• Sonuç bulunamadı

11 numaralı İstanbul Mahkemesi Defteri (H. 1073) tahlil ve metin

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "11 numaralı İstanbul Mahkemesi Defteri (H. 1073) tahlil ve metin"

Copied!
944
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI

YENİÇAĞ TARİHİ PROGRAMI

11 NUMARALI İSTANBUL MAHKEMESİ DEFTERİ (H. 1073) Tahlil ve Metin

(Yüksek Lisans Tezi)

Hazırlayan:

20096003 Ozan KAHYA

Danışman:

Doç. Dr. Ömer İŞBİLİR

İSTANBUL 2011

(2)
(3)

İÇİNDEKİLER

İÇİNDEKİLER……… III ÖNSÖZ……… V ÖZET……… VI SUMMARY……….…. VII

GİRİŞ………... 1

1. Kadılık Kurumu ve İstanbul Mahkemeleri…………..……… 1

2. Dönemin Siyasi Yapısı……….…..…...… 2

3. Çalışmanın Amaç, Yöntem ve Usûlleri………..….…. 2

4. İstanbul Mahkemesi 11 Numaralı Şer‛iyye Sicil Defterine Genel Bir Bakış………...…....…...….. 4

4.1.Defterde Adı Geçen Yer ve Mahalle Adları………..…….. 8

4.2.Konuların Yüzdelik Dağılımı………...…………. 22

4.3.Konulara Göre Belgelerin Hüküm Numaraları……….……... 25

DEFTER MUHTEVASININ DEĞERLENDİRİLMESİ………..…… 30

1. ADLİ SUÇLAR………..………….. 30

1.1. Adam Öldürme………...…...…… 30

1.2. Hırsızlık………...…..………. 31

1.3. Adam Yaralama……….……… 31

2. AİLE İLİŞKİLERİ……….…….…..… 33

2.1. EVLİLİK……….……...….. 34

2.2. BOŞANMA……….. 37

2.2.1. Mehr………..………..…. 40

2.2.2. Nafaka………...… 40

2.2.3. Vasi Tayini……….…..… 42

2.2.4. Evlat Edinme……….……...…....… 43

3. KÖLELİK………..………44

3.1. Köleliğin Tanımı ve Hukuki Statüsü………...………... 44

3.2. Köleliğin Sona Ermesi……….... 45

3.2.1. Gönüllü Azat………....……….…….…… 45

3.2.2. Sözleşme İle Azat………....………….….….. 45

3.2.3. Efendiden Çocuk Sahibi Olmakla Azat………..……….….. 46

3.3. Azat Edilen Kölelerin Miiliyetleri………....…….. 46

(4)

4. MİRAS İŞLEMLERİ……….…………....…...……… 49

4.1. Vasiyet……….………….…...……… 51

4.2. Sulh………...……. 52

5. MUAYENE SÖZLEŞMESİ……….……..….. 53

6. ŞİRKETLER……….…….………... 54

7. BORÇ VE ALIM - SATIM İŞLEMLERİ………..….….…….. . 55

7.1. BORÇ AKDİ……….…...……... 56

7.1.1. Akdin Genel Hükümleri……….….….…..… 56

7.1.2. Borç Akdinin Sona Ermesi……….…….….…..… 57

7.1.2.1. Borcun İfası………..……..…….…. 57

7.1.2.2. Takas………...….………… 57

7.1.2.3. İbra………..…...…...….. 57

7.1.2.4. Mûrûr-ı zaman………..…….……..…...….. 58

7.2. ALIM – SATIM AKDİ (BEY‛ ve ŞİRÂ)………….….….……..….. 60

7.2.1. Satış Çeşitleri……….…………...….…. 61

7.2.2. İcâre (Kira)……….…………...…... 64

8. VAKIFLAR……….…….…….…..…...… 67

8.1. Mahiyeti……….…………...….….. 67

8.2. Unsurları……….…….….…….….. 68

8.3. Çeşitleri……….…..….… 69

8.3.1. Hayrî Vakıflar………...…….……... 69

8.3.2. Aile Vakıfları………..…….……….…..…. 69

8.3.3. Tek Kiralı Vakıflar……….…….……….……...…. 69

8.3.4. Çifte Kiralı Vakıflar……….…….….…………..… 69

8.3.5. Mukâta‛alı Vakıflar……….……..………....…... 70

9. DİĞER HÜCCET TÜRLERİ……….…....…....…… 73

10. DİĞER BELGE TÜRLERİ………..….………….…… 75

10.1. Ferman………..………..…….. 75

10.2. Buyruldu………..………. 76

10.3. Tezkire………..……… 78

10.4. Tereke………..………….…… 78

METİN………..…………..….…… 80

SONUÇ……….……..….… 925

EKLER………..….…...….. 929

1. Defterden Varak Örnekleri………...……... 929

BİBLİYOGRAFYA………...……...…………..… 935

ÖZGEÇMİŞ……….……..……. 937

(5)

ÖNSÖZ

Yüzyıllar boyunca birçok devlet tarafından hep sahip olunması düşlenilen yegâne şehir olan İstanbul’un, Osmanlı Devleti’nin başkentliğini yaptığı sıradaki; ekonomik, kültürel, siyasi ve idari faaliyetleri hakkında bilgi alabileceğimiz en zengin belge türlerinden birisi Şer‛iyye sicilleridir.

Bu çalışmada, Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapması nedeniyle öneminin açık olduğu İstanbul’un Suriçi ta’bir edilen bölümündeki ticaret, aile ilişkileri, adli olaylar ve esnaf teşkilatı başta olmak üzere sosyo-ekonomik hayatının, İstanbul Mahkemesi 11 Numaralı Şer‛iyye Sicil defteri ışığında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Hicri 1073 (M. 1662-1663) tarihinde meydana gelen ve mahkemeye intikal eden olayları içeren 11 numaralı defterin ana kaynak olarak kullanıldığı çalışma, ilk olarak hükümlerin transkripsiyon edilmesiyle başlamıştır. Daha sonra elde edilen veriler, çalışmanın konu başlıklarının oluşmasında belirleyici rol oynamıştır. Çalışmaya zenginlik katması ve kullanım kolaylığı sağlanması açısından tablo ve grafiklerden faydalanılmıştır.

Defterin transkripsiyonu aşamasında okunamayan yerler “…?” ile gösterilmiştir.

Kâtibin yazmayı unuttuğu ve cümlede anlam düşüklüğüne yol açan kelimeler, köşeli parantez “[ ]” içinde yazılarak anlam düşüklüğü önlenmiştir. Genellikle gayrimüslim isimleri ve yer adlarında okunan fakat emin olunamayan kelimelerden sonra soru işareti konulmuştur. Defterdeki hükümlerde boş bırakılan isim ve unvan ibareleri ise orjinalliği korunması açısından parantez içinde “( )” gösterilmiştir.

Bu çalışmamın her aşamasında sabırla bana yol gösteren ve yardımlarını benden esirgemeyen saygıdeğer danışman hocam Doç. Dr. Ömer İşbilir’e ve çalışmam sırasında hem maddi hem de manevi olarak hep yanımda olan aileme gönülden teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

       Ozan Kahya İstanbul 2011

(6)

ÖZET

Bu çalışmamızda 11 numaralı İstanbul Mahkemesi Şer‛iyye Sicil defterini esas alarak, İstanbul şehrinin H. 1073 / M. 1662-1663 tarihleri arasındaki sosyal ve ekonomik durumunu ortaya koymaya çalıştık.

İlk olarak İstanbul Mahkemesi 11 numaralı Şer‛iyye sicilinin transkripsiyonu ve daha sonra tahlil ve tasnif çalışmalarının tamamlanması ile birlikte incelenen belgelerin ağırlıklı olarak alacak-verecek, satış, boşanma, miras, hür edilme, nafaka ve vakıflarla ilgili davalardan meydana geldiği görüldü. Bu doğrultuda çalışmalara başlayarak giriş bölümünde adli olaylar, aile ilişkileri, alacak-verecek, hür edilme, miras işlemleri, muayene sözleşmesi, alım-satım, şirket, vakıf, diğer konular ve diğer belge türleri şeklinde değerlendirilip, İstanbul şehrinin ekonomik ve sosyal durumu tasvir edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca transkripsiyonu yapılan hükümlerin özet başlıkları, tablo ve grafikler ile yer adları da verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Şer‛iyye sicilleri, İstanbul Mahkemesi, Osmanlı Devleti, Kadı

(7)

SUMMARY

In this study, based on the registry book of Istanbul 11th Religious Affairs Court, we put forward the social and economic situation in Istanbul city between H. 1073 / M. 1662-1663.

First, it is seen that the transcription of Istanbul 11th Religious Affairs Court and the documents that were examined after completing the analysis and classification studies were mostly comprised of the cases such as receivables and payables, sale, divorcement, inheritance, freeing slavery, alimony and the issues related to the endowment. In the introduction part, starting to study accordingly and after assessing legal cases, family relationship, receivables and payables, freeing slavery, inheritance procedures, inspection contract, purchase and sale, company, endowment and some other issues, we portray the social and economic situation in Istanbul city. Besides, the transcribed findings are presented with the summary titles, tables, graphics and the names of places.

Key Words: The Registries of Religious Affairs, Istanbul Court, Ottoman Empire, Judge

(8)

GİRİŞ 1. Kadılık Kurumu ve İstanbul Mahkemeleri

Osmanlı Devleti Balkanlarda uyguladığı fetih siyasetinin gereği olarak, hukuki işlerin yapılması için kadı, idari işlerin gerçekleştirilmesi için ise subaşı tayini yapmıştır. İlmiye sınıfına mensup olan Osmanlı kadısının mülki, beledi, mali, askeri ve hukuki alanları içeren çeşitli görev ve sorumlulukları vardır.1 Çok geniş bir yelpazede sorumluluk sahibi olan kadıların, bu görevlerini yerine getirmelerinde en önemli yardımcıları nâiblerdir. Nâibler, kadının görevlerini kendi nahiyelerinde yerine getirip, bağlı oldukları nahiyelerdeki asayiş, beledi hizmetler, davaların görülmesi ve narh kontrolleri gibi hizmetleri üstlenirlerdi. Mahkeme personeli ise sicil kâtipleri, muhzır, muhtesib gibi görevlilerden oluşmaktaydı.2

Fatih Kanunnamesi’nde elkâbı “Akzâ kuzâti’l-müslimîn…” olarak verilen 3 İstanbul kadısının en önemli görevlerinden birisi, İstanbul’un piyasa ve asayiş bakımından teftişiydi. Adli-hukuki konulara ve davalara bakmak konusunda doğrudan kadıya bağlı olan İstanbul Mahkemesi’nin başında kadının yardımcısı sıfatıyla bâb nâibi bulunurdu. Bu mahkemeyi en çok meşgul eden konular arasında vakıf meseleleri gelmekteydi.4

Kadıların mahkemedeki yazışma ve diğer hukuki işlemlerinin şekli, sakk-ı şer‛î adı verilen kurallar ve örneklerle belirlenmiştir. Bu tür defterlerin içerisinde hüccet, ilam, fetva, buyruldu örneklerinin yanı sıra şiir ve ilaç tarifleri de bulunabilir. Bu mahkemelerde merkezden eyaletlere gönderilen ferman, buyruldu, dava özetleri ve diğer işlemler çok ayrıntıya girilmeden kaleme alınmıştır. Kadının evininin bir bölümünü mahkeme olarak kullandığı ve çok çeşitli konularda dava kayıtlarının tutulduğu defterlere kadı sicilleri veya şer‛iyye sicilleri adı verilmektedir. Göreve

      

1 İlber Ortaylı, “Kadı”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, İstanbul 2001, c. 24, 69.

2 Ortaylı, “Kadı”, DİA, 73.

3 Abdülkadir Özcan, Fatih Sultan Mehmed Kanunnâme-i Âl-i Osman, İstanbul 2007, 23.

4 Mehmet İpşirli, “İstanbul Kadılığı”, DİA, İstanbul 2001, c. 23, 306.

(9)

yeni gelen kadı, bir önceki kadıdan defteri teslim alır ve gözden geçirdikten sonra kendi adını ve göreve başlama tarihini yazarak defteri teslim alırdı.5

2. Dönemin Siyasi Yapısı

Transkripsiyonu yapılan 11 numaralı defterin kaleme alındığı H. 1073 yılında (M.

1662-1663) Osmanlı tahtında IV. Mehmed (1648-1687) bulunmaktaydı. Gerek IV.

Mehmed’in çok küçük yaşta tahta geçmiş olması nedeniyle devlet yönetimine annesi Turhan sultan ve anneannesi Kösem Sultan gibi isimlerin müdahalesi, gerek o dönemde yaşanan ekonomik ve toplumsal sorunlar, bu dönemin kargaşa içinde geçmesine neden olmuştur.6 Bu kargaşa ortamının yaşanmasında İstanbul’u boş bırakıp Edirne’de avcılık merakını gidermekte olan IV. Mehmed’in de etkisi fazladır.

Bütün bu sorunları bir nebze de olsa azaltmaya çalışan kişi ise 1656 tarihinde sadrazam olan Köprülü Mehmed Paşa olmuştur. 1661 yılında kendi tavsiyesi ile Mehmed Paşa’nın yerine geçen oğlu Fazıl Ahmed Paşa’nın sadrazamlığı dönemi ise Osmanlı Devleti’nin yükseliş dönemini hatırlatan başarılarla doludur. Bu dönemde Osmanlı Devleti, Venedik, Fransa, Lehistan ve Avusturya’ya karşı çeşitli başarılar göstermiştir.7

3. Çalışmanın Amaç, Yöntem ve Usûlleri

Çalışmamızın amacı İstanbul mahkemesi 11 numaralı Şer‛iyye sicilini temel alarak, Osmanlı Devleti’nin başkenti konumunda olan İstanbul’un sosyo-ekonomik durumunu, halkın yaşayış tarzını, Osmanlı hukuk sistemini, kadının Osmanlı toplumundaki konumunu, devletin askeri ve siyasi durumunu, H. 1073 yılında İstanbul mahkemesine intikal eden olaylara göre değerlendirmek ve bu hükümlerden önemli veriler elde etmektir. Bir diğer amaç ise önemi sonradan anlaşılan şer‛iyye sicilleri alanına az da olsa katkı sağlamaktır.

      

5 Ortaylı, “Kadı”, DİA, 73. 

6 Abdülkadir Özcan, “Mehmed IV”, DİA, c. 28, 415.

7 Abdülkadir Özcan, DİA, 416.

(10)

Bu çalışmanın oluşması süresince çeşitli zorluklarla karşılaşılmıştır. Bu zorlukların başında, defterin ilk ondört varağında ve devam eden bazı varaklarda karşılaşılan iç içe geçmiş bir şekilde kaleme alınmış davalar gelmektedir. Bu davaların çok karmaşık şekilde yazılması nedeniyle, transkripsiyon aşamasında önemli bir zaman kaybı yaşanmıştır. Bazı davaların ilk ve son kelimelerinin de mikrofilm esnasında çıkmaması nedeniyle okunmasında zorluk çekilmiştir. Silik kelimeler ve hükümlere sonradan eklenen ibarelerin, defterin boşluklarına yazılmış olması da diğer sıkıntı yaratan unsur olmuştur. Defterin transkripsiyonu sırasında çoğu nafaka ve vasi tayini ile ilgili olan Arapça davalar, vakıf kuruluşlarının girişinde bulunan dua kısımları biraz yavaşlamaya neden olmuştur.

Defterin ilk 38 varak numarası belirgin bir şekilde görülmekle birlikte bu sayıdan sonraki varak numaralarının silik olması nedeniyle tarafımızdan numara verilmiştir.

Kapaktan sonraki ilk sayfada, kadının ismi ve defterin başlama tarihinin bulunduğu varakta birden fazla hüküm olduğu için bu numarasız varak tarafımızdan bir numaralı varak olarak alınmıştır. O nedenle 95 varak olarak kapağa yazılan sicil, ilk kapaktan itibaren numara verdiğimiz için 96 varak olarak alınmıştır.

Transkripsiyonu yapılan defterin ilk ondört varağında bulunan hükümler çok karmaşık ve okumayı güçleştiren bir el yazısı ile kaleme alınmıştır. İlk ondört varaktan sonra devam eden davalarda ise gayet okunaklı bir yazı kullanılmıştır. Bazı kelime ve cümle hatalarının karalandığını gördüğümüz davaların gözle görülür şekilde farklı yazı tarzlarına sahip olduğunu anlamaktayız. Buradan da incelenen defterdeki dava hükümlerinin farklı kâtipler tarafından kaleme alındığı tespit edilmektedir. Bir adet davanın karalandığı defterde boş varak bulunmamaktadır.

Sicilde geçen kişi isimlerinin yazılışında uzatma, yumuşatma ve vokaller kullanılmayarak günümüzdeki gibi sade olarak kaleme alınmıştır. Ayrıca mahalle isimlerinin yazılışında da terkip olup olmamasına göre iki farklı ifade kullanılmıştır.

Terkip olan mahalle isimleri ayrı (Murad Paşa-yı atîk Mahallesi), terkip olmayan ve birden fazla kelimeden oluşan mahalle isimleri de (Abdisubaşı Mahallesi) birleşik olarak yazılmıştır.

(11)

Sicil defterinin tasnifi ve değerlendirilmesi aşamasında birçok şey verilmek istenmiş ancak zamanın kısıtlı olması nedeniyle bu kadarı verilebilmiştir.

Transkripsiyon aşamasında elimizden geldiği kadar bütün kelimeleri okumaya çalışmış olsak da, boş bırakmak zorunda kaldığımız kelimeler muhakkak olmuştur.

Şimdiden eksik, hata ve kusurlarımızdan ötürü özür dilemeyi bir borç biliriz.

4. İstanbul Mahkemesi 11 Numaralı Şer‛iyye Sicil Defterine Genel Bir Bakış Çalışmamıza ana kaynak olan İstanbul mahkemesi 11 numaralı şer‛iyye sicilini içeren defter Hicri 1073 (M. 1662-1663) tarihinde meydana gelen ve mahkemeye intikal eden olayları içermektedir. En eski hüküm 1073 yılı Muharrem ayının 2. günü (17 Ağustos 1662) ve en yeni hüküm ise 1073 yılı Zilhicce ayının 3. gününe (9 Temmuz 1663) aittir. Hükümler, tarih sırasına uygun olarak verilmek istenmişse de tarih sıralamasına bazen uyulmadığı da gözlemlenmiştir. Bunun yanı sıra tarih hatalarının yapıldığı da gözlenmiştir. Cumâdel-uhrâ olarak verilen bir davanın tarih hatası olarak yazıldığını, bir önceki ve bir sonraki davada Cumâdel-ûlâ tarihinin verilmesinden anlamaktayız.8 İki tutarlı ay arasında farklı bir ayın olması, orada tarih hatasının olduğunu anlamamıza yardımcı olmaktadır. Buna benzer bir kronoloji hatası da Cumâdel-ûlâ ayından hemen sonra Rebî‛ü’l-âhir ayının geliyor olmasıdır.

Ancak Rebî‛ü’l-âhir ayının daha önce gelmesi gerekmektedir.9

İstanbul mahkemesi 11 numaralı defterde, 953 tanesi hüccet ve 26 tanesi de diğer belge türleri olmak üzere toplam 979 adet hüküm bulunmaktadır. Bu hükümlerin 43 tanesi Arapça olarak kaleme alınmıştır. Sicill-i mahfuz-ı defter adı verilen ve merkezden gönderilen emirlerin bulunduğu defterin son kısmında 12 adet ferman ve 8 adet buyruldu vardır. Defterin boyutları 41 x 14 olup, 95 varaktan oluşmaktadır.

Defterin yazı cinsi ise talik kırmasıdır.

Çalışma esnasında incelenen hüküm türleri ve bu hükümlerin içerikleri, çalışmanın başlıklarının oluşmasında etkili olmuştur. Bu başlıkları vermeden önce       

8 Metin s. 431 – 432, Dava no: 389, 390 ve 391

9 Metin s. 479, Dava no: 444 

(12)

defterde adı geçen İstanbul, Galata, Üsküdar ve Eyüp mahallelerinin isimleri alfabetik sıraya göre aktarılacaktır. Daha sonra hüccet ve diğer belge türlerinin konularının yüzdelik dağılımı ile hüküm sayılarının yer aldığı tablo verilecektir.

Araştırıcının istediği konuyla ilgili davaya daha kısa sürede ulaşabilmesi için hüccet ve diğer belge türlerinin defterdeki hüküm numaralarının bulunduğu tablo sunulacaktır. Daha sonra defterdeki çeşitli bilgiler derlenip tablolar aracılığı ile bu bölümde aktarılacaktır. Gayrimüslimlere ait cema‛at isimlerinin ve İstanbul’da bulunan ta’ife isimlerinin yer aldığı tablo verilecektir. Bu tâ’ife isimleri ile hangi meslek gruplarının İstanbul’un ekonomik hayatında etkili olduğunu anlama fırsatını bulacağız. Bunların dışında ibadet mekanlarının isimlerinin bulunduğu, mescit ve cami adlarına da yer verilecektir. Ayrıca metin bölümünün içinde, bütün davalardan önce davanın içeriğinden söz eden kısa tasnif cümleleri de verilmiştir.

Birinci başlıkta adli olaylar konusunun genel içeriğinden bahsedilerek, İslam hukukunda adli olaylara konu olan suçlar ve cezalarından söz edilecektir. Bu ana başlık; adam öldürme, hırsızlık ve adam yaralama olmak üzere üç alt başlık altında ele alınıp dava hükümleri temel alınarak çeşitli değerlendirmelerde bulunulacaktır.

İkinci başlıkta, Osmanlı toplumsal hayatı hakkında çok önemli bilgilerin bulunduğu aile ilişkileri isimli ana başlık, evlenme ve boşanma şeklinde iki alt başlık altında incelenecektir. Aile kurumu, ailenin toplumsal anlamda önemi, kadının İslam hukukundaki yeri ve Osmanlı Devleti’nde aileye verilen önemden bahsedilerek evlilik kurumu hakkında bilgi verilecektir. Defterde geçen evlilik ile ilgili hükümler değerlendirildikten sonra boşanma konusunun üzerinde daha fazla durulacaktır. Aile ilişkileri ile ilgili defterde en fazla yer alan boşanmaların çeşitleri üzerinde durularak, boşanma türlerinin oranını gösteren bir pasta grafik verilecektir. Daha sonra boşanma sırasında ve sonrasında kadının sahip olduğu mehr ve nafaka haklarından söz edilip, defterde geçen hükümlerden örnekler aktarılacaktır. Son olarak vasi tayin edilmesi ve İslam’da pek uygun görülmeyen evlat edinme ile ilgili hükümler değerlendirilecektir.

Üçüncü başlıkta kölelik kurumu ve bu kurumun hukuki statüsünden söz edilerek, köle ve cariyelerin sahip olduğu hak ve sorumluluklardan bahsedilecektir. Daha sonra köleliğin sona erme yolları üzerinde durularak, nasıl hür veya hürre

(13)

olunabileceği hakkında bilgi verilecektir. Defterde bulunan hükümlerden bazı değerlendirmeler yapılarak, hür olan köle ve cariyelerin hangi milliyetlere mensup olduklarını gösteren pasta grafik aktarılacaktır. Bu başlık içerisinde milliyetlere göre hür olan köle ve cariyelerin hüküm numaralarının yer aldığı tablo da verilecektir.

Dördüncü başlıkta, miras işlemleri ve mirasın İslam hukukundaki yeri ve öneminden söz edilecektir. Daha sonra İslam miras hukukunun Osmanlı Devleti’ne yansıması hakkında bilgi verilerek, mirasın unsurlarından bahsedilecektir. Daha sonra ise vasiyet ve sulh alt başlıkları içerisinde defterdeki hükümlerden yararlanarak çeşitli değerlendirmelerde bulunulacaktır.

Beşinci başlıkta, defterde çok az yer kaplayan ve doktor ile hasta arasında bir rahatsızlığın tedavisi sırasında doğabilecek sıkıntılardan doktorun sorumlu olmasını engelleyen muayene sözleşmeleri konusuna değinilecektir. Bu konu ile ilgili defterde bulunan hükümler tek tek değerlendirilip; hangi hastalıklar yüzünden bu sözleşmenin imzalandığı ve doktorların Müslüman mı yoksa gayrimüslim mi olduklarını inceleyeceğiz.

Altıncı başlıkta, borç ve alım-satım akdi hususunda bilgi verilerek bu konu ile ilgili defterde yer alan hükümlerin oranları verilecektir. Defterin en geniş kısmını oluşturan alacak-verecek ilişkileri ve borç konuları işlenecektir. Borç akdi kavramı hakkında bilgi verilerek İslam hukukundaki yeri ve akdin genel hükümlerinden söz edilecektir. Borç akdinin sona erme yolları; hibe, mühlet verme, takas, taksit talebi, teslim ve zaman aşımı gibi alt başlıklar altında ayrıca işlenecektir. Bu alt başlıkların işlenmesi sırasında bolca defterde geçen hükümler kullanılarak çeşitli bilgiler sunulacaktır. Daha sonra satış kelimesinin anlamı üzerinde durulup, Osmanlı Devleti’nde uygulanışı ve çeşitleri hakkında bilgi verilecektir. Daha çok hangi tür mülklerin satışının yapıldığını, mülk satışlarının nedenleri ve bu dönemde meydana gelen yangının satışlar üzerindeki etkisi incelenecektir. Satış türlerinin dağılımını gösteren grafik verildikten sonra ikinci alt başlık olan icâre yani kira akidleri konusuna değinilecektir. Kira akidlerinin kurulması, sıhhati ve sona ermesi ile ilgili bilgiler aktarıldıktan sonra bazı hükümler değerlendirilecektir. Bu ana başlıkların içinde ayrıca hibe ve emanet konularına da değinilecektir.

(14)

Yedinci başlıkta, şirketler hukuku ve şirket kuruluşu ile ilgili bilgilerin verileceği bu bölümde müşterek şirketlerin iflası ve iflas etme şartları üzerinde durulacaktır.

Daha sonra defterden hükümler verilerek ortaklık ve şirket iflasları konusu pekiştirilecektir.

Sekizinci başlıkta, vakıf kurumunun genel mahiyetinden söz edilerek, İslam hukuku ve Osmanlı Devleti’nde vakıfların yeri ve önemi hakkında bilgi verilecektir.

Daha sonra vakıf kuruluşu, vakfın unsurları, vakfın sıhhati ve vakıf çeşitleri üzerinde durulacaktır. Bu bölümün sonunda ise sicilde vakıf kuruluşları ve vakıflarla ilgili yer alan hüküm ve dava örneklerinden alıntı yapılıp, vakıf kurumunun mahiyeti hakkında bilgi edinilecektir.

Dokuzuncu başlıkta ise hüccetler ile ilgili incelenen diğer başlıklara ait olmayan bazı davaların değerlendirmeleri yapılacaktır. Bu davalar içinde çeşitli cema‛at ve ta’ifelere mütevelli tayinleri, gayrimüslim cema‛atler arasında çıkan anlaşmazlıklar, vergilerin toplanması sırasında çıkan problemler, kürekçi tayinleri ve buna benzer konular ayrı ayrı ele alınacaktır.

Onuncu ve son bölümde ise hüccetler dışındaki diğer belge türlerinin bulunduğu, sicill-i mahfuz-ı defter kısmındaki; ferman, buyruldu, tezkire ve terekeler dört alt başlık altında inceleneceklerdir. Bu belge türleri hakkında kısaca bilgi verildikten sonra hemen defterin ikinci kısmında karşımıza çıkan bu konularla ilgili hüküm örnekleri değerlendirilecektir. Bu belge türlerinin dışında birkaç adet örneğini gördüğümüz nişan ve arz-ı hal belgelerinin de sadece isimleri zikredilecektir.

(15)

4.1. Defterde Adı Geçen Yer ve Mahalle İsimleri

Bu başlık altında İstanbul mahkemesi 11. defterde karşımıza çıkan “Suriçi” ta’bir edilen İstanbul mahallelerinin isimleri yer almaktadır. İstanbul mahallelerine ait isimler verildikten sonra Galata, Üsküdar ve Eyüp mahallelerine ait isimler de verilmiştir. Bu isimler, davaların giriş kısımlarında bulunan, kişilerin kadıya başvuruları esnasında deftere kaydedilen mahalle isimleri kullanılarak hazırlanmıştır.

H.1073 (M. 1662-1663) yılında İstanbul’da bulunan mahalle isimlerinden bazılarının günümüzde de kullanılıyor olması bu çalışmanın amacını da ortaya koymaktadır.

Mahalle isimleri kullanım kolaylığı sağlanması açısından alfabetik sıraya göre verilmiştir. Bu mahalle isimleri ise aşağıdaki gibidir:

İstanbul Mahalleleri Abdisubaşı Mahallesi Abdullahağa Mahallesi Ağdacı Mahallesi Akbıyık Mahallesi Aksaray Mahallesi Akseki Mahallesi Akşemseddin Mahallesi Alembey Mahallesi Ali Paşa-yı atik Mahallesi Altıboğça Mahallesi Altımermer Mahallesi Arifçelebi Mahallesi Arpaemini Mahallesi

(16)

Aşıkpaşa Mahallesi Avcıbey Mahallesi Ayanikola Mahallesi

Ayasofya-i kebir Mahallesi.

Aydınkethüda Mahallesi Ayidçelebi Mahallesi Babahasanaleyhi Mahallesi Babahıdır Mahallesi

Balabanağa Mahallesi Balaban Mahallesi Başcıali Mahallesi Bayezidağa Mahallesi Bostancıaliağa Mahallesi Ca‛fersubaşı Mahallesi Camcıali Mahallesi Cami‛-i atik Mahallesi Cami-i âli Mahallesi Cebecibaşı Mahallesi

Cerrahbaşıishakbey Mahallesi Çakırağa Mahallesi

Çelebicami‛i Mahallesi

(17)

Çıkrıkcıkemal Mahallesi Çeragihamza Mahallesi Çırbançavuş Mahallesi Çukur Mahallesi Çukurbostan Mahallesi Dayehatun Mahallesi Debbağyunus Mahallesi Debbağzade Mahallesi Dervişali Mahallesi

Dülbendcihüsam Mahallesi Dülgerabdâl Mahallesi Dülgerzade Mahallesi Efdalzade Mahallesi Ekserciyahya Mahallesi El-Hac Bayram Mahallesi El-Hac Hasan Mahallesi El-Hac İsa Mahallesi Elvanzade Mahallesi Eminnureddin Mahallesi Emirbahadır Mahallesi Erikli Mahallesi

(18)

Eskiimaret Mahallesi

Eş-Şeyh Aleaddin Mahallesi Fatımasultan Mahallesi Firuzağa Mahallesi Gedikpaşa Mahallesi Gülcami‛i Mahallesi Hacehatun Mahallesi Hadicesultan Mahallesi Haraccı Mahallesi

Haraccıfahrüddin Mahallesi Haraccıkaramehmed Mahallesi Haraccımehmedefendi Mahallesi Haraccımuhyiddin Mahallesi Harratkemal Mahallesi Hasanhalife Mahallesi Hasanpaşa Mahallesi Havuzlumescid Mahallesi Haydarhane Mahallesi Haydarpaşa Mahallesi

Hazret-i Emir Buhari Mahallesi Hızırağa Mahallesi

(19)

Hızırbey Mahallesi

Himmetiskender Mahallesi Hisar Mahallesi

Hissecibaşı Mahallesi Hocaali Mahallesi

Hocahayreddin Mahallesi Hocaidris Mahallesi

Hocakasımgünani Mahallesi Hocapaşa Mahallesi

Hocaterek Mahallesi Hocaüveys Mahallesi Horhor Mahallesi Hoşkadem Mahallesi Hürremçavuş Mahallesi Hüsambey Mahallesi Hüsrevpaşa Mahallesi İskenderpaşa Mahallesi İbrahimçavuş Mahallesi İbrahimpaşa Mahallesi Kalenderhane Mahallesi Karabaş Mahallesi

(20)

Karapaşa Mahallesi Karataş Mahallesi Kasımağa Mahallesi Kasımgünani Mahallesi Kasımkonağı Mahallesi Kassabivaz Mahallesi Katibhüsrev Mahallesi Katibkasım Mahallesi Katibmuslihiddin Mahallesi Katibsinan Mahallesi

Kayabaşı Mahallesi

Kazaskermehmedefendi Mahallesi Kazgancıilyas Mahallesi

Keçecipiri Mahallesi Kefeli Mahallesi Kiremid Mahallesi Kethüdahatun Mahallesi Kızılminare Mahallesi Kızıltaş Mahallesi

Kocamustafapaşa Mahallesi Koğacıdede Mahallesi

(21)

Korucumehmedçelebi Mahallesi Körükçübaşı Mahallesi

Kuyumcubahşayiş Mahallesi Küçükayasofya Mahallesi Lütfipaşa Mahallesi Ma‛nisalıçelebi Mahallesi Mahmudçelebi Mahallesi Mahmudpaşa Mahallesi Maroloğlu Mahallesi Mehmedağa Mahallesi Mesihpaşa Mahallesi Mi‛marabbas Mahallesi Mi‛marilyas Mahallesi Mi‛marömer Mahallesi Mi‛marsinan Mahallesi Mirahor Mahallesi Mollaahi Mahallesi Mollaaşık Mahallesi Mollakirmasti Mahallesi Monlagürani Mahallesi Muhsinehatun Mahallesi

(22)

Muhtesibiskender Mahallesi Muhtesibkaragöz Mahallesi Murad Paşa-yı atik Mahallesi Muradkatib Mahallesi

Mustafapaşa Mahallesi Müftüaliçelebi Mahallesi Mülkhatun Mahallesi

Nerdibanlımescidi Mahallesi Neslişahsultan Mahallesi Nişancı Paşa-yı atik Mahallesi Nişancıca‛ferçelebi Mahallesi Orucgazi Mahallesi

Öksüzcemescidi Mahallesi Öküzceler Mahallesi

Öküzmehmedpaşa Mahallesi Ördekkasab Mahallesi Papasoğlu Mahallesi Pirinçci Mahallesi Pirinçcisinan Mahallesi Piripaşa Mahallesi Salihpaşa Mahallesi

(23)

Sancakdarhayreddin Mahallesi Sarachane Mahallesi

Sarımusa Mahallesi Sarınasuh Mahallesi Sarracishak Mahallesi Seferikoz Mahallesi Sekbanbaşı Mahallesi

Sekbanbaşıyakubağa Mahallesi Sekbanbaşıibrahimağa Mahallesi Serveriefendi Mahallesi

Seyyidhalife Mahallesi Simkeş Mahallesi Sinanağa Mahallesi Sinanpaşa Mahallesi Sofular Mahallesi Soğanağa Mahallesi

Sultân Bayezid-i cedid Mahallesi Sultan Mahallesi

Sultanselim Mahallesi Sulumanastır Mahallesi Süleymanağa Mahallesi

(24)

Şahsuvar Mahallesi Şehremini Mahallesi Şemseddin Mahallesi Şeyhalaeddin Mahallesi Şeyhferhad Mahallesi Şeyhvefa Mahallesi Tahtaminare Mahallesi Tarsus Mahallesi

Tercemanyunus Mahallesi Teresci? Mahallesi

Turşucu Mahallesi Uzuncakassab Mahallesi Uzunyusuf Mahallesi Üskübi Mahallesi Üsküblü Mahallesi Veledkarabaş Mahallesi Yarhisar Mahallesi Yavaşcaşahin Mahallesi Yusufpaşa Mahallesi Zeyrek Mahallesi Zeytun Mahallesi

(25)

Galata Mahalleleri Arapcami Mahallesi Bereket Mahallesi El-Hac Şaban Mahallesi Emekyemez Mahallesi Etmekcibaşı Mahallesi Piyale Paşa-i kebir Mahallesi Santamarka Mahallesi Şakiroğlu Mahallesi Şeyhvefa Mahallesi Yeniköy Mahallesi

Üsküdar Mahalleleri Mehmedpaşa Mahallesi Salacak Mahallesi

Eyüp Mahalleleri Bıçakcı Mahallesi Çömlekçiler Mahallesi Otçular Mahallesi

(26)

Defterde Adı Geçen Cemâ‛at İsimleri

Genellikle gayrimüslimlere ait olan bu cema‛at isimleri araştırıcılara kolaylık sağlaması açısından tablo halinde verilmiştir.

Alman Korduh Sisliye?

Budin Kordova Suburi

Gürüz Kurt Şira

Hanok Mayir Tekfur

Kalave? Medine-i Üsküdar Varye

Keroz Portakal Yanbolu

Defterde Adı Geçen Tâ’ife İsimleri

H.1073 yılında İstanbul’daki ekonomik hayat ve meslek grupları hakkında önemli bilgiler elde etmemizi sağlayan tâ‛ife isimleri de tablo halinde sunulmuştur. Bu tabloda yer alan mesleklerin çoğu günümüzde isimleri dahi bilinmeyen iş kolları arasında yerlerini almışlardır.

Abacı Habbaz

Askeri Hammal At Arabacı Kalaycı

At Hammalı Kalpakçı

Bakkal Kassab Başcılar Kırbaccı

Bazarcı Mavnacı

Berber Mellah Boncukcu Meyhaneci Bozacı Mismarcı

Canbaz Mumcu Cerrah Oturakçı

(27)

Cüllah Fukarası Pabuccu Çörekçi Sarrac Debbağ Takyeci Değirmenci Tersaneci Dikici Tüccar Dülbendci Türbeci

Ehl-i Hiref Uncu

Esirci Yelkenci Etmekçi Yeniçeri Gemici Yorgancı

Defterde Adı Geçen Mescid İsimleri

Dönemin ibadet mekanlarını ifade eden mescidler, genel olarak içinde bulunduğu mahallenin adını veya mescidi inşa ettiren kişinin adını almışlardır. Bunlardan Çivizade Mescidi, Nallı Mescid ve Seferikoz mescidi gibi çoğu günümüze kadar ulaşmış eserlerdir.

Abdiçelebi Mescidi Hasanbey Mescidi Abdurrahman Efendi Mescidi Hızırağa Mescidi Alifakih Mescidi Katibhüsrev Mescidi Aydınkethüda Mescidi Katibmuslihiddin Mescidi

Camcıali Mescidi Kilisa Mescidi

Çavuş Mescidi Mimarşüca Mescidi

Çivizade Mescidi Müftüaliçelebi Mescidi Efdalzade Mescidi Nallı Mescid

Hacehüseyin Mescidi Seferikoz Mescidi Hace Kasım Kirmali Mescidi Suhtesinan Mescidi

Hacımuhyiddin Mescidi Takyeci El-Hac Cafer Mescidi

Hacıhamza Mescidi Üçbaş Mescidi

(28)

Defterde Adı Geçen Cami İsimleri

Günümüzde hala ayakta kalmayı başaran Arap Cami, Hafızpaşa Cami ve Şehzade Cami gibi camilerin 1662 yılında İstanbul mahkemesinde tutulan bir defterde yazılı olması, Osmanlı mimarisinin güzelliğini ve bu eserlerin önemini açıkça ortaya koymaktadır.

Abdullah Ağa Cami‛i Mollaaşki Cami‛i

Arap Cami‛i Monlagürani Cami‛i

Aşıkpaşa Cami‛i Muhsinehatun Cami‛i

Ayasofya-i Kebir Cami‛i Murad Paşa-yı Atik Cami‛i Cerrah Cami‛i Müstedamağa Cami‛i

Çelebi Cami‛i Orta Cami‛i

Dülgerzade Cami‛i Sultan Mehmed Han Cami‛i Eş-Şeyh Aleaddin Cami‛i Sultan Bayezıd Cami‛i

Gül Cami‛ Sultan Selim Cami‛i

Hafızpaşa Cami‛i Sultan Süleyman Cami‛i

İsmailağa Cami‛i Şehzade Cami‛i

Kabasakal Cami‛i Şeyh Ebu'l-Vefa Cami‛i

Mehmedağa Cami‛i Validesultan Cami‛i

Mehmedpaşa Cami‛i Yeni Cami‛i

Mercanağa Cami‛i Zeyrek Cami‛i

Mirahor Cami‛i

(29)

4.2. Konuların Yüzdelik Dağılımı

Araştırıcıya kolaylık sağlaması açısından bütün konuların defterdeki oranları ve belge adetlerinin olduğu bu tablo, hüccet ve diğer belge türleri olmak üzere iki başlık altında verilmiştir.

KONULAR BELGE ADEDİ ORANI

Hüccet 953 % 97.3

Adli Olaylar

Cinayet 3 18

% 0.3

% 1.9

Hırsızlık 3 % 0.3

Yaralama 12 % 1.3

Aile İlişkileri

Boşanma 127

175

% 13

% 17.8

Evlat Edinme 3 % 0.3

Evlenme 2 % 0.2

Nafaka 41 % 4.1

Velayet 2 % 0.2

Alacak Verecek

Borç 237

295

% 24.1

% 30.1

Hibe 24 % 2.4

Mühlet Verme 7 % 0.7

Takas 9 % 1

Taksit Talebi 10 % 1.1

Teslim 7 % 0.7

Zaman Aşımı 1 % 0.1

(30)

Hür Edilme

Cariye 62 88 % 6.2 % 8.7

Köle (Erkek) 26 % 2.5 Miras

İşlemleri

Miras Taksimi 114 118 % 11.6 % 12

Vasiyet 4 % 0.4

Muayene Sözleşmesi

4 % 0.5

Alım Satım

Kira 17 177 % 1.7 % 18

Satış 160 % 16.3

Şirket İflas 2 6 % 0.2 % 0.7

Ortaklık 4 % 0.5

Vakıf

İzin 13

45

% 1.3

% 4.6

Kabz 5 % 0.5

Keşif 3 % 0.3

Tayin 5 % 0.5

Vakıf Kuruluşu

19 % 1.9

Diğer Konular

29 % 3.0

(31)

Diğer Belge Türleri

26 % 2.6

Arz-ı hal 2 % 0.2

Buyruldu 8 % 0.8

Ferman 12 % 1.2

Nişan 1 % 0.1

Tereke 1 % 0.1

Tezkire 2 % 0.2

Toplam 979 % 100

(32)

4.3. Konulara Göre Belgelerin Hüküm Numaraları

İstenilen belge hakkında en kısa sürede bilgi elde etmeyi amaçlayan bu tabloda da hüccet ve diğer belge türleri olmak üzere dava numaraları iki başlık altında verilmiştir.

Hüccet Ana Başlıkları

Hüccet Alt Başlıkları

Hüccet Dava Numaraları

Adli Olaylar

Cinayet 205, 206, 864 Hırsızlık 36, 574, 661

Yaralama 77, 141, 159, 223, 255, 288, 297, 342, 604, 673, 699, 759

Aile İlişkilleri

Boşanma 12, 15, 20, 28, 29, 31, 42, 53, 59, 67, 70, 72, 74, 83, 93, 114, 124, 125, 128, 131, 133, 134, 138, 142, 152, 163, 181, 188, 194, 212, 222, 239, 240, 256, 257, 258, 269, 289, 298, 308, 318, 319, 325, 327, 334, 335, 347, 356, 361, 369, 371, 374, 380, 390, 391, 393, 409, 413, 425, 430, 434, 447, 452, 454, 455, 463, 465, 475, 477, 478, 481, 482, 495, 496, 503, 504, 508, 509, 523, 526, 527, 532, 537, 552, 558, 567, 581, 582, 597, 609, 613, 614, 616, 617, 618, 621, 626, 640, 649, 651, 662, 667, 672, 674, 687, 700, 728, 743, 754, 760, 761, 765, 773, 777, 791, 793, 798, 799, 804, 819, 831, 833, 835, 839, 898, 922, 938.

Evlat Edinme

163, 508, 526.

Evlenme 453, 617

(33)

Nafaka 7, 8, 9, 14, 33, 46, 61, 95, 96, 146, 151, 189, 209, 276, 292, 299, 306, 317, 348, 381,389, 392, 438, 456, 464, 497, 499, 514, 515, 544, 548, 598, 606, 624, 628, 805, 827, 832, 844, 851, 943.

Velayet 532, 799.

Alacak Verecek

Borç 1, 3, 4, 5, 6, 16, 21, 34, 35, 39, 47, 49, 51, 56, 57, 60, 64, 68, 75, 81, 82, 88, 91, 98, 99, 101, 102, 105, 107, 109, 111, 117, 119, 122, 123, 127, 135, 136, 139, 140, 143, 144, 147, 149, 150, 155, 161, 164, 166, 168, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 179, 180, 183, 184, 193, 199, 201, 202, 204, 207, 214, 218, 219, 220, 225, 229, 232, 236, 237, 238, 241, 243, 246, 250, 252, 253, 254, 264, 266, 274, 283, 284, 294, 296, 302, 305, 314, 324, 326, 328, 329, 330, 331, 332, 336, 340, 353, 354, 355, 358, 363, 366, 367, 372, 382, 384, 385, 386, 387, 388, 410, 412, 414, 417, 419, 424, 428, 436, 437, 439, 440, 441, 442, 443, 445, 446, 468, 474, 480, 486, 488, 490, 491, 516, 519, 521, 524, 525, 528, 531, 533, 534, 535, 539, 545, 546, 547, 551, 554, 555, 559, 561, 562, 571, 576, 584, 585, 591, 599, 607, 611, 620, 634, 637, 638, 643, 646, 647, 652, 654, 659, 666, 675, 676, 679, 681, 682, 683, 684, 685, 689, 694, 697, 706, 733, 736, 738, 744, 746, 757, 762, 778, 782, 783, 794, 814, 815, 817, 821, 823, 836, 842, 846, 848, 852, 855, 856, 858, 865, 866, 868, 874, 879, 888, 889, 890, 893, 903, 913, 916, 923, 924, 930, 931, 932, 936, 939, 941, 977, 978 Hibe 130, 221, 242, 271, 287, 350, 421, 473, 511, 549, 564,

645, 656, 731, 748, 775, 776, 787, 860, 892, 894, 915, 917, 918

(34)

Alacak Verecek

Mühlet Verme

79, 80, 208, 261, 368, 435, 727.

Takas 301, 457, 461, 462, 542, 602, 764, 824, 834.

Taksit 148, 311, 420, 432, 510, 512, 513, 590, 664, 895.

Teslim 32, 97, 126, 132, 157, 158, 215.

Zaman Aşımı

203

Hür Edilme

Cariye 10, 22, 25, 30, 106, 116, 162,196, 212, 217, 233, 245, 270, 279, 349, 365, 378, 379, 406, 449, 450, 453, 472, 489, 498, 530, 566, 589, 592, 596, 641, 653, 658, 680, 711, 712, 713, 714, 715, 716, 717, 718, 719, 720, 721, 723, 724, 725, 740, 785, 786, 825, 826, 853, 877, 887, 891, 910, 911, 912, 926, 929

Köle (Erkek) 23, 24, 27, 38, 165, 244, 291, 322, 471, 570, 627, 660, 668, 708, 709, 710, 722, 753, 880, 907, 908, 909

Miras İşlemleri

Miras Taksimi

2, 19, 37, 44, 63, 112, 113, 120, 121, 167, 169, 182, 185, 192, 197, 198, 200, 216, 228, 230, 251, 262, 267, 275, 278, 280, 281, 309, 310, 312, 315, 320, 321, 333, 337, 338, 341, 346, 360, 362, 370, 383, 394, 402, 404, 411, 422, 426, 427, 429, 436, 466, 484, 492, 505, 507, 522, 529, 536, 550, 553, 565, 573, 578, 583, 586, 594, 595, 600, 619, 642, 655, 665, 678, 703, 734, 745, 749, 766, 769, 772, 779, 781, 788, 789, 790, 792, 796, 802, 803, 816, 828, 841, 843, 845, 849, 859, 867, 869, 871, 882, 883, 884, 896, 901, 902, 904, 905, 914, 927, 940,

(35)

946, 948, 966

Vasiyet 247, 260, 351, 401 Muayene

Sözleşmesi

272, 431, 729, 954

Alım Satım İşlemleri

Kira 11, 54, 65, 66, 87, 94, 145, 156, 226, 273, 282, 307, 316, 344, 569, 601, 625.

Satış 13, 40, 41, 43, 50, 62, 73, 76, 78, 84, 104, 108, 110, 115, 129, 137, 154, 186, 187, 190, 191, 195, 210, 211, 213, 224, 231, 248, 249, 259, 286, 290, 295, 300, 303, 304, 339, 343, 345, 352, 357, 359, 364, 377, 397, 399, 400, 403, 405, 408, 415, 416, 418, 433, 444, 448, 451, 459, 460, 467, 469, 476, 479, 483, 485, 487, 493, 494, 500, 501, 506, 518, 520, 538, 540, 541, 543, 556, 557, 560, 563, 568, 572, 575, 579, 580, 587, 588, 605, 608, 612, 615, 623, 631, 632, 633, 636, 639, 644, 648, 650,663, 669, 670, 688, 690, 691, 692, 695, 696, 701, 705, 730, 735, 737, 739, 741, 742, 747, 750, 751, 755, 756, 758, 763, 767, 768, 770, 774, 780, 784, 797, 801, 808, 809, 810, 811, 812, 813, 818, 820, 822, 829, 837, 840, 847, 857, 862, 899, 900, 919, 920, 921, 925, 928, 933, 934, 935, 952, 953.

Şirket

İflas 89, 100

Ortaklık 153, 178, 263, 323

(36)

Vakıf

İzin 17, 18, 26, 71, 85, 92, 376, 396, 577, 603, 630, 861, 937

Kabz 90, 147, 177, 373, 610 Keşif 86, 118, 942

Tayin 52, 375, 635, 945, 838 Vakıf

Kuruluşu

45, 48, 58, 103, 268, 293, 313, 395, 407, 470, 622, 693, 698, 707, 752, 854, 949, 970, 971

Diğer Konular

55, 69, 160, 227, 234, 235, 265, 277, 285, 398, 423, 458, 502, 517, 593, 629, 657, 671, 686, 702, 732, 771, 795, 800, 806, 807, 830, 897, 944

Diğer Dava Türleri Dava Numaraları

Arz-ı Hâl 968, 979

Buyruldu 959, 960, 962, 963, 967, 973 974, 975

Ferman 947, 950, 951, 952, 953, 955, 956, 957, 958, 961, 964, 969

Nişan 972

Tereke 965

Tezkire 971, 976

(37)

DEFTER MUHTEVASININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Transkripsiyonu yapılan defterdeki hükümlerin muhtevasına göre ana başlıkları ve alt başlıkları oluşan bu bölümde, çeşitli başlıklar altında defterin genel bir değerlendirmesi yapılacaktır.

1. ADLİ SUÇLAR

Bu bölümde sicilde çok az yer kaplayan adli suçlar ile ilgili hükümler incelenecektir. Adli suçların İslam ceza hukukundaki yeri ve bu başlık altında olan adam öldürme, yaralama ve hırsızlık konuları defterden örnekler verilerek işlenecektir.

İslam ceza hukukundaki bütün hükümler yüce Allah’ın hükmüyle sabit olup işlenen suçun büyüklüğüne göre, verilecek cezanın ağırlığı da belirlenmiştir.10 Biz burada İslam ceza hukukunda yer alan bütün suç ve cezaları vermek yerine sadece incelenen defterde yer alan adam öldürme, hırsızlık ve adam yaralama konularına kısaca değineceğiz.

1.1 Adam Öldürme

İslam ceza hukukunda sorumluluk gerektiren herhangi bir yasak durumun işlenmesi “cinayet” kelimesi ile ifade edilmiştir. Bu kelime fıkıh kitaplarında ise anlamını biraz daraltarak daha çok kişilere karşı işlenen suçlar için kullanılmıştır.11 Adam öldürme ise kasten ve yaralama ile ölüme sebebiyet verme olarak iki başlıkta incelenebilir. Bu iki durumun cezaları da farklıdır. İslam ceza hukukunda kasten adam öldürme durumunda kısas cezası uygulanmaktadır. Adil karşılık anlamına gelen kısas cezasına hakim hükmeder ve suçlu olduğu kesinleşmeden kimse ölüm cezasına çarptırılamazdı. İslam ceza hukukunda mahkumiyet hükmü kesinleşen kişinin idamı gerçekleşene kadar, karşı tarafın acıyarak iddiasından vazgeçmesi ihtimali de vardır. Yaralama ile ölüme sebebiyet verme halinde de karşı tarafın       

10 Muhammed Ebu Zehra, İslam Hukukunda Suç ve Ceza, İstanbul 1994, 55.

11 Mustafa Avcı, Osmanlı Hukukunda Suçlar ve Cezalar, İstanbul 2004, 29.

(38)

istemesi halinde kısas uygulanırken, diyet veya sulh bedeli belirlenerek de mağdurun hakkı gözetilebilir. Diyet ve sulh bedeli tazminat olarak da nitelendirilebilir.12

1.2. Hırsızlık

Başkasına ait bir malın veya eşyanın, sahibinin izni olmadan mülk edinme veya yarar sağlama amacıyla bulunduğu yerden gizlice alınması olayına denir. Kur‛an-ı Kerim’de de hırsızlık suçunun cezası belirtilmiştir. “Hırsızlık eden erkek ve kadının yaptıklarına karşılık bir ceza ve ibret olmak üzere ellerini kesin.” (Maide, 5/38)13 İslam hukukunda hırsızlık suçunun işleniş şekillerine göre farklı cezaları bulunmaktadır. Bunlar el kesme, hapis, kürek çekme ve para cezası gibi cezalardır.

Ancak defterde karşımıza çıkan davalarda genel olarak sulh bedeli tayin olunarak taraflar arasındaki anlaşmazlık çözüme kavuşturulmuştur.

1.3. Adam Yaralama

Bir kimsenin öldürme amacı olmaksızın kasten veya istemeyerek bir başka kişiye bedenen acı vermesi, sağlığını bozması, algılama yeteneğini bozması olayına denir.

Kasten adam yaralama durumlarında kısas cezası verilir. Kısas cezasının uygulanmadığı hallerde, yumruk atmak, yere çarpmak, sopa ile vurmak gibi fiil suçlarına ta‛zir (hafif ceza) cezası uygulanır. Ta‛zir cezası sulh bedeli verilerek tarafların anlaşma olanağı sağlanması şeklinde de ödenebilir.14

İstanbul Mahkemesi 11 numaralı şer‛iye sicilinde adli suçlar ile ilgili 18 dava bulunmaktadır. Bunlardan 3 tanesi adam öldürme veya ölüme sebebiyet verme ile ilgili, 3 tanesi hırsızlık iddiası ile ilgili ve son olarak 12 tanesi ise adam yaralama ile ilgili davalardır.

Bunların içinde ölüme sebebiyet veren davalardan birinde kasığa alınan darbenin ölüme yol açması nedeniyle dava açıldığı görülmektedir. Ancak daha önce açılan bu davadan vazgeçildiğinin ikrarı hemen arkasındaki davada karşımıza çıkmaktadır.15

      

12 Mustafa Avcı, a.g.e., 88.

13 Muhammed Ebu Zehra, a.g.e., 55.

14 Mustafa Avcı, a.g.e., 122.

15 Metin s. 270-271, Dava no: 205-206.  

(39)

Davadan vazgeçme sebebi davada verilmemiş olmasına rağmen tarafların karşılıklı anlaşma olanağı buldukları düşünülmektedir.

Hırsızlığa konu olan davalardan gördüğümüz kadarıyla defterin kaleme alınış tarihinden birkaç yıl önce H. 1070 yılında çıkan yangının adli olaylara da etki ettiğini görmekteyiz. Yangında zarar gören kişinin evine başka birinin girip ev sahibinin 70.000 akçe parasını çaldığını iddia etmesi nedeniyle açtığı davadan bir süre sonra kendi isteğiyle vazgeçmesi buna güzel bir örnek oluşturmaktadır.16 Bir diğer hırsızlık iddiasında ise Cuma namazına gittiği sırada bir başkasının evinin duvarını delerek içeri girip para ve değerli eşyalarını çalmaktadır. Ancak iddia eden kişinin iddiasını ispat edememesi nedeniyle kadı tarafından davadan men‛ edildiği anlaşılmaktadır.

Hırsızlığa konu olan son davada ise emaneten aldığı 100.000 akçenin bir gece, evinden hırsızlar tarafından çalınması üzerine kadıya intikal ettiği ve kadının da tarafların 48.000 akçe sulh bedeli ile anlaşmalarını onayladığını görmekteyiz.17 Adam yaralama ile ilgili davalarda yaralamaya konu olan farklı unsurlar göze çarpmaktadır. Bunlardan birisi eşeğin bir adamın kasığını tepmesi sonucu yaralanan kişinin, eşek sahibinden davacı olup belli bir miktar sulh bedeli ile anlaşmaya varmaları şeklinde gerçekleşen davadır.18 Genel olarak adam yaralamaya bıçak, kılıç ve hançer gibi kesici aletler neden olmuştur. Bu nedenle gerçekleşen yaralanmaların büyük çoğunluğu ise belirlenen sulh bedeli ile çözüme kavuşturulmuştur. 19 Sarhoşken bıçak ile adam yaralama vakaları da yaşanmıştır. Bu olay da sulh bedeli ile çözülmüştür.20 Bunların yanında yumruk,21 abdest ibriği22 ve tekme tokat ile23 adam yaralama olayları da kayıtlara geçmiştir. Kayıtlara geçen yaralanma davalarından en ilginç olanı ise hiç kuşkusuz tekne bakımı yapan kişilere yardım etmek isteyen kişinin başına gelen olaydır. Kıyıda tekne bakımı yapan iki balıkçıya, yoldan geçen bir gayrimüslim kendi isteği ile yardım ederken tekneyi tutan düzeneğin dağılması nedeniyle teknenin altında kalmıştır. Çeşitli yerlerinden       

16 Metin s. 583, Dava no: 574

17 Metin s. 652, Dava no: 661

18 Metin s. 213, Dava no: 141

19 Metin s. 285, Dava no: 223

20 Metin s. 151, Dava no: 77

21 Metin s. 692, Dava no: 699

22 Metin s. 344, Dava no: 288

23 Metin s. 392, Dava no: 342. 

(40)

yaralanan kişi, yaraları nedeniyle ölmesi halinde tekne sahiplerinin zan altında kalmasını engellemek için kadıya durumu bildirmiştir. Bu ikrarı ise;

“ … Eğer zikr olunan kara berenin sirâyetinden nâşî helâk olursam veresem mezbûrândan dem ve diyetim da‛vâ etmeyüp ol kara bereye müte‛allika da‛vâdan mezbûrânın zimmetlerin ibrâ’-i âmm ile ibrâ ve ıskāt eyledim dedikde…” şeklinde gerçekleştirmiştir.24 Adam yaralama ile ilgili son dava örneğinde ise koca tarafından merdivenlerden itilmek suretiyle yere düşen kadının yaralanıp karnındaki çocuğunun da öldüğünü görmekteyiz.25 Bu olay üzerine kayınvalidesi tarafından damadına açılan dava, bir süre sonra geri çekilmiştir. İslam ceza hukukunda anne karnında cenin insan sayılmadığı için, onu anne karnında öldüren ve anasının düşük yapmasına neden olan kişi, adam öldürme suçundan değil, çocuk düşürme suçundan cezalandırılır.26 Yukarıdaki örnekte de bu durumla ilgili bir olay yaşanmış ve bir süre sonra açılan dava geri çekilmiştir.

2. AİLE İLİŞKİLERİ

Bu konu evlilik ve boşanma olmak üzere iki ana başlık altında değerlendirilecektir. Bu ana başlıklardan ikincisi olan boşanma konusu ise kendi içinde dört alt başlığa ayrılacak ve her alt başlık hüküm örnekleri ile birlikte incelenecektir. Bu başlık altında defterin kapsadığı tarihler içerisinde, Osmanlı aile yapısı, evlilik kurumu, evliliği sona erdiren durumlar ve evlilik sonrası kadının sahip olduğu haklar verilerek, Osmanlı toplumunda kadının yeri aktarılacaktır. Son olarak ise İslamiyet’te ca’iz görülmeyen evlat edinme ile ilgili örneklerin olduğu hükümler değerlendirilecektir.

Aile, toplumun en küçük yapısı olmakla birlikte toplumsal düzenin de en temel parçasıdır. Bu nedenle birçok toplum tarafından kutsal sayılmaktadır. İslam’da aile;

kişinin huzur bulduğu ortam, neslin devamı için bir vesile ve kişiyi din tarafından

      

24 Metin s. 228, Dava no: 159

25 Metin s. 736, Dava no: 759

26 Mustafa Avcı, a.g.e., 32.

(41)

günah sayılan kötülüklerden alıkoyan bir vasıtadır.27 Kur’ân-ı Kerim’de bu görüşü destekleyen birçok ayet ve hadis bulunmaktadır. “İçinizdeki bekarları, kölelerinizden ve cariyelerinizden iyi olanları evlendirin. Eğer yoksul iseler, Allah onları lütfü ile zenginleştirir. Allah lütfü bol olandır, bilendir.”28

Birçok toplumda olduğu gibi İslam aile yapısı da ataerkildir. Ancak diğer toplumlardan farklı olarak aile reisinin yetkileri sınırlandırılmıştır. İslamiyet öncesi Arap toplumunda yeni doğan kız çocuklarının öldürülmesine karşılık İslam’da aile reisinin çocuklarını satma veya öldürme yetkisi yoktur. Aynı şekilde kadın da kocası karşısında hem bağımsız bir kişiliğe hem de bağımsız bir ekonomik hayata sahiptir.29 İslam hukuku kadınlara mehr, nafaka ve miras hakkı tanımıştır.

İslam hukuku belirli bir dereceye kadar kan, süt ve evlilik yoluyla oluşan akrabalık bağı olan kişilerle evlenme yasağı koyarak aile içi evliliklerin önüne geçmeye çalışmıştır. Üvey anne ve yenge ile evlenme yasağı da uygulanmıştır.

Ancak ölen erkek kardeşin, abisinin eşiyle, onun da rızasını alarak evlenmesinde bir sakınca yoktur.30

Osmanlı Devleti’nde de aileye ve aile yapısının korunmasına çok önem verilmiştir. Kültürün yaşaması ve devamı, aile bağlarının ne kadar güçlü olduğuna bağlıdır. Bunun farkında olan Osmanlı Devleti ise kadılar aracılığı ile aile kurumunu korumaya çalışmıştır.

2.1. Evlilik

Aile kurumunun oluşturulması evlilik ile başlar. Evlilik, “Karı-koca arasında beraber yaşamaya ve yardımlaşmaya izin veren ve taraflara karşılıklı hak ve vazifeler yükleyen bir akittir”.31 Fıkıh terminolojisinde ise şer‛an aranan şartlar çerçevesinde aralarında evlenmeye engel durum olmayan bir erkekle bir kadının hayatlarını birleştirmelerini sağlayan akdi ve bu yolla çiftler arasında meydana gelen evlilik       

27 Mehmet Akif Aydın, “Aile”, DİA, c. 2, 199. 

28 Nûr Sûresi, 24/32.

29 Aydın, “Aile”, DİA, 199.

30 Aydın, “Aile”, DİA, 199.

31 Muhammed Ebû Zehrâ, İslam Hukuku Metodolojisi (Fıkıh Usulü), Çev. Abdülkadir Şener, Ankara 1973, 176.  

(42)

ilişkisini ifade eder.32 Bu hukuki haklardan bazıları; mehr, nafaka, me’ûnet-i sükna ve miras edinme gibi haklardır.

İslam’da yaşamın çeşitli alanlarına dair pek çok düzenleme Kur’ân ve Sünnet’te ortaya konan genel ilke ve amaçlar dahilinde, duruma göre İslam toplumunun takdirine bırakılmıştır. Aile ve evlenme ile ilgili önemli hükümlerin Kur‛ân tarafından belirlenmiş olması ve bu hükümlerin Hz. Peygamber tarafından etraflı bir şekilde açıklanıp uygulanması, İslam dininin evlilik ve aile kurumuna verdiği önemin en açık delilidir.33

İslam hukukunda aile yapısı evlilik akdi ile inşa edilmiş, evlenme ve evliliğin sürdürülmesi teşvik edilmiştir. Diğer dinlere göre İslam dininde evliliği bozmak daha kolay iken bozulan evliliğin inşası zorlaştırılmıştır. Bu durum da karı-kocanın, evliliklerini gereksiz yere sona erdirmelerine engel olmuştur.

Evlilik veya diğer adıyla nikah akdinin gerçekleşmesi için şahitler huzurunda tarafların kendi istekleri ile evlenme talebi şartı aranırdı. 34 Din adamının hazır bulunması veya dini tören gerekmezdi. Bununla birlikte nikah akdinin sosyal hayattaki önemi dolayısıyla aile büyükleriyle imam, kadı gibi toplumun saygı duyduğu din bilginlerinin huzurunda yapılması, yakın akrabaların davet edilmesi, eşlerin mutlu bir evlilik geçirmesi için dua edilmesi geleneği de devam ettirilmiştir.35 İncelenen sicilde kadıya intikal eden evlilik örneklerine bakacak olursak genellikle evliliklerin, boşanılan eski eşle tekrardan evlilik isteği ve hürre edilen cariyeler ile yapılan evlilikler olduğunu görmekteyiz. İncelenen defterde bu konu ile ilgili iki evlilik örneğine rastlamaktayız. Bunlardan ilkinde Rus uyruklu cariyesini hürre yapan adamın, hürre yaptığı cariyesi ile evlilik talebi karşımıza çıkmaktadır.36 Bir diğer evlilik talebi ise kocasının talâk-ı ric’î ile kendisini boşaması sonucu nikahı

      

32 Fahrettin Atar, “Nikah”, DİA, c. 33, 112.

33 Atar, “Nikah”, DİA, 112.

34 Mehmet Akif Aydın, İslam Osmanlı Aile Hukuku, İstanbul 1985, 12.

35 Atar, “Nikah”, DİA, 114.

36 Metin s. 486, Dava no: 453 

(43)

düşen kadının üç gün sonra eşinin de isteği ile kadıya evlilik talebinde bulunduğunu görmekteyiz.37

İslam hukuku birden fazla evliliğe izin vermiş olmasına rağmen tek eşliliği teşvik etmiştir. Çok eşliliği veya birden fazla kadınla evlenmeyi bir emir olarak değil, belirli şartlarla başvurulan bir ruhsat olarak vermiştir. 38 17. yüzyıl tereke defterlerindeki tespitlerden yola çıkarak, İstanbul ve Edirne’de 1000 erkeklik bir kümenin %92’sinin tek kadınla evlendiği ve ortalama çocuk sayısının iki olduğu görülmektedir.39

Müslüman toplumların genel olarak tek eşliliği tercih ettiğini görmekteyiz.

İncelediğimiz İstanbul Mahkemesi 11. Şer‛iyye sicilinde de çok eşlilik örneklerine bir iki davanın dışında rastlanmamıştır.

2.2. Boşanma

Evlilik birliğinin herhangi bir sebepten ötürü sona ermesi olayına denir. İslam hukuku bu durumun yöntemlerini, çeşitlerini ve sonuçlarını ayrı ayrı düzenlemiştir.

Boşanmanın nedenleri bazen evliliğin kendisinde bulunan bir bozukluktan, bazen de taraflardan birinin bunu istemesinden kaynaklanmaktadır.40

İslam hukukuna göre boşanma işlemi üç şekilde yapılmaktadır. Bunlardan ilki, kocanın tek taraflı olarak, karısının rızasını almadan boşaması anlamına gelen talâk ibâresidir. Sözlükte “serbest kalmak” anlamına gelen talâk kelimesi, fıkıh terimi olarak belli sözlerle nikah akdinin bozulmasını ifade eder.41 İslam dininin çok gerekmedikçe boşanmayı uygun görmemesine rağmen, erkek hukuki bir sebep göstermeden, eşinin rızasını almadan ve hatta hakimin kararına bile ihtiyaç duymadan eşini boşama hakkına sahiptir.42

      

37 Metin s. 618, Dava no: 617

38 Aydın, “Aile”, DİA, 200.

39 İlber Ortaylı, Osmanlı Toplumunda Aile, İstanbul 2009, 22.

40 Aydın, Osmanlı Aile Hukuku, 35.

41 H. İbrahim Acar, “Talâk”, DİA, c. 39, 496.

42 Aydın, Osmanlı Aile Hukuku, 36. 

(44)

Talâk, evliliğe devam etmek için yeni bir nikah akdinin gerekli olup olmamasına göre “ric’î” ve “bâ’in”, Kur‛ân ve Sünnet’e uygunluk açısından “sünnî” ve “bid’î”

olmak üzere iki ana başlık altında dört kısma ayrılır.43

Zevcenin iddet müddeti (üç temizlenme devresi) sona ermeksizin zevcine dönmeye hakkı olmayan talak yani Talâk-ı bâ’în’dir. Tarafların tekrar bir araya gelmeleri için yeni nikah akdi gerekmektedir. Eğer koca tarafından eşi üçüncü kez boşanıyorsa bu sefer nikah da yeterli değildir. Artık boşandığı eşiyle tekrar evlenebilmesi için karısının başka bir erkekle evlenip tekrar boşanması gerekmektedir. Bu olaya hülle adı verilmektedir.44 Bu konu ile ilgili incelediğimiz hüccette dokuz adet boşanma kaydı bulunmaktadır.45 Muhâla‛a şeklinde yapılan boşanmadan farkı, eşinden boşanan kadının, hakkı olan mehr, nafaka ve iddet süresince geçinmesine yetecek kadar parayı kocasından almasıdır.

Talâk-ı selâse, Üç kez söylenen “boşsun” ve “boşadım” kelimeleri ile gerçekleşen boşama şekline denir.46 Bu konu ile ilgili defterde beş adet dava görmekteyiz.47

Talâk-ı Ric’î i ise erkeğin yeni nikah akdine gerek kalmadan iddet süresi içinde eşine dönme fırsatı olan talâktır. Yapılan boşamanın ric’î sayılabilmesi için, birinci veya ikinci boşama olması, tarafların fiilen karı-koca hayatı yaşamış olmaları ve boşamanın bedelsiz yapılmış olması gerekmektedir. 48 Bu boşanma şekline incelediğimiz hüccette bir adet örnek bulunmaktadır.49 Kadının bütün hukuki haklarından vazgeçerek eşine boşanma isteğini kabul ettirmesi şeklinde karşılıklı anlaşarak yapılan boşanma işlemine muhâla‛a denir.50 Kadının eşini boşayabilmesi için şer‛î hukukunun ona sağlamış olduğu mehr, nafaka veya me’ûnet-i süknâ hakkından vazgeçmesi gerekebilir. Kadının kocasını

      

43 Acar, “Talâk”, DİA, c. 39, 498.

44 Aydın, Osmanlı Aile Hukuku, 40.

45 Metin s. 261, Dava no: 194

46 Fehmi Yılmaz, Osmanlı Tarih Sözlüğü, İstanbul 2010, 624.

47 Metin s. 284, Dava no: 222

48 Acar, “Talâk”,DİA, 498.

49 Metin s. 618, Dava no: 617

50 Yılmaz, Tarih Sözlüğü, 446. 

(45)

boşayabilm 85’inin ka görmektey olduğunu

Evlenm tefrîk den kaybolma sebeplerin kadının te buluğa er kullanarak Boşanm ilgili olan Nafaka kısmı oluş

      

51 Aydın, Os

52 Aydın, Os

53 Metin s. 1

mesi için b adının koca yiz. Bu dur ve bu hakkı

Gr

menin belli nir. Bu sebe

sı, kötü mu n herhangi b

efrîk hakkın rmeden evle k nikah akdi ma ile ilgili

diğer konul a % 4.1, ev şturmaktadı

       smanlı Aile H smanlı Aile H 111, Dava no:

bir hakim k asından boş rum Osman ını da kullan

rafik 1: Sicild

sebeplerde epler; hastal amele, şidd birini tespit nı kullandığ endirilen k ini fesh ettiğ

hüccetler, ların defterd vlat edinme,

r.

       Hukuku, 42.

Hukuku, 43.

42 

kararı mecb şanmak için nlı Devleti’n ndığının gö

deki Boşanm

n ötürü kad ık, kusur, k detli geçims t eden kadı, ğı bir adet ızın kadıya ğini görmek defterin % deki oranlar , evlenme v

buriyeti var n açtığı dav nde kadının östergesidir.

a Türlerinin

dı tarafında kocanın nafa izlik ve zin , tefrike hük t dava bulu a şikayeti ü kteyiz.53

% 13’ünü olu rı ise şöyled ve velayet d

rdır.51 Anca valar neden n da kocasın

Oranları

an sona erd akayı temin a vs.dir. Te kmetmek z unmaktadır.

üzerine kad

uşturmaktad dir:

davaları ise

ak boşanma niyle gerçek nı boşama h

dirilmesi ola n etmemesi, efrîke neden zorundadır.5 Bu davad dının tefrîk

dır. Aile hu

sadece %

aların % kleştiğini

hakkının

ayına da kocanın n olan bu

2 Sicilde da henüz

hakkını

ukuku ile

1’lik bir

(46)

2.2.1. Mehr

Evlenme sırasında erkek, kadına mehr adıyla belirli bir miktar para veya mal öder.

İslam hukukunda mehr, evlenecek kadının ailesine değil, bizzat kendisine verilir.

Kadın diğer mallarında olduğu gibi mehr bedelini de istediği gibi tasarruf edebilirdi.54 Mehr, kadının bir nevi evlilik sigortasıdır. Buradaki amaç evlilik kurumunun kolayca dağılmasını engellemektir. Özellikle boşanmaların fazla olduğu dönem ve bölgelerde mehr bedeli yüksek tutulur ve boşanma sırasında ödenmesi kararlaştırılırdı. Bu şekilde sebepsiz yere boşanmalar, önemli ölçüde engellenmiştir.55

Mehrin borçlusu koca, alacaklısı da kadındır. Mehrin kullanım hakkı sadece kadına aittir. Eğer kadın henüz küçükse, mehri babası veya diğer velileri teslim alabilir. Kadın isterse mehrinin tamamını veya bir kısmını boşandığı eşine hibe edebilir.56 Mehr bedeli evlilik öncesi ve evlilik sonrası olmak üzere iki şekilde belirlenirdi. Mehr-i mu‛accel; nikah sırasında kız tarafına verilen ağırlık, para ve başlık olarak tanımlanırken, mehr-i mü’eccel ise boşanma veya ölüm halinde, kadına nikah sırasına ödenmesi kararlaştırılmış bedel anlamına gelmektedir.57

2.2.2. Nafaka

Nafaka kelime manası olarak; geçinmek için gerekli olan beslenme, giyim kuşam, barınma ihtiyaçları, sağlık giderleri gibi şeylerin bütününe verilen addır.58 Nafaka tayinleri, babaları vefat eden çocukların ihtiyaçlarının giderilmesi için vasilerinin izniyle kendi mallarından para yardımı yapılması ve kocaları başka yerde olduğu için ekonomik açıdan zorluk çeken kadınların geçinmesine yardımcı olmak için yapılmaktadır.59

Evlilikten itibaren kadının bütün ihtiyaçları kocasına aittir ve kocanın evin ihtiyaçlarını bizzat karşılaması gerekmektedir. Eğer koca bu ihtiyaçları       

54 Aydın, “Aile”, DİA, 199.

55 Aydın, “Aile”, DİA, 200.

56 Halil Cin, Ahmet Akgündüz, Türk-İslam Hukuk Tarihi, İstanbul 1990, c. 2, 97.

57 Yılmaz, Tarih Sözlüğü, 411.

58 Yılmaz, Tarih Sözlüğü, 491.

59 Halil Cin, Hukuk Tarihi, 98.

(47)

karşılamıyorsa, kadın hakime başvurarak nafaka talebinde bulunabilirdi.60 Kadı tarafından belirlenen oranlarda nafaka bedeli tayin olunmaktadır. Sicillerde karşılaştığımız nafaka bedelleri günlük ortalama 5-6 akçe olarak belirlenmiştir.

Nafaka bedelinin belirlenmesinden sonra aksi bir durum olmadığı sürece kadı, adamın çocuğunu görmesi için izin de vermektedir.

İslam fıkhına göre hakk-ı hidâne denilen çocuğun bakımı, nikahlı olsun veya olmasın, yüz kızartıcı durumlar hariç anneye aittir. Hidâne yani terbiye velâyeti yaşı kız çocuklarında 9-11, erkek çocuklarında ise 7-9 olarak tespit edilmiştir. Bu yaşlara kadar çocuk hidâne hakkı sahibinin yanında kalır. Bu yaşlardan sonra çocuk, normal olarak babasının yanında kalır.61 Bu nedenle sicilde de gördüğümüz üzere boşanma durumunda çocuk büyüyene kadar anneye veriliyor. Bunun aksi bir durumda nasıl karar alındığına sicilde rastlamaktayız. Çocuk henüz dört yaşında iken boşandığı kocasının kendisinden oğlunu aldığı gerekçesiyle kadıya başvurmaktadır. Kadı ise çocuğun velayet hakkının annede olduğunu belirterek eski kocasını, çocuğu anneye teslim etmesi yönünde uyarmaktadır.62

Çocuk belirli bir yaşa geldiği zaman ise babanın talebi ile çocuk tekrar babaya teslim edilmektedir. Buna benzer bir dava, incelediğimiz sicilde bulunmaktadır.

Ancak burada baba, annenin oğluna çok iyi terbiye verip yetiştirdiği için oğlunun annede kalmaya devam etmesine izin veriyor.63

Nafaka ile ilgili hüccet örneklerinin %40’ı Arapça yazılmıştır. Arapça yazılmış nafaka davalarının içinde bir kişinin nafaka bedeline karşılık evlat edindiği çocuğun nafaka bedeline zam yapılması için kadıya talepte bulunduğunu da görmekteyiz.64 İncelenen şer‛iyye sicilinde doksan adet muhâla‛a davasına rastlamaktayız.65 Muhâla‛a davalarında bazen yüksek ücretli mehr bedelleri de göze çarpmaktadır.

      

60 Aydın, Osmanlı Aile Hukuku, 107. 

61 Halil Cin, Hukuk Tarihi, 117.

62 Metin s. 771, Dava no: 799

63 Metin s. 794, Dava no: 827

64 Metin s. 559, Dava no: 544

65 Metin s. 87, Dava no: 12

Referanslar

Benzer Belgeler

Aracın içindeki cihazların topladığı verileri görebilmek için de bir telemet- ri sistemi tasarladık.. Bu telemetri siste- mi sayesinde aracın içindeki

1963 yılında Kayseri’de doğdu. İlk orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamladı.1986 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun

Bu varsayımları bir kenara bırakan Ragab, dört ayrı iddia ortaya koyar: (1) “İslâm hastanesi” tutarlı bir kategori olmayıp aksine, fark- lı kökenlere sahip ve

Başyazıda da belirtildiği gibi bu villa- nın planı, arazinin ve çevrenin karakterine uyması endişesiyle kısmen konsol üzerine alınarak inşa edilmiştir.. Bir ailenin

Turist için yepyeni bir âlem olan bu temas sırasında müsamahalı davranış ve hareketlerimizle çok iyi tesirler bırakabile- ceği gibi, personelin servislerde, esnafın alış

Bu enerjik çalışmalara mutlaka eski kuşakların tolerans ve tecrübesinin inzimamı ile mesele- lerimizin hallinde daha olumlu sonuçlar ve- rebilir. Meslekdaşlar

Memleketimizde inceleme yapan yabancı uzmanların ziraatte makine yerine daha fazla insan gücü kullanıl- ması tavsiyeleri, bize inşaat sektörün- deki işçiliğin değerini daha

Yabancı — Türk bir sanayi Şirketinin kuracağı bir montaj fabrikasına İstanbul'- un sanayi bölgesinde, münasip bir yer bul- mak için, dolaşmamız icap etti.. Teklif edi-