• Sonuç bulunamadı

ERGEN AYRIŞMA BİREYLEŞME ÖLÇEĞİ’NİN UYARLANMASI: GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMALARI Sevda ASLAN* *, Mehmet GÜVEN***

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "ERGEN AYRIŞMA BİREYLEŞME ÖLÇEĞİ’NİN UYARLANMASI: GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMALARI Sevda ASLAN* *, Mehmet GÜVEN***"

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMALARI

Sevda ASLAN* *, Mehmet GÜVEN***

ÖZET

Amaç: L e v in e v e a r k a d a ş la r ı ta r a fın d a n g eliştirilen E rg en A y r ış m a -B ir ey leşm e Ö lçeği, 1 8 -2 2 y a ş la r ı a r a s ın d a k i g e ç erg en lerin a y rışm a -b ir ey leşm e le rin i d e ğ e r le n d ir e n b ir ölçektir. B u ç a lış m a d a E rg en A y r ış m a -B ir ey leşm e Ö lçeğ i’nin 1 8 -2 2 y a ş g e ç e r g e n fo r m u n u n a y rılık k a y g ısı, k ıs ıtla n m a k a y g ıs ı v e r e d ­ d e d ilm e b e k le n tis i a lt ö lçek lerin i T ü r k ç e ’y e u y a r la y a r a k g e ç e r lik v e güvenirliğin in d eğ e rlen d irilm esi a m a çlan m ıştır. Yöntem: Ç a lış m a 1 2 3 kız, 1 0 2 e r k e k o lm a k ü z e r e to p la m 2 2 5 ü n iv ersite ö ğ ren cisi ile yapılm ıştır. Ö lçeğin y a p ı g eçerliğ in i s ın a m a k a m a c ıy la a çım lay ıcı f a k t ö r a n a liz i yapılm ıştır. T e st-te k r a r t e s t v e iç tu tarlık a n a liz le riy le ö lçeğ in güvenilirliği değ erlen dirilm iştir. Sonuçlar: Ç a lış m a d a ö lçe ğ in a lt ö lç e k le r in e ilişk in te s t-te k r a r t e s t g ü v en irlik k a t s a y ıs ı R e d d e d ilm e B e k le n tis i için .8 5 , A yrılık K a y g ıs ı için .8 6 , K ısıtla n m a K a y g ıs ı için .8 5 o la r a k bulunm uştur. Ö lçeğin a lt ö lç e k le r in e ilişkin içtu tarlık k a ts a y ıla r ı is e ; R e d d e d ilm e B e k le n tis i için .8 2 , A yrılık K a y g ıs ı için .7 5 v e K ısıtla n m a K a y g ıs ı için . 7 9 ’dur. T est-te k r a r t e s t v e iç tu tarlık k a ts a y ıla r ı, ö lçe ğ in güvenilirliğinin y eterli o ld u ğ u n u o r ta y a koym u ştu r. Tartışma:

U y a r la m a ç a lı ş m a s ı n d a e l d e e d i l e n bu lgu lar, ö lç e ğ in T ü rk ü n iv e r s ite ö ğ r en c iler in in a y r ış m a - b ire y leşm eler in i d e ğ e r le n d ir m e d e g eçe rli v e gü ven ilir bir ö lç m e a r a c ı o la r a k k u lla n ıla b ilec eğ in i g ö s te r ­ m ektedir.

Anahtar sözcükler: a y rılık k a y g ısı, k ıs ıtla n m a k a y g ısı, r e d d e d ilm e b e k len tis i.

SUMMARY: THE ADAPTATION OF INDIVIDUATION-SEPARATION SCALE OF ADOLESCENCE:

VALIDITY AND RELIABILITY STUDIES

Objective: T h e S c a le o f A d o le s c e n c e S ep ara tio n -In d iv id u a tio n is a s c a l e d e v e lo p e d b y L e v in e e t al. w h ich e v a lu a t e s th e sep a ra tio n -in d iv id u a tio n in la t e a d o l e s c e n c e (A ges 18-22). T h e a im o f th is stu d y was to d e te r m in e th e validity a n d reliability o f th e la te a d o le s c e n c e f o r m s o f s e p a r a tio n a n x iety , e n g u fm e n t a n x iety a n d rejection e x p e c ta n c y s u b s c a l e s o f T h e S c a le A d o le s c e n t S ep aratio n -In d iv id u a tio n in T u rkish p o p u la tio n . Method: T h e stu d y was c o n d u c te d b y 2 2 5 u n iversity stu d e n ts . 1 2 3 f e m a l e a n d 1 0 2 m a le s tu d e n ts p a r tic ip a te d into th e stu d y . E x p lo ra tory f a c t o r a n a ly s is w a s c a r r ie d o u t in o r d e r to te s t th e co n ­ stru ct valid ity o f th e s c a le . Results: T est r e te s t reliability c o e ffic ie n t o f th e s u b s c a l e was f o u n d .8 5 f o r R ejec tio n E x p ecta n cy , .8 6 f o r S e p a r a tio n A n xiety, .8 5 f o r E n g u fm e n t A n xiety. A lso, C r o n b a c h ’s a lf a reli­

a bility c o e ffic ie n ts w e r e .8 2 f o r R ejec tio n E x p ecta n cy , .7 5 f o r S e p a r a tio n A n xiety, a n d .7 9 f o r E n g u fm e n t A n xiety. T est-r etes t a n d in tern a l c o n s is te n c y s h o w e d th a t reliability o f th e s c a l e w a s a c c e p ta b le . Discussion: T h e d a t a g a t h e r e d du rin g th e a d a p ta tio n stu d y s h o w e d th a t th e s c a l e c a n b e u s e d a s a v a lid a n d r e lia b le tool f o r T u rk ish u n iv ersity stu d en ts .

Key words: S e p a r a tio n a n x iety , en g u lfm en t a n x iety , rejection e x p e c ta n c y .

G İRİŞ

Bireyin gelişim dönemleri birbirini izleyen ve bütünleyen bir düzende gerçekleşmektedir. Özel­

likle bu gelişim dönemlerinden, ergenlik dönemi, bireyin kimliğini kazanarak toplum içerisindeki yerini alması açısından önemlidir. Aynı zamanda gelişim dönemlerinin başarıyla geçirilerek kişinin bireyleşmesinde yakın çevresiyle kurduğu bağla­

rın çok önemli bir yeri olduğu görülmektedir.

B u ç a lış m a S e v d a A s la n ’ın Doç. Dr. M eh m et G ü ven d a n ış m a n lığ ın d a h a z ır la d ığ ı “B a ğ la n m a v e U yum A r a s ın d a k i İliş k id e A y r ış m a B ir e y le ş m e n in A racılığı"

b a ş lık lı d o k t o r a tez in d en türetilmiştir.

* * Dr., T alim v e T erb iy e K urulu B a ş k a n lığ ı, A n k a ra .

*** Doç. Dr., G a zi Üniv. M eslek i Eğt. F a k . E ğitim B ilim leri B ölü m ü , A n k a ra .

Çocuğun ayrışma bireyleşmesi sürecinde iki kritik dönemden birincisi ilk üç yaş (Mahler ve ark.

2003), diğeri ise bebeksi nesne bağlarının gevşedi­

ği, aile bağımlılıklarının değiştiği ergenlik dönemi­

dir. İlk üç yaşta içselleştirilmiş bebek nesne bağla­

rından bağlantının kesilmesinin anlamı, ergenin bireyleşmesinde yapısal değişikliklerin meydana gelmesidir (Blos 1989). Bireyin kendine ve içinde yaşadığı topluma yabancılaşmadan bireyselleşme­

si, kendini gerçekleştirme sürecinde olma ya da tam fonksiyonda işlevde bulunma ile ilgili bir süreçtir. Bireyselleşmeye karşı yabancılaşma olgu­

su özgerçekleşim için bir tehlike kaynağı oluştur­

maktadır (Kılıçcı 2000). Bu açıdan ayrışma birey­

leşme, bireyin hayatında çok önemlidir.

Bireyleşme, birey için önemli olan anne, baba, kar­

deş, arkadaş gibi diğer bireylerden ayrı benlik fik-

Ç o c u k v e G e n ç lik R u h S a ğ lığ ı D erg isi : 1 6 (3) 2 0 0 9

(2)

rinin başarılması yeteneğini ve anlamlı duygusal bağlılığı gerektirmektedir (Bartle ve Anderson 1991). Ergenlik yıllarında çocukluk dönemleriyle ilgili çatışmaların yeniden canlanmasıyla ergenle­

rin kimliğinin şekillenmesinde, bağlanma süreci­

nin sona ermesinde ayrışmanın rolü vardır (Ekşi 1999; Erikson 1963; Gilligan 1982).

Ayrışma-bireyleşme ile ilgili yazın incelendiğinde;

kuramsal olarak psikolojik ayrışma ile ilgili çalış­

malar (Beyers ve Goosens 2003; Blustein ve ark.

1991; Hoffman ve Weiss 1987; Lapsley ve ark. 1989;

Lopez ve ark. 1988; O'Brien 1996; Rice ve ark. 1990;

Schulthesis ve Blustein 1994); ayrışma-bireyleşme ve aile yapılarının ele alındığı çalışmalar (McCurdy ve ark. 1996) ve ego kimlik statülerinin ele alındığı çalışmalar (Bartle-Haring ve ark. 2002;

Kroger 1985; Kroger ve Haslet 1988) görülmekte­

dir. Ayrışma-bireyleşmeyi ölçmek üzere ise Hansburg (1972)'un erken ergenlere yönelik Ergen Ayrışma Kaygısı, geç ergenlere yönelik Hoffman (1984)'ın Psikolojik Ayrışma Envanteri ve Levine ve arkadaşlarının (1986) Ergen Ayrışma- Bireyleşme Ölçeği'nin kullanıldığı görülmektedir.

Türkiye'de bu konu ile ilgili çalışmalar incelendi­

ğinde, Göral'ın (2002) Türk genç yetişkinlerde annenin ebeveyn tutumlarının algılanışının (aşırı koruyuculuk, aşırı disiplinli ve demokratik ebe­

veyn tutumlarının) ayrışma-bireyleşmelerine (ayrılma-bölme, ayrışma zorluğu ve ilişki prob­

lemleri) ve romantik ilişkilerde yaşananlara (ayrıl­

ma kaygısı, bırakılma korkusu, yakınlıktan rahat­

sız olma ve kendine yetebilme) etkilerinin; Yaman (2005) ve Tamar ve arkadaşlarının (2006) ise Türk lise öğrencilerinde ayrışma-bireyleşme süreçlerini incelediği araştırmalara rastlanmıştır.

Ebeveyne güvenli bağlanma ve uyum arasındaki ilişkide sağlıklı ayrışma-bireyleşmenin aracılığının test edilmesine ilişkin bir araştırmada kullanılmak üzere öğrencilerin ayrışma-bireyleşme düzeyini belirleyici bir ölçme aracına gereksinim duyulmuş­

tur. Türkiye'de Göral'ın (2002) ergenlerde ikinci ayrışma-bireyleşme süreçlerini ayrılma-bölme, ayrışma zorluğu ve ilişki problemlerini ölçmek üzere uyarladığı Ayrışma Bireyleşme Envanteri dışında üniversite öğrencilerinin (geç ergenlerin) ayrışma-bireyleşmesini belirleyecek bir ölçme ara­

cının bulunmaması nedeniyle bu çalışmada, Levine ve arkadaşları (1986) tarafından geliştirilen Ergen Ayrışma-Bireyleşme Ölçeği'nin (Separation-

Individuation Test of Adolescence; SITA) ayrılık kaygısı, kısıtlanma kaygısı ve reddedilme beklenti­

si alt ölçeklerinin adı geçen araştırmada kullanıl­

mak için uygun olacağı ve ayrıca ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışmalarının yapılmasının alana katkı sağlayacağı düşünülmüştür.

YÖNTEM Çalışma Grubu

Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları, 2006-2007 öğretim yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi, İktisadî ve İdari Bilimler Fakültesi ve Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören ve yaşları 18-25 ara­

sında değişen 123 kız ve 102 erkek olmak üzere toplam 225 öğrencinin katılımıyla gerçekleştiril­

miştir.

Ergen Ayrışma-Bireyleşme Ölçeği (The Separation-Individuation Test of Adolescence, S ITA)

Ergen Ayrışma-Bireyleşme Ölçeği Levine ve arka­

daşları (1986) tarafından, Mahler'in ayrışma- bireyleşme ile birlikte psikopatolojideki aşırı bağlı­

lık noktalarının ergenlik döneminin ana

dinamiklerinden yararlanılarak geliştirilmiştir.

SITA, 103 maddelik dokuz alt ölçekten oluşan 5'li Likert tipi ölçektir. Bu alt ölçekler; ayrılık kaygısı (separation anxiety), kısıtlanma kaygısı (engulf- ment anxiety), bakım veren kişiye bağlanma (nur- turance seeking), akrana bağlanma (peer enmesh- ment), öğretmene bağlanma (teacher enmesh- ment), aynalamayı yaşama (practicing-mirro- ring), bağlılığı inkâr (need denial), reddedilme beklentisi (rejection expectancy) ve sağlıklı ayrış­

ma (healthy separation)'dır. SITA alt ölçeklerinin içtutarlık katsayıları (Cronbach alfa'sı) sırasıyla;

Kısıtlanma Kaygısı için .77, Aynalamayı Yaşama için .88, Bağlılığı İnkâr için .79, Ayrılık Kaygısı için .77, Öğretmene Bağlanma için .75, Akrana Bağlanma için .75, Bakım Veren Kişiye Bağlanma için .70, Sağlıklı Ayrışma için .64 ve Reddedilme Beklentisi için .79'dur (Levine ve ark. 1993). Ölçe­

ğin tüm alt ölçekleri ayrı ayrı puanlanmakta ve değerlendirilmektedir.

Bu çalışmada uyarlaması yapılan üç alt ölçek şun­

lardır;

(3)

1. Ayrılık Kaygısı: Birey için önemli diğerlerinden (anne, baba, kardeş vb.) ayrışmadır (14 madde).

2. Kısıtlanma Kaygısı: Anne babanın çocuğun yaşamını kontrol ederek sınırlandırmasıdır (12 madde).

3. Reddedilme Beklentisi: Anne, baba, kardeş vb.

tarafından istenilmediği duygusunun yaşanması­

dır (7 madde).

SITA alt ölçeklerinin maddeleri 7 ile 15 arasında değişmektedir. SITA ölçek puanlaması ise 7 ile 75 arasında değişmektedir. Ölçek, toplam bir puan alınarak kullanılmamaktadır. SITA'nın ayrılık kay­

gısı, kısıtlanma kaygısı ve reddedilme beklentisi alt ölçeklerinin puanları ise 7 ile 60 arasında değiş­

mektedir.

SITA'nın Türkçe'ye Çevrilmesi

Ölçek ilk önce İngilizce'yi iyi kullanan, rehberlik ve psikolojik danışma alanında en az doktora düzeyinde üç kişi ve bir dil uzmanı tarafından ayrı ayrı Türkçe'ye çevrilmiştir. Sonra bu çeviriler birbi- riyle karşılaştırılmış ve aralarındaki uyuşmazlıklar rehberlik ve psikolojik danışma alanındaki iki öğretim üyesiyle tartışılarak giderilmeye çalışıl­

mıştır. Türkçe'ye çevrilmiş bu form gerekli düzelt­

melerden sonra iki dil uzmanına verilerek tekrar İngilizce'ye çevrilmiştir. Bu şekilde formun anlam kaybı önlenmiştir. Türkçe çevirinin ölçeğin uygu­

lanacağı örneklem için anlaşılır olup olmadığını belirlemek için 112 üniversite öğrencisine pilot uygulama yapılmıştır. Bu uygulamada anlaşılama­

yan iki soruya alternatif üretilerek tekrar uygula­

ma yapılmıştır. Uygulama sonucunda ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları için deneme formu oluşturulmuştur.

Verilerin Analizi

Ölçeğin geçerliğini sınamak için yapı geçerliği çalışması yapılmıştır. Yapı geçerliği çalışması kap­

samında Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) yapıl­

mıştır. Ölçeğin iç tutarlığı Cronbach Alfa katsayısı ile hesaplanmıştır. Ayrıca ölçeğin testin tekrarı yöntemiyle güvenirliğini saptamak amacıyla Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır.

olarak bu araştırma kapsamında yapılan çalışma­

lardan elde edilen bulgulara yer verilmiştir.

SITA'nın Geçerliğine İlişkin Bulgular

Ölçeğin yapı geçerliğini test etmek için 225 öğren­

ciden elde edilen veriler üzerinde Temel Bileşenler Faktör Analizi ve Varimaks döndürme yapılmıştır.

Uygulamada elde edilen veriler üzerinde açımlayı- cı faktör analizi yapılmıştır.

Açımlayıcı Faktör analizi (Exploratory Factor Analysis)

Testin yapı geçerliğini ve faktör yapısını incelemek amacıyla açımlayıcı faktör analizi, faktörleştirme tekniği olarak da temel bileşenler analizi uygulan-

Matldeler

2 . 6 . 7 . 8 . 1 6 . 2 6 . 9 .

1 3 . 1 4 . 1 5 . 1 7 . 1 8 . 1 9 . 2 0 . 21.

2 2 . 2 3 . 2 4 . 2 5 . 2 7 . 2 8 . 2 9 . 3 0 . 3 1 . 3 2 . 3 3 . 3 4 . 3 5 . 3 6 .

Faktörler Kısıtlanma Kaygısı .7 2 .6 3 .5 7 .8 4 .7 4 .4 8 .6 6

Ayrılık Kaygısı Reddedilme

Beklentisi

.4 8 .41 .4 5 .4 2 .3 6 .6 5 .43 . 5 1 .5 2 .5 0 .6 7 . 7 1

.4 8 .6 3 .6 2 .5 3 .6 0 .6 2 .4 6 .7 0 .6 0 .5 2 .4 9 .5 7

BULGULAR

Aşağıda, ölçeğin geçerlik ve güvenirliğine ilişkin

Tablo 1 : Ergen Ayrışma Bireyleşme Ölçeği’nin Ayrılık Kaygısı, Kısıtlanma Kaygısı ve Reddedilme Beklentisi Alt Ölçek Maddelerinin Faktör Yükleri.

(4)

mıştır (Kline 1994). Faktör analizi sonucunda Ayrılık Kaygısı alt ölçeğinin iki maddesinin bu fak­

törde çıkmadığı görülmüştür. Bu maddeler çıkarıl­

dıktan sonra Ergen Ayrışma-Bireyleşme Ölçeği'nin üç alt ölçeğine temel bileşenler analizi yöntemi tek­

rar uygulanarak yapılan faktör analizi çalışması sonucunda elde edilen alt ölçek maddelerinin fak­

tör yükleri Tablo 1'de verilmiştir.

Analiz sonucunda Ergen Ayrışma-Bireyleşme Ölçeği'ne ait varyansın %36.82 'sinin açıklandığı görülmüştür. Kısıtlanma Kaygısı, faktör yükleri .48 ile .84 arasında değişen yedi maddeden oluşmakta ve SITA'ya ait varyansın %17.98'ini açıklamaktadır.

Ayrılık Kaygısı, faktör yükleri .36 ile .71 arasında değişen 12 maddeden oluşmakta ve SITA'ya ait varyansın %28.66'sını açıklamaktadır. Reddedilme Beklentisi, faktör yükleri .48 ile .70 arasında deği­

şen 12 maddeden oluşmakta ve SITA'ya ait var­

yansın %36.82'sini açıklamaktadır. Faktör yük değerinin .45 ya da daha yüksek olması seçim için iyi bir ölçüdür, ancak uygulamada az sayıda madde için bu sınır değer, .30'a indirilebilir (Büyüköztürk 2005). Genel olarak bakıldığında boyutlarda yer alan maddelerin faktör yüklerinin kabul edilen sınırların üzerinde olduğu söylenebi­

lir.

SITA'nın Güvenirliğine İlişkin Bulgular

SITA'nın güvenirlik çalışmasında, iki yöntem kul­

lanılmıştır. Alt ölçek puanlarının kararlılığının belirlenmesi için test-tekrar test ve içtutarlık anla­

mında güvenirliğin belirlenmesi için ise alt ölçekle­

rin Cronbach alfa katsayıları hesaplanmıştır (Baykul 2000).

Test-Tekrar Test Güvenilirliği

Ergen Ayrışma-Bireyleşme Ölçeği dört haftalık bir ara ile her iki uygulamada bulunan 225 öğrenciye uygulanmıştır. Uygulama sonucunda ölçeğin test- tekrar test güvenilirlik katsayısı hesaplanmıştır (Baykul 2000). Ölçeğin test-tekrar test güvenirlik katsayısı Reddedilme Beklentisi için .85, Ayrılık Kaygısı için .86, Kısıtlanma Kaygısı için .85 olarak bulunmuştur.

İçtutarlık

Faktör analizi sonucunda geçerli olarak alınan 31 maddenin aynı uygulamadaki verileri kullanılmak suretiyle ölçeğin güvenirliği hesaplanmıştır.

Toplam 225 kişilik gruba yapılan uygulama sonuç­

larına göre Ergen Ayrışma-Bireyleşme Ölçeği'nin alt ölçeklerine ilişkin içtutarlık katsayısı (Cronbach alfa) hesaplanmıştır. Ölçeğin alt ölçeklerine ilişkin içtutarlık (Cronbach alfa) katsayıları; Reddedilme Beklentisi için .82, Ayrılık Kaygısı için .75 ve Kısıtlanma Kaygısı için .79'dur. Madde-Toplam Puan Korelasyonları ve Cronbach alfa iç tutarlılık katsayıları ise Tablo 2'de verilmektedir.

M a d d e le r

K ısıtlan m a M a d d e 1 K a y g ısı

M a d d e 2 M a d d e 6 M a d d e 7 M a d d e 8 M a d d e 16 M a d d e 26 A y r ılık K a y g ısı M a d d e 9

M a d d e 11 M a d d e 13 M a d d e 14 M a d d e 15 M a d d e 17 M a d d e 18 M a d d e 19 M a d d e 20 M a d d e 21 M a d d e 22 M a d d e 23 R ed d ed ilm e M a d d e 24 Beklentisi

M a d d e 25 M a d d e 27 M a d d e 28 M a d d e 29 M a d d e 30 M a d d e 31 M a d d e 32 M a d d e 33 M a d d e 34 M a d d e 35 M a d d e 36

M a d d e -T oplam K o re la sy o n la rı

C ro n b a c h A lfa

.56 .75

.50 .76

.37 .79

.72 .73

.64 .74

.37 .79

.55 .76

.39 .74

.33 .75

.35 .74

.35 .74

.26 .75

.47 .73

.32 .75

.39 .74

.40 .74

.3 8 .74

.54 .72

.54 .72

.44 .81

.61 .80

.46 .81

.50 .81

.42 .81

.45 .81

.45 .81

.68 .79

.53 .80

.39 .82

.43 .81

.43 .81

Tablo 2 : Ergen Ayrışma Bireyleşme Ölçeği’nin Alt Ölçeklerine Göre Madde-Toplam Puan Korelasyonları ve Cronbach Alfa İç Tutarlılık Katsayıları.

Genel olarak madde-toplam korelasyonu .30 ve daha yüksek olan maddelerin bireyleri iyi derece­

de ayırt ettiği, .20-.30 arasında kalan maddelerin zorunlu görülmesi durumunda teste alınabileceği veya maddenin düzeltilmesi gerektiği, .20'den

(5)

daha düşük maddelerin ise teste alınmaması gerektiği belirtilmektedir (Büyüköztürk 2005).

Tablo 2'deki veriler incelendiğinde, Cronbach alfa iç tutarlılık katsayılarının .72 ile .82 arasında değiş­

tiği, madde-toplam korelasyonlarının da ayırt ede­

bilirlik bakımından uygun olduğu görülmektedir.

SONUÇ VE TARTIŞMA

Bu çalışmada Ergen Ayrışma-Bireyleşme Ölçe- ği'nin (Levine ve ark. 1986) ayrılık kaygısı, kısıtlan­

ma kaygısı ve reddedilme beklentisi alt ölçekleri­

nin ülkemiz için geçerliği ve güvenirliği test edil­

miştir. Ergen Ayrışma-Bireyleşme Ölçeği'nin (SITA) üç alt ölçeğinin geçerliği için faktör analizi çalışmaları yapılmıştır. Bu üç alt ölçeğin özgün fak­

tör yapısının Türk Kültüründe de sergilenip sergi­

lenmediğini sınamak ve ölçeğin faktör yapısını ortaya koymak amacıyla çalışma grubundan elde edilen verilere açımlayıcı faktör analizi (AFA) yapılmıştır.

SITA'nın uyarlama çalışması sonucunda yapılan faktör analizinde SITA'nın üç alt ölçeğine ait var- yansın % 36.8'ini açıkladığı bulunmuştur. Ölçeğin güvenirliği için yapılan testin tekrarı yöntemiyle korelasyon katsayısı Reddedilme Beklentisi için .85, Ayrılık Kaygısı için .86, Kısıtlanma Kaygısı için .85 olarak bulunmuştur. Cronbach alfa güvenirlik katsayıları; Reddedilme Beklentisi için .82, Ayrılık Kaygısı için .75 ve Kısıtlanma Kaygısı için .79'dur.

Sonuçlar ölçeğin yüksek içtutarlılığa ve güvenirli­

ğe sahip olduğunu göstermektedir.

Quintana ve Kerr (1993) SITA'yı kullanarak üni­

versite öğrencileri üzerinde yaptıkları çalışmada ayrılık kaygısı, reddedilme beklentisi alt ölçek puanlarının kadınlar lehine daha yüksek çıktığını belirlemişlerdir. Yaman'ın (2005) Türk lise örnekle- mi üzerinde yaptığı çalışmada, Quintana ve Kerr'in (1993) sonuçlarını destekler nitelikte bul­

gular elde edilmiştir. Tamar ve arkadaşları ise (2006) yine Türk lise örneklemi üzerinde yaptıkla­

rı çalışmada, değişen yaşlara göre ayrılık kaygısı, reddedilme beklentisi ve kısıtlanma kaygısı puan­

larında farklılıklar ortaya koymuşlardır.

Ayrışma bireyleşme süreci boyunca, ergenlerin git­

tikçe artan bir şekilde ebeveynlerden daha çok psi­

kolojik ayrışması gelişerek çocukluk dönemi bağımlılıklarından kurtulması ve bireyleşmesi sağ­

lanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, Ergen

Ayrışma-Bireyleşme Ölçeği'nin anneden ve baba­

dan ayrışma-bireyleşmelerinin boyutları olan ayrı­

lık kaygısı, reddedilme beklentisi ve kısıtlanma kaygısı alt ölçekleri kullanılarak üniversite öğren­

cilerinin ayrışma-bireyleşme düzeyleri belirlenebi­

lir. Elde edilen sonuçlara dayalı olarak üniversite öğrencilerine sunulacak psikolojik danışma ve reh­

berlik hizmetleri planlanabilir. Üniversitelerin psi­

kolojik danışma ve rehberlik merkezlerine başvu­

ran üniversite öğrencilerinin problemlerinin kay­

nağı hakkında ipuçları elde etmek amacıyla öğren­

cilerin ayrışma-bireyleşme düzeylerinin belirlen­

mesinde Ergen Ayrışma-Bireyleşme Ölçeği'nden yararlanılabilir.

Araştırma, bu araştırmada çalışılan örneklem gru­

buyla sınırlıdır. SITA'nın bu üç alt ölçeğinin uyar­

lanmasındaki tüm aşamalar üniversite öğrencileri üzerinde yapılmasından dolayı üniversite öğrenci­

leri dışındaki gruplar üzerinde çalışma yapmadan önce, yeniden geçerlik ve güvenirlik analizlerine gereksinim vardır. Böylelikle sonuçlar bu örnek- lem grubu için yeterli psikometrik özellikler ortaya koysa da farklı örneklem gruplarına yönelik çalış­

maların yapılmasına gereksinim vardır. Bundan sonra yapılacak çalışmalarda Ergen Ayrışma- Bireyleşme Ölçeği'nin üç alt ölçeğinin geç ergenle­

rin ebeveynlerine bağlanma ile ilişkilerine bakıla­

bilir. SITA'nın üç alt ölçeğine ilişkin yapılacak yeni çalışmaların bireylerin ayrışma-bireyleşme süreç­

lerine önemli katkılar getireceği düşünülmektedir.

KAYNAKLAR

B a r tle E S, A n d e r s o n A S (1 9 9 1 ) Sim ilarity b e t w e e n p a r e n t s ’ a n d a d o l e s c e n t s ’ le v e ls o f in d iv id u a tio n . A d o le s c e n c e 2 6 (1 0 4 ): 9 1 3 -9 2 4 .

B artle-H arin g S, B r u c k e r P, H o c k E (2002) T h e im p a ct o f p a r e n t a l s e p a r a tio n a n x iety o n iden tity d e v e lo p m e n t in la t e a d o le s c e n c e a n d e a r ly a d u lth o o d . J A d o le s c R e s 17(5): 4 3 9 -4 5 0 .

B a y k u l Y (2000) E ğ itim d e v e P s ik o lo jid e Ö lçm e: K la s ik T e s t T eorisi v e U ygu lam ası. ÖSYM Y ayın ları, A n k a ra .

B e y e r s W, G o o s s e n s L (2003) P sy c h o lo g ic a l s e p a r a tio n a n d a d ju s tm e n t to u n iversity: M oderatin g e ffe c t s o f g e n ­ der, a g e , a n d p e r c e iv e d p a ren tin g sty le. J A d o le s c R e s 18(4): 3 6 3 -3 8 2 .

B lo s P (1989). T h e A d o le s c e n t P a s s a g e . In tern a tio n a l U n iversities P r e s s Inc, M ad ison , C onnecticut.

B lu stein DL, W alb rid g e MM, F r ie d la n d e r ML v e a rk . (1991) C on tribu tion s o f p s y c h o lo g ic a l s e p a r a t io n a n d

(6)

p a r e n ta l a tta c h m e n t to th e c a r e e r d e v e lo p m e n t p r o c e e s . J C ou n sl P sy c h o l 38(1): 3 9 -5 0 .

B ü y ü k ö z tü rk Ş (2005) S o s y a l B ilim ler için Veri A n alizi El K itab ı (B eşin ci B a s k ı). P eg em A Y ayın cılık, A n k a ra .

E k ş i A (1999) B e n H a s ta D eğilim . N ob el Tıp K ita p E vleri, İsta n b u l.

E r ik s o n E H (1963) C h ild h o o d a n d S o ciety (İkinci B a s k ı).

WW N orton a n d C o m p a n y , Inc, N ew York.

G illigan C (1982) In A D ifferen t V oice: P sy ch o lo g ica l T h eo ry a n d W om en ’s D ev elo p m en t. H a r v a d U niversity P res s, C a m b rid g e.

G öral FS (2002) T h e s e c o n d se p a r a tio n -in d iv id u a tio n p r o c e s s o f th e T u rk ish y ou n g a d u lts: th e re la tio n sh ip s b e t w e e n th e p e r c e iv e d m a te rn a l p a ren tin g a ttitu d es, s e c o n d s e p a r a tio n in dividu ation , e x p a n d in g s e l f a n d e x p e r i e n c e s in t h e ro m a n tic r e la t io n s h ip s . Y a y ım la n m a m ış Y ü k s e k L is a n s Tezi. İsta n b u l: B o ğ a z içi Ü niversitesi.

H a n sb u rg HG (1972) A d o le s c e n t S e p a r a tio n A n xiety.

B a n n e r s to n e H o u se, Illinois.

H o ffm a n JA (1984) P sy ch o lo g ica l s e p a r a t io n o f la te a d o ­ le s c e n ts f r o m th eir p a r e n ts . J C ou n sl P sy c h o l 31(2): 1 7 0 ­ 178.

H o ffm a n JA , W eiss B (1987) F a m ily d y n a m ic s a n d p r e ­ sen tin g p r o b le m s in c o lle g e stu d en ts . J C ou n sl P sy ch o l 34(2): 1 5 7 -1 6 3 .

Kılıçcı Y (2000) O k u ld a R u h Sağlığı. A nı Y ayıncılık, A n k a ra .

K lin e P (1994) A n E a s y G u id e to F a c to r A n a ly sis.

R o u tled g e, N ew York.

K ro g er J (1985) S ep ara tio n -in d iv id u a tio n a n d e g o id en ­ tity s ta tu s in N ew Z e a la n d u n iversity stu d en ts . J Yout A d o le s c 14(2): 1 3 3 -1 4 7 .

K ro g er J , H a s le t S J (1988) S ep ara tio n -in d iv id u a tio n a n d e g o s ta tu s in la te a d o le s c e n c e : A tw o -y e a r lon gitu din al stu d y . J Yout A d o le s c 17(1): 5 9 -7 9 .

L a p s le y DK, R ice KG, S h a d id GE (1989) P sy ch o lo g ica l s e p a r a tio n a n d a d ju s tm e n t to c o lleg e. J C ou n sl P sy ch o l 36(3): 2 8 6 -2 9 4 .

L e v in e JB , G reen C J, M illon T (1986) T h e s e p a r a tio n ­ in d iv id u ation te s t o f a d o le s c e n c e . J P ers A s s e s s 50(1):

1 2 3 -1 3 7 .

L e v in e JB , S a in to n g e S (1993) P sy ch o m etric p r o p e r tie s o f th e sep a ra tio n -in d iv id u a tio n t e s t o f a d o l e s c e n c e w it­

hin a clin ical p o p u la tio n . J Clin P sy ch o l 49(4): 4 9 2 -5 0 7 .

L o p e z FG, C a m p b ell VL, W atkin s CE (1988) F a m ily stru ctu re, p s y c h o lo g ic a l s e p a r a tio n , a n d c o lle g e a d ju s t­

m en t: A c a n o n ic a l a n a ly s is a n d c ro ss-v a lid a tio n . J C ou n sl P sy ch o l 35(4): 4 0 2 -4 0 9 .

M a h le r MS, P in e F, B e r g m a n A (1 9 7 5 ). İ n s a n Y avru su n u n P sik o lo jik D oğum u. (Çev. AN B a b a o ğ lu ).

M etis Y ayın cılık Ltd, İsta n b u l, 2 0 0 3 .

M ccurdy S J, S c h e r m a n A (1996) E ffe c ts o f f a m i ly stru c­

tu re o n th e a d o le s c e n t sep a ra tio n -in d iv id u a tio n p r o c e s s . A d o le s c e n c e 3 1 : 3 0 7 -3 1 9 .

O ’B rien KM (1996) T h e in flu en ce o f p s y c h o lo g ic a l s e p a ­ ra tion a n d p a r e n t a l a tta c h m e n t o n th e c a r e e r d e v e lo p ­ m en t o f a d o le s c e n t w o m en . J Voc B e h 4 8 : 2 5 7 -2 7 4 .

Q u in tan a, SM, K err J (1993) R ela tio n a l n e e d s in la te a d o l e s c e n t s e p a r a tio n -in d iv id u a tio n . J C o u n s l D ev 71(3): 3 4 9 -3 5 4 .

R ice KG, C o le DA, L a p s le y D K (1990) S ep aratio n -in d iv i­

d u a tion , f a m i ly c o h e s io n , a n d a d ju s tm e n t to c o lleg e:

M ea su r em en t v a lid a tio n a n d te s t o f a th eo re tica l m od el.

J C ou n sl P sy ch o l 37(2): 1 9 5 -2 0 2 .

S c h u lth e is s DP, B lu stein DL (1994) C on tribu tion s o f fa m i ly re la tio n sh ip f a c t o r s to th e id en tity fo r m a t io n p r o ­

c e s s . J C ou n sl D ev 73: 1 5 9 -1 6 6 .

T a m a r M, B ild ik T, Ş e n K ö s e m F v e a rk . (2006) T h e c h a ­ ra cter is tics o f sep a ra tio n -in d iv id u a tio n in T u rk ish h igh s c h o o l s tu d e n ts . A d o le s c e n c e 41 (1 6 1 ): 1 7 7 -1 8 4 .

Y a m a n B (2005) E rg e n le r d e a y r ış m a -b ir e y s e lle ş m e v e p s ik o lo jik u yu m ü z er in d e a n a - b a b a ev lilik ilişk isin in v e a ile ilişkilerin in etk isi. Y a y ın la n m a m ış Y ü k s e k L is a n s Tezi. İzm ir: E g e Ü niversitesi.

Referanslar

Benzer Belgeler

Kil İLLÎ Hâkimiyet bayramımızda yayınladı- ğı güzel bildiride Sayın Cumhurbaşkanı­ mız Korutürk, çeşitli meslek dallarında mem­ lekete büyük hizmetler

Santrifüje edilmeden incelenen idrar örneğinde her bir sahada bir veya daha çok bakteri varlığı ml’de 10 5 üzerinde bakteri bulunması ile..

Elde edilen faktör- lerin varyans oranları anlatma teknikleri faktörü için % 45.13 (12 madde), anlama teknikleri faktörü için % 8.82 (7 madde) ve ölçeğin geneli için ise %

Bu nedenle bu çalışma, kavak propolisinin 4 farklı dozu ve propolisin aktif bileşenlerinden kafeik asidin yumurta tavuklarında performans (canlı ağırlık, yem

Davranış sorunları otizmin eşlik ettiği zeka geriliği olan grupta otizmi olmayanlara göre daha sık görülür.. Hem kognitif sorunların ağırlığı, hem de otizmin

A catheter or combined techniques (epidural and spinal catheters or combined spinal–epidural tech- niques) provide the extension of anesthesia for pulse- dose rate

Eastern Mediterranean University Faculty of Pharmacy organised an oath taking ceremony prior to the 2017-2018 Academic Year Spring Semester Graduation Ceremony at Rauf Raif

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Eczacılık Fakültesi, 2017 – 2018 Akademik Yılı Bahar Dönemi Mezuniyet Töreni öncesinde mezunları için Yemin Töreni