi. Rahatın eyi midir?
- Eyidir, dedi.” (Kasımoğlu 2010: 375).
Ritmik tekrarların kompozisyona hakim olduğu diğer bir anlatıda ise tekrarlardan sonra gelen ifade anlatının olay akışını yönlendiren ifadeler özelliğindedir. Böylece şiirsel etkiden olaya, olaydan şiirsel etkiye doğru bir sarmal içinde canlı bir anlatım sağlanmıştır.
Aşağıdaki örnek metin anlatıda altı kez yinelenmiştir. Kendi içinde sahip olduğu ses benzerliklerinin sağladığı ritmin yanında bu bölümün tümüyle yinelenmesi ikinci bir ritmik özellik sağlamaktadır. Bu tekrarın diğer bir işlevi anlatının olay örgüsünü birbirine bağlamasıdır.
“- İleee!
Dedi:
- Nedir cani Bile?
Dedi:
- Ġızimızin anasi öle,
Gidek, ġızimızi görmege.” (Kasımoğlu 2010: 379-381).
Kızını görmek üzere yolculuğa çıkan adam karşılaştığı her tuhaf olaydan sonra aşağıdaki kalıbı kullanır. “Yarabbim, diyor; ben geldim mucize görmege, gelmedim kızımı görmege!” (Kasımoğlu 2010: 388).
Bu ifade masal içerisinde altı kez kullanılıyor. İlgili masalın döngüsü içerisinde masal kahramanı gördüklerini peygambere anlatır. Bu anlatım kendi içinde tekrar eden unsurlara sahiptir: Masal kahramanı gördüklerini anlatırken belli bir kalıp içerisinde aktarır: “ Ya Resulallah!” hitabıyla başlar ve masal içerisinde daha önce verilen ayrıntıları tekrarlar (Kasımoğlu 2010: 391-392). Anlatıda peygamber olarak isimlendirilen kahramanın görülenleri yorumlamasında da başlangıç ve sonuç kısımlarında kalıplaşmış tekrarlar vardır: “İşte on dört kavimden sonra…” şeklinde başlayan cevap açıklamadan sonra
“Daha ne gördün?” şeklinde anlatıyı sürdürmeye olanak sağlayacak şekilde devam eder (Kasımoğlu 2010: 391-393).
Masallara, anlatıcının kendi estetik birikimini yansıttığı örneklerden biri iffetini muhafaza eden bir kadının başından geçenlerle ilgili
44 Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi The Journal of Social Sciences Institute
yaygın bir masaldır. Varyant/versiyonları çok sayıda bulunan masalın Handan Kasımoğlu derlemesi ve Kasım Çiçek anlatmasında olay örgüsünün tekrarı yanında ölçülü ve ses benzerlikleri ile daha da ritmik kılınmış bir şiir söz kalıbı kullanılmıştır.
“Çevirin ġaz’i yanmasın,
Behleyin hoca ġaçmasin!” (Kasımoğlu 2010: 415-423).
“Açıl postum, yumul postum;
Türli tevil yemeklerden seçil postum!” (Kasımoğlu 2010: 625, 626, 627).
8. BASMAKALIP BENZETMELERE BİR ÖRNEK OLARAK GÜZELLİK VE ÇİRKİNLİK
Ong, sözlü gelenek kaynaklı anlatıların özellikleri arasında belirttiği “çözümleme yerine kümeleme”yi şu şekilde açıklar:
“Bu özellik, belleği güçlendirmek için kalıplardan yararlanmakla yakından bağlantlıdır. Söze dayalı düşünce ve anlatım unsurları, tek başına bir anlam taşımaz; eş veya karşıt anlamlı terimler, deyişler, cümlecikler kümelenince, tanımlayıcı söz niteliği kazanır. Yazıdan habersiz insanlar, özellikle belirli bir düzene göre yapılan konuşmalarda asker yerine kahraman asker, prenses yerine güzel prenses, çınar yerine ulu çınar denmesini tercih eder. Kümelerin ağırlığından ötürü yazarlara pek hantal, bıktırıcı ve ağdalı gelerek reddedilen bu kalıpsal yük ve sıfatlar, sözlü anlatımdan ayrılamaz (2007: 54). Sözlü gelenek ürünü olarak masallar bu özelliği en açık bir biçimde yansıtan ürünlerdendir. Masallarda herhangi bir varlığın veya durumun tasviri çoğunlukla kalıplar şeklinde ifade edilir. Saim Sakaoğlu, bu özelliği formeller içerisinde “Aynı olayın tekrar vukuunda kullanılan formeller” (Sakaoğlu 1999: 60-61)başlığı altında incelemiştir. Basmakalıp benzetmeler, anlatıcının hafıza yükünü azaltan bir işlev görür. Bu benzetmeler masallarda oldukça yaygın bulunmakla birlikte bu incelemede sınırlı olarak güzellik/çirkinlik etrafındaki kullanımlara değinilecektir:
Güzellik Tasvirleri:
Halk anlatılarında tasvir genel olarak oldukça sınırlıdır.
Kişi, olay, zaman, mekan unsurları çoğu zaman detaylandırılmaz, işaret edilerek geçilir veya basmakalıp ifadelerle betimlenir. İnsan güzelliği tasvir edilirken de sınırlı benzetme unsurları kullanılır.
Estetik değerlendirme bildiren kimi ifadeler tasvir özelliği göstermez.
Güzel bir kız padişah kızı (Kasımoğlu 2010: 358). Padişahın oğlunun ağaçta gördüğü kız şu cümleyle anlatılır: “Başıni kaldıri ne görsün bir güzel kız ağacın başında” (Eren: 237). Bi ateş, ateşın başında güzel