• Sonuç bulunamadı

indus'ta bulunan 5000 yıi öncesine ait kültür merkezi ve mez o p ota m ya ile iiişkileri

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "indus'ta bulunan 5000 yıi öncesine ait kültür merkezi ve mez o p ota m ya ile iiişkileri"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

indus'ta bulunan

5000 yıi öncesine

ait kültür merkezi

ve mez o p ota m ya

ile iiişkileri

YAZAN:

EBRÜ TERZİOĞLU; Arkeolog,

München

I — GİRİŞ :

Kuzeybatı Hindistanın yerlilerinin, son-radan orayı istilâ eden Ari kavimlere na-zaran çok daha ilkel kültürü olmayan bir halde yaşadıkları, XX. yüzyılın başlarına kadar kabul edilegelen bir tezdi. Mohends-cho-Daro'da Dr. R. D. Banerjee ve Sir John Marshall'in yaptıkları kazılar netice-sinde bu telâkkinin tamamen yanlış oldu-ğu; Hindistan'ın, bu İndus bölgesindeki yerlilerinin M.Ö. 2800 senelerinde (yani Yeni-Taş devrinde) yüksek bir medeniyete ulaştıklarını gösteren tuğlalardan inşa edil-miş büyük şehir kurmalarından anlaşılmak-tadır (1). Buradaki medeniyete ait kalıntı-ların yalnız üçte biri kazılar neticesi orta-ya çıkarılabilmiştir. Bölgenin diğer kısım-larının bataklık olması kazıları zorlaştır-maktadır. Karaşi'de ilgili Vekâletin Arke-oloji bölümü başkanı Dr. F . A. Khan bu kültür hakkındaki fikri kısaca «the glory, tlıat vvas Mohenjo-Daro» şeklindedir (2).

Yeni arkeolojik araştırmalara göre bu M. ö . 2800 senelerindeki hind kültürünün yayılma sahası güneyde Karaşi'den, batıda Thar Çölü, kuzeyde Delhi'ye kadar yayıl-mış vaziyetteydi. 800.000 km2'yi kaplayan

bu İNDUS KÜLTÜRÜ; böylece 3 büyük eski kültürün en büyük yayılma sahasına sahip olanı vasfına hak kazanmak-tadır. Bazı bakımlardan eski Mezopo-tamya ve Mısır medeniyetinden daha müte-kâmil bir durum arzetmektedir. Mezopo-tamya ve Mısır'da olduğu gibi kendilerine has yazılanda vardır. Mantık ve matema-tik yoldan bu İndus yazısını Finli alimler gurubu dört senelik bir çalışma neticesin-de okumaya muvaffak olmuşlardır.

Sonradan Hindistan'ı istilâ eden Ari hind-lilerin destanı Rigvveda'da kısa boylu, ko-yu esmer, basık burunlu olarak vasıflan-dırılan Drawid'lerin; bu Mohendscho-Da-ro'daki kültürün yaratıcıları Hindistan'ın eski yerlileri oldukları Finli alimlerin oku-dukları bu İndus-yazılarından anlaşılmak-tadır.

Drawid lisanının bugüne kadar yaşaya-gelen muhtelif dialekt'leri bu İndus-yazı-larının okunmasında büyük yardımı olmuş-tur. Bu İndus yazıları, mühürler ve sera-mik üzerinde rastlanmaktadır. Bu mühür-ler 2-3 cm. boyutları olan dört köşe veya

kare şeklinde taşlar (Speckstein) dan iba-rettir. Arka kısımları asılması veya tutul-ması için kamburcadır. Üzerlerinde fil, kaplan, gergedan, antilop, timsah ve zebu denilen tek boynuzlu mitolojik hayvan fi-gürlerine, bazan da insan figürlerine rast-lanmaktadır. Bunlar arasında Tanrı Schi-wa'nın ilkel örnekleri olabileceklerde bu-lunmaktadır. Bu figürlerin üst tarafında ekseri bir satır İndus-yazısı bulunmaktadır.

II — BU KÜLTÜRÜN MEZOPOTAMYA ÎLE OLAN 1LÎŞKÎSÎ

Üzerinde türbanlı hindli kadın figürü bazı çivi yazısı metinlerinde yer aldığı bu çeşit mühürlerin Mezopotamya'da bulun-masıyla (3) Sargon devri Akkadları (M.Ö. 2350) zamanından M.Ö. 1700 senesine ka-dar bu İndus kültür bölgesiyle Mezopotam-ya arasında ticarî münasebetlerin olduğu anlaşılmıştır. İndus kültür bölgesinden Me-zopotamya'ya taşlar, metaller, kereste fil-dişi, inci, evcil hayvanlar, tahıl ve eski kültür bölgelerinden 1000 sene önce ziraa-tine başladıkları pamuk ihraç ediyorlardı. Bu Indus-kültür bölgesinin Sümerler tara-fından kolonize edilmiş olabileceği ilmi çevrelerde münakaşalıdır.

Dr. Henri Frankfort'un Bağdad yakının-da Tell-Asmar'yakının-daki Babil-Elam köyü ha-rabelerinde kazılar neticesinde bulduğu piş-miş tuğla mühürler ve küreciklerin, M.Ö. 2000 senesinde Sir John Marshall'a göre Mohendscho-Daro'dan ihraç edildiği iddia edilmiştir. (4)

Macdonnel (5), Mohendscho-Daro kültü-rünün Sümer menşeinden olduğunu ileri sürmüştür.

Hail (6) ise, Sümer medeniyetinin Hin-distan'dan alındığını iddia etmişti. Woolley (7) ise, Sümerlerle, bu ilk hind medeniye-tini kuranların Belücistan'ın çevresindeki aynı akraba kavimlerden olduklarını kabul etmektedir.

m — ŞEHİRCİLİK VE MİMARLIK BAKIMINDAN MOHENDSCHO-DARO, HARAPPA VE LOTHAL

ŞEHİRLERİNİN ANALİZİ

indus kültür bölgesinin büyük yerleşme merkezlerinden olan Mohendscho-Daro ve Harappa şehirlerini inşa eden mimarların o zamanların diğer yüksek kültür bölgesi Mezopotamya'nın şehir kültürünü örnek al-mış olmaları düşünülebilir. Yalnız daimi su taşmalarının maruz kaldığı bu indus va-disinde şehir kurabilmek için, pişmiş tuğla-lardan barajların ve sulama kanallarının inşasını başarmak zorundaydılar.

Mohendscho-Daro ve Harappa şehirleri-nin her biri en gelişmiş devirlerde 40.000 nüfusa sahip, çevresi 5 km.'yi bulan o za-mana göre çok büyük şehirlerdi.

Mohendscho-Daro'da bir tepecik üzerin-de 360x180 m. sathında 17 m. yüksekliğin-de duvarları tuğla ile örülmüş muazzam bir harabe yer almaktadır. Bu harabenin en tepe noktasında itinalı bir şekilde inşa edil-miş bir hamam bulunur. Hamamın havuzu Asphalt ile su geçirmez bir şekilde inşa edilmiştir. Bir tarafında herhalde dinî ri-tüel yıkanmalar için 8 ayrı banyo hücrele-ri yer almaktadır. Ayni yerde 27 duvar bloku üzerine havalandırma kanallarına da havi ahşap bir tahıl ambarı yer almakta-dır. Herhalde bu tahıl ambarı o zamanın iktisadiyatı için bir banka fonksiyonuna havi idi.

Bu tepecikteki yapılar arasında, kolon-lar üzerine inşa edilmiş iki toplantı salonu veya bir büyük şahsiyetin sarayı veya bir rahibin sarayı olduğu sanılan bir bina yer almaktadır. Bu tepecik herhalde dini ve dünyevi hükümdarlığın merkezi mahiyetin-de idi. Bu tepenin eteğinmahiyetin-de yerleşme semt-leri yayılmaktadır. Bu semt veya mahalle-ler dörtköşeli bloklardan ibaret olup herbi-ri 360x180 m. bir sahaya yayılmaktadır. Bu yerleşme semt veya mahallelerinden şimdi-ye kadar 7 tanesi bulunabilmiştir. Caddele-rin genişliği 4 ile 10 m. genişliğinde olup, güneyden kuzeye doğru uzanmaktadır. Cad-deler, dik açı ile diğer caddeler tarafından kesilmektedir. Oturma blokları esas cad-delere paralel veya dik açı olan küçük so-kaklarla birbirinden ayrılmaktadır (8).

Caddeye pencereleri olmıyan evler; orta-lama olarak 8 ilâ 9 m. eninde oldukça bü-yük binalardır. Mohendscho-Daro evlerinin plânı, bir iç avlu etrafına gruplanan oda-lardan ibaret olup ahşap bir merdiven ya üst kata, yahutta çatı terasına çıkmak için yer almaktadır. Her evde bir banyo yeri, ayrıca silindir şeklinde örülmüş bir kuyu veya zemin katta veya birinci katta bir de

(2)

tuvalet yer almaktadır. Tuvaletlerin kanali-zasyonları tuğla borulardandır. Ayrıca çöp-lükler de vardı. Bugünki modern şehirlerin pek çoğunda bunu bulmak kabil değildir. Bilhassa Mohendscho-Daro'daki evlere gi-den temiz ve pis su kanalları yeraltına dö-şenmiş olup bugünki çoğu büyük şehirle-rinkinden çok daha mükemmel bir durum arzetmektedir.

Sir Mortimer Wheeler'e göre, harabeler-de bulunan sıhhi tesislerin mükemmelliği bugünkü şehirleri kıskandıracak mükemme-liyette idi.

Harappa'daki kazılarda da Mohendsho-Daro'dakilere çok benziyen nitelikte hara-beler bulunmuştur. Buradada bir işçi mahal-lesinin hemen yanında çalışma mahalleri yer almaktadır.

Bugünkü Bombay şehrinin hemen kuze-yindeki Cambay koyuna yakın Lothal şeh-ri yakın zamanda kazılar neticesinde mey-dana çıkarıldı. Herhalde ozaman Mohen-dscho-Daro kültürünün güney limanı olarak mühim bir şehirdi. Zira kazılarda duvar-larla örülmüş, 215x35 m. büyüklüğünde, 4 m. derinliğinde, gemiler için inşa edil-miş doklar bulunmuştur. Bu doklarda yük-leme rampaları, ayrıca ihraç edilecek mal-zemeyi depolamaya yarıyan büyük bir bi-na bulunmuştur. Lothal şehrinin kazılarla ortaya çıkan kanalizasyon tesisi, Mohen-dscho-Daro'dakinden de daha mükemmel bir karakter arzetmektedir. Kazılarda bu-lunan yarım milyon Caminci, Lothal şeh-rinin o zamanın Caminci ithal merkezi ol-duğunu göstermektedir. Bu büyük endüstri ve ticaret şehrini M.Ö. 1500 senesinde bü-yük bir sel felâketi mahvetmişti.

IV — BU INDUS K Ü L T Ü R Ü N D E ÎNSANLARTN YAŞAYIŞ TARZI YE EL SANATLARI

Bu kültür mıntıkasında M.Ö. 2800 sene-lerinde insanların yaşayış tarzı hakkında ilim adamlarına gerekli detayı verecek ip-uçları kâfi derecede mevcuttur. Bu kültür-le uğraşan ilim adamlarına göre, pamuklu ve yünlü kumarlar o zaman da vardı. Kireç tasından veya bakırdan yapılmış heykelle-rin gösterdiğine göre, o devheykelle-rin hanımları kısa eteklik giyiyorlardı. Vücutlarının üst tarafı çıplaktı, boyunlarına kolye takıyor-lardı.

Saçları geriye doğru taranmış durumday-dı. Erkgklerin saçları uzundu. Uzun saçla-rını arkadan bir bantla bağlarlardı. Du-dakların üstünde bıyık olmamasına karşı-lık sakallarını kısa olarak uzatırlardı. Er-kekler kısa bir eteklik bazan da ceket gibi bir elbise giyerlerdi. Rahiplerin ve yüksek

memurların elbiseleri örme kaftan gibi uzun mantolar şeklindeydi. Erkekler ve ka-dınlar kulaklarında ve burunlarında küpe-ler, bellerinde kemerler taşırlardı.

El sanatlarından bilhassa seramikçilik, dokumacılık, duvarcılık, demircilik, fildişi işçiliği, ve taş ustalığı gelişmişti. Çömlek yapmaya yarıyan çark bilinmekteydi. Me-tal işçiliği ve dökümcülükte tanınıyordu.

Silâh olarak baltalar, hançerler, mızrak-lar, lobutmızrak-lar, sapan ve az miktarda yay ve ok kullanılıyordu. Silâhlar çoğu kere bronz ve bakırdan bazan da taştandı. Yiyecekleri domuz, kuzu, balık eti ve yumurta idi. Hur-ma ve susam yetiştirmiş olHur-maları da tarım-daki mütekâmil durumlarını gösterir. Bugün Hindistan'da çok önemli gıda maddesi pi-rinci henüz bilmiyorlardı. Pirinç W'edi'ler zamanında (M.Ö. 1000) bile kuzeybatı Hin-distan'da daha tanınmıyordu.

V — BU İLK INDUS KÜLTÜRÜNÜN

BATIŞI

İndus kültürünün yayılma sahası çok geniş olduğundan bir anda bu kültürün bat-ması düşünülemez. Mohendscho-Daro ve Chanhu-Daro zaman zaman büyük zarar-lara sebeb olan su basmalarının tesirinde yavaş yavaş sönmüşlerdir. Kazılardaki ne-ticede bunu gösteriyor. Wheeler'e göre, in-şaat için lüzumlu tuğlaları pişirmek için mahvedilen ormanlar iklimin değişmesine sebeb oldu. Bunun ve su basmalarının ne-ticesinde sulama tesisleri de mahvolunca buna ilâve olarak münbit topraklar sellerle sürüklenip, tuzlu verimsiz hale gelen ara-zide elde edilen kısır ürünler iktisadiyatın dolayısı ile kültürün mahvolmasına sebeb oldu.

Mohendsco-Daro'daki kazılarda üst ta-bakalarda bulunan sayısı otuz'un üstünde iskeletlerde, kafataslarının kılıç veya bal-ta ile yarılmış oldukları görülür. Anlaşıldığı gibi, istilâya uğrandığında İndus kültürü sönmek üzereydi, veya bir kısım ilim adam-larının görüşüne göre bu kültür, M.Ö. 2000 senelerinin ortalarında, sarışın, uzunboylu, çoban ve çiftçi bir kavim olan Ari'lerin is-tilâsıyla mahvoldu. Bunu eski yunan kül-türünün M.Ö. 1200 senesinde Dorlarm is-tilâsıyle yıkılmasına benzetenler de vardır.

Hindlilerin M.Ö. 1200 senesinde meyda-na gelen destanları «Ringwedaı> da bu Ari kavimlerin istilâsından sonraki deviri ay-dınlatıcı kısımlara tesadüf edilir. Sonları bu Ari kavimler İndus bölgesinde bulduk-ları Dravidler'in tesiriyle medenileştiler ve böylece hind-brahman kültürü doğdu.

Daha 1913 senelerinde H.H. Hail

Hin-distan'ı istilâ eden Ariler'in, orada bulduk-ları Dravid kültürü ile medenileştiklerini iddia etmişti (9), Bugünde Prof. W. KIR-F E L (10)'in iddia ettiği gibi islâm ve dola-yısıyla Avrupa ilmini ve tıbbini etkileyen Hind ilmi ve tababeti orijinini Ariler'den değilde İndus kültürünü daha önce yara-tan Dravidler'den almaktadır.

VI — INDUS KÜLTÜRÜNÜ YARATAN DRAVIDLERIN MENŞEÎ

Bu Dravidler'in nereden indus bölgesi-ne geldikleri ve hangi ırktan oldukları so-rusuna Asiatic Society of Bengal'in Başkanı ve Calcutta Üniversitesinde profesör olan SUNITI K U M A R CHATTERJI şu şekilde cevap vermektedir.

Mediterrane (Akdeniz) Irkından olan Dravidler M.Ö. 3500 senelerinde Anadolu'-dan göç ederek I N D U S bölgesine gelmiş-lerdir. Kendi medeniyetlerini de indus böl-gesinde yaratmışlardır (11).

Sonuç olarak denilebilir ki indus bölge-sinde yapılan kazılar sadece arkeolojiye değil, ilim ve kültür tarihi, bilhassa Ana-dolu'nun tarihi içinde çok mühim bir ma-hiyet arzetmektedir.

(1) Durant, Will : Das Vernıachtnis des OStens, Bern (1946) s. 436.

MarshalI, Sir Jolın: The Prebistoric Civilization of the indus, Illustrated Lon-don News. 7 Jan. 1928. 1

(2) Schlüter, U. : Afghanistan, Paldstan, Indien und Nepal, Zeitschrift: Die Waage, Bd (1970) s. 200.

(3) Coornarasvvamy; in der Encyclopcdia Britanniea, XII, 2 1 1 - 1 2 Duran, W: Das Wermachtnis des Ostens, Bern (1946) s. 437.

(4) New York Times, 2. Aug. 1932. (51 Macdonell, A. A. : India's Past, Oyford, 1927, s. 9

(6) Macdonell, A.A. : India's Past, Oxford, 1927, s. 9

(7) AVoolley, C. Leonard: The Sumerians. Oxford, 1928, s: 8

(8) MarshalI, Sir John: Mobenjo-Daro and the Indian civilization Vol. 1-3. Lordon. 1931.

Kirfel, W. : ist die alltindis<'be Mcdizin

arischen Ursnnmgs? Sııdhofs ArcHv. (9) Hail, H.H. : The Anriend H's'orv of the Near East. London 1913. s. 173 (10) K'ırfel, W. : ist d«» aMrdıVhe M«d;

-zin arischen Ursprung, Sudüıofs Arch'v s. 378

(11) Chatteıf- Suniti KUMAR- TW Synfhesis and RaoîaJ and OV*>i"-nl

ture. In: The Indo-Asian Cuîture 2,4 ff. New Delhi 1954, s. 329 ff.

Referanslar

Benzer Belgeler

Makedonya' da Ortodoks din adamı yetiştirmek üzere lise seviyesinde teoloji seminerleriniı:ı yanı sıra dört yıllık bir ilahiyat fakültesi vardır. 20 Bu ülkede

Faringeal irritasyon şikayetleri olan hastalara orofaringeal bölgeye cerrahi girişim yapılacaksa, anormal seyirli bir karotis arterden şüphelenilmeli ve dikkatli olunmalıdır..

Five hundred cases of simple hyperplasia and 500 cases of complex hyperplasia making a total of 1000 cases of EH that had been diagnosed in our laboratory between January

Şiirlerini okuyanlara, dinleyenlere yalnız kendi şiirini değil, şiiri sevdiren özdemir Asaf, onu tanımak olanağım bulan herkese de kendini sevdirdi.. Kendine özgü

Padişahın yalnız Saray kapışını olsun bu akşam tenvir ile mesar- ratı umumiyeye sureti iştirak göstermemesi, muzafferiyatı kati- yei muntazıra henüz ikinci

1475 sayýlý Ýþ Kanunu döneminde Yargýtay, önceleri, &#34;iþveren, ihbar önellerine dayanarak iþ sözleþmesini bozacaðýný bildirdiði takdirde, iþçiye her gün için

Kültür, kültürel farklılıklar, kültürel duyarlılık, kültürel değişme, kültür şoku, alt kültürler ve kültürler arası ilişkiler gibi konular günümüzde üzerinde

Mamak belediyesinin kültürel faaliyetlerinin düzenlenme aĢamasında aktif olarak görev alma durumu ile oturulan ev tipi ve aylık gelir arasında anlamlı bir