• Sonuç bulunamadı

KÜÇÜK ZEBRA NIN CANIM DANSI

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "KÜÇÜK ZEBRA NIN CANIM DANSI"

Copied!
40
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

KÜÇÜK ZEBRA’NIN CANIM DANSI

Derya Altınay

EMDR Türkiye

[email protected]

(2)

Dünya güzel bir orman gibiydi.

Orman hayvanları kalpten kalbe

sevgileriyle iyi bir ekipti. Havasından

suyuna her şey rengarenkti.

(3)

Onlar için birbirlerini öpmek sarılmak

kalplerine çok iyi gelen bir şeydi.

Birbirlerinin sevgisini hissetmek kalplerini

sevgiyle doldurur, bedenlerini

sakinleştirirdi.

(4)

Bu sevgi bazen bir goril gibi güçlü bazen de bir

kelebek gibi hafif

hissettirirdi. Ormandaki hayvanlar ne zaman kendini böyle sevgi dolu hissetse bir goril gibi olur

elleriyle göğsüne pıt pıt vururdu. Ya da elleriyle

kendini sarar, kanat çırparlardı bir kelebek

gibi.

(5)

Orman hayvanları için bu bilindik bir şeydi.

(6)

Ormandaki minik zebra da böyle yapardı. Ne zaman sevdiği birine sarılsa, öpse… kendini

sevilmiş, güvende ve rahat hissetse, bir

kelebek gibi kanat çırpar ya da bir goril gibi

olurdu. Bu kalbindeki neşe ve sevgiyi

duymanın yoluydu.

(7)

Bu dokunuşlar, gücünü hatırlamak isteyen birine

sahip oldukları

başarılarını hatırlatır bir goril gibi güç verirdi.

Yumuşak bir sakinliğe ihtiyaç duyanlara da onu

yatıştıran birilerinin sevgisini düşündürür bir

kelebek gibi sakin ve rahat hissettirirdi.

(8)

Bu, ormandaki hayvanların hepsi için böyleydi. Güzel

ormanda günler böyle akıp giderdi

(9)

Bir gün ormanda sihirli bir boya belirdi, dışardan tüm diğer renkler

gibi görünse de içinde gözle

görülmeyen bir renge sahipti.

(10)

Daha önceleri

orman sakinleri hiç bir renkten

çekinmezdi,

çevredeki pek çok farklı rengi bilir ama

üzerine çok düşünmezdi.

(11)

Ama anlaşıldı ki bu sihirli boyadaki görünmez renk,

güzel orman hayvanlarının vücuduna uygun

değildi.

(12)

Bir süre kimsecikler bunu hissetmedi,

farketmedi.

(13)

Zamanla bu sihirli boyanın içindeki görünmez rengin

dokunuşu,

hayvanları kirletti hasta etti. Bu boya

da nereden çıktı

kimse pek bilemedi.

(14)

Daha çok yayılmak bu boyanın işiydi. Sihirli boya ormandaki tüm hayvanlara bulaşmayı

denedi. Orman sakinlerinin sarılıp öpmeyi çok sevdiğini farketti. Yanaktan yanağa

elden ele gezindi ve değdiği her yere yerleşti.

(15)

Sadece sabun ve suyla karşılaşınca, akıp… yokoldu gitti.

(16)

Orman halkı, sabun kullanmaya daha

çok dikkat etti.

Bunu yaptıkları sürece her biri

güvendeydi.

(17)

Ama orman halkı sarılıp öpüşmeyi çok severdi. Dans eder, birlikte mutlu

hissederlerdi. Bu her zaman böyleydi.

(18)

Arkadaşlarla karşılaşınca, dışardan eve

girildiği anda, gece yatmadan önce…

sarılıp öpüşmek adettendi.

(19)

İşte bu yüzden elleri, bazen sabunla

yıkanmadan önce birleşti. Gözle

görülmediği için sihirli boyanın hasta eden

rengi, elden ele dolaşmaya devam

etti.

(20)

Ama orman

hayvanları birbirlerine dokunmayı sevdikleri

kadar korumayı da severdi. Bunu

hatırladıklarında her biri, boyanın

bulaşmasını

engellemek istedi.

(21)

Ormanda işler eskisi gibi

gidemezdi.

(22)

Çocuk fil babanne fili hasta etmek istemedi, küçük geyik arkadaşını gördüğünde ondan uzak durmak istedi.

Minik zebra da bunu farketti.

(23)

Her bir hayvan bu yüzden öpüşmeyi

sarılmayı kesti.

(24)

Ormanın büyükleri aralarında

konuştular ve karar verildi, okula da gidilmeyecekti. İşler

biraz değişti.

(25)

İşte hayvanların

bunu yapması sihirli boyanın bilmediği

bir şeydi! Kimse kimseye değmezse

nasıl seyahat edecekti?

(26)

Edemedi! Orman büyüklerinin kuralları sayesinde artık orman

halkı güvendeydi! Ne de olsa hayvanlar

birbirlerini korumayı severdi, bu da

hayvanların işiydi.

(27)

Hasta eden

görünmez renk, hayvanlar birbirine

yaklaşmadığında, ne bir file ne bir kaplumbağaya ne

de herhangi bir

hayvana erişemedi, hasta edemedi.

(28)

İşler yoluna giriyor gibiydi. Orman hayvanları yaptılar

üzerine düşeni, doğrusu birbirlerini korumak bir yandan

çok gurur vericiydi.

Her biri evlerine çekildi, bazıları

evlerinde bile sarılıp öpüşmedi.

(29)

Minik zebra için

de bu böyleydi.

(30)

İşler yoluna giriyor gibiydi, artık herkes

güvendeydi. Ama…

(31)

Orman sakinleri için öpüp sarılmak

kalplerine çok iyi gelen bir şeydi.

Minik zebra

kalbinde bu sevgiyi, neşeyi hissetmeyi

özledi.

(32)

Orman sakinleri de özlemiştir diye düşündü.

Bununla ilgili ne yapacağını düşünürken, Eskiden tanıdık

olan sevgi, sarılma ve öpücükler başka bir şeye

dönüştü. Bir şarkı ve bir dans oluştu. Belki de bu sevdikleriyle öpüşmeden kalbini ısıtmanın farklı bir yoluydu. Adını CANIM DANS

koydu. Aklına bir şarkı da geliyordu.

(33)

Minik zebra içinden sevgi şarkısını söyledi, dans etti.

Kiminle karşılaşsa sarılıp öpmek istediği… bu şarkıyı söyledi ve dans etti. Küçük fil ile karşılaştı

ve bu dansı etti. Kalbini sıcacık hissetti. Minik kaplumbağayla bu dans ile sarıldı. Evlerinde de anne

ve babası ile, bu şarkıyı söyleyip dans ettiler… Dokunmadan

yakınlaştılar birbirlerine.

(34)

Artık işler gerçekten iyiydi. Sevdiklerine

dokunmasa da minik zebra, onların

sevgisini kalbinde hissetti.

(35)

Bulabildiği orman hayvanlarına da

CANIM DANS’I öğretti.

(36)

Canım dans, Güçlendirir goril gibi,

Canım dans, nazikçe kelebek gibi,

canım dans, sarılamasak da,

canım dans,

bağlayacak seni bana bu şarkıyla, canım dans,

yanağım boş kalsa da, canım dans,

önce ayaklarınla, canım dans,

verecek öpücüğünü bana, canım dans,

dirseklerinin ucunda, canım dans,

(37)

Yeter ki gözlerini benden ayırma, devam et yapmaya,

canım dans, dön etrafında

canım dans,

bağlayacak seni bana, canım dans,

dışardan eve geldiğin anda, kirliyse ellerini sakla,

canım dans, devam et yapmaya, bağlayacak kalbini bana,

Canım dans,

pencereden baktığımda sana, canım dans,

ellerini yıkayamadığında, canım dans

bağlayacak seni bana, canım dans

güçlü bir goril gibi canım dans nazikçe kelebek gibi

canım dans

(38)

Şimdi her biri birbirlerine olan

sevgileriyle

kalplerini ısıtabilir, bazen bir goril gibi

güçlü bazen bir

kelebek kadar rahat ve sakin

hissedebilirlerdi.

(39)

Sevgi şarkısıyla

CANIM DANS edildi, kalpler yeniden

birleşti.

(40)

Minik zebra ve tüm orman halkı

birbirlerini güvenle sevdi, sevildi, güçlendi. Evde kaldıkları günlerde

de CANIM DANSla eğlendi.

Referanslar

Benzer Belgeler

İzinsiz kopyalanamaz, başka sitelerde, sosyal paylaşım alanlarında isim ve logom kaldırılarak kullanılamaz

Bardakçı gibiler, toplumun gözünde nasıl bir imaj yaratıyorsa, geniş halk kitleleri çoğunlukla bayılır onlara.. Yalnız unutmayal ım, o kitleler Recep İvedik’e

Çalışmamızda cinsel ilişki sırasında ağrısı olan (p=.000), eşinde erken boşalma sorunu olan (p=.026) ve eşinde sertleşme sorunu olan (p=.005) kadınların

Can Yücel’in düz yazılarını okuyunca dudağım uçukladı. Çünkü, yazılar yal­ nız düne tanıklık etmiyor, bugünü gös­ teriyordu, bu bir. Sonra-Necati Doğ-

Gurbete düştüğüm günlerden beri Ömrümün öksüzdür zevki, kederi Zaman ister dursun, ister yürüsün Gün saymam ben sensiz geçen günleri Ömrümün

Doktor: ‘’Çocuğun pek sağlıklı görünmüyor, bugünden itibaren alışkanlıklarını değiştiriyorsun, bebeğinin sağlıklı doğması için yapmamız gereken bir sürü test

Kedisini yakından tanıdığım okutman arkadaşımız; herkese canım ci- ğerim, dostum gibi sözlerle hitap eden samimi bir kimse idi ve belli bir yaşa gelmiş, bu tür sözleri

— Evet, pembe elbise elle tutulabilir ve göz- le de görülebilir ama ya hayal.. — Hayalim