• Sonuç bulunamadı

Ergenli¤e Geçiflte Bilgilendirmenin Ergenin Bilgi Düzeyi veBenlik Alg›s›na Etkisi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Ergenli¤e Geçiflte Bilgilendirmenin Ergenin Bilgi Düzeyi veBenlik Alg›s›na Etkisi"

Copied!
15
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Özet

Bu araflt›rma ergenlik dönemine girmekte olan çocuklara yönelik bilgilendirici bir program›n, onlar›n bilgi düzeylerinde ve benlik alg›lar›nda bir de¤iflme yarat›p yaratmad›¤›n› incelemek üzere planlanm›flt›r. Araflt›rmaya ilkö¤retim ikinci kademeye devam eden 524 ö¤renci kat›lm›flt›r. Ö¤rencilerin yafl da¤›l›m› 10 yafl 10 ay ile 15 yafl 7 ay aras›nda de¤iflmektedir. Araflt›rmada veri toplamak amac›yla Bulu¤ Bilgi Düzeyi Testi ve Ergenler ‹çin Benlik Alg›s› Ölçe¤i (Harter, 1988) kullan›lm›flt›r. Araflt›rma bulgular›, bütün s›n›f düzeylerinde k›z ve erkek- lerin son-test bilgi düzeylerinin ön-test bilgi düzeylerinden anlaml› olarak yüksek oldu¤unu, ancak bu fark›n sadece yedinci s›n›f erkeklerinde istatistiksel anlaml›l›¤a ulaflmad›¤›n›; 7. ve 8. s›n›f k›zlar›n›n ise erkeklerden daha yüksek puanlar elde ettiklerini göstermifltir. K›z ve erkek ergenlerin bilgilendirme öncesinde yak›n arka- dafll›k ve "içsel benlik" alg›lar› oldukça benzerken bilgilendirme sonras›nda erkeklerin ilgili benlik alg›lar›, k›zlar›nkinden daha olumsuzdur. Fiziksel görünümlerinden en az hoflnut olanlar 7. s›n›f k›zlar› ve 8. s›n›f erkek- leridir. Sonuç olarak, bilgilendirme sonras›nda ergenlerin bulu¤a iliflkin bilgi düzeylerinde önemli bir art›fl oldu¤u, ancak benlik alg›s› aç›s›ndan k›zlar›n ve erkeklerin verilen bilgilendirme program›ndan farkl› biçimde etkilendi¤i söylenebilir.

Anahtar kelimeler: Bulu¤, sa¤l›k e¤itimi, benlik alg›s›

Abstract

This study try to understand the effects of an informative lecture on children's pubertal knowledge and self perceptions. The sample was consisted of 524 secondary school students. The students from 6th to 8th grades ranged in age from 10 years 10 months to 15 years 7 months. A series of questions related to pubertal developments and Harter's (1988) Self Perception Profile for Adolescence was used to measure the general pubertal development knowledge and self perceptions of early a dolescents respectively. It was found that male and female adolescents' post-test performance was higher than the pre-test performance in all grade levels except 7th grade boys. Female adolescents obtained significantly higher scores than adolescent males in 7th and 8th grades. GradeXgender interaction for physical apperances also revealed that 7th grade girls and 8th grade boys are most negative about their physcial apperances. Male and female adolescents' self perceptions about close friendship and "internal self" were very similar before the puberty lecture. However after the lecture male adolescents evaluated their mentioned selves more negatively than female adolescents. It can be concluded that adolescents managed to increase their knowledge base about puberty but the program had some effect on male and female adolescents' self perceptions in different directions.

Key words: Puberty, health education, self-perception

Ergenli¤e Geçiflte Bilgilendirmenin Ergenin Bilgi Düzeyi ve Benlik Alg›s›na Etkisi

Melike Say›l* Ayflen Güre (Y›lmaz) Zehra Uçanok Hacettepe Üniversitesi

*Yaz›flma Adresi: Doç. Dr. Melike Say›l, Hacettepe Üniversitesi, Psikoloji Bölümü 06532 Ankara

(2)

Geçen on y›l içinde, ergen geliflimiyle ilgili çal›fl- malar aras›nda bulu¤ ve etkilerine dair araflt›rmalar›n say›s›n›n önemli bir yer tuttu¤u belirtilmifltir (Steinberg ve Morris, 2001). Bu dönemde yaflanan h›zl› fiziksel ve cinsel nitelikteki de¤iflmeler ve bu de¤iflmelere ergenin yükledi¤i sosyal anlamlar onun duygular›n›, kendilik alg›s›n› ve birincil iliflkilerini önemli ölçüde de¤iflikli¤e u¤ratmaktad›r (Brooks- Gunn ve Furstenberg, 1989; Brooks-Gunn ve Reiter, 1990; Feldman ve Elliott, 1990; Montemayor, Adams ve Gullota, 1990; O’Sullivan, Meyer- Bahlburg, Nat ve Watkins, 2000; Steinberg, 1999;

Steinberg ve Morris, 2001). Çocukluktan yetiflkinli-

¤e geçmekte olan ergenlerin yaflad›¤› fiziksel, cinsel, biliflsel ve sosyal-duygusal de¤iflmeler oldukça ani, bazen beklenmedik olmakta ve bulu¤a girmekte olan çocuklarda stres, korku, uyumsuzluk gibi sorunlara yol açabilmektedir (Stein ve Reiser, 1994). Bu tür et- kileri oldu¤undan daha güçlü k›lan faktörlerden biri, formel düflüncenin tam olarak geliflmemifl olmas›n- dan dolay› çocu¤un, olan biteni de¤erlendirmedeki yüzeyselli¤i ve di¤eri de bulu¤ döneminde yaflayaca-

¤› de¤iflimlerden özellikle de ilk ejakülasyon (seme- narche) ve ilk adetten (menarche) haberdar olmama- s› ya da yanl›fl ve eksik bilgiye sahip olmas›d›r (Shipman, 1968). Bulu¤ dönemindeki ergenler, bi- rincil ve ikincil cinsiyet özelliklerinin geliflimiyle öne ç›kan h›zl› bedensel de¤iflmelerle ve büyümele- riyle ilgilidirler ve gözledikleri de¤iflmeleri akranla- r›yla paylafl›rlar (D›Iorio, Kelley ve Hockenberry- Eaton, 1999; Moore ve Rosenthal, 1993). Bu paylafl›mlar genellikle ergenin kendini de¤erlendir- mesinde önemli ve destekleyici bir rol oynamakla birlikte cinsiyet ve cinsel geliflim konular›nda anne ve babalar›ndan ziyade akranlar›ndan bilgi alan ve bu konular› onlarla tart›flan ergenlerin, cinsel dene- yimlerinin daha erken yaflta ve cinsel özgürlüklerinin daha fazla oldu¤u bulunmufltur. Öte yandan akranla- r› yerine annelerinden bilgi edinen ergenlerde cinsel deneyimlerin görülme olas›l›¤› daha düflük bulun- mufltur (D›Iorio ve ark., 1999). Geliflimsel de¤iflme- ler konusunda ailede veya okulda önceden bilgilen- dirilen k›z ve erkek çocuklar›n›n bu de¤iflmelerle da- ha iyi bafl ettikleri ve bulu¤a iliflkin daha olumlu tu-

tumlar gelifltirdikleri görülmektedir (Moore ve Ro- senthal, 1993; Rierdan ve Koff, 1980; Stein ve Re- iser, 1994).

Ergenlikte 9-11 yafllar›ndan bafllayarak 17-18 yafllar›na kadar sürebilen h›zl› fiziksel, zihinsel ve sosyal-duygusal de¤iflmelerin ve bunlar›n yaratt›¤›

kayg› ve stresin k›z ve erkek ergenlerde farkl› tepki- lere ve benlik alg›s›nda farkl› yönlerde de¤iflmelere yol açt›¤› bilinmektedir. Ergenlik dönemindeki k›z- larda benlik de¤erinde azalma, kayg›da artma ve depresyon ile yeme bozukluklar› gibi daha içselleflti- rilmifl tepkiler gözlenirken; erkeklerde sald›rganl›kta ve riskli davran›fllarda artma gibi d›flsallaflt›r›lm›fl tepkiler daha s›kl›kla gözlenmekte (Chen, Mechanic ve Hansel, 1998; Siegel, Yancey, Ancshensel ve Schuler, 1999; Steinberg, 1999), erkek ergenler top- lumsal cinsiyet rollerine ba¤l› olarak kendilerini ifa- de etmede özellikle de kendileriyle ilgili olumsuz duygular› ortaya koymada k›zlardan daha ketum davranmakta (Polce-Lynch, Myers, Kilmartin, Forssmann-Falck ve Kliewer, 1998) ve bulu¤ döne- minde erkek ergenlerin benlik de¤erindeki azalma k›zlardaki kadar belirgin olmamaktad›r (Harter, 1993; 1990a; 1990b). Rosenberg (1986) erkeklerin lehine olan bu fark›n büyük olmad›¤›n› ifade etmek- tedir. Benlik de¤erinin dura¤an ya da dinamik bir ya- p› oldu¤u (Alsaker ve Olweus, 1992; Baldwin ve Hoffman, 2002), ergenlik boyunca artma (Cairns, Mcwhirter, Duffy ve Barry, 1990; McCarthy ve Ho- ge, 1982) ya da düflme (Brown ve ark., 1998) göster- di¤i konular›nda tart›flmalar sürmektedir. Baldwin ve Hoffman (2002), benlik de¤erinde ergenlik boyunca ortaya ç›kan birey içi de¤iflmeleri 11-22 yafllar› ara- s›ndaki ergenlerde boylamsal olarak incelemifller;

benlik de¤erinin yafla ba¤l› dalgalanmalar gösterdi¤i- ni ve bunun da cinsiyete göre de¤iflti¤ini görmüfller- dir. K›zlarda benlik de¤erinin 12-13 yafllar› aras›nda azalma göstermesi, bu yafllarda bulu¤a girilmesiyle;

erkeklerde 14-15 yafllar› aras›ndaki azalma ise orta- okuldan liseye geçifl nedeniyle “küçük s›n›f statü- sü”ne düflmenin ve dolay›s›yla k›zlar›n daha büyük s›n›flardaki liseli erkeklerle ilgilenecek olmalar›n›n yaratt›¤› strese ba¤lanm›flt›r (Simmons ve

(3)

Rosenberg, 1975; Wigfield, Eccles, MacIver, Rwuman ve Midgley, 1991).

Ergenli¤e geçiflteki bilgi eksikli¤inin olumsuz et- kilerini ortadan kald›rmak, ergenlerin yeni yeni sa- hip olduklar› özelliklere ba¤l› olarak ortaya ç›kan cinsel beklenti ve rolleri uygun biçimde yerine getir- melerini ve cinsellikleriyle ilgili sa¤l›ks›z keflifler- den ve riskli davran›fllardan korunmalar›n› sa¤lamak amac›yla 1960’lardan bu yana ABD’de (Brooks- Gunn ve Furstenberg, 1989; Sanderson, 2000; Song, Pruitt, McNamara ve Colwell; 2000), daha önceki y›llardan bafllayarak Avrupa ülkelerinde (Hoyman, 1964), Çin’de (Peikuan, 1987) ve UNESCO kanal›y- la da di¤er baz› Asya-Pasifik ülkelerindeki (Villanueva, 2000) okullarda cinsel e¤itim, üreme ve cinsel sa¤l›k programlar›n›n baflar›yla uyguland›¤›

belirtilmektedir. Cinsel e¤itim programlar›n›n, erge- nin cinsel aç›dan etkin olma yafl›n› ileri alaca¤› veya halihaz›rda etkin olanlar›n da do¤um kontrol yön- temlerini kullanma oran›n› art›raca¤› beklenmifl ve araflt›rmalar›n da bu beklentileri do¤rulad›¤› öne sü- rülmüfltür (Olsen, Weed, Daly ve Jensen, 1992). Bir meta analitik çal›flmada, 1960-97 y›llar› aras›nda ya- y›nlanm›fl olan cinsel e¤itimin etkilili¤iyle ilgili araflt›rmalar taranm›fl ve okulda verilen cinsel e¤iti- min 5. - 12. s›n›flar aras›ndaki ö¤rencilerin bilgi dü- zeylerini anlaml› olarak art›rd›¤› bulunmufltur (Song ve ark., 2000).

Bununla birlikte orta dereceli okullarda verilen cinsel e¤itimin içeri¤i, süresi, hangi s›n›f düzeyinde nelerin vurgulanmas› gerekti¤i ve e¤iticilerin yeter- li¤i gibi konular tart›flmal›d›r. Bulu¤, cinsel yolla bu- laflan hastal›klar, cinsel iliflkiden kaç›nma, cinsel iliflkiyi deneme yönündeki akran bask›s›na direnme, do¤um kontrol yöntemleri, kürtaj, ergen gebeli¤inin do¤urgular› ve cinsel istismar gibi konular›n 5., 7.

veya 12. s›n›fta ö¤retilmesi konusunda ö¤retmenler, farkl› görüfllere sahiptirler. (Kirby, 2000; Landry, Singh ve Darroch, 2000). Ayr›ca ö¤retmenlerin za- manlamaya iliflkin önerileri ile gerçekte uygulanan programlar›n zamanlamas› aras›nda da baz› uyufl- mazl›klar gözlenmifltir. Örne¤in 9-11 yafllar› aras›n- da verilecek e¤itimde uyuflman›n en yüksek oldu¤u

konu “bulu¤” iken uyuflman›n en az oldu¤u konular, cinsel istismar, duygular› ifade etmenin cinsel olma- yan yollar›, do¤um kontrol yöntemleri ve cinsel yö- nelimle ilgilidir (Landry ve ark., 2000). ABD’de 1988-1999 y›llar› aras›nda orta dereceli okullarda verilen cinsel e¤itimin içeri¤indeki de¤iflmeler ince- lenmifl ve ö¤retmenlerin 10 y›l öncesine göre daha tutucu görüfller öne sürdükleri belirlenmifltir. E¤itim program›nda, cinsel yolla bulaflan hastal›klardan ve istenmeyen gebeliklerden korunman›n yolu olarak cinsel iliflkiyi ertelemenin (abstinence) on y›l öncesi- ne göre daha fazla vurguland›¤› gözlenmifltir (Darroch, Landry ve Singh, 2000). Bu türden programlar›n yayg›n olarak uyguland›¤› ülkelerde bile genellikle programlar›n etkilili¤iyle ilgili arafl- t›rmalar›n doyurucu nitelikte olmad›¤› öne sürül- mektedir (Kirby, 2000, Song ve ark., 2000). Prog- ramlar›n bilgi düzeyini art›rd›¤› bilinmekle birlikte bunun ne ölçüde kal›c› oldu¤u, davran›fla dönüfltü¤ü veya tutumlara yans›d›¤›yla ilgili olarak da yeteri ka- dar bilginin olmad›¤› bildirilmektedir (Song ve ark., 2000). Günümüzde ABD’deki okullarda verilen cin- sel e¤itimin, ergen cinselli¤iyle ilgili toplumsal so- runlar› önlemedeki etkilili¤i üzerinde farkl› görüfller öne sürülmekte, ergen sa¤l›¤› ve cinselli¤i üzerine verilen e¤itimin amaçlar› çok yönlü olarak araflt›r›l- makta ve tart›fl›lmaktad›r (Moran, 2000).

Ülkemizde, okullarda verilen sa¤l›k e¤itimi ve cinsel e¤itimle ilgili programlar›n içeriklerinin özel- likle Bat› ülkeleriyle karfl›laflt›r›ld›¤›nda farkl› oldu-

¤u görülmektedir. Bat›daki e¤itim programlar› genel cinsel bilgi, hamilelik, aile yaflam›, korunma yön- temleri, cinsel yolla bulaflan hastal›klar gibi konula- r› kapsamaktad›r. Ülkemizde örgün e¤itim program- lar›nda 4. s›n›ftan bafllay›p 8. ve 9. s›n›flarda daha da gelifltirilerek sürdürülen beden sa¤l›¤›, üreme, büyü- me, geliflim, aile hayat›, genetik ve kal›t›m, bulafl›c›

hastal›klar ve korunma yollar› gibi konularda k›smen ergenlere yönelik bilgiler de içeren bir uygulama sürmektedir. Ayr›ca MEB Sa¤l›k ‹flleri Dairesi bafl- kanl›¤› taraf›ndan 1993-98 y›llar›nda uygulanan

“De¤iflim, genç k›zl›¤a ilk ad›m” projesi ile 2000 y›- l›nda bafllat›lan ve 18 ilde devam eden “Ergenlik Dö-

(4)

nemi De¤iflim Projesi (ERDEP)” mevcuttur (Kara- tafl, 2001). Her ne kadar bu programlar “cinsel e¤i- tim” programlar› olarak düflünülüp öyle kabul edilse bile genel olarak cinsel geliflim de dahil ergen gelifli- mi ve sa¤l›¤›yla ilgili programlard›r.

ERDEP projesinin ergenler üzerinde ne ölçüde etkili oldu¤uyla ilgili bir de¤erlendirme çal›flmas›n- da, program uygulanmadan önce ergenlik dönemin- deki de¤iflmelerle ilgili fikrim yok diyenlerin oran›n- da programdan sonra önemli bir düflüfl gözlendi¤i ve her on ö¤renciden dokuzunun program› yararl› bul- du¤u kaydedilmifltir (Y›lmazer, 2001). Ancak prog- ram›n ö¤rencilerin bilgi düzeyinde nas›l bir de¤iflme yaratt›¤› ölçülmemifltir. Programlar›n ilkö¤retim ikinci basamak ve lise düzeylerinde daha da geliflti- rilmesi ve uygun konular›n uygun s›n›flarda a¤›rl›kl›

olarak yer alabilmesi için program›n etkilili¤i ve ö¤- rencilerin gereksinim duyduklar› bilgilerin neler ol- du¤u konular›nda ayr›nt›l› bilgi sa¤layacak araflt›r- malara gereksinim duyuldu¤u belirtilmifltir.

Ülkemizde ö¤retmenler ile çocuk ve ergenlerle çal›flan uzmanlar, çocuklar›n bulu¤ ve ergenlik döne- mi geliflimiyle ilgili bilgi eksikliklerinin ya da yanl›fl ve çarp›t›lm›fl bilgiye sahip olmalar›n›n önemli so- runlara yol açt›¤›n› gözlemekte ve konuya dikkat çekmeye çal›flmaktad›rlar. Bu sorunlar aras›nda s›k- l›kla gözlenenler, erkek ö¤rencilerin k›z ö¤rencilere karfl› sergiledikleri sald›rganl›k ya da cinsellik içeren alay ve sataflmalar›, cinsel nitelikte olgunlaflmam›fl davran›fllar ve okul içinde k›z ve erkek ö¤renciler aras›ndaki iletiflimin bozulmas›; bunun da okulun at- mosferini olumsuz yönde etkilemesidir. Bu nedenle var olan bulgular ve okullarda karfl›lafl›lan sorunlar- dan hareketle bu araflt›rma, ergenlik dönemine gir- mekte olan çocuklara yönelik bilgilendirme amaçl›

bir program›n, çocuklar›n bilgi düzeylerinde ve ben- lik alg›lar›nda bir de¤iflme yarat›p yaratmad›¤›n› in- celemek üzere planlanm›flt›r.

Bu program›n amac›, gençlerin kendilerindeki de¤iflmeleri daha do¤ru olarak alg›lay›p de¤erlendir- melerini ve anlamland›rmalar›n› sa¤lamak, gençleri yersiz endiflelerden kurtarmak ve bu dönemi genç için “normallefltirip” okul baflar›s›na ve sosyal iliflki-

lerine olan olumsuz etkilerinin bir ölçüde de olsa önüne geçebilmektir. Araflt›rmada kullan›lan prog- ramda, 11-14 yafllar› aras›ndaki ortaokul ö¤rencileri- nin gereksinim duyabilecekleri geliflimsel bilgiler yer almaktad›r. Bu yafl grubundaki ö¤rencilere arafl- t›rmac›lar taraf›ndan çeflitli zamanlarda verilen kon- feranslar s›ras›nda ö¤rencilerden gelen sorular, ö¤- retmenlerin gözlem ve saptamalar› ve ergenlerin ya- n›t arad›klar› sorulara iliflkin araflt›rma bulgular›

(Ryan, Millstein ve Irwin, 1996) dikkate al›narak ge- lifltirilen bu program, daha önce sözü edilen pek çok ülkedeki ortaokul ö¤rencilerine yönelik “cinsel e¤i- tim” programlar›ndan içerik ve amaç olarak farkl›d›r.

Bu program, bir cinsel e¤itim program› de¤il, fizik- sel ve cinsel de¤iflmelerin yan›nda ergenlik dönemin- deki geliflimi bir bütün olarak ele al›p biliflsel ve sos- yal-duygusal geliflimi de a¤›rl›kl› olarak içeren bilgi- lendirme amaçl› bir programd›r. Uygulanan progra- m›n 11-14 yafl grubu ergenler üzerindeki etkilerine yönelik olarak araflt›rmada flu sorulara yan›t aranm›fl- t›r: Bilgilendirme, ö¤rencilerin bilgi düzeyinde bir art›fl sa¤layacak m›d›r ve e¤er varsa bilgilendirmenin etkisi, s›n›f düzeyine ve cinsiyete göre de¤iflme gös- terecek midir? Bilgilendirme, farkl› s›n›f düzeylerin- den ve cinsiyetten ergenlerin benlik alg›lar›nda olumlu yönde bir de¤iflme yaratacak m›d›r?

Yöntem Örneklemm

Araflt›rmaya Ankara’da orta ve üst orta sosyo- ekonomik düzeyi temsil eden iki ilkö¤retim okulu- nun ikinci kademesine devam eden ö¤renciler kat›l- m›flt›r. Uygulamaya kat›lan toplam ö¤renci say›s›

yaklafl›k 600 olmakla birlikte, ölçme araçlar›n› tam olarak yan›tlamam›fl ö¤rencilerin ç›kar›lmas› ve veri- lerin temizlenmesiyle örneklem 524 kifliye inmifltir.

Örneklemde 167 alt›nc› s›n›f, 164 yedinci s›n›f ve 193 sekizinci s›n›f ö¤rencisi yer alm›flt›r. Alt›nc› s›- n›f ö¤rencilerinin 84’ü k›z 83’ü erkek olup, yafl orta- lamas› 11 yafl 6 ayd›r (Da¤›l›m, 10 yafl 10 ay- 12 yafl 11 ay; S = 3 ay). Yedinci s›n›f ö¤rencilerinin 83’ü k›z, 81’i erkek olup, yafl ortalamas› 12 yafl 6 ayd›r (Da¤›l›m, 11 yafl 9 ay- 13 yafl 11 ay; S = 3 ay). Seki- zinci s›n›f ö¤rencilerinin ise 100’ü k›z, 93’ü erkek

(5)

olup, yafl ortalamas› 13 yafl 6 ayd›r (Da¤›l›m, 12 yafl 1 ay- 15 yafl 7 ay; S = 4 ay).

Verii TToplamma Araçlar›

Deneklerden s›n›f, yafl ve cinsiyetlerine iliflkin demografik bilgiler al›nm›fl; bunun yan› s›ra, sorulan bir soruyla bulu¤a giren ve girmeyen k›z ve erkekler belirlenmifltir.

B

Bulu¤ BBiilgii DDüzeyii TTestii. Bulu¤ bilgi düzeyi tes- ti araflt›rmac›lar taraf›ndan haz›rlanm›fl, dört alt gruptan oluflan toplam 25 maddelik bir baflar› testi- dir. ‹lk 5 soru aç›k uçlu olup, ö¤rencilerin bulu¤ dö- nemindeki cinsel geliflimle ilgili baz› terimleri (Örn., yumurtal›k, testis ve vajina gibi) bilip bilmediklerini ölçmeye yöneliktir. Bu sorulara verilen yan›tlar, te- rimlerin bilimsel aç›dan do¤ru kabul edilebilecek bir tan›m›n› yans›t›p yans›tmamas›na göre “1” ve “0”

fleklinde de¤erlendirilmifltir. ‹kinci grupta çoktan seçmeli sorular (Örn., K›zlardaki cinsiyet hormonu afla¤›dakilerden hangisidir?), üçüncü grupta da do¤- ru / yanl›fl fleklinde cevaplanan ifadeler yer almakta- d›r (Örn., Erken geliflen ergenler, geç geliflenlere gö- re daha sa¤l›kl›d›r.). Dördüncü gruptaki seçmeli so- rular ise k›z ve erkekler için ayr› ayr› haz›rlanm›fl cinsiyete özgü hem çoktan seçmeli hem de do¤ru / yanl›fl fleklinde cevaplanan ifadelerden oluflmaktad›r (Örn., k›zlar için, “Ay hali ya da adet görme kaç gün sürer?; erkekler için, “Ejakülasyon (boflalma) ne- dir?”). Deneklerin verdikleri do¤ru cevaplar “1”, yanl›fl cevaplar “0” fleklinde de¤erlendirilmifltir. Bu- lu¤ Bilgi Düzeyi Testi, bir ön çal›flmayla ayr› bir ör- neklem grubunda (n = 116) psikometrik aç›dan s›- nanm›flt›r. Son testte baflar›l› olup üst % 25’lik dili- me giren ö¤renciler ile alt % 25’lik baflar›s›z dilim- deki ö¤rencilerin elde ettikleri baflar› aras›nda istatis- tiksel olarak anlaml› bir fark (t = -23.94,p < .001) el- de edilmifltir. Ayr›ca dört alt testten al›nan puan ile toplam bilgi düzeyi puan› aras›ndaki korelasyonlar›n anlaml› düzeyde oldu¤u görülmüfltür (s›ras›yla; r = .58; .68; .75 ve .57, p < .001).

Ergenler ‹çiin BBenliik Alg›s› Ölçe¤ii. Bu ölçek 13 ile 15 yafllar› aras›ndaki ergenler için Harter (1988) taraf›ndan gelifltirilmifltir. Ölçek benlik alg›s›n›n çe- flitli alanlar›n› de¤erlendiren 9 boyut ve her alt bo-

yutta 5 madde olmak üzere toplam 45 maddeden oluflan, dört dereceli Likert tipi bir ölçme arac›d›r.

Ölçekte yer alan boyutlar akademik yeterlik, sosyal onay, atletik yeterlik, fiziksel görünüm, davran›fltan hoflnut olma, mesleki yeterlik, romantik çekicilik, yak›n arkadafll›k ve bütünsel özde¤erdir. Tüm ölçe-

¤in iç tutarl›k kat say›s› (Cronbach Alfa) hem ölçe-

¤in uyarlama çal›flmas›nda (fiahin ve Güvenç, 1996) hem de Y›lmaz (2001) taraf›ndan .88 olarak bulun- mufltur. Bu çal›flmaya 11 ile 14 yafllar› aras›ndaki ço- cuklar kat›ld›¤› için, Harter (1988)’a göre ileri ergen- lik y›llar›nda daha önemli olan mesleki yeterlik ve romantik çekicilik alt ölçekleri bu araflt›rmada ele al›nmam›flt›r. Araflt›rmaya kat›lan çocuklar›n yafllar›

da dikkate al›narak, fiziksel görünüm, davran›fltan hoflnut olma, yak›n arkadafll›k ve bütünsel özde¤er alt ölçekleri kullan›lm›flt›r. Ancak ölçe¤in daha ön- ceki uygulamalar›nda her bir maddenin olumlu ve olumsuz olmak üzere iki kez tekrarlanmas›n›n yan›t- lama s›ras›nda ö¤rencilerde güçlük yaratt›¤› bilindi-

¤i için (Y›lmaz, 2001) bu araflt›rmada olumlu ve olumsuz maddelerin da¤›l›m›na dikkat edilerek her bir madde tek ifadeyle sunulmufl ve üç dereceli bir ölçek üzerinde de¤erlendirilmesi istenmifltir. Ölçek- ten al›nan yüksek puan, daha olumsuz benlik alg›s›- n› göstermektedir. Ölçe¤in bu yeni hali, ön çal›flma- da psikometrik aç›dan s›nanm›fl ve iflledi¤i görülerek as›l çal›flmada da kullan›lm›flt›r. Ölçe¤e faktör anali- zi uygulanm›fl ve incelenen yafl grubunda (11-14 yafl) üç temel boyutu yans›tt›¤› görülmüfltür. Bu bo- yutlar fiziksel görünüm, “içsel benlik” ve yak›n ar- kadafll›kt›r. Fiziksel görünüm alt boyutu özgün öl- çektekinden farkl› olarak befl yerine üç madde ile temsil edilmifltir. Davran›fltan hoflnut olma alt ölçe-

¤inin üç maddesi ile bütünsel özde¤er alt ölçe¤inin dört maddesi ise tek bir boyut alt›nda toplanm›flt›r.

Her iki ölçe¤in de Harter’a (1993) göre içsel benli¤i yans›tt›¤› dikkate al›narak bu boyut, bu araflt›rmada

“içsel benlik” olarak adland›r›lm›flt›r. Yak›n arka- dafll›k alt ölçe¤i ise özgün ölçekten farkl› olarak, befl yerine dört maddeden oluflmufltur. Fiziksel görünüm, içsel benlik ve yak›n arkadafll›k alt ölçeklerinin Cronbach Alfa iç tutarl›k katsay›lar› s›ras›yla .74, .67 ve .64 olarak bulunmufltur.

(6)

‹fllem

Araflt›rmada yer alan okullarla görüflülerek uygu- lama için yetkililerden izin al›nm›fl ve verilecek e¤i- tim önceden ö¤rencilere duyurulmufltur. Kat›lmak is- temeyenler uygulamaya al›nmam›flt›r. Araflt›rmada e¤itim ve uygulamalar, k›z ve erkek ö¤rencilere ayr›

ayr› oturumlarda ve 30-35 kiflilik gruplar halinde gerçeklefltirilmifltir. Bu araflt›rmada, araflt›rmac›lar taraf›ndan gelifltirilmifl olan program, bulu¤ döne- mindeki fiziksel, biliflsel ve sosyal-duygusal de¤ifl- meleri içeren ve görsel malzeme ile desteklenmifl bir programd›r. Fiziksel geliflim, bulu¤ dönemi öncesin- deki, s›ras›ndaki ve sonras›ndaki birincil ve ikincil cinsiyet özelliklerindeki de¤iflmeler ile beslenme, hijyen ve bedensel sa¤l›kla ilgili bilgileri içermekte- dir. Biliflsel geliflimde, zihinde ve düflünce biçiminde ortaya ç›kan de¤iflmeler ile bu de¤iflmelerin gencin yetiflkin gibi düflünebilmesi yönündeki katk›s› ile bafllang›çta yaratabilece¤i sorunlar ele al›nm›flt›r.

Sosyal-duygusal geliflim bölümünde de bulu¤a gir- menin ve erken ya da geç girmenin sosyal-duygusal sonuçlar› ile aile, okul ve arkadafllarla iliflkiler gibi konular yer almaktad›r. Bu program süregelen uygu- lamalarla ve yeni bulgular ›fl›¤›nda 1999 y›l›ndan bu yana sürekli yenilenen bir bilgilendirme program›d›r.

Araflt›rmada “sadece sontest deney deseni” esas al›nm›fl ve uygulamalar tek oturumda tamamlanm›fl- t›r. Her oturumun bafl›nda araflt›rma ile ilgili genel bir aç›klama yap›ld›ktan sonra o oturuma kat›lan ö¤- renciler seçkisiz atama yoluyla iki gruba ayr›larak gruplardan birine Bulu¤a ‹liflkin Bilgi Düzeyi Testi ve Benlik Alg›s› Ölçe¤i’nin yer ald›¤› ön-test uygu- lanm›flt›r. Di¤er gruba ise sosyo-duygusal geliflimle- rine iliflkin aç›k uçlu sorular›n yer ald›¤› sahte ön-test verilmifltir. Daha sonra ö¤rencilere yaklafl›k 45-50 dakika süren bilgilendirme program› uygulanm›flt›r.

Ö¤rencilerden gelen sorular da yan›tland›ktan sonra oturumun son aflamas›na geçilmifltir. Bu aflamada ö¤rencilerin bilgi düzeyi ve benlik alg›s›nda ortaya ç›kan de¤iflmeler son-test ölçümleriyle de¤erlendiril- mifltir. Son test uygulanan grup bilgilendirilmeden önce sahte ön-test alan gruptur. Bilgilendirme prog- ram›ndan önce ön-test alan gruba ise sahte son-test

uygulanm›flt›r. Böylelikle her uygulamada ö¤rencile- rin tümünün, haz›rlanan sorular›n hepsini yan›tlama- lar› sa¤lanm›flt›r. Sahte ön ve son testlerde yer alan ve bulu¤a iliflkin sosyal-biliflsel ve sosyal-duygusal geliflimle ilgili aç›k uçlu sorular bu araflt›rma kapsa- m›nda de¤erlendirilmemifltir.

Bulgular

Araflt›rman›n amac› do¤rultusunda ilk soruya ya- n›t aramak için bilgi düzeyi testinden al›nan toplam puanlara 3 (s›n›f) X 2 (cinsiyet) X 2 (bilgilendirme:

ön-test, son-test) faktörlü desene uygun kovaryans analizi uygulanm›flt›r. Bulu¤a girip girmeme kovar- yans de¤iflkeni olarak analize dahil edilmifl ve ilgili say›lt›lar›n karfl›land›¤› görülmüfltür. Ortalamalar ve ayarlanm›fl ortalamalar Tablo 1’de verilmifltir. Arafl- t›rman›n bulgular› ö¤rencilerin bilgi düzeyinin s›n›fa (F (2, 511) = 27.26, p < .001, Eta22= .096), cinsiyete (F (1, 511) = 18.78, p < .001, Eta22 = .035) ve bilgi- lendirmeye (F (1, 511) = 211.49, p < .001, Eta22 = .293) göre de¤iflti¤ini göstermifltir. Bunun yan› s›ra araflt›rmada cinsiyet ve bilgilendirme ortak etkisi (F (1, 511) = 10.89, p < .001, Eta22= .021) ile s›n›f, cin- siyet ve bilgilendirme ortak etkisi de (F (2, 511) = 4.17, p < .05, Eta22 = .016) istatistiksel olarak anlam- l›d›r. Ayr›ca bulu¤a girdi¤ini bildiren ö¤rencilerin bilgi düzeyi ortalamalar›n›n (13.61), girmedi¤ini bil- direnlerden (11.66) anlaml› olarak yüksek oldu¤u da bulunmufltur (F (1, 511) = 5.32, p < .022, Eta22= .010).

0 2 4 6 8 10 12 14 16 18 20

6 7 8

Kizontest Erkontest Kizsontest Erksontest

fifiekiil 11. Bilgilendirme Öncesinde ve Sonras›nda Farkl› S›n›f Düzeylerindeki K›z ve Erkek Ergenlerin Bilgi Düzeyleri

S›n›f

(7)

fiekil 1’de gösterilen üçlü ortak etkiye ait ileri karfl›laflt›rmalara (Tukey) göre bütün s›n›f düzeyle- rinde erkek ve k›zlar›n son-test bilgi düzeyleri ön- test bilgi düzeylerinden anlaml› olarak yüksek iken (p < .01), bu fark sadece yedinci s›n›f erkeklerinde istatistiksel anlaml›l›¤a ulaflmam›flt›r. Ön-test öl- çümlerinde k›z ve erkeklerin bilgi düzeyleri ayn›

iken bilgilendirmeden yararlanma aç›s›ndan karfl›- laflt›r›ld›¤›nda, k›zlar erkeklere göre bilgilendirme- den daha fazla yararlanm›fllard›r. Cinsiyetler aras›n- daki bu fark sadece alt›nc› s›n›fta anlaml› de¤ildir (Bkz. Tablo 1). fiekil 1’den de izlenebilece¤i gibi k›zlar›n yaflla birlikte artan bilgi düzeyleri, hem ön hem de son test ölçümlerinde 6. ile 8. s›n›f düzeyle- ri aras›nda anlaml› bir art›fla iflaret ederken (p < .01) erkeklerin bilgi düzeyinde sadece öntest koflulunda 6. ile 7. s›n›f aras›nda anlaml› bir art›fl (p < .01) göz- lenmifltir.

Bulu¤ program›n›n benlik alg›s›nda bir de¤iflme- ye yol aç›p açmad›¤›n› belirlemeye yönelik olarak da benlik alg›s› alt ölçeklerinden al›nan toplam puanla- ra 3(s›n›f) X 2(cinsiyet) X 2(bilgilendirme) faktörlü MANCOVA uygulanm›flt›r. Bulu¤a girip girmeme kovaryans de¤iflkeni olarak analize dahil edilmifl ve kovaryans analizin say›lt›lar› karfl›lanm›flt›r. Analiz sonuçlar›, içsel benlik, fiziksel görünüm ve yak›n ar- kadafll›k boyutlar›n›n tümü üzerinde cinsiyetin (F (3, 509) = 10.22, p < .001, Eta22 = .057) ve bilgilendirme- nin (F (3, 509) = 3.28, p < .05, Eta22= .019) temel et- kilerinin anlaml› oldu¤unu göstermektedir. Bu nok- tada MANCOVA’da gözlenen anlaml› etkilerin han- gi ba¤›ml› de¤iflkenden kaynaklad›¤›n› belirlemek için her bir ba¤›ml› de¤iflkene iliflkin 3x2x2’lik AN- COVA uygulamalar›na gidilmifltir. ANCOVA so- nuçlar›na göre, s›n›f de¤iflkeninin fiziksel görünüm alt boyutu üzerindeki temel etkisinin (F (2, 511) = 5.28, p < .01, Eta22= .020) ve s›n›f ve cinsiyetin or- tak etkisinin (F (2, 511) = 4.108, p < .05, Eta22= .016) anlaml› oldu¤u görülmüfltür.

S›n›f ve cinsiyet ortak etkisine göre, 6. ve 8. s›- n›fta k›zlar›nki daha düflük olmakla birlikte k›z ve erkeklerin fiziksel görünümleriyle ilgili benlik alg›- lar› aras›nda anlaml› bir fark yok iken; 7. s›n›f k›zla- r› erkeklere göre fiziksel görünümlerinden anlaml›

olarak daha az hoflnutturlar (p < .01). Bir baflka de- yiflle, k›zlar›n fiziksel görünümlerinden memnuni- yetlerindeki azalma anlaml› olarak 6. ile 7. s›n›f ara- s›nda gözlenirken erkeklerde 7. ile 8. s›n›f aras›nda gözlenmekte; ancak, erkeklerin de¤erlendirmeleri k›zlar›nki kadar düflük olmamaktad›r.

Benlikle ilgili de¤erlendirmelerin “içsel benlik”

(F (1, 511) = 4.07, p < .05, Eta22 = .008) ve yak›n ar- kadafll›k (F (1, 511) = 4.22, p < .05, Eta22 = .008) alt boyutlar›nda cinsiyet ve bilgilendirme ortak etkisi, k›z ve erkeklerin bilgilendirmeden önceki yak›n ar- kadafll›k ve içsel benlikle ilgili de¤erlendirmelerinde anlaml› bir fark ortaya koymazken; bilgilendirme sonras›ndaki ölçümlerde erkeklerin yak›n arkadafll›k (p < .01) ve “içsel benlik” (p < .01) alg›lar›n›n, k›z- lar›nkinden daha olumsuz oldu¤u gözlenmifltir. S›n›f düzeyinin temel etkisi anlaml› olmamakla birlikte,

K›z Erkek

Öntest Sontest

0 2 4 6 8 10 12

fifiekiil 2a. Bilgilendirme Öncesinde ve Sonras›nda Farkl› S›n›f Düzeylerindeki K›z ve Erkek Ergenlerin

“‹çsel Benlik” Alt Boyutundaki Benlik Alg›lar›

K›z Erkek

Öntest Sontest

0 2 4 6 8

fifiekiil 2b. Bilgilendirme Öncesinde ve Sonras›nda Farkl› S›n›f Düzeylerindeki K›z ve Erkek Ergenlerin Yak›n Arkadafll›k Alt Boyutundaki Benlik Alg›lar›

(8)

S›n›f, Cinsiyet ve E¤itime Göre Bulu¤ Bilgi Düzeyi Testinden, Fiziksel Görünüm, Yak›n arkadafll›k ve ‹çsel Benlik Alt Ölçeklerinden Al›nan Puanlar›n Ortalama ve Standart Kaymalar› (Parantez ‹çinde) ile Ayarlanm›fl Ortalamalar (italik)

(9)

s›n›f düzeyine göre “içsel benlik” ve yak›n arkadafl- l›k boyutlar›n›n ortalamalar› (Bkz. Tablo 1), bilgi- lendirme öncesi ve sonras›na göre karfl›laflt›r›ld›¤›n- da 6. s›n›f düzeyinde anlaml› bir farkl›l›k elde edil- memifltir.

Tart›flma

Bu araflt›rma, uygulanan bilgilendirme program›- n›n, bulu¤ dönemindeki k›z ve erkek çocuklar›n bil- gi düzeylerinde önemli ölçüde de¤iflme yaratt›¤›n›

göstermifltir. Bu bulgu, di¤er baz› araflt›rmalarda e¤i- tim verildikten hemen sonra ergenlerin bilgi düze- yinde, de¤iflme oldu¤unu gösteren bulgularla tutarl›- d›r (Olsen ve ark., 1992; Song ve ark., 2000). K›zlar- la erkeklerin bafllang›çtaki bilgi düzeylerinin ayn› ol- mas› baz› bulgularla tutarl›yken (Leland ve Barth, 1992); cinsel geliflim ve üreme konular›nda liseli k›zlar›n erkeklerden daha bilgili olduklar› yolundaki bulgularla (Scott, Shifman, Owen ve Fawcett, 1988;

Hockenberry-Eaton, Richman, Diloro, Rivero ve Maibach, 1996) uyuflmamaktad›r; ancak bu durum, araflt›rmadaki ö¤rencilerin söz konusu araflt›rmalara kat›lan ergenlerden daha küçük yaflta olmalar›yla ve bir bulguya göre de hemen bulu¤ öncesindeki erkek çocuklar›n›n, daha ileri yafllardaki erkek çocuklar›na göre bulu¤daki biyolojik de¤iflmelerle daha ilgili ol- malar›yla (Ryan ve ark., 1996) aç›klanabilir. Ayn›

bulgu, program› alan ve almayan 7. s›n›f erkek ö¤- rencilerinin bilgi düzeyleri aras›nda anlaml› bir fark olmamas›n› ve bulu¤a giren ö¤rencilerin bilgi dü- zeylerinin girmeyenlere göre daha yüksek olmas›n›

da aç›klayabilmektedir.

K›zlar›n erkeklere göre e¤itimden daha fazla ya- rarlanmalar›, uygulamalar s›ras›ndaki gözlemleri do¤rular biçimde, bu programa daha fazla ilgi gös- termeleri ve anlat›lanlar› daha dikkatle dinlemelerine ba¤l› olabilir. K›zlar›n daha erken yaflta bulu¤a er- meleri, bilgilenmeye daha aç›k ve duyarl› hale gel- melerinde rol oynuyor olabilir. Ayr›ca kad›na ait toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle k›zlar›n fiziksel ve cinsel geliflimin sonuçlar›ndan daha etkilenebilir bir durumda olmalar› ve zaten kendilerinde olan bi- teni paylaflma e¤ilimleri (D›Iorio ve ark., 1999)

programa daha fazla ilgi göstermelerine ve dolay›- s›yla da yararlanmalar›na yol açm›fl olabilir.

K›z ö¤rencilerin fiziksel görünümlerinden en az hoflnut olduklar› yafl 13 iken erkeklerin fiziksel görü- nümlerinden hoflnutluklar›n›n en düflük oldu¤u yafl›n 14 olmas›, hem bulu¤a girme yafl› dikkate al›nd›¤›n- da anlaml›, hem de bu döneme iliflkin benlik alg›s›

ve benlik de¤eri araflt›rmalar›n›n sonuçlar›yla tutarl›- d›r (Baldwin ve Hoffmann, 2002; Chen ve ark., 1998; Harter, 1993; 1990a; Polce-Lynch ve ark., 1998). Ergenli¤in bafllar›nda fiziksel görünümün benlik alanlar› içinde özellikle k›zlar için önemli bir yer tuttu¤u ve bulu¤a girifl öncesindeki h›zl› beden- sel de¤iflimlerin ergeni derinden etkiledi¤i ve kayg›

yaratt›¤› bilinmektedir (Brooks-Gunn ve Reiter, 1990); ancak bu araflt›rmada ö¤rencilerin bulu¤un hangi aflamas›nda olduklar› belirlenmifl olmad›¤›

için fiziksel görünümden hoflnutsuzlukla iliflkisine daha fazla bir aç›klama getirilememektedir.

Ö¤rencilerin benlik alg›s›nda böyle k›sa süreli bir program›n do¤rudan ve kal›c› bir etkisi beklen- memekle birlikte bilgilendirmenin, ö¤rencilerin ken- dilerinde ortaya ç›kan ve anlamland›rmaya yetifle- medikleri h›zl› de¤iflmeleri ve fiziksel görünümleri- ni daha olumlu ya da “normal” olarak de¤erlendir- melerine yol açaca¤› ve böylece benlik alg›lar›n›n daha olumlu yönde bir de¤iflme gösterece¤i tahmin edilmekteydi. K›zlar›n içsel benlikle ilgili de¤erlen- dirmeleri anlaml› olmamakla birlikte bu yönde bir de¤iflme gösterirken; erkeklerin e¤itim öncesinde k›zlarla ayn› olan hem yak›n arkadafll›k hem de içsel benli¤e iliflkin alg›lar›n›n, bilgilendirmeden sonraki ölçümlerde k›zlardan daha olumsuz olmas› ilginçtir.

Burada elde edilen etkilerin hem anlaml›l›k düzeyle- rinin görece düflük olmas› (p < .05) hem de aç›kla- d›klar› varyanslar›n küçüklü¤ü (.008) dikkate al›n- mas› gereken bir faktör olmakla birlikte ileriki arafl- t›rmalar için yönlendirici olabilecek baz› olas› aç›k- lamalara de¤inilmifltir.

Öncelikle elde edilen etkileflimlerin bulu¤a gir- mifl ö¤renci say›s›n›n daha fazla oldu¤u 7. ve 8. s›n›f ö¤rencilerinden kaynaklanm›fl oldu¤u belirtilmeli-

(10)

dir. Ayr›ca bu araflt›rmada “içsel benlik” olarak ad- land›r›lan benlik boyutunda davran›fltan hoflnutluk ve benlik de¤eri alt boyutlar›n›n ayr›flmam›fl olmas›, araflt›rmadaki ergenlerin formel düflüncenin bafl›nda yer almalar›na ve bat›daki bulgular›n aksine fiziksel görünümden daha çok davran›fltan hoflnut olman›n benlik de¤eriyle iliflkili oldu¤una iflaret edebilir. Bel- ki de, fiziksel görünüm yerine davran›fltan hoflnut ol- ma benlik de¤eriyle daha fazla iliflkili oldu¤u için k›zlar›n “içsel benlik” boyutundaki de¤erlendirmele- ri, erkeklerinkinden daha olumsuz de¤ildir. Oysa pek çok bulgu, ergenlik dönemi boyunca k›zlar›n erkek- lere göre daha düflük benlik de¤erine sahip oldukla- r›n› göstermektedir (Harter, 1990a; 1990b; Polce- Lynch ve ark., 1998; Siegel ve ark., 1999), Örnekle- mimizde, fiziksel görünüm ile benlik de¤erini de yans›tan “içsel benlik” aras›ndaki iliflkinin k›z ve er- keklerde .40 dolaylar›nda oldu¤u görülmüfl ve en yüksek iliflki miktar› 7. s›n›f›n k›z (.45) ve erkekle- rinde (.47) elde edilmifltir. Bu bulgu, en az›ndan bi- zim örneklemimizde fiziksel görünüm ve bütünsel özde¤er aras›nda ABD’deki gibi yüksek (.70 - .80) bir iliflki (Harter, 1993) olmad›¤›na iflaret etmektedir.

Di¤er olas› aç›klama, erkek ergenlerin toplumsal cinsiyet rolleriyle ilgili bulgulara temellendirilmifltir.

Erkek ergenlerin toplumsal cinsiyet rollerine ba¤l›

olarak ortaya ç›kan kendini ifade örüntülerinin, er- keklerin benlik de¤erinin oldu¤undan daha yüksek görünmesine yol açt›¤› savunulmufl (Polce-Lynch ve ark., 1998; Polce-Lynch, Myers, Kliewer ve Kilmartin, 2001) ve ergenli¤in bafllar›nda toplumsal cinsiyet rollerinin daha kal›pyarg›sal oldu¤u gösteril- mifltir (Alfieri, Ruble ve Higgins, 1996). Bu bulgu- lar, ergenlerin, önem verdikleri yetiflkinlerin kendile- riyle ilgili de¤erlendirmelerinden oldukça etkilen- dikleri (Harter, 1986; Rosenberg, 1986) yönündeki bulgularla birlikte ele al›nabilir. Bu durumda ergen- lerin uzman yetiflkinler taraf›ndan bilgilendirilmeleri ve özellikle kendilerini incelemek ve açmakla k›zlar kadar ilgilenmeyen erkek ergenlerin, bu bilgilendir- me s›ras›nda kendilerinde olan bitenle ilgili olarak bir bak›ma yüzleflme f›rsat› yakalamalar› onlar› kay- g›land›rm›fl ve kendilerini daha olumsuz yönde de-

¤erlendirmelerine yol açm›fl olabilir. Ayr›ca ergen- ler, benlik alanlar›yla ilgili sosyal karfl›laflt›rmalar›, benlik de¤erlerini koruyacak biçimde kendi gruplar›

içinde yaparken (Marsh, 1993) bilgilendirme s›ras›n- da uzman görüfllerinden etkilenerek kendilerini daha çok ideal olanla karfl›laflt›rma yoluna gitmifl ve bu da benlikle ilgili de¤erlendirmelerini olumsuz yönde et- kilemifl olabilir.

Ergenin benlik de¤eri ve çeflitli benlik alanlar›na iliflkin alg›lar› ve bunlar aras›ndaki iliflkinin yafla, cinsiyete ve bilgi düzeyine göre daha ayr›nt›l› olarak ortaya konabilmesi için toplumsal cinsiyet rol kimli-

¤i, medyan›n beden imgesi üzerindeki etkileri gibi (Brooks-Gunn ve Reiter, 1990; Polce-Lynch ve ark., 1998; Usmiani ve Daniluk, 1997) bilinen baz› et- menlerin kültürümüzde de, sadece enlemesine-kesit- sel de¤il boylamsal olarak da incelenmesine gereksi- nim vard›r. Bilgilendirmenin gerek bilgi düzeyi, ge- rekse benlik alg›s› üzerindeki sonuçlar›n›n cinsiyete göre bu denli farkl›laflmas›, bir tür müdahale say›la- bilecek bilgilendirme programlar›n›n tam olarak amac›na ulaflabilmesi için toplumsal cinsiyet rol ve kal›pyarg›lar›n›n, k›z ve erkek ergenlerin programa yönelik tutumlar›n›n ve ergenlerin bulu¤un hangi aflamas›nda olduklar›n›n bilinmesinin önemine iflaret etmektedir.

Sonuç olarak bulu¤ döneminde olan ergenlerin biliflsel, fiziksel ve sosyal-duygusal geliflimleri hak- k›nda genel bilimsel bilgiye ulaflmalar›n› sa¤lamay›

amaçlayan bu bilgilendirme program›, öngörülen amac›na ulaflm›flt›r. Ancak, program, s›n›rl› say›da ergen grubuna ulaflt›r›lm›fl oldu¤u için bulgular›n farkl› sosyo-kültürel çevrelerden ergenlere genelle- nebilirli¤i s›n›rl›d›r. Ayr›ca program›n ergenlerin bil- gi düzeyinde bir art›fla yol açt›¤› gösterilmekle birlik- te, ergenlerin döneme iliflkin tutumlar›na ve geliflim- sel de¤iflmelerle bafl etmelerine bir katk›s› olup ol- mad›¤›, okul baflar›s›, benlik alg›s›, benlik de¤eri ve aile iliflkilerine etkisi ile okul ortam›nda gözlenen so- runlar›n azalmas› yönündeki katk›s› (okul yönetimle- rinden bu yönde geribildirimler al›nm›fl olsa bile) ve bilgilendirmenin uzun süreli etkileri bu araflt›rmada ele al›nmam›flt›r. Bu sorular›n ele al›nd›¤› araflt›rma-

(11)

larla bu konudaki bilgilerin ço¤almas›, kültürümüz- deki ergenli¤i ve ergenleri anlamak, bu önemli geçifl dönemini hem gençler hem de onlarla yak›n iliflkide olan yetiflkinler için kolaylaflt›rmak ve böylece top- lumun gençlere, gençlerin de kendilerine karfl› daha olumlu tutumlar gelifltirmelerini sa¤lamak aç›s›ndan önem tafl›maktad›r.

Kaynaklar

Alfieri, T., Ruble, D. N., & Higgins, E. T. (1996). Gender strere- otypes during adolescence. Developmental changes and the transition to junior high school. Developmental Revi- ew, 32, 1129-1137.

Alsaker, F. D., & Olweus, D. (1992). Stability of global self-eva- luations in early adolesence: A cohort longitudinal study.

Journal of Research on Adolescence, 2(2), 123-145.

Baldwin, S. A., & Hoffman, J. P. (2002). The dynamics of self-es- teem: A Growth-curve analysis. Journal of Youth and Adolescence, 31 (2), 101-113.

Brooks-Gunn, J., & Furstenberg, F. F. (1989). Adolescent Sexual Behavior. American Psychologist, 44, 249-257.

Brooks-Gunn, J., & Reiter, E. O. (1990). The role of pubertal pro- cesses. In: S. S. Feldman & G.R. Elliot (Ed.), At The Threshold: The Developing Adolescent, 16-53. Camb- ridge: Harvard University Press.

Brown, K. M., McMahon, R. P., Biro,F. M., Crawford, P., Schre- iber, G. B., Similo,S. L., Waclawiw, M., & Striegel-Mo- ore, R. (1998). Changes in self-esteem in black and whi- te girls between the ages of 9 and 14 years. Journal of Adolescence Health, 23, 7-19.

Cairns, E., McWhirter, L., Duffy, U., & Barry, R. (1990). The sta- bility of self concept in late adolescence: Gender and si- tuational effects. Personal Individulal Differences, 11, 937-944.

Chen, H., Mechanic, D., & Hansell, S. (1998). A longitudinal study of self awareness and depressed mood in adoles- cence. Journal of Youth and Adolescence, 27, 719-733.

Darroch, J. E., Landry, D. J., & Singh, S. (2000). Changing emp- hases in sexuality education in U. S. Public Secondary Schools, 1988-1999. Family Planning Perspectives, 32 (5), 204-212.

DiIorio, C., Kelley, M., & Hockenberry-Eaton, M. (1999). Com- munication about sexual Issues: Mothers, fathers, and friends. Journal of Adolescent Health, 24, 181-189.

Feldman, S. S., & Elliot, G.R. (1990). At The Threshold: The Developing Adolescent. Cambridge: Harvard University Press.

Harter, S. (1988). Manual for the Self perception Profile for Adolescents. University of Denver.

Harter, S (1990a). Self and identity development. In: S. S. Feld- man & G.R. Elliot (Ed.), At The Threshold: The Developing Adolescent, 352-388. Cambridge: Harvard University Press.

Harter, S (1990b). Processes underlying adolescent self-concept formation. In: R. Montemayor, G. R. Adams & T. P.Gul- lotta (Ed.), From Childhood to Adolescence: A Tran- sitional Period? , 205-240. California: Sage Publications, Inc.

Harter, S. (1993). Causes and consequences of low self-esteem in children and adolescents. In: R. F. Baumeister (Ed.), Self Esteem: The Puzzle of Low Self- Regard, 87- 117. New York: Plenum Press.

Hockenberry-Eaton, M., Richman, M. J., Dilorio, C., Rivero, T. &

Maibach, E. (1996). Mother and adolescent knowledge of sexual development: The effects of gender, age and sexual experience. Adolescence, 31 (121), 35-48.

Hoyman, (1964). Impressions of sex-education in Sweden.

Journal of School Health, 34 (5), 209-218.

Karatafl, ‹. (2001). E¤itimde entegrasyon. 2. Uluslararas›

Adolesan ve Sorunlar› Kongresi: Sunu Özetleri. 136- 140.

Kirby, D. (2000). What does the research say about sexuality edu- cation? Educational Leadership, October, 72-76.

Landry, D. J., Singh, S., & Darroch, J. E. (2000). Sexuality edu- cation in fifth and sixth grades in U. S. Public Schools, 1999. Family Planning Perspectives, 32 (5), 212-219.

Leland, N. L., & Barth, R. P. (1992). Gender differences in know- ledge, intentions, and behaviors concerning pregnancy and sexually transmitted disease prevention among adolescents. Journal of Adolescent Health, 13, 589-599.

Marsh, H. W. (1993). Physical fitness self-concept: Relations of physical fitness to field and technical indicators for boys and girls aged 9-15. Journal of Sport and Exercise Psychology, 15, 184 – 206.

McCharty, J. D., & Hoge, D. R. (1982). Analysis of age effects in longitudinal studies of adolescent self-esteem. Develop- mental Psychology, 18, 372-379.

Montemayor, R., Adams, G. R., & Gullotta, T. P. (1990) From Childhood to Adolescence: A Transitional Period?

California: Sage Publications, Inc.

Moore, S., & Rosenthal, D. (1993). Sexuality in Adolescence.

London: Routledge.

Moran, J. P. (2000). Teaching Sex: The Shaping of Adolescence in the 20th century. Cambridge: Harvard University Press.

Olsen, J., Weed, S., Daly, D., & Jensen, L. (1992). The effects of abstinence sex education programs on virgin versus non- virgin students. Journal of Research and Development in Education, 25 (2), 69-75.

(12)

O’Sullivan, L. F., Meyer-Bahlburg, H. F. L., Nat, R., & Watkins, B. X. (2000). Social cognitions associated with pubertal development in a sample of urban, low-income, African- American and Latina girls and mothers. Journal of Adolescent Health, 27, 227-235.

Peikuan, Y. (1987). Experiment on the education of young peop- le during puberty in Shanghai Municipality. Chinese Education, 20 (3), 33-62.

Polce-Lynch, M., Myers, B. J. Kilmartin, C. T., Forssman-Falck, R., & Kliewer, W. (1998). Gender and age patterns in emotional expression, body image, and self-esteem. A Qualitative analysis. Sex Roles: A Journal of Research, 38 (11-12), 1025-1049.

Polce-Lynch, M., Myers, B. J., Kliewer, W., & Kilmartin, C. T.

(2001). Adolescent- self esteem and gender: Exploring relations to sexual harassment, body image, media inf- luence, and emotional expression. Journal of Youth and Adolescence, 30 (2), 225-244.

Rierdan, J. & Koff, E. (1980). Representation of the female body by early and late adolescent girls. Journal of Youth and Adolescence, 9, 339-346.

Rosenberg, M. (1986). Self-concept from middle childhood trough adolescence. In: J.Suls & A.G. Greenwald (Ed.), Psychological Perspective on the Self, 182-205. Hills- dale, N. J.: Erlbaum.

Ryan, S. A., Millstein, S. G., & Irwin, C. E. (1996). Puberty ques- tions asked by early adolescents: What do they want to know? Journal of Adolescent Health, 19, 145-152.

Sanderson, C. A. (2000). The Effectiveness of a sexuality educa- tion newsletter in influencing teenagers’ knowledge and attitudes about sexual involvement and drug use. Journal of Adolescent Research, 15 (6), 674-681.

Scott, C. S., Shifman, L., Orr, L., Owen, R. G., & Fawcett, N.

(1988). Hispanic and black American adolescents beliefs relating to sexuality and contraception. Adolescence, 23 (91), 667-688.

Shipman, G. (1968). The psychodynamics of sex education.

Family Coordination, 7, 3-12.

Siegel, J. M., Yancey, A. K., Aneshensel, C. S., & Schuler, R.

(1999). Body image, perceived pubertal timing and adolescent mental health. Journal of Adolescent Health, 25, 155-165.

Simmons, R. G., & Rosenberg, F. (1975). Sex, sex roles, and self- image. Journal of Youth and Adolescence, 4, 220-258.

Song, E. Y., Pruitt, B. E., McNamara, J., & Colwell, B. (2000). A Meta-Analysis examining effects of school sexuality education programs on adolescents’ sexual knowledge, 1960-1967. Journal of School Health, 70 (10), 413-416.

Stein, J. H., & Reiser, L. W. (1994). A Study of white middle- class adolescent boys responses to “semenarche” (the first ejaculation). Journal of Youth and Adolescence, 23 (3), 373- 384.

Steinberg, L. (1999). Adolescence. (5th ed.).Boston: McGraw- Hill.

Steinberg, L., & Morris, A. S. (2001). Adolescent development, Annual Review of Psychology, 52, 83-110.

fiahin, D., & Güvenç-Berkem, G. (1996). Ergenlerde aile alg›s› ve benlik alg›s›, Türk Psikoloji Dergisi. 11(38), 22 - 32.

Usmiani, S., & Daniluk, J. (1997). Mothers and their adolescent daughters: Relationship between self-esteem, gender role identity, and body image. Journal of Youth and Adoles- cence, 26 (1), 45 - 62.

Villanueva, C. L. (2000). Adolescence Education Newsletter (ed.

T. M. Padilla). Adolescence Education Newsletter 3(1- 2).

Wigfield, A., Eccles, J. S., MacIver, D., Rwuman, D. A., & Midg- ley, C. (1991). Transitions during early adolescence:

Changes in children’s domain-specific self-perceptions and general self-esteem across the transition to junior high school. Developmental Psychology, 27, 552-565.

Y›lmaz A. (2001) Efller aras›ndaki uyum, anne-baba tutumu ve benlik alg›s› aras›ndaki iliflkilerin geliflimsel olarak in- celenmesi. Türk Psikoloji Dergisi, 16(47), 1-20.

Y›lmazer, T. (2001). Okullarda sa¤l›k e¤itimi. 2. Uluslararas›

Adolesan ve Sorunlar› Kongresi: Sunu Özetleri. 177-182.

(13)

Adolescents experience many rapid physical, sexual, cognitive and social-emotional changes in the early transition years from childhood to adulthood (Brooks-Gunn & Furstenberg, 1989;

Brooks-Gunn & Reiter, 1990). These kinds of changes sometimes occur unexpectedly and cause stress, fear, and some adaptation problems in children. The factors that make these problematic results more powerful are child’s lack of knowledge and/or misunderstandings and misconceptions about puberty (Shipman, 1968). The findings indicate that informed and prepared boys and girls cope with pubertal changes better and develop more positive attitudes towards puberty than their unprepared peers (Reiser, 1994; Rierdan & Koff, 1980).

Substantial amount of changes in adolescents’

development begin from the ages of 9-11 and lasts until the ages of 17-19. As noted by the researchers, these changes lead adolescents to change their social cognitions, self perceptions and self esteems (O’Sullivan et al., 2000; Steinberg & Morris, 2001;

Harter, 1993; 1990a; Brown et al., 1998).

It was demonstrated that adolescents did not have basic information about puberty and its developmental characteristics, and their understand- ing of pubertal issues is also inadequate (Hockenberry-Eaton et al., 1996; Peikuan, 1987).

Teachers and child mental health professionals in Turkey have been trying to draw attention to the pubescent’s problems which were quite common among secondary school students and partly associated with insufficient information and illogical

beliefs about pubertal changes.

The purpose of this study was to examine the effects of an informative puberty lecture on children’s pubertal knowledge and self-perceptions.

Informative pubertal program included factual information in all developmental areas and was based on secondary school children’s questions, concerns and related research results. The basic question of this research was “Whether informative pubertal program has any effect on early- adolescents’ self perceptions and their knowledge base about pubertal development.

Method Sammple

The sample consisted of 524 secondary school students. The students from 6thto 8thgrades ranged in ages from 10 years 10 months to 15 years 7 months. There were 84 girls and 83 boys in the 6th grade (mean age = 11.6; sd = 3 months); 83 girls and 81 boys in the 7thgrade (mean age = 12.6; sd = 3 months) and 100 girls and 93 boys in the 8th grade (mean age = 13.6; sd = 4 months).

M Measures

A series of questions related to puberty and pubertal development were prepared in order to measure the amount of pubertal knowledge in early adolescents. Types of questions included in this test were short definitions of some terms (such as ovary, testicle, menstruation), true / false questions (Early maturers are healthier than late maturers.), and

Summary

The Effect of An Informative Puberty Program on Early Adolescents’ Knowledge Base and Self Perceptions

Melike Say›l* Ayflen Güre (Y›lmaz) Zehra Uçanok Hacettepe Üniversitesi

*Address for Correspondence: Melike Say›l, Hacettepe Üniversitesi, Psikoloji Bölümü 06532 Ankara, Turkey.

(14)

multiple choice questions (Which of the followings is the girls’ sex hormone?).

Harter’s (1988) Self Perception Profile for Adolescence was also used to measure the early adolescents’ self perceptions of close friendship, physical appearance, behavioral conduct and the global self worth. Three-factor solution appeared as the most appropriate factor structure for the Self Perception Profile in our sample. Physical appearance and close friendship subscales were obtained as separate factors being slightly different from the original scale. However three items from behavioral conduct and four items from global self worth were represented in the third factor, and it was named “internal self” for this study. Cronbach’s alpha coefficients of physical appearance, close friendship and internal self subscales were found as .74, .64, and .67 respectively.

Proceddure

Informative puberty program was presented in a lecture format with visual material to the male and female students in separate sessions and lasted approximately 45-50 minutes. This informative lecture included physical, sexual, cognitive, and social emotional development and was prepared by the researchers. In each session the group was divided randomly in two halves as pre- and post-test groups, and measurement instruments were administered to each group before or after the lecture in an after-only experiment design.

Results and Discussion

In order to see the effects of program on knowledge base according to gender and grade, 3 (grade) X 2 (gender) X 2 (program: pre - post) factorial ANCOVA was conducted and pubertal status (entered/not entered) was taken as a covariate variable. All main effects were found to be significant. Also a significant grade, gender and pro- gram interaction (F (2, 511) = 4.17, p < .05, Eta2= .016) revealed that male and female adolescents’

post-test performance was higher than the pre-test performance in all grade levels except 7thgrade boys.

This finding was consistent with other related find- ings (Olsen et al., 1992; Song et al., 2000;

Hockenberry-Eaton et al., 1996; Peikuan, 1987). As shown in Figure 1, 7th and 8th grade female adolescents obtained significantly higher scores than male adolescents on the post-test. It was observed that female adolescents took the program more seriously and paid more attention to the lecture than their male peers. Readiness and alertness of female adolescents may be related to two factors. First they mature earlier than males, and second, gender role implications of sexual maturation may be more critical for girls than for boys in our society.

The effects of program on adolescents’ self perceptions were investigated with MANCOVA and further ANCOVAs. Results indicated that grade and gender interaction (F (2, 511) = 4.108, p < .05, Eta2

= .016) was significant for physical appearance.

Gender and program interactions were significant for close friendship (F (1, 511) = 4.22, p < .05, Eta2= .008) and “internal self” (F (1, 511) = 4.07, p < .05, Eta2= .008).

Male and female adolescents’ self perceptions about physical appearance were very similar in 6th and 8thgrades, but 7thgrade girls were more negative than boys about their physical appearance. Grade and gender interaction for physical appearance also revealed that 7th grade girls and 8th grade boys are most negative about their physical appearances.

Gender and program interactions for close friendship and “internal self” showed that male and female adolescents evaluated themselves in a similar way before the puberty lecture. However, after the lecture male adolescents perceived themselves less competent than female adolescents in these self- domains. This gender discrepancy was explained by gender roles and some correlates of self esteem in adolescents. First, male adolescents were found less expressive and less negative in their self disclosures

(15)

than female adolescents (Polcye-Lynch et al., 1998), and therefore it was assumed that this emotional restrictiveness might blow up boys’ self esteems.

Second, it was demonstrated that adolescents’ self esteems are highly related to the appraisals of significant adults (Harter, 1990a; Rosenberg, 1986).

Taking these two findings together, it may be proposed that male pubescents might disclose themselves in the direction of social desirability before the program. However, informative program given by professionals causing an increase in especially male adolescents’ self awareness and anxiety might lead them to less positive evaluations about themselves after the lecture. On the other hand, since female pubescents had different disclosure patterns and some misperceptions about themselves because of gender role models, puberty lecture might cause more positive change in their

“internal self”.

This study has several limitations that should be investigated by further research. For example, the long run consequences of the program and changes in the attitudes towards puberty and behaviors of early-adolescents were not addressed in this research.

It can be concluded that the informative lecture caused an increase in early adolescents’ knowledge base about puberty. However the program effected male and female adolescents’ self perceptions and self esteems in different directions. Our results suggest that the contents and the goals of the programs should be arranged according to the adolescent’s age, pubertal status, gender, and psychosocial developmental needs which can change from one cultural unit to another.

Referanslar

Benzer Belgeler

Klinigimizde daha önce AcrySof MA60BM grubu- nun ortalama 15 +/- 3 ay ve DR.SCHMIDT MCTE gru- bunun ortalama 13 +/- 2 ay takip sonras› karfl›laflt›r›ld›k- lar›

Bu çalışma, bronkoskopi uygulanan hastalarda işlem ön- cesi bronkoskopi hakkında sözlü bilgilendirme yapmanın, kaygı üzerine etkisini değerlendirmek amacı ile

Öğretmen adaylar›n›n gerek bilgisayar ge- rekse bilgi okuryazarl›ğ› alanlar›nda pozitif öz- yeterlik alg›s›na sahip olmalar› bu alanlardaki becerilerini

Bu çalışmada, distile su içinde bekletilme sonrası, nano- hibrit kompozit rezin, supra-nanohibrit kompozit rezine göre istatistiksel olarak daha fazla renk değişim değeri

I¸ · sletme problemlerinin matematiksel modellerinde n de¼ gi¸ sken taraf¬ndan ayn¬anda sa¼ glanmas¬gereken m adet lineer denklemden olu¸ san sistemlerle s¬kl¬kla kar¸

Çal man n bulgular na göre, kat mc lar n ortaya att klar metaforlar n genel olarak renim gördükleri ö retmenlik bran na göre belirgin biçimde farkl la mad , ancak geli tirilen baz

Mikroorganizma say lar n n belirlenmesinde ekimler 0,1’er ml yap l rsa, bulunan de erler seyreltim faktörü yan nda 10 ile çarp larak örne in gram veya mililitresindeki

7 Çalışmada kullanılan akışkan kompozit materyalleri karşılaştırıldığında frez ile kavite hazırlığı yapılan gruplar arasındaki mikrosızıntı düzeyleri